+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Dualar ve Kur'anda Dua Kategorisinden Hz Adem as ve Hz Havva 'nın tevbe Duası Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. İnşirah
    Devamlı Üye
    Reklam

    Hz Adem as ve Hz Havva 'nın tevbe Duası

    Reklam





    Hz Adem as ve Hz Havva 'nın tevbe Duası Mumsema
    رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

    “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

    A'RÂF-23






  2. mumsema
    Administrator

    --->: Hz Adem as ve Hz Havva 'nın tevbe Duası


    Reklam


    Alıntı kevser Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ


    “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”


    A'RÂF-23
    herkesin ezberlemesini tavsiye ediyorum. Alllah [cc] razı olsun kevser

  3. nursena
    gül kokulu EFENDİM
    Alıntı kevser Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ


    “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”


    A'RÂF-23
    Allah razı olsun kardeşim Rabbim bizleride tövbe eden ve tövbelerini kabul eden kullardan eylesin inşallah.

  4. yaren
    Devamlı Üye
    Rabbim bizleride tövbe eden ve tövbelerini kabul eden kullardan eylesin inşallah.amin inşaALLAH bizde salih kullardan oluruz

  5. Hoca
    erimeye devam...
    ARAPÇA DUALAR

    TEVBE DUASI

    استغفر الله استغفر الله العظيم الكريم اللذي لا الاه الاهو الحي القيوم واتوب اليك توبة عبد طالم لنفسه لا يملك لنفسه موتا ولا حياة و لا نشورا

    اللهم صل علي محمد و علي ال محمد صلاة تنجنا بها من جميع الاحوال و الافات و تقضي لنا بها جميع الحاجات و تطهرنا بها من جميع السيات و ترفعنا بها عندك اعلي اتدرجات و تبلغنا بها اقصي الغيات من جميع الخيرات في الحيات و بعد الممات برحمتك يا ارحم الراحمين

    اللهم انت ربي لا اله الا انت خلقتني و انا عبدك و انا علي عهدم و وعدك ما استطعت ااعوذ بك من شر ما صنعت ابوء لك بنعمتك علي و ابوء بذنبي فاغفرلي فانه لا يغفر الذنوب الا انت برحمتك يا ارحم الراحمين

    Tevbe Duası
    Estağfirullâh Estağfirullâh Esteğfirullâh. El-Ğazîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hû. el-Hayyul-Gayyûmü ve etûbu ileyk. Tevbete ğabdin zâlimin li nefsihî lâ yemlikü li nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.

    Salâtü Tünciye
    Allâhümme salli ğalâ Muhammedin ve ğalâ âli Muhammed. Salâten tüncinâ bihâ min cemîğil-ehvâli ve'l-âfât ve tagdî lenâ bihâ min cemîği'l hâcât. ve tüdahhirunâ bih3a min cemîği's-seyyiât. ve terfeğunâ bihâ ğındeke eğlâ'd-Deracât. ve tübelliğunâ bihâ egsâ'l-ğayât min cemîğil hayrâti fi'l-hayâti ve bağde'l-memât. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.

    Tev be Duası
    Allahümme ente Rabbi lâ ilâhe illâ ente. Halegtenî ve ene ğabdüke ve ene ğalâ ahdike ve vağdike mestedağtü eğûzü bike min şerri mâ sanağtü ebûü leke bi niğmetike ğaleyye ve ebûü bi zenbî feğfirlî feinnehû lâ yeğfiruzzünûbe illâ ente. Bi rahmetike yâ erhamer rahimîn.

    Ilâhi ya Rabbel alemin!
    Büluğ çağina erdiğimden bu âna gelinceye kadar bütün âzâlarımdan her nekadar günah işlemişsem, ben onların cümlesine tevbe ettim, pişman oldum, bir daha işlememek üzere söz verdim.

    Tevbe yâ Rabbi estağfirullah
    Tevbe yâ Rabbi estağfirullah
    Tevbe yâ Rabbi estağfirullah

    Amentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi, ve rusülihi vel yevmil âhiri, vebil kaderi, hayrihi ve şerrihi minellâhi teâlâ vel bâsü bâdel mevt Hakkun;
    Eşhedü ellâ ilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülüh

  6. mumsema
    Administrator
    Tevbe ve İstiğfar


    Hâris bin Süveyd diyor ki:
    Abdullah ibn Mes'ud -radıyallahu anh- bize biri Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-den, diğeri de kendisinden olmak üzere iki hadîs tahdîs etti. Nebiyy-i Ekrem'den olan hadîs-i şerîfi şöyle rivâyet etti:

    "Mü'min günâhlarını bir dağ altında oturup da üzerine dağın hemen çöküvereceğinden korkan bir kimse gibi görür. Fâcir ise günâhlarını burnunun üzerine konup uçmuş bir sinek gibi görür."

    Râvi diyor ki, Ebû Şihâb eliyle burnunun üzerini göstererek bu hadîs-i şerîfi rivayet etti.

    Sonra Abdullah ibn Mes'ud diyor ki:

    Muhakkak Allah Teâlâ Hazretleri kulunun tevbe-sinden şöyle bir kimsenin sevincinden daha fazla sevinir ki, bu kimse uzun bir yolculuk esnasında tehlikeli bir yerde konaklar. Üzerine bütün yiyeceğini içeceğini yüklediği bineği de yanındadır. Başını yere koymasıyla şöyle bir uykuya dalar. Uyandığında bineğini kaybolup gitmiş olarak görür. Üzerine sıcak basmış, susuzluğu son haddine varmış, yahud Allah dilediği kadar sıcağı ve onun susuzluğunu artırmış. Sonra o kimse devesini aramak için etrafa çıkmış, aramış, bulamamış, o dereceye gelmiş ki hararetten ve susuzluktan tâkati kesilmiş, ümîdi tükenmiş, böyle bir halde tekrar eski yerine dönerek uyuyakalmış. Sonra uyandığında biraz evvel kaybolan devesini başı ucunda bulur. "İşte bu adam ne derece ferahlanır ise Cenâb-ı Hakk -celle ve âlâ- Hazretleri de bir kulunun tevbesinden dolayı o devesini kaybedip de başı ucunda bulan adamdan ziyâde ferahlanır. Yani râzı olur. Tevbe edenin tevbesini kabul edip onu yüksek derecelere nâil eyler, demektir." (1)

    Ebû Bekri's-Sıddîk -radıyallahu teâlâ anh-Hazretleri:

    "-Yâ Resûlellah, namazın âhirinde okumak üzere bana bir duâ ta'lîm buyur, dedikte Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki:

    "Şöyle duâ et:

    Yâ Rabb, muhakkak ki ben kendime çok zulmettim; yani çok günâh işledim. Günahları ise ancak sen afv ü mağfiret edersin. Hakkıyle gafûr ve rahîm ancak sensin. Beni kendi indinden bir fazl u keremle afv ü mağfiret eyle ve bana lutf u ihsanınla merhâmet eyle. Yani benim istihkakım olmayarak mahza fazl u kereminle cehennemden halâs edip cennet ve cemâline kavuştur." (2)
    "Gıybetin keffâreti, gıybet etdiğin kimse için istiğfâr etmekliğindir." (3)

    "Yeryüzündekilerde) herhangi bir kimse,
    derse hatalarına keffaret olur. Bu hataları deniz köpükleri kadar da olsa." (4)

    "Duanın hayırlısı istiğfâr, ibâdetin hayırlısı da" kelime-i tevhîddir." (5)

    "Ya Ali, sana bir duâ öğreteyim mi ki zerreler adedince günâhın olsa sen de beraber olmak üzere mağfiret olunur. Şöyle söyle: (6)

    "İstiğfâr, mü'minin sahife-i a'mâlinde nûr gibi parlar." (7)

    "Günâhdan tevbe eden kimse günâh işlememiş gibi olur. Fakat bir taraftan istiğfar, diğer tarafdan günâhda ısrar eden ise -el-iyâzü billah- Cenâb-ı Hakk ile istihzâ eden kimse gibi olur."
    "Bir kimse kalbi ve kalıbı ile istiğfâra devam ederse Cenâb-ı Hakk o kimsenin gamlarını ferâha ve sıkıntılarını genişliğe tebdîl ederek hiç ummadığı bir taraftan onu rızıklandırır. (8)
    "Tevbe ve istiğfâr ile büyük günâhlar afv olunduğu gibi mükerreren irtikâb edilen küçük günâhlar da, büyük günâhlar arasına dâhil olur." (9)

    "Kalbinde nedâmet olmadığı halde yalnız lisânen edilen istiğfar, yalancılar tevbesidir." (10)

    "Cenâb-ı Hakk'a tevbe ediniz. Muhakkak ki ben günde yüz defa Cenâb-ı Allah'a tevbe ederim. (11)

    "Ne mutlu o kimseye ki defter-i a'mâlinde çokça istiğfar bulur."
    "Ey insanlar! Ölmeden evvel Allah'a tevbe ediniz." (12)

    (1) Buhârî, Deavât, 4
    (2) Buhârî, Ezân, 149, Deavât, 16;
    (3) Ramûzû'l-ehâdis, 339.
    (4) Keşfû'l-hafâ, 2/11, (Haraitî ve Beyhakî'den)
    (5) a.e. 281
    (6) a.e
    (7) Râmûzû'l-ehâdis.
    (8) İbn Mâce, Zühd. 30.
    (9) Keşfü'l-hafâ, 2/364 (Ebûş-Şeyh ve Deylemî'den) .
    (10) Râmûzû'l-ehâdis.
    (11) Ebû Dâvud, Vitr, 26; İbn Hanbel, Müsned, 2/450.
    (12) İbn Mâce, İkame, 78.

  7. suara
    Devamlı Üye
    Allah razi olsun bu guzelhatirlatma ve paylasim icin .RABBIM EL TEVVAB isminin tecellisi ile tovbelerimizi kabul etsin insallah

  8. Mumtehine
    haftanın üyesi-6
    Allahu Teala paylasima katilan tum kardeslerimizden razi olsun insaAllah!

    Adem Aleyhisselamin Tevbesi;
    "Allahumme inneke ta'lemu sirri ve ala niyeti fakbel mazereti ve ta'lemu haceti fe a'tini su'li ve ta'lemu ma fi nefsi,fagfirli zunubi.Allahumme inni es'eluke imanen yubashiru kalbi ve yakinen sadikan hatta a'leme ennehu len yusibeni illa ma ketebte li ve ardini bi ma kesemte li."


    Yuce Allah Hz.Adem'in tevbesini kabul ettiginden O,KABE'yi yedi defa tavaf ederek iki rekat Namaz kilmis,sonra KABE'ye yonelerek bu duayi okumustu.Adem Aleyhisselam bu duayi okuyunca,Cenabi Hakk;
    "Ey Adem!seni bagisladim.Senin neslinden bana bu dua ile yalvaran olursa,onun gunahlarini da bagislarim.Butun sikinti ve kederlerini giderip,gonlunden fakirlik korkusunu cikaririm.O istemese de dunya ve dunyaliklar kendiliginden ona gelir."buyurmustur.



    Kur’ân’da şöyle buyurulur:
    “Ey îmân edenler! Allah’a tevbe-i nasûh ile (tam bir ihlâs ile) tevbe edin. Umulur ki, Rabb’iniz günahlarınızı bağışlar ve sizi altından ırmaklar akan Cennetlere koyar. O gün Allah’ın peygamberi ve beraberindeki mü’minleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da:
    “Ey Rabb’imiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla! Muhakkak Senin her şeye gücün yeter!” derler.”( Tahrîm Sûresi,8)

    Hazret-i Ali (ra) bir gün birisinin,
    “Allahümme innî estağfiruke ve etûbü ileyke” (Allah’ım Senden bağışlanmak isterim ve Sana tövbe ederim.) dediğini işitir ve der ki:

    “Dil çabukluğu ile söyleyip, kalpten tevbe etmemek yalancılar tövbesidir!”
    Adam:

    “O halde tövbe nedir?” der.
    Hazret-i Ali soyle aciklar:

    “Tövbede altı şey toplanmalıdır:
    1-Geçmiş günahlara pişmanlık,
    2-Farzları yapmak,
    3-Kötülükleri terk etmek,
    4-Düşmanlarla ve hasımlarla helâlleşmek,
    5-Bir daha günaha dönmemeye azm etmek.
    6-Nefsi günahlarda büyüttüğün gibi onu Allah’a itaatte eritmek ve ona günahların zevkini tattırdığın gibi, Allah’a itaatin zorluğunu ve acısını tattırmak.”




    Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki:
    “Kul tövbe ettiğinde Allah onun günahlarını hafaza meleklerine unutturur.
    Aynı şekilde onun organlarına unutturur.
    İşlediği yerdeki izlerini de yok eder.
    Ta ki, Allah’ın huzuruna vardığında günah işlediğine dâir aleyhinde şahitlik edecek bir şey bulunmasın!”(Câmiü’s-Sağir, 1/168)




    "De ki: “Ey kendilerinin aleyhine, aşırı giden kullarım!
    Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
    Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder.
    Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer Suresi,53)

  9. find
    Devamlı Üye
    Alıntı İnşirah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

    “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”

    A'RÂF-23
    Hz. Adem (A.S.) ile Hz.Havva anamız Kıssası

    Çok eskiden yeryüzünde insan yoktu

    Allahü Teala kendisinin tanınmasını istedi

    İbadet etsinler diye insanları yaratmak istedi

    Meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi

    Melekler insanlar orda bozgunculuk yapacaklar

    Kan akıtacak birini mi yaratacaksın Rabbim dediler

    Melekler biz seni Yarabbi devamlı övüyor

    Sana devamlı itaat ediyoruz dediler

    Alllahü Teala ben sizin bilmediklerinizi bilirim dedi

    Melekler birbirlerine şüphesiz Rabbimiz herşeyin en iyisini bilir dediler

    Sonra Allah onlara

    Ey meleklerim

    Ben Ademi topraktan yaratıp

    Ruhumdan üfleyip, şekillendirip can vereceğim

    Hepiniz ona secde edin dedi meleklere

    Melekler hep birden Rabbimiz seni dinler

    Rabbimiz sana itaat ederiz dediler



    Ancak Allahın bu emri

    Şeytanın hoşuna gitmedi

    Gururlandı, kibirlendi

    Ben üstün yaratığım dedi içinden



    Nihayet Allah Adem (A.S.) ruhundan üfledi

    Ve insan olarak topraktan yarattı

    Bütün melekler ona secde ettiler

    Şeytan böbürlenip isyan etti

    Adem (A.S.) topraktan yaratıldı

    Ben ise ateşten yaratıldım dedi

    Ateş, topraktan üstündür dedi

    Bu sözüyle Allahın emrini dinlemedi



    Allahın emriyle şeytan cennetten kovuldu

    Adem (A.S.) secde etmedim diye

    Ey Rabbim bende onun evlatlarını azdıracağım dedi

    Adem oğullarını doğru yoldan çıkaracağım dedi



    Allahü Teala buyurdu

    Ey cennetimden kovulan şeytan

    Ey rahmetimden uzaklaştırılan şeytan

    Adem oğullarına akıl verdim

    Bu sayede iyiliği, kötülükten ayırılar dedi

    Seni dinlemezler

    Sana uyanları cehenneme

    Sana uymayanları cennetime koyarım dedi

    Ey şeytan sana kıyamete kadar müsade dedi Allahü Teala



    Her şeyin en iyisini bilen Allah

    Adem (A.S.) daha bilgili olduğunu

    Meleklere göstermek istedi

    Meleklerin karşılarına

    Yüzlerce hayvan, yüzlerce kuş çıkardı

    Meleklerim bunların isimlerini söyleyin dedi

    Melekler senin bildiklerini bilmeyiz dediler

    Herşeyi Rabbimiz sen bilirsin dediler

    Yüce Allah bu sefer Adem (A.S.) döndü

    Bunların isimlerini meleklere söyle dedi

    Hz.Adem hayvanların isimlerini bir bir saydı

    Alllah meleklerim gördünüz mü dedi

    Ben herşeyin en iyisini bilirim dedi



    Sonra Allah Adem (A.S.) cennetine koydu

    Hz.Adem orada tek başına yaşıyordu

    Cennete meyva yeyip, sularından içiyordu

    Allahü Teala onun yanlızlığına baktı

    Beraber yaşasınlar diye

    Hz. Ademin (A.S.) kaburga kemiğinden Hz. Havvayı yarattı

    Adem (A.S.) cenet'te Havva'ya kimsin dedi

    O da ben Havva'yım dedi

    Bende Alahın bir kuluyum dedi

    Cennet'te beraber yaşamaya başladılar

    Huzur ve mutluluk sürüyorlardı cennet'te

    Canlarının arzu ettiğişeyleri yiyorlar

    Açlık, susuzluk bilmiyorlardı

    Hiç kaygıları, hiç dertleri yoktu



    Allahü Teala Adem (A.S.) eşin ve sen cenet'te kalın

    İstediğiniz herşeyden yiyip, için

    Yanlız şu ağaca yaklaşmayın dedi

    Sonra zalimlerden olursunuz dedi

    Böylece Allah onları İmtihan etmek istedi

    Ve buyurdu Adem (A.S.)

    Şeytanın kötülüklerinden kendini koru, onun dediklerine uyma

    Çünkü şeytan apaçık sizin düşmanınızdır, sizi kandırmak ister

    Sizi cenet'ten çıkarmak ister bunu unutmayın dedi Allahü Teala



    Fakat şeytan boş durmuyordu, çeşitli hileler düşünüyordu

    Bir defasında yanlarına sokulup

    Ey Adem sonsuzluk ağacını göstereyim mi İşte şu ağaç dedi şeytan

    Adem(A.S.) inanmadı şeytanı kovdu yanından

    Fakat şeytan bıkmadı yine geldi

    Eğer o ağacın meyvasından yerseniz, cennet'te edebiyen kalırsınız dedi

    Adem ve Havva ağaca yaklaşıp, doğrudur belki deyip

    Şeyatının vesvesesiyle, o ağacın meyvasından yediler

    Birden kendilerini çırılçıplak gördüler

    Ne yapacaklarını şaşırdılar

    Allahın yasakladığı ağacın meyvasını yemişlerdi

    ve Allahın emrine karşı gelmişlerdi

    Allah onların yaptıklarından haberdardı



    Allah Adem (A.S.) Adem ve Havva'ya ve hain şeytana seslenip

    Birbirinize düşman olarak, yeryüzüne inin dedi

    Orada bir müddet yerleşip geçineceksiniz dedi

    Hz. Adem (A.S.) üzülüp ağlıyordu

    Bütün yaptıklarına pişmandı

    Allaha tövbe etmişti

    Allah merhamet sahibiydi

    Tövbelerini kabul etmişti Adem ile Havvanın

    Yeryüzünde yaşamaya başladılar

    Bundan sonra Hz.Adem ile Hz.Havva

    Ve Adem oğulları

    İşte Hz.Adem ve Havva'nın Kuran'da ki kıssası

    alıntı....

  10. karia
    Üye
    ALLAH (c.c) razı olsun elinesağlık kardeşim paylaşım için

  11. ilke
    Devamlı Üye
    İnşirah kardeş çok tesekkurler.diğer arkadaşların'' Amin ''dileklerine ben de katılıyorum.(H.Z Adem ve H.Z Havva tövbe duası konusu)

  12. mum
    Administrator

    Reklam


    Hz. adem aleyhisselamın tevbe duası

    adem-as-tovbe-duasi.png

    Hz. Havvanın Tevbe Duası

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
hz ademin tevbe duası,  adem aleyhisselamın tevbe duası,  adem aleyhisselamın duası,  Hz Ademin tövbe duası,  allahümme inneke talemü sırrı ve,  tevbe duası,  hz ademin tevbe duasi