Konusunu Oylayın.: Öfkenin zararları ve tedavileri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Öfkenin zararları ve tedavileri
  1. 19.Aralık.2009, 07:34
    1
    Misafir

    Öfkenin zararları ve tedavileri

  2. 10.Kasım.2013, 19:03
    2
    Ebu Ducane
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2008
    Üye No: 8931
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Öfkenin zararları ve tedavileri




    ÖFKENİN ZARARLARI
    Öfke basireti bağlar, öfkeli her şeyi objektif değerlendiremez, nefsinden kaynaklanan hayvani içgüdüsünü cezalandırma dışında hiçbir yolla tatmin edemez. Yapılan bir araştırmada, öfkelenen insanların öfkelendiği kişiler üzerinde korku ve panik krizleri oluşturdukları, karşıdaki kişilerin sempatik sinir boşalmasına bağlı olarak vücutlarının bazı fonksiyonel anormalliklere girdiği görülmüştür. Bunlar arasında en çok bilinenler mide ve bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrıları, ayrıca kan damarlarının ani daralmasına ve tansiyon yükselmesine bağlı olan kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarıdır.
    ÖFKENİN TEDAVİSİ
    1.Öfkeyi Bastırma: Baskılama, öfkelenen kişiye en zor gelen bir durumdur. Ceza ve saldırganlık hissinin iptal edilmesi gerekir ki bu da içten gelen menü isteklerin aşılmasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Güçlü olmak insanları yenmekle değildir, gerçekten güçlü olan kimse öfkelendiği zaman kendisine sahip olandır.” buyurarak öfkeyi kaynağından kurutup yol açacağı zararları önlemektedir. Baskılamada inancın, eğitimin, kültürün ve kişi yapısının önemi büyüktür.

    2.Öfkelendiği ortamı terk etmek: Burada uyarıcı sebepten uzaklaşmaktır. “Öfkelenen kimse Allah’a sığınsın, abdest alsın ve öfkelendiği çevreyi değiştirsin.” Kendisine, muhatabına ve çevresine zarar verecek ortamdan ayrılmak, uyarıcı sebeplerden kaçmak demektir. Kaçarken de her şeyi bilen, olayları ve hadiseleri görüp gözeten, onlara müdahale eden sınırsız bir güce sığınılmalıdır.

    3.Banyo yapmak: Öfkenin, insanın içine düştüğünde kalbini etkileyen, bazal metabolizmasını artıran ve sempatik boşalmaya sebep olan ateşi, banyo yapılmak veya abdest almak suretiyle sempatik semptomların tedavisi yoluna gidilmelidir.

    4.Pozisyon değiştirmek: Ayakta iken oturmak, müsait bir ortam varsa uzanmak, sempatik etkinin vücuttaki tesirlerini azaltma veya öfkenin ayakta yapacağı saldırganlık fiiline zıt bir pozisyon kazanmaktır.

    Öfke için koruyucu hekimlik adına Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “Öfkelenme, öfkelenecek iş yapma”hadisi öfkeli olmamayı ve öfkelenecek işlere girişmemeyi tavsiyesidir. İnsanların kendisini ve karşısındakileri öfkelendirecek hareket ve davranışlardan sakınması lazımdır. Her öfkenin sonucu zarardır; zarar, öfkenin süresi ve ceza ile doğru orantılıdır. İnsan günahlarına, hatalarına, nefsinden gelen zararlı içgüdü ve dürtülerine öfkelenmelidir. Bu öfkenin iyi yolda kullanılmasıdır.

    Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in öfke için koruyucu hekimlik ve tedavisindeki tavsiyelerine uyan her insan, öfkesiz, hoşgörülü, tahammül eşiği yüksek, insanların kusurlarını görmeyen, kendi kusurlarını görüp, kendi nefsine öfke duyan şahsiyetler olarak yetişir.

    Toplumdaki barış ortamı böyle inşa edilir. Öfkeli insanlar gibi öfkeli milletler de tarih boyunca kin, nefret, düşmanlık, silahlanma gibi konularda yarışa girmişlerdir. Milletler arası barış sağlanamamıştır. Çünkü öfke, basireti bağlar, değer ölçülerini hiçe sayar, nefsin tatmin duygusunu alevlendirir, değerlendirmelerdeki objektifliği ve dengeyi bozar. Milletçe ihtiyacımız olan öfkesiz ve hoşgörülü günlere ...


  3. 10.Kasım.2013, 19:03
    2
    Devamlı Üye



    ÖFKENİN ZARARLARI
    Öfke basireti bağlar, öfkeli her şeyi objektif değerlendiremez, nefsinden kaynaklanan hayvani içgüdüsünü cezalandırma dışında hiçbir yolla tatmin edemez. Yapılan bir araştırmada, öfkelenen insanların öfkelendiği kişiler üzerinde korku ve panik krizleri oluşturdukları, karşıdaki kişilerin sempatik sinir boşalmasına bağlı olarak vücutlarının bazı fonksiyonel anormalliklere girdiği görülmüştür. Bunlar arasında en çok bilinenler mide ve bağırsak rahatsızlıkları, baş ağrıları, ayrıca kan damarlarının ani daralmasına ve tansiyon yükselmesine bağlı olan kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarıdır.
    ÖFKENİN TEDAVİSİ
    1.Öfkeyi Bastırma: Baskılama, öfkelenen kişiye en zor gelen bir durumdur. Ceza ve saldırganlık hissinin iptal edilmesi gerekir ki bu da içten gelen menü isteklerin aşılmasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Güçlü olmak insanları yenmekle değildir, gerçekten güçlü olan kimse öfkelendiği zaman kendisine sahip olandır.” buyurarak öfkeyi kaynağından kurutup yol açacağı zararları önlemektedir. Baskılamada inancın, eğitimin, kültürün ve kişi yapısının önemi büyüktür.

    2.Öfkelendiği ortamı terk etmek: Burada uyarıcı sebepten uzaklaşmaktır. “Öfkelenen kimse Allah’a sığınsın, abdest alsın ve öfkelendiği çevreyi değiştirsin.” Kendisine, muhatabına ve çevresine zarar verecek ortamdan ayrılmak, uyarıcı sebeplerden kaçmak demektir. Kaçarken de her şeyi bilen, olayları ve hadiseleri görüp gözeten, onlara müdahale eden sınırsız bir güce sığınılmalıdır.

    3.Banyo yapmak: Öfkenin, insanın içine düştüğünde kalbini etkileyen, bazal metabolizmasını artıran ve sempatik boşalmaya sebep olan ateşi, banyo yapılmak veya abdest almak suretiyle sempatik semptomların tedavisi yoluna gidilmelidir.

    4.Pozisyon değiştirmek: Ayakta iken oturmak, müsait bir ortam varsa uzanmak, sempatik etkinin vücuttaki tesirlerini azaltma veya öfkenin ayakta yapacağı saldırganlık fiiline zıt bir pozisyon kazanmaktır.

    Öfke için koruyucu hekimlik adına Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “Öfkelenme, öfkelenecek iş yapma”hadisi öfkeli olmamayı ve öfkelenecek işlere girişmemeyi tavsiyesidir. İnsanların kendisini ve karşısındakileri öfkelendirecek hareket ve davranışlardan sakınması lazımdır. Her öfkenin sonucu zarardır; zarar, öfkenin süresi ve ceza ile doğru orantılıdır. İnsan günahlarına, hatalarına, nefsinden gelen zararlı içgüdü ve dürtülerine öfkelenmelidir. Bu öfkenin iyi yolda kullanılmasıdır.

    Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in öfke için koruyucu hekimlik ve tedavisindeki tavsiyelerine uyan her insan, öfkesiz, hoşgörülü, tahammül eşiği yüksek, insanların kusurlarını görmeyen, kendi kusurlarını görüp, kendi nefsine öfke duyan şahsiyetler olarak yetişir.

    Toplumdaki barış ortamı böyle inşa edilir. Öfkeli insanlar gibi öfkeli milletler de tarih boyunca kin, nefret, düşmanlık, silahlanma gibi konularda yarışa girmişlerdir. Milletler arası barış sağlanamamıştır. Çünkü öfke, basireti bağlar, değer ölçülerini hiçe sayar, nefsin tatmin duygusunu alevlendirir, değerlendirmelerdeki objektifliği ve dengeyi bozar. Milletçe ihtiyacımız olan öfkesiz ve hoşgörülü günlere ...





+ Yorum Gönder