Konusunu Oylayın.: Şaban ayı ile ilgili vaazlar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şaban ayı ile ilgili vaazlar
  1. 20.Şubat.2013, 09:59
    1
    Misafir

    Şaban ayı ile ilgili vaazlar






    Şaban ayı ile ilgili vaazlar Mumsema Şaban ayı ile ilgili vaazlar nelerdir Şaban ayı hakkında vaaz örnekleri verir misiniz ?


  2. 20.Şubat.2013, 09:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Şaban ayı ile ilgili vaazlar nelerdir Şaban ayı hakkında vaaz örnekleri verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Namaz ile ilgili vaazlar

    - Tasavvuf ile ilgili vaazlar

    - Hac ile ilgili vaazlar

    - Oruç ile ilgili vaazlar

    - Şaban Ayı / Şaban Ayının Fazileti / Şaban Ayı İbadet Rehberi

  3. 23.Şubat.2013, 19:37
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: şaban ayı ile ilgili vaazlar




    BERAT GECESİ

    Cenâb-ı Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır.
    İçinde bulunduğumuz zaman bakımından Allahü Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretini bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz.
    Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regâib gecesinde en değerli armağan paketlerine kavuştuk. Peygamberimizin, göklere seyahat mucizesinin gerçekleştiği Mi’rac gecesini bol bol namazla, bol bol ibadet ve dua ile, günahlarımızdan arınarak, çok çok sevap kazanmaya çalıştık.
    Kader’deki “ilahi program” ın yürürlüğe girdiği gece olan Berat gecesinde, inşallah beratımızı almaya çalışacağız.
    Rabbimizin lütuf ve ihsanının bol bol aktığı, gönüllere nur kattığı bir geceyi yaşayacağız. İşte bu ulvi gece, Berat gecemizdir.
    Berat lügatte; borçtan, hastalıklardan, suç ve cezadan kurtulmak, nişan, şehadetname, ferman manaların gelir. Istılahta ise, “Günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilahi af ve rahmete ulaşma” demektir.
    İşledikleri hata, kusur ve günahlarını itiraf edip Cenâb-ı Hakka tevbe ve istiğfarda bulunan Müslümanların ilahi rahmete nail olup affedilecekleri umulduğu için bu geceye “BERAT KANDİLİ” (Kurtuluş Gecesi) denilmiştir.
    Bu gece sonsuz inayetiyle gönüllere, refah ve huzur bahşeden hidayetiyle Allah’ımız bizleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Asrımızın sıkıcı ve ezici engellerini yok ederek alnımıza “Teslim Olma” beratını verecektir. Bu, bir Müslüman için en güzel nişan ve en geçerli madalyadır. İnandığımız, güvendiğimiz, yoluna baş koyduğumuz Allah’ımızın af ve mağfiret ilanıdır.
    Berat gecesinin kudsiyetine dair bazı ayet-i kerime ve hadis-i şerifler mevcuttur. Mübarek gece hakkında nazil olan Duhan suresi, Mekke'de nazil olmuş olup bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını, onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır. Surenin baş tarafında Cenâb-ı Allah şöyle buyuruyor:
    1. Hâ. Mîm.
    2. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki,
    3.Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
    4.Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.
    5.(Yani)katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz, peygamberler göndermekteyiz. [1]

    Ha, Mim diye başladığından halkımız “Hamimler” diye isimlendirmiştir.
    Kur’an-ı Kerim mübarek bir gecede indirilmiştir. “Mübarek gece” hangi gecedir? Burada bildirilmemiş. Ama “Kadir” suresinde “O gecenin Kadir Gecesi” olduğunu, Bakara suresinde de, Ramazan ayında indirildiğini Rabbim bize bildirmiştir.

    ŞABAN AYININ YARISI OLAN BERAT GECESİNİN FAZİLETİ

    Hz. Aişe R. Anha anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki:
    “Allahü Teâlâ Hazretleri, Şaban’ın yarısı gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.”
    Bu hadis nısf-ı Şaban gecesinin faziletini beyan etmektedir. Nısf, “yarı” demek olduğuna göre, nısf-ı Şaban, Şaban ayının ortasındaki günün gecesi demek olur. Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Beraet gecesi de denir.
    Hadis metin olarak “... kelb kabilesinin koyunlarının tüyünden daha çok sayıda insana mağfiret eder.” şeklinde anlaşılmaya müsaittir... Ancak alimler o miktarda ashabın bulunmayışını göz önüne alarak tercümede kaydettiğimiz üzere “Kelb koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder” şeklinde anlamayı tercih etmişlerdir. Kelb kabilesinin koyunlarının zikri, “Onlar, koyun beslemede diğer kabilelerden ileri oldukları içindir” denmiştir. Böylece Allah’ın rahmet ve mağfiretinin çokluğu daha iyi ifade edilmiş olmaktadır.



  4. 23.Şubat.2013, 19:37
    2
    Özel Üye



    BERAT GECESİ

    Cenâb-ı Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır.
    İçinde bulunduğumuz zaman bakımından Allahü Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretini bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz.
    Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regâib gecesinde en değerli armağan paketlerine kavuştuk. Peygamberimizin, göklere seyahat mucizesinin gerçekleştiği Mi’rac gecesini bol bol namazla, bol bol ibadet ve dua ile, günahlarımızdan arınarak, çok çok sevap kazanmaya çalıştık.
    Kader’deki “ilahi program” ın yürürlüğe girdiği gece olan Berat gecesinde, inşallah beratımızı almaya çalışacağız.
    Rabbimizin lütuf ve ihsanının bol bol aktığı, gönüllere nur kattığı bir geceyi yaşayacağız. İşte bu ulvi gece, Berat gecemizdir.
    Berat lügatte; borçtan, hastalıklardan, suç ve cezadan kurtulmak, nişan, şehadetname, ferman manaların gelir. Istılahta ise, “Günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilahi af ve rahmete ulaşma” demektir.
    İşledikleri hata, kusur ve günahlarını itiraf edip Cenâb-ı Hakka tevbe ve istiğfarda bulunan Müslümanların ilahi rahmete nail olup affedilecekleri umulduğu için bu geceye “BERAT KANDİLİ” (Kurtuluş Gecesi) denilmiştir.
    Bu gece sonsuz inayetiyle gönüllere, refah ve huzur bahşeden hidayetiyle Allah’ımız bizleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Asrımızın sıkıcı ve ezici engellerini yok ederek alnımıza “Teslim Olma” beratını verecektir. Bu, bir Müslüman için en güzel nişan ve en geçerli madalyadır. İnandığımız, güvendiğimiz, yoluna baş koyduğumuz Allah’ımızın af ve mağfiret ilanıdır.
    Berat gecesinin kudsiyetine dair bazı ayet-i kerime ve hadis-i şerifler mevcuttur. Mübarek gece hakkında nazil olan Duhan suresi, Mekke'de nazil olmuş olup bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını, onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır. Surenin baş tarafında Cenâb-ı Allah şöyle buyuruyor:
    1. Hâ. Mîm.
    2. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki,
    3.Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
    4.Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.
    5.(Yani)katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz, peygamberler göndermekteyiz. [1]

    Ha, Mim diye başladığından halkımız “Hamimler” diye isimlendirmiştir.
    Kur’an-ı Kerim mübarek bir gecede indirilmiştir. “Mübarek gece” hangi gecedir? Burada bildirilmemiş. Ama “Kadir” suresinde “O gecenin Kadir Gecesi” olduğunu, Bakara suresinde de, Ramazan ayında indirildiğini Rabbim bize bildirmiştir.

    ŞABAN AYININ YARISI OLAN BERAT GECESİNİN FAZİLETİ

    Hz. Aişe R. Anha anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki:
    “Allahü Teâlâ Hazretleri, Şaban’ın yarısı gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.”
    Bu hadis nısf-ı Şaban gecesinin faziletini beyan etmektedir. Nısf, “yarı” demek olduğuna göre, nısf-ı Şaban, Şaban ayının ortasındaki günün gecesi demek olur. Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Beraet gecesi de denir.
    Hadis metin olarak “... kelb kabilesinin koyunlarının tüyünden daha çok sayıda insana mağfiret eder.” şeklinde anlaşılmaya müsaittir... Ancak alimler o miktarda ashabın bulunmayışını göz önüne alarak tercümede kaydettiğimiz üzere “Kelb koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder” şeklinde anlamayı tercih etmişlerdir. Kelb kabilesinin koyunlarının zikri, “Onlar, koyun beslemede diğer kabilelerden ileri oldukları içindir” denmiştir. Böylece Allah’ın rahmet ve mağfiretinin çokluğu daha iyi ifade edilmiş olmaktadır.



  5. 04.Mayıs.2013, 00:24
    3
    Misafir

    Cevap: şaban ayı ile ilgili vaazlar

    ŞABAN AYI İLE İLGİLİ BİR VAAZ



    Kamerî ayların sekizincisi.

    Ayın hareketlerine göre hesaplanan Arabî ayların ilki Muharrem, sonuncusu da Zilhiccedir. Şaban, Receb ile Ramazan ayları arasında yer alır. Şaban ayının Araplar arasındaki eski adı Azil idi.

    Araplar, Şaban ayına "şehrullâh-i muazzam", "şehru'l-kerâme" ve "şehru'l-kasîr" de derler. Böyle demelerinin sebebi, bu ayda bostanlara çıkıp, beraberlerinde götürdükleri yemek ve diğer şeyler pişinceye kadar gezip eğlenmeyi âdet edinmeleriydi. Medineliler, bu ayın on beşinci gecesine "leyletü'l-helva" (helva gecesi) derler. Araplar, o gece evlerinde, durumlarına göre tatlılar pişirip yerler ve yedirirlerdi. Eskiden bizim toplumumuzda da, hemen her kandil gecesi bir helva gecesiydi. Fakir-zengin akrabaya, komşuya helva dağıtmak âdetti. Ülkemizin bazı yörelerinde bu âdetin günümüzde de devam ettiği görülmektedir.

    Şaban ayını önemli kılan özelliklerden biri, "şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi olmasıdır. Bilindiği gibi, üç ayların ilki Receb, üçüncüsü de Ramazandır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, "Beraat gecesi"nin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Beraat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunması, duaların geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1983, III, 302).

    İbn Mâce, Şaban ayı ve özellikle Beraat gecesi hakkında rivayet edilen şu iki hadisi kaydeder:

    "Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!" (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191).

    "Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar” (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191)

    Peygamber Efendimiz, bu ayda mümkün olduğu kadar oruç tutardı. Hz. Âişe, O'nun bu davranışını şu sözleriyle ifade eder: "Rasûlüllah'ın (s.a.s) Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IV, 295).

    Şaban ayı, İslam tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar arasında, hicretin ikinci yılına rastlayan

    Şaban ayı ortalarında nâzil olan âyetle kıblenin Mescid-i Aksâ'dan Mescid-i Haram'a çevrilmesi ve diğer bir âyetle de Ramazan orucunun farz kılınması sayılabilir.

    Mefail HIZLI


  6. 04.Mayıs.2013, 00:24
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ŞABAN AYI İLE İLGİLİ BİR VAAZ



    Kamerî ayların sekizincisi.

    Ayın hareketlerine göre hesaplanan Arabî ayların ilki Muharrem, sonuncusu da Zilhiccedir. Şaban, Receb ile Ramazan ayları arasında yer alır. Şaban ayının Araplar arasındaki eski adı Azil idi.

    Araplar, Şaban ayına "şehrullâh-i muazzam", "şehru'l-kerâme" ve "şehru'l-kasîr" de derler. Böyle demelerinin sebebi, bu ayda bostanlara çıkıp, beraberlerinde götürdükleri yemek ve diğer şeyler pişinceye kadar gezip eğlenmeyi âdet edinmeleriydi. Medineliler, bu ayın on beşinci gecesine "leyletü'l-helva" (helva gecesi) derler. Araplar, o gece evlerinde, durumlarına göre tatlılar pişirip yerler ve yedirirlerdi. Eskiden bizim toplumumuzda da, hemen her kandil gecesi bir helva gecesiydi. Fakir-zengin akrabaya, komşuya helva dağıtmak âdetti. Ülkemizin bazı yörelerinde bu âdetin günümüzde de devam ettiği görülmektedir.

    Şaban ayını önemli kılan özelliklerden biri, "şühûr-i selâse" denilen "üç aylar"ın ikincisi olmasıdır. Bilindiği gibi, üç ayların ilki Receb, üçüncüsü de Ramazandır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, "Beraat gecesi"nin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Beraat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunması, duaların geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır (M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, İstanbul 1983, III, 302).

    İbn Mâce, Şaban ayı ve özellikle Beraat gecesi hakkında rivayet edilen şu iki hadisi kaydeder:

    "Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!" (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191).

    "Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar” (Sünen, İkâmetü's-Salât, 191)

    Peygamber Efendimiz, bu ayda mümkün olduğu kadar oruç tutardı. Hz. Âişe, O'nun bu davranışını şu sözleriyle ifade eder: "Rasûlüllah'ın (s.a.s) Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IV, 295).

    Şaban ayı, İslam tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar arasında, hicretin ikinci yılına rastlayan

    Şaban ayı ortalarında nâzil olan âyetle kıblenin Mescid-i Aksâ'dan Mescid-i Haram'a çevrilmesi ve diğer bir âyetle de Ramazan orucunun farz kılınması sayılabilir.

    Mefail HIZLI





+ Yorum Gönder