Konusunu Oylayın.: Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...
  1. 02.Ocak.2010, 21:56
    1
    Misafir

    Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...






    Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız... Mumsema Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...
    Zulüm tarih boyunca insanlığın en önemli sorunu olmuştur. İlk İnsan olan Adem (a.s)'in zamanından başlayarak ta bugünlerimize kadar gelmiş ve yarınlarımızda da olacaktır. Nasıl Kabil kardeşi Habil'e haksızlık ve zulüm ettiyse, bugünde kardeş kardeşe haksızlık ve zulüm ediyor. Güçlü olan zayıf olana, zengin olan fakir olana, büyük olan küçük olana, beyaz olan zenci olana, genç olan ihtiyar olana haksızlık ve zulüm edebiliyor. Bu tür örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

    Şöyle ki; toplumumuzda sadece bu tür haksızlıklar olmuyor. Daha farklı konularda yok değil. Yine örnek verecek olursak; inançlarını yaşamak isteyenlere uygulanan zulüm, aile içi yapılan zulümler, töre zulümleri, şiddet, anarşi, baskı ve zorbalıkların meydana getirdiği zulümler ve bunlara benzer zulümler, toplumumuzda had safhaya çıkmış durumdadır.

    Rabbimiz bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır. "Zulüm ( ve haksızlık ) edenlere de sakın meyletmeyin / güvenip dayanmayın! Sonra size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur, sonra size yardım da edilmez." (Hud - 113) Bu Ayetten bırakın zulmetmeyi, zulme meyletmenin, yani zulme doğru yönelmenin bile Allah (c.c) tarafından kesinlikle yasaklandığını ve bu yönelişin ateş olduğunu ve öylelere yardım edilmeyeceğini, biz insanlara çok açık bir şekilde bildiriyor.

    Sevgili Peygamberizin konu ile ilgili Hadis-i şeriflerine başvurmamızda fayda vardır.
    " Zulümden sakınınız. Zira zulüm, kıyamet günü sahibini saran karanlıklar olacaktır."
    " Allah zalime belli bir süre verir. Onu bir defa yakaladığı vakit de, felah varmez."
    " Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız."
    Sevgili Peygamberimizin, zulmü yasaklayan ve zulümle iştigal edenlerin hazin sonunu belirten bu emsalsiz sözleri, konuyu daha iyi bir şekilde açıklamamıza yardımcı olmuştur.

    Zulüm, adaletin zıddıdır. Adaletin olmadığı yerde zulümler var olur. Zulümlerin olduğu yerlerde, aslanlar bağlanıp kafeste tutulur. Zulmeden zalim, mutlaka ettiği haksızlıkların hesabını verecektir. Bu dünyada da sonu mutlaka hüsrandır. Zaten ebedi olan ahiret yurdunda ise, zerre ucu kadar bir kötülüğün veya iyiliğin hesabı verilecektir.

    Zalim, insan suretinde acımasız bir varlıktır. İnsanların inlemesi, yalvarması ona hiç bir şekilde geri adım attırmaz. Devamlı sinsi bir arzu ile, daha büyük zulme cür'et eder. Allahü Teala (c.c) insanları, bu gibi haksız davranışlardan men etmiştir. Bu ve bunun gibi kötü hasletler inançlı insanlarda olmamalıdır. İnanan bir insan kendine ait olmayan bir hakkı hiç bir şekilde almaz. O hakkı sahibine vermekte tereddüt etmez, etmemelidir.

    İnsan, zulüm yapmış olmamak için, üzerinde kimlerin ne gibi haklarının olduğunu bilmek zorundadır. Her insanın üzerinde; Yüce yaratanın hakkı, kendi nefsinin hakkı, insanların ve hayvanların hakkı vardır. Rabbimizin, üzerimizdeki haklarının başında, varlığına, birliğine ve imanın şartlarına inanmamız gelir. İnsanın nefsine karşı olan hakkı; sağlığına zarar verecek şeyleri yiyip içmemesi, bulaşıcı hastalıklardan korunması, dünya ve ahirette zor durumda bıraktıracak şeylerden çekinmesidir. İnsanlara ve hayvanlara zulüm etmemek için de, çok dikkat etmek lazımdır.

    Sözün özü olarak;
    Zorbalık ve baskının, haksızlık, adaletsizlik ve merhametsizliğin, insanları kullanıp atmanın, sözünde durmamanın ve ahde vefasızlığın her türlüsü zulümdür.

    Selam ve dua ile...


    MUHAMMED ŞERİF


  2. 02.Ocak.2010, 21:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...
    Zulüm tarih boyunca insanlığın en önemli sorunu olmuştur. İlk İnsan olan Adem (a.s)'in zamanından başlayarak ta bugünlerimize kadar gelmiş ve yarınlarımızda da olacaktır. Nasıl Kabil kardeşi Habil'e haksızlık ve zulüm ettiyse, bugünde kardeş kardeşe haksızlık ve zulüm ediyor. Güçlü olan zayıf olana, zengin olan fakir olana, büyük olan küçük olana, beyaz olan zenci olana, genç olan ihtiyar olana haksızlık ve zulüm edebiliyor. Bu tür örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

    Şöyle ki; toplumumuzda sadece bu tür haksızlıklar olmuyor. Daha farklı konularda yok değil. Yine örnek verecek olursak; inançlarını yaşamak isteyenlere uygulanan zulüm, aile içi yapılan zulümler, töre zulümleri, şiddet, anarşi, baskı ve zorbalıkların meydana getirdiği zulümler ve bunlara benzer zulümler, toplumumuzda had safhaya çıkmış durumdadır.

    Rabbimiz bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır. "Zulüm ( ve haksızlık ) edenlere de sakın meyletmeyin / güvenip dayanmayın! Sonra size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur, sonra size yardım da edilmez." (Hud - 113) Bu Ayetten bırakın zulmetmeyi, zulme meyletmenin, yani zulme doğru yönelmenin bile Allah (c.c) tarafından kesinlikle yasaklandığını ve bu yönelişin ateş olduğunu ve öylelere yardım edilmeyeceğini, biz insanlara çok açık bir şekilde bildiriyor.

    Sevgili Peygamberizin konu ile ilgili Hadis-i şeriflerine başvurmamızda fayda vardır.
    " Zulümden sakınınız. Zira zulüm, kıyamet günü sahibini saran karanlıklar olacaktır."
    " Allah zalime belli bir süre verir. Onu bir defa yakaladığı vakit de, felah varmez."
    " Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız."
    Sevgili Peygamberimizin, zulmü yasaklayan ve zulümle iştigal edenlerin hazin sonunu belirten bu emsalsiz sözleri, konuyu daha iyi bir şekilde açıklamamıza yardımcı olmuştur.

    Zulüm, adaletin zıddıdır. Adaletin olmadığı yerde zulümler var olur. Zulümlerin olduğu yerlerde, aslanlar bağlanıp kafeste tutulur. Zulmeden zalim, mutlaka ettiği haksızlıkların hesabını verecektir. Bu dünyada da sonu mutlaka hüsrandır. Zaten ebedi olan ahiret yurdunda ise, zerre ucu kadar bir kötülüğün veya iyiliğin hesabı verilecektir.

    Zalim, insan suretinde acımasız bir varlıktır. İnsanların inlemesi, yalvarması ona hiç bir şekilde geri adım attırmaz. Devamlı sinsi bir arzu ile, daha büyük zulme cür'et eder. Allahü Teala (c.c) insanları, bu gibi haksız davranışlardan men etmiştir. Bu ve bunun gibi kötü hasletler inançlı insanlarda olmamalıdır. İnanan bir insan kendine ait olmayan bir hakkı hiç bir şekilde almaz. O hakkı sahibine vermekte tereddüt etmez, etmemelidir.

    İnsan, zulüm yapmış olmamak için, üzerinde kimlerin ne gibi haklarının olduğunu bilmek zorundadır. Her insanın üzerinde; Yüce yaratanın hakkı, kendi nefsinin hakkı, insanların ve hayvanların hakkı vardır. Rabbimizin, üzerimizdeki haklarının başında, varlığına, birliğine ve imanın şartlarına inanmamız gelir. İnsanın nefsine karşı olan hakkı; sağlığına zarar verecek şeyleri yiyip içmemesi, bulaşıcı hastalıklardan korunması, dünya ve ahirette zor durumda bıraktıracak şeylerden çekinmesidir. İnsanlara ve hayvanlara zulüm etmemek için de, çok dikkat etmek lazımdır.

    Sözün özü olarak;
    Zorbalık ve baskının, haksızlık, adaletsizlik ve merhametsizliğin, insanları kullanıp atmanın, sözünde durmamanın ve ahde vefasızlığın her türlüsü zulümdür.

    Selam ve dua ile...


    MUHAMMED ŞERİF


    Benzer Konular

    - Zulme uğrayanın bedduası nedir?

    - Zulme Uğrayanın Duası

    - Kerbela, Zulme Karşı Bir Başkaldırıdır

    - Zulme Beddua

    - Zulme Karşı

  3. 02.Ocak.2010, 22:48
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Ne zulmediniz, Ne de zulme uğrayınız...




    Kayıtsız Üye Misafir teşekkürler


  4. 02.Ocak.2010, 22:48
    2
    Moderatör



    Kayıtsız Üye Misafir teşekkürler





+ Yorum Gönder