Konusunu Oylayın.: İslamda Alışveriş adabı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İslamda Alışveriş adabı
  1. 20.Aralık.2009, 21:05
    1
    Misafir

    İslamda Alışveriş adabı

  2. 10.Kasım.2013, 19:35
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İslamda Alışveriş adabı




    Çalışma ve Alış-Veriş Âdabı hakkında konu

    Devlet hayatı; bilgili, görgülü, hür, kâmil insanların bir arada yaşadıkları büyük bir "aile nizamı" gibidir.
    Bu büyük ailenin de idarecileri, reisleri ve onun yardımcıları olmalıdır. İşte o reise "âmir", yardımcılarına memur denir. İster âmir olsun, isterse memur, devlet hizmetinde bulunanlar gerçekte o ülkede yaşayanların dirlik ve düzenini, emniyetini ve huzurunu sağlamakla görevli birer "hizmetkârdır"lar.
    Âmire itaat
    Memurlar ve halk âmire itaat etmelidir. Rabbimiz müminlere hitaben meâlen şöyle buyurmaktadır: "Ey imân edenler, Allah'a itaat ediniz ve sizden olan emir sahiplerine de..." (Nisa/59)
    Âmir durumunda olan kimse, İslâm'ın emir ve yasaklarına uyar, açık delillerle sabit olmuş dinin hiçbir hükmünü kasten hafife alıp çiğnemezse, tebaanın ona itaat etmesi vacip olur.
    Peygamber Efendimiz âmire itaat hususunda şöyle buyurmuştur: "Üzerinize âmir tâyin edilen kimse, başı kuru üzüm gibi simsiyah bir habeşli de olsa, onun sözlerini dinleyip emirlerine itaat ediniz." (Buhâri, es-Sahih, Kitabu'l Ahkam, 4, 8/105)
    Nesâi'rıin naklettiği rivayette de: "Sizi Allah'ın kitabı ile yöneten Habeşli bir köle bile olsa, ona itaat edip sözünü dinleyiniz." (a.g.e.,4, 8/105) şeklinde vârid olmuştur.
    Memur, vazifesini titizlikle yerine getirmeli, âmirlerine saygısızlık etmemeli, yağcılık yapmamalı, vaktinden önce işyerinden ayrılacaksa durumu anlatıp izin istemeli ve işyeri disiplinini bozacak davranışlardan sakınmalıdır.
    Âmirde aranan ilk vasıf, ehliyet ve selahiyettir. İşinin ehli olan âmir, tahakkümle değil, bilgi ile tatlı bir otorite ile yönetir. Bilgisini ve tecrübesini personeline de aktarır. Memurların hatasını aramaya çalışmaz. Öfkesine hâkim olur ve personeline kötü söz söylemez. Onların hatalarını affeder. Zaman zaman onlarla sohbet eder. Memurlarından hediye almadığı gibi, onlara; hiçbir görevlinin haklarında görev yaptığı kimseden hediye kabul etmeyeceğini, rüşvet almanın da vermenin de çok çirkin bir davranış olduğunu hatırlatır.






  3. 10.Kasım.2013, 19:35
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Çalışma ve Alış-Veriş Âdabı hakkında konu

    Devlet hayatı; bilgili, görgülü, hür, kâmil insanların bir arada yaşadıkları büyük bir "aile nizamı" gibidir.
    Bu büyük ailenin de idarecileri, reisleri ve onun yardımcıları olmalıdır. İşte o reise "âmir", yardımcılarına memur denir. İster âmir olsun, isterse memur, devlet hizmetinde bulunanlar gerçekte o ülkede yaşayanların dirlik ve düzenini, emniyetini ve huzurunu sağlamakla görevli birer "hizmetkârdır"lar.
    Âmire itaat
    Memurlar ve halk âmire itaat etmelidir. Rabbimiz müminlere hitaben meâlen şöyle buyurmaktadır: "Ey imân edenler, Allah'a itaat ediniz ve sizden olan emir sahiplerine de..." (Nisa/59)
    Âmir durumunda olan kimse, İslâm'ın emir ve yasaklarına uyar, açık delillerle sabit olmuş dinin hiçbir hükmünü kasten hafife alıp çiğnemezse, tebaanın ona itaat etmesi vacip olur.
    Peygamber Efendimiz âmire itaat hususunda şöyle buyurmuştur: "Üzerinize âmir tâyin edilen kimse, başı kuru üzüm gibi simsiyah bir habeşli de olsa, onun sözlerini dinleyip emirlerine itaat ediniz." (Buhâri, es-Sahih, Kitabu'l Ahkam, 4, 8/105)
    Nesâi'rıin naklettiği rivayette de: "Sizi Allah'ın kitabı ile yöneten Habeşli bir köle bile olsa, ona itaat edip sözünü dinleyiniz." (a.g.e.,4, 8/105) şeklinde vârid olmuştur.
    Memur, vazifesini titizlikle yerine getirmeli, âmirlerine saygısızlık etmemeli, yağcılık yapmamalı, vaktinden önce işyerinden ayrılacaksa durumu anlatıp izin istemeli ve işyeri disiplinini bozacak davranışlardan sakınmalıdır.
    Âmirde aranan ilk vasıf, ehliyet ve selahiyettir. İşinin ehli olan âmir, tahakkümle değil, bilgi ile tatlı bir otorite ile yönetir. Bilgisini ve tecrübesini personeline de aktarır. Memurların hatasını aramaya çalışmaz. Öfkesine hâkim olur ve personeline kötü söz söylemez. Onların hatalarını affeder. Zaman zaman onlarla sohbet eder. Memurlarından hediye almadığı gibi, onlara; hiçbir görevlinin haklarında görev yaptığı kimseden hediye kabul etmeyeceğini, rüşvet almanın da vermenin de çok çirkin bir davranış olduğunu hatırlatır.









+ Yorum Gönder