+ Yorum Gönder
İslamda Kuran ve Kuran Tefsiri Kategorisinden HUCURAT SURESİ Hakkında Bilgi Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. @mir
    âb ü kil
    Reklam

    HUCURAT SURESİ Hakkında Bilgi

    Reklam





    HUCURAT SURESİ Hakkında Bilgi Mumsema HUCURAT SURESİ


    Sure Hakkında Bilgi


    Sure ismini, 4. ayette geçen "hucurat" kelimesinden almaktadır. "Odalar" anlamına gelen hucurat kelimesi, söz konusu ayette, peygamberimizin Mescid-i Nebi'deki evi olarak kullandığı odalara işaret etmektedir. 18 ayetten oluşan sure, Medine'de, Mücâdele suresinden sonra inmiştir. Mushaftaki resmi sırası itibarıyla 48., nüzul sırasına göre ise 105. suredir.


    Surenin temel konuları


    Peygamber ile konuşma/diyalog adabı,
    Haber ve rivayetlerin doğruluğunun araştırılması,
    Müslümanlar arasında çıkabilecek savaş durumu,
    İslam kardeşliği,
    Alaycılık,
    Kötü zandan uzak durmak,
    İnsanlığın milletler halinde yaratılışı,
    Allah'a dinini öğretmeye kalkanlar,
    Müslüman olmalarını başa kakanlar.


    Surenin temel mesajları


    Müslümanlar, Peygamberimize saygılı olmalıdırlar. Ona saygı göstermek; onun hakkında daima iyi ve temiz düşüncelere sahip olmak, bizler için örnek bir insan olduğunu kabul etmek, ondan bahsederken saygı ölçüleri içerisinde bulunmaktır.


    İnsanlar en başta Allah'ın şerefli resulune, sonrasında da birbirlerine karşı yüksek sesle konuşmamalı, orta bir ses tonuyla hitap etmelidirler. Yüksek sesle ve fütursuzca konuşmak, iyi amellerin kaybolmasına sebep olmaktadır.


    Zorunlu olmadıkça başkalarına uzaktan bağırarak seslenmemek gerekir. Özellikle önemli mevkiler işgal eden kimseler veya itibar sahipleri huzurunda davranış ve konuşma adabına daha çok riayet edilmelidir.


    Müslümanlar dini nitelikli olsun veya olmasın, kendilerine ulaşan bilgi veya haberlerin doğruluğunu kontrol etmelidirler. Bilinmelidir ki, haberin doğruluğu, haberi getirenin güvenilirliğiyle doğru orantılıdır. İslami ilimler içerisinde hadis ilmi bu temel ilke üzerine bina edilmiş, Hz. Peygamber'den gelen haberler, o haberi getirenlerin (ravilerin) dikkatli ve titiz çalışmalarla incelenmesiyle sıhhat açısından bir sonuca bağlanmıştır.


    Müslümanların birbirleriyle savaşmaları, birbirlerine silah doğrultmaları, İslam'ın temel ilkeleri açısından doğru değildir. Fakat her din mensupları arasında olduğu gibi, Müslümanlar arasında da, tarihin belli dönemlerinde savaşların ortaya çıktığı bir vakıadır. Böyle bir durumda aslolan, savaşan tarafların bundan vaz geçmeleri ve meselelerin barış ve diyalog yoluyla çözümlenmesidir. Eğer taraflardan birisi barış yolunu tercih etmez ve savaşta ısrar ederse, diğer müslümanların o toplumu zor kullanarak barışa mecbur etmelerinden başka bir yol kalmamaktadır.


    Müslümanlar kardeştirler; bu ilkeden hareketle, erkek olsun kadın olsun, hiçbir Müslüman diğerini alaya almamalı, uygun olmayan lakaplar takarak küçümsememelidir. Müslümanların birbirlerine küçümseyici ve alçaltıcı lakaplar takmaları büyük günahlar arasında sayılmaktadır.


    Kötü zandan (su-i zan) uzak durulmalıdır. Kötü zanda bulunmak, birbirlerinin açığını aramak, arkadan çekiştirmek "Ölmüş bir Müslümanın etini yemek kadar" tiksindirici ve büyük bir günahtır.


    İnsanoğlunun ilk yaratılışı, karı ve koca olmak üzere iki eşten (Adem ve Havva) olmuştur. Aileler, kabileler, soylar, milletler ve ırklar şeklindeki ayrılmalar, Allah'ın hikmeti gereği, sonradan ortaya çıkmıştır. Bunun hikmeti, tüm bu tabii insan kümelerinin birbirlerini tanımalarını kolaylaştırmak içindir. Yani, Aileler aile kimliklerini, kabileler kabile kimliklerini, milletler milli kimliklerini, ırklar da ırk kimliklerini koruyarak, farklı isimler altında birbirlerini tanıyacaklardır.


    İnsanın kendi elinde olmaksızın, yüce Allah'ın bir hikmete dayanarak yarattığı bu kimlik unsurları, dünyevi veya uhrevi bir avantaj sağlamamaktadır. Hem dünyada hem de ahirette değerlendirmeler iman ve amellere göre (takva) yapılacaktır.


    İslam düşüncesine göre, iman, özgür iradeyle olduğunda bir değer ifade etmektedir. Fakat toplumsal mensubiyetin bir gereği olarak Müslüman görünmenin Allah katında bir değeri yoktur. Müslüman olmak Allah'ın bir lütfudur, müslüman olarak Resulullah'a ha şa bir şey lütfettiğini sananlar büyük bir yanlış içerisindedirler.

    Hasenat Programından alınmıştır.





  2. Misafir

    Cevap: HUCURAT SURESİ Hakkında Bilgi


    Reklam


    Evet bizim hoca bunu işlemişti derste

  3. Misafir
    hucurat suresi hakkında bilgiler

    49 HUCURAT SURESİ


    Adı: Sure adını, dördüncü ayetinden almıştır.

    Nüzul Zamanı: Surenin, muhtelif zamanlarda nazil olan fakat konu beraberliği ve benzerliği bakımından biraraya toplanmış olan ilahi emir ve hükümleri içine aldığı, hem rivayetlerden, hem de surenin konularından anlaşılmaktadır. Bununla birlikte surenin içindeki emir ve hükümlerin Medine döneminin son zamanlarında nazil olduğu de belli olmaktadır. Mesela 4. ayetle ilgili olarak bütün müfessirler; "Temim kabilesinden gelen heyetin adamlarının, Peygamberimizin mübarek hanımlarının bulunduğu odaların arkasından Peygamberimizi yüksek sesle çağırmaları üzerine nazil olmuştur", demektedirler. Bütün siyer ve İslam tarihi kitapları da bu heyetin gelişini H.9. sene olarak haber vermektedirler. Ve yine surenin 6. ayetinde; Peygamberimiz tarafından zekatlarını toplamak üzere Mustalik oğullarına gönderilen Velid b. Ukbe hakkında indiği birçok hadis rivayetlerinden anlaşılmaktadır. Velid b. Ukbe'nin de Mekke'nin fethi olayında müslüman olduğu kesin olarak bilinmektedir.

    Konusu: Surenin konusu; müslümanlara iman sahiplerinin şanına ve adına layık olan edep ve terbiyenin öğretilmesidir. İlk beş ayette; müslümanların Allah ve Peygamberi hakkında gözönünde bulundurmaları gereken edep ve saygı anlatılmaktadır.

    Daha sonra her haberin araştırılması, gerçek olup olmadığının soruşturulması, bu yapılmadan harekete geçilmesinin uygun olmayacağı ihtar edilmekte, bir kişi, millet veya kabile hakkında bir haber alınmış ise haber kaynağının sağlam olup delilleriyle incelenmesi gerektiğinin, haber kaynağı olan kişi güvenilir değilse, harekete geçmeden önce haberin kendisinin doğru olup olmadığının iyice incelenmesi gerektiği tavsiye edilmektedir.

    Daha sonra, müslümanlardan iki grubun savaşması halinde diğer müslümanların bu konuda tutumlarının nasıl olması gerektiği açıklanmaktadır. Arkasından sosyal hayatı berbat eden ve müslümanlar arasındaki ilişkileri bozup zedeleyen kötülüklerden müslümanların sakınması gerektiğini ısrarla ve te'kitle vurgulayan emirler buyurulmaktadır.

    Bir kişiyle alay etmenin, birbirini kötülemenin, birbirine kötü lakablar takmanın, kötü zanlarda bulunmanın, başkalarının durumunu ve hayatlarının gizli yönlerini araştırıp soruşturmanın, insanları arkasından çekiştirmenin -ki bunlar bizatihi günah olan ve toplum düzenini bozan şeylerdir- haram olduğunu teker teker sayarak belirtmektedir.

    Bunun ardından; bütün insanlığı felakete sürükleyen, dünya çapında huzursuzluğa sebep olan ırk ve soy imtiyazlarına darbe indirmekte; millet, kabile ve ailelerin şan ve şöhretleriyle öğünmeleri, başkalarını kendilerinden aşağıda görmeleri, kendi üstünlüklerini devam ettirebilmek için diğerlerini çiğnemeleri, dünyayı zulüm ve haksızlıkla dolduran ana sebepler olarak zikrediliyor.

    Allah Teala küçücük bir ayette bütün insanların bir tek asıldan yaratıldığını, millet ve kabilelere ayrılmalarının övünmeleri için değil tanınmaları için olduğunu bildirerek ırkçılık pisliğinin kökünü kazımıştır. İnsanın insana ahlak değerleri (takva) dışında bir üstünlüğünün olamayacağını, aksi bir iddianın sağlam bir temeli olmayacağını insan mantığına yerleştirmiştir.

    Ve nihayet insanlığa, önemli olanın iman davasının dilde olmayıp, kalblerinde Allah ve Rasûlü'ne sağlam bir iman taşıyarak, ameli olarak Allah'ın emirlerini uygulamaya devam etmek, ihlas ve samimiyetle Allah yolunda canla, malla mücadele etmek olduğu bildirilmekte ve hakiki mü'minlerin bu yolu seçenler olduğu anlatılmaktadır.

    Kalble tasdik etmeyip sadece dilleriyle müslüman olduklarını iddia eden, bundan sonra sanki müslüman olmakla başkalarına iyilik yapıp, minnet altında bırakmış gibi davranan insanlara gelince; bu insanlar dünya hayatında müslüman sayılabilir ve toplum düzeni içinde kendilerine müslamanca davranılabilir. Fakat Allah katında onlar asla müslüman değillerdir.

  4. Misafir
    Başka surelerde olsaydı keşke bu site çok güzel ama öbür sureleri bulamadım

  5. Misafir
    Allah razı olsun bu sure ile sunum hazırladım çok faydalı oldunuz

  6. Misafir
    çok teşekkür ederim KURAN-I KERİM performans ödevim için bu sureyi seçmiştim özelliklerinide buldum sağolun

  7. Misafir
    cok guzel hemen buldum yazılımız vardı bundan cıkacakmıs ohh hele sukur bula bıldım yaaaaaaa

  8. Misafir
    Çok teşekkür ederim sınavımızdada çıkacaktı Allah razı olsun.

+ Yorum Gönder
hucurat suresi hakkında bilgi,  hucurat suresinin genel özellikleri,  hucurat suresinden çıkarılacak dersler,  hucurat suresi konusu ,  hucurat suresi hangi olay üzerine inmiştir,  hucurat suresi özellikleri,  hucurat suresinde hangi konular anlatılmaktadır