Konusunu Oylayın.: Dünyanın Allah (cc) nazarında bir sinek kanadı kadar değerinin olmadığını belirten hadis ve açıklama

5 üzerinden 4.25 | Toplam : 4 kişi
Dünyanın Allah (cc) nazarında bir sinek kanadı kadar değerinin olmadığını belirten hadis ve açıklama
  1. 17.Aralık.2009, 16:26
    1
    Misafir

    Dünyanın Allah (cc) nazarında bir sinek kanadı kadar değerinin olmadığını belirten hadis ve açıklama






    Dünyanın Allah (cc) nazarında bir sinek kanadı kadar değerinin olmadığını belirten hadis ve açıklama Mumsema dunyanin cenabi hakkin yaninda bir sinek kanadi kadar kiymeti olsa idi,kafirler bir yudum suyu icmiyecek idiler.Buradaki hadis bize neyi anlatiyor bunu bir acarmisiniz


  2. 17.Aralık.2009, 16:26
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 11.Kasım.2013, 20:27
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,672
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Dünyanın Allah (cc) nazarında bir sinek kanadı kadar değerinin olmadığını belirten hadis ve a




    Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri yoktur.

    Rivayete göre Peygamber Efendimiz s.a.v ölü bir koyunun yanından geçerken:
    Gördüğünüz şu koyun ölüsünün, sahibi nezdinde bir kıymeti var mı?
    diye sorunca, oradakiler;
    "kıymeti olmadığı için onu buraya attı" dediler.
    Bunun üzerine Peygamber Efendimiz;
    "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah a yemin ederim ki,
    bu dünya bu koyunun sahibi yanında olan kıymetinden ziyade
    Allah katında değerli değildir. Eğer dünyanın Allah katında
    sivrisinek kanadı kadar bir kıymeti olsaydı,
    Allah c.c ondan kafire bir yudum su içirmezdi."

    Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfirler ondan bir yudum su içemezdi."
    Gerçekten dünyanın Allah katında hiçbir değeri yok mu? Oysa dünyayı yaratan ve dünya hayatını devam ettiren Allah'tır.
    Bu hadis Tirmizi ve İbn Mâce gibi hadis kitaplarında mevcut. Sahih bir hadistir.(1)
    Hadiste dünya kötülenmiyor, dünyanın bir değerinin olmadığı anlatılmıyor. Dünyanın âhiret âlemine göre "bir sinek kanadı" kadar bir değerinin olmadığı dile getiriliyor.
    Bu dünya fâni, geçici ve yok olmaya mahkûm bir özellik taşıyor. Âhiret ise bâki, ebedi, nuranî ve sonsuz bir âlemdir.
    Bu açıdan âhiret hayatından bir sinek kanadı kadar da olsa bir nur ebedîdir, sonsuzdur. Bu yönüyle o kadarcık bir nur, yeryüzünü dolduracak geçici olan bir nurdan 'meselâ güneş ışığı gibi' daha çoktur.(2)
    Hadiste sözü edilen dünya bildiğimiz koca dünya değil, her insanın kendi şahsî ve özel dünyasıdır. Yani, insanın kendi dünyası, malı, mülkü, varlığı, serveti ve elde ettiği, istifade edip tattığı birçok nimetlerdir. Bu "dünyalıklar" âhiret âleminin bir sinek kanadı kadar da olsa nuruna, feyzine, nimetlerine ve ihsanlarına denk gelmiyor. Birisi geçici, diğeri kalıcı...

    Bu anlamda dünyanın üç yüzü, yani üç mânâsı ve mahiyeti vardır.
    Bunlardan birincisi ve en önemlisi, dünyanın Cenab-ı Hakkın isimlerinin bir aynası olmasıdır. Yani Allah'a bakan yönüdür. Dünyada var olan her şey bir Yaratıcı'nın eseri ve sanatıdır. Meselâ insanın elinden çıkan bir eserde, o eseri yapan kişinin ustalığı dikkatle bakıldığı zaman görülür. Mimar Sinan'ın eseri olan Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın bütün ustalığını, maharetini ve dehasını anlattığı gibi...
    Cenab-ı Hakkın bir sanat eseri olan bu dünya da Yaratıcı'sının "Muktedir, Bedî, Kebîr, Alîm, Semî, Basîr" gibi isimlerini, okutur, anlatır. O isimlerin insanlar tarafından okunmasında, görülmesinde bir ayna vazifesi görür.
    Yani, Allah'ın gücü her şeye yeter, her şeyi en güzel şekilde yaratır, sonsuz büyüklük sahibidir, her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür.


    Dünyanın ikinci yüzü âhirete bakar, âhiretin tarlasıdır. İnsan bu dünya hayatında hayır, hasenat, ibâdet, îman gibi mânevî tohumları, çekirdekleri bu dünyada eker, âhirette mahsulünü alır.
    Bu her iki yüzü ile dünya kötülenmez, kıymetsiz görülemez. Bu yüzleri sevilir. Hadis-i şerif dünyanın bu iki yüzünü kötülemiyor, küçük görmüyor, tahkir etmiyor.
    Âhirete oranla dünyanın zerre kadar değeri olmayan yönü üçüncü yüzüdür. Dünyanın bu yüzü bütün hataların, günahların ve isyanların kaynağı olan yönüdür ve dünyanın meşru olmayan keyif ve zevklerine saplanmış olan insanların dünyasıdır.
    İşte dünyanın bu yüzü ve dünyayı ölmeyecekmiş gibi sevenlerin bu dünya hayatı, mü'minlere âhirette verilen ebedî nimetlerin yanında bir zerre, bir sinek kanadı kıymetinde bile değildir.
    Yoksa dünya da Allah'ın, âhiret âlemleri de...
    Oraya buradan gidiliyor, burası bir geçiş yeriyken, orası bir kalış mekanıdır. Önemli on bu bakış açısını korumak ve yaşamaktır.
    1. Tirmizi, Zühd:13; İbn Mâce, Zühd:13
    2. Sözler (24. Söz), s.320



    Peygamberimiz dünya hayatını aşırı sevip ona bağlanmaktan mü’minleri sakındırmıştır Bazı hadislerinde dünya hayatını aşağılayıp tel’in ettiğini görüyoruz Fakat Peygamberimiz’in aşağıladığı dünya, insanların nefs-i emmârelerine bakan fuhşiyatın, şerlerin, zulümlerin, isyanların işlendiği dünyadır Âhiretin tarlası olan, Allah’a kulluk icrâ edilen, Allah’ın isimlerinin aynası, tecellî ettiği yer olan dünya değildir
    Aslında tek bir varlık olan yer küresi hakkında; her meslek, her karakter ve ruh sahibi için ayrı ayrı birçok dünya anlayışı, hayat görüşü olduğunu görüyoruz Değişen ruh haline ve maddî şartlara göre bir insan için bile birçok dünya vardır Bazıları hiç ölmeyecek gibi ona bağlanırken, bazıları artık yaşamayı değersiz bularak intiharı bile tercih edebilmektedir Peygamberimiz (sas) bu bin bir yüzlü dünyanın bazen iyi, bazen kötü yönünden bahsetmiş, bazen âbidlerin, dindarların dünyasını, bazen de inançsız ve ahlâksızların ve âhireti hiç düşünmeyen, zâlimlerin dünyasını değerlendirmiştir Bu sebeple bir hadiste (Tirmizî, Deavât 60, hadis no: 3458) dünya âhiret için bir ekim yeri, âhiret için ziraat yapılacak, lâ ilâhe illâllah ile ebedî cennet ağacı kazanılacak kadar kıymetli bir yer olarak belirtilirken, aynı dünya bir başka hadiste (Tirmizî, Zühd 13, hadis no: 2321; İbn Mâce, Zühd 11, hadis no: 2410) sinek kanadından değersiz ve hatta mel’un (Tirmizî, Zühd 14, hadis no: 2323; İbn Mâce, Zühd 3, hadis no: 4112) olarak değerlendirilmiştir.
    alıntı


  4. 11.Kasım.2013, 20:27
    2
    Moderatör



    Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri yoktur.

    Rivayete göre Peygamber Efendimiz s.a.v ölü bir koyunun yanından geçerken:
    Gördüğünüz şu koyun ölüsünün, sahibi nezdinde bir kıymeti var mı?
    diye sorunca, oradakiler;
    "kıymeti olmadığı için onu buraya attı" dediler.
    Bunun üzerine Peygamber Efendimiz;
    "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah a yemin ederim ki,
    bu dünya bu koyunun sahibi yanında olan kıymetinden ziyade
    Allah katında değerli değildir. Eğer dünyanın Allah katında
    sivrisinek kanadı kadar bir kıymeti olsaydı,
    Allah c.c ondan kafire bir yudum su içirmezdi."

    Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfirler ondan bir yudum su içemezdi."
    Gerçekten dünyanın Allah katında hiçbir değeri yok mu? Oysa dünyayı yaratan ve dünya hayatını devam ettiren Allah'tır.
    Bu hadis Tirmizi ve İbn Mâce gibi hadis kitaplarında mevcut. Sahih bir hadistir.(1)
    Hadiste dünya kötülenmiyor, dünyanın bir değerinin olmadığı anlatılmıyor. Dünyanın âhiret âlemine göre "bir sinek kanadı" kadar bir değerinin olmadığı dile getiriliyor.
    Bu dünya fâni, geçici ve yok olmaya mahkûm bir özellik taşıyor. Âhiret ise bâki, ebedi, nuranî ve sonsuz bir âlemdir.
    Bu açıdan âhiret hayatından bir sinek kanadı kadar da olsa bir nur ebedîdir, sonsuzdur. Bu yönüyle o kadarcık bir nur, yeryüzünü dolduracak geçici olan bir nurdan 'meselâ güneş ışığı gibi' daha çoktur.(2)
    Hadiste sözü edilen dünya bildiğimiz koca dünya değil, her insanın kendi şahsî ve özel dünyasıdır. Yani, insanın kendi dünyası, malı, mülkü, varlığı, serveti ve elde ettiği, istifade edip tattığı birçok nimetlerdir. Bu "dünyalıklar" âhiret âleminin bir sinek kanadı kadar da olsa nuruna, feyzine, nimetlerine ve ihsanlarına denk gelmiyor. Birisi geçici, diğeri kalıcı...

    Bu anlamda dünyanın üç yüzü, yani üç mânâsı ve mahiyeti vardır.
    Bunlardan birincisi ve en önemlisi, dünyanın Cenab-ı Hakkın isimlerinin bir aynası olmasıdır. Yani Allah'a bakan yönüdür. Dünyada var olan her şey bir Yaratıcı'nın eseri ve sanatıdır. Meselâ insanın elinden çıkan bir eserde, o eseri yapan kişinin ustalığı dikkatle bakıldığı zaman görülür. Mimar Sinan'ın eseri olan Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın bütün ustalığını, maharetini ve dehasını anlattığı gibi...
    Cenab-ı Hakkın bir sanat eseri olan bu dünya da Yaratıcı'sının "Muktedir, Bedî, Kebîr, Alîm, Semî, Basîr" gibi isimlerini, okutur, anlatır. O isimlerin insanlar tarafından okunmasında, görülmesinde bir ayna vazifesi görür.
    Yani, Allah'ın gücü her şeye yeter, her şeyi en güzel şekilde yaratır, sonsuz büyüklük sahibidir, her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür.


    Dünyanın ikinci yüzü âhirete bakar, âhiretin tarlasıdır. İnsan bu dünya hayatında hayır, hasenat, ibâdet, îman gibi mânevî tohumları, çekirdekleri bu dünyada eker, âhirette mahsulünü alır.
    Bu her iki yüzü ile dünya kötülenmez, kıymetsiz görülemez. Bu yüzleri sevilir. Hadis-i şerif dünyanın bu iki yüzünü kötülemiyor, küçük görmüyor, tahkir etmiyor.
    Âhirete oranla dünyanın zerre kadar değeri olmayan yönü üçüncü yüzüdür. Dünyanın bu yüzü bütün hataların, günahların ve isyanların kaynağı olan yönüdür ve dünyanın meşru olmayan keyif ve zevklerine saplanmış olan insanların dünyasıdır.
    İşte dünyanın bu yüzü ve dünyayı ölmeyecekmiş gibi sevenlerin bu dünya hayatı, mü'minlere âhirette verilen ebedî nimetlerin yanında bir zerre, bir sinek kanadı kıymetinde bile değildir.
    Yoksa dünya da Allah'ın, âhiret âlemleri de...
    Oraya buradan gidiliyor, burası bir geçiş yeriyken, orası bir kalış mekanıdır. Önemli on bu bakış açısını korumak ve yaşamaktır.
    1. Tirmizi, Zühd:13; İbn Mâce, Zühd:13
    2. Sözler (24. Söz), s.320



    Peygamberimiz dünya hayatını aşırı sevip ona bağlanmaktan mü’minleri sakındırmıştır Bazı hadislerinde dünya hayatını aşağılayıp tel’in ettiğini görüyoruz Fakat Peygamberimiz’in aşağıladığı dünya, insanların nefs-i emmârelerine bakan fuhşiyatın, şerlerin, zulümlerin, isyanların işlendiği dünyadır Âhiretin tarlası olan, Allah’a kulluk icrâ edilen, Allah’ın isimlerinin aynası, tecellî ettiği yer olan dünya değildir
    Aslında tek bir varlık olan yer küresi hakkında; her meslek, her karakter ve ruh sahibi için ayrı ayrı birçok dünya anlayışı, hayat görüşü olduğunu görüyoruz Değişen ruh haline ve maddî şartlara göre bir insan için bile birçok dünya vardır Bazıları hiç ölmeyecek gibi ona bağlanırken, bazıları artık yaşamayı değersiz bularak intiharı bile tercih edebilmektedir Peygamberimiz (sas) bu bin bir yüzlü dünyanın bazen iyi, bazen kötü yönünden bahsetmiş, bazen âbidlerin, dindarların dünyasını, bazen de inançsız ve ahlâksızların ve âhireti hiç düşünmeyen, zâlimlerin dünyasını değerlendirmiştir Bu sebeple bir hadiste (Tirmizî, Deavât 60, hadis no: 3458) dünya âhiret için bir ekim yeri, âhiret için ziraat yapılacak, lâ ilâhe illâllah ile ebedî cennet ağacı kazanılacak kadar kıymetli bir yer olarak belirtilirken, aynı dünya bir başka hadiste (Tirmizî, Zühd 13, hadis no: 2321; İbn Mâce, Zühd 11, hadis no: 2410) sinek kanadından değersiz ve hatta mel’un (Tirmizî, Zühd 14, hadis no: 2323; İbn Mâce, Zühd 3, hadis no: 4112) olarak değerlendirilmiştir.
    alıntı


  5. 11.Kasım.2013, 20:29
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,672
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Dünyanın sinek kanadı kadar değeri yok mu?

    Dünyanın sinek kanadı kadar değeri yok mu?

    "Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfirler ondan bir yudum su içemezdi."

    Gerçekten Hocam dünyanın Allah katında hiçbir değeri yok mu? Oysa dünyayı yaratan ve dünya hayatını devam ettiren Allah'tır.

    Bu hadis Tirmizi ve İbn Mâce gibi hadis kitaplarında mevcut. Sahih bir hadistir.(1)

    Hadiste dünya kötülenmiyor, dünyanın bir değerinin olmadığı anlatılmıyor. Dünyanın âhiret âlemine göre "bir sinek kanadı" kadar bir değerinin olmadığı dile getiriliyor.

    Bu dünya fâni, geçici ve yok olmaya mahkûm bir özellik taşıyor. Âhiret ise bâki, ebedi, nuranî ve sonsuz bir âlemdir.

    Bu açıdan âhiret hayatından bir sinek kanadı kadar da olsa bir nur ebedîdir, sonsuzdur. Bu yönüyle o kadarcık bir nur, yeryüzünü dolduracak geçici olan bir nurdan 'meselâ güneş ışığı gibi' daha çoktur.(2)

    Hadiste sözü edilen dünya bildiğimiz koca dünya değil, her insanın kendi şahsî ve özel dünyasıdır. Yani, insanın kendi dünyası, malı, mülkü, varlığı, serveti ve elde ettiği, istifade edip tattığı birçok nimetlerdir. Bu "dünyalıklar" âhiret âleminin bir sinek kanadı kadar da olsa nuruna, feyzine, nimetlerine ve ihsanlarına denk gelmiyor. Birisi geçici, diğeri kalıcı...

    ***

    Bu anlamda dünyanın üç yüzü, yani üç mânâsı ve mahiyeti vardır.

    Bunlardan birincisi ve en önemlisi, dünyanın Cenab-ı Hakkın isimlerinin bir aynası olmasıdır. Yani Allah'a bakan yönüdür. Dünyada var olan her şey bir Yaratıcı'nın eseri ve sanatıdır. Meselâ insanın elinden çıkan bir eserde, o eseri yapan kişinin ustalığı dikkatle bakıldığı zaman görülür. Mimar Sinan'ın eseri olan Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın bütün ustalığını, maharetini ve dehasını anlattığı gibi...

    Cenab-ı Hakkın bir sanat eseri olan bu dünya da Yaratıcı'sının "Muktedir, Bedî, Kebîr, Alîm, Semî, Basîr" gibi isimlerini, okutur, anlatır. O isimlerin insanlar tarafından okunmasında, görülmesinde bir ayna vazifesi görür.

    Yani, Allah'ın gücü her şeye yeter, her şeyi en güzel şekilde yaratır, sonsuz büyüklük sahibidir, her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür.

    ***

    Dünyanın ikinci yüzü âhirete bakar, âhiretin tarlasıdır. İnsan bu dünya hayatında hayır, hasenat, ibâdet, îman gibi mânevî tohumları, çekirdekleri bu dünyada eker, âhirette mahsulünü alır.

    Bu her iki yüzü ile dünya kötülenmez, kıymetsiz görülemez. Bu yüzleri sevilir. Hadis-i şerif dünyanın bu iki yüzünü kötülemiyor, küçük görmüyor, tahkir etmiyor.

    Âhirete oranla dünyanın zerre kadar değeri olmayan yönü üçüncü yüzüdür. Dünyanın bu yüzü bütün hataların, günahların ve isyanların kaynağı olan yönüdür ve dünyanın meşru olmayan keyif ve zevklerine saplanmış olan insanların dünyasıdır.

    İşte dünyanın bu yüzü ve dünyayı ölmeyecekmiş gibi sevenlerin bu dünya hayatı, mü'minlere âhirette verilen ebedî nimetlerin yanında bir zerre, bir sinek kanadı kıymetinde bile değildir.

    Yoksa dünya da Allah'ın, âhiret âlemleri de...

    Oraya buradan gidiliyor, burası bir geçiş yeriyken, orası bir kalış mekanıdır. Önemli on bu bakış açısını korumak ve yaşamaktır.

    1. Tirmizi, Zühd:13; İbn Mâce, Zühd:13

    2. Sözler (24. Söz), s.320


    Mehmet PAKSU


  6. 11.Kasım.2013, 20:29
    3
    Moderatör
    Dünyanın sinek kanadı kadar değeri yok mu?

    "Dünyanın Allah katında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kâfirler ondan bir yudum su içemezdi."

    Gerçekten Hocam dünyanın Allah katında hiçbir değeri yok mu? Oysa dünyayı yaratan ve dünya hayatını devam ettiren Allah'tır.

    Bu hadis Tirmizi ve İbn Mâce gibi hadis kitaplarında mevcut. Sahih bir hadistir.(1)

    Hadiste dünya kötülenmiyor, dünyanın bir değerinin olmadığı anlatılmıyor. Dünyanın âhiret âlemine göre "bir sinek kanadı" kadar bir değerinin olmadığı dile getiriliyor.

    Bu dünya fâni, geçici ve yok olmaya mahkûm bir özellik taşıyor. Âhiret ise bâki, ebedi, nuranî ve sonsuz bir âlemdir.

    Bu açıdan âhiret hayatından bir sinek kanadı kadar da olsa bir nur ebedîdir, sonsuzdur. Bu yönüyle o kadarcık bir nur, yeryüzünü dolduracak geçici olan bir nurdan 'meselâ güneş ışığı gibi' daha çoktur.(2)

    Hadiste sözü edilen dünya bildiğimiz koca dünya değil, her insanın kendi şahsî ve özel dünyasıdır. Yani, insanın kendi dünyası, malı, mülkü, varlığı, serveti ve elde ettiği, istifade edip tattığı birçok nimetlerdir. Bu "dünyalıklar" âhiret âleminin bir sinek kanadı kadar da olsa nuruna, feyzine, nimetlerine ve ihsanlarına denk gelmiyor. Birisi geçici, diğeri kalıcı...

    ***

    Bu anlamda dünyanın üç yüzü, yani üç mânâsı ve mahiyeti vardır.

    Bunlardan birincisi ve en önemlisi, dünyanın Cenab-ı Hakkın isimlerinin bir aynası olmasıdır. Yani Allah'a bakan yönüdür. Dünyada var olan her şey bir Yaratıcı'nın eseri ve sanatıdır. Meselâ insanın elinden çıkan bir eserde, o eseri yapan kişinin ustalığı dikkatle bakıldığı zaman görülür. Mimar Sinan'ın eseri olan Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın bütün ustalığını, maharetini ve dehasını anlattığı gibi...

    Cenab-ı Hakkın bir sanat eseri olan bu dünya da Yaratıcı'sının "Muktedir, Bedî, Kebîr, Alîm, Semî, Basîr" gibi isimlerini, okutur, anlatır. O isimlerin insanlar tarafından okunmasında, görülmesinde bir ayna vazifesi görür.

    Yani, Allah'ın gücü her şeye yeter, her şeyi en güzel şekilde yaratır, sonsuz büyüklük sahibidir, her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür.

    ***

    Dünyanın ikinci yüzü âhirete bakar, âhiretin tarlasıdır. İnsan bu dünya hayatında hayır, hasenat, ibâdet, îman gibi mânevî tohumları, çekirdekleri bu dünyada eker, âhirette mahsulünü alır.

    Bu her iki yüzü ile dünya kötülenmez, kıymetsiz görülemez. Bu yüzleri sevilir. Hadis-i şerif dünyanın bu iki yüzünü kötülemiyor, küçük görmüyor, tahkir etmiyor.

    Âhirete oranla dünyanın zerre kadar değeri olmayan yönü üçüncü yüzüdür. Dünyanın bu yüzü bütün hataların, günahların ve isyanların kaynağı olan yönüdür ve dünyanın meşru olmayan keyif ve zevklerine saplanmış olan insanların dünyasıdır.

    İşte dünyanın bu yüzü ve dünyayı ölmeyecekmiş gibi sevenlerin bu dünya hayatı, mü'minlere âhirette verilen ebedî nimetlerin yanında bir zerre, bir sinek kanadı kıymetinde bile değildir.

    Yoksa dünya da Allah'ın, âhiret âlemleri de...

    Oraya buradan gidiliyor, burası bir geçiş yeriyken, orası bir kalış mekanıdır. Önemli on bu bakış açısını korumak ve yaşamaktır.

    1. Tirmizi, Zühd:13; İbn Mâce, Zühd:13

    2. Sözler (24. Söz), s.320


    Mehmet PAKSU





+ Yorum Gönder