Konusunu Oylayın.: Kadir gecesinde doğmak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kadir gecesinde doğmak
  1. 12.Ağustos.2012, 05:51
    1
    Misafir

    Kadir gecesinde doğmak

  2. 12.Ağustos.2012, 05:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Ağustos.2012, 09:19
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: kadir gecesinde doğmak




    Bir insanın yaşantısı, onun inancını, amelini ve şahsiyetini gösteren bir ayna gibidir. Tanımadığımız bir insanla biraz konuştuktan, beraber yolculuk ettikten veya bir alışverişte bulunduktan sonra, onun hakkında belli bir hükme varırız; iyi veya kötü adam deriz. Fakat bir insanın hem iyi taraflarını, hem kötü taraflarını biliyorsak, onun hakkında karar verme hususunda da ölçümüz bellidir. İyi yönleri kötü yönlerinden fazla ise iyi; kötü yönleri iyi yönlerinden fazla ise kötüdür. Başka bir ifade ile, bir insanın iyilik ve kötülüğü Allah’a olan kuluğu ile ölçülür. Bir insan inandığı gibi yaşıyor, kulluk vazifelerini yerine getirmeye gayret ediyorsa, o insan Allah katında iyidir ve makbul bir kuldur. Fakat imanı olduğu halde, İslâma uymayan hal ve hareketleri varsa, bu insan günahkâr bir insandır.
    Bu çeşit insanlar ölünce, onları nasıl bir âkibet beklemektedir? Peygamber Efendimiz (asv)'in bu konudaki ifadeleri açıktır:
    “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”
    Bu gerçek başka bir hadiste de şöyle dile getirilir:
    “Kim ne halde iken ölürse, Allah onu o şey üzerine diriltir.”1
    Allah’a ve diğer iman esaslarına imanı sağlam olan bir insan, öldüğü zaman mümin ve Müslüman sayıldığından Müslüman muamelesine tâbi tutulur. Böyle bir insanın âhiretteki durumuna gelince, bu hususta Peygamberimiz (asv)'in şu meâlde bir hadisi vardır:
    “Kim Allah’tan başka bir İlâh olmadığını bilerek ölürse cennete girer.”2
    Bir insan öldükten sonra Müslümanların onun hakkındaki şehadetleri ve kanaatleri de önemlidir. Müslümanlar o adamın imanlı, iyi bir insan olduğunu söylüyorlarsa, Cenab-ı Hakk'ın onların şehadetine göre muamele edeceğine dair rivayetler vardır. Yine, Müslümanların aleyhinde şehadet ettikleri kimse de ona göre muameleye tâbi olacaktır.
    Sualinize gelince; bir insanın amelinin iyi olması için her şeyden önce sağlam bir imana sahip olması gerekir. Bu nedenle bir mümin mübarek gün ve gecelerin birinde doğarsa Cenab-ı Hakk'ın rahmetine nail olacağı umulur. Ancak kişi mübarek günde doğduğu için, ibadetlerini aksatması onu hüsrandan kurtarmayacaktır.
    Dipnotlar:

    1 Feyzü’l-Kadîr, 6: 226.
    2 Müslim, İman: 43.



  4. 14.Ağustos.2012, 09:19
    2
    Editör



    Bir insanın yaşantısı, onun inancını, amelini ve şahsiyetini gösteren bir ayna gibidir. Tanımadığımız bir insanla biraz konuştuktan, beraber yolculuk ettikten veya bir alışverişte bulunduktan sonra, onun hakkında belli bir hükme varırız; iyi veya kötü adam deriz. Fakat bir insanın hem iyi taraflarını, hem kötü taraflarını biliyorsak, onun hakkında karar verme hususunda da ölçümüz bellidir. İyi yönleri kötü yönlerinden fazla ise iyi; kötü yönleri iyi yönlerinden fazla ise kötüdür. Başka bir ifade ile, bir insanın iyilik ve kötülüğü Allah’a olan kuluğu ile ölçülür. Bir insan inandığı gibi yaşıyor, kulluk vazifelerini yerine getirmeye gayret ediyorsa, o insan Allah katında iyidir ve makbul bir kuldur. Fakat imanı olduğu halde, İslâma uymayan hal ve hareketleri varsa, bu insan günahkâr bir insandır.
    Bu çeşit insanlar ölünce, onları nasıl bir âkibet beklemektedir? Peygamber Efendimiz (asv)'in bu konudaki ifadeleri açıktır:
    “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”
    Bu gerçek başka bir hadiste de şöyle dile getirilir:
    “Kim ne halde iken ölürse, Allah onu o şey üzerine diriltir.”1
    Allah’a ve diğer iman esaslarına imanı sağlam olan bir insan, öldüğü zaman mümin ve Müslüman sayıldığından Müslüman muamelesine tâbi tutulur. Böyle bir insanın âhiretteki durumuna gelince, bu hususta Peygamberimiz (asv)'in şu meâlde bir hadisi vardır:
    “Kim Allah’tan başka bir İlâh olmadığını bilerek ölürse cennete girer.”2
    Bir insan öldükten sonra Müslümanların onun hakkındaki şehadetleri ve kanaatleri de önemlidir. Müslümanlar o adamın imanlı, iyi bir insan olduğunu söylüyorlarsa, Cenab-ı Hakk'ın onların şehadetine göre muamele edeceğine dair rivayetler vardır. Yine, Müslümanların aleyhinde şehadet ettikleri kimse de ona göre muameleye tâbi olacaktır.
    Sualinize gelince; bir insanın amelinin iyi olması için her şeyden önce sağlam bir imana sahip olması gerekir. Bu nedenle bir mümin mübarek gün ve gecelerin birinde doğarsa Cenab-ı Hakk'ın rahmetine nail olacağı umulur. Ancak kişi mübarek günde doğduğu için, ibadetlerini aksatması onu hüsrandan kurtarmayacaktır.
    Dipnotlar:

    1 Feyzü’l-Kadîr, 6: 226.
    2 Müslim, İman: 43.






+ Yorum Gönder