Konusunu Oylayın.: Şaban ayı ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Şaban ayı ile ilgili hutbe
  1. 04.Mayıs.2013, 00:29
    1
    Misafir

    Şaban ayı ile ilgili hutbe






    Şaban ayı ile ilgili hutbe Mumsema Şaban ayı ile ilgili hutbe örneğine ihtiyacım var bana Şaban ayı hakkında hutbe verir misiniz ?


  2. 04.Mayıs.2013, 00:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Mayıs.2013, 18:16
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: şaban ayı ile ilgili hutbe




    şaban ayı ile ilgili hutbe

    Muhterem Müslümanlar!
    Halk arasında "Üç aylar" diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, keremi bol Rabbimizin Ruh dünyamıza ikram ettiği; pek bereketli ve feyizli bir zaman dilimidir. Bu aylar*da ruhlar nasiplerini en yüksek seviyede alır. Bu mana mevsiminin dinimizde müstesna yeri vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde anılan üç ay için; "Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmeti*min ayıdır." buyurmuşlardır. Ayrıca Peygam*berimiz Recep ayı girince "Ey Allahım, Recep ve Şabanı bize mübarek kıl; bizi Ramazana yetiştir." diye dua ederlerdi.

    Muhterem Mü'minler!
    Recep ayının ilk, orta ve son gününü oruçlu geçirmenin faziletine dair bazı hadis-i şerifler ri*vayet edilmiştir. Said b. Cübeyr (r.a). İbn-i Abbas (r.a.) dan şöyle duyduğunu söylüyor: "Rasulullah Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz onu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz onu hiç oruç tutmayacak zannederdik."

    Recep ayının bir özelliği de bu ayın ilk Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gecenin Regaip Kandili olmasıdır. Regaip kelime olarak rağbet olunan şey ve büyük ikram an*lamına gelmektedir. Bu gecede Yüce Rabbi*mizin fazlı keremine, lütuf ve inayetine nihayet yoktur. Ayrıca Recep ayının 27 .gecesi de Miraç Kandili’dir.

    Üç ayların ikincisi olan Şaban ayı da pek faziletli bir aydır. Müslümanlar bu ayda çok ibadet ve taatta bulunurlar. Büyük bir vecd ile kendilerini Ramazan'a hazırlarlar. Ebu Hureyre (r.a.)'den: "Rasulullah (s.a.s), Şaban günah*lara keffaret olup, Ramazan ise günahları te*mizler." buyurmuştur.


    Enes b. Malik (r.a.)' den gelen rivayette;
    Rasulullah'a Ramazan orucundan sonra, efdal oruç hangi oruçtur? diye sordular. Rasullah (s. a.s): "Ramazan'ı şerifi tazim için tutu*lan Şaban orucudur." buyurdular. Deki hangi sadaka efdaldir" diye sorduklarında da Peygamberimiz: "Ramazan'da verilen sadaka" buyurdular.

    Şaban ayının diğer bir fazileti de bu ayın 14.gününü 15. gününe bağlayan gecenin mübarek "Berat" kandili olmasıdır.
    Bu gece yapılan duaların geri çevrilmediğini Peygamberimiz şu hadis-i şeriflerinde bize haber vermektedir "Beş gece vardır ki onlar*da dualar geri çevrilmez; Recebin ilk gecesi, Şabanın onbeşinci gecesi. Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gece*leridir."
    Hz. Aişe (r. a.) anlatıyor. "Bir gece Rasulullahın yanımdan haberim olmadan çıkıp gittiğini anladım. Onu aramak için odamdan çıktım. Rasulullah'ı Baki mezarlığında semaya bakar*ken gördüm. Beni görünce: Ey Aişe Allah ve Rasulu sana gadr (hainlik ) ederler diye mi korktun? demesi üzerine ben:
    -Hayır ya Rasulallah, sizi bazı kadınlarınıza gitmiş zannetmiştim" dedim.
    Bunun üzerine Rasulu Ekrem (s.a.s.):
    "Allah'u Teala hazretleri Şabanın onbeşinci gecesinde hayır ve bereketlerini dünya semasına indirir ve bu gece Ben-i kelp kabilesinin koyunlarının kıllarından da çok kimsele*rin günahlarını bağışlar buyurdular."

    Üç ayların sonuncusu ve on bir ayın sultanı olan Ramazan ayı da. Bakara suresinin 185. ayetinde beyan buyrulduğu üzere insanları zulmetten nura çıkaran, hakkı batıldan ayıran ve tüm beşeriyete saadet ve selamet yollarını gösteren Kur'an-ı azi'müş-şan'ın bu ayda in*meye başlamış olmasıdır. Her bir günü ve ge*cesi mübarek ve mukaddes olan bu ayda, bin aydan daha hayırlı olduğu haber verilen Kadir Gecesi bulunmaktadır. Bu gece Ramazan-ı şerifin kıymet ve değerini daha da arttırmaktadır



  4. 08.Mayıs.2013, 18:16
    2
    Devamlı Üye



    şaban ayı ile ilgili hutbe

    Muhterem Müslümanlar!
    Halk arasında "Üç aylar" diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, keremi bol Rabbimizin Ruh dünyamıza ikram ettiği; pek bereketli ve feyizli bir zaman dilimidir. Bu aylar*da ruhlar nasiplerini en yüksek seviyede alır. Bu mana mevsiminin dinimizde müstesna yeri vardır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde anılan üç ay için; "Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmeti*min ayıdır." buyurmuşlardır. Ayrıca Peygam*berimiz Recep ayı girince "Ey Allahım, Recep ve Şabanı bize mübarek kıl; bizi Ramazana yetiştir." diye dua ederlerdi.

    Muhterem Mü'minler!
    Recep ayının ilk, orta ve son gününü oruçlu geçirmenin faziletine dair bazı hadis-i şerifler ri*vayet edilmiştir. Said b. Cübeyr (r.a). İbn-i Abbas (r.a.) dan şöyle duyduğunu söylüyor: "Rasulullah Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz onu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz onu hiç oruç tutmayacak zannederdik."

    Recep ayının bir özelliği de bu ayın ilk Perşembe gününü Cuma gününe bağlayan gecenin Regaip Kandili olmasıdır. Regaip kelime olarak rağbet olunan şey ve büyük ikram an*lamına gelmektedir. Bu gecede Yüce Rabbi*mizin fazlı keremine, lütuf ve inayetine nihayet yoktur. Ayrıca Recep ayının 27 .gecesi de Miraç Kandili’dir.

    Üç ayların ikincisi olan Şaban ayı da pek faziletli bir aydır. Müslümanlar bu ayda çok ibadet ve taatta bulunurlar. Büyük bir vecd ile kendilerini Ramazan'a hazırlarlar. Ebu Hureyre (r.a.)'den: "Rasulullah (s.a.s), Şaban günah*lara keffaret olup, Ramazan ise günahları te*mizler." buyurmuştur.


    Enes b. Malik (r.a.)' den gelen rivayette;
    Rasulullah'a Ramazan orucundan sonra, efdal oruç hangi oruçtur? diye sordular. Rasullah (s. a.s): "Ramazan'ı şerifi tazim için tutu*lan Şaban orucudur." buyurdular. Deki hangi sadaka efdaldir" diye sorduklarında da Peygamberimiz: "Ramazan'da verilen sadaka" buyurdular.

    Şaban ayının diğer bir fazileti de bu ayın 14.gününü 15. gününe bağlayan gecenin mübarek "Berat" kandili olmasıdır.
    Bu gece yapılan duaların geri çevrilmediğini Peygamberimiz şu hadis-i şeriflerinde bize haber vermektedir "Beş gece vardır ki onlar*da dualar geri çevrilmez; Recebin ilk gecesi, Şabanın onbeşinci gecesi. Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gece*leridir."
    Hz. Aişe (r. a.) anlatıyor. "Bir gece Rasulullahın yanımdan haberim olmadan çıkıp gittiğini anladım. Onu aramak için odamdan çıktım. Rasulullah'ı Baki mezarlığında semaya bakar*ken gördüm. Beni görünce: Ey Aişe Allah ve Rasulu sana gadr (hainlik ) ederler diye mi korktun? demesi üzerine ben:
    -Hayır ya Rasulallah, sizi bazı kadınlarınıza gitmiş zannetmiştim" dedim.
    Bunun üzerine Rasulu Ekrem (s.a.s.):
    "Allah'u Teala hazretleri Şabanın onbeşinci gecesinde hayır ve bereketlerini dünya semasına indirir ve bu gece Ben-i kelp kabilesinin koyunlarının kıllarından da çok kimsele*rin günahlarını bağışlar buyurdular."

    Üç ayların sonuncusu ve on bir ayın sultanı olan Ramazan ayı da. Bakara suresinin 185. ayetinde beyan buyrulduğu üzere insanları zulmetten nura çıkaran, hakkı batıldan ayıran ve tüm beşeriyete saadet ve selamet yollarını gösteren Kur'an-ı azi'müş-şan'ın bu ayda in*meye başlamış olmasıdır. Her bir günü ve ge*cesi mübarek ve mukaddes olan bu ayda, bin aydan daha hayırlı olduğu haber verilen Kadir Gecesi bulunmaktadır. Bu gece Ramazan-ı şerifin kıymet ve değerini daha da arttırmaktadır



  5. 14.Mayıs.2013, 11:52
    3
    kaars
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1797
    Mesaj Sayısı: 384
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: Yeryüzü

    Cevap: şaban ayı ile ilgili hutbe

    ÜÇ AYLAR RECEP ŞABAN VE RAMAZAN AYLARI HAKKINDA

    Değerli Mü'minler!
    Bugün Üç aylara girmiş bulunmaktayız. Bu aylar, imandan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu feyizli, bereketli bir mevsimdir. Recep ayında, Regâib ve Mi’râc, Şaban ayında Berat ve Ramazan ayında ise Kadir gibi dört ayrı mübarek gece bulunmaktadır. Bu geceler, üç ayların manevi atmosferinin bereketli ve hikmetli yıldızları gibidir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), bu aylarda daha çok ibadet eder ve: “Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur” diye dua ederdi.
    Muhterem Müslümanlar!
    Bu aylar, duaların Allah’a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük bir fırsattır. Bu günlerde nefis muhasebesi yapılmalı, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak Büyük Mahkemenin tek Hakimi Yüce Allah’ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir. Çünkü Yüce Rabbimizin ikram ettiği bu dünya hayatını ibadet ve taatla değerlendirmeyenlerin o gün pişman olacaklarını ve: “ Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!” diyeceklerini, Kur’an-ı Kerim bize haber veriyor. Bir başka ayette ise, Yüce Allah, ahiret için hazırlık yapmamızı emrederek şöyle buyuruyor: “ Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir”

    Peygamber Efendimiz (a.s.), hastalık, mal-mülk edinme, yaşlılık, aniden gelen ölüm gibi engeller çıkmadan, ibadet için eldeki fırsatların güzelce değerlendirilmesini istemiş ve şöyle buyurmuştur:“ Yedi şey gelmeden önce, ibadetleri yerine getirmede acele ediniz! İnsana her şeyi unutturan fakirlik, taşkınlığa götüren zenginlik, sağlığı bozan hastalık, takati kesen yaşlılık, hayatı sona erdiren ölüm, beklenilen ve ne zaman çıkacağı fark edilmeyen büyük şer ve çok ürpertici ve çok acı bir gün olan Kıyamet ” .
    Aziz Cemaat!
    İdrak edeceğimiz üç aylar ve mübarek geceler, öncelikle Rabbimize, ailemize, milletimize ve ülkemize karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatalarımızdan ve günahlarımızdan tevbe etmemize vesile olmalıdır. Nitekim Yüce Allah, engin rahmetine sığınıp, tevbe etmemizle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey Muhammed!) De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O bağışlayandır, merhamet edendir.”
    Ayrıca büyüklerin gönülleri alınmalı, eş ve dostlarımızın hatırları sorulmalı, garipler aranmalı, sofralarımıza davet edilmeli, yetimler gözetilmeli, yardıma muhtaç kimselere yardım edilmelidir. Aramızdaki kırgınlıklar, dargınlıklar, şahsi çıkar hesapları bir tarafa bırakılmalı, hoşgörü, kardeşlik ve birlik içerisinde olunmalıdır.


  6. 14.Mayıs.2013, 11:52
    3
    Devamlı Üye
    ÜÇ AYLAR RECEP ŞABAN VE RAMAZAN AYLARI HAKKINDA

    Değerli Mü'minler!
    Bugün Üç aylara girmiş bulunmaktayız. Bu aylar, imandan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu feyizli, bereketli bir mevsimdir. Recep ayında, Regâib ve Mi’râc, Şaban ayında Berat ve Ramazan ayında ise Kadir gibi dört ayrı mübarek gece bulunmaktadır. Bu geceler, üç ayların manevi atmosferinin bereketli ve hikmetli yıldızları gibidir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), bu aylarda daha çok ibadet eder ve: “Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur” diye dua ederdi.
    Muhterem Müslümanlar!
    Bu aylar, duaların Allah’a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük bir fırsattır. Bu günlerde nefis muhasebesi yapılmalı, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak Büyük Mahkemenin tek Hakimi Yüce Allah’ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir. Çünkü Yüce Rabbimizin ikram ettiği bu dünya hayatını ibadet ve taatla değerlendirmeyenlerin o gün pişman olacaklarını ve: “ Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!” diyeceklerini, Kur’an-ı Kerim bize haber veriyor. Bir başka ayette ise, Yüce Allah, ahiret için hazırlık yapmamızı emrederek şöyle buyuruyor: “ Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının, çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir”

    Peygamber Efendimiz (a.s.), hastalık, mal-mülk edinme, yaşlılık, aniden gelen ölüm gibi engeller çıkmadan, ibadet için eldeki fırsatların güzelce değerlendirilmesini istemiş ve şöyle buyurmuştur:“ Yedi şey gelmeden önce, ibadetleri yerine getirmede acele ediniz! İnsana her şeyi unutturan fakirlik, taşkınlığa götüren zenginlik, sağlığı bozan hastalık, takati kesen yaşlılık, hayatı sona erdiren ölüm, beklenilen ve ne zaman çıkacağı fark edilmeyen büyük şer ve çok ürpertici ve çok acı bir gün olan Kıyamet ” .
    Aziz Cemaat!
    İdrak edeceğimiz üç aylar ve mübarek geceler, öncelikle Rabbimize, ailemize, milletimize ve ülkemize karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatalarımızdan ve günahlarımızdan tevbe etmemize vesile olmalıdır. Nitekim Yüce Allah, engin rahmetine sığınıp, tevbe etmemizle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey Muhammed!) De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O bağışlayandır, merhamet edendir.”
    Ayrıca büyüklerin gönülleri alınmalı, eş ve dostlarımızın hatırları sorulmalı, garipler aranmalı, sofralarımıza davet edilmeli, yetimler gözetilmeli, yardıma muhtaç kimselere yardım edilmelidir. Aramızdaki kırgınlıklar, dargınlıklar, şahsi çıkar hesapları bir tarafa bırakılmalı, hoşgörü, kardeşlik ve birlik içerisinde olunmalıdır.





+ Yorum Gönder