Konusunu Oylayın.: Tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

5 üzerinden 4.86 | Toplam: 14 kişi oyladı.

Tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası
  1. 19.Mart.2012, 17:13
    25
    nisan21
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Aralık.2009
    Üye No: 71128
    Mesaj Sayısı: 150
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İzmir

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    reklam


    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası isimli konu Mumsema.com Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası
    ALLAH C.C. razı olsun islamyolu kardeş...


  2. 19.Mart.2012, 17:13
    25
    Devamlı Üye
    reklam


    ALLAH C.C. razı olsun islamyolu kardeş...


  3. 19.Mart.2012, 17:26
    26
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 705
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 56

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    reklam


    En güvenilebilir ilmihal kitabı Merhum, Ömer Nasuhi Bilmen hocaefendinindir.Mehmet Talu hocaefendi tam ehli sünnet ulemasıdır.İsmail Ağa cemaatinin önde giden fıkıh hocalarındandır.Allah cümlesinden razı olsun...


  4. 19.Mart.2012, 17:26
    26
    Devamlı Üye
    reklam


    En güvenilebilir ilmihal kitabı Merhum, Ömer Nasuhi Bilmen hocaefendinindir.Mehmet Talu hocaefendi tam ehli sünnet ulemasıdır.İsmail Ağa cemaatinin önde giden fıkıh hocalarındandır.Allah cümlesinden razı olsun...


  5. 19.Mart.2012, 20:32
    27
    SALİH1990
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Mart.2012
    Üye No: 95060
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    Konuyu açan benim nisan21 kardeş bir şeyleri açıklamak istiyor olanı söylüyor karşısında tam ilmihali karalayan arkadaş hakaret saydırıyor yalancı diyor böyle insanın sözlerine mi itimat edilir ilk önce edeb öğrenmeli insan edeb. Diş dolgusu konusuna gelince:
    Fıkıh kitaplarındaki ifadeler şöyledir:

    Dişler arasında yemek artığı kalıp, altı yıkanamazsa, gusül caiz olur; çünkü su akıcı olup, bu artıkların altına sızar; fakat bu artıklar, katılaşmışsa, gusül caiz olmaz; çünkü su, bunun altına sızmaz. Bunda zaruret ve güçlük de yoktur. (Halebi-yi kebir)

    Dişlerin arasında, diş kovuğunda katılaşmış yemek artığı bulunursa, gusül sahih olmaz. (Kadıhan)

    Diş arasındaki yemek kırıntısı katılaşır da, suyu geçirmezse, gusle mani olur. (Mec. Zühdiyye)

    Dürr-ül-muhtar
    ’ın, (Diş çukurundaki şey, gusle zarar vermez diyen olmuşsa da, bu şey, katı olup, altına su geçmezse, guslü caiz olmaz) ifadesini İbni Abidin hazretleri şöyle açıklıyor:
    Zarar vermez denilmesi; su, dişteki şeyin altına sızıp, ıslatacağı içindir. Hulasat-ül-fetava’da da, böyle yazmaktadır. Bu fetvadan da anlaşılıyor ki, altına su geçmezse, gusül caiz olmaz. Hilye’de veMünyet-ül-musalli şerhinde de böyle yazılıdır. (Redd-ül-muhtar)

    Merakıl-felah
    ’ı açıklayan Tahtavi, (Diş çukurundaki yemek artıklarının altına su geçerse, gusül caiz olur. Bunlar, sert olup altına su geçmezse, gusül caiz olmaz. Feth-ul-kadir’de de böyle yazılıdır) diyor.

    Yine Tahtavi, (Dürr-ül-muhtar) haşiyesinde buyuruyor ki:
    Diş çukuruna giren yemek parçası altına su sızacağı için gusle mani olmaz. Suyun sızdığında şüphe varsa, bunları çıkarıp orayı yıkamalı.

    Mecmua-i
    Cedide’nin hicri 1329 tarihli ilaveli baskısındaki diş dolgusunun gusle mani olmadığı yazılıysa da, bahsedilen ifade, bu kitabın hicri 1299 tarihli ilk baskısında yoktur. O baskıya, ittihatçıların şeyh-ül-islamı mason Musa Kazım tarafından sokulmuştur. İttihatçıların adamlarına itibar edilmez.

    (Altın, gümüş veya plastik diş yaptırmak caizse, gusül de caiz olur)
    demek yanlıştır. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Hanefi mezhebinin usul-i fıkhında, şartsız bildirilen bir haber, şartlı olarak anlaşılır) buyuruyor. Fıkıh kitaplarında, (Geyik eti yemek caizdir) buyuruluyor. Hüküm şartsız olarak bildirilmiştir. Geyik eti caiz diye; canlı bir geyiği tutup, bir ayağını kesip yemek caiz olmaz. Ehl-i kitap dışındaki gayrı müslim keserse veya kendiliğinden ölürse, leş olacağı için yine yenmez. Besmelesiz kesilirse yine yenmez. Görüldüğü gibi geyik etinin yenmesi için bir çok şart vardır.

    (Harbde ölen şehit olur)
    hadis-i şerifi şartsız bildirildiğine göre, bazı şartları var demektir. Mesela mümin olmayan, harbde de ölse şehit olmaz. (Gümüş yüzük erkeklere de caizdir) hükmü de şartsız olarak bildirilmiştir. Yüzüğün ağırlığı 4,8 gramdan fazla olmamalıdır. Eğer yüzük çok sıkı olursa, altına su geçirmediği için alınan abdest veya gusül sahih olmaz. Böyle dar olan yüzüğü oynatarak veya çıkartarak altına su geçirmek şarttır. (Gümüş yüzük caizdir) diye altını yıkamaya lüzum yoktur şeklinde anlamak yanlış olur. Bunun gibi, (Sallanan dişi, altın telle bağlamak caiz) denince, bunun da bazı şartlarının olduğu anlaşılır. Altına su geçip geçmediğine bakılır. Yüzüğün altına su geçmeyince; abdest ve gusül sahih olmadığı gibi, ağzın içinde kuru yer kalınca gusül sahih olmaz. Bunun için diş dolgusu olanın, (ağzın içini yıkamak gusülde farz değil) diyen bir mezhebi, mesela Maliki’yi taklit etmesi gerekir.


    @mir islam alimlerinin kitaplarından tercüme bu sözler diş dolgusu sıhhatini bozmuyanlar kimler getir açıkla kitaplarını örneklerini görelim bi öyle çamur at izi kalsın biçiminde yürümez bu işler delil getirip öyle konuşacak insan bizde dinleyeceğiz.

    --------------------------------

    bu dinin peygamberi peygamber efendimiz Hz.Muhammed.(s.a.v) dir bunu müslüman olan herkes bilir mezhep olarak hanefi mezhebine uyduğumuz için bize dinde yol gösteren İmam-I Azam denmişte olabilir orda sizin dediğiniz sözü araştırdım bu kitapta internette sitede bulamadım kitabı var kitaptada bakacağım gerekirse kendilerinede sorarım .


    ------------------------------


  6. 19.Mart.2012, 20:32
    27
    SALİH1990 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Konuyu açan benim nisan21 kardeş bir şeyleri açıklamak istiyor olanı söylüyor karşısında tam ilmihali karalayan arkadaş hakaret saydırıyor yalancı diyor böyle insanın sözlerine mi itimat edilir ilk önce edeb öğrenmeli insan edeb. Diş dolgusu konusuna gelince:
    Fıkıh kitaplarındaki ifadeler şöyledir:

    Dişler arasında yemek artığı kalıp, altı yıkanamazsa, gusül caiz olur; çünkü su akıcı olup, bu artıkların altına sızar; fakat bu artıklar, katılaşmışsa, gusül caiz olmaz; çünkü su, bunun altına sızmaz. Bunda zaruret ve güçlük de yoktur. (Halebi-yi kebir)

    Dişlerin arasında, diş kovuğunda katılaşmış yemek artığı bulunursa, gusül sahih olmaz. (Kadıhan)

    Diş arasındaki yemek kırıntısı katılaşır da, suyu geçirmezse, gusle mani olur. (Mec. Zühdiyye)

    Dürr-ül-muhtar
    ’ın, (Diş çukurundaki şey, gusle zarar vermez diyen olmuşsa da, bu şey, katı olup, altına su geçmezse, guslü caiz olmaz) ifadesini İbni Abidin hazretleri şöyle açıklıyor:
    Zarar vermez denilmesi; su, dişteki şeyin altına sızıp, ıslatacağı içindir. Hulasat-ül-fetava’da da, böyle yazmaktadır. Bu fetvadan da anlaşılıyor ki, altına su geçmezse, gusül caiz olmaz. Hilye’de veMünyet-ül-musalli şerhinde de böyle yazılıdır. (Redd-ül-muhtar)

    Merakıl-felah
    ’ı açıklayan Tahtavi, (Diş çukurundaki yemek artıklarının altına su geçerse, gusül caiz olur. Bunlar, sert olup altına su geçmezse, gusül caiz olmaz. Feth-ul-kadir’de de böyle yazılıdır) diyor.

    Yine Tahtavi, (Dürr-ül-muhtar) haşiyesinde buyuruyor ki:
    Diş çukuruna giren yemek parçası altına su sızacağı için gusle mani olmaz. Suyun sızdığında şüphe varsa, bunları çıkarıp orayı yıkamalı.

    Mecmua-i
    Cedide’nin hicri 1329 tarihli ilaveli baskısındaki diş dolgusunun gusle mani olmadığı yazılıysa da, bahsedilen ifade, bu kitabın hicri 1299 tarihli ilk baskısında yoktur. O baskıya, ittihatçıların şeyh-ül-islamı mason Musa Kazım tarafından sokulmuştur. İttihatçıların adamlarına itibar edilmez.

    (Altın, gümüş veya plastik diş yaptırmak caizse, gusül de caiz olur)
    demek yanlıştır. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Hanefi mezhebinin usul-i fıkhında, şartsız bildirilen bir haber, şartlı olarak anlaşılır) buyuruyor. Fıkıh kitaplarında, (Geyik eti yemek caizdir) buyuruluyor. Hüküm şartsız olarak bildirilmiştir. Geyik eti caiz diye; canlı bir geyiği tutup, bir ayağını kesip yemek caiz olmaz. Ehl-i kitap dışındaki gayrı müslim keserse veya kendiliğinden ölürse, leş olacağı için yine yenmez. Besmelesiz kesilirse yine yenmez. Görüldüğü gibi geyik etinin yenmesi için bir çok şart vardır.

    (Harbde ölen şehit olur)
    hadis-i şerifi şartsız bildirildiğine göre, bazı şartları var demektir. Mesela mümin olmayan, harbde de ölse şehit olmaz. (Gümüş yüzük erkeklere de caizdir) hükmü de şartsız olarak bildirilmiştir. Yüzüğün ağırlığı 4,8 gramdan fazla olmamalıdır. Eğer yüzük çok sıkı olursa, altına su geçirmediği için alınan abdest veya gusül sahih olmaz. Böyle dar olan yüzüğü oynatarak veya çıkartarak altına su geçirmek şarttır. (Gümüş yüzük caizdir) diye altını yıkamaya lüzum yoktur şeklinde anlamak yanlış olur. Bunun gibi, (Sallanan dişi, altın telle bağlamak caiz) denince, bunun da bazı şartlarının olduğu anlaşılır. Altına su geçip geçmediğine bakılır. Yüzüğün altına su geçmeyince; abdest ve gusül sahih olmadığı gibi, ağzın içinde kuru yer kalınca gusül sahih olmaz. Bunun için diş dolgusu olanın, (ağzın içini yıkamak gusülde farz değil) diyen bir mezhebi, mesela Maliki’yi taklit etmesi gerekir.


    @mir islam alimlerinin kitaplarından tercüme bu sözler diş dolgusu sıhhatini bozmuyanlar kimler getir açıkla kitaplarını örneklerini görelim bi öyle çamur at izi kalsın biçiminde yürümez bu işler delil getirip öyle konuşacak insan bizde dinleyeceğiz.

    --------------------------------

    bu dinin peygamberi peygamber efendimiz Hz.Muhammed.(s.a.v) dir bunu müslüman olan herkes bilir mezhep olarak hanefi mezhebine uyduğumuz için bize dinde yol gösteren İmam-I Azam denmişte olabilir orda sizin dediğiniz sözü araştırdım bu kitapta internette sitede bulamadım kitabı var kitaptada bakacağım gerekirse kendilerinede sorarım .


    ------------------------------


  7. 19.Mart.2012, 21:20
    28
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,372
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    Ufkuaçık Nickli Üyeden Alıntı
    Ve diğer yazdıkların Külliyen bunlarin hepsi yalandır.Böyle cümleler hiç geçmemektedir.Benim elimde ki Saadet-i Ebediyye kitabı 1985 baskılı olup Hakikat Kitabevinin baskısıdır.
    kardeşim bak ben senin verdiğin linkte yalan dediğin şeylerden neler buldum:

    shf106 Nickli Üyeden Alıntı
    Muhammed Pârisâ hazretleri (Füsûl-i sitte) kitâbında buyuruyor ki: (Îs⠓alâ nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselâm” gökden inip, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe mezhebine uygun ictihâd edecek, onun halâl dediğine halâl diyecek, harâm dediğine harâm diyecekdir).
    biz bunun adına apaçık şirk diyoruz
    9-Tevbe-31'in esbabı nuzülüne bakın anlarsınız

    gerçi
    shf22 Nickli Üyeden Alıntı
    6 — Hakîkate varmış Evliyânın büyüklerinden olan Sehl bin Abdüllah Tüsterî “rahmetullahi aleyh” diyor ki, (Eğer Mûsâ ve Îsâ aleyhimesselâmın ümmetlerinde, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” gibi bir zât bulunsaydı, bunlar yehûdîliğe ve hıristiyanlığa dönmezdi).
    diyerek Ebu Hanife'yi Harun as'dan bile büyük görenlerden bunu anlamasını bekleyemeyiz
    sahi Musa ve İsa as'ın ümmetleri Yahudi ve Hristiyan oldular çünkü onların ümmetnde ebu Hanife gibi biri yok idi de
    Muhammed Mustafa'nın ümmetinden bu kadar ateist nasıl çıktı ebu Hanife'ye rağmen? hayret

    shf20 Nickli Üyeden Alıntı

    5 — Dört mezhebde ictihâd derecesine yükselmiş olan müctehidlere ve bunların yetişdirmiş oldukları büyük âlimlere (Ehl-i sünnet) âlimleri denir. Ehl-i
    sünnetin reîsi ve kurucusu, (İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe Nu’mân bin Sâbit) ve iki
    imâm, Ebû Mensûr Mâ-türîdî ve Ebül-Hasen-i Eş’arîdir
    Allah ve Resulünü değil de kim olursa olsun bir başkasını resi edinenin vay haline
    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    Ben diyorum ki: Bu tutumu babalarına ve âlimlerine karşı da göstermişlerdir. Nitekim Tahâvî “Şerhu Meâni’l-âsâr”da (1/372) ve Ebû Ya’lâ da “Müsned”inde (3/1317) ravileri güvenilir olan sahih bir se-nedle Sâlim b. Abdullah b. Ömer’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir:

    “Mescidde İbn Ömer’le oturuyorduk. Derken Şamlılardan bir adam geldi ve ona temettü haccını sordu. İbn Ömer: “Bu, güzel bir şeydir.” dedi. Adam: “Fakat baban bunu yasaklıyordu.” dedi. İbn Ömer adama: “Yazıklar olsun sana! Babam bunu yasaklamış olabilir; ama Resûlullah (s.a.v.) bunu yapmış ve yapılmasını emretmiştir. Şimdi sen Resulullah’ın emrine mi yoksa babamın yasağına mı uyarsın?” karşılığı verdi. Adam: “Resûlullah’ın emrine uyarım.” dedi. İbn Ömer: “Artık git.” dedi.

    Bu rivâyetin bir benzerini de İmam Ahmed (Hadis no: 5700) rivâyet etmiştir. Tirmizî de “Şerhü’t-Tuhfeti” (2/82) bunu rivâyet etmiş ve sahih olduğunu söylemiştir. İbn Asâkir (1/51/7) de İbn Ebû Zi’b’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir: “Sa’d b. İbrahim (yani Abdurrahman b. Avf’ın oğlu), bir adam hakkında Rebia b. Ebû Abdurrahman’ın görüşüyle hüküm verdi. Bu hüküm adamın aleyhine idi. Ben ona, Resûlullah’tan, bu hükümle çelişen bir hadis aktardım. Bunun üzerine Sa’d, Rebia’ya: “Bu İbn Ebû Zi’b’tir. Bana göre güvenilir bir ravidir. Ba-na, verdiğim hükmün aksine Resûlullah’tan bir hadis nakletti.” Dedi. Rebia ona: “Sen içtihat ettin ve hükmün geçerli oldu.” dedi. Sa’d ise: “Ne acayip durum! Ben Resûlullah (s.a.v.)’ın hükmününü bırakacağım, Sa’d’ın (kendimin) hükmüyle hükmedeceğim, öyle mi?! Bilakis Sa’d’ın hükmünü bırakıyor ve Resûlullah (s.a.v.)’ın hükmüyle hükme-diyo-rum.” dedi. Ardından davayı yazdığı kağıdı getirterek, onu yırttı ve a-da--mın lehine hüküm verdi.”

    Abdullah b. Mes’ud -radıyallahu anh- dedi ki: “Sizden kim başkalarının izinden gidecekse, ölmüş olanların sünnetine uysun. Bunlardan kastım Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın ashabıdır. Onlar bu ümmetin en hayırlıları idiler. Kalbleri en iyi, ilimleri en derin, kendilerini külfete sokmaları en az olanlardı.Allah tarafından Peygamberinin arkadaşlığı, dinini taşımaları için seçilmiş bir topluluktular. Sizler de ahlakınızı onların ahlakına, yolunuzu onların yoluna benzetiniz. Çünkü onlar dosdoğru hidayet üzere idiler.” Yine şöyle demiştir: “Tabi olunuz, bid’at ortaya koymayınız. Çünkü ona ihtiyacınız yoktur. Siz eski yola uymaya bakınız.” Beğavî, Şerhu’s-Sünne. Darimî, Sünen.

    Sahâbeden bazıları, Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) ifrâd haccını güzel gördüklerini söyleyerek, temettü haccı yaptığı için Abdullah b. Abbas’a (ra) itiraz ettiler.
    Bunun üzerine o,şöyle demiştir:“Başınıza gökten taş yağmasından korkulur. Ben size, "Rasûlullâh (sav) şöyle buyurdu diyorum", sizler ise bana "Ebu Bekir ve Ömer böyle dedi" diyorsunuz.”

    Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) sözlerine uymakla sünnete aykırı davranarak cezâya
    çarptırılmaktan korkulursa, onlardan daha düşük durumda olan veya kendi basit görüş ve ictihadına bakarak sünnete aykırı hareket edenlerin hali nice olur?



  8. 19.Mart.2012, 21:20
    28
    âb ü kil
    Ufkuaçık Nickli Üyeden Alıntı
    Ve diğer yazdıkların Külliyen bunlarin hepsi yalandır.Böyle cümleler hiç geçmemektedir.Benim elimde ki Saadet-i Ebediyye kitabı 1985 baskılı olup Hakikat Kitabevinin baskısıdır.
    kardeşim bak ben senin verdiğin linkte yalan dediğin şeylerden neler buldum:

    shf106 Nickli Üyeden Alıntı
    Muhammed Pârisâ hazretleri (Füsûl-i sitte) kitâbında buyuruyor ki: (Îs⠓alâ nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselâm” gökden inip, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe mezhebine uygun ictihâd edecek, onun halâl dediğine halâl diyecek, harâm dediğine harâm diyecekdir).
    biz bunun adına apaçık şirk diyoruz
    9-Tevbe-31'in esbabı nuzülüne bakın anlarsınız

    gerçi
    shf22 Nickli Üyeden Alıntı
    6 — Hakîkate varmış Evliyânın büyüklerinden olan Sehl bin Abdüllah Tüsterî “rahmetullahi aleyh” diyor ki, (Eğer Mûsâ ve Îsâ aleyhimesselâmın ümmetlerinde, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” gibi bir zât bulunsaydı, bunlar yehûdîliğe ve hıristiyanlığa dönmezdi).
    diyerek Ebu Hanife'yi Harun as'dan bile büyük görenlerden bunu anlamasını bekleyemeyiz
    sahi Musa ve İsa as'ın ümmetleri Yahudi ve Hristiyan oldular çünkü onların ümmetnde ebu Hanife gibi biri yok idi de
    Muhammed Mustafa'nın ümmetinden bu kadar ateist nasıl çıktı ebu Hanife'ye rağmen? hayret

    shf20 Nickli Üyeden Alıntı

    5 — Dört mezhebde ictihâd derecesine yükselmiş olan müctehidlere ve bunların yetişdirmiş oldukları büyük âlimlere (Ehl-i sünnet) âlimleri denir. Ehl-i
    sünnetin reîsi ve kurucusu, (İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe Nu’mân bin Sâbit) ve iki
    imâm, Ebû Mensûr Mâ-türîdî ve Ebül-Hasen-i Eş’arîdir
    Allah ve Resulünü değil de kim olursa olsun bir başkasını resi edinenin vay haline
    @mir Nickli Üyeden Alıntı
    Ben diyorum ki: Bu tutumu babalarına ve âlimlerine karşı da göstermişlerdir. Nitekim Tahâvî “Şerhu Meâni’l-âsâr”da (1/372) ve Ebû Ya’lâ da “Müsned”inde (3/1317) ravileri güvenilir olan sahih bir se-nedle Sâlim b. Abdullah b. Ömer’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir:

    “Mescidde İbn Ömer’le oturuyorduk. Derken Şamlılardan bir adam geldi ve ona temettü haccını sordu. İbn Ömer: “Bu, güzel bir şeydir.” dedi. Adam: “Fakat baban bunu yasaklıyordu.” dedi. İbn Ömer adama: “Yazıklar olsun sana! Babam bunu yasaklamış olabilir; ama Resûlullah (s.a.v.) bunu yapmış ve yapılmasını emretmiştir. Şimdi sen Resulullah’ın emrine mi yoksa babamın yasağına mı uyarsın?” karşılığı verdi. Adam: “Resûlullah’ın emrine uyarım.” dedi. İbn Ömer: “Artık git.” dedi.

    Bu rivâyetin bir benzerini de İmam Ahmed (Hadis no: 5700) rivâyet etmiştir. Tirmizî de “Şerhü’t-Tuhfeti” (2/82) bunu rivâyet etmiş ve sahih olduğunu söylemiştir. İbn Asâkir (1/51/7) de İbn Ebû Zi’b’in şöyle dediğini rivâyet etmiştir: “Sa’d b. İbrahim (yani Abdurrahman b. Avf’ın oğlu), bir adam hakkında Rebia b. Ebû Abdurrahman’ın görüşüyle hüküm verdi. Bu hüküm adamın aleyhine idi. Ben ona, Resûlullah’tan, bu hükümle çelişen bir hadis aktardım. Bunun üzerine Sa’d, Rebia’ya: “Bu İbn Ebû Zi’b’tir. Bana göre güvenilir bir ravidir. Ba-na, verdiğim hükmün aksine Resûlullah’tan bir hadis nakletti.” Dedi. Rebia ona: “Sen içtihat ettin ve hükmün geçerli oldu.” dedi. Sa’d ise: “Ne acayip durum! Ben Resûlullah (s.a.v.)’ın hükmününü bırakacağım, Sa’d’ın (kendimin) hükmüyle hükmedeceğim, öyle mi?! Bilakis Sa’d’ın hükmünü bırakıyor ve Resûlullah (s.a.v.)’ın hükmüyle hükme-diyo-rum.” dedi. Ardından davayı yazdığı kağıdı getirterek, onu yırttı ve a-da--mın lehine hüküm verdi.”

    Abdullah b. Mes’ud -radıyallahu anh- dedi ki: “Sizden kim başkalarının izinden gidecekse, ölmüş olanların sünnetine uysun. Bunlardan kastım Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’ın ashabıdır. Onlar bu ümmetin en hayırlıları idiler. Kalbleri en iyi, ilimleri en derin, kendilerini külfete sokmaları en az olanlardı.Allah tarafından Peygamberinin arkadaşlığı, dinini taşımaları için seçilmiş bir topluluktular. Sizler de ahlakınızı onların ahlakına, yolunuzu onların yoluna benzetiniz. Çünkü onlar dosdoğru hidayet üzere idiler.” Yine şöyle demiştir: “Tabi olunuz, bid’at ortaya koymayınız. Çünkü ona ihtiyacınız yoktur. Siz eski yola uymaya bakınız.” Beğavî, Şerhu’s-Sünne. Darimî, Sünen.

    Sahâbeden bazıları, Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) ifrâd haccını güzel gördüklerini söyleyerek, temettü haccı yaptığı için Abdullah b. Abbas’a (ra) itiraz ettiler.
    Bunun üzerine o,şöyle demiştir:“Başınıza gökten taş yağmasından korkulur. Ben size, "Rasûlullâh (sav) şöyle buyurdu diyorum", sizler ise bana "Ebu Bekir ve Ömer böyle dedi" diyorsunuz.”

    Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) sözlerine uymakla sünnete aykırı davranarak cezâya
    çarptırılmaktan korkulursa, onlardan daha düşük durumda olan veya kendi basit görüş ve ictihadına bakarak sünnete aykırı hareket edenlerin hali nice olur?



  9. 19.Mart.2012, 21:21
    29
    SALİH1990
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Mart.2012
    Üye No: 95060
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    Kardeşim internete bakarsak mevlana hazretlerinin İmam-I Rabbani hazretlerinin kitaplarına bile eleştiriler var nerdeyse eleştirilmedik kitap yok biz nerden ilim öğrencez o diyo bu kitap kötüdür bu diyo onu okuma tehlikelidir öbürü diyo şu kitap iyi onu oku başka biri onun dediği kitap iyi değildir yanlışlar var diyor e biz nerden ilim öğrencez kardeşim herkes birbirini engelleyip duruyor Hüseyin Hilmi Işık Efendiyi rahmetli Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok severmiş tercüme yaptırırmış doğru tercüme ettin dermiş Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok büyük bir alimdir o yanlış birini severmi ikinci olarak oğlu Seyyid Ahmed Mekki efendide bu kitap için onay vermiş yazı yazmış gençler okuyun diye 3ncü olarak Hüseyin Hilmi Işık efendiyi şimdiki hocalardan duyduğum kadarıyla iyi diyor kötüleyen yanlış diyen görmedim hiç tvdekilerden ehl-i sünnetir diyor Ömer Nasuhi Bilmen hocanın kitabını tavsiye ediyosunuz araştırsam belki onada eleştiri yapanlar olabilir benim düşüncem burda şu o bu kitabı eleştiriyo diğeri öbürkününkini bu iş nereye gider biz kime inanalım kime güvenelim dediğim gibi Mevlana hazretlerinin İmam-I Rabbani hazretlerinin kitaplarını eleştiren bile oluyor neden biz bu dereceye geldik anlatmak istediğim bu .


  10. 19.Mart.2012, 21:21
    29
    SALİH1990 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kardeşim internete bakarsak mevlana hazretlerinin İmam-I Rabbani hazretlerinin kitaplarına bile eleştiriler var nerdeyse eleştirilmedik kitap yok biz nerden ilim öğrencez o diyo bu kitap kötüdür bu diyo onu okuma tehlikelidir öbürü diyo şu kitap iyi onu oku başka biri onun dediği kitap iyi değildir yanlışlar var diyor e biz nerden ilim öğrencez kardeşim herkes birbirini engelleyip duruyor Hüseyin Hilmi Işık Efendiyi rahmetli Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok severmiş tercüme yaptırırmış doğru tercüme ettin dermiş Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok büyük bir alimdir o yanlış birini severmi ikinci olarak oğlu Seyyid Ahmed Mekki efendide bu kitap için onay vermiş yazı yazmış gençler okuyun diye 3ncü olarak Hüseyin Hilmi Işık efendiyi şimdiki hocalardan duyduğum kadarıyla iyi diyor kötüleyen yanlış diyen görmedim hiç tvdekilerden ehl-i sünnetir diyor Ömer Nasuhi Bilmen hocanın kitabını tavsiye ediyosunuz araştırsam belki onada eleştiri yapanlar olabilir benim düşüncem burda şu o bu kitabı eleştiriyo diğeri öbürkününkini bu iş nereye gider biz kime inanalım kime güvenelim dediğim gibi Mevlana hazretlerinin İmam-I Rabbani hazretlerinin kitaplarını eleştiren bile oluyor neden biz bu dereceye geldik anlatmak istediğim bu .


  11. 19.Mart.2012, 21:29
    30
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,372
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    kardeşim hiçbir müslümanın eleştirmediği Kur'an ve sünnet var
    neden önce iyi bir şekilde bu ikisini öğrenmiyorsunuz?
    bak eğer Kur'an'ı iyice bir anlamış olsa idin
    Alıntı
    Hüseyin Hilmi Işık Efendiyi rahmetli Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok severmiş tercüme yaptırırmış doğru tercüme ettin dermiş Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok büyük bir alimdir o yanlış birini severmi
    demezdin
    konumuz Hüseyin Hilmi Işık değil ama
    Abdulhakim Arvasi'nin onu sevmesi onun her sözünün doğru olduğu anlamına mı gelir
    bak Kur'an'da Nuh as'ın da oğlunu sevdiği belirtilmiş
    ama oğlu kafir idi

    siz olaylara hep kişilerin penceresinden bakıyorsunuz
    oysaki Kur'an ve sünnetin penceresinden bakmanız gerekiyor

    bilmem anlatabildim mi?


  12. 19.Mart.2012, 21:29
    30
    âb ü kil
    kardeşim hiçbir müslümanın eleştirmediği Kur'an ve sünnet var
    neden önce iyi bir şekilde bu ikisini öğrenmiyorsunuz?
    bak eğer Kur'an'ı iyice bir anlamış olsa idin
    Alıntı
    Hüseyin Hilmi Işık Efendiyi rahmetli Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok severmiş tercüme yaptırırmış doğru tercüme ettin dermiş Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri çok büyük bir alimdir o yanlış birini severmi
    demezdin
    konumuz Hüseyin Hilmi Işık değil ama
    Abdulhakim Arvasi'nin onu sevmesi onun her sözünün doğru olduğu anlamına mı gelir
    bak Kur'an'da Nuh as'ın da oğlunu sevdiği belirtilmiş
    ama oğlu kafir idi

    siz olaylara hep kişilerin penceresinden bakıyorsunuz
    oysaki Kur'an ve sünnetin penceresinden bakmanız gerekiyor

    bilmem anlatabildim mi?


  13. 19.Mart.2012, 21:53
    31
    SALİH1990
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Mart.2012
    Üye No: 95060
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26
    @mir senin ağzından çıkanı kulağın duyuyormu şirk ne demektir ALLAH a ortak koşmak edmektir apaçık şirk diyoruz diyosun bide bu vebali nasıl alıyosun üstüne Hüseyin Hilmi Işık alim bir zat ise ona iftira atmış oluyosun bu vebali nasıl üstlenirsin o kelimelerin yükü çok ağır öyle 1 kelime olduğuna bakıp hafif gelmesin bir müslüman akıllı olmalı müslüman tabiki Kuran-I Kerimi okuyacak hadis-i şerifleri okuyacak ama alimlerin kitaplarınıda okumalı alimlerin kitaplarına gelince konu o onu beğenmez öbürküsü bunda şirk var der o itam ettiği kişi gerçekten alim bir zat ise bunun vebali ne olur bir müslüman söylediklerinden ötürü korkmalı heleki dini konuda cımbızla çekip konuşmalı sözleri kendini felakate sürükleyebilir aksi halde.

    bir takım örnekler vererek yanlış diyebilirsin burları bakın deyip gösterebilirsin ama şirktir küfürdür gibi vebali ağır kelimeler doğru olmaz şirk ALLAH a ortak koşmaktır dikkat etmeli insan bunlara .


  14. 19.Mart.2012, 21:53
    31
    SALİH1990 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    @mir senin ağzından çıkanı kulağın duyuyormu şirk ne demektir ALLAH a ortak koşmak edmektir apaçık şirk diyoruz diyosun bide bu vebali nasıl alıyosun üstüne Hüseyin Hilmi Işık alim bir zat ise ona iftira atmış oluyosun bu vebali nasıl üstlenirsin o kelimelerin yükü çok ağır öyle 1 kelime olduğuna bakıp hafif gelmesin bir müslüman akıllı olmalı müslüman tabiki Kuran-I Kerimi okuyacak hadis-i şerifleri okuyacak ama alimlerin kitaplarınıda okumalı alimlerin kitaplarına gelince konu o onu beğenmez öbürküsü bunda şirk var der o itam ettiği kişi gerçekten alim bir zat ise bunun vebali ne olur bir müslüman söylediklerinden ötürü korkmalı heleki dini konuda cımbızla çekip konuşmalı sözleri kendini felakate sürükleyebilir aksi halde.

    bir takım örnekler vererek yanlış diyebilirsin burları bakın deyip gösterebilirsin ama şirktir küfürdür gibi vebali ağır kelimeler doğru olmaz şirk ALLAH a ortak koşmaktır dikkat etmeli insan bunlara .


  15. 19.Mart.2012, 22:03
    32
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,372
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    güzel kardeşim 9-Tevbe-31. ayetin esbabı nuzülüne baktın mı?
    bulup okuyup buraya kopyalar mısın?
    eğer yazdıklarımı tam olarak okumayacaksan
    seninle müzakeremizde hakka nasıl ulaşacağız?


  16. 19.Mart.2012, 22:03
    32
    âb ü kil
    güzel kardeşim 9-Tevbe-31. ayetin esbabı nuzülüne baktın mı?
    bulup okuyup buraya kopyalar mısın?
    eğer yazdıklarımı tam olarak okumayacaksan
    seninle müzakeremizde hakka nasıl ulaşacağız?


  17. 19.Mart.2012, 22:07
    33
    SALİH1990
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Mart.2012
    Üye No: 95060
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 26

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    Diyanet İşleri : (Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
    söylediğin ayetin meali böyledir .


  18. 19.Mart.2012, 22:07
    33
    SALİH1990 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Diyanet İşleri : (Yahudiler) Allah’ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
    söylediğin ayetin meali böyledir .


  19. 19.Mart.2012, 22:15
    34
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 705
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 56

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    BENİM SiZE VERDİĞİM AADET-İ eBEDİYYE KİTABININ PDF DOSYASI İDİ.HALBUKİ KİTAPLIĞIMDA BULUNAN BU ESERDE OLANLARIN BİR KISMI TIRPANLANMIŞ BİR KISMINA İSE EKLEMELER YAPILMIŞ.ŞİMDİ HANGİSİ DOĞRUDUR?.

    NEYSE,AYET VE SÜNNETLERE UYMAYAN HİÇBİR FİKRİ KABUL ETMEYİNİZ.ZİRA ŞÜPHELİ ŞEYLERİ TERKETMEK DİNİN TAMAMINI YAŞAMAK DEMEKTİR.ŞİRKE GİRME KORKUSU VARSA DERHAL O AMEL TERKEDİLMELİDİR.



  20. 19.Mart.2012, 22:15
    34
    Devamlı Üye
    BENİM SiZE VERDİĞİM AADET-İ eBEDİYYE KİTABININ PDF DOSYASI İDİ.HALBUKİ KİTAPLIĞIMDA BULUNAN BU ESERDE OLANLARIN BİR KISMI TIRPANLANMIŞ BİR KISMINA İSE EKLEMELER YAPILMIŞ.ŞİMDİ HANGİSİ DOĞRUDUR?.

    NEYSE,AYET VE SÜNNETLERE UYMAYAN HİÇBİR FİKRİ KABUL ETMEYİNİZ.ZİRA ŞÜPHELİ ŞEYLERİ TERKETMEK DİNİN TAMAMINI YAŞAMAK DEMEKTİR.ŞİRKE GİRME KORKUSU VARSA DERHAL O AMEL TERKEDİLMELİDİR.



  21. 19.Mart.2012, 22:16
    35
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,372
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 42
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    Tirmizi Tefsir Bölümü 10

    3095- Adiyy b. Hatîm (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Boynumda altından bir haç olduğu halde Rasûlullah (s.a.v.)’in yanına gelmiştim. Buyurdular ki: Ey Adiyy bu putu üzerinden at kendileri de Tevbe sûresinin 31. ayetini okumakta idiler ve şöyle buyurdular: Gerçi onlar haham ve Rahiblerine ibadet etmiyorlardı. Fakat onlar bir şeyi haram kıldılar mı onu haram kabul ediyorlar helal kıldıklarını da helal sayıyorlardı. (İşte bu Allah’tan başkasını Rab edinmek demektir.) (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
    ž Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Abdusselam b. Harb’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Gutayf b. A’yan hadiste tanınmış bir kimse değildir.

    Gördün mü güzel kardeşim
    Allah ve Resulü haricinde bir kişinin haram dediğini haram
    helal dediğini helal kabul etmek
    o kişiyi Rabb edinmektir ki
    bu da şirktir

    İsa as ebu Hanife ra de dahil herhangi bir kişinin helal dediklerine helal
    haram dediklerine haram demekten beridir


  22. 19.Mart.2012, 22:16
    35
    âb ü kil
    Tirmizi Tefsir Bölümü 10

    3095- Adiyy b. Hatîm (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Boynumda altından bir haç olduğu halde Rasûlullah (s.a.v.)’in yanına gelmiştim. Buyurdular ki: Ey Adiyy bu putu üzerinden at kendileri de Tevbe sûresinin 31. ayetini okumakta idiler ve şöyle buyurdular: Gerçi onlar haham ve Rahiblerine ibadet etmiyorlardı. Fakat onlar bir şeyi haram kıldılar mı onu haram kabul ediyorlar helal kıldıklarını da helal sayıyorlardı. (İşte bu Allah’tan başkasını Rab edinmek demektir.) (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
    ž Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Abdusselam b. Harb’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Gutayf b. A’yan hadiste tanınmış bir kimse değildir.

    Gördün mü güzel kardeşim
    Allah ve Resulü haricinde bir kişinin haram dediğini haram
    helal dediğini helal kabul etmek
    o kişiyi Rabb edinmektir ki
    bu da şirktir

    İsa as ebu Hanife ra de dahil herhangi bir kişinin helal dediklerine helal
    haram dediklerine haram demekten beridir


  23. 19.Mart.2012, 22:17
    36
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 705
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 56

    Cevap: tam ilmihal seadet-i ebediyye yi karalama kapmanyası

    SALİH1990 kardeşim Sen hangi ilmihali okuyorsun, önce sen onu bize söyle de seni anlayalım...


  24. 19.Mart.2012, 22:17
    36
    Devamlı Üye
    SALİH1990 kardeşim Sen hangi ilmihali okuyorsun, önce sen onu bize söyle de seni anlayalım...





+ Yorum Gönder
Git İlk 2346 Son