Konusunu Oylayın.: Tefsir çeşitleri ve meşhur tefsir alimleri ve eserleri

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 15 kişi
Tefsir çeşitleri ve meşhur tefsir alimleri ve eserleri
  1. 13.Kasım.2010, 21:58
    1
    Misafir

    Tefsir çeşitleri ve meşhur tefsir alimleri ve eserleri






    Tefsir çeşitleri ve meşhur tefsir alimleri ve eserleri Mumsema Tefsir çeşitleri vemeşhur tefsir alimleri ve eserleri hakkında eğitici bir yazı örneğine ihtiyacım var yazar mısınız ?


  2. 13.Kasım.2010, 21:58
    1
    K.HALİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    K.HALİL
    Misafir



    Tefsir çeşitleri vemeşhur tefsir alimleri ve eserleri hakkında eğitici bir yazı örneğine ihtiyacım var yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Tefsir çeşitleri

    - Tefsir çeşitleri ve konuları

    - 5 tane meşhur tefsir ve müfessir

    - Tefsir çeşitleri Ve Bölümleri

    - Nesefi [Meşhur Hanefi fıkıh, kelam ve tefsir alimi]

  3. 14.Kasım.2010, 07:39
    2
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,926
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: tefsir çeşitleri ve meşhur tefsir alimleri ve eserleri




    TEFSİR ÇEŞİTLERİ
    Alimler arasında çoğunlukla yerleşen anlamıyla tefsir, konusu Kur’an ayetleri olan ve onları Allah’ın muradına uygun bir biçimde anlatma ve hüküm çıkarma gayesi güden ilmin adıdır.

    Allah Tealanın kullarına ahkam ve şeriatını açıklamak için indirdiği hidayet rehberini anlamaya gayret etmek Müslümanların en büyük vazifelerindendir. Kur’an tefsirinden maksat, insanlara dünya ve ahiret hayatlarında saadet yollarını göstermektir. Müfessirler Kur’an’ın çeşitli yönlerini ele alarak tefsirler yapmışlar neticede tefsirde çeşitli yönler meydana gelmiştir. Bazıları Kur’an’ın diğer sözlere nispetle üstünlüğünü ispat edebilmek için belağatına (edebi sanatlarına) ve üslubuna, bazıları da kıssalara, şer’i hükümlere vb. dikkat çekmişler; ihtisas sahibi oldukları alanlarda tefsirlerine bolca yer vermişlerdir.

    Tefsir, çeşitli yönlerden ve müfessirlerin durum ve tutumlarına göre çeşitli kısımlara ayrılabilir.

    Mesela İbn-i Abbas’tan(ra) rivayet edildiğine göre o tefsiri dörde ayırmaktadır:
    1-Kimsenin bilmekten müstağni olmadığı (herkesin bilebileceği)tefsir
    2-Arap dilini bilmekle mümkün olan tefsir
    3-İlimde uzmanlık sahibi olanların bileceği tefsir
    4-Allah’tan başka kimsenin bilmesine imkan olmayan tefsir
    Genel olarak tefsirler iki kısma ayrılır. Şimdi bu iki kısım tefsir üzerinde duralım:

    1-RİVAYET TEFSİRİ:
    Buna me’sur ve nakli tefsir de denilir. Yani ayetlerin yine Kur’an’daki ayetlerle, Hz. Peygamberin ve sahabenin sözleriyle açıklanmasıdır. Bu tür tefsir başlangıçta rivayetle başlamış Hz.Peygamber’den sahabeye onlardan da tabiine intikal etmiştir. Daha sonra rivayetler toplanmış tefsirler meydana getirilmiştir.

    Hz. Peygamber (sav)’den veya sahabeden nakledilen tefsir rivayetleri fevkalade usul ve kaidelerle zaptedilmiştir. Bu durum hem rivayet edilen bilgi ve belge hem de rivayet edenlerle alakalıdır. Hafızada olan malumat satırlara dökülmüş bu sırada birtakım kaidelere uyulmuştur.

    Rivayet tefsirinde sahabe sözleri ve bir görüşe göre tabiin sözleri de geçerli olduğundan zaman zaman birtakım sorunlar ortaya çıkmıştır. Zira böylece her söz sahabeye ve tabiine atfedilerek hile ve desise ile halkın arasında yayılabilirdi. Uydurma haberler, İsrailiyat ve isnatları hazfederek hadisin güvenilir olup olmadığını anlaşılmaz kılarak bu amaca ulaşılabilirdi ve kısmen bunda da başarılı olundu. Bu nedenle rivayet tefsirlerindeki nakilleri titizlikle incelemeli, araştırmalarda temkinli olunmalıdır.

    Bazı önemli rivayet tefsirleri:

    İbn-i Cerir et-Taberi(310/922)’nin Camiu’l-Beyan an Tefsiri’l-Kur’an
    Ebu’l-Leys Semerkandi’nin Tefsiru Ebi’l-Leys
    el-Vahidi’nin el-Veciz fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azim
    el-Beğavi’nin Mealimu’t-Tenzil
    İbn-i Kesir’in Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim

    2-DİRAYET TEFSİRİ:
    Buna rey ve makul tefsir de denilir. Sadece rivayetle yetinmeyip dil, edebiyat, din ve çeşitli bilgilere dayanılarak yapılan tefsirlerdir.

    Başlangıçta Araplar kendi aralarında dillerine hakim idiler. Ne zaman ki sınırlar genişledi, yabancı milletler ve onların kültürleri ile tanıştılar, artık dillerini koruyamaz hale geldiler. Lisanı korumak için birtakım kaidelere ihtiyaç duyuluyordu. Zamanla İslam toprakları genişledikçe, muhtelif fenler ve felsefi fikirler ilerledikçe ve çeşitli mezhepler ortaya çıktıkça tefsirlerde de bu hususlara dair bilgiler verilmesi zaruri hale geldi. Böylece dirayet tefsiri de gelişme imkanı bulmuş oldu.

    Dirayet tefsirinin caiz olup olmadığı hususunda münakaşalar yapılmış bu tefsiri tasvip edenler olduğu gibi tasvip etmeyenler de olmuştur.

    "Caiz değildir." diyenler bu türden tefsiri, "bilmeden Allah’a bir şeyler isnat etmek" olarak görmüşler, "Caizdir." diyenler de, "Bunlar hiç Kur’an’ı düşünmezler mi, yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?" (47/24) "Yemin olsun bu Kur’an’ı düşünmek, öğüt almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen var mı?" (54/17) gibi ayetleri delil olarak göstermişlerdir.

    Dirayet tefsirini iki kısma ayırmak mümkündür:
    a-Caiz olmayan (mezmum) tefsir
    b-Caiz olan (memduh) tefsir

    Caiz olmayan, Kur’an’ın referanslarına başvurmadan kendi indi (sığ) görüşlerinden yola çıkarak tefsir etmeye çalışmaktır. Caiz olan tefsir de önce ayeti ayetle tefsir etmeye çalışmışlar, sonra sünnetten sonra sahabe sözlerinden araştırmışlar, onda da bulamamışlarsa dil kurallarına göre yorumlamaya çalışmışlardır(tabi ki burada ehliyet ve liyakat esastır).

    BAZI ÖNEMLİ DİRAYET TEFSİRLERİ

    1-Fahreddin Razi: Mefatihu’l-Gayb (Tefsiru Kebir)
    2-Kadı Beydavi : Envarü’t-Tenzil ve Esrarü’t-Tefsir
    3-Nesefi : Medarikü’t-Tenzil ve Hakaiku’t-Te’vil
    4-Alusi : Ruhu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azim
    Hemen her müfessir kendi alanları ve mezhepleri (görüşleri) etrafında eserlerine ağırlık vermişlerdir. Zemahşeri Mu’tezili görüşleriyle tanınır. Şevkani Şia’nın Zeydiyye kolundandır. Sülemi tasavvufçuların ilke ve metotlarına göre yazar. Cessas fıkhi meselelerin yoğun olduğu eserler vermiştir.

    Hakan Erdem


  4. 14.Kasım.2010, 07:39
    2
    ~~Medinenin Gülü ~~



    TEFSİR ÇEŞİTLERİ
    Alimler arasında çoğunlukla yerleşen anlamıyla tefsir, konusu Kur’an ayetleri olan ve onları Allah’ın muradına uygun bir biçimde anlatma ve hüküm çıkarma gayesi güden ilmin adıdır.

    Allah Tealanın kullarına ahkam ve şeriatını açıklamak için indirdiği hidayet rehberini anlamaya gayret etmek Müslümanların en büyük vazifelerindendir. Kur’an tefsirinden maksat, insanlara dünya ve ahiret hayatlarında saadet yollarını göstermektir. Müfessirler Kur’an’ın çeşitli yönlerini ele alarak tefsirler yapmışlar neticede tefsirde çeşitli yönler meydana gelmiştir. Bazıları Kur’an’ın diğer sözlere nispetle üstünlüğünü ispat edebilmek için belağatına (edebi sanatlarına) ve üslubuna, bazıları da kıssalara, şer’i hükümlere vb. dikkat çekmişler; ihtisas sahibi oldukları alanlarda tefsirlerine bolca yer vermişlerdir.

    Tefsir, çeşitli yönlerden ve müfessirlerin durum ve tutumlarına göre çeşitli kısımlara ayrılabilir.

    Mesela İbn-i Abbas’tan(ra) rivayet edildiğine göre o tefsiri dörde ayırmaktadır:
    1-Kimsenin bilmekten müstağni olmadığı (herkesin bilebileceği)tefsir
    2-Arap dilini bilmekle mümkün olan tefsir
    3-İlimde uzmanlık sahibi olanların bileceği tefsir
    4-Allah’tan başka kimsenin bilmesine imkan olmayan tefsir
    Genel olarak tefsirler iki kısma ayrılır. Şimdi bu iki kısım tefsir üzerinde duralım:

    1-RİVAYET TEFSİRİ:
    Buna me’sur ve nakli tefsir de denilir. Yani ayetlerin yine Kur’an’daki ayetlerle, Hz. Peygamberin ve sahabenin sözleriyle açıklanmasıdır. Bu tür tefsir başlangıçta rivayetle başlamış Hz.Peygamber’den sahabeye onlardan da tabiine intikal etmiştir. Daha sonra rivayetler toplanmış tefsirler meydana getirilmiştir.

    Hz. Peygamber (sav)’den veya sahabeden nakledilen tefsir rivayetleri fevkalade usul ve kaidelerle zaptedilmiştir. Bu durum hem rivayet edilen bilgi ve belge hem de rivayet edenlerle alakalıdır. Hafızada olan malumat satırlara dökülmüş bu sırada birtakım kaidelere uyulmuştur.

    Rivayet tefsirinde sahabe sözleri ve bir görüşe göre tabiin sözleri de geçerli olduğundan zaman zaman birtakım sorunlar ortaya çıkmıştır. Zira böylece her söz sahabeye ve tabiine atfedilerek hile ve desise ile halkın arasında yayılabilirdi. Uydurma haberler, İsrailiyat ve isnatları hazfederek hadisin güvenilir olup olmadığını anlaşılmaz kılarak bu amaca ulaşılabilirdi ve kısmen bunda da başarılı olundu. Bu nedenle rivayet tefsirlerindeki nakilleri titizlikle incelemeli, araştırmalarda temkinli olunmalıdır.

    Bazı önemli rivayet tefsirleri:

    İbn-i Cerir et-Taberi(310/922)’nin Camiu’l-Beyan an Tefsiri’l-Kur’an
    Ebu’l-Leys Semerkandi’nin Tefsiru Ebi’l-Leys
    el-Vahidi’nin el-Veciz fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azim
    el-Beğavi’nin Mealimu’t-Tenzil
    İbn-i Kesir’in Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim

    2-DİRAYET TEFSİRİ:
    Buna rey ve makul tefsir de denilir. Sadece rivayetle yetinmeyip dil, edebiyat, din ve çeşitli bilgilere dayanılarak yapılan tefsirlerdir.

    Başlangıçta Araplar kendi aralarında dillerine hakim idiler. Ne zaman ki sınırlar genişledi, yabancı milletler ve onların kültürleri ile tanıştılar, artık dillerini koruyamaz hale geldiler. Lisanı korumak için birtakım kaidelere ihtiyaç duyuluyordu. Zamanla İslam toprakları genişledikçe, muhtelif fenler ve felsefi fikirler ilerledikçe ve çeşitli mezhepler ortaya çıktıkça tefsirlerde de bu hususlara dair bilgiler verilmesi zaruri hale geldi. Böylece dirayet tefsiri de gelişme imkanı bulmuş oldu.

    Dirayet tefsirinin caiz olup olmadığı hususunda münakaşalar yapılmış bu tefsiri tasvip edenler olduğu gibi tasvip etmeyenler de olmuştur.

    "Caiz değildir." diyenler bu türden tefsiri, "bilmeden Allah’a bir şeyler isnat etmek" olarak görmüşler, "Caizdir." diyenler de, "Bunlar hiç Kur’an’ı düşünmezler mi, yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?" (47/24) "Yemin olsun bu Kur’an’ı düşünmek, öğüt almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen var mı?" (54/17) gibi ayetleri delil olarak göstermişlerdir.

    Dirayet tefsirini iki kısma ayırmak mümkündür:
    a-Caiz olmayan (mezmum) tefsir
    b-Caiz olan (memduh) tefsir

    Caiz olmayan, Kur’an’ın referanslarına başvurmadan kendi indi (sığ) görüşlerinden yola çıkarak tefsir etmeye çalışmaktır. Caiz olan tefsir de önce ayeti ayetle tefsir etmeye çalışmışlar, sonra sünnetten sonra sahabe sözlerinden araştırmışlar, onda da bulamamışlarsa dil kurallarına göre yorumlamaya çalışmışlardır(tabi ki burada ehliyet ve liyakat esastır).

    BAZI ÖNEMLİ DİRAYET TEFSİRLERİ

    1-Fahreddin Razi: Mefatihu’l-Gayb (Tefsiru Kebir)
    2-Kadı Beydavi : Envarü’t-Tenzil ve Esrarü’t-Tefsir
    3-Nesefi : Medarikü’t-Tenzil ve Hakaiku’t-Te’vil
    4-Alusi : Ruhu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Azim
    Hemen her müfessir kendi alanları ve mezhepleri (görüşleri) etrafında eserlerine ağırlık vermişlerdir. Zemahşeri Mu’tezili görüşleriyle tanınır. Şevkani Şia’nın Zeydiyye kolundandır. Sülemi tasavvufçuların ilke ve metotlarına göre yazar. Cessas fıkhi meselelerin yoğun olduğu eserler vermiştir.

    Hakan Erdem





+ Yorum Gönder