Konusunu Oylayın.: 8 yaşında ölen kızım.. onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü?

5 üzerinden 4.29 | Toplam: 7 kişi oyladı.

8 yaşında ölen kızım.. onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü?
  1. 23.Ocak.2011, 16:43
    1
    nurayhakan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ocak.2011
    Üye No: 83396
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    8 yaşında ölen kızım.. onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü?






    8 yaşında ölen kızım.. onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü? Mumsema benim kızım 8 yaşında 3 ay önce vefat etti.onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü.birde anne baba ölünce ahirette onu 8 yaşındamı göreceğiz yoksa 33 yaşındamı karşılaşacağız çok merak ediyorum ne olur beni bilgilendirin.


  2. 23.Ocak.2011, 16:43
    1
    nurayhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    benim kızım 8 yaşında 3 ay önce vefat etti.onun ruhu şimdi nerede ruhu evde gezer ve bizi görürmü.birde anne baba ölünce ahirette onu 8 yaşındamı göreceğiz yoksa 33 yaşındamı karşılaşacağız çok merak ediyorum ne olur beni bilgilendirin.


    Benzer Konular

    - Hayvanların da bir ruhu varsa Allahın verdiği ruhu almak olan avcılık caiz midir ?

    - Ruhu'l-Kudüs (Ruhu'l-Emîn) Ne Demektir?

    - Hristiyanlar, Ruhul Kudüs ifadesi için, Allah'ın ruhu olduğunu ifade etmektedirler. Hz. İsa Allah'ın

    - Nefis, ruhu hayvani ve ruhu meleki

    - 8 yaşında ölen cennet meleğim kızım şimdi çok merak ediyorum orda neler yapıyor? beni görüyomu?

  3. 23.Ocak.2011, 16:53
    2
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 781
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım




    Basiniz sagolsun oncelikle , mekani cennet dir o yavrunun..
    Sizde insaAllah cennetliklerden olursaniz, kucagini acmis sizi bekler bulursunuz yavrunuzu...
    Sadece yetiskinler icindir 33 yasina donmek..


  4. 23.Ocak.2011, 16:53
    2
    Devamlı Üye



    Basiniz sagolsun oncelikle , mekani cennet dir o yavrunun..
    Sizde insaAllah cennetliklerden olursaniz, kucagini acmis sizi bekler bulursunuz yavrunuzu...
    Sadece yetiskinler icindir 33 yasina donmek..


  5. 23.Ocak.2011, 16:58
    3
    seyda dilbiri
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2011
    Üye No: 83313
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 49

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    SA guzel kardesim allah sana sabir versin ilk once,
    bir insan oldugu zaman onun ruhu dunyada kalmaz hele bu gunahsiz bir cocuk ise o ruh cenet bahcelerinde ucar durur allahin nimetlerine sukur eder yani ruhu kesinlikle evde degil ve yaninda olamaz
    insanlar ilk oldugu zaman ve kabire kadar her seyi gurur kabire konulduktan sonra ruh kabire girer ve munker ile nekir dedigimiz meleklere hesap verir allah bizi o gunku hesapte yanliz birakan kularinda etmesin amin


    senin kizin ahirete ayni yasta sana gelcek ve ve sana sefat etmek icin allaha yalvarir seni almadan orda ayrilmak istemez isin obur tarafi allah dahi iyi bilir birsey suylemkete bize dusmez, ama cocugun hep oyle kalacak cocuklari cok seven insanlara allahin bir hediyesidir obur dunyada o cocugunu hep oyle sevmesi ve ahiret hayati boyunca allahin bir ikrami olarak bazi kularina nasib etigi bir ikramdir



  6. 23.Ocak.2011, 16:58
    3
    SA guzel kardesim allah sana sabir versin ilk once,
    bir insan oldugu zaman onun ruhu dunyada kalmaz hele bu gunahsiz bir cocuk ise o ruh cenet bahcelerinde ucar durur allahin nimetlerine sukur eder yani ruhu kesinlikle evde degil ve yaninda olamaz
    insanlar ilk oldugu zaman ve kabire kadar her seyi gurur kabire konulduktan sonra ruh kabire girer ve munker ile nekir dedigimiz meleklere hesap verir allah bizi o gunku hesapte yanliz birakan kularinda etmesin amin


    senin kizin ahirete ayni yasta sana gelcek ve ve sana sefat etmek icin allaha yalvarir seni almadan orda ayrilmak istemez isin obur tarafi allah dahi iyi bilir birsey suylemkete bize dusmez, ama cocugun hep oyle kalacak cocuklari cok seven insanlara allahin bir hediyesidir obur dunyada o cocugunu hep oyle sevmesi ve ahiret hayati boyunca allahin bir ikrami olarak bazi kularina nasib etigi bir ikramdir



  7. 23.Ocak.2011, 17:05
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,915
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 230
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Öncelikle Allah c.c sabırlar ve hayırlar versin,
    başınız sağ olsun kardeşim konu hakkında arşivimizden eklediğim yazıyı
    okumanı tavsiye ediyorum Efendimiz (s.a.v) in çocuk yaşta evladı ölen ebeveynlere çok güzel müjdeleri var İnşaAllah yaralarınızı tamir için yardımcı olur.Hayırlarla kalın kardeşim...



    _______________________


    Çocukların şefaat etmeleri, bazı günahların affında çocukların terbiyeleri, nazları ve niyazları ile sevimli halleriyle, rahmete ve şefkate yakın duruşlarıyla, anne ve babalarını Allah’ın bağışlamasında ve merhamet etmesinde vesile olmaları demektir. Onların ricalarını rahmet-i İlâhiyenin kabul edeceğini ummak, Allah’a karşı hüsnüzannımızın da bir gereğidir.

    Evet, küçük yaşta ölen çocuklar ailesine şafaat eder. Şefaat dediğimiz hadiseyi, Cenab-ı Hak başta Peygamberimize (asv) olmak üzere tüm enbiyaya, melaikeye, Allah’ın sevgili kulları olan velilere, şehitlere ve küçük yaşta vefat eden masum çocuklara vermiştir. Fakat şefaat denilince, Allah, cennete koymak istediği kişileri Allah’ın sevdiği kişilerin eliyle ve şefaatiyle yaptırmak irade eder. Burada Allah’ın istemediği ve sevmediği veya kurtulmaya hak kazanamayan kişileri hiç kimse yine kurtaramayacaktır. Dolayısıyla şefaate hak kazanan kişileri, yine Allah’ın rızasını kazanan kişilerdir. Yoksa kafir ve müşrik gibi dünyada Allah’ı razı etmemiş kişiler şefaate istihkak kesp etmeyecektir.

    Peygamber Efendimiz (asv)’in konu ile ilgili bazı hadisleri şöyledir:

    “Henüz ergenlik çağına ulaşmamış üç çocuğu ölen her Müslümanı Allah, çocuklara olan rahmet ve şefkati sebebiyle cennete koyar.” (Buhârî, Cenâiz 6, 91; Müslim, Birr 153)

    “Herhangi bir Müslümanın (ergenlik çağına ermemiş) üç çocuğu ölürse, o kimseye cehennem ateşi ancak Allah’ın yemini yerine gelecek kadar kısa bir süre dokunur.” (Buharî, Cenâiz 6, Eymân 9; Müslim, Birr 150)

    “Sizden (henüz ergenlik çağına gelmemiş) üç çocuğunu âhirete gönderen her kadın için, bu çocuklar cehenneme karşı mutlaka siper olur.” buyurdu. İçlerinden bir kadın: “Bu durum iki çocuk gönderenler için de geçerli midir?” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : “Evet, iki çocuk gönderen için de durum aynıdır.” cevabını verdi. (Buhârî, İlim 36, Cenâiz 6, 91; İ’tisam 9; Müslim, Birr 152)

    "Düşük çocuklarınıza isim veriniz. Çünkü onlar âhirette sizin için yüksek dereceler kazandırmak üzere öncülerinizdir.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/1074)

    "Düşük doğan çocuklarınıza isim veriniz. Ki, Allah bununla terazinizin sevap kefesini ağırlaştırsın. Aksi halde o Kıyâmet Gününde gelerek şöyle der: “Yâ Rabbi! Bunlar bana isim vermeyerek, benden elde edecekleri sevabı kaçırdılar.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/1075)

    "Buluğa ermeden ölen çocuklar, cennette çok canlıdırlar, hareketli balık gibidirler. Onlardan birisi ebeveynini karşılar, elbisesinden tutar, Allah kendisiyle birlikte ebeveynini de cennete koyuncaya kadar bırakmaz.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/2364)

    Görüldüğü gibi bu hadisler, henüz ergenlik çağına gelmemiş üç çocuğu ölen anne ve babanın bu çocuklar sebebiyle cennete girecekleri konusunda -farklı ifadelerle de olsa- büyük bir müjde vermektedir.

    Ölen çocukların “bulûğ çağına ermemiş” olmaları açıkça vurgulanırken, kız erkek ayırımının yapılmadığı, mutlak olarak çocuk (veled) denildiği görülmektedir. Dolayısıyla, kız olsun erkek olsun, bulûğ çağına ermemiş çocuğu ölen anne ve babalar, sabredip ecrini Allah’tan beklemek şartıyla müjdelenmişlerdir. Yavrusunun ölümüne sabretme ve Allah’ın hükmüne isyan etmeyip rızâ gösterme şartı, bu hadislerin ifadelerinden değilse bile delâletlerinden anlaşılmaktadır. Buhârî, Sahih’indeki bu konuyla ilgili başlıkta ölüme rızâ gösterme şartını açıkça belirtmiştir. (bk. Cenâiz 6). Nitekim Allah Teâlâ da, “Sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer sûresi (39), 10) buyurmuştur.

    Âhirette çocukların böylesine sevimli ve şefaat eder bir halde karşılamalarının temelinde, elbette, onları Allah’ın bir meyvesi bilmek, Allah onları aldığı zaman arkalarından isyana düşmemek ve Allah’ın hükmüne teslim olmak, sabır içinde şükretmek, verenin de, alanın da Allah olduğunu bilmek, onları bir hediye ve emanet olarak kabul etmek ve Allah alırken de, yani onları mezara koyarken de onları mezara değil, Allah’ın rahmetine teslim ettiğini bilmek inançları vardır. Bu inanç ve anlayışlar tevhid inancının gerekleridir. Aynı zamanda en acılı bir olayda kişiye dayanma gücü veren şey de, Allah’a dayanmak ve Allah’a iman etmiş olmaktır.
    S.İ.E
    arşivden...


  8. 23.Ocak.2011, 17:05
    4
    Silent and lonely rains
    Öncelikle Allah c.c sabırlar ve hayırlar versin,
    başınız sağ olsun kardeşim konu hakkında arşivimizden eklediğim yazıyı
    okumanı tavsiye ediyorum Efendimiz (s.a.v) in çocuk yaşta evladı ölen ebeveynlere çok güzel müjdeleri var İnşaAllah yaralarınızı tamir için yardımcı olur.Hayırlarla kalın kardeşim...



    _______________________


    Çocukların şefaat etmeleri, bazı günahların affında çocukların terbiyeleri, nazları ve niyazları ile sevimli halleriyle, rahmete ve şefkate yakın duruşlarıyla, anne ve babalarını Allah’ın bağışlamasında ve merhamet etmesinde vesile olmaları demektir. Onların ricalarını rahmet-i İlâhiyenin kabul edeceğini ummak, Allah’a karşı hüsnüzannımızın da bir gereğidir.

    Evet, küçük yaşta ölen çocuklar ailesine şafaat eder. Şefaat dediğimiz hadiseyi, Cenab-ı Hak başta Peygamberimize (asv) olmak üzere tüm enbiyaya, melaikeye, Allah’ın sevgili kulları olan velilere, şehitlere ve küçük yaşta vefat eden masum çocuklara vermiştir. Fakat şefaat denilince, Allah, cennete koymak istediği kişileri Allah’ın sevdiği kişilerin eliyle ve şefaatiyle yaptırmak irade eder. Burada Allah’ın istemediği ve sevmediği veya kurtulmaya hak kazanamayan kişileri hiç kimse yine kurtaramayacaktır. Dolayısıyla şefaate hak kazanan kişileri, yine Allah’ın rızasını kazanan kişilerdir. Yoksa kafir ve müşrik gibi dünyada Allah’ı razı etmemiş kişiler şefaate istihkak kesp etmeyecektir.

    Peygamber Efendimiz (asv)’in konu ile ilgili bazı hadisleri şöyledir:

    “Henüz ergenlik çağına ulaşmamış üç çocuğu ölen her Müslümanı Allah, çocuklara olan rahmet ve şefkati sebebiyle cennete koyar.” (Buhârî, Cenâiz 6, 91; Müslim, Birr 153)

    “Herhangi bir Müslümanın (ergenlik çağına ermemiş) üç çocuğu ölürse, o kimseye cehennem ateşi ancak Allah’ın yemini yerine gelecek kadar kısa bir süre dokunur.” (Buharî, Cenâiz 6, Eymân 9; Müslim, Birr 150)

    “Sizden (henüz ergenlik çağına gelmemiş) üç çocuğunu âhirete gönderen her kadın için, bu çocuklar cehenneme karşı mutlaka siper olur.” buyurdu. İçlerinden bir kadın: “Bu durum iki çocuk gönderenler için de geçerli midir?” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : “Evet, iki çocuk gönderen için de durum aynıdır.” cevabını verdi. (Buhârî, İlim 36, Cenâiz 6, 91; İ’tisam 9; Müslim, Birr 152)

    "Düşük çocuklarınıza isim veriniz. Çünkü onlar âhirette sizin için yüksek dereceler kazandırmak üzere öncülerinizdir.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/1074)

    "Düşük doğan çocuklarınıza isim veriniz. Ki, Allah bununla terazinizin sevap kefesini ağırlaştırsın. Aksi halde o Kıyâmet Gününde gelerek şöyle der: “Yâ Rabbi! Bunlar bana isim vermeyerek, benden elde edecekleri sevabı kaçırdılar.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/1075)

    "Buluğa ermeden ölen çocuklar, cennette çok canlıdırlar, hareketli balık gibidirler. Onlardan birisi ebeveynini karşılar, elbisesinden tutar, Allah kendisiyle birlikte ebeveynini de cennete koyuncaya kadar bırakmaz.” (Câmiü’s-Sağîr, 3/2364)

    Görüldüğü gibi bu hadisler, henüz ergenlik çağına gelmemiş üç çocuğu ölen anne ve babanın bu çocuklar sebebiyle cennete girecekleri konusunda -farklı ifadelerle de olsa- büyük bir müjde vermektedir.

    Ölen çocukların “bulûğ çağına ermemiş” olmaları açıkça vurgulanırken, kız erkek ayırımının yapılmadığı, mutlak olarak çocuk (veled) denildiği görülmektedir. Dolayısıyla, kız olsun erkek olsun, bulûğ çağına ermemiş çocuğu ölen anne ve babalar, sabredip ecrini Allah’tan beklemek şartıyla müjdelenmişlerdir. Yavrusunun ölümüne sabretme ve Allah’ın hükmüne isyan etmeyip rızâ gösterme şartı, bu hadislerin ifadelerinden değilse bile delâletlerinden anlaşılmaktadır. Buhârî, Sahih’indeki bu konuyla ilgili başlıkta ölüme rızâ gösterme şartını açıkça belirtmiştir. (bk. Cenâiz 6). Nitekim Allah Teâlâ da, “Sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer sûresi (39), 10) buyurmuştur.

    Âhirette çocukların böylesine sevimli ve şefaat eder bir halde karşılamalarının temelinde, elbette, onları Allah’ın bir meyvesi bilmek, Allah onları aldığı zaman arkalarından isyana düşmemek ve Allah’ın hükmüne teslim olmak, sabır içinde şükretmek, verenin de, alanın da Allah olduğunu bilmek, onları bir hediye ve emanet olarak kabul etmek ve Allah alırken de, yani onları mezara koyarken de onları mezara değil, Allah’ın rahmetine teslim ettiğini bilmek inançları vardır. Bu inanç ve anlayışlar tevhid inancının gerekleridir. Aynı zamanda en acılı bir olayda kişiye dayanma gücü veren şey de, Allah’a dayanmak ve Allah’a iman etmiş olmaktır.
    S.İ.E
    arşivden...


  9. 23.Ocak.2011, 17:15
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,915
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 230
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Ahirette Herkesin 33 yaşında olmanın Hükmü ve delilleri

    Bazı rivayetlerde insanın ahirette 33 yaşında olacağı bildirilmiştir. Ancak bu yaş ifadesi dünyanın yaşına göre değildir. Yani nasıl ki insan en mükemmel yaş olarak bu dönemde bulunur. Onun gibi insan cennette olması gereken en mükemmel durumda bulunacak demektir. Yoksa oraları buralarla değerlendirmek değildir.

    Hz. Enes’ten yapılan rivayete göre peygamberimiz şöyle buyurdu: “Cennet halkı kıyamet günü Adem’in suretinde, 33 yaşında, bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir sima halinde haşr edilirler. Sonra cennette bulunan bir ağacın yanına götürülürler ve ondan elbise giyinirler, artık ne elbiseleri eskir ve ne de gençlikleri kaybolur”(Kenzu’l-ummal, h. No: 39383).

    Diğer bir rivayette ise şu ifadelere yer verilmiştir: “(ruh üflenmiş) bir düşükten bir pir-i faniye kadar (cennetlik olan) her kes 33 yaşında, Adem’in suretinde, Yusuf’un güzelliğinde, Eyyub’un ahlakında bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir simayla haşr edilirler”(a.g.e, h. No: 39384).

    Yaşların 33 olması dünya yaşına göredir. Çünkü Ahirette bildiğimiz gün mefhumu yoktur.

    Yaşın 33 olmasındaki hikmet, insanların olgunlaşmış, gücüne kavuşmuş, maddî-manevî donanımları mükemmelleşmiş bir yaştır. Allah’ın 99 isminin 33’ün katı olması, tespihlerin adedinin 33’er olması, 33 sayısına bir değer de vermiş olabilir. Amme suresinde cennetteki kadınların “yaşıt olduklarını ifade eden “Etraba” kelimesinin 33 numaralı ayette zikredilmesi de konuyla ilgili -tevafuk penceresinden- ince bir letafet göstermiştir.

    Cennete gidenler ile cehenneme gidenlerin durumu farklıdır. Birileri cennette en üst düzeyde istifade etmeye münasip olarak, diğerleri ise cehennemde azap çekmeye uygun olarak yaratılacaklardır.

    Cennete gidenler bir birini tanıyacaklardır. Yani herkes kim olduğunu bilecek. Ancak bir anda binler yerde bulunabilecektir. Ayrıca burada naylon portakal ile gerçeği arasında ne kadar fark varsa, buradaki cennetlikler, cennettekilerin naylon halidir. Oradakini anlaması için görmesi ve yaşaması gerekir. Yoksa anlaması mümkün değildir.

    İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse de öyle dirilir. Bu nedenle insanların dünyada işledikleri günahlara göre dirileceğini bildiren rivayetler vardır. Herkes kim olduğunu bilecek ancak günahının durumuna göre farklı olacaktır.

    Nasıl ki birbirine benzeyen tohumlar toprağa atıldığı zaman toprağın üzerinde şekli, tadı ve görüntüsü farklı olduğu gibi, haşirde insanların yeniden dirilmesi de bunun gibi olacaktır. Kimisi fevkalade mükemmel ve güzel iken kimisi de son derece kötü olacaktır.
    arşivden...



  10. 23.Ocak.2011, 17:15
    5
    Silent and lonely rains
    Ahirette Herkesin 33 yaşında olmanın Hükmü ve delilleri

    Bazı rivayetlerde insanın ahirette 33 yaşında olacağı bildirilmiştir. Ancak bu yaş ifadesi dünyanın yaşına göre değildir. Yani nasıl ki insan en mükemmel yaş olarak bu dönemde bulunur. Onun gibi insan cennette olması gereken en mükemmel durumda bulunacak demektir. Yoksa oraları buralarla değerlendirmek değildir.

    Hz. Enes’ten yapılan rivayete göre peygamberimiz şöyle buyurdu: “Cennet halkı kıyamet günü Adem’in suretinde, 33 yaşında, bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir sima halinde haşr edilirler. Sonra cennette bulunan bir ağacın yanına götürülürler ve ondan elbise giyinirler, artık ne elbiseleri eskir ve ne de gençlikleri kaybolur”(Kenzu’l-ummal, h. No: 39383).

    Diğer bir rivayette ise şu ifadelere yer verilmiştir: “(ruh üflenmiş) bir düşükten bir pir-i faniye kadar (cennetlik olan) her kes 33 yaşında, Adem’in suretinde, Yusuf’un güzelliğinde, Eyyub’un ahlakında bıyıklı, bedenleri kılsız ve karagözlü bir simayla haşr edilirler”(a.g.e, h. No: 39384).

    Yaşların 33 olması dünya yaşına göredir. Çünkü Ahirette bildiğimiz gün mefhumu yoktur.

    Yaşın 33 olmasındaki hikmet, insanların olgunlaşmış, gücüne kavuşmuş, maddî-manevî donanımları mükemmelleşmiş bir yaştır. Allah’ın 99 isminin 33’ün katı olması, tespihlerin adedinin 33’er olması, 33 sayısına bir değer de vermiş olabilir. Amme suresinde cennetteki kadınların “yaşıt olduklarını ifade eden “Etraba” kelimesinin 33 numaralı ayette zikredilmesi de konuyla ilgili -tevafuk penceresinden- ince bir letafet göstermiştir.

    Cennete gidenler ile cehenneme gidenlerin durumu farklıdır. Birileri cennette en üst düzeyde istifade etmeye münasip olarak, diğerleri ise cehennemde azap çekmeye uygun olarak yaratılacaklardır.

    Cennete gidenler bir birini tanıyacaklardır. Yani herkes kim olduğunu bilecek. Ancak bir anda binler yerde bulunabilecektir. Ayrıca burada naylon portakal ile gerçeği arasında ne kadar fark varsa, buradaki cennetlikler, cennettekilerin naylon halidir. Oradakini anlaması için görmesi ve yaşaması gerekir. Yoksa anlaması mümkün değildir.

    İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse de öyle dirilir. Bu nedenle insanların dünyada işledikleri günahlara göre dirileceğini bildiren rivayetler vardır. Herkes kim olduğunu bilecek ancak günahının durumuna göre farklı olacaktır.

    Nasıl ki birbirine benzeyen tohumlar toprağa atıldığı zaman toprağın üzerinde şekli, tadı ve görüntüsü farklı olduğu gibi, haşirde insanların yeniden dirilmesi de bunun gibi olacaktır. Kimisi fevkalade mükemmel ve güzel iken kimisi de son derece kötü olacaktır.
    arşivden...



  11. 23.Ocak.2011, 18:26
    6
    tekturk
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ekim.2009
    Üye No: 61589
    Mesaj Sayısı: 781
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 39
    Bulunduğu yer: Tilburg/Hollanda

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Desert-rose emegin icin tesekkurler...bunlari okurken duygulanmamak elde degil..


  12. 23.Ocak.2011, 18:26
    6
    Devamlı Üye
    Desert-rose emegin icin tesekkurler...bunlari okurken duygulanmamak elde degil..


  13. 23.Ocak.2011, 21:01
    7
    nurayhakan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ocak.2011
    Üye No: 83396
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    bana teselliğide bulunan herkese çok teşekkür ederim.kızımın geçici olarak aramızdan ayrılmasıyla güzellikle sabrediyorum.ama onun yokluğu içimi çok acıtıyor.eşim ve ben Allahın her günü ibadetlerimizi en güzel şekilde yapıyor ve öldüğümüz zaman kızımıza bir an önce kavuşmayı diliyoruz.bu hadisleri okuyunca İNŞALLAH cennette Allahım kızımı bize yeniden verecekse, yavrumu kaybettiğim gün ki gibi görüp, sevip, doya doya sarılmak ,özlem gidermek istiyoruz.İNŞALLAH ALLAHIM bu isteğimi kabul eder.çünkü bu teselliyle ayakta duruyoruz.o benim tek çocuğumdu hayatımdı.Evlat acısı çok acı.Sabrederken Allahımın baba verdiği sevaptan bana teselliği vermek için emeği gecen herkesede Allahım sevap verir İNŞALLAH.


    bu sitenin güvenirliği hakkında bana bilgi verirmisiniz.mumsema ne demek? sorulan soruların cevabına güvenebilirmiyom .kimse yanlış anlamasın kötü amaçla sormuyorum sadece kimlerle muhattab olduğumu merak ettim saygılarımla


  14. 23.Ocak.2011, 21:01
    7
    nurayhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    bana teselliğide bulunan herkese çok teşekkür ederim.kızımın geçici olarak aramızdan ayrılmasıyla güzellikle sabrediyorum.ama onun yokluğu içimi çok acıtıyor.eşim ve ben Allahın her günü ibadetlerimizi en güzel şekilde yapıyor ve öldüğümüz zaman kızımıza bir an önce kavuşmayı diliyoruz.bu hadisleri okuyunca İNŞALLAH cennette Allahım kızımı bize yeniden verecekse, yavrumu kaybettiğim gün ki gibi görüp, sevip, doya doya sarılmak ,özlem gidermek istiyoruz.İNŞALLAH ALLAHIM bu isteğimi kabul eder.çünkü bu teselliyle ayakta duruyoruz.o benim tek çocuğumdu hayatımdı.Evlat acısı çok acı.Sabrederken Allahımın baba verdiği sevaptan bana teselliği vermek için emeği gecen herkesede Allahım sevap verir İNŞALLAH.


    bu sitenin güvenirliği hakkında bana bilgi verirmisiniz.mumsema ne demek? sorulan soruların cevabına güvenebilirmiyom .kimse yanlış anlamasın kötü amaçla sormuyorum sadece kimlerle muhattab olduğumu merak ettim saygılarımla


  15. 23.Ocak.2011, 21:39
    8
    seyda dilbiri
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2011
    Üye No: 83313
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 49

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Sa guzel kardesim, senin ilk soruna cevap veren biri olarak bu mesaji yazmak zorundayim sanim, onun icin arkadaslar kusura bakmasinlar, inan bende burayi bilmem yani bu siteyi kim kurmus kuran kisi nekadar bir bilgiye sahiptir bilemiyom, Zaten kimin ne oldugu onemli degildir, diyorum, senin ne ogrenmek istedigin onemli, sonucta hepimis insaniz muhakak hatalarimiz vardir bu soruya asil cevabi bu siteyi kuran kardeslerim verirsen sana gercek bilgiyi ancak onlar vere biliyor islam ve benzeri konularda ben sahsim olarak elimde geldigi kadar insanlara yardimci olmaya calisiyom o kadar


  16. 23.Ocak.2011, 21:39
    8
    Sa guzel kardesim, senin ilk soruna cevap veren biri olarak bu mesaji yazmak zorundayim sanim, onun icin arkadaslar kusura bakmasinlar, inan bende burayi bilmem yani bu siteyi kim kurmus kuran kisi nekadar bir bilgiye sahiptir bilemiyom, Zaten kimin ne oldugu onemli degildir, diyorum, senin ne ogrenmek istedigin onemli, sonucta hepimis insaniz muhakak hatalarimiz vardir bu soruya asil cevabi bu siteyi kuran kardeslerim verirsen sana gercek bilgiyi ancak onlar vere biliyor islam ve benzeri konularda ben sahsim olarak elimde geldigi kadar insanlara yardimci olmaya calisiyom o kadar


  17. 23.Ocak.2011, 22:08
    9
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Peygamberimiz (sav) in dediği gibi; zikir meclisleri/cennet bahçelerinde bulunmak...

    Elhamdulillah, Rabbim emek ve niyetlerinizin karşılığını ziyadesiyle tesis eylesin. Amin.

    Bizim dahi burada bulunmamızın nedeni, bu emeği veren kardeşlerimizin, bir çok sitenin ruhuna uymayan özgün açıklamaların, burada bizatihi kabul görmesindendir. Başka bir sitede iki ayeti yan yana yazıp, bu da rabbimin bir hikmetidir diye bir konuyu da eğer onunla ilişkilendirdiğinizde, BANLANMANIZ, yani siteden atılmanız an meselesidir. Ancak burada, Allah-u Taala'nın kitabı Kur-an'ı kerim'den ve hadisten bir bütün olarak faydalanıp konulara açıklık getirmeniz müsamaha ile karşılanmakta ve asla banlanma diye bir derdinizin de olmaması. Bir kez ihtar aldım. O'da şu; konuları başka bir kardeşimiz tarafından bir konu daha girmeden alt alta birkaç kez yazmak uygun değilmiş. Tabi devletlerin dahi kanun ve kuralları oluyor. Bu hiyerarşik yapı içerisinde sitenin de kanun ve kurallarının olması doğaldırki, anarşi çıkmasın. Tekraren Rabbimden talebim o'dur ki, kendilerinden ve cümle islamdan razı olsun. Amin.


  18. 23.Ocak.2011, 22:08
    9
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Peygamberimiz (sav) in dediği gibi; zikir meclisleri/cennet bahçelerinde bulunmak...

    Elhamdulillah, Rabbim emek ve niyetlerinizin karşılığını ziyadesiyle tesis eylesin. Amin.

    Bizim dahi burada bulunmamızın nedeni, bu emeği veren kardeşlerimizin, bir çok sitenin ruhuna uymayan özgün açıklamaların, burada bizatihi kabul görmesindendir. Başka bir sitede iki ayeti yan yana yazıp, bu da rabbimin bir hikmetidir diye bir konuyu da eğer onunla ilişkilendirdiğinizde, BANLANMANIZ, yani siteden atılmanız an meselesidir. Ancak burada, Allah-u Taala'nın kitabı Kur-an'ı kerim'den ve hadisten bir bütün olarak faydalanıp konulara açıklık getirmeniz müsamaha ile karşılanmakta ve asla banlanma diye bir derdinizin de olmaması. Bir kez ihtar aldım. O'da şu; konuları başka bir kardeşimiz tarafından bir konu daha girmeden alt alta birkaç kez yazmak uygun değilmiş. Tabi devletlerin dahi kanun ve kuralları oluyor. Bu hiyerarşik yapı içerisinde sitenin de kanun ve kurallarının olması doğaldırki, anarşi çıkmasın. Tekraren Rabbimden talebim o'dur ki, kendilerinden ve cümle islamdan razı olsun. Amin.


  19. 23.Ocak.2011, 22:09
    10
    nurayhakan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ocak.2011
    Üye No: 83396
    Mesaj Sayısı: 9
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    valik ümselam seyda hanım.teşekkür ederim sorunlarımı paylaştığın için.inanın okadar ihtiyacım varki teselliğe.biliyorsunuzdur ki internet ortamı bazen çok güvenilir olmuyor.kafamdaki sorularına cevap aramak için internette o kadar yere girdimki bazen karşıma alakası olmayan yerlerle karşılaşıyorum .Bir denilen diğerini tutmuyor.tanınan hocaların sitelerine giriyorum sorularımın cevbını orada bulamıyorum.en son burasını buldum ve buradaki MUMSEMA İSLAM ARŞİVİ yorumlarında çocuk ölümleri konuları dikkatimi çekti.Buraya üye oldum.Bu yüzen benim için cevapların ciddiyeti çok önemli hak verirseniz.Bu sitedeki soruların cevabını ben sanıyorumki bir hoca var o cevaplıyor zannettim.Bu yüzden sordum affınıza sığınarak ve sizdenden de Allah razı olsun acımı payaştığınız için. Yinede bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim sevgiler


  20. 23.Ocak.2011, 22:09
    10
    nurayhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    valik ümselam seyda hanım.teşekkür ederim sorunlarımı paylaştığın için.inanın okadar ihtiyacım varki teselliğe.biliyorsunuzdur ki internet ortamı bazen çok güvenilir olmuyor.kafamdaki sorularına cevap aramak için internette o kadar yere girdimki bazen karşıma alakası olmayan yerlerle karşılaşıyorum .Bir denilen diğerini tutmuyor.tanınan hocaların sitelerine giriyorum sorularımın cevbını orada bulamıyorum.en son burasını buldum ve buradaki MUMSEMA İSLAM ARŞİVİ yorumlarında çocuk ölümleri konuları dikkatimi çekti.Buraya üye oldum.Bu yüzen benim için cevapların ciddiyeti çok önemli hak verirseniz.Bu sitedeki soruların cevabını ben sanıyorumki bir hoca var o cevaplıyor zannettim.Bu yüzden sordum affınıza sığınarak ve sizdenden de Allah razı olsun acımı payaştığınız için. Yinede bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim sevgiler


  21. 23.Ocak.2011, 23:07
    11
    seyda dilbiri
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2011
    Üye No: 83313
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 49

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    SA guzel kardesim ben bayan degilim ama benim icin bayan veya erke farke etmez ben sadece hakki insanlara anlatmaya calisiyom insan dedigim zaman bay veya bayan benim icin fark etmez isterseniz bu siteyede bir baken

    insallah sabirinizi mukafati rabim size verecektir yeterki ondan baska yol aramayin


  22. 23.Ocak.2011, 23:07
    11
    SA guzel kardesim ben bayan degilim ama benim icin bayan veya erke farke etmez ben sadece hakki insanlara anlatmaya calisiyom insan dedigim zaman bay veya bayan benim icin fark etmez isterseniz bu siteyede bir baken

    insallah sabirinizi mukafati rabim size verecektir yeterki ondan baska yol aramayin


  23. 23.Ocak.2011, 23:18
    12
    HAMMADUN
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Aralık.2010
    Üye No: 81065
    Mesaj Sayısı: 1,021
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: 8 yaşında ölen kızım

    Nuray hanım öncelikle kızınızın ölümü için ayeti kerimede geçen metni şudur.

    23-43 Hiç bir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.

    Ecel geldiği zaman, O Allah-u Taala ile ahdine ve kaderine mahsuben kesilmiş bir vadenin gereğidir. Allah-u Taala tüm insanlarla alem-i berzah'da ahitleştiği zaman insanlar rablerini tanıdılar. EVET SEN BİZİM RABBİMİZSİN dediler. Daha sonra inatları ve nefsleri onları ahidlerinin üzerinde durmalarına mani oldu. İnkar ettiler. Kendi hayallerindeki rabbi beklediler. Şahit oldukları rab'bin kendi rableri olmadığı kanaatine vardılar. Bu kanaat rablerinin kendilerine çok yakın bulmalarındandır. Zira onların hayallerindeki rab bu kadar dost ve onlara bu kadar müsamahakar davranan bir rab değildi. Bu durumda da kendileriyle ahitleşen rableri, onların karakter ve hissiyatlarını onlara KADER OLARAK İŞLEDİ. Daha sonra, Rablerine..... Sen bizi senin görünmediğin bir yere gönderseydin, biz seni görmediğimizden dolayı, tahayyülümüzdeki rabbe iman eder böylece sena ibadet etmiş olurduk demesinler diye, illaki bu gördüğünüz rabbe, gördüğünüzden dolayı itaat etmiyorsanız, buyrun size gayb (KAYIP BİR ALEM) gidin oraya ve kendinizi bana ispatlayın olmuştur.

    Dünyaya geldik ve ne yapacağımız da bizi yaratanca da malum. Ama hiç bir soru sorulamayacak ve sorulacak tüm soruların da yaşantımızla karşılığı bulunacak bir alemdeyiz. Hepimizin de ömrü, nefes sayımızla kısıtlı.

    Örneğin kızınızı ele alalım. O bu dünyanın külfetlerini, nimetlerinden çok gördüğünden, rabbine dünyanın nimetlerinin tezahürünü görmek istemediğini, sadece rabbinin rızası dahilinde gelip gitmeyi ahitinde belirlemiş ve kendine kader olarak yazdırmıştır. Bu şekilde dünyaya gelip cennet ehli olarak dönüş yapan milyonlarca MÜSLÜMAN RUH içerisinde yerini almıştır. Bunlar arasında gayri müslümlerin çocuklarıda mevcuttur. Zira her çocuk islam üzere doğar. Öldüklerinde de islam üzere ölüp. Günahsız olarak rabbine kavuşmayı arzu ederler.....

    Bu arada anne ve baba olarak da sizi seçmiş. Kaderi içerisinde yaşayacağı süreç içerisinde. Döndüğünde dünyadan bir nimet ve şefaat makamı olarak da size orada şefaatte bulunmak üzere. Şimdi onun sizden bir tek beklentisi var. İmanınızı kurtarıp, onunla birlikte cennette birlikte yer alabilmek. Bu da az bir sınav değil doğrusu. Tüm iş sizde, imanınızı kurtarıp yavrunuzun şefaatine de sabırla birlikte kavuşmaya çalışmak.

    Burada size düşen Şeytan Aleyyullana'nın, isyan ve vesveselerine karşı tevekkül ile karşılık vermenizdir. Bu tevekkül her anı sevaplarla hanenize yazılacak çok büyük ibadetlerdendir. İnşaallah taala sizi bekleyen kızınıza bu dünyanın üç beş dakikalık ömründe iman ile kavuşmak. Ebedi bir saadete adım atabilmektir. Rabbim sınavınızda size başarılar temenni etsin. Bu büyük bir sınav. Her insan için geçilmesi zorunlu, fakat önünde bu sınavı veremesin diye insanın tevekkül ve takva yoluna oturmuş bir eski düşmanın ekarte edilmesi gerekmektedir. Bu yol ümitsizlikler yolu değildir. Ancak o şeytan Aleyyullana'nın en büyük mahareti ümitsizliktir. Ne zaman ümitsizliği gördünüz bilinizki yolunuzda o düşman oturmuş ve size gerçek dostunuz olan Allah-u Taalaya karşı sizi isyana teşvik edecektir. Allah-u Taala'da sizden almış olduğu emaneti şu an berzah aleminde, kabrinde hoşnut olarak, misafir ettiği yavrunuza kavuşmanızı iman dairesi içerisinde sizin lehinize takdir edecektir. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Not.: Kabir ayrı şeydir. Mezar ayrı bişey. Şu an yavrunuz rabbimizde sizin emanetiniz olarak cennet bahçelerinden bir bahçe ve geniş bir güzellikler diyarındadır. Mezar ise zahiren gördüğünüz o toprak blogdur. Kızınızın bulunduğu yer mezar değil, kabirdir. O şu an meleklerin bile gıbda ile baktığı eşreful mahlukların en sevimlisidir.


  24. 23.Ocak.2011, 23:18
    12
    HAMMADUN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Nuray hanım öncelikle kızınızın ölümü için ayeti kerimede geçen metni şudur.

    23-43 Hiç bir ümmet, ecelini ne öne alabilir, ne de erteleyebilir.

    Ecel geldiği zaman, O Allah-u Taala ile ahdine ve kaderine mahsuben kesilmiş bir vadenin gereğidir. Allah-u Taala tüm insanlarla alem-i berzah'da ahitleştiği zaman insanlar rablerini tanıdılar. EVET SEN BİZİM RABBİMİZSİN dediler. Daha sonra inatları ve nefsleri onları ahidlerinin üzerinde durmalarına mani oldu. İnkar ettiler. Kendi hayallerindeki rabbi beklediler. Şahit oldukları rab'bin kendi rableri olmadığı kanaatine vardılar. Bu kanaat rablerinin kendilerine çok yakın bulmalarındandır. Zira onların hayallerindeki rab bu kadar dost ve onlara bu kadar müsamahakar davranan bir rab değildi. Bu durumda da kendileriyle ahitleşen rableri, onların karakter ve hissiyatlarını onlara KADER OLARAK İŞLEDİ. Daha sonra, Rablerine..... Sen bizi senin görünmediğin bir yere gönderseydin, biz seni görmediğimizden dolayı, tahayyülümüzdeki rabbe iman eder böylece sena ibadet etmiş olurduk demesinler diye, illaki bu gördüğünüz rabbe, gördüğünüzden dolayı itaat etmiyorsanız, buyrun size gayb (KAYIP BİR ALEM) gidin oraya ve kendinizi bana ispatlayın olmuştur.

    Dünyaya geldik ve ne yapacağımız da bizi yaratanca da malum. Ama hiç bir soru sorulamayacak ve sorulacak tüm soruların da yaşantımızla karşılığı bulunacak bir alemdeyiz. Hepimizin de ömrü, nefes sayımızla kısıtlı.

    Örneğin kızınızı ele alalım. O bu dünyanın külfetlerini, nimetlerinden çok gördüğünden, rabbine dünyanın nimetlerinin tezahürünü görmek istemediğini, sadece rabbinin rızası dahilinde gelip gitmeyi ahitinde belirlemiş ve kendine kader olarak yazdırmıştır. Bu şekilde dünyaya gelip cennet ehli olarak dönüş yapan milyonlarca MÜSLÜMAN RUH içerisinde yerini almıştır. Bunlar arasında gayri müslümlerin çocuklarıda mevcuttur. Zira her çocuk islam üzere doğar. Öldüklerinde de islam üzere ölüp. Günahsız olarak rabbine kavuşmayı arzu ederler.....

    Bu arada anne ve baba olarak da sizi seçmiş. Kaderi içerisinde yaşayacağı süreç içerisinde. Döndüğünde dünyadan bir nimet ve şefaat makamı olarak da size orada şefaatte bulunmak üzere. Şimdi onun sizden bir tek beklentisi var. İmanınızı kurtarıp, onunla birlikte cennette birlikte yer alabilmek. Bu da az bir sınav değil doğrusu. Tüm iş sizde, imanınızı kurtarıp yavrunuzun şefaatine de sabırla birlikte kavuşmaya çalışmak.

    Burada size düşen Şeytan Aleyyullana'nın, isyan ve vesveselerine karşı tevekkül ile karşılık vermenizdir. Bu tevekkül her anı sevaplarla hanenize yazılacak çok büyük ibadetlerdendir. İnşaallah taala sizi bekleyen kızınıza bu dünyanın üç beş dakikalık ömründe iman ile kavuşmak. Ebedi bir saadete adım atabilmektir. Rabbim sınavınızda size başarılar temenni etsin. Bu büyük bir sınav. Her insan için geçilmesi zorunlu, fakat önünde bu sınavı veremesin diye insanın tevekkül ve takva yoluna oturmuş bir eski düşmanın ekarte edilmesi gerekmektedir. Bu yol ümitsizlikler yolu değildir. Ancak o şeytan Aleyyullana'nın en büyük mahareti ümitsizliktir. Ne zaman ümitsizliği gördünüz bilinizki yolunuzda o düşman oturmuş ve size gerçek dostunuz olan Allah-u Taalaya karşı sizi isyana teşvik edecektir. Allah-u Taala'da sizden almış olduğu emaneti şu an berzah aleminde, kabrinde hoşnut olarak, misafir ettiği yavrunuza kavuşmanızı iman dairesi içerisinde sizin lehinize takdir edecektir. Allah cümlemizden razı olsun. Amin.

    Not.: Kabir ayrı şeydir. Mezar ayrı bişey. Şu an yavrunuz rabbimizde sizin emanetiniz olarak cennet bahçelerinden bir bahçe ve geniş bir güzellikler diyarındadır. Mezar ise zahiren gördüğünüz o toprak blogdur. Kızınızın bulunduğu yer mezar değil, kabirdir. O şu an meleklerin bile gıbda ile baktığı eşreful mahlukların en sevimlisidir.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son