Konusunu Oylayın.: Melaikelere İnanamak ve Önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Melaikelere İnanamak ve Önemi
  1. 13.Aralık.2009, 22:41
    1
    Misafir

    Melaikelere İnanamak ve Önemi






    Melaikelere İnanamak ve Önemi Mumsema meleklere imanınn önemi bu konuyu hiç bi sitede bulamadımm allah rızası için yardım edinn


  2. 13.Aralık.2009, 22:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    meleklere imanınn önemi bu konuyu hiç bi sitede bulamadımm allah rızası için yardım edinn


    Benzer Konular

    - Temizliğin Önemi Hakkında temizliğin sağlık açısından önemi

    - Temizlik ve Önemi

    - Dua'nın Önemi

    - Sadaka ve önemi

    - Secdenin önemi

  3. 13.Aralık.2009, 23:59
    2
    İsrâ
    İsrâ

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Ekim.2009
    Üye No: 59972
    Mesaj Sayısı: 1,575
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Almanya

    --->: Melaikelere İnanamak ve Önemi




    Meleklerin Varlığı
    Meleklere inanmak, İslam dininin iman esaslarındandır. Meleklerin varlığı konusunda en büyük delil Kur’an’dır. Kur’an’ın bir çok ayetinde meleklerden bahsedilmektedir.
    Melekler, yapıları ve görevleri bakımından diğer varlıklardan farklıdır. Maddi varlıklara özgü olan yemek, içmek, uyumak gibi hallerden uzak oldukları gibi, erkeklik ve dişilikleri de yoktur.

    Meleklere İmanın Önemi

    Meleklere iman, insanın davranışının izlemekte olduğu, bu konuda titiz davranıldığı, insana yaptığı her şeyin kaydedildiği bilincini kazandırır. İnsanlara davranışlarını kontrol etme ve iyi yöne kanalize etme imkanı sağlar.
    Meleklere iman, insanları kötülük yapmaktan alıkoyan en etkili faktördür.


    birde su konu var forumumuzda bir göz atin ins.

    >>> http://www.mumsema.com/meleklere-ima...-nelerdir.html


    Alıntı
    Meleklere İmanın İnsan Hayatına Verdiği Faydalar Nelerdir?

    Meleklere îmanın insan psikolojisi üzerinde müsbet te'sirleri vardır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Her insan, kıymetli bir sözünün veya işinin veya bir kabiliyetinin unutulup gitmesini önlemek, takdir edilmesini sağlamak için, şiir yazarak, kitab hazırlayarak, yahut başka san'at dallarına kendini vererek o söz, fiil ve kabiliyetini ebedîleştirmeye çalışır. Bu duygu, insanda fıtrî olarak vardır. Bu fıtratta bulunan bir insanın, yaptığı bütün iş ve fiillerini, bütün söz ve meyillerini "Kirâmen Kâtibîn" adlı meleklerin yazdığını, ebedî âlemde kendine ve başkalarına göstermek üzere kaydettiğini îmanla bilmesi; ona ne derece sevinç ve huzur vereceği, ruhunu genişletip kalbini ferahlatacağı açık bir hakikattır.

    2. İnsanın en kıymetli varlığı ruhudur. Ölüm esnasında bu kıymetli varlığın mahvolup yok olması, hiçliğe gitmesi, hiç şüphesiz insan için azabların en büyüğü, acıların en dehşetlisidir. İşte insan, bu büyük acıdan ve dehşetli endişeden meleklere îman şuûru ile kurtulabilir. Çünkü îman, ona, vefatı esnasında en kıymetli varlığı olan ruhunun Azrâil (as) gibi vazifeli bir memurun eline emanet edildiğini, asla kaybolup yok olmadığını bildirir.

    3. Herkesin istisnasız gireceği kabir ve mezardaki yalnızlık, karanlık, darlık, soğukluk, hapislik vahşetinden ve ümidsizliğinden insanı Münker - Nekir meleklerinin arkadaşlığı kurtarır. Onlarla sohbet eder. Kalb ve kabir, bu sayede genişler, ısınır, nurlanır, ruhlar âlemine pencereler açılır.

    4. İnsan, zaman zaman gurbetlere düşer, sevdiklerinden, tanıdıklarından ayrı, kimsesiz, yapayalnız kalır. Bu gurbet, maddî olabileceği gibi mânevî de olabilir. Kişinin inanç ve fikirlerini kendinden başka paylaşacağı hiç kimse bulamaması, herkesin kendisine zıd ve düşman olduğu bir muhitte yaşaması mânevî bir gurbet hâlidir. Bu sıkıntı ve yalnızlıklar içinde dünya o kişinin başına yıkılacak gibi olur. Bu durumda da yine meleklere îman şuûru imdada yetişir. Kâinatı ve o şahsın karanlık dünyasını aydınlatır, şenlendirir, melekler ve ruhanîlerle doldurur. ålemini sevinçlerle güldürür. Onu yalnızlık ve vahşetten, kimsesizlik ve dehşetten, cemiyette kimse tarafından dinlenilmemek ıstırabından kurtarır. "Cemiyette kimse senin müsbet fikir ve inançlarını dinlemez ve kabul etmezse sen sakın üzülme! Melekler dinler, ruhanîler kulak verir. Sana yine sevab meyvelerini kazandırır" der, teselli eder.



  4. 13.Aralık.2009, 23:59
    2
    İsrâ



    Meleklerin Varlığı
    Meleklere inanmak, İslam dininin iman esaslarındandır. Meleklerin varlığı konusunda en büyük delil Kur’an’dır. Kur’an’ın bir çok ayetinde meleklerden bahsedilmektedir.
    Melekler, yapıları ve görevleri bakımından diğer varlıklardan farklıdır. Maddi varlıklara özgü olan yemek, içmek, uyumak gibi hallerden uzak oldukları gibi, erkeklik ve dişilikleri de yoktur.

    Meleklere İmanın Önemi

    Meleklere iman, insanın davranışının izlemekte olduğu, bu konuda titiz davranıldığı, insana yaptığı her şeyin kaydedildiği bilincini kazandırır. İnsanlara davranışlarını kontrol etme ve iyi yöne kanalize etme imkanı sağlar.
    Meleklere iman, insanları kötülük yapmaktan alıkoyan en etkili faktördür.


    birde su konu var forumumuzda bir göz atin ins.

    >>> http://www.mumsema.com/meleklere-ima...-nelerdir.html


    Alıntı
    Meleklere İmanın İnsan Hayatına Verdiği Faydalar Nelerdir?

    Meleklere îmanın insan psikolojisi üzerinde müsbet te'sirleri vardır. Bunlardan birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Her insan, kıymetli bir sözünün veya işinin veya bir kabiliyetinin unutulup gitmesini önlemek, takdir edilmesini sağlamak için, şiir yazarak, kitab hazırlayarak, yahut başka san'at dallarına kendini vererek o söz, fiil ve kabiliyetini ebedîleştirmeye çalışır. Bu duygu, insanda fıtrî olarak vardır. Bu fıtratta bulunan bir insanın, yaptığı bütün iş ve fiillerini, bütün söz ve meyillerini "Kirâmen Kâtibîn" adlı meleklerin yazdığını, ebedî âlemde kendine ve başkalarına göstermek üzere kaydettiğini îmanla bilmesi; ona ne derece sevinç ve huzur vereceği, ruhunu genişletip kalbini ferahlatacağı açık bir hakikattır.

    2. İnsanın en kıymetli varlığı ruhudur. Ölüm esnasında bu kıymetli varlığın mahvolup yok olması, hiçliğe gitmesi, hiç şüphesiz insan için azabların en büyüğü, acıların en dehşetlisidir. İşte insan, bu büyük acıdan ve dehşetli endişeden meleklere îman şuûru ile kurtulabilir. Çünkü îman, ona, vefatı esnasında en kıymetli varlığı olan ruhunun Azrâil (as) gibi vazifeli bir memurun eline emanet edildiğini, asla kaybolup yok olmadığını bildirir.

    3. Herkesin istisnasız gireceği kabir ve mezardaki yalnızlık, karanlık, darlık, soğukluk, hapislik vahşetinden ve ümidsizliğinden insanı Münker - Nekir meleklerinin arkadaşlığı kurtarır. Onlarla sohbet eder. Kalb ve kabir, bu sayede genişler, ısınır, nurlanır, ruhlar âlemine pencereler açılır.

    4. İnsan, zaman zaman gurbetlere düşer, sevdiklerinden, tanıdıklarından ayrı, kimsesiz, yapayalnız kalır. Bu gurbet, maddî olabileceği gibi mânevî de olabilir. Kişinin inanç ve fikirlerini kendinden başka paylaşacağı hiç kimse bulamaması, herkesin kendisine zıd ve düşman olduğu bir muhitte yaşaması mânevî bir gurbet hâlidir. Bu sıkıntı ve yalnızlıklar içinde dünya o kişinin başına yıkılacak gibi olur. Bu durumda da yine meleklere îman şuûru imdada yetişir. Kâinatı ve o şahsın karanlık dünyasını aydınlatır, şenlendirir, melekler ve ruhanîlerle doldurur. ålemini sevinçlerle güldürür. Onu yalnızlık ve vahşetten, kimsesizlik ve dehşetten, cemiyette kimse tarafından dinlenilmemek ıstırabından kurtarır. "Cemiyette kimse senin müsbet fikir ve inançlarını dinlemez ve kabul etmezse sen sakın üzülme! Melekler dinler, ruhanîler kulak verir. Sana yine sevab meyvelerini kazandırır" der, teselli eder.






+ Yorum Gönder