Konusunu Oylayın.: Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?
  1. 23.Aralık.2009, 12:03
    1
    Misafir

    Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?






    Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir? Mumsema Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?


  2. 27.Mayıs.2013, 17:57
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?




    Rahip Bahire olayını kim rivayet etmiştir? Bu olayın bir kanıtı var mıdır?
    Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?




    Bahira, Hz. Peygamber'in henüz çocukken Suriye'de görüştüğü rivayet edilen rahiptir.

    Bahira’nın ismi, Peygamber Efendimizin (asm) hayatını aktaran İslâm kaynaklarının çoğunda geçmekte ve sözü edilen olay aktarılmaktadır.

    Arâmî dilinde "seçilmiş" manasına gelen behîrâ kelimesini unvan olarak alan bu rahibin asıl adı Sergius'tur. Kaynaklarda kendisinin Abdülkays kabilesine mensup olduğu zikredilmekte, Zühriye nisbet edilen bir rivayette ise Teymâ yahudilerinden olduğu ve sonradan Hıristiyanlığı kabul ettiği nakledilmektedir.

    Bazı siyer ve İslâm tarihi kaynaklarında Hz. Peygamber'in henüz on iki (bir başka rivayete göre dokuz) yaşında iken amcası Ebû Tâlib tarafından bir Kureyş ticaret kervanı ile Suriye'ye götürüldüğü rivayet edilir.

    Kafile her zamanki gibi Busrâ'da, Bahîrâ diye bilinen münzevi rahibin manastırı yanında konaklamıştı. Bahîrâ'nın yaşadığı bu küçük manastırda eskiden beri bir kitap bulunuyor ve bunu okuyan her rahip hıristiyanların en bilgili din adamı oluyordu. İbnü'n-Nedîm, Bahîrâ'nın elindeki dinî metinlerin bazı peygamberlere gönderilen suhuf tercümeleri olabileceğini söyler. Bu bilgin rahiplerden biri olan Bahîrâ, daha önceki seyahatlerde Kureyşliler buradan geçtikleri zaman onlarla hiç ilgilenmez ve kimse ile konuşmazdı. Ancak bu defa manastırdan dışarı bakarken kervanda bulunan Hz. Muhammed'i bir bulutun gölgelendirdiğini, bir ağacın altında oturduğu zaman dallarının onun üzerine eğildiğini gördü. Bunun üzerine hemen bir sofra hazırlayıp kafile mensuplarını yemeğe davet etti.

    Kureyşliler o güne kadar kendileriyle hiç ilgilenmeyen Bahîrâ'nın bu davetini biraz da hayretle kabul ettiler ve yaşı küçük olduğu için Hz. Muhammed'i kervanın yanında bırakıp manastıra gittiler. Ancak Bahîrâ yemeğe onun da gelmesini istedi ve kendisiyle bizzat ilgilendi, ona çeşitli sorular sordu, sırtına bakarak peygamberlik mührünü (hatm-i nübüvvet) gördü.

    Bahîrâ daha sonra Ebû Tâlib'e Muhammed'in kimin oğlu olduğunu sordu. Yetim kaldığını öğrenince ona iyi bakmasını ve yahudilerden korumasını tavsiye etti.

    Bunun üzerine Ebû Tâlib Suriye'deki işlerini hemen bitirip onu Mekke'ye götürdü. Bu rivayetin sonunda, Ehl-i kitap'tan üç kişinin Hz. Muhammed'i görünce ona kötülük yapmak istedikleri, ancak Bahîrâ'nın buna engel olduğu da zikredilir. (bk. İbn İshak, es-Sire, 73-75; İbn Hişam, es-Sire, 187-188; Ebu Nuaym, Delailu’n-nübüvve,1/168-170; İbn Asakir, Tarihu Dımaşk, 3/ 4-16; Tirmizi, Menakıb, 3; Hâkim, 2/615-616; İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist, s. 24)

    İbn Hacer, İbn Mende ve onu takip eden Ebü Nuaym el-İsfahânî'nin Bahîrâ'yı sahâbî kabul ettiklerini belirttikten sonra onun Hz. Muhammed'i peygamber olduktan sonra gördüğüne dair bilgi bulunmadığını ileri sürerek bu görüşe katılmadığını açıklar. Ayrıca Hz. Peygamber'in yirmi beş yaşlarında iken Hz. Hatice'nin ticaret kervanıyla Suriye'ye yaptığı ikinci seyahatte Bahîrâ'yı bir daha ziyaret ettiğine dair rivayetler bulunduğunu zikreder. (Beyhâkî, Delâilü’n-nübüvve, Beyrut 1405/1985, 2/24-29; İbn Hacer, el-İsâbe, 1/139, 176-177)

    Halebî ise Hz. Muhammed'in Ebû Bekir ile Bilâl'in de bulunduğu bu ikinci seyahatte karşılaştığı rahibin Bahîrâ değil onun halefi Nestûrâ olduğunu, bazı kaynakların bu iki hadiseyi karıştırıp bir vak'a gibi zikrettiklerini, müslüman olmayan bu iki rahibin fetret ehlinden sayılmaları gerektiğini belirtir. (Halebî, İnsânü'l-uyun, Beyrut 1320, 1/191-199)

    İslâm kaynaklarında bu şekilde nakledilen Bahîrâ hadisesi hıristiyanlar tarafından çok değişik bir tarzda değerlendirilmiş, bir kısım iftira ve uydurmalar yapılmıştır.. (Bilgi ve değerlendirmeler bk. Asım Köksal, İslâm Târihi (Mekke), 1/87-93; TDV İslam Ansiklopedisi, Bahira md.)

    Not: Rahib Bahira’nın Hz. Peygamberin (asm) resmini çizdiğine dair sahih* bir kaynağa rastlayamadık.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *



  3. 27.Mayıs.2013, 17:57
    2
    Devamlı Üye



    Rahip Bahire olayını kim rivayet etmiştir? Bu olayın bir kanıtı var mıdır?
    Rahib Bahira Olayı Gerçekmidir?




    Bahira, Hz. Peygamber'in henüz çocukken Suriye'de görüştüğü rivayet edilen rahiptir.

    Bahira’nın ismi, Peygamber Efendimizin (asm) hayatını aktaran İslâm kaynaklarının çoğunda geçmekte ve sözü edilen olay aktarılmaktadır.

    Arâmî dilinde "seçilmiş" manasına gelen behîrâ kelimesini unvan olarak alan bu rahibin asıl adı Sergius'tur. Kaynaklarda kendisinin Abdülkays kabilesine mensup olduğu zikredilmekte, Zühriye nisbet edilen bir rivayette ise Teymâ yahudilerinden olduğu ve sonradan Hıristiyanlığı kabul ettiği nakledilmektedir.

    Bazı siyer ve İslâm tarihi kaynaklarında Hz. Peygamber'in henüz on iki (bir başka rivayete göre dokuz) yaşında iken amcası Ebû Tâlib tarafından bir Kureyş ticaret kervanı ile Suriye'ye götürüldüğü rivayet edilir.

    Kafile her zamanki gibi Busrâ'da, Bahîrâ diye bilinen münzevi rahibin manastırı yanında konaklamıştı. Bahîrâ'nın yaşadığı bu küçük manastırda eskiden beri bir kitap bulunuyor ve bunu okuyan her rahip hıristiyanların en bilgili din adamı oluyordu. İbnü'n-Nedîm, Bahîrâ'nın elindeki dinî metinlerin bazı peygamberlere gönderilen suhuf tercümeleri olabileceğini söyler. Bu bilgin rahiplerden biri olan Bahîrâ, daha önceki seyahatlerde Kureyşliler buradan geçtikleri zaman onlarla hiç ilgilenmez ve kimse ile konuşmazdı. Ancak bu defa manastırdan dışarı bakarken kervanda bulunan Hz. Muhammed'i bir bulutun gölgelendirdiğini, bir ağacın altında oturduğu zaman dallarının onun üzerine eğildiğini gördü. Bunun üzerine hemen bir sofra hazırlayıp kafile mensuplarını yemeğe davet etti.

    Kureyşliler o güne kadar kendileriyle hiç ilgilenmeyen Bahîrâ'nın bu davetini biraz da hayretle kabul ettiler ve yaşı küçük olduğu için Hz. Muhammed'i kervanın yanında bırakıp manastıra gittiler. Ancak Bahîrâ yemeğe onun da gelmesini istedi ve kendisiyle bizzat ilgilendi, ona çeşitli sorular sordu, sırtına bakarak peygamberlik mührünü (hatm-i nübüvvet) gördü.

    Bahîrâ daha sonra Ebû Tâlib'e Muhammed'in kimin oğlu olduğunu sordu. Yetim kaldığını öğrenince ona iyi bakmasını ve yahudilerden korumasını tavsiye etti.

    Bunun üzerine Ebû Tâlib Suriye'deki işlerini hemen bitirip onu Mekke'ye götürdü. Bu rivayetin sonunda, Ehl-i kitap'tan üç kişinin Hz. Muhammed'i görünce ona kötülük yapmak istedikleri, ancak Bahîrâ'nın buna engel olduğu da zikredilir. (bk. İbn İshak, es-Sire, 73-75; İbn Hişam, es-Sire, 187-188; Ebu Nuaym, Delailu’n-nübüvve,1/168-170; İbn Asakir, Tarihu Dımaşk, 3/ 4-16; Tirmizi, Menakıb, 3; Hâkim, 2/615-616; İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist, s. 24)

    İbn Hacer, İbn Mende ve onu takip eden Ebü Nuaym el-İsfahânî'nin Bahîrâ'yı sahâbî kabul ettiklerini belirttikten sonra onun Hz. Muhammed'i peygamber olduktan sonra gördüğüne dair bilgi bulunmadığını ileri sürerek bu görüşe katılmadığını açıklar. Ayrıca Hz. Peygamber'in yirmi beş yaşlarında iken Hz. Hatice'nin ticaret kervanıyla Suriye'ye yaptığı ikinci seyahatte Bahîrâ'yı bir daha ziyaret ettiğine dair rivayetler bulunduğunu zikreder. (Beyhâkî, Delâilü’n-nübüvve, Beyrut 1405/1985, 2/24-29; İbn Hacer, el-İsâbe, 1/139, 176-177)

    Halebî ise Hz. Muhammed'in Ebû Bekir ile Bilâl'in de bulunduğu bu ikinci seyahatte karşılaştığı rahibin Bahîrâ değil onun halefi Nestûrâ olduğunu, bazı kaynakların bu iki hadiseyi karıştırıp bir vak'a gibi zikrettiklerini, müslüman olmayan bu iki rahibin fetret ehlinden sayılmaları gerektiğini belirtir. (Halebî, İnsânü'l-uyun, Beyrut 1320, 1/191-199)

    İslâm kaynaklarında bu şekilde nakledilen Bahîrâ hadisesi hıristiyanlar tarafından çok değişik bir tarzda değerlendirilmiş, bir kısım iftira ve uydurmalar yapılmıştır.. (Bilgi ve değerlendirmeler bk. Asım Köksal, İslâm Târihi (Mekke), 1/87-93; TDV İslam Ansiklopedisi, Bahira md.)

    Not: Rahib Bahira’nın Hz. Peygamberin (asm) resmini çizdiğine dair sahih* bir kaynağa rastlayamadık.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *






+ Yorum Gönder