Konusunu Oylayın.: ABESE SURESİ Hakkında Bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 3 kişi oyladı.

ABESE SURESİ Hakkında Bilgi
  1. 13.Nisan.2012, 19:44
    1
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,370
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    ABESE SURESİ Hakkında Bilgi






    ABESE SURESİ Hakkında Bilgi Mumsema ABESE SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Adını, ilk ayetindeki "abese" kelimesinden almaktadır. Abese, yüzünü ekşitmek, buruşturmak, surat asmak, bir şeyden hoşlanmadığını yüz ifadeleriyle bu şekilde belirtmek anlamına gelmektedir. Peygamberimizin, kendisiyle konuşmaya gelen bir âmâya sırtını dönmesi nedeniyle, ikaz edilmesini anlatan bir suredir. Rivayete göre bir gün Hz. Peygamber müşriklerin ileri gelenlerinden bir gruba dini tebliğ ederken yanlarına müminlerden olup gözleri görmeyen Abdullah ibn Ümmi Mektûm gelmiş ve Hz. Peygamber'e yaklaşarak Kur'an âyetlerinden bir kısmını kendisine tekrarlamasını veya açıklamasını istemişti. Etkisi azalacağı için konuşmasının kesilmesinden rahatsız olan Hz. Peygamber, Abdullah'a ilgi göstermemiş, bunun üzerine bu surenin Resulullah'ı (s .a.) uyaran ilk on ayeti inmiştir 42 ayetten oluşan sure, Mekke'de inmiştir. Mushaftaki sıralamada 80., nüzul sırasına göre ise 24. suredir.


    Surenin temel konuları


    İnsanlara karşı davranış ilkeleri,
    Kafirlerdeki kibir, müstağnilik ve nankörlük,
    İnsanın yeryüzü serüveni,
    Hesap gününde yakınların bir fayda vermemesi.

    Surenin temel mesajları


    Peygamberimiz bir gün Mekke'nin ileri gelen, zengin ve itibarlı kişilerine İslam'ı anlatmaktadır. Tam o sırada oraya, âmâ olan ve Mekke'nin asillerinden olmadığı anlaşılan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir.

    İbn Ümmü Mektum'un amacı İslam hakkında bilgi almaktır. Fakat İbn Ümmü Mektum'un gelişi, Mekke'nin asillerine dini tebliğ etmekle meşgul olan Hz. Peygamber'in konsantrasyonunu bozmuş, doğrusu peygamberimiz bundan pek hoşlanmamıştır. Hoşnutsuzluğunu da yüzünü ekşitip, İbn Ümmü Mektum'a sırtını dönerek göstermişti. Böyle yapmakla, sanki İbn Ümmü Mektum'a, "şimdi nereden çıktın" der gibi bir tavır takınmış olmaktadır. İşte bu tavrı, alemlere rahmet olarak gönderilen, üstün ahlaki yaratılışa sahip olan, örnek insan Hz. Peygamber'in peygamberliğine yakışmamış, yüce Allah da onu bu davranışından dolayı ikaz etmiştir. Bundan anlaşılan şudur: İnsanları dış görünüşleri ve sahip oldukları imkanlarla değil, iman ve ihlasıyla, erdemiyle değerlendirmek gerekir. Mal mülk sahibi nice kişiler vardır ki, Allah katında değersizdir: buna karşılık sade bir hayat süren, temiz kalpli nice yoksul vardır ki, Allah katında değerlidir.


    Kur'an, öğüt almak isteyenler için en değerli hazinedir.


    Bir damla meniden yaratılan insan, kendi haline bakmaz da, kendisini yaratan ve nice nimetler bahşeden Allah'a nankörlük eder.


    Dinin amacı ahlaki olgunluğa ermiş insanı ortaya çıkartmaktır. Bizim dünyaya gönderiliş ve iman ve ibadetle mükellef tutuluş gayelerimizden en önemlisi, ahlaklı varlıklar haline gelmemizin sağlanmasıdır.


    İnsanoğlu toplumsal bir varlıktır. Allah onu bu şekilde yaratmıştır. Ekonomik gücü ve sosyal statüsü ne olursa olsun, başkasına muhtaçtır. Türkçe'deki "insan insanın külüne muhtaç" deyişi ne kadar manidardır.


    Allah insanı yaratmış, bir nutfe haline getirmiş, can vermiş, dünya hayatını tattırmıştır. Sonra insanı öldürür ve nitekim onu hesap için yeniden diriltir. İnsanın yeryüzündeki serüveninin özeti aslında bundan ibarettir.


    Kıyamet günü insanlar hesaba çekileceği zaman, hiç kimse birbirine yardım edemez.


    Hasenat Programından alınmıştır.


  2. 13.Nisan.2012, 19:44
    1
    âb ü kil



    ABESE SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Adını, ilk ayetindeki "abese" kelimesinden almaktadır. Abese, yüzünü ekşitmek, buruşturmak, surat asmak, bir şeyden hoşlanmadığını yüz ifadeleriyle bu şekilde belirtmek anlamına gelmektedir. Peygamberimizin, kendisiyle konuşmaya gelen bir âmâya sırtını dönmesi nedeniyle, ikaz edilmesini anlatan bir suredir. Rivayete göre bir gün Hz. Peygamber müşriklerin ileri gelenlerinden bir gruba dini tebliğ ederken yanlarına müminlerden olup gözleri görmeyen Abdullah ibn Ümmi Mektûm gelmiş ve Hz. Peygamber'e yaklaşarak Kur'an âyetlerinden bir kısmını kendisine tekrarlamasını veya açıklamasını istemişti. Etkisi azalacağı için konuşmasının kesilmesinden rahatsız olan Hz. Peygamber, Abdullah'a ilgi göstermemiş, bunun üzerine bu surenin Resulullah'ı (s .a.) uyaran ilk on ayeti inmiştir 42 ayetten oluşan sure, Mekke'de inmiştir. Mushaftaki sıralamada 80., nüzul sırasına göre ise 24. suredir.


    Surenin temel konuları


    İnsanlara karşı davranış ilkeleri,
    Kafirlerdeki kibir, müstağnilik ve nankörlük,
    İnsanın yeryüzü serüveni,
    Hesap gününde yakınların bir fayda vermemesi.

    Surenin temel mesajları


    Peygamberimiz bir gün Mekke'nin ileri gelen, zengin ve itibarlı kişilerine İslam'ı anlatmaktadır. Tam o sırada oraya, âmâ olan ve Mekke'nin asillerinden olmadığı anlaşılan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir.

    İbn Ümmü Mektum'un amacı İslam hakkında bilgi almaktır. Fakat İbn Ümmü Mektum'un gelişi, Mekke'nin asillerine dini tebliğ etmekle meşgul olan Hz. Peygamber'in konsantrasyonunu bozmuş, doğrusu peygamberimiz bundan pek hoşlanmamıştır. Hoşnutsuzluğunu da yüzünü ekşitip, İbn Ümmü Mektum'a sırtını dönerek göstermişti. Böyle yapmakla, sanki İbn Ümmü Mektum'a, "şimdi nereden çıktın" der gibi bir tavır takınmış olmaktadır. İşte bu tavrı, alemlere rahmet olarak gönderilen, üstün ahlaki yaratılışa sahip olan, örnek insan Hz. Peygamber'in peygamberliğine yakışmamış, yüce Allah da onu bu davranışından dolayı ikaz etmiştir. Bundan anlaşılan şudur: İnsanları dış görünüşleri ve sahip oldukları imkanlarla değil, iman ve ihlasıyla, erdemiyle değerlendirmek gerekir. Mal mülk sahibi nice kişiler vardır ki, Allah katında değersizdir: buna karşılık sade bir hayat süren, temiz kalpli nice yoksul vardır ki, Allah katında değerlidir.


    Kur'an, öğüt almak isteyenler için en değerli hazinedir.


    Bir damla meniden yaratılan insan, kendi haline bakmaz da, kendisini yaratan ve nice nimetler bahşeden Allah'a nankörlük eder.


    Dinin amacı ahlaki olgunluğa ermiş insanı ortaya çıkartmaktır. Bizim dünyaya gönderiliş ve iman ve ibadetle mükellef tutuluş gayelerimizden en önemlisi, ahlaklı varlıklar haline gelmemizin sağlanmasıdır.


    İnsanoğlu toplumsal bir varlıktır. Allah onu bu şekilde yaratmıştır. Ekonomik gücü ve sosyal statüsü ne olursa olsun, başkasına muhtaçtır. Türkçe'deki "insan insanın külüne muhtaç" deyişi ne kadar manidardır.


    Allah insanı yaratmış, bir nutfe haline getirmiş, can vermiş, dünya hayatını tattırmıştır. Sonra insanı öldürür ve nitekim onu hesap için yeniden diriltir. İnsanın yeryüzündeki serüveninin özeti aslında bundan ibarettir.


    Kıyamet günü insanlar hesaba çekileceği zaman, hiç kimse birbirine yardım edemez.


    Hasenat Programından alınmıştır.


    Benzer Konular

    - RA'D SURESİ Hakkında Bilgi

    - EN'ÂM SURESİ hakkında bilgi

    - KAF SURESİ Hakkında Bilgi

    - HUD SURESİ Hakkında Bilgi

    - TÛR SURESİ Hakkında Bilgi

  3. 19.Mayıs.2015, 14:30
    2
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,095
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Kısaca ABESE SURESİ Hakkında Bilgiler




    Abese suresi ile ilgili bilgi (Özet)

    ABESE SURESİ


    Surenin İsmi:


    "Abese" suresi, insanın yaratılışının gereği mühim bir işle meşgul iken bu işin engellenmesi, kesintiye uğraması karşısında beşerî bir tavrı, yani yüzü ekşitmeyi ifade ederek başladığı için " Abese" suresi diye anılmıştır. Fakat Peygamber (s.a.)'in yüz ekşitmesi dolayısıyla ikaz edilmesi,-ileride açıklanacağı gibi- onun kadrinin yüceliği ve peygamberlik makamının üs*tünlüğünden ötürüdür.

    Surenin Muhtevası:


    Surenin konusu, Mekke'de inen diğer sureler gibi, inanç, peygamber*lik ve zengin fakir ayırımı olmaksızın insanlar arasında eşit olan ahlâktır.
    Sure, Hatice b. Huveylid'in dayısının oğlu âma Abdullah b. Ümmi Mektûm'un kıssasını anlatarak başlıyor. Hz. Peygamber, Kureyş'in ileri ge*lenlerinden bir grupla meşgul olup onları imana davet ederken, Abdullah da dinini öğrenmek için Rasulullah (s.a)'a gelmişti. Rasulullah (s.a) yüzü*nü ekşitti ve ondan yüz çevirdi. Allah Tealâ "Yüzünü ekşitip çevirdi..." (1-16. ayetler) ayetiyle ona ikazda bulunup, Kur'an'm akledip düşünenler için hatırlatma ve öğüt olduğunu açıkladı.
    Sonra insanın inkârını ve Rabbinin nimetlerine nankörlük etmesini, Allah'ın hidayetinden kaçmasını yererek şöyle buyurmuştur: "O kahredüe-si insan, ne nankördür o." (17-23. ayetler)
    Bunu, diriltmeye dair kudretin ispatı için Allah'ın kudretine, insanın, bitkilerin ve insanların yiyecek ve içeceğinin kolaylaştınlmasmdaki vahdani*yetine delil getirilmesi izlemiştir: "İnsanyediğine baksın..." (24-32. ayetler)
    Sure, kıyamet gününün zorluklarını, insanın o gün en yakınlarından kaçacağını anlatıyor ve müminlerle kâfirlerin halini açıklayarak bitiyor: "Fakat o kulakları sağır edercesine haykıracak olan ses geldiği zaman..." (33-42. ayetler)

    Nüzul Sebebi


    Bu sure, Hatice (r.a.)'nin dayısının oğlu Abdullah b. Ümmi Mektûm hakkında inmiştir. Amr b. Kays b. Zaide de denmiş olmakla beraber, Ca-miu'l-Usul'de bildirildiğine göre daha meşhur ve yaygın olan görüş budur. Ümmü Mektûm'un adı ise, Atike b. Amir b. Mahzum'dur.
    Olay şudur: Abdullah, Rasulullah'm (s.a.), Kureyş'in ileri gelen*lerinden Utbe b. Rabia, Şeybe b. Rabia, Ebu Cehil b. Hişam, Abbas b. Ab-dülmuttalib, Ümeyye b. Halef ve Velid b. Muğire ile bulunduğu bir esnada yanına girdi. Rasulullah (s.a.) onları, başkaları da onların müslümanlığın-dan etkilenerek müslüman olur diye İslâm'a davet ediyordu. Abdullah b. Ümmü Mektûm oradakilerle meşguliyetini bilmeden: Ya Rasulallah! Al*lah'ın sana öğrettiklerinden bana öğret, bana oku, dedi ve bunu tekrarladı. Rasulullah (s.a.) sözünü kesmesini hoş karşılamadı ve yüzünü ekşitti. Ve ayet indi. Rasulullah (s.a.) bundan sonra ona ikramda bulunur, gördüğün*de de: "Rabbimin beni kendisi için itab ettiği kimseye merhaba. Var mı bir ihtiyacın?" derdi. Çıktığı iki gazvede onu Medine'ye vali olarak bırakmıştı.
    Enes dedi ki: Kadisiye günü onu binekli olarak gördüm. Üzerinde bir zırh ve elinde siyah bir sancak Vardı. Şunu da rivayet ediyor: Rasulullah (s.a.) o ayetten sonra hiçbir fakire yüzünü ekşitmedi ve bir zengine yönelmedi.
    Kurtubi, adı anılan meşhurların isimlerine şöyle yorum getiriyor: Bun*ların hepsi yanlış ve dini tahkik etmeyen müfessirlerin cahilliğidir. Ümeyye b. Halef ve Velid Mekke'de, İbni Ümmi Mektûm ise Medine'de idi. Ne onlar onunla ne de o onlarla beraber oldu. Birisi hicretten önce diğeri de Bedir'de olmak üzere ikisinin de ölümü küfür üzere idi. Ümeyye Medine'ye hiç git*memiş, tek başına veya başkası ile onun yanına da uğramamıştı.

    Ebu Hayyan bu sözü yorumlayarak diyor ki: Hata Kurtubi'de. İbni Ümmi Mektûm'un onlarla beraberliğini nasıl reddedebilir? O onun bir veh*midir. Hepsi Kureyş'tendir, İbni Ümmi Mektûm da Surenin Mekke'de indiği konusunda da icmâ vardır. İbni Ümmi Mektûm önce Mekke'de idi sonra Medine'ye hicret etti. Ayet indiğinde hepsi Mekke'de idiler. İbni Üm*mi Mektûm, Beni Amir b. Lüey el-Kureşi'den Abdullah b. Şürayh b. Malik b. Ebi Rabia el-Fihri'dir. Ümmi Mektûm'un babasının annesi de Atike'dir. O da Hatice (r.a.)'nin halasının oğludur.


  4. 19.Mayıs.2015, 14:30
    2
    mum
    Administrator



    Abese suresi ile ilgili bilgi (Özet)

    ABESE SURESİ


    Surenin İsmi:


    "Abese" suresi, insanın yaratılışının gereği mühim bir işle meşgul iken bu işin engellenmesi, kesintiye uğraması karşısında beşerî bir tavrı, yani yüzü ekşitmeyi ifade ederek başladığı için " Abese" suresi diye anılmıştır. Fakat Peygamber (s.a.)'in yüz ekşitmesi dolayısıyla ikaz edilmesi,-ileride açıklanacağı gibi- onun kadrinin yüceliği ve peygamberlik makamının üs*tünlüğünden ötürüdür.

    Surenin Muhtevası:


    Surenin konusu, Mekke'de inen diğer sureler gibi, inanç, peygamber*lik ve zengin fakir ayırımı olmaksızın insanlar arasında eşit olan ahlâktır.
    Sure, Hatice b. Huveylid'in dayısının oğlu âma Abdullah b. Ümmi Mektûm'un kıssasını anlatarak başlıyor. Hz. Peygamber, Kureyş'in ileri ge*lenlerinden bir grupla meşgul olup onları imana davet ederken, Abdullah da dinini öğrenmek için Rasulullah (s.a)'a gelmişti. Rasulullah (s.a) yüzü*nü ekşitti ve ondan yüz çevirdi. Allah Tealâ "Yüzünü ekşitip çevirdi..." (1-16. ayetler) ayetiyle ona ikazda bulunup, Kur'an'm akledip düşünenler için hatırlatma ve öğüt olduğunu açıkladı.
    Sonra insanın inkârını ve Rabbinin nimetlerine nankörlük etmesini, Allah'ın hidayetinden kaçmasını yererek şöyle buyurmuştur: "O kahredüe-si insan, ne nankördür o." (17-23. ayetler)
    Bunu, diriltmeye dair kudretin ispatı için Allah'ın kudretine, insanın, bitkilerin ve insanların yiyecek ve içeceğinin kolaylaştınlmasmdaki vahdani*yetine delil getirilmesi izlemiştir: "İnsanyediğine baksın..." (24-32. ayetler)
    Sure, kıyamet gününün zorluklarını, insanın o gün en yakınlarından kaçacağını anlatıyor ve müminlerle kâfirlerin halini açıklayarak bitiyor: "Fakat o kulakları sağır edercesine haykıracak olan ses geldiği zaman..." (33-42. ayetler)

    Nüzul Sebebi


    Bu sure, Hatice (r.a.)'nin dayısının oğlu Abdullah b. Ümmi Mektûm hakkında inmiştir. Amr b. Kays b. Zaide de denmiş olmakla beraber, Ca-miu'l-Usul'de bildirildiğine göre daha meşhur ve yaygın olan görüş budur. Ümmü Mektûm'un adı ise, Atike b. Amir b. Mahzum'dur.
    Olay şudur: Abdullah, Rasulullah'm (s.a.), Kureyş'in ileri gelen*lerinden Utbe b. Rabia, Şeybe b. Rabia, Ebu Cehil b. Hişam, Abbas b. Ab-dülmuttalib, Ümeyye b. Halef ve Velid b. Muğire ile bulunduğu bir esnada yanına girdi. Rasulullah (s.a.) onları, başkaları da onların müslümanlığın-dan etkilenerek müslüman olur diye İslâm'a davet ediyordu. Abdullah b. Ümmü Mektûm oradakilerle meşguliyetini bilmeden: Ya Rasulallah! Al*lah'ın sana öğrettiklerinden bana öğret, bana oku, dedi ve bunu tekrarladı. Rasulullah (s.a.) sözünü kesmesini hoş karşılamadı ve yüzünü ekşitti. Ve ayet indi. Rasulullah (s.a.) bundan sonra ona ikramda bulunur, gördüğün*de de: "Rabbimin beni kendisi için itab ettiği kimseye merhaba. Var mı bir ihtiyacın?" derdi. Çıktığı iki gazvede onu Medine'ye vali olarak bırakmıştı.
    Enes dedi ki: Kadisiye günü onu binekli olarak gördüm. Üzerinde bir zırh ve elinde siyah bir sancak Vardı. Şunu da rivayet ediyor: Rasulullah (s.a.) o ayetten sonra hiçbir fakire yüzünü ekşitmedi ve bir zengine yönelmedi.
    Kurtubi, adı anılan meşhurların isimlerine şöyle yorum getiriyor: Bun*ların hepsi yanlış ve dini tahkik etmeyen müfessirlerin cahilliğidir. Ümeyye b. Halef ve Velid Mekke'de, İbni Ümmi Mektûm ise Medine'de idi. Ne onlar onunla ne de o onlarla beraber oldu. Birisi hicretten önce diğeri de Bedir'de olmak üzere ikisinin de ölümü küfür üzere idi. Ümeyye Medine'ye hiç git*memiş, tek başına veya başkası ile onun yanına da uğramamıştı.

    Ebu Hayyan bu sözü yorumlayarak diyor ki: Hata Kurtubi'de. İbni Ümmi Mektûm'un onlarla beraberliğini nasıl reddedebilir? O onun bir veh*midir. Hepsi Kureyş'tendir, İbni Ümmi Mektûm da Surenin Mekke'de indiği konusunda da icmâ vardır. İbni Ümmi Mektûm önce Mekke'de idi sonra Medine'ye hicret etti. Ayet indiğinde hepsi Mekke'de idiler. İbni Üm*mi Mektûm, Beni Amir b. Lüey el-Kureşi'den Abdullah b. Şürayh b. Malik b. Ebi Rabia el-Fihri'dir. Ümmi Mektûm'un babasının annesi de Atike'dir. O da Hatice (r.a.)'nin halasının oğludur.


  5. 22.Temmuz.2016, 17:20
    3
    Misafir

    Yorum: ABESE SURESİ Hakkında Bilgi

    Bazı alimlere göre yüzünü ekşiten ve sırtını dönen peygamberimiz (sav) değildir.



    izlenirse anlaşılacaktır işin gerçeği. Peygamberimizin (sav) hata yaptığını iddia eden yukarıdaki görüş değiştirilmelidir.

    Saygılar


  6. 22.Temmuz.2016, 17:20
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bazı alimlere göre yüzünü ekşiten ve sırtını dönen peygamberimiz (sav) değildir.



    izlenirse anlaşılacaktır işin gerçeği. Peygamberimizin (sav) hata yaptığını iddia eden yukarıdaki görüş değiştirilmelidir.

    Saygılar


  7. 08.Ekim.2016, 18:53
    4
    Misafir

    Yorum: ABESE SURESİ Hakkında Bilgi

    Vallahi size çok teşekkür ediyorum.Ödevimi yapmama yardımcı oldunuz.Hakkınızı Helal edin lütfen.


  8. 08.Ekim.2016, 18:53
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Vallahi size çok teşekkür ediyorum.Ödevimi yapmama yardımcı oldunuz.Hakkınızı Helal edin lütfen.





+ Yorum Gönder