Konusunu Oylayın.: Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar
  1. 31.Aralık.2009, 18:22
    1
    Misafir

    Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar

  2. 04.Ocak.2010, 01:44
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    --->: Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar




    Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar!

    Münafıkların ünlülerinden biri Evs’in Levzanoğullarından Nebtel bin Haris idi. Bu adam hakkında Sevgili Peygamberimiz “Kim şeytanı görmek isterse Nebtel bin Haris’e baksın” buyurmuştur. Sık sık Resulullah Efendimizin ziyaretine gelir ve işittiklerini münafık arkadaşlarına yetiştirirdi... Peygamberimiz hakkında da arkadaşlarına şöyle derdi:

    “O BİR KULAKTAN İBARET!..”
    - Şu insanlar ne saf! Muhammed’i bir şey zannediyorlar. Halbuki o bir kulaktan ibaret; kimden ne duysa kanıyor...
    Allahü teâlâ, vahiy göndererek Resulullah’ın Nebtel’e karşı dikkatli olmasını bildirdi...
    Yahudilikten dönme münafıklar da gayet tehlikeliydi. Mü’minlerin kalbine şüphe tohumları ekmek, imanlarını bozmak, iman ehlini birbirine düşürmek; haberleri Yahudilere aktarmak için şeytana taş çıkartırcasına çalışıyorlardı. Bir şeye sabah inanmış gözüküyorlar; akşam inkâr ediyorlardı.
    Malik bin Ebi Kavkal tam bir Yahudi casusuydu. En tehlikelileri ise Rafi bin Hureymele idi. Onun cehennemi boyladığı gün Resulullah Efendimiz “Bugün münafıkların büyüklerinden biri öldü” buyurdular...
    Asma binti Mervan, Yahudi Hatmaoğulları kabilesinin İslâm düşmanı taşkınlarından bir kadın... Umeyr bin Adiy ise aynı kabileden olduğu halde hidayete kavuşmuş ve fakat daha birçok ırkdaşı gibi Müslümanlığını aşikâr edememiş bir âmâ kimse... Sevgili Peygamberimiz Bedir’de iken bu kadın, halkı değme erkeklere taş çıkartırcasına Resulullah aleyhine tahrik edip kızıştırıyordu. Umeyr radıyallahü anh, kendi kendine söz verdi: “Eğer Allah’ın Resulü salimen dönerse ben bu kadını öldüreceğim!..”
    Sözünde durdu ve; ramazan ayının yirmibeşinci gecesi bu fitne-fücur kadının evine girerek bir kılıç darbesi ile işini bitirdi...
    Ama Umeyr bin Adiy, bunu gerçekleştirirken Resulullah’a haber vermemişti. Bu sebeple “acaba suç mu işledim” korkusu yaşıyordu. Bu kalb fırtınası ile sabah namazını mescidde kıldı. Namazdan sonra Peygamber efendimizin mübarek nazarları Umeyr’e ilişti; sordular:
    - Asma binti Mervan’ı öldürdün mü?
    Umeyr bin Adiy, ürkek ürkek cevap verdi.
    - Evet ya Resulallah!
    Efendimiz kendilerini dinleyen eshaba döndüler ve buyurdular ki:
    - Allah ve Resulüne gizlice yardım eden birini görmek isterseniz Umeyr bin Adiy’e bakınız.
    Hazreti Ömer hayret etti:
    - Şu âmâya mı ya Resulallah?
    - Sus ya Ömer! Ona âmâ deme! Baş gözünün kapalı olması sizi yanıltmasın; görmesinde eksiklik yoktur.


  3. 04.Ocak.2010, 01:44
    2
    Moderatör



    Asr-ı saadetteki bazı münafık ve casuslar!

    Münafıkların ünlülerinden biri Evs’in Levzanoğullarından Nebtel bin Haris idi. Bu adam hakkında Sevgili Peygamberimiz “Kim şeytanı görmek isterse Nebtel bin Haris’e baksın” buyurmuştur. Sık sık Resulullah Efendimizin ziyaretine gelir ve işittiklerini münafık arkadaşlarına yetiştirirdi... Peygamberimiz hakkında da arkadaşlarına şöyle derdi:

    “O BİR KULAKTAN İBARET!..”
    - Şu insanlar ne saf! Muhammed’i bir şey zannediyorlar. Halbuki o bir kulaktan ibaret; kimden ne duysa kanıyor...
    Allahü teâlâ, vahiy göndererek Resulullah’ın Nebtel’e karşı dikkatli olmasını bildirdi...
    Yahudilikten dönme münafıklar da gayet tehlikeliydi. Mü’minlerin kalbine şüphe tohumları ekmek, imanlarını bozmak, iman ehlini birbirine düşürmek; haberleri Yahudilere aktarmak için şeytana taş çıkartırcasına çalışıyorlardı. Bir şeye sabah inanmış gözüküyorlar; akşam inkâr ediyorlardı.
    Malik bin Ebi Kavkal tam bir Yahudi casusuydu. En tehlikelileri ise Rafi bin Hureymele idi. Onun cehennemi boyladığı gün Resulullah Efendimiz “Bugün münafıkların büyüklerinden biri öldü” buyurdular...
    Asma binti Mervan, Yahudi Hatmaoğulları kabilesinin İslâm düşmanı taşkınlarından bir kadın... Umeyr bin Adiy ise aynı kabileden olduğu halde hidayete kavuşmuş ve fakat daha birçok ırkdaşı gibi Müslümanlığını aşikâr edememiş bir âmâ kimse... Sevgili Peygamberimiz Bedir’de iken bu kadın, halkı değme erkeklere taş çıkartırcasına Resulullah aleyhine tahrik edip kızıştırıyordu. Umeyr radıyallahü anh, kendi kendine söz verdi: “Eğer Allah’ın Resulü salimen dönerse ben bu kadını öldüreceğim!..”
    Sözünde durdu ve; ramazan ayının yirmibeşinci gecesi bu fitne-fücur kadının evine girerek bir kılıç darbesi ile işini bitirdi...
    Ama Umeyr bin Adiy, bunu gerçekleştirirken Resulullah’a haber vermemişti. Bu sebeple “acaba suç mu işledim” korkusu yaşıyordu. Bu kalb fırtınası ile sabah namazını mescidde kıldı. Namazdan sonra Peygamber efendimizin mübarek nazarları Umeyr’e ilişti; sordular:
    - Asma binti Mervan’ı öldürdün mü?
    Umeyr bin Adiy, ürkek ürkek cevap verdi.
    - Evet ya Resulallah!
    Efendimiz kendilerini dinleyen eshaba döndüler ve buyurdular ki:
    - Allah ve Resulüne gizlice yardım eden birini görmek isterseniz Umeyr bin Adiy’e bakınız.
    Hazreti Ömer hayret etti:
    - Şu âmâya mı ya Resulallah?
    - Sus ya Ömer! Ona âmâ deme! Baş gözünün kapalı olması sizi yanıltmasın; görmesinde eksiklik yoktur.





+ Yorum Gönder