Konusunu Oylayın.: Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?
  1. 11.Şubat.2011, 10:35
    1
    Misafir

    Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?






    Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz? Mumsema Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?


  2. 11.Şubat.2011, 10:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 23.Mayıs.2016, 03:24
    2
    Misafir

    Cevap: Ruhul Beyan Tefsiri kimindir? içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?




    İsmail Hakkı Bursevi´nin Ruhu’l-Beyan adlı tefsirinde "Vallahi Kürtler Müslüman değildir. Sakın bunların en salihleriyle bile arkadaşlık etmeyin ve bunların bastığı toprağa da basmayın!" diye bir ifade geçiyor mu?
    Kullanıcı: Sorularlaislamiyet.com | Tarih: Pt, 15/11/2010 - 01:00
    Değerli kardeşimiz;
    İsmail Hakkı Bursevî, bu ifadeleri Enbiya suresinin 68. ayetinin tefsirini yaparken kullanmıştır.(Ruhu'l Beyan, Daru'l Fikr, Beyrut, 2010) Onun bu ifadeleri kullanmasının sebebi, -rivayete göre- Hz. İbrahim (as)’in ateşte yakılması fikrini ortaya atan kimsenin Kürt asıllı olmasıdır. Oysa, bir Arap asıllı olan Ebu Cehil, bir Türk asıllı olan Atilla gibi insanlar yüzünden bu milletleri tamamen suçlu görmek iman şuuruyla bağdaşmaz. Kaldı ki, Nemrut ve kavmi Kürt ise, -bazı alimlerin iddia ettiği gibi- Hz. İbrahim (as), yeğeni Hz. Lut ve peygamber olan oğulları da* Kürt’tür. Bu takdirde Bursevî’nin bu ifadeleri onları da kapsayacaktır.

    Keza, günümüzde, bir çok ateist, Allah ve din düşmanı Kürt, Türk, Arap vardır. Şimdi bunların yüzünden milyonlarca evliya, ulema ve şüheda yetiştirmiş bu milletleri tahkir etmenin, din bakımından ne kadar riskli, vicdan ve insaf* açısından ne kadar yanlış bir yaklaşım olduğu ortadadır.

    Bursevî’nin bu ifadelerinin İslam dinine tamamen aykırı olduğunda, hiç kimsenin başkasının suçundan ötürü suçlanamayacağına dair ilahî prensibe taban tabana zıt olduğunda hiç şüphe yoktur. Bir kâfir Kürt yüzünden milyonlarca alim, mürşit, evliya yetiştiren Kürt milletinin tamamına bu tarzda hücum etmek, ve özellikle de “Kürtlerin salih olanlarıyla bile arkadaşlık, yakınlık kurulmamasını” tavsiye etmek,* fevrî bir hareketin, duygusal bir yaklaşımın ortaya çıkardığı bir durumdur. Allah taksiratını affetsin.

    Bu örnek bize, -Bediüzzaman Hazretlerinin de işaret ettiği gibi- İslam alimlerinin, manevî ilimler yanında şeriatın muvazenesini bozmamak için aklî muhakemeye ne kadar muhtaç olduğunu da göstermektedir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 23.Mayıs.2016, 03:24
    2
    ben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ben
    Misafir



    İsmail Hakkı Bursevi´nin Ruhu’l-Beyan adlı tefsirinde "Vallahi Kürtler Müslüman değildir. Sakın bunların en salihleriyle bile arkadaşlık etmeyin ve bunların bastığı toprağa da basmayın!" diye bir ifade geçiyor mu?
    Kullanıcı: Sorularlaislamiyet.com | Tarih: Pt, 15/11/2010 - 01:00
    Değerli kardeşimiz;
    İsmail Hakkı Bursevî, bu ifadeleri Enbiya suresinin 68. ayetinin tefsirini yaparken kullanmıştır.(Ruhu'l Beyan, Daru'l Fikr, Beyrut, 2010) Onun bu ifadeleri kullanmasının sebebi, -rivayete göre- Hz. İbrahim (as)’in ateşte yakılması fikrini ortaya atan kimsenin Kürt asıllı olmasıdır. Oysa, bir Arap asıllı olan Ebu Cehil, bir Türk asıllı olan Atilla gibi insanlar yüzünden bu milletleri tamamen suçlu görmek iman şuuruyla bağdaşmaz. Kaldı ki, Nemrut ve kavmi Kürt ise, -bazı alimlerin iddia ettiği gibi- Hz. İbrahim (as), yeğeni Hz. Lut ve peygamber olan oğulları da* Kürt’tür. Bu takdirde Bursevî’nin bu ifadeleri onları da kapsayacaktır.

    Keza, günümüzde, bir çok ateist, Allah ve din düşmanı Kürt, Türk, Arap vardır. Şimdi bunların yüzünden milyonlarca evliya, ulema ve şüheda yetiştirmiş bu milletleri tahkir etmenin, din bakımından ne kadar riskli, vicdan ve insaf* açısından ne kadar yanlış bir yaklaşım olduğu ortadadır.

    Bursevî’nin bu ifadelerinin İslam dinine tamamen aykırı olduğunda, hiç kimsenin başkasının suçundan ötürü suçlanamayacağına dair ilahî prensibe taban tabana zıt olduğunda hiç şüphe yoktur. Bir kâfir Kürt yüzünden milyonlarca alim, mürşit, evliya yetiştiren Kürt milletinin tamamına bu tarzda hücum etmek, ve özellikle de “Kürtlerin salih olanlarıyla bile arkadaşlık, yakınlık kurulmamasını” tavsiye etmek,* fevrî bir hareketin, duygusal bir yaklaşımın ortaya çıkardığı bir durumdur. Allah taksiratını affetsin.

    Bu örnek bize, -Bediüzzaman Hazretlerinin de işaret ettiği gibi- İslam alimlerinin, manevî ilimler yanında şeriatın muvazenesini bozmamak için aklî muhakemeye ne kadar muhtaç olduğunu da göstermektedir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder