Konusunu Oylayın.: Meyvelerimizden nar ile ilgili çouklara anlatmak için hikaye arıyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Meyvelerimizden nar ile ilgili çouklara anlatmak için hikaye arıyorum
  1. 20.Aralık.2009, 19:31
    1
    Misafir

    Meyvelerimizden nar ile ilgili çouklara anlatmak için hikaye arıyorum

  2. 21.Aralık.2009, 00:56
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    --->: meyvelerimizden nar ile ilgili çouklara anlatmak için hikaye arıyorum







    Nar öyküsü

    Tohum yere düştü, rüzgar toprağı savurdu, toprak tohumu örttü, gök coştu, şimşek çaktı, yağmur bulutundan ayrıldı, toprak suya doydu,güneş açtı,tohum çatladı.Filiz oldu, dallandı budaklandı, yaprak oldu, yapraklar aralandı, tomurcuk uyandı, rüzgar esti, gün döndü, ay parladı, sabah oldu, güneş gördü çiçek oldu.Gün geçti,gece geçti,bekledi bekledi, içi içine sığmaz oldu,çiçek değişti meyve oldu.Ruh üflendi meyve uyandı. Baktı baktı… Bir garip tepede, küçük yalnız bir ağaç. Ağaçta bir başına. Sesine ses yok, nefesine heves…Göğe baktı, yere baktı, etrafına baktı. Tepenin etrafı ağaç dolu, ağaçlar dal, dallar yaprak, yaprakların arasında tıklım tıkış meyveler bir tek o tek. Dert etti, söylendi, tepenin ardına bağırdı sesini duyan olur mu? Gece oldu. Sustu. Bahçelerden gelen seslere kulak verdi. O sustu. Sabah oldu konuşmadı. Yalnızlık ağır yüktü. Bekledi bekledi. Rüzgardan başka uğrayan olmadı durduğu tepeye. Zaman geçti o küstü. Sustukça birikti, kendine ağır gelir oldu, sonra dalından büyük yük oldu. Rüzgar esti, dal bıraktı. Meyve yere düştü, çatladı. içinden alev rengi bin tane döküldü. Birin yokluğunu dert edip içinde ki sesleri unutmuştu. "Binde bir ararken, birde bin saklıydı." Yere baktı, göğe baktı. Sustu. Dinledi. Ta içinden sesler yükseldi. Neyse ki hala zaman vardı… Amine Sarıaslan



  3. 21.Aralık.2009, 00:56
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥






    Nar öyküsü

    Tohum yere düştü, rüzgar toprağı savurdu, toprak tohumu örttü, gök coştu, şimşek çaktı, yağmur bulutundan ayrıldı, toprak suya doydu,güneş açtı,tohum çatladı.Filiz oldu, dallandı budaklandı, yaprak oldu, yapraklar aralandı, tomurcuk uyandı, rüzgar esti, gün döndü, ay parladı, sabah oldu, güneş gördü çiçek oldu.Gün geçti,gece geçti,bekledi bekledi, içi içine sığmaz oldu,çiçek değişti meyve oldu.Ruh üflendi meyve uyandı. Baktı baktı… Bir garip tepede, küçük yalnız bir ağaç. Ağaçta bir başına. Sesine ses yok, nefesine heves…Göğe baktı, yere baktı, etrafına baktı. Tepenin etrafı ağaç dolu, ağaçlar dal, dallar yaprak, yaprakların arasında tıklım tıkış meyveler bir tek o tek. Dert etti, söylendi, tepenin ardına bağırdı sesini duyan olur mu? Gece oldu. Sustu. Bahçelerden gelen seslere kulak verdi. O sustu. Sabah oldu konuşmadı. Yalnızlık ağır yüktü. Bekledi bekledi. Rüzgardan başka uğrayan olmadı durduğu tepeye. Zaman geçti o küstü. Sustukça birikti, kendine ağır gelir oldu, sonra dalından büyük yük oldu. Rüzgar esti, dal bıraktı. Meyve yere düştü, çatladı. içinden alev rengi bin tane döküldü. Birin yokluğunu dert edip içinde ki sesleri unutmuştu. "Binde bir ararken, birde bin saklıydı." Yere baktı, göğe baktı. Sustu. Dinledi. Ta içinden sesler yükseldi. Neyse ki hala zaman vardı… Amine Sarıaslan






+ Yorum Gönder