Konusunu Oylayın.: Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri
  1. 02.Eylül.2011, 18:21
    1
    Misafir

    Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri






    Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri Mumsema Amenerrasulu ayetlerinin tefsirini istiyorum bana Amenerrasulu suresinin tefsirini yapar mısınız ?


  2. 02.Eylül.2011, 18:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Amenerrasulu ayetlerinin tefsirini istiyorum bana Amenerrasulu suresinin tefsirini yapar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Amenerrasulu okumanın faydaları

    - Amenerrasulu kaç ayettir

    - 30- RÛM SÛRESİ 31 ve 32. Ayetlerinin Tefsiri

    - Amenerrasulu hadis

    - Bakara 62 rad 36 enfal 29 maide 69 ali imran 114 ayetlerinin tefsiri

  3. 08.Haziran.2013, 01:26
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri




    Bakara süresi son iki ayet olan Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri

    285. Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indi*rilene iman etti, mü'minler de. Her biri Allah'a, melek*lerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Al*lah'ın peygamberlerinden hiç biri arasında ayırım yap*mayız, işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.

    286. Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, ya*pacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Biz*den öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsm. Kâfir topluluğuna karşı bize yardım et.



    Âyetlerin Öncekilerle Münasebeti


    Bu mübarek sûrenin bu âyetlerle son bulması gayet uygun düşmüştür, ünkü bu sûre namaz, oruç, hac, zekat, kısas, cihat, talâk ve iddet gibi birçok mükellefiyetler ve faiz, alış-veriş, borçlanma ve benzeri konularla ilgili hükümleri kapsamaktadır. Yüce Allah bize bu mükellefiyetleri farz kıldıktan sonra, kendisinin, göklerde ve yerlerde ne varsa hepsinin sahibi olduğunu, dilediğine dilediği mükellefiyeti yükleyebileceğini, amellerin karşılığını ise âhirette vereceğini anlatması uygun düşmüştür. Böylece bu mübarek sûreyi, emrine uymayanları tehdit ederek sona erdirmiştir. [128]



    Kelimelerin İzahı


    Isr, lügatte, ağırlık ve zorluk demektir. Nâbiğa şöyle der:

    "Ey, zulmün, onların üzerine kapanmasını engelleyen! Ve me*şakkatin ne olduğunu bildikten sonra onların yükünü taşıyan!"

    Bu güç mükellefiyetler, mükellefin omuzuna yük olduğu için bunlara "ısr" denilmiştir. Nitekim ağırlığından dolayı "ahde" de "ısr" denilir.

    Taka, bir şeye güç yetirmek demektirfiilinin kural dışı mastarıdır.

    Afv, günahı bağışlamak demektir.

    Gufran, günahı örtmek ve yok etmek demektir. [129]


    Nüzûl Sebebi


    "Içinizdekileri açığa vursamz da, gizleseniz de, Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir" mealindeki âyet inince bu, sahabeye ağır geldi. Rasulullah (s.a.v.)'a gelerek dediler ki: "Namaz, oruç, cihat ve zekat gibi, gücümüzün yettiği amellerle mükellef kılındık. Bunları yapabiliyoruz. Fa*kat bu âyet indirildi. Buna gücümüz yetmez. Rasulullah (s.a.v.) onlara: Siz*den önce Ehl-i kitab olan Hıristiyan ve Yahudiler gibi mi söylemek istiyor*sunuz? Onlar "işittik, isyan ettik" demişlerdi. Siz "işittik, itaat ettik" deyin buyurdu. Sahabe "işittik, itaat ettik" deyince, Yüce Allah âyetini indirdi. Yüce Allah bundan sonra gelen Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar, âyeti ile. Sahabeyi endişelendiren âyeti neshetti.[130]



    Âyetlerin İzahı

    285. Peygamber Hz.Muhammed (s.a.v.) Rabbi tarafından kendisine indirilen Kur'an'a ve vahye iman etti. mü'minler de iman ettiler. Peygamber ve ümmetinden herbiri Allah'ın birliğine, meleklerine, kitaplarına ve pey*gamberlerine inandı. "Biz, Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız" derler. Yani, Yahudi ve Hıristiyanların yaptığı gibi onların bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr etmeyiz. Bilakis a-yırım yapmaksızın Allah'ın peygamberlerinin hepsine inanırız. Dediler ki: Çağrına icabet ettik, emrine itaat et*tik. Ey Allahımız! İşlediğimiz günahlardan dolayı senin mağfiretini diliyo*ruz. Dönüş sadece sanadır, ey Allahımız! [132]



    286. Allah hiç kimseyi, gücünün üstünde bir şeyle mükellef kılmaz. Herkesin kazandığı hayrın karşılığı kendisine aittir. İşlediği kötülüğün cezası da onundurEy Rabbimiz! Unutmak veya hata sebebiyle bizden meydana gelen hareketlerimizden dolayı bize azap etme. Ey mü'minler! Allah'a bu şekilde dua edin. Ey Rabbimiz! Kendini öldürerek tevbe etmek, elbisenin pislenen ağışla, kötülükleri*mizi örtCöl Ey Allah! Sen bizim yardımcımız ve işlerimizin idarecisisin. Biini kesmek gibi, bizden önceki ümmetlere yüklediğin ve fakat bizim, yerine getirmekten aciz olduğumuz zor görevleri bize yükleme: Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmiyeceği mükellefiyet ve belâları bize yükleme,: Günahlarımızı b, büyük haşr gününde bizi rezil etme, her şeyi kuşatan rahmetinle bize merhamet et. zi yardımsız bırakma. Bizim ve senin dininin kâfir düşmanlarına karşı bize yardım et. Onlar senin dinini ve birliğini inkâr ettiler, peygamberinin risaletini yalanladılar.

    Rivayet olduğuna göre, Rasulullah (s.a.v.) bu dualarla dua edince, her duada kendisine: "yaptım" denilirdi. [133]



    Edebî Sanatlar


    Bu âyetlerde birçok edebî sanat vardır:

    1. arasında tıbâk sanatı vardır.

    2. arasında mânâ yönünden tıbak sanatı vardır. Çünkü kesb hayırda, iktisab serde kullanılır.

    3 arasında iştikak cinası vardır.

    4. âyetinde ıtnab vardır.

    5. lafzında, hazif yoluyla i'caz vardırtakdirin*dedir. Başka yerlerde de bu sanat vardır. [134]



    Faydalı Bilgiler


    İbn Mes'ud (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim, herhangi bir gece, Bakara sûresinin son iki âyetini okursa ona yeter.[135] Bu hadisi Buharı rivayet etmiştir. Müslim'in bir rivayetinde şöyledir: Gökten bir melek inerek Peygamber (s.a.v.)'in yanma geldi ve ona: Müjde! Sana, senden önce hiçbir peygambere verilmeyen iki nur verildi. Bunlar, Fatiha sûresi ile Bakara sûresinin son âyetleridir. Onlar*dan bir kelime ile bile dua etsen, mutlaka sana verilir." dedi.[136]

    Yüce Allah'ın yardımıyle Bakara sûresinin tefsiri bitti. [137]


  4. 08.Haziran.2013, 01:26
    2
    Moderatör



    Bakara süresi son iki ayet olan Amenerrasulu ayetlerinin tefsiri

    285. Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indi*rilene iman etti, mü'minler de. Her biri Allah'a, melek*lerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Al*lah'ın peygamberlerinden hiç biri arasında ayırım yap*mayız, işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.

    286. Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, ya*pacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Biz*den öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsm. Kâfir topluluğuna karşı bize yardım et.



    Âyetlerin Öncekilerle Münasebeti


    Bu mübarek sûrenin bu âyetlerle son bulması gayet uygun düşmüştür, ünkü bu sûre namaz, oruç, hac, zekat, kısas, cihat, talâk ve iddet gibi birçok mükellefiyetler ve faiz, alış-veriş, borçlanma ve benzeri konularla ilgili hükümleri kapsamaktadır. Yüce Allah bize bu mükellefiyetleri farz kıldıktan sonra, kendisinin, göklerde ve yerlerde ne varsa hepsinin sahibi olduğunu, dilediğine dilediği mükellefiyeti yükleyebileceğini, amellerin karşılığını ise âhirette vereceğini anlatması uygun düşmüştür. Böylece bu mübarek sûreyi, emrine uymayanları tehdit ederek sona erdirmiştir. [128]



    Kelimelerin İzahı


    Isr, lügatte, ağırlık ve zorluk demektir. Nâbiğa şöyle der:

    "Ey, zulmün, onların üzerine kapanmasını engelleyen! Ve me*şakkatin ne olduğunu bildikten sonra onların yükünü taşıyan!"

    Bu güç mükellefiyetler, mükellefin omuzuna yük olduğu için bunlara "ısr" denilmiştir. Nitekim ağırlığından dolayı "ahde" de "ısr" denilir.

    Taka, bir şeye güç yetirmek demektirfiilinin kural dışı mastarıdır.

    Afv, günahı bağışlamak demektir.

    Gufran, günahı örtmek ve yok etmek demektir. [129]


    Nüzûl Sebebi


    "Içinizdekileri açığa vursamz da, gizleseniz de, Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir" mealindeki âyet inince bu, sahabeye ağır geldi. Rasulullah (s.a.v.)'a gelerek dediler ki: "Namaz, oruç, cihat ve zekat gibi, gücümüzün yettiği amellerle mükellef kılındık. Bunları yapabiliyoruz. Fa*kat bu âyet indirildi. Buna gücümüz yetmez. Rasulullah (s.a.v.) onlara: Siz*den önce Ehl-i kitab olan Hıristiyan ve Yahudiler gibi mi söylemek istiyor*sunuz? Onlar "işittik, isyan ettik" demişlerdi. Siz "işittik, itaat ettik" deyin buyurdu. Sahabe "işittik, itaat ettik" deyince, Yüce Allah âyetini indirdi. Yüce Allah bundan sonra gelen Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar, âyeti ile. Sahabeyi endişelendiren âyeti neshetti.[130]



    Âyetlerin İzahı

    285. Peygamber Hz.Muhammed (s.a.v.) Rabbi tarafından kendisine indirilen Kur'an'a ve vahye iman etti. mü'minler de iman ettiler. Peygamber ve ümmetinden herbiri Allah'ın birliğine, meleklerine, kitaplarına ve pey*gamberlerine inandı. "Biz, Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız" derler. Yani, Yahudi ve Hıristiyanların yaptığı gibi onların bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr etmeyiz. Bilakis a-yırım yapmaksızın Allah'ın peygamberlerinin hepsine inanırız. Dediler ki: Çağrına icabet ettik, emrine itaat et*tik. Ey Allahımız! İşlediğimiz günahlardan dolayı senin mağfiretini diliyo*ruz. Dönüş sadece sanadır, ey Allahımız! [132]



    286. Allah hiç kimseyi, gücünün üstünde bir şeyle mükellef kılmaz. Herkesin kazandığı hayrın karşılığı kendisine aittir. İşlediği kötülüğün cezası da onundurEy Rabbimiz! Unutmak veya hata sebebiyle bizden meydana gelen hareketlerimizden dolayı bize azap etme. Ey mü'minler! Allah'a bu şekilde dua edin. Ey Rabbimiz! Kendini öldürerek tevbe etmek, elbisenin pislenen ağışla, kötülükleri*mizi örtCöl Ey Allah! Sen bizim yardımcımız ve işlerimizin idarecisisin. Biini kesmek gibi, bizden önceki ümmetlere yüklediğin ve fakat bizim, yerine getirmekten aciz olduğumuz zor görevleri bize yükleme: Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmiyeceği mükellefiyet ve belâları bize yükleme,: Günahlarımızı b, büyük haşr gününde bizi rezil etme, her şeyi kuşatan rahmetinle bize merhamet et. zi yardımsız bırakma. Bizim ve senin dininin kâfir düşmanlarına karşı bize yardım et. Onlar senin dinini ve birliğini inkâr ettiler, peygamberinin risaletini yalanladılar.

    Rivayet olduğuna göre, Rasulullah (s.a.v.) bu dualarla dua edince, her duada kendisine: "yaptım" denilirdi. [133]



    Edebî Sanatlar


    Bu âyetlerde birçok edebî sanat vardır:

    1. arasında tıbâk sanatı vardır.

    2. arasında mânâ yönünden tıbak sanatı vardır. Çünkü kesb hayırda, iktisab serde kullanılır.

    3 arasında iştikak cinası vardır.

    4. âyetinde ıtnab vardır.

    5. lafzında, hazif yoluyla i'caz vardırtakdirin*dedir. Başka yerlerde de bu sanat vardır. [134]



    Faydalı Bilgiler


    İbn Mes'ud (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim, herhangi bir gece, Bakara sûresinin son iki âyetini okursa ona yeter.[135] Bu hadisi Buharı rivayet etmiştir. Müslim'in bir rivayetinde şöyledir: Gökten bir melek inerek Peygamber (s.a.v.)'in yanma geldi ve ona: Müjde! Sana, senden önce hiçbir peygambere verilmeyen iki nur verildi. Bunlar, Fatiha sûresi ile Bakara sûresinin son âyetleridir. Onlar*dan bir kelime ile bile dua etsen, mutlaka sana verilir." dedi.[136]

    Yüce Allah'ın yardımıyle Bakara sûresinin tefsiri bitti. [137]





+ Yorum Gönder