Konusunu Oylayın.: Din görevlileri haftası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Din görevlileri haftası
  1. 13.Aralık.2009, 14:13
    1
    Misafir

    Din görevlileri haftası

  2. 10.Kasım.2013, 11:57
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Din görevlileri haftası




    Din Görevlileri Haftası

    Toplum açısından son derece önemli olan camiler ve din görevlilerinin toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekmek, onların gerçek işlevini ortaya koymak, sıkıntılarını dile getirmek ve çözüm önerileri sunmak, camilerin daha işlevsel hale gelmesini sağlamak gibi ihtiyaçlar “Camiler ve Din Görevlileri” haftasının kutlanmasına zemin hazırlamıştır. Toplumsal bir ihtiyaçtan doğan Camiler ve Din Görevlileri Haftası 1993 yılından beri 1-7 Ekim tarihlerinde kutlanmaktadır.
    İbadetler ferdi olarak yapıldığı gibi bir kısmı da toplu olarak yapılır. Toplu ibadet mekanları camilerdir. Zaten cami, kelime manası olarak "Toplanma Yeri" demektir. Bu topluluğu sevk ve idare eden birilerinin olması tabiidir. İmam Hatipliğin kaynağı da buradan başlar.

    Topluluğu sevk ve idare eden imam önder, rehber liderlik eden kişi anlamlarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) ile başlayan ve günümüze kadar uzanan süreçte imamlıkta çeşitli değişimler geçirmiştir. İslamın ilk yıllarında imam-hatip'in kim olacağı konusunda herhangi bir sıkıntı yoktu. Hz. Peygamber Efendimiz namazları bizzat kendisi kıldırırdı. O sadece namaz kıldıran bir imam değildi. O asker, siyasetçi, hukukçu, ekonomist, şefkatli bir baba, gariban, yetim, kimsesizlerin koruyucusu, bir peygamber, bir devlet adamıydı. Hz. Peygamber a.s. zorunlu haller dışında namaz kıldırma işini kimseye

    bırakmazdı. Sefere çıktığında (Medine dışına çıktığında) yerine bir vekil tayin ederdi.

    İlk dört halife döneminde halifeler bizzat kendileri namaz kıldırırlardı. Ancak İslam topraklarının genişlemesi ve yeni camilerin yapılması halifenin tayin ettiği valiler imamlık yaparlardı. Köy ve mahallelerde oturanlar, ehil olan kişileri seçip imam tayin ederlerdi.

    Emeviler döneminde durum daha farklıydı. Halifeler siyasi hükümdar konumundaydı. Dini görev ve sorumluluklar dini otoriteye bırakılmıştı. Abbasi ve Selçuklular döneminde halifeye bağlı olarak din hizmeti görevi sürdürülüyordu.

    Osmanlı döneminde imam-hatiplik; şehir ve kasabalarda imam-hatipler çeşitli kamusal görevler üstlenmişti. Kasaba köy ve mahallelerde görev yapacaklar halkın tercihi ile seçilirdi. İmamlar mahallede devletin temsilcisi idi. Kadıların doğal yardımcıları idi. Düzen ve intizamın sağlanması, inzibati olaylar, fuhuş yapılan yerler ve içki içilen yerlerin tesbitini imam yapardı. Mahallede edepsizliklerin yaşanmaması İslam adabının dışına çıkılmaması imamın sorumluluğunda idi.

    Ayrıca doğum nikah, boşanma ve ölüm gibi işlemler imam-hatipler tarafından yapılırdı. Hatta fırınların denetimi, sağlıklı koşullarda ekmeğin çıkarılıp çıkarılmadığını imam denetlerdi. Köylerde imam-hatip köyün en ileri geleni, en itibarlı ve saygı duyulan kişisiydi. İmam hatip'in sosyal açıdan refah seviyesi oldukça yüksekti. Günlüğü bu günki bir cumhuriyet altınına denkti.



  3. 10.Kasım.2013, 11:57
    2
    Editör



    Din Görevlileri Haftası

    Toplum açısından son derece önemli olan camiler ve din görevlilerinin toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekmek, onların gerçek işlevini ortaya koymak, sıkıntılarını dile getirmek ve çözüm önerileri sunmak, camilerin daha işlevsel hale gelmesini sağlamak gibi ihtiyaçlar “Camiler ve Din Görevlileri” haftasının kutlanmasına zemin hazırlamıştır. Toplumsal bir ihtiyaçtan doğan Camiler ve Din Görevlileri Haftası 1993 yılından beri 1-7 Ekim tarihlerinde kutlanmaktadır.
    İbadetler ferdi olarak yapıldığı gibi bir kısmı da toplu olarak yapılır. Toplu ibadet mekanları camilerdir. Zaten cami, kelime manası olarak "Toplanma Yeri" demektir. Bu topluluğu sevk ve idare eden birilerinin olması tabiidir. İmam Hatipliğin kaynağı da buradan başlar.

    Topluluğu sevk ve idare eden imam önder, rehber liderlik eden kişi anlamlarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) ile başlayan ve günümüze kadar uzanan süreçte imamlıkta çeşitli değişimler geçirmiştir. İslamın ilk yıllarında imam-hatip'in kim olacağı konusunda herhangi bir sıkıntı yoktu. Hz. Peygamber Efendimiz namazları bizzat kendisi kıldırırdı. O sadece namaz kıldıran bir imam değildi. O asker, siyasetçi, hukukçu, ekonomist, şefkatli bir baba, gariban, yetim, kimsesizlerin koruyucusu, bir peygamber, bir devlet adamıydı. Hz. Peygamber a.s. zorunlu haller dışında namaz kıldırma işini kimseye

    bırakmazdı. Sefere çıktığında (Medine dışına çıktığında) yerine bir vekil tayin ederdi.

    İlk dört halife döneminde halifeler bizzat kendileri namaz kıldırırlardı. Ancak İslam topraklarının genişlemesi ve yeni camilerin yapılması halifenin tayin ettiği valiler imamlık yaparlardı. Köy ve mahallelerde oturanlar, ehil olan kişileri seçip imam tayin ederlerdi.

    Emeviler döneminde durum daha farklıydı. Halifeler siyasi hükümdar konumundaydı. Dini görev ve sorumluluklar dini otoriteye bırakılmıştı. Abbasi ve Selçuklular döneminde halifeye bağlı olarak din hizmeti görevi sürdürülüyordu.

    Osmanlı döneminde imam-hatiplik; şehir ve kasabalarda imam-hatipler çeşitli kamusal görevler üstlenmişti. Kasaba köy ve mahallelerde görev yapacaklar halkın tercihi ile seçilirdi. İmamlar mahallede devletin temsilcisi idi. Kadıların doğal yardımcıları idi. Düzen ve intizamın sağlanması, inzibati olaylar, fuhuş yapılan yerler ve içki içilen yerlerin tesbitini imam yapardı. Mahallede edepsizliklerin yaşanmaması İslam adabının dışına çıkılmaması imamın sorumluluğunda idi.

    Ayrıca doğum nikah, boşanma ve ölüm gibi işlemler imam-hatipler tarafından yapılırdı. Hatta fırınların denetimi, sağlıklı koşullarda ekmeğin çıkarılıp çıkarılmadığını imam denetlerdi. Köylerde imam-hatip köyün en ileri geleni, en itibarlı ve saygı duyulan kişisiydi. İmam hatip'in sosyal açıdan refah seviyesi oldukça yüksekti. Günlüğü bu günki bir cumhuriyet altınına denkti.






+ Yorum Gönder