Konusunu Oylayın.: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

5 üzerinden 3.81 | Toplam : 32 kişi
İslamiyette Gelin Kaynana Hakları
  1. 06.Ağustos.2015, 12:57
    13
    halilcan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2014
    Üye No: 104101
    Mesaj Sayısı: 390
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    reklam


    isimli yazı www.Mumsema.com
    Kayınvalide-gelin ilişkisi sadece iki kişiyle ilgili görünüyor olsa bile, aslında gerek erkeği ve gerekse çocukları ilgilendirmesi açısından da ele alınmalıdır. Hatta bu ilişkinin kimi zaman geniş aile içinde diğer üyeleri etkilediği görülür. Ayrıca kişilerin topluma model olma gibi sorumlukları vardır. Bu nedenle hassas olunmalı ve olumsuzlukların çevrelerini etkileyebileceği unutulmamalıdır.

    İki kadın ve ortak paydaları çok değer verdikleri, önemsedikleri bir erkek. Kimdir bu iki kadın; biri ileri yetişkinlik döneminde bulunan kayınvalide, diğeri çoğu zaman ilk veya orta yetişkinlik döneminde olan gelin...
    Yazının başlığında özellikle “gelin-kayınvalide çatışmaları” demek istemedim. Çünkü yaşanan problemlerin bir nedeninin de toplum tarafından oluşan çatışma kabulünün olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle gelin ve kayınvalide ilişkilerini çatışma boyutundan çıkartıp daha geniş bir biçimde ele almakta yarar var.

    Evet, yukarıda da belirttiğim gibi hem kayınvalidenin hem de gelinin ortak paydası, aynı zamanda kendilerini çoğu zaman paylaşmak zorunda hissettikleri bir erkek var. Ve bu erkek biri için yıllarını, onu büyütmek ve yetiştirmek için geçirdiği, şefkatiyle sarmaladığı ve kendisiyle ilgili hayaller kurduğu oğlu; diğeri için hayatını birleştirdiği, geleceğini, hayallerini, planlarını paylaşacağı, kendisine refik olarak belirlediği eşi… Yani bu ortak payda her iki hanım için de çok önemli. Tabii ortak paydanın çocukların doğumu ile büyüdüğü görülür. Artık gelin için çocuklar, kayınvalide için de torunlar bu paydanın artmış üyelerini teşkil eder.

    Bu noktadan hareketle diyebiliriz ki kayınvalide-gelin ilişkisi sadece iki kişi ile ilgili görünüyor olsa bile, aslında gerek erkeği ve gerekse çocukları ilgilendirmesi açısından da ele alınmalıdır. Hatta bu ilişkinin kimi zaman geniş aile içinde diğer üyeleri de (mesela gelinin ailesi ve yakın diğer akrabaları) etkilediği görülür.

    Sadece iki kişiyi mi etkiler?
    “Bu benim hayatım, kimseyi ilgilendirmez.” “Bu benim kararım, hiç kimseye hesap vermek zorunda değilim.” türündeki bazı cümleleri çok duymuşsunuzdur. Bu ifadeler kimi zaman kişiye ait çok özel durumlar için geçerli olsalar bile, toplumu da ilgilendiren birçok konu için bir sorumsuzluk ifadesidir.

    Kayınvalide-gelin ilişkilerinin bu yönüyle iki ayağı vardır. Biri kişiye özel durumları ifade eden kısım; diğeri topluma mal olan, toplumu ilgilendiren kısımdır. Şöyle ki; yaşanan ilişkilerin çatışmaya dönüşmesi durumunda başta arada kalan erkek, varsa ailedeki çocuklar ve yakın çevre bu ilişkiden olumsuz etkilenir. Mesela çocuklar hem hâlihazır yaşantılarında akrabalarıyla ilişki kurmada sıkıntı yaşarlar hem de ileride kendi kuracakları aile hayatına annelerinin ve babaannelerinin yaşamış olduğu çatışmayı yansıtırlar.
    Bir düşünelim lütfen, çocuk dünyayı henüz yeni tanıyor ve çok sevdiği insanlar var: annesi ve babaannesi. Bu çok sevdiği insanların bile geçinemediklerini gören çocuk, toplumda birçok insanla çatışma yaşayacağına dair duygulara kapılabilir, bu da onun sosyalleşmesindeki bir engeldir. Ayrıca bu çocuk büyüdüğünde bir aile kuracak ve gözlemlemiş olduğu olumsuz yaşantı durumlarını kendi ailesine ve belki kayınvalidesi olacak bireye yansıtacaktır. Tabii bu kısır döngü şeklinde kuşaktan kuşağa yansıyacaktır. Bu açıdan değerlendirildiğinde bir kadının (kayınvalide ya da gelin) ilişkiyi düzeltme çabasının olmayışının topluma nasıl mal olduğu görülebilir.

    Bununla birlikte çevresinde gelin ve kaynana arasındaki çatışmalara şahit olup evliliğe negatif bakan insanların sayısı hiç de az değildir. Ayrıca çatışmalı ilişkilere şahit olup evliliğe adım atan bireylerin ön yargılı bakış açılarıyla yuvalarını kurmaları bir başka ailede de benzer problemlerin olma ihtimalini doğurur.

    Tabii bütün bu durumlar dışında kayınvalide-gelin çatışmalarında direkt etkilenen gelinin, kayınvalidenin ve aradaki erkeğin yaşamlarındaki verimlerinin düşeceği, rolleriyle ilgili sorumluluklarının yeterince yerine getiremeyecekleri söylenebilir. Çünkü yaşanılan her olumsuzluk, kişinin yaşam enerjisini azaltacaktır.

    Niçin çatışma çıkar?
    İki kişi arasındaki ilişki niçin bir çatışmaya dönüşür? Bunun bir değil birkaç sebebi olabilir.

    1. İlişkinin bir güç savaşına dönüşmesi: Aslında aradaki çatışma bir nevi güç çatışmasıdır. Yani gelin rolündeki hanımın da, kayınvalide rolündeki hanımın da önemsedikleri aynı erkek için daha önemli ve öncelikli olduklarını ispatlamak istemeleri. Bir nevi egonun tatmini olarak da görülebilir. Bu anlayışlara bağlı olarak oluşan kıskançlıklar, kişileri ve aradaki erkeği ve aynı zamanda ilişkileri çok yıpratır.

    2. Yanlış inanışlar: Kişiler yaşadıkları birtakım yanlış inanışlarından dolayı birbirlerine negatif duygular beslerler. Bazen birtakım olumsuz düşünceler üretir ve doğruluğunu tam olarak araştırmaksızın, bu düşünceler ışığında yanlış davranışlar geliştirirler.

    Peki, yanlış inanışlar nelerdir:
    Kayınvalideler için; “Bu çocuk benim, gelin beni oğlumdan ayıracak”, “Bu gelin oğlumu üzecek” , “Oğlumun sevdiği yemekleri ben bilirim ve yaparım, gelin ne anlar” , “Ne de olsa el kızı”, “Gelin aldım, öyleyse benim tüm hizmetimi görecek” türündeki yanlış inanışlar, gelinini kızı gibi görmesini, onu benimsemesini engelleyecek, olumsuz tutumlara girmesine neden olacaktır.

    Gelin için; “Oğlunu benden kıskanıyor, o yüzden tek derdi bizi ayırmak” “Amacı hatalarımı gösterip eşimi benden soğutmak”, “Her fırsatta beni oğluna şikâyet ediyor”, “Beni hizmet etmem için almış”, “Bana büyü yaptırmış, çocuklarımı bana karşı dolduruyor”, “Bize yemek yapmasının nedeni, benden daha güzel yemek yaptığını oğluna ispat etmek.” gibi bazı yanlış ve olumsuz düşünceler, kayınvalidesine anne gibi sıcaklıkla yaklaşmasını engeller.

    Erkek için, “Ne halleri varsa görsünler”, “Önce gelin olmayı becer, ondan sonra seni eş olarak kabul ederim”, “Annemi mutlu edemezsen beni hiç edemezsin.” türünden takıntılı veya umursamaz yaklaşımlar, çatışmanın daha da alevlenmesine neden olacaktır.

    3. Çevresel faktörler: Kimi zaman gözlemlenen hatalı ilişki modelleri veya kimi zaman yakın çevrenin yönlendirici ifadeleri kişilerde ön yargılara ve dolayısıyla daha tanımadan yanlış düşünce ve davranışlara neden olur. Mesela, daha evlenmeden kendisine söylenen “Kaynanana kendini ezdirme, fazla hizmet edip sakın hizmete alıştırma, kaynana milleti gelinini kıskanır.”nevinden yanlış yönlendirmeler gelin adayını etkileyeceği gibi; “Oğlunu kaptırma, gelini çok şımartarak tepene çıkarma.“ türünden yanlış yönlendirmeler de kayınvalideyi olumsuz davranmaya itebilir.

    4. İletişim hataları: Kayınvalide ve gelin arasında, evliliğin başından itibaren yaşanan sıkıntıların hiç dile gelmemesi veya sıkıntıların saldırı cümleleri ve eleştiriler şeklinde dile gelmesi problemlerin oluşmasına, çatışmaların ilerlemesine neden olmaktadır.

    5. Negatif geçmiş yaşam tecrübeleri: Bu durumun da yaşanan çatışmalar üzerinde çok etkili olduğu söylenebilir. Gelin açısından çocukluğunda yaşadıkları, babaannesi ve annesi arasında yaşanan olumsuzluklar etkili olabildiği gibi, kayınvalide açısından da kendi kayınvalidesiyle yaşadığı olumsuzluklar gibi negatif tecrübelerin halihazırdaki ilişkiyi olumsuz etkilediği görülebilir.

    Kimler yara alır?
    Yukarıda vurgulandığı gibi, bu ilişki sadece gelin ve kaynana ile ilgili bir ilişki değildir. Peki öyleyse bu çatışmadan kimler etkilenir:

    1. Arada kalan erkek: Erkek hem gelinin hem kayınvalidenin paylaşmakta güçlük çektiği kişidir. Dengesini kaybetmeden dengeyi sağlamak zorundadır. Bir yandan annesi, öte yandan eşi… Yani bir tarafta sorumluğunu aldığı, hayatı paylaşmak üzere söz verdiği eşi, diğer tarafta hakkını asla ödeyemeyeceği annesi vardır. Erkek, değer verdiği bu iki insanın sıkıntısını yaşar, her ikisini de kaybetmek istemez. Ama tarafları tatmin edememenin verdiği duygusal zorlanmalar nedeniyle öfke patlamaları ya da psikolojik sorunlar yaşayabilir. Onun da anlaşılmaya ihtiyacı vardır, tek çözüm noktası olarak görülmemelidir.

    2. Çocuklar: Hayatı anlamlandırma çabası içinde bulunan çocuklar, çatışmanın nedenlerini anlamakta zorluk yaşarlar. Babaannelerinin ve annelerinin neyi paylaşamadıklarını anlayamazlar. Kimi zaman annelerine kimi zaman da babaannelerine kızarlar. Nasıl davranmaları gerektiğine karar veremeyebilirler. Bazen sevgi doludurlar, fakat bazen duydukları bazı ifadeler nedeniyle öfke dolu olurlar. “Sevsek mi yoksa kızsak mı?” çatışmasını yaşarlar. Bazen iki tarafı idare etmek zorunda kalmak veya bir iyi olup bir kötü olmak çocuklarda kişilik problemleri oluşturabilir.

    Bu nedenle çocuklara bu sürecin yansıyacağı düşünülmeli ve onları kullanarak duygusal boşalım yaşanılmamalıdır. Çocuğa anne tarafından babaannesi, babaanne tarafından da annesi şikâyet edilmememedir. Yaşanılanların çocuğun kişiliğini etkileyeceğini unutulmamalıdır.

    3. Çevre: Yukarıda vurgulandığı gibi, kişilerin topluma model olma gibi sorumlukları vardır. Bu nedenle hassas olmaları ve olumsuzluklarının çevrelerini etkileyebileceği unutulmamalıdırlar.

    4. Gelin ve kayınvalide: Ve tabi bu süreçte en ziyade çatışmanın baş kahramanları, yani gelin ve kayınvalide çok daha fazla zarar göreceklerdir. Hem psikolojik anlamda yıpranacaklardır hem de aile ilişkileri anlamında sıkıntılar yaşayacaklardır.

    Bu noktadan hareketle kayınvalide-gelin ilişkilerinin sadece iki kişiye değil, bütün bir topluma zarar verdiğini bilerek ona göre hareket etmeliyiz. Bütün kayınvalidelere sevgi, anlayış ve saygı dolu huzurlu bir yaşam diliyor, bu vesileyle ben de çok değerli kayınvalideme hürmet ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

    Çatışmamak için ne yapmalı?
    Kayınvalide-gelin ilişki sürecinde en önemli faktörler; karşılıklı anlayış, komplekslerden sıyrılmış bir kişilik yapısı ve empati gücüdür.

    Genel olarak karşılıklı anlayış ve empati kurma dışında, kişilerin iletişim çabası içinde olmaları çok önemlidir. Şöyle ki; yaşanan minik sıkıntılar ciddi problemlere dönüşmeden saygı çerçevesinde dile gelmelidir. Aksi takdirde kişilerde biriken sıkıntılar telafisi güç kavgalara ve derin öfke duygularına neden olabilmektedir.
    Bunun dışında, bu yeni yuva henüz kurulmadan kişiler dışarıdan gelen yönlendirici konuşmalara karşı kendilerini kapamalı ve ön yargılarla evlilik süreci başlatılmamalıdır. Kurulan bu yeni yuvanın aile ilişkileriyle güçleneceğini, ancak aynı zamanda bağımsız bir aile yuvası olduğu unutulmamalıdır. Genel olarak yapılması ve düşünülmesi gereken bu noktalar dışında, ilişkilerin sağlıklı seyri için her üç tarafın da yapması gerekenler vardır.

    Kayınvalidelerin dikkatine
    - Gelininiz başka bir ailede yetişmiş, farklı kişilik özelliklerine sahip olsa da son derece normal olan bir bireydir. Evlilik sonrası hemen aile ortamınıza ayak uyduramayabilir.

    - Sahip olmanız gereken genel anlayış şudur: “Ben oğlumu doğurmuş olabilirim, ama o benim sahip olduğun bir mal değil. Dolayısıyla eşi de benim sahip olmam gereken bir nesne değil. Oğlum bana emaneten verilmiş, yetiştirmekle mükellef olduğum ve varlığından mutlu olduğum bir bireydir.”

    Yani hiçbir anne çocuğunun sahibi değildir ki kaybetmiş olsun.

    - Oğlunuz bir yetişkindir, kendini ifade edebilir, bir sıkıntısı olduğunda kendini koruyabilir. Sizin oğlunuzu eşine veya eşinin ailesine karşı korumanıza gerek yok.
    - Gelininizi kızınız gibi görmeli, onun da hatalarının ve acemiliklerinin olabileceğini unutmamalısınız.
    - Oğlunuzun ayrı bir aile hayatının olduğunu kabul etmeli, onlar ihtiyaç hissetmedikçe müdahale etmemelisiniz. Unutmayın, problemlerini tecrübe kazanarak çözmeleri evliliklerinin güçlenmesine neden olacaktır.

    - Gelininize güvenmeli ve bunu ona hissettirmelisiniz. Burada hem annelik rolüne, hem ev hanımlığı rolüne ve hem de eş olma rolüne güvendiğinizi yapıcı cümlelerle gelininize ifade etmelisiniz.

    - Gelininizde gözlemlediğiniz yanlışları yapıcı bir biçimde kendisiyle baş başa konuşmalısınız. Kesinlikle oğlunuza gelininizi şikâyet etmemelisiniz.
    - Gelininize dönük sıcak hitaplarınız olmalıdır.

    Gelinlerin dikkatine
    - Eşinizin annesi elbette sizin öz anneniz değil, onu tamamen öz anneniz yerine koymanıza gerek yok. Ancak hem anne ve daha da önemlisi eşinizin annesi olması itibariyle her türlü hürmeti hak ettiğini unutmayın.
    - Beklentilerinizi şekillendirirken öz annenizden beklediklerinizin tamamını beklemek yerine kayınvalidenizi olduğu gibi kabul etmeli ve aile yapılarınızın farklılığına bağlı olarak beklentilerinizi şekillendirmelisiniz.
    - “Eşim benim hayat arkadaşım olduğu gibi annesinin rızasını kazanmak zorunda olan bir evlat” anlayışına da sahip olmalısınız.
    - Saygın ve sevgi dolu hitaplarınız olmalı.
    - Eşinizin annesiyle sıcak bir bağının olabileceğini kabul etmeli, bundan dolayı eşinizi ve kayınvalidenizi suçlamamalısınız.

    - Kendinizi kayınvalidenizle kıyaslamamalısınız. Rolleriniz çok farklı. Her ikiniz de kendi konumunda birincisiniz. Eşinizin sizi kıyasladığını düşünürseniz, bu konuda rahat olduğunuzu ve annesini kıskanmadığınızı hissettirmelisiniz.

    - Kayınvalideniz ile yaşadığınız olumsuzluklar evliliğinize olumsuz yansıyabileceği gibi, ilişkilerinizin olumlu olması da evliliğinizi daha da güçlendirecektir.
    - Kuşak çatışması yaşayabilirsiniz. Anlayışlı olmalısınız.
    - “Sadece eşim için değil, bu benim insani görevim.” anlayışıyla da kayınvalidenize olumlu davranmalısınız.

    Arada kaldığını düşünen beylerin dikkatine
    - Eşinizi ve annenizi kesinlikle birbirleriyle kıyaslamayın.
    - Her ikisine değer verdiğinizi hissettirin.
    - Size yaşadıkları sıkıntıları aktardıklarında hakem olmak zorunda değilsiniz, ancak hakkaniyetli davranmalısınız.
    - Sorun yaşayan ister anneniz olsun, isterse de eşiniz, anlaşılmaya ihtiyaçlarının olduğunu unutmamalısınız. Haklı olduklarını düşünmüyorsanız bile önce anladığınızı hissettirmeli, akabinde fikrinizi taraf tutmaksızın dile getirmelisiniz.

    - Birilerinin gıyabında konuşulan olumlu ifadeleri paylaşmalısınız. Ancak birbirleriyle ilgili konuşulan olumsuz cümleler varsa, asla bunu karşı tarafa aktarmamalısınız. “Anne ben size gelmek istiyorum, ama gelininiz istemiyor.” gibi laf taşımalar ilişkileri çok yıpratır.
    - Rollerinizi karıştırmamalısınız, annenizin yanında evlat gibi durmalı, saygıda kusur etmemelisiniz; eşinizin yanında ise eş gibi olmalı ve eşinize sahip çıkmalısınız.

    - Yeni kurduğunuz ailenin reisi sizsiniz. Sorumluluklarınızın farkında olmalı ve aile mahremiyetine özen göstermelisiniz.



  2. 06.Ağustos.2015, 12:57
    13
    halilcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    Kayınvalide-gelin ilişkisi sadece iki kişiyle ilgili görünüyor olsa bile, aslında gerek erkeği ve gerekse çocukları ilgilendirmesi açısından da ele alınmalıdır. Hatta bu ilişkinin kimi zaman geniş aile içinde diğer üyeleri etkilediği görülür. Ayrıca kişilerin topluma model olma gibi sorumlukları vardır. Bu nedenle hassas olunmalı ve olumsuzlukların çevrelerini etkileyebileceği unutulmamalıdır.

    İki kadın ve ortak paydaları çok değer verdikleri, önemsedikleri bir erkek. Kimdir bu iki kadın; biri ileri yetişkinlik döneminde bulunan kayınvalide, diğeri çoğu zaman ilk veya orta yetişkinlik döneminde olan gelin...
    Yazının başlığında özellikle “gelin-kayınvalide çatışmaları” demek istemedim. Çünkü yaşanan problemlerin bir nedeninin de toplum tarafından oluşan çatışma kabulünün olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle gelin ve kayınvalide ilişkilerini çatışma boyutundan çıkartıp daha geniş bir biçimde ele almakta yarar var.

    Evet, yukarıda da belirttiğim gibi hem kayınvalidenin hem de gelinin ortak paydası, aynı zamanda kendilerini çoğu zaman paylaşmak zorunda hissettikleri bir erkek var. Ve bu erkek biri için yıllarını, onu büyütmek ve yetiştirmek için geçirdiği, şefkatiyle sarmaladığı ve kendisiyle ilgili hayaller kurduğu oğlu; diğeri için hayatını birleştirdiği, geleceğini, hayallerini, planlarını paylaşacağı, kendisine refik olarak belirlediği eşi… Yani bu ortak payda her iki hanım için de çok önemli. Tabii ortak paydanın çocukların doğumu ile büyüdüğü görülür. Artık gelin için çocuklar, kayınvalide için de torunlar bu paydanın artmış üyelerini teşkil eder.

    Bu noktadan hareketle diyebiliriz ki kayınvalide-gelin ilişkisi sadece iki kişi ile ilgili görünüyor olsa bile, aslında gerek erkeği ve gerekse çocukları ilgilendirmesi açısından da ele alınmalıdır. Hatta bu ilişkinin kimi zaman geniş aile içinde diğer üyeleri de (mesela gelinin ailesi ve yakın diğer akrabaları) etkilediği görülür.

    Sadece iki kişiyi mi etkiler?
    “Bu benim hayatım, kimseyi ilgilendirmez.” “Bu benim kararım, hiç kimseye hesap vermek zorunda değilim.” türündeki bazı cümleleri çok duymuşsunuzdur. Bu ifadeler kimi zaman kişiye ait çok özel durumlar için geçerli olsalar bile, toplumu da ilgilendiren birçok konu için bir sorumsuzluk ifadesidir.

    Kayınvalide-gelin ilişkilerinin bu yönüyle iki ayağı vardır. Biri kişiye özel durumları ifade eden kısım; diğeri topluma mal olan, toplumu ilgilendiren kısımdır. Şöyle ki; yaşanan ilişkilerin çatışmaya dönüşmesi durumunda başta arada kalan erkek, varsa ailedeki çocuklar ve yakın çevre bu ilişkiden olumsuz etkilenir. Mesela çocuklar hem hâlihazır yaşantılarında akrabalarıyla ilişki kurmada sıkıntı yaşarlar hem de ileride kendi kuracakları aile hayatına annelerinin ve babaannelerinin yaşamış olduğu çatışmayı yansıtırlar.
    Bir düşünelim lütfen, çocuk dünyayı henüz yeni tanıyor ve çok sevdiği insanlar var: annesi ve babaannesi. Bu çok sevdiği insanların bile geçinemediklerini gören çocuk, toplumda birçok insanla çatışma yaşayacağına dair duygulara kapılabilir, bu da onun sosyalleşmesindeki bir engeldir. Ayrıca bu çocuk büyüdüğünde bir aile kuracak ve gözlemlemiş olduğu olumsuz yaşantı durumlarını kendi ailesine ve belki kayınvalidesi olacak bireye yansıtacaktır. Tabii bu kısır döngü şeklinde kuşaktan kuşağa yansıyacaktır. Bu açıdan değerlendirildiğinde bir kadının (kayınvalide ya da gelin) ilişkiyi düzeltme çabasının olmayışının topluma nasıl mal olduğu görülebilir.

    Bununla birlikte çevresinde gelin ve kaynana arasındaki çatışmalara şahit olup evliliğe negatif bakan insanların sayısı hiç de az değildir. Ayrıca çatışmalı ilişkilere şahit olup evliliğe adım atan bireylerin ön yargılı bakış açılarıyla yuvalarını kurmaları bir başka ailede de benzer problemlerin olma ihtimalini doğurur.

    Tabii bütün bu durumlar dışında kayınvalide-gelin çatışmalarında direkt etkilenen gelinin, kayınvalidenin ve aradaki erkeğin yaşamlarındaki verimlerinin düşeceği, rolleriyle ilgili sorumluluklarının yeterince yerine getiremeyecekleri söylenebilir. Çünkü yaşanılan her olumsuzluk, kişinin yaşam enerjisini azaltacaktır.

    Niçin çatışma çıkar?
    İki kişi arasındaki ilişki niçin bir çatışmaya dönüşür? Bunun bir değil birkaç sebebi olabilir.

    1. İlişkinin bir güç savaşına dönüşmesi: Aslında aradaki çatışma bir nevi güç çatışmasıdır. Yani gelin rolündeki hanımın da, kayınvalide rolündeki hanımın da önemsedikleri aynı erkek için daha önemli ve öncelikli olduklarını ispatlamak istemeleri. Bir nevi egonun tatmini olarak da görülebilir. Bu anlayışlara bağlı olarak oluşan kıskançlıklar, kişileri ve aradaki erkeği ve aynı zamanda ilişkileri çok yıpratır.

    2. Yanlış inanışlar: Kişiler yaşadıkları birtakım yanlış inanışlarından dolayı birbirlerine negatif duygular beslerler. Bazen birtakım olumsuz düşünceler üretir ve doğruluğunu tam olarak araştırmaksızın, bu düşünceler ışığında yanlış davranışlar geliştirirler.

    Peki, yanlış inanışlar nelerdir:
    Kayınvalideler için; “Bu çocuk benim, gelin beni oğlumdan ayıracak”, “Bu gelin oğlumu üzecek” , “Oğlumun sevdiği yemekleri ben bilirim ve yaparım, gelin ne anlar” , “Ne de olsa el kızı”, “Gelin aldım, öyleyse benim tüm hizmetimi görecek” türündeki yanlış inanışlar, gelinini kızı gibi görmesini, onu benimsemesini engelleyecek, olumsuz tutumlara girmesine neden olacaktır.

    Gelin için; “Oğlunu benden kıskanıyor, o yüzden tek derdi bizi ayırmak” “Amacı hatalarımı gösterip eşimi benden soğutmak”, “Her fırsatta beni oğluna şikâyet ediyor”, “Beni hizmet etmem için almış”, “Bana büyü yaptırmış, çocuklarımı bana karşı dolduruyor”, “Bize yemek yapmasının nedeni, benden daha güzel yemek yaptığını oğluna ispat etmek.” gibi bazı yanlış ve olumsuz düşünceler, kayınvalidesine anne gibi sıcaklıkla yaklaşmasını engeller.

    Erkek için, “Ne halleri varsa görsünler”, “Önce gelin olmayı becer, ondan sonra seni eş olarak kabul ederim”, “Annemi mutlu edemezsen beni hiç edemezsin.” türünden takıntılı veya umursamaz yaklaşımlar, çatışmanın daha da alevlenmesine neden olacaktır.

    3. Çevresel faktörler: Kimi zaman gözlemlenen hatalı ilişki modelleri veya kimi zaman yakın çevrenin yönlendirici ifadeleri kişilerde ön yargılara ve dolayısıyla daha tanımadan yanlış düşünce ve davranışlara neden olur. Mesela, daha evlenmeden kendisine söylenen “Kaynanana kendini ezdirme, fazla hizmet edip sakın hizmete alıştırma, kaynana milleti gelinini kıskanır.”nevinden yanlış yönlendirmeler gelin adayını etkileyeceği gibi; “Oğlunu kaptırma, gelini çok şımartarak tepene çıkarma.“ türünden yanlış yönlendirmeler de kayınvalideyi olumsuz davranmaya itebilir.

    4. İletişim hataları: Kayınvalide ve gelin arasında, evliliğin başından itibaren yaşanan sıkıntıların hiç dile gelmemesi veya sıkıntıların saldırı cümleleri ve eleştiriler şeklinde dile gelmesi problemlerin oluşmasına, çatışmaların ilerlemesine neden olmaktadır.

    5. Negatif geçmiş yaşam tecrübeleri: Bu durumun da yaşanan çatışmalar üzerinde çok etkili olduğu söylenebilir. Gelin açısından çocukluğunda yaşadıkları, babaannesi ve annesi arasında yaşanan olumsuzluklar etkili olabildiği gibi, kayınvalide açısından da kendi kayınvalidesiyle yaşadığı olumsuzluklar gibi negatif tecrübelerin halihazırdaki ilişkiyi olumsuz etkilediği görülebilir.

    Kimler yara alır?
    Yukarıda vurgulandığı gibi, bu ilişki sadece gelin ve kaynana ile ilgili bir ilişki değildir. Peki öyleyse bu çatışmadan kimler etkilenir:

    1. Arada kalan erkek: Erkek hem gelinin hem kayınvalidenin paylaşmakta güçlük çektiği kişidir. Dengesini kaybetmeden dengeyi sağlamak zorundadır. Bir yandan annesi, öte yandan eşi… Yani bir tarafta sorumluğunu aldığı, hayatı paylaşmak üzere söz verdiği eşi, diğer tarafta hakkını asla ödeyemeyeceği annesi vardır. Erkek, değer verdiği bu iki insanın sıkıntısını yaşar, her ikisini de kaybetmek istemez. Ama tarafları tatmin edememenin verdiği duygusal zorlanmalar nedeniyle öfke patlamaları ya da psikolojik sorunlar yaşayabilir. Onun da anlaşılmaya ihtiyacı vardır, tek çözüm noktası olarak görülmemelidir.

    2. Çocuklar: Hayatı anlamlandırma çabası içinde bulunan çocuklar, çatışmanın nedenlerini anlamakta zorluk yaşarlar. Babaannelerinin ve annelerinin neyi paylaşamadıklarını anlayamazlar. Kimi zaman annelerine kimi zaman da babaannelerine kızarlar. Nasıl davranmaları gerektiğine karar veremeyebilirler. Bazen sevgi doludurlar, fakat bazen duydukları bazı ifadeler nedeniyle öfke dolu olurlar. “Sevsek mi yoksa kızsak mı?” çatışmasını yaşarlar. Bazen iki tarafı idare etmek zorunda kalmak veya bir iyi olup bir kötü olmak çocuklarda kişilik problemleri oluşturabilir.

    Bu nedenle çocuklara bu sürecin yansıyacağı düşünülmeli ve onları kullanarak duygusal boşalım yaşanılmamalıdır. Çocuğa anne tarafından babaannesi, babaanne tarafından da annesi şikâyet edilmememedir. Yaşanılanların çocuğun kişiliğini etkileyeceğini unutulmamalıdır.

    3. Çevre: Yukarıda vurgulandığı gibi, kişilerin topluma model olma gibi sorumlukları vardır. Bu nedenle hassas olmaları ve olumsuzluklarının çevrelerini etkileyebileceği unutulmamalıdırlar.

    4. Gelin ve kayınvalide: Ve tabi bu süreçte en ziyade çatışmanın baş kahramanları, yani gelin ve kayınvalide çok daha fazla zarar göreceklerdir. Hem psikolojik anlamda yıpranacaklardır hem de aile ilişkileri anlamında sıkıntılar yaşayacaklardır.

    Bu noktadan hareketle kayınvalide-gelin ilişkilerinin sadece iki kişiye değil, bütün bir topluma zarar verdiğini bilerek ona göre hareket etmeliyiz. Bütün kayınvalidelere sevgi, anlayış ve saygı dolu huzurlu bir yaşam diliyor, bu vesileyle ben de çok değerli kayınvalideme hürmet ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

    Çatışmamak için ne yapmalı?
    Kayınvalide-gelin ilişki sürecinde en önemli faktörler; karşılıklı anlayış, komplekslerden sıyrılmış bir kişilik yapısı ve empati gücüdür.

    Genel olarak karşılıklı anlayış ve empati kurma dışında, kişilerin iletişim çabası içinde olmaları çok önemlidir. Şöyle ki; yaşanan minik sıkıntılar ciddi problemlere dönüşmeden saygı çerçevesinde dile gelmelidir. Aksi takdirde kişilerde biriken sıkıntılar telafisi güç kavgalara ve derin öfke duygularına neden olabilmektedir.
    Bunun dışında, bu yeni yuva henüz kurulmadan kişiler dışarıdan gelen yönlendirici konuşmalara karşı kendilerini kapamalı ve ön yargılarla evlilik süreci başlatılmamalıdır. Kurulan bu yeni yuvanın aile ilişkileriyle güçleneceğini, ancak aynı zamanda bağımsız bir aile yuvası olduğu unutulmamalıdır. Genel olarak yapılması ve düşünülmesi gereken bu noktalar dışında, ilişkilerin sağlıklı seyri için her üç tarafın da yapması gerekenler vardır.

    Kayınvalidelerin dikkatine
    - Gelininiz başka bir ailede yetişmiş, farklı kişilik özelliklerine sahip olsa da son derece normal olan bir bireydir. Evlilik sonrası hemen aile ortamınıza ayak uyduramayabilir.

    - Sahip olmanız gereken genel anlayış şudur: “Ben oğlumu doğurmuş olabilirim, ama o benim sahip olduğun bir mal değil. Dolayısıyla eşi de benim sahip olmam gereken bir nesne değil. Oğlum bana emaneten verilmiş, yetiştirmekle mükellef olduğum ve varlığından mutlu olduğum bir bireydir.”

    Yani hiçbir anne çocuğunun sahibi değildir ki kaybetmiş olsun.

    - Oğlunuz bir yetişkindir, kendini ifade edebilir, bir sıkıntısı olduğunda kendini koruyabilir. Sizin oğlunuzu eşine veya eşinin ailesine karşı korumanıza gerek yok.
    - Gelininizi kızınız gibi görmeli, onun da hatalarının ve acemiliklerinin olabileceğini unutmamalısınız.
    - Oğlunuzun ayrı bir aile hayatının olduğunu kabul etmeli, onlar ihtiyaç hissetmedikçe müdahale etmemelisiniz. Unutmayın, problemlerini tecrübe kazanarak çözmeleri evliliklerinin güçlenmesine neden olacaktır.

    - Gelininize güvenmeli ve bunu ona hissettirmelisiniz. Burada hem annelik rolüne, hem ev hanımlığı rolüne ve hem de eş olma rolüne güvendiğinizi yapıcı cümlelerle gelininize ifade etmelisiniz.

    - Gelininizde gözlemlediğiniz yanlışları yapıcı bir biçimde kendisiyle baş başa konuşmalısınız. Kesinlikle oğlunuza gelininizi şikâyet etmemelisiniz.
    - Gelininize dönük sıcak hitaplarınız olmalıdır.

    Gelinlerin dikkatine
    - Eşinizin annesi elbette sizin öz anneniz değil, onu tamamen öz anneniz yerine koymanıza gerek yok. Ancak hem anne ve daha da önemlisi eşinizin annesi olması itibariyle her türlü hürmeti hak ettiğini unutmayın.
    - Beklentilerinizi şekillendirirken öz annenizden beklediklerinizin tamamını beklemek yerine kayınvalidenizi olduğu gibi kabul etmeli ve aile yapılarınızın farklılığına bağlı olarak beklentilerinizi şekillendirmelisiniz.
    - “Eşim benim hayat arkadaşım olduğu gibi annesinin rızasını kazanmak zorunda olan bir evlat” anlayışına da sahip olmalısınız.
    - Saygın ve sevgi dolu hitaplarınız olmalı.
    - Eşinizin annesiyle sıcak bir bağının olabileceğini kabul etmeli, bundan dolayı eşinizi ve kayınvalidenizi suçlamamalısınız.

    - Kendinizi kayınvalidenizle kıyaslamamalısınız. Rolleriniz çok farklı. Her ikiniz de kendi konumunda birincisiniz. Eşinizin sizi kıyasladığını düşünürseniz, bu konuda rahat olduğunuzu ve annesini kıskanmadığınızı hissettirmelisiniz.

    - Kayınvalideniz ile yaşadığınız olumsuzluklar evliliğinize olumsuz yansıyabileceği gibi, ilişkilerinizin olumlu olması da evliliğinizi daha da güçlendirecektir.
    - Kuşak çatışması yaşayabilirsiniz. Anlayışlı olmalısınız.
    - “Sadece eşim için değil, bu benim insani görevim.” anlayışıyla da kayınvalidenize olumlu davranmalısınız.

    Arada kaldığını düşünen beylerin dikkatine
    - Eşinizi ve annenizi kesinlikle birbirleriyle kıyaslamayın.
    - Her ikisine değer verdiğinizi hissettirin.
    - Size yaşadıkları sıkıntıları aktardıklarında hakem olmak zorunda değilsiniz, ancak hakkaniyetli davranmalısınız.
    - Sorun yaşayan ister anneniz olsun, isterse de eşiniz, anlaşılmaya ihtiyaçlarının olduğunu unutmamalısınız. Haklı olduklarını düşünmüyorsanız bile önce anladığınızı hissettirmeli, akabinde fikrinizi taraf tutmaksızın dile getirmelisiniz.

    - Birilerinin gıyabında konuşulan olumlu ifadeleri paylaşmalısınız. Ancak birbirleriyle ilgili konuşulan olumsuz cümleler varsa, asla bunu karşı tarafa aktarmamalısınız. “Anne ben size gelmek istiyorum, ama gelininiz istemiyor.” gibi laf taşımalar ilişkileri çok yıpratır.
    - Rollerinizi karıştırmamalısınız, annenizin yanında evlat gibi durmalı, saygıda kusur etmemelisiniz; eşinizin yanında ise eş gibi olmalı ve eşinize sahip çıkmalısınız.

    - Yeni kurduğunuz ailenin reisi sizsiniz. Sorumluluklarınızın farkında olmalı ve aile mahremiyetine özen göstermelisiniz.



  3. 26.Ağustos.2015, 13:56
    14
    Misafir

    Cevap: islamiyette Gelin Kaynana Hakları

    reklam


    çok iyi anlıyorum sizleri ve sabırla şükrediyorum ne gelinliğimi bildim ne kızlığımı ve ben sadece 5 aylık evliyim sabrediyorum sadece


  4. 26.Ağustos.2015, 13:56
    14
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    reklam


    çok iyi anlıyorum sizleri ve sabırla şükrediyorum ne gelinliğimi bildim ne kızlığımı ve ben sadece 5 aylık evliyim sabrediyorum sadece


  5. 05.Eylül.2015, 01:21
    15
    Misafir

    Cevap: islamiyette Gelin Kaynana Hakları

    arkadaslar benim esim cocugumu anneme vermek istemiyo yani kaynanasina. Bu ne anlama geliyor?


  6. 05.Eylül.2015, 01:21
    15
    iso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    iso
    Misafir
    arkadaslar benim esim cocugumu anneme vermek istemiyo yani kaynanasina. Bu ne anlama geliyor?


  7. 17.Ekim.2015, 17:44
    16
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Admin olaylara milleti surekli pozitif yonlendirmen cok hosuma gitti seni canu gonulden kutluyorum ALLAH yarDimcin olsun


  8. 17.Ekim.2015, 17:44
    16
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Admin olaylara milleti surekli pozitif yonlendirmen cok hosuma gitti seni canu gonulden kutluyorum ALLAH yarDimcin olsun


  9. 02.Ocak.2016, 01:16
    17
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Ben 4 senelik evliyim kocamı ben adam ettim desem yeri var ..cok zayıftı parası babasındaydı maaş kartı ondaydı aldım istetim kayınvalidem yapmadıgını bırakmadı bana oglu cok iyi ben hep suclu oldum .. Kocamda pısırık bisey annesi bagırdımı susar bisey diyemez mecburen kavgalarda bende kendimi savunuyom .. Kayınbaba bile . Benimle kavga eder benimle hamileydim hamilelilk taklidimi yaptı benim .. Eltim baba gelirdi kekler borekler ama ben gittim hosgeldin demedi....offff


  10. 02.Ocak.2016, 01:16
    17
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben 4 senelik evliyim kocamı ben adam ettim desem yeri var ..cok zayıftı parası babasındaydı maaş kartı ondaydı aldım istetim kayınvalidem yapmadıgını bırakmadı bana oglu cok iyi ben hep suclu oldum .. Kocamda pısırık bisey annesi bagırdımı susar bisey diyemez mecburen kavgalarda bende kendimi savunuyom .. Kayınbaba bile . Benimle kavga eder benimle hamileydim hamilelilk taklidimi yaptı benim .. Eltim baba gelirdi kekler borekler ama ben gittim hosgeldin demedi....offff


  11. 04.Ocak.2016, 20:14
    18
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Ben okadar kötüyüm ki,4 ay sonra evlenecem,ilk aylarda kayınvalıdem ile aramız iyiydi,sonra istemeden gençliğime ve tecrübesizliğime yenilerek ufak bi terbıyesızlık ettım.Masada yemek yenılıyordu,yemek bitmişti ben ne yiyecem dedim aç gözlülük yaptım,oysa oturup peynır ekmek yıyebılırdım ama işte o an fevri davrandım olay cıkardım.Ondan sonra kayınvalıdem hiç afetmedi beni defalarca ozur dıledım,cunku sevıyordum,aradan 1 yıldan fazla gectı hala kin ve nefret duyuyor bana,o kin ve nefret duyunca dırdır ve hakaretlerle sevgılımın basını sısırdım ve bız ayrıldık.Ayrılırken sevgılım annemi aradi anneme yalan yanlıs sozler ettı,ama 3 ay sonra bız barıstık,ben annemı naptım ettım ıkna ettım annem zaten kındar degıldır,buyukluk edıp affettı.Kayınvalıde bızı ayırmak ıcın herseyı yaptı,küplere bindi evlenecegımızı duyunca,araba hedıye etmıstı sevgılıme,en son arabasını aldı,sırf benle barıstıgını cezalandırmak ıcın.Sureklı doldurusa getırıyor cocugunu,ayrı sehırde yasayacagımız ıcın sevgılım cok duygusalım annemden ayrılacagım ıcın sen konusunca batıyor dıyor bana,benım canımı sıkarsan senı terkederım annemın yanına gıderım dıyor,gecen hoparlorden konusuyorduk annene selam soyle dedım,annesı yanındaydı benı rezıl ettı sevgılım tekefondan,annesının yanında Selamını soylerım de alır mı bılmem diye konustu,kadının ıyıce koltuklarını şişirdi,kadın konusmuyor sadece susuyor ve zamanında bana dmeıstı ben adamı susarak cezalandırırım dedı,oğlunu varlıgıyla cezalandırıyor,sen ananın sozunu dınlemezsen ben de kendımı sana gostermem dıye ceza verıyor ogluna,hiç utanmıyor Allahındna bulsun gözlerim kan çanağı oldu ağlamaktan,aimemden utanıyorum ayrılmak ıstıyorum,sevgilimin ağır sözlerinden bıktım,niye bu nefret bu kin bu yıkıcılık niye,üstelık ben bukdr barışçıl yaklaşırken ararken guzel mesaj atarken.Benı kıran onun benı ıstememesı degıl,hıcbısey yapmadıgım takdırde sevgılımın apır konuşması


  12. 04.Ocak.2016, 20:14
    18
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben okadar kötüyüm ki,4 ay sonra evlenecem,ilk aylarda kayınvalıdem ile aramız iyiydi,sonra istemeden gençliğime ve tecrübesizliğime yenilerek ufak bi terbıyesızlık ettım.Masada yemek yenılıyordu,yemek bitmişti ben ne yiyecem dedim aç gözlülük yaptım,oysa oturup peynır ekmek yıyebılırdım ama işte o an fevri davrandım olay cıkardım.Ondan sonra kayınvalıdem hiç afetmedi beni defalarca ozur dıledım,cunku sevıyordum,aradan 1 yıldan fazla gectı hala kin ve nefret duyuyor bana,o kin ve nefret duyunca dırdır ve hakaretlerle sevgılımın basını sısırdım ve bız ayrıldık.Ayrılırken sevgılım annemi aradi anneme yalan yanlıs sozler ettı,ama 3 ay sonra bız barıstık,ben annemı naptım ettım ıkna ettım annem zaten kındar degıldır,buyukluk edıp affettı.Kayınvalıde bızı ayırmak ıcın herseyı yaptı,küplere bindi evlenecegımızı duyunca,araba hedıye etmıstı sevgılıme,en son arabasını aldı,sırf benle barıstıgını cezalandırmak ıcın.Sureklı doldurusa getırıyor cocugunu,ayrı sehırde yasayacagımız ıcın sevgılım cok duygusalım annemden ayrılacagım ıcın sen konusunca batıyor dıyor bana,benım canımı sıkarsan senı terkederım annemın yanına gıderım dıyor,gecen hoparlorden konusuyorduk annene selam soyle dedım,annesı yanındaydı benı rezıl ettı sevgılım tekefondan,annesının yanında Selamını soylerım de alır mı bılmem diye konustu,kadının ıyıce koltuklarını şişirdi,kadın konusmuyor sadece susuyor ve zamanında bana dmeıstı ben adamı susarak cezalandırırım dedı,oğlunu varlıgıyla cezalandırıyor,sen ananın sozunu dınlemezsen ben de kendımı sana gostermem dıye ceza verıyor ogluna,hiç utanmıyor Allahındna bulsun gözlerim kan çanağı oldu ağlamaktan,aimemden utanıyorum ayrılmak ıstıyorum,sevgilimin ağır sözlerinden bıktım,niye bu nefret bu kin bu yıkıcılık niye,üstelık ben bukdr barışçıl yaklaşırken ararken guzel mesaj atarken.Benı kıran onun benı ıstememesı degıl,hıcbısey yapmadıgım takdırde sevgılımın apır konuşması


  13. 10.Ocak.2016, 02:45
    19
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Çok güzel yazmissiniz gerçekten.Herkes haddini bilse sorun diye bir şey olmayacak aslında.Ben de psikolojik şiddete maruz kalan gelinlerden biriyim.H er yolu denedim.tum kirici sozlerine ragmen sustum, yaptigi her hatayi görmezden geldim,içlerine girmeye çalıştım ama tek tarafın fedekarligiyla olmuyor inanın. Kızıyla bir olup eşimin yanında farklı davrandı benim yanimda farklı.sonra ben abdstli namazliyim diyip çıktı sırf benim basım açık diye.yaptığım ibadetle bile dalga geçti.oğlu annesinden nefret boyutuna geldi.surekli uyardı.biraz duzeliyor.sonra yine bildiğini okuyor.oğlunu benden çok sevdiğini söylüyor ama oğlunun mutluluğunu huzurunu baltaladiginin farkında değil.ben anneyim diyor çıkıyor.annelik bu demek değil ki elbette o senin oğlun ama evlendi ve yeni bir hayata başladı bunu kabul etmiyor.direk mesafeyi koydum 4 yillik mucadelemin sonunda.istedigi gibi gelemiyor ,oglu istemiyor basta durekli gelmesini.biktirmasaydi yazinizda dediginiz gibi biraz rahat birsksaydi o da gencti bizim gibi biraz halden snlasaydi.vicdanım çok rahat.ama affetmiyorum .Hayatımda nefret ettiğim insan olmadı bu zamana kadar ondan ettiğim kadar.Büyük olduğunu gösterebilirse sevgisiyle keşke imalarla değil de.Bu kadar kucultmeseler kendilerini keşke.Benden en büyük tavsiye olabildiğince uzak oturun ksyinvalidenizle.ben sözlerine güvenip inanıp altlı üstlü oturdum ama hayatımın hatasiymis onu anladım.acı tecrübeler yasadik esimle.en kısa surede gitmeyi planlıyoruz ev alıp buradan .o zaman anlar belki.O da bir anne ama o eve gelen de bir anne evladı.o büyükler bunu unutuyor maalesef.


  14. 10.Ocak.2016, 02:45
    19
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok güzel yazmissiniz gerçekten.Herkes haddini bilse sorun diye bir şey olmayacak aslında.Ben de psikolojik şiddete maruz kalan gelinlerden biriyim.H er yolu denedim.tum kirici sozlerine ragmen sustum, yaptigi her hatayi görmezden geldim,içlerine girmeye çalıştım ama tek tarafın fedekarligiyla olmuyor inanın. Kızıyla bir olup eşimin yanında farklı davrandı benim yanimda farklı.sonra ben abdstli namazliyim diyip çıktı sırf benim basım açık diye.yaptığım ibadetle bile dalga geçti.oğlu annesinden nefret boyutuna geldi.surekli uyardı.biraz duzeliyor.sonra yine bildiğini okuyor.oğlunu benden çok sevdiğini söylüyor ama oğlunun mutluluğunu huzurunu baltaladiginin farkında değil.ben anneyim diyor çıkıyor.annelik bu demek değil ki elbette o senin oğlun ama evlendi ve yeni bir hayata başladı bunu kabul etmiyor.direk mesafeyi koydum 4 yillik mucadelemin sonunda.istedigi gibi gelemiyor ,oglu istemiyor basta durekli gelmesini.biktirmasaydi yazinizda dediginiz gibi biraz rahat birsksaydi o da gencti bizim gibi biraz halden snlasaydi.vicdanım çok rahat.ama affetmiyorum .Hayatımda nefret ettiğim insan olmadı bu zamana kadar ondan ettiğim kadar.Büyük olduğunu gösterebilirse sevgisiyle keşke imalarla değil de.Bu kadar kucultmeseler kendilerini keşke.Benden en büyük tavsiye olabildiğince uzak oturun ksyinvalidenizle.ben sözlerine güvenip inanıp altlı üstlü oturdum ama hayatımın hatasiymis onu anladım.acı tecrübeler yasadik esimle.en kısa surede gitmeyi planlıyoruz ev alıp buradan .o zaman anlar belki.O da bir anne ama o eve gelen de bir anne evladı.o büyükler bunu unutuyor maalesef.


  15. 23.Ocak.2016, 02:29
    20
    Misafir

    Mutsuz

    Benim kayınvalidem eltime ve bana çok farklı davranıyor.o sanırsınız prenses.yaptığı hiç bir şeyi görmez hatasını örtmeye kapatmaya çalışır gel gelelim bana karşı hiç öyle degil hatalarımı yüze vurur olgunlukla karşılamaz laf sokar.takdir etmez. Bu davranışları araya nifak sokuyor.kendine bunu söylediğinde hakkıma giriyorsunuz der. görümcemi hiç sevmiyorum duruma göre eltimle iyiyken benle kötü olur.onunla kötüyken benimle iyi olur.Garip insanlar.bunları görmezden gelmeye çok çalıştım içime attım ama bardak taştı artık.hasta olmaya başladım.Ben anlamıyorum ben mi yanlışım yoksa onlar mı? Ne yapmalıyım


  16. 23.Ocak.2016, 02:29
    20
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Benim kayınvalidem eltime ve bana çok farklı davranıyor.o sanırsınız prenses.yaptığı hiç bir şeyi görmez hatasını örtmeye kapatmaya çalışır gel gelelim bana karşı hiç öyle degil hatalarımı yüze vurur olgunlukla karşılamaz laf sokar.takdir etmez. Bu davranışları araya nifak sokuyor.kendine bunu söylediğinde hakkıma giriyorsunuz der. görümcemi hiç sevmiyorum duruma göre eltimle iyiyken benle kötü olur.onunla kötüyken benimle iyi olur.Garip insanlar.bunları görmezden gelmeye çok çalıştım içime attım ama bardak taştı artık.hasta olmaya başladım.Ben anlamıyorum ben mi yanlışım yoksa onlar mı? Ne yapmalıyım


  17. 25.Ocak.2016, 12:29
    21
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,336
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    gelinin kaynana üzerindeki haklarından elti ve diğer gelinler varsa adaletli davranmasıdır ama maalesef bu sorunlar hep yaşanıyor ve sabredip Allaha havale etmekten başka yapacak bir şey yok


  18. 25.Ocak.2016, 12:29
    21
    Moderatör
    gelinin kaynana üzerindeki haklarından elti ve diğer gelinler varsa adaletli davranmasıdır ama maalesef bu sorunlar hep yaşanıyor ve sabredip Allaha havale etmekten başka yapacak bir şey yok


  19. 30.Ocak.2016, 15:19
    22
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Icinde Allah korkusu olan insan iyiii dsvranir. Ben kayin validemi annem gibi goruyodum oda guya beni kizi hibi goruyomus. Hep öyle söylerdi bigün farkketttim bana o gözle bakmiyo. Evde iki kizi var benimle ayni yastalar kizlari oturuyo bütün idini bana yaptiriyo.


  20. 30.Ocak.2016, 15:19
    22
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Icinde Allah korkusu olan insan iyiii dsvranir. Ben kayin validemi annem gibi goruyodum oda guya beni kizi hibi goruyomus. Hep öyle söylerdi bigün farkketttim bana o gözle bakmiyo. Evde iki kizi var benimle ayni yastalar kizlari oturuyo bütün idini bana yaptiriyo.


  21. 30.Ocak.2016, 15:21
    23
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Kayin Validem değil akrabalarima artık babalara bile gitmeme izin vermiyor ne yapmalıyım?


  22. 30.Ocak.2016, 15:21
    23
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kayin Validem değil akrabalarima artık babalara bile gitmeme izin vermiyor ne yapmalıyım?


  23. 04.Şubat.2016, 11:59
    24
    Misafir

    Cevap: İslamiyette Gelin Kaynana Hakları

    Ben 9 aylık evliyim.Ve şuan eşimle ayrı yaşıyoruz.Sebebi şu; bizim ortak evimiz kayınvalidemin alt katı ve ev eski yapılı rutubetli hiç güneş görmüyor..Eşim de bende mühendisiz ve aynı kurumda çalışıyoruz.Ekonomik olarak kiraya çıkabiliriz ve çok rahat bunu karşılayabiliriz.Ama eşim henüz kimseyle tanıştırmadan bizim evde oturur muyuz dedi ve bende o anki mutlulukla otururuz dedim demez olaydım..kayınvalideyle tanıştıktan sonra kadından yana huzursuzluklarım oldu.eşim daha önce evlenip boşanmış ve bana boşanmış adamla herkes evlenmez diyerek (henüz nişanlıyken) imada bulundu.eşim sürekli annesiyle görüşmemi istiyordu işten 5 te çıkıyorduk annesinin yanına yemekleri de hep orda yiyorduk.haliyle kadın sürekli iğneleyici imalarda bulunuyordu eski geliniyle de bir sürü problem yaşamış zaten.ben evimde yemek istediğim zaman eşim bana küsüyordu ve bunlar hala nişanlılıkta oldu.Evlendikten sonra orda oturmaya başladıktan sonra akı karayı gördüm.kayınvalidem benden habersiz eve girmeler, ben oturttum sizi burda demeler, benimle sürekli muhalefetli konuşmalara girmeler, el kızı gibi imalarda bulunmalar..işten geliyoruz daha eve girmeden yolu kesip oğlum bi gel, şunu yap bunu yap..gece 11, sabaha karşı 4 buçuk gibi arayıp saçma sapan isteklerde bulunuyordu.ve ben bunlara katlanamadım ve eşime burdan taşınalım dedim kaç kere söyledim ben bile hatırlamıyorum.ama eşim eğer taşınırsak boşanırım dedi ve bunu kaç kere yaşadık.7 ay içinde kaç kere bu yüzden ailemin yanına gittim ki ailem şehir dışında yaşıyor.sürekli izin rapor kullandım.en sonunda kavgalarımız ciddileşti ve her defasında eşim annesine taraftı.hep ben suçluydum o kadın sana ne yapıyor ki diyip onu savunuyordu..hiç anlamak ve çözüm bulmak istemedi..ben hep eşimle tartıştım annesine tek kelime etmedim.ve sonunda çok ciddi bir kavga sonunda gittim ev tuttum ve taşıncam dedim.validenin haberi yoktu.Eşimde başta gelmem dedi ama sonra gelirim dedi.annesine haber verdi ve annesinin evinde kıyamet koptu.ben alt katında oturduğum için az çok ne söylediğini duyuyordum.zaten bizim hiç mahremiyetimiz yoktu ne yapsak üstte dinliyordu kadın bizi.eski yapılı ev sonuçta izolasyon sıfır.valide her zamanki gibi acıtasyonlara başladı yalancı gözyaşlarıyla..ben seni ne hallerde büyüttüm ben senin annenim.sanki beni kurtlar büyüttü bizi de anne büyüttü.ve eşim aşağı indi sen git taşın ben seninle gelmiyorum dedi.ve yaklaşık 1.5 aydır ayrı yaşıyoruz.işe ayrı ayrı gidip geliyoruz ve annesinin yanında yaşıyor.beni ne arıyor ne soruyor.bende boşanma davası açtım.evliliğmiz 1 yıl olmadığı için mecburen çekişmeli açmak zorunda kaldım.bu benim canımı o kadar acıtıyor ki.annesiyle mutlu olabilecek mi.annesiyle aramızdaki dengeyi kursaydı bunlar olmayacaktı.bu durumda annesi çok mutlu aldı oğlunu oturuyor ve hergün beni kötülüyorlar.karı koca arasını yapmak için yalan bile mübahken, kadın sahte gözyaşlarıyla evliliğimin bitmesine sebep oldu.ve oğlu 2. kez kendi yüzünden boşanıyor..ben oğlunu da annesini ne bu dünyada ne de ahirette affettmicem.hakkım hukukum haram olsun..


  24. 04.Şubat.2016, 11:59
    24
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben 9 aylık evliyim.Ve şuan eşimle ayrı yaşıyoruz.Sebebi şu; bizim ortak evimiz kayınvalidemin alt katı ve ev eski yapılı rutubetli hiç güneş görmüyor..Eşim de bende mühendisiz ve aynı kurumda çalışıyoruz.Ekonomik olarak kiraya çıkabiliriz ve çok rahat bunu karşılayabiliriz.Ama eşim henüz kimseyle tanıştırmadan bizim evde oturur muyuz dedi ve bende o anki mutlulukla otururuz dedim demez olaydım..kayınvalideyle tanıştıktan sonra kadından yana huzursuzluklarım oldu.eşim daha önce evlenip boşanmış ve bana boşanmış adamla herkes evlenmez diyerek (henüz nişanlıyken) imada bulundu.eşim sürekli annesiyle görüşmemi istiyordu işten 5 te çıkıyorduk annesinin yanına yemekleri de hep orda yiyorduk.haliyle kadın sürekli iğneleyici imalarda bulunuyordu eski geliniyle de bir sürü problem yaşamış zaten.ben evimde yemek istediğim zaman eşim bana küsüyordu ve bunlar hala nişanlılıkta oldu.Evlendikten sonra orda oturmaya başladıktan sonra akı karayı gördüm.kayınvalidem benden habersiz eve girmeler, ben oturttum sizi burda demeler, benimle sürekli muhalefetli konuşmalara girmeler, el kızı gibi imalarda bulunmalar..işten geliyoruz daha eve girmeden yolu kesip oğlum bi gel, şunu yap bunu yap..gece 11, sabaha karşı 4 buçuk gibi arayıp saçma sapan isteklerde bulunuyordu.ve ben bunlara katlanamadım ve eşime burdan taşınalım dedim kaç kere söyledim ben bile hatırlamıyorum.ama eşim eğer taşınırsak boşanırım dedi ve bunu kaç kere yaşadık.7 ay içinde kaç kere bu yüzden ailemin yanına gittim ki ailem şehir dışında yaşıyor.sürekli izin rapor kullandım.en sonunda kavgalarımız ciddileşti ve her defasında eşim annesine taraftı.hep ben suçluydum o kadın sana ne yapıyor ki diyip onu savunuyordu..hiç anlamak ve çözüm bulmak istemedi..ben hep eşimle tartıştım annesine tek kelime etmedim.ve sonunda çok ciddi bir kavga sonunda gittim ev tuttum ve taşıncam dedim.validenin haberi yoktu.Eşimde başta gelmem dedi ama sonra gelirim dedi.annesine haber verdi ve annesinin evinde kıyamet koptu.ben alt katında oturduğum için az çok ne söylediğini duyuyordum.zaten bizim hiç mahremiyetimiz yoktu ne yapsak üstte dinliyordu kadın bizi.eski yapılı ev sonuçta izolasyon sıfır.valide her zamanki gibi acıtasyonlara başladı yalancı gözyaşlarıyla..ben seni ne hallerde büyüttüm ben senin annenim.sanki beni kurtlar büyüttü bizi de anne büyüttü.ve eşim aşağı indi sen git taşın ben seninle gelmiyorum dedi.ve yaklaşık 1.5 aydır ayrı yaşıyoruz.işe ayrı ayrı gidip geliyoruz ve annesinin yanında yaşıyor.beni ne arıyor ne soruyor.bende boşanma davası açtım.evliliğmiz 1 yıl olmadığı için mecburen çekişmeli açmak zorunda kaldım.bu benim canımı o kadar acıtıyor ki.annesiyle mutlu olabilecek mi.annesiyle aramızdaki dengeyi kursaydı bunlar olmayacaktı.bu durumda annesi çok mutlu aldı oğlunu oturuyor ve hergün beni kötülüyorlar.karı koca arasını yapmak için yalan bile mübahken, kadın sahte gözyaşlarıyla evliliğimin bitmesine sebep oldu.ve oğlu 2. kez kendi yüzünden boşanıyor..ben oğlunu da annesini ne bu dünyada ne de ahirette affettmicem.hakkım hukukum haram olsun..





+ Yorum Gönder
Git İlk 1235 Son