Konusunu Oylayın.: Beraat Kandili Vaazı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Beraat Kandili Vaazı
  1. 09.Temmuz.2011, 23:30
    1
    Misafir

    Beraat Kandili Vaazı






    Beraat Kandili Vaazı Mumsema Beraat Kandili Vaazına ihtiyacım var bana Berat Kandili hakkında vaaz örneği verir misiniz ?


  2. 09.Temmuz.2011, 23:30
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Beraat Kandili Vaazına ihtiyacım var bana Berat Kandili hakkında vaaz örneği verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Beraat Kandili Mesajları – Beraat Kandili Kutlama Mesajları

    - Mevlid Kandili Vaazı-Ahmet Ünal

    - Miraç kandili vaazı

    - Beraat kandili resimleri

    - Mevlid kandili vaazı

  3. 10.Temmuz.2011, 00:13
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Beraat Kandili Vaazı




    Yüce Yaratanımızın bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye, günahların bolca bağışlandığı, hatalar ve kusurlar için bağışlanma dileyenler için affın sağanak sağanak yağdığı yeni bir fırsat gecesine Beraat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize O’nun Ehli Beytine ve Ashabına salat ve selam ediyoruz.
    Üç aylar denen ve inananlar için nice mükafatların tezahür ettiği bir zaman diliminin tam ortasında bulunuyoruz. Bu gece üç ayların tam orta gecesi. Bu gece Üç ayların ikincisi olan Şabanın 15. gecesi. Bu gece Beraat gecesi. Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, İsterse binlerce koyunun üzerlerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Bu gece gönüllerin gecesi.
    Beraat, sözlükte “bir borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulma; temize çıkmak; uzak olmak; ilişkiyi kesmek” gibi anlamlara gelmektedir. Berâet gecesi, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup, halk arasında berat gecesi de denmektedir. Berâet gecesi, Müslümanlarca kutsal sayılan, rahmet ve mağfiret gecesi, mü’minlerin dualarının kabul, günahlarının af olduğu bir zaman dilimidir.Sevgili Peygamberimizin hadislerinde bu gecenin önemine vurgu yapılmaktadır. İlgili hadisler şöyledir.
    “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!”
    “Allâh Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”
    “Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.Beraat gecesi Müslümanlar için önemli gecelerden birisidir. Bu gece mübarektir. Çünkü feyiz ve bereket insanlara gönderilir. Bu gece rahmettir. Çünkü bu gece hayrı isteyenin hayra kavuştuğu gecedir. Bu gece Beraattır. Çünkü günahlar bu gecede affedilmiş ve temizlenmiştir. Bu gece Şefkattir. Çünkü Allah’ın kullarına karşı şefkatiyle bu gece nice insanlar kirden temize çıkacaktır. Bu gece müjdedir. Çünkü Beraat kandili Ramazanın müjdecisidir.
    Bu gecede şu kulların arasında isek hemen bu hal ve vaziyeti terk edelim. Dualarımızın makbul olması, günahlarımızın af edilmesi, bu gecenin feyiz ve bereketinden tam olarak istifade etmek için kendimizde bu yaşantı şekillerinden birisi var ise hemen terk etme yolunu benimseyelim. Hata yapılmış olabilir. Aşağıda sayacağımız bir hadise başımızda olabilir. Ama vazgeçersek hatamız silinecek bu gece unutmayalım. Sevgili Peygamberimizin hadislerinde zikrettiği bu insanlar şunlardır.
    1-Allah'a şirk koşanlar.
    2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.
    3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.
    4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar
    5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler
    6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar
    7- Gururlu ve kibirli olanlar
    8-Akrabalarla ilişkileri kesenler.
    Üç aylar ve bu aylardaki geceler diğer aylardan ve diğer gecelerden daha faziletlidir. Ahiret hayatının ebedi olduğunu hatırlarsak eğer bu gecelere daha bir ehemmiyet vereceğiz. Bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir daha dönüş yok. Ne kadar ah etsek de, ne kadar üzülsek de ve ne kadar pişman olsak da bu hayata veda ettikten sonra dönüşümüz yoktur. Bu sebeple Beraat gecesinde gerçek beraatımızı gerçekleştirmek için ahiret hayatını –hayatımızın hiçbir zamanında unutmayacağımız gibi- bu gecede unutmayalım. Küçük hesapların peşine, geçici dünyanın aldatıcı sevgilerine takılmayalım. Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şerifini sizlerle paylaşmak isterim.
    الكَيِّس مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَواهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأماني
    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır”
    Ömür çok kısa. Göz açıp kapanıncaya kadar geçmektedir. Hayat her an sona erebilmektedir. Geçen sene beraber olduğumuz, kendisiyle muhabbet edip gülüp eğlendiğimiz nice insanlar aramızdan ayrıldı. Bizlerde bir gün sevdiklerimizden, bu dünyadan ayrılıp gideceğiz. Hiçbir insan dünya hayatında baki değildir. Ölümle bitecek olan bu kısa dünya hayatında yapmış olduğumuz şeyler ahiret yaşantımızı belirleyecektir. İşte bu gecelerin önemi ölüm akla geldikçe bir kat daha artmaktadır. Çünkü bu geceler fırsat gecesidir. Günahlarımız için nasuh tövbesi edebilirsek ve bir daha yaptığımız hatalara dönmez isek, Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşar isek Rabbimizin bizlere nice müjdeleri vardır. Allah-u Teala bir ayette şöyle buyurmaktadır.
    وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَاالسَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ {} الَّذِينَ يُنفِقُونَفِي السَّرَّاء وَالضَّرَّاء وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَعَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ {} وَالَّذِينَ إِذَافَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ فَاسْتَغْفَرُواْلِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَىمَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
    “Rabbinizin bağışına, genişliği gökler ile yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar (:müttekîler, takva sahipleri) için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir. Allah, iyi davrananları sever. Yine onlar, çirkin (fâhişe:günah) bir iş yaptıkları, yahut kendilerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işlediklerinde (günahta) ısrar etmeyenlerdir.”Kandil geceleri günahlarla kararmış gönüllerimize Rahmet kandillerinin yandığı gecelerdir. Kandil geceleri İlahi ışığın hayatımızı aydınlattığı gecelerdir. Kandil geceleri günahlarımızdan arınmamız vesilesi ile manen ışıldadığımız gecelerdir. Kandil geceleri dualarımızın çokça makbul olması vesilesi ile hayatımıza yeni bir güneşin doğduğu gecelerdir. Bu gecelerden haberdar olalım. Bu gecelerin feyiz ve bereketinden azami şekilde istifade etmeye çalışalım. Paslanan kalplerimizi bu gecelerin hürmetine aydınlatmaya çalışalım. İlahi rahmetin kapanmadığı kapılardan içeri girelim. En Sevgilinin hürmetine Rabbimizin sevdiği kullar olmaya gayret edelim. Razı olunan ve razı olduğumuz bir hayatı yaşamak elimizdedir. Dünya ve ahiret huzuru bizi beklemektedir. Yeter ki unutmayalım. Yeter ki uyumayalım. Manevi uykudan kalkalım. Kalplerimizin gözünü açalım. Yüzümüzü Rabbimize, O’nun dinine, O’nun kitabına ve O’nun Peygamberine dönelim. Hiç beklenmediğimiz anda yardımlar gelecektir. Sıkıntılarımız anında hafifleyecektir. Maddi ve manevi hastalıklarımız şifa bulacaktır. Dünyamız ve ahretimiz pür nur olacaktır.
    Bu gecelere has ibadetler teşekkül etmek doğru değildir. Ancak bu gecelerin feyiz ve bereketinden istifade etme yolları da elbette gözetilmelidir. Öncelikle şu hususu vurgulamak isterim. Şaban ayı Peygamberimizin ayıdır. Bu ayda ve özellikle bu gecede Sevgililer Sevgilisine salat ve selam getirelim. Yüce Rabbimizi bir ayette şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”Tövbe ve istiğfarda bulunalım. Çünkü bu gecede Rabbimizin Efendimizin diliyle bizlere müjdesi var. Bu müjdeden yararlanmak için günahlarımıza, isyanlarımıza ve hatalarımıza tövbe edelim, bağışlanma dileyelim. Çünkü Yüce Allah tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.
    Bir rivayette Kur’an-ı Kerim’in dünya semasına toptan indirildiği gecedir Beraat gecesi. Bu gecede Kuran-ı Kerimi bizlerde gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Sadece kendimiz için değil okuduklarımızdan hasıl olan sevabı ise geçmişlerimize göndermeyi de ihmal etmemeliyiz. Çünkü Kur’an-ı Kerime yaşayanlar kadar ölmüş olanların da ihtiyaçları vardır.
    Efendimiz bu gecede dua edenin duasının kabul olacağını müjdelemektedir. Bu gecede dua etmek de yapacağımız ibadetlerden olmalıdır. Dua ibadettir. Yapıldığı anda ibadet yapılmış sevabı alınmasının yanı sıra kişinin istekleri Yaratan tarafından kendisine verilir. Dua Allah’ı Rab olarak bilmektir. Çünkü el açan el açılandan acizdir. Dua acizliğin ifadesidir. İsteyen istediği şeyin acizidir. İnsan olarak ihtiyaç duyup da istemeyeceğimiz ne vardır ki. İnsan olarak muhtaç olmadığımız ne var ki bu dünyada. Bu sebeple asıl istenmesi gerekenden Allah’ımızdan bu gece çokça isteyelim. Günahı istemeyelim, yanlışa meyletmeyelim. Güzel olanı, kendimize, sevdiklerimize ve bütün insanlara hayır getirecek şeyleri isteyelim. Sadece kendimiz için değil, ailemiz, milletimiz, bütün Müslüman kardeşlerimiz ve insanlık için isteyelim.
    Zikir kışa dönmüş kalplerimizi bahara çevirir. Zikir ölmüş ruhlara hayat verir. Allah’ı zikretmek insanın bitmek tükenmez bilmeyen isteklerini bitirir. Zikir bir avuç topraktan başka doymayacak olan nefsimizi doyurur. Zikir ruhu teskin eder. Zikir kemal yolunun anahtarıdır. Zikir arifliğe doğru yol almaktır… Bu gecede zikir bizlere güzellikler katacaktır. Tatmin olmayan kalbimizi tatmin edecektir. Bu gecede Rabbimizi zikretmeyi unutmayalım.
    Sevinç tek taraflı değildir. Mutluluk tek başına kişiye gerçek güzelliği getirmemektedir. Paylaşmak asıldır. Bir ekmek paylaşıldığı zaman tatlıdır. Bir sevgi paylaşıldığı zaman artar. Bu gece mutluluğumuzu paylaşalım. Bu gece maddiyatımızı paylaşalım. Bizde olanları olmayanla ulaştıralım. Huzur evlerinde bizleri bekleyenler var. Hastanelerde bizleri hasretle bekleyenler var. Çocuk esirgeme kurumlarında başının okşanmasını bekleyen yetimlerimiz, kimsesizlerimiz var. Yapmış olduğu bir hata yüzünden cezaevlerinde, ıslahhanelerde olanlarımız var. Onlara gidelim. Sevgimizi, muhabbetimizi uzatalım. Bu dünyada Sevgiden mahrum olan hiçbir kimse kalmasın bu gece. Onları Allah’ı hatırlatalım. Yardım edenlerin en hayırlısının ve en güzelinin Allah olduğunu unutmayalım unutturmayalım. Başımıza hiçbir şey gelmez demeyelim. Başına sıkıntı gelmişlere el uzatalım gönül açalım. Merhamet edelim ki merhamete nail olalım.
    Allah merhametlidir merhamet edeni sever. Herkese merhamet edelim. Allah affedicidir affedenleri sever. Affedelim. Küslüğü bir kenara bırakalım artık. Allah şükredenlerin maddi ve maneviyatını çoğaltır, bize iyilik de bulunanlara teşekkür edelim. Allah kusurları bağışlar, hatalarımız için insanlardan özür dileyelim.
    Namaz dinin direğidir. Direklerimizden bazıları eksik kalmış olabilir. Bu gecede dinimizin direği olan namazı çoğaltalım. Geçmişte kılamadıklarımızı kılmaya çalışalım. Kötülükten arınmanın yolu namaz iledir. Bu geceden istifade etmek namaz iledir. Hayatı anlamlandırmanın en temel yolu namaz iledir.
    Yüce Rabbim Beraat kandilinizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin. Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.
    Bu temenniler ile mübarek Beraat Kandilinizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim.
    Allah’a emanet olsun. Geceniz hayırla, kalbiniz imanla, gönlünüz O’nun ve Rasulullah’ın sevgisiyle, mideniz helal lokmayla dolsun.

    Ahmet Ünal

    Vaiz



  4. 10.Temmuz.2011, 00:13
    2
    Silent and lonely rains



    Yüce Yaratanımızın bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye, günahların bolca bağışlandığı, hatalar ve kusurlar için bağışlanma dileyenler için affın sağanak sağanak yağdığı yeni bir fırsat gecesine Beraat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize O’nun Ehli Beytine ve Ashabına salat ve selam ediyoruz.
    Üç aylar denen ve inananlar için nice mükafatların tezahür ettiği bir zaman diliminin tam ortasında bulunuyoruz. Bu gece üç ayların tam orta gecesi. Bu gece Üç ayların ikincisi olan Şabanın 15. gecesi. Bu gece Beraat gecesi. Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, İsterse binlerce koyunun üzerlerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Bu gece gönüllerin gecesi.
    Beraat, sözlükte “bir borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulma; temize çıkmak; uzak olmak; ilişkiyi kesmek” gibi anlamlara gelmektedir. Berâet gecesi, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup, halk arasında berat gecesi de denmektedir. Berâet gecesi, Müslümanlarca kutsal sayılan, rahmet ve mağfiret gecesi, mü’minlerin dualarının kabul, günahlarının af olduğu bir zaman dilimidir.Sevgili Peygamberimizin hadislerinde bu gecenin önemine vurgu yapılmaktadır. İlgili hadisler şöyledir.
    “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!”
    “Allâh Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”
    “Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.Beraat gecesi Müslümanlar için önemli gecelerden birisidir. Bu gece mübarektir. Çünkü feyiz ve bereket insanlara gönderilir. Bu gece rahmettir. Çünkü bu gece hayrı isteyenin hayra kavuştuğu gecedir. Bu gece Beraattır. Çünkü günahlar bu gecede affedilmiş ve temizlenmiştir. Bu gece Şefkattir. Çünkü Allah’ın kullarına karşı şefkatiyle bu gece nice insanlar kirden temize çıkacaktır. Bu gece müjdedir. Çünkü Beraat kandili Ramazanın müjdecisidir.
    Bu gecede şu kulların arasında isek hemen bu hal ve vaziyeti terk edelim. Dualarımızın makbul olması, günahlarımızın af edilmesi, bu gecenin feyiz ve bereketinden tam olarak istifade etmek için kendimizde bu yaşantı şekillerinden birisi var ise hemen terk etme yolunu benimseyelim. Hata yapılmış olabilir. Aşağıda sayacağımız bir hadise başımızda olabilir. Ama vazgeçersek hatamız silinecek bu gece unutmayalım. Sevgili Peygamberimizin hadislerinde zikrettiği bu insanlar şunlardır.
    1-Allah'a şirk koşanlar.
    2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.
    3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.
    4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar
    5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler
    6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar
    7- Gururlu ve kibirli olanlar
    8-Akrabalarla ilişkileri kesenler.
    Üç aylar ve bu aylardaki geceler diğer aylardan ve diğer gecelerden daha faziletlidir. Ahiret hayatının ebedi olduğunu hatırlarsak eğer bu gecelere daha bir ehemmiyet vereceğiz. Bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir daha dönüş yok. Ne kadar ah etsek de, ne kadar üzülsek de ve ne kadar pişman olsak da bu hayata veda ettikten sonra dönüşümüz yoktur. Bu sebeple Beraat gecesinde gerçek beraatımızı gerçekleştirmek için ahiret hayatını –hayatımızın hiçbir zamanında unutmayacağımız gibi- bu gecede unutmayalım. Küçük hesapların peşine, geçici dünyanın aldatıcı sevgilerine takılmayalım. Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şerifini sizlerle paylaşmak isterim.
    الكَيِّس مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَواهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأماني
    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır”
    Ömür çok kısa. Göz açıp kapanıncaya kadar geçmektedir. Hayat her an sona erebilmektedir. Geçen sene beraber olduğumuz, kendisiyle muhabbet edip gülüp eğlendiğimiz nice insanlar aramızdan ayrıldı. Bizlerde bir gün sevdiklerimizden, bu dünyadan ayrılıp gideceğiz. Hiçbir insan dünya hayatında baki değildir. Ölümle bitecek olan bu kısa dünya hayatında yapmış olduğumuz şeyler ahiret yaşantımızı belirleyecektir. İşte bu gecelerin önemi ölüm akla geldikçe bir kat daha artmaktadır. Çünkü bu geceler fırsat gecesidir. Günahlarımız için nasuh tövbesi edebilirsek ve bir daha yaptığımız hatalara dönmez isek, Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşar isek Rabbimizin bizlere nice müjdeleri vardır. Allah-u Teala bir ayette şöyle buyurmaktadır.
    وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَاالسَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ {} الَّذِينَ يُنفِقُونَفِي السَّرَّاء وَالضَّرَّاء وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَعَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ {} وَالَّذِينَ إِذَافَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ فَاسْتَغْفَرُواْلِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَىمَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
    “Rabbinizin bağışına, genişliği gökler ile yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar (:müttekîler, takva sahipleri) için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir. Allah, iyi davrananları sever. Yine onlar, çirkin (fâhişe:günah) bir iş yaptıkları, yahut kendilerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işlediklerinde (günahta) ısrar etmeyenlerdir.”Kandil geceleri günahlarla kararmış gönüllerimize Rahmet kandillerinin yandığı gecelerdir. Kandil geceleri İlahi ışığın hayatımızı aydınlattığı gecelerdir. Kandil geceleri günahlarımızdan arınmamız vesilesi ile manen ışıldadığımız gecelerdir. Kandil geceleri dualarımızın çokça makbul olması vesilesi ile hayatımıza yeni bir güneşin doğduğu gecelerdir. Bu gecelerden haberdar olalım. Bu gecelerin feyiz ve bereketinden azami şekilde istifade etmeye çalışalım. Paslanan kalplerimizi bu gecelerin hürmetine aydınlatmaya çalışalım. İlahi rahmetin kapanmadığı kapılardan içeri girelim. En Sevgilinin hürmetine Rabbimizin sevdiği kullar olmaya gayret edelim. Razı olunan ve razı olduğumuz bir hayatı yaşamak elimizdedir. Dünya ve ahiret huzuru bizi beklemektedir. Yeter ki unutmayalım. Yeter ki uyumayalım. Manevi uykudan kalkalım. Kalplerimizin gözünü açalım. Yüzümüzü Rabbimize, O’nun dinine, O’nun kitabına ve O’nun Peygamberine dönelim. Hiç beklenmediğimiz anda yardımlar gelecektir. Sıkıntılarımız anında hafifleyecektir. Maddi ve manevi hastalıklarımız şifa bulacaktır. Dünyamız ve ahretimiz pür nur olacaktır.
    Bu gecelere has ibadetler teşekkül etmek doğru değildir. Ancak bu gecelerin feyiz ve bereketinden istifade etme yolları da elbette gözetilmelidir. Öncelikle şu hususu vurgulamak isterim. Şaban ayı Peygamberimizin ayıdır. Bu ayda ve özellikle bu gecede Sevgililer Sevgilisine salat ve selam getirelim. Yüce Rabbimizi bir ayette şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”Tövbe ve istiğfarda bulunalım. Çünkü bu gecede Rabbimizin Efendimizin diliyle bizlere müjdesi var. Bu müjdeden yararlanmak için günahlarımıza, isyanlarımıza ve hatalarımıza tövbe edelim, bağışlanma dileyelim. Çünkü Yüce Allah tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.
    Bir rivayette Kur’an-ı Kerim’in dünya semasına toptan indirildiği gecedir Beraat gecesi. Bu gecede Kuran-ı Kerimi bizlerde gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Sadece kendimiz için değil okuduklarımızdan hasıl olan sevabı ise geçmişlerimize göndermeyi de ihmal etmemeliyiz. Çünkü Kur’an-ı Kerime yaşayanlar kadar ölmüş olanların da ihtiyaçları vardır.
    Efendimiz bu gecede dua edenin duasının kabul olacağını müjdelemektedir. Bu gecede dua etmek de yapacağımız ibadetlerden olmalıdır. Dua ibadettir. Yapıldığı anda ibadet yapılmış sevabı alınmasının yanı sıra kişinin istekleri Yaratan tarafından kendisine verilir. Dua Allah’ı Rab olarak bilmektir. Çünkü el açan el açılandan acizdir. Dua acizliğin ifadesidir. İsteyen istediği şeyin acizidir. İnsan olarak ihtiyaç duyup da istemeyeceğimiz ne vardır ki. İnsan olarak muhtaç olmadığımız ne var ki bu dünyada. Bu sebeple asıl istenmesi gerekenden Allah’ımızdan bu gece çokça isteyelim. Günahı istemeyelim, yanlışa meyletmeyelim. Güzel olanı, kendimize, sevdiklerimize ve bütün insanlara hayır getirecek şeyleri isteyelim. Sadece kendimiz için değil, ailemiz, milletimiz, bütün Müslüman kardeşlerimiz ve insanlık için isteyelim.
    Zikir kışa dönmüş kalplerimizi bahara çevirir. Zikir ölmüş ruhlara hayat verir. Allah’ı zikretmek insanın bitmek tükenmez bilmeyen isteklerini bitirir. Zikir bir avuç topraktan başka doymayacak olan nefsimizi doyurur. Zikir ruhu teskin eder. Zikir kemal yolunun anahtarıdır. Zikir arifliğe doğru yol almaktır… Bu gecede zikir bizlere güzellikler katacaktır. Tatmin olmayan kalbimizi tatmin edecektir. Bu gecede Rabbimizi zikretmeyi unutmayalım.
    Sevinç tek taraflı değildir. Mutluluk tek başına kişiye gerçek güzelliği getirmemektedir. Paylaşmak asıldır. Bir ekmek paylaşıldığı zaman tatlıdır. Bir sevgi paylaşıldığı zaman artar. Bu gece mutluluğumuzu paylaşalım. Bu gece maddiyatımızı paylaşalım. Bizde olanları olmayanla ulaştıralım. Huzur evlerinde bizleri bekleyenler var. Hastanelerde bizleri hasretle bekleyenler var. Çocuk esirgeme kurumlarında başının okşanmasını bekleyen yetimlerimiz, kimsesizlerimiz var. Yapmış olduğu bir hata yüzünden cezaevlerinde, ıslahhanelerde olanlarımız var. Onlara gidelim. Sevgimizi, muhabbetimizi uzatalım. Bu dünyada Sevgiden mahrum olan hiçbir kimse kalmasın bu gece. Onları Allah’ı hatırlatalım. Yardım edenlerin en hayırlısının ve en güzelinin Allah olduğunu unutmayalım unutturmayalım. Başımıza hiçbir şey gelmez demeyelim. Başına sıkıntı gelmişlere el uzatalım gönül açalım. Merhamet edelim ki merhamete nail olalım.
    Allah merhametlidir merhamet edeni sever. Herkese merhamet edelim. Allah affedicidir affedenleri sever. Affedelim. Küslüğü bir kenara bırakalım artık. Allah şükredenlerin maddi ve maneviyatını çoğaltır, bize iyilik de bulunanlara teşekkür edelim. Allah kusurları bağışlar, hatalarımız için insanlardan özür dileyelim.
    Namaz dinin direğidir. Direklerimizden bazıları eksik kalmış olabilir. Bu gecede dinimizin direği olan namazı çoğaltalım. Geçmişte kılamadıklarımızı kılmaya çalışalım. Kötülükten arınmanın yolu namaz iledir. Bu geceden istifade etmek namaz iledir. Hayatı anlamlandırmanın en temel yolu namaz iledir.
    Yüce Rabbim Beraat kandilinizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin. Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.
    Bu temenniler ile mübarek Beraat Kandilinizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim.
    Allah’a emanet olsun. Geceniz hayırla, kalbiniz imanla, gönlünüz O’nun ve Rasulullah’ın sevgisiyle, mideniz helal lokmayla dolsun.

    Ahmet Ünal

    Vaiz



  5. 23.Haziran.2013, 15:36
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Beraat Kandili Vaazı

    vaaz güzeldi.

    Cenab-ı Hakk, bu mübarek gecede ilahî rahmet çeşmelerini bol bol akıtıp tövbe, rızık ve şifa kapılarını sonuna kadar açmaktadır. Yüce Rabbimiz biz kullarını bu sonsuz ikramlara davet etmektedir. Bir sene içinde olacak hadiselerin, rızıkların, ecellerin ve hastalıkların, yükselmelerin ve alçalmaların hükme bağlandığı ve görevli meleklere teslim edildiği bu mübarek gecede O’ndan istemesini bilelim. Bu gecede dahi Allah’ın rahmetinden uzak olan şu insanlardan biri olmamaya çalışalım. Zira Peygamber efendimiz (s.a.v.): “Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allahü Teâlâ bu gecede, Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi Cehennemden âzad eder. Ancak bu gecede, kendisine şirk koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile ilişkileri kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana babaya isyan edenlerin yüzüne bakmaz.” buyurmuşlardır.


  6. 23.Haziran.2013, 15:36
    3
    Moderatör
    vaaz güzeldi.

    Cenab-ı Hakk, bu mübarek gecede ilahî rahmet çeşmelerini bol bol akıtıp tövbe, rızık ve şifa kapılarını sonuna kadar açmaktadır. Yüce Rabbimiz biz kullarını bu sonsuz ikramlara davet etmektedir. Bir sene içinde olacak hadiselerin, rızıkların, ecellerin ve hastalıkların, yükselmelerin ve alçalmaların hükme bağlandığı ve görevli meleklere teslim edildiği bu mübarek gecede O’ndan istemesini bilelim. Bu gecede dahi Allah’ın rahmetinden uzak olan şu insanlardan biri olmamaya çalışalım. Zira Peygamber efendimiz (s.a.v.): “Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allahü Teâlâ bu gecede, Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi Cehennemden âzad eder. Ancak bu gecede, kendisine şirk koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile ilişkileri kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana babaya isyan edenlerin yüzüne bakmaz.” buyurmuşlardır.


  7. 23.Haziran.2013, 17:55
    4
    Ramadan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51064
    Mesaj Sayısı: 1,163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 32

    Cevap: Beraat Kandili Vaazı

    ERAT GECESİ VAAZI 2

    BERAT GECESİ



    Cenâb-ı Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır.

    İçinde bulunduğumuz zaman bakımından Allahü Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretini bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz.

    Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regâib gecesinde en değerli armağan paketlerine kavuştuk. Peygamberimizin, göklere seyahat mucizesinin gerçekleştiği Mi’rac gecesini bol bol namazla, bol bol ibadet ve dua ile, günahlarımızdan arınarak, çok çok sevap kazanmaya çalıştık.

    Kader’deki “ilahi program” ın yürürlüğe girdiği gece olan Berat gecesinde, inşallah beratımızı almaya çalışacağız.

    Rabbimizin lütuf ve ihsanının bol bol aktığı, gönüllere nur kattığı bir geceyi yaşayacağız. İşte bu ulvi gece, Berat gecemizdir.

    Berat lügatte; borçtan, hastalıklardan, suç ve cezadan kurtulmak, nişan, şehadetname, ferman manaların gelir. Istılahta ise, “Günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilahi af ve rahmete ulaşma” demektir.

    İşledikleri hata, kusur ve günahlarını itiraf edip Cenâb-ı Hakka tevbe ve istiğfarda bulunan Müslümanların ilahi rahmete nail olup affedilecekleri umulduğu için bu geceye “BERAT KANDİLİ” (Kurtuluş Gecesi) denilmiştir.

    Bu gece sonsuz inayetiyle gönüllere, refah ve huzur bahşeden hidayetiyle Allah’ımız bizleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Asrımızın sıkıcı ve ezici engellerini yok ederek alnımıza “Teslim Olma” beratını verecektir. Bu, bir Müslüman için en güzel nişan ve en geçerli madalyadır. İnandığımız, güvendiğimiz, yoluna baş koyduğumuz Allah’ımızın af ve mağfiret ilanıdır.

    Berat gecesinin kudsiyetine dair bazı ayet-i kerime ve hadis-i şerifler mevcuttur. Mübarek gece hakkında nazil olan Duhan suresi, Mekke'de nazil olmuş olup bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını, onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır. Surenin baş tarafında Cenâb-ı Allah şöyle buyuruyor:

    1. Hâ. Mîm.

    2. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki,

    3.Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

    4.Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.

    5.(Yani)katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz, peygamberler göndermekteyiz. [1]



    Ha, Mim diye başladığından halkımız “Hamimler” diye isimlendirmiştir.

    Kur’an-ı Kerim mübarek bir gecede indirilmiştir. “Mübarek gece” hangi gecedir? Burada bildirilmemiş. Ama “Kadir” suresinde “O gecenin Kadir Gecesi” olduğunu, Bakara suresinde de, Ramazan ayında indirildiğini Rabbim bize bildirmiştir.



    ŞABAN AYININ YARISI OLAN BERAT GECESİNİN FAZİLETİ



    Hz. Aişe R. Anha anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki:

    “Allahü Teâlâ Hazretleri, Şaban’ın yarısı gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.” [2]

    Bu hadis nısf-ı Şaban gecesinin faziletini beyan etmektedir. Nısf, “yarı” demek olduğuna göre, nısf-ı Şaban, Şaban ayının ortasındaki günün gecesi demek olur. Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Beraet gecesi de denir.

    Hadis metin olarak “... kelb kabilesinin koyunlarının tüyünden daha çok sayıda insana mağfiret eder.” şeklinde anlaşılmaya müsaittir... Ancak alimler o miktarda ashabın bulunmayışını göz önüne alarak tercümede kaydettiğimiz üzere “Kelb koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder” şeklinde anlamayı tercih etmişlerdir. Kelb kabilesinin koyunlarının zikri, “Onlar, koyun beslemede diğer kabilelerden ileri oldukları içindir” denmiştir. Böylece Allah’ın rahmet ve mağfiretinin çokluğu daha iyi ifade edilmiş olmaktadır. [3]



    BERAT GECESİNİN İSLAM ALEMİNDE DERİN BİR SAYGI İLE KUTLANMASININ SEBEPLERİ



    1. Kıblenin değişmesi gibi mühim bir hadisenin bu gece vuku bulmasıdır.

    Müslümanlığın ilk yıllarında Kâbe, puthane halinde olduğu için, ilk namazlar Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Bu itibarla hicretten sonra Mescid-i Şerif’in Kudüs’e doğru yapılmıştır.

    Halbuki Sevgili Peygamberimiz, Hz. İbrahim (a.s.)’ın kıblesini istikbal etmek istiyor ve Kudüs’e (Mescid-i Aksa) doğru namaz kılınması, Kâbe’nin arkada kalması kendisine ağır geliyordu. Yalnız Peygamberimiz Mekke’de namaz kılarken Kâbe’yi Mescid-i Aksa ile kendi arasına alırdı. Bu suretle hem Kâbe’ye, hem de Kudüs’e yönlenmiş oldu.

    Yahudilerin “Muhammed bizim kıblemize dönüyor da dinimizi beğenmiyor” demeleri daha ziyade üzüntüsüne mucip olduğundan kıblenin tahvilini dilemekten hali kalmıyordu. Bu hal Medine’ye muvasalatından sonra on altı ay kadar devam etmiştir.

    Sevgili Peygamberimiz hicretin ikinci senesi Şaban’ın on beşinci Salı günü Bişr bin Benam’ın validesini ziyaret için Beni Seleme yurduna gittiğinde mescitte öğle namazının ikinci rekâtını eda ederken, Kâbe’nin kıble olduğunu beyan eden, “Namazda Mescid-i Haram yani Kâbe tarafına yüzünü çevir ve nerede olursanız Mescid-i Haram tarafına dönünüz.”[4] ayeti nazil olmuştur. Bu vahiy üzerine Peygamberimiz namaz içinde iken Kâbe-i Muazzama tarafına döndü. Cemaat de safları ile birlikte Kâbe’ye doğru yöneldiler ve böylece namazı eda ettiler. İşte bunun için o mescide “Mescid-i Kıbleteyn” iki kıble mescidi adı verildi.

    İşte birlik ve beraberliğin işareti, izzetin şiarı olan istikbali kıble bu tarihi hadise ile sabit olmuştur.



    2. Afv-ü mağfiret rahmet ve duaların kabul olunduğu mübarek bir gece olmasıdır.

    Sevgili Peygamberimizin hayatı boyunca daima ümmetini düşündüğü bir gerçektir. Bunu Cenâb-ı Hakk’a yapmış olduğu niyazlarında da açıkça görmek mümkündür.

    Hz. Aişe validemizden rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte şöyle buyruluyor:

    “Günün birinde Hz. Peygamber yanıma geldi. Elbiselerini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerinde beni bir şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımızdan birinin yanına gidecek sandım. Ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Cennetül Baki’de kendisine eriştim. Mü’minlere ve şahitlere dua ve istiğfar ediyordu. Kendi kendime, “Anam babam sana feda olsun. Sen Rabbimin rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim.” diyerek döndüm.

    Soluk soluğa eve geldim. Arkamdan da Rasülullah (s.a.v.) geldi ve girdi.

    Neden böyle hızlı nefes alıyorsun? dedi. Ben de “Anam babam sana feda olsun. Yanıma gelip elbiseni çıkardıktan sonra, tekrar gittin, beni bir kıskançlık tuttu. Ortaklarımızdan birinin yanına gideceğini sandım. Nihayet sizi kabristanda dua ederken gördüm” dedim. Bunun üzerine Rasülü Ekrem, “Sana haksızlık mı edeceğimi sandın? Cibril bana geldi şöyle dedi:

    “Bu gece Şaban’ın 15. gecesidir. Cenâb-ı Hak da bu gecede Beni Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azad eder.” dedi. [5]



    3. Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.[6]

    Yani bütün insanların gelecek seneye kadar rızıkları, ecelleri ve diğer işleri bu gecede yazılır, görevli meleklere teslim edilir. [7]



    4. Berat gecesinde kılınan namazların, okunan Kur’an’ların, yapılan tevbe ve istiğfarların fazileti de çok büyüktür.

    Bu geceye mahsus bir namaz yoktur. Bu gece hakkında rivayet edilen yüz rekat veya daha az rekat kılmanın faziletine dair yapılagelen rivayetlerin aslı yoktur.

    Bu konuda en güzel örneğimiz, Efendimizin hali ve onun şu sözüdür:

    “Bu geceyi kaim olarak, gündüzünü de saim olarak geçirin” Başka söze ne hacet.



    5. Allah’ın rahmeti o gece kulları üzerine sağnak sağnak yağar.

    Bununla ilgili hadisler:

    “Şaban ayının yarı gecesi (Berat gecesi) oldu mu onu ibadetle geçirin. Gündüzünü de oruç tutun. Zira Allah Teâlâ, bu gece güneşin batışından itibaren dünya semasına rahmete tecelli eder ve şöyle buyurur:

    - Yok mu af dileyen, onu affedeyim.

    - Yok mu rızık isteyen ona rızık vereyim.

    - Yok mu bir derde mübtela olan ona afiyet vereyim.

    - Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen diyerek sabaha kadar devam eder.” [8]



    Peygamberimizin saygıdeğer hanımı Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

    Peygamberimiz bir gece kalktı, namaza durdu, secdeyi o kadar uzattı ki ruhunu teslim ettiğini sandım, kendisini bu halde görünce kalktım, baş parmağını hareket ettirdim, parmağı hareket edince döndüm, secdede şöyle dediğini işittim:

    “Allahım! Azabından affına, gazabından hoşnutluğuna, senden yine sana sığınıyorum. Seni gereği gibi övmekten acizim, sen kendini övdüğün gibi yücesin.”

    Başını secdeden kaldırıp namazını bitirince;

    - Ya Aişe! Bu gece, hangi gecedir bilir misin? Buyurdu. Ben de:

    - Allah Rasülü bilir, dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz:

    - Bu gece, Şaban ayının yarısı (Berat) gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede kullarının durumuna bakar ve bağışlanmak isteyenleri bağışlar, rahmet isteyenlere rahmetini ihsan eder, ancak kinci olanları geri bırakır” buyurdu. [9]



    Görülüyor ki, Berat gecesi, dua ve istekleri kabul edildiği, günahların bağışlandığı çok mübarek bir gecedir. Zamanlar aslında birdir. Ancak Cenâb-ı Hak; kullarının ibadetlerini kat kat mükâfatlandırmak, dua ve isteklerini kabul etmek, tevbelerini kabul ederek, günahlarının bağışlanmasına imkan ve fırsat vermek üzere bazı zamanları daha faziletli kılmıştır.



    BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYENLER



    Rabbimiz kullarını affetmeyi istemektedir. Bu yüzden bazı gün, ay ve gecelere kudsiyet takdir eylemekte, böylesi gün ve gecelerde ibadet edip, tevbe, istiğfarda bulunanları affedeceğini bildirmektedir.

    Berat gecesiyle, on beş gün sonraki Ramazan ayımız böylesi tevbe, istiğfar devrelerinin zirvesini teşkil eylemektedir.

    Berat gecesinden geçip Ramazan’ı ikmal eden kimsenin hala tevbe, istiğfar edip de kendisini affetmeyişi anlaşılacak şey değildir” diyor alimlerimiz.

    Bu konuda hayretini ifade eden alimlerimiz şöyle diyorlar:

    “ Bir kul Berat gecesinden geçmiş olsun, Ramazan ayına ulaşmış bulunsun, hala da tevbe, istiğfar edip de ilahi affa nail olmamış bulunsun. Bu mümkün değildir. Olsa olsa bu kul böyle gecelerdeki ilahi rahmetin bolluğunu bilmemekte, ciddi bir tevbe, istiğfar eylememiş bulunmaktadır.

    Buna rağmen Kadir gecesi gibi mukaddes bir gece olan Berat gecesinin af ve bağışından mahrum kalıp istifade edemeyen bazı günahkarlar da vardır. Hadis-i şerifte bu günahların sahipleri sıralanmış, dikkatlerimize, aftan mahrum bırakan bu günahlar sunulmuştur. İsterseniz biz de şöyle bir göz atalım sahibini aftan mahrum bırakan bu günahlara. Bakalım hangi günahlar insanın manevi hayatını mahvediyor, ahiret saadetine engellemede bulunuyor. Sahibinin felaketine sebep oluyor.

    1. Allah’a şirk koşan umumi aftan mahrum kalır. Halbuki Allah (c.c) birdir, ortağa, yardımcıya asla ihtiyacı söz konusu değildir. “Ortağı, yardımcısı var” demek, Allah’a şirk koşmaktır.

    2. Anasına, babasına isyan eden, itaatten çıkan, hizmetlerini görmeyip, haklarını eda etmeyen evlad.

    3. İçkide israr eden, vazgeçmeyi, düşünmeyen, bu konuda tevbe, istiğfarı aklına getirmeyen adam.

    4. Din kardeşine haksız yere kindarlık eden, haksız olduğu halde ona düşmanlığını sürdürmek isteyen insan. Halbuki hem haksız olup hem de kindarlığını sürdürmek din kardeşliğiyle bağdaşan bir tutum olamaz. Böylesine kinli kimseler de aftan istisna edilen kimselerden olurlar.

    5. Akrabasıyla alakasını kesen, imkanı olduğu halde onların ihtiyacını görmezlikten gelip sıla-i rahmi ihmal eden kimse de ilahi aftan mahrum kalanlardan.

    6. Gurur ve kibir sahipleri: Sadece kendini beğenenler, kibirlenip büyüklük taslayanlar, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanlar. [10]


  8. 23.Haziran.2013, 17:55
    4
    Devamlı Üye
    ERAT GECESİ VAAZI 2

    BERAT GECESİ



    Cenâb-ı Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır.

    İçinde bulunduğumuz zaman bakımından Allahü Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretini bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz.

    Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regâib gecesinde en değerli armağan paketlerine kavuştuk. Peygamberimizin, göklere seyahat mucizesinin gerçekleştiği Mi’rac gecesini bol bol namazla, bol bol ibadet ve dua ile, günahlarımızdan arınarak, çok çok sevap kazanmaya çalıştık.

    Kader’deki “ilahi program” ın yürürlüğe girdiği gece olan Berat gecesinde, inşallah beratımızı almaya çalışacağız.

    Rabbimizin lütuf ve ihsanının bol bol aktığı, gönüllere nur kattığı bir geceyi yaşayacağız. İşte bu ulvi gece, Berat gecemizdir.

    Berat lügatte; borçtan, hastalıklardan, suç ve cezadan kurtulmak, nişan, şehadetname, ferman manaların gelir. Istılahta ise, “Günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilahi af ve rahmete ulaşma” demektir.

    İşledikleri hata, kusur ve günahlarını itiraf edip Cenâb-ı Hakka tevbe ve istiğfarda bulunan Müslümanların ilahi rahmete nail olup affedilecekleri umulduğu için bu geceye “BERAT KANDİLİ” (Kurtuluş Gecesi) denilmiştir.

    Bu gece sonsuz inayetiyle gönüllere, refah ve huzur bahşeden hidayetiyle Allah’ımız bizleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Asrımızın sıkıcı ve ezici engellerini yok ederek alnımıza “Teslim Olma” beratını verecektir. Bu, bir Müslüman için en güzel nişan ve en geçerli madalyadır. İnandığımız, güvendiğimiz, yoluna baş koyduğumuz Allah’ımızın af ve mağfiret ilanıdır.

    Berat gecesinin kudsiyetine dair bazı ayet-i kerime ve hadis-i şerifler mevcuttur. Mübarek gece hakkında nazil olan Duhan suresi, Mekke'de nazil olmuş olup bu sûre 59 (ellidokuz) âyettir. Adını, onuncu âyette geçen ve duman manasına gelen "duhan" kelimesinden almıştır. Surenin baş tarafında Cenâb-ı Allah şöyle buyuruyor:

    1. Hâ. Mîm.

    2. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki,

    3.Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

    4.Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.

    5.(Yani)katımızdan (verilen her) emir. Çünkü biz, peygamberler göndermekteyiz. [1]



    Ha, Mim diye başladığından halkımız “Hamimler” diye isimlendirmiştir.

    Kur’an-ı Kerim mübarek bir gecede indirilmiştir. “Mübarek gece” hangi gecedir? Burada bildirilmemiş. Ama “Kadir” suresinde “O gecenin Kadir Gecesi” olduğunu, Bakara suresinde de, Ramazan ayında indirildiğini Rabbim bize bildirmiştir.



    ŞABAN AYININ YARISI OLAN BERAT GECESİNİN FAZİLETİ



    Hz. Aişe R. Anha anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki:

    “Allahü Teâlâ Hazretleri, Şaban’ın yarısı gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.” [2]

    Bu hadis nısf-ı Şaban gecesinin faziletini beyan etmektedir. Nısf, “yarı” demek olduğuna göre, nısf-ı Şaban, Şaban ayının ortasındaki günün gecesi demek olur. Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Beraet gecesi de denir.

    Hadis metin olarak “... kelb kabilesinin koyunlarının tüyünden daha çok sayıda insana mağfiret eder.” şeklinde anlaşılmaya müsaittir... Ancak alimler o miktarda ashabın bulunmayışını göz önüne alarak tercümede kaydettiğimiz üzere “Kelb koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder” şeklinde anlamayı tercih etmişlerdir. Kelb kabilesinin koyunlarının zikri, “Onlar, koyun beslemede diğer kabilelerden ileri oldukları içindir” denmiştir. Böylece Allah’ın rahmet ve mağfiretinin çokluğu daha iyi ifade edilmiş olmaktadır. [3]



    BERAT GECESİNİN İSLAM ALEMİNDE DERİN BİR SAYGI İLE KUTLANMASININ SEBEPLERİ



    1. Kıblenin değişmesi gibi mühim bir hadisenin bu gece vuku bulmasıdır.

    Müslümanlığın ilk yıllarında Kâbe, puthane halinde olduğu için, ilk namazlar Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Bu itibarla hicretten sonra Mescid-i Şerif’in Kudüs’e doğru yapılmıştır.

    Halbuki Sevgili Peygamberimiz, Hz. İbrahim (a.s.)’ın kıblesini istikbal etmek istiyor ve Kudüs’e (Mescid-i Aksa) doğru namaz kılınması, Kâbe’nin arkada kalması kendisine ağır geliyordu. Yalnız Peygamberimiz Mekke’de namaz kılarken Kâbe’yi Mescid-i Aksa ile kendi arasına alırdı. Bu suretle hem Kâbe’ye, hem de Kudüs’e yönlenmiş oldu.

    Yahudilerin “Muhammed bizim kıblemize dönüyor da dinimizi beğenmiyor” demeleri daha ziyade üzüntüsüne mucip olduğundan kıblenin tahvilini dilemekten hali kalmıyordu. Bu hal Medine’ye muvasalatından sonra on altı ay kadar devam etmiştir.

    Sevgili Peygamberimiz hicretin ikinci senesi Şaban’ın on beşinci Salı günü Bişr bin Benam’ın validesini ziyaret için Beni Seleme yurduna gittiğinde mescitte öğle namazının ikinci rekâtını eda ederken, Kâbe’nin kıble olduğunu beyan eden, “Namazda Mescid-i Haram yani Kâbe tarafına yüzünü çevir ve nerede olursanız Mescid-i Haram tarafına dönünüz.”[4] ayeti nazil olmuştur. Bu vahiy üzerine Peygamberimiz namaz içinde iken Kâbe-i Muazzama tarafına döndü. Cemaat de safları ile birlikte Kâbe’ye doğru yöneldiler ve böylece namazı eda ettiler. İşte bunun için o mescide “Mescid-i Kıbleteyn” iki kıble mescidi adı verildi.

    İşte birlik ve beraberliğin işareti, izzetin şiarı olan istikbali kıble bu tarihi hadise ile sabit olmuştur.



    2. Afv-ü mağfiret rahmet ve duaların kabul olunduğu mübarek bir gece olmasıdır.

    Sevgili Peygamberimizin hayatı boyunca daima ümmetini düşündüğü bir gerçektir. Bunu Cenâb-ı Hakk’a yapmış olduğu niyazlarında da açıkça görmek mümkündür.

    Hz. Aişe validemizden rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte şöyle buyruluyor:

    “Günün birinde Hz. Peygamber yanıma geldi. Elbiselerini çıkardı. Aradan zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerinde beni bir şüphe, kıskançlık sardı. Ortaklarımızdan birinin yanına gidecek sandım. Ve peşini takip ettim. Medine’nin kabristanı olan Cennetül Baki’de kendisine eriştim. Mü’minlere ve şahitlere dua ve istiğfar ediyordu. Kendi kendime, “Anam babam sana feda olsun. Sen Rabbimin rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim.” diyerek döndüm.

    Soluk soluğa eve geldim. Arkamdan da Rasülullah (s.a.v.) geldi ve girdi.

    Neden böyle hızlı nefes alıyorsun? dedi. Ben de “Anam babam sana feda olsun. Yanıma gelip elbiseni çıkardıktan sonra, tekrar gittin, beni bir kıskançlık tuttu. Ortaklarımızdan birinin yanına gideceğini sandım. Nihayet sizi kabristanda dua ederken gördüm” dedim. Bunun üzerine Rasülü Ekrem, “Sana haksızlık mı edeceğimi sandın? Cibril bana geldi şöyle dedi:

    “Bu gece Şaban’ın 15. gecesidir. Cenâb-ı Hak da bu gecede Beni Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azad eder.” dedi. [5]



    3. Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.[6]

    Yani bütün insanların gelecek seneye kadar rızıkları, ecelleri ve diğer işleri bu gecede yazılır, görevli meleklere teslim edilir. [7]



    4. Berat gecesinde kılınan namazların, okunan Kur’an’ların, yapılan tevbe ve istiğfarların fazileti de çok büyüktür.

    Bu geceye mahsus bir namaz yoktur. Bu gece hakkında rivayet edilen yüz rekat veya daha az rekat kılmanın faziletine dair yapılagelen rivayetlerin aslı yoktur.

    Bu konuda en güzel örneğimiz, Efendimizin hali ve onun şu sözüdür:

    “Bu geceyi kaim olarak, gündüzünü de saim olarak geçirin” Başka söze ne hacet.



    5. Allah’ın rahmeti o gece kulları üzerine sağnak sağnak yağar.

    Bununla ilgili hadisler:

    “Şaban ayının yarı gecesi (Berat gecesi) oldu mu onu ibadetle geçirin. Gündüzünü de oruç tutun. Zira Allah Teâlâ, bu gece güneşin batışından itibaren dünya semasına rahmete tecelli eder ve şöyle buyurur:

    - Yok mu af dileyen, onu affedeyim.

    - Yok mu rızık isteyen ona rızık vereyim.

    - Yok mu bir derde mübtela olan ona afiyet vereyim.

    - Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen diyerek sabaha kadar devam eder.” [8]



    Peygamberimizin saygıdeğer hanımı Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

    Peygamberimiz bir gece kalktı, namaza durdu, secdeyi o kadar uzattı ki ruhunu teslim ettiğini sandım, kendisini bu halde görünce kalktım, baş parmağını hareket ettirdim, parmağı hareket edince döndüm, secdede şöyle dediğini işittim:

    “Allahım! Azabından affına, gazabından hoşnutluğuna, senden yine sana sığınıyorum. Seni gereği gibi övmekten acizim, sen kendini övdüğün gibi yücesin.”

    Başını secdeden kaldırıp namazını bitirince;

    - Ya Aişe! Bu gece, hangi gecedir bilir misin? Buyurdu. Ben de:

    - Allah Rasülü bilir, dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz:

    - Bu gece, Şaban ayının yarısı (Berat) gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede kullarının durumuna bakar ve bağışlanmak isteyenleri bağışlar, rahmet isteyenlere rahmetini ihsan eder, ancak kinci olanları geri bırakır” buyurdu. [9]



    Görülüyor ki, Berat gecesi, dua ve istekleri kabul edildiği, günahların bağışlandığı çok mübarek bir gecedir. Zamanlar aslında birdir. Ancak Cenâb-ı Hak; kullarının ibadetlerini kat kat mükâfatlandırmak, dua ve isteklerini kabul etmek, tevbelerini kabul ederek, günahlarının bağışlanmasına imkan ve fırsat vermek üzere bazı zamanları daha faziletli kılmıştır.



    BERAT GECESİNDE AFFEDİLMEYENLER



    Rabbimiz kullarını affetmeyi istemektedir. Bu yüzden bazı gün, ay ve gecelere kudsiyet takdir eylemekte, böylesi gün ve gecelerde ibadet edip, tevbe, istiğfarda bulunanları affedeceğini bildirmektedir.

    Berat gecesiyle, on beş gün sonraki Ramazan ayımız böylesi tevbe, istiğfar devrelerinin zirvesini teşkil eylemektedir.

    Berat gecesinden geçip Ramazan’ı ikmal eden kimsenin hala tevbe, istiğfar edip de kendisini affetmeyişi anlaşılacak şey değildir” diyor alimlerimiz.

    Bu konuda hayretini ifade eden alimlerimiz şöyle diyorlar:

    “ Bir kul Berat gecesinden geçmiş olsun, Ramazan ayına ulaşmış bulunsun, hala da tevbe, istiğfar edip de ilahi affa nail olmamış bulunsun. Bu mümkün değildir. Olsa olsa bu kul böyle gecelerdeki ilahi rahmetin bolluğunu bilmemekte, ciddi bir tevbe, istiğfar eylememiş bulunmaktadır.

    Buna rağmen Kadir gecesi gibi mukaddes bir gece olan Berat gecesinin af ve bağışından mahrum kalıp istifade edemeyen bazı günahkarlar da vardır. Hadis-i şerifte bu günahların sahipleri sıralanmış, dikkatlerimize, aftan mahrum bırakan bu günahlar sunulmuştur. İsterseniz biz de şöyle bir göz atalım sahibini aftan mahrum bırakan bu günahlara. Bakalım hangi günahlar insanın manevi hayatını mahvediyor, ahiret saadetine engellemede bulunuyor. Sahibinin felaketine sebep oluyor.

    1. Allah’a şirk koşan umumi aftan mahrum kalır. Halbuki Allah (c.c) birdir, ortağa, yardımcıya asla ihtiyacı söz konusu değildir. “Ortağı, yardımcısı var” demek, Allah’a şirk koşmaktır.

    2. Anasına, babasına isyan eden, itaatten çıkan, hizmetlerini görmeyip, haklarını eda etmeyen evlad.

    3. İçkide israr eden, vazgeçmeyi, düşünmeyen, bu konuda tevbe, istiğfarı aklına getirmeyen adam.

    4. Din kardeşine haksız yere kindarlık eden, haksız olduğu halde ona düşmanlığını sürdürmek isteyen insan. Halbuki hem haksız olup hem de kindarlığını sürdürmek din kardeşliğiyle bağdaşan bir tutum olamaz. Böylesine kinli kimseler de aftan istisna edilen kimselerden olurlar.

    5. Akrabasıyla alakasını kesen, imkanı olduğu halde onların ihtiyacını görmezlikten gelip sıla-i rahmi ihmal eden kimse de ilahi aftan mahrum kalanlardan.

    6. Gurur ve kibir sahipleri: Sadece kendini beğenenler, kibirlenip büyüklük taslayanlar, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanlar. [10]


  9. 08.Haziran.2014, 11:07
    5
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Beraat Kandili Vaazı

    Beraat kandili vaazları

    Yüce Yaratanımızın bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye, günahların bolca bağışlandığı, hatalar ve kusurlar için bağışlanma dileyenler için affın sağanak sağanak yağdığı yeni bir fırsat gecesine Beraat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize O’nun Ehli Beytine ve Ashabına salat ve selam ediyoruz.

    Üç aylar denen ve inananlar için nice mükafatların tezahür ettiği bir zaman diliminin tam ortasında bulunuyoruz. Bu gece üç ayların tam orta gecesi. Bu gece Üç ayların ikincisi olan Şabanın 15. gecesi. Bu gece Beraat gecesi. Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, İsterse binlerce koyunun üzerlerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Bu gece gönüllerin gecesi.

    Beraat, sözlükte “bir borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulma; temize çıkmak; uzak olmak; ilişkiyi kesmek” gibi anlamlara gelmektedir. Berâet gecesi, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup, halk arasında berat gecesi de denmektedir. Berâet gecesi, Müslümanlarca kutsal sayılan, rahmet ve mağfiret gecesi, mü’minlerin dualarının kabul, günahlarının af olduğu bir zaman dilimidir.[1]

    Sevgili Peygamberimizin hadislerinde bu gecenin önemine vurgu yapılmaktadır. İlgili hadisler şöyledir.

    “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!”

    “Allâh Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”

    “Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.”[2]

    Beraat gecesi Müslümanlar için önemli gecelerden birisidir. Bu gece mübarektir. Çünkü feyiz ve bereket insanlara gönderilir. Bu gece rahmettir. Çünkü bu gece hayrı isteyenin hayra kavuştuğu gecedir. Bu gece Beraattır. Çünkü günahlar bu gecede affedilmiş ve temizlenmiştir. Bu gece Şefkattir. Çünkü Allah’ın kullarına karşı şefkatiyle bu gece nice insanlar kirden temize çıkacaktır. Bu gece müjdedir. Çünkü Beraat kandili Ramazanın müjdecisidir.

    Bu gecede şu kulların arasında isek hemen bu hal ve vaziyeti terk edelim. Dualarımızın makbul olması, günahlarımızın af edilmesi, bu gecenin feyiz ve bereketinden tam olarak istifade etmek için kendimizde bu yaşantı şekillerinden birisi var ise hemen terk etme yolunu benimseyelim. Hata yapılmış olabilir. Aşağıda sayacağımız bir hadise başımızda olabilir. Ama vazgeçersek hatamız silinecek bu gece unutmayalım. Sevgili Peygamberimizin hadislerinde zikrettiği bu insanlar şunlardır.

    1-Allah'a şirk koşanlar.
    2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.
    3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.
    4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar
    5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler
    6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar
    7- Gururlu ve kibirli olanlar
    8-Akrabalarla ilişkileri kesenler.

    Üç aylar ve bu aylardaki geceler diğer aylardan ve diğer gecelerden daha faziletlidir. Ahiret hayatının ebedi olduğunu hatırlarsak eğer bu gecelere daha bir ehemmiyet vereceğiz. Bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir daha dönüş yok. Ne kadar ah etsek de, ne kadar üzülsek de ve ne kadar pişman olsak da bu hayata veda ettikten sonra dönüşümüz yoktur. Bu sebeple Beraat gecesinde gerçek beraatımızı gerçekleştirmek için ahiret hayatını –hayatımızın hiçbir zamanında unutmayacağımız gibi- bu gecede unutmayalım. Küçük hesapların peşine, geçici dünyanın aldatıcı sevgilerine takılmayalım. Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şerifini sizlerle paylaşmak isterim.

    الكَيِّس مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَواهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأماني

    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır”[3]

    Ömür çok kısa. Göz açıp kapanıncaya kadar geçmektedir. Hayat her an sona erebilmektedir. Geçen sene beraber olduğumuz, kendisiyle muhabbet edip gülüp eğlendiğimiz nice insanlar aramızdan ayrıldı. Bizlerde bir gün sevdiklerimizden, bu dünyadan ayrılıp gideceğiz. Hiçbir insan dünya hayatında baki değildir. Ölümle bitecek olan bu kısa dünya hayatında yapmış olduğumuz şeyler ahiret yaşantımızı belirleyecektir. İşte bu gecelerin önemi ölüm akla geldikçe bir kat daha artmaktadır. Çünkü bu geceler fırsat gecesidir. Günahlarımız için nasuh tövbesi edebilirsek ve bir daha yaptığımız hatalara dönmez isek, Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşar isek Rabbimizin bizlere nice müjdeleri vardır. Allah-u Teala bir ayette şöyle buyurmaktadır.

    وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ {} الَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي السَّرَّاء وَالضَّرَّاء وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ {} وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ فَاسْتَغْفَرُواْ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَى مَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    “Rabbinizin bağışına, genişliği gökler ile yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar (:müttekîler, takva sahipleri) için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir. Allah, iyi davrananları sever. Yine onlar, çirkin (fâhişe:günah) bir iş yaptıkları, yahut kendilerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işlediklerinde (günahta) ısrar etmeyenlerdir.”[4]

    Kandil geceleri günahlarla kararmış gönüllerimize Rahmet kandillerinin yandığı gecelerdir. Kandil geceleri İlahi ışığın hayatımızı aydınlattığı gecelerdir. Kandil geceleri günahlarımızdan arınmamız vesilesi ile manen ışıldadığımız gecelerdir. Kandil geceleri dualarımızın çokça makbul olması vesilesi ile hayatımıza yeni bir güneşin doğduğu gecelerdir. Bu gecelerden haberdar olalım. Bu gecelerin feyiz ve bereketinden azami şekilde istifade etmeye çalışalım. Paslanan kalplerimizi bu gecelerin hürmetine aydınlatmaya çalışalım. İlahi rahmetin kapanmadığı kapılardan içeri girelim. En Sevgilinin hürmetine Rabbimizin sevdiği kullar olmaya gayret edelim. Razı olunan ve razı olduğumuz bir hayatı yaşamak elimizdedir. Dünya ve ahiret huzuru bizi beklemektedir. Yeter ki unutmayalım. Yeter ki uyumayalım. Manevi uykudan kalkalım. Kalplerimizin gözünü açalım. Yüzümüzü Rabbimize, O’nun dinine, O’nun kitabına ve O’nun Peygamberine dönelim. Hiç beklenmediğimiz anda yardımlar gelecektir. Sıkıntılarımız anında hafifleyecektir. Maddi ve manevi hastalıklarımız şifa bulacaktır. Dünyamız ve ahretimiz pür nur olacaktır.



    Bu gecelere has ibadetler teşekkül etmek doğru değildir. Ancak bu gecelerin feyiz ve bereketinden istifade etme yolları da elbette gözetilmelidir. Öncelikle şu hususu vurgulamak isterim. Şaban ayı Peygamberimizin ayıdır. Bu ayda ve özellikle bu gecede Sevgililer Sevgilisine salat ve selam getirelim. Yüce Rabbimizi bir ayette şöyle buyurmaktadır.



    إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا



    “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”[5]

    Tövbe ve istiğfarda bulunalım. Çünkü bu gecede Rabbimizin Efendimizin diliyle bizlere müjdesi var. Bu müjdeden yararlanmak için günahlarımıza, isyanlarımıza ve hatalarımıza tövbe edelim, bağışlanma dileyelim. Çünkü Yüce Allah tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.

    Bir rivayette Kur’an-ı Kerim’in dünya semasına toptan indirildiği gecedir Beraat gecesi. Bu gecede Kuran-ı Kerimi bizlerde gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Sadece kendimiz için değil okuduklarımızdan hasıl olan sevabı ise geçmişlerimize göndermeyi de ihmal etmemeliyiz. Çünkü Kur’an-ı Kerime yaşayanlar kadar ölmüş olanların da ihtiyaçları vardır.

    Efendimiz bu gecede dua edenin duasının kabul olacağını müjdelemektedir. Bu gecede dua etmek de yapacağımız ibadetlerden olmalıdır. Dua ibadettir. Yapıldığı anda ibadet yapılmış sevabı alınmasının yanı sıra kişinin istekleri Yaratan tarafından kendisine verilir. Dua Allah’ı Rab olarak bilmektir. Çünkü el açan el açılandan acizdir. Dua acizliğin ifadesidir. İsteyen istediği şeyin acizidir. İnsan olarak ihtiyaç duyup da istemeyeceğimiz ne vardır ki. İnsan olarak muhtaç olmadığımız ne var ki bu dünyada. Bu sebeple asıl istenmesi gerekenden Allah’ımızdan bu gece çokça isteyelim. Günahı istemeyelim, yanlışa meyletmeyelim. Güzel olanı, kendimize, sevdiklerimize ve bütün insanlara hayır getirecek şeyleri isteyelim. Sadece kendimiz için değil, ailemiz, milletimiz, bütün Müslüman kardeşlerimiz ve insanlık için isteyelim.

    Zikir kışa dönmüş kalplerimizi bahara çevirir. Zikir ölmüş ruhlara hayat verir. Allah’ı zikretmek insanın bitmek tükenmez bilmeyen isteklerini bitirir. Zikir bir avuç topraktan başka doymayacak olan nefsimizi doyurur. Zikir ruhu teskin eder. Zikir kemal yolunun anahtarıdır. Zikir arifliğe doğru yol almaktır… Bu gecede zikir bizlere güzellikler katacaktır. Tatmin olmayan kalbimizi tatmin edecektir. Bu gecede Rabbimizi zikretmeyi unutmayalım.

    Sevinç tek taraflı değildir. Mutluluk tek başına kişiye gerçek güzelliği getirmemektedir. Paylaşmak asıldır. Bir ekmek paylaşıldığı zaman tatlıdır. Bir sevgi paylaşıldığı zaman artar. Bu gece mutluluğumuzu paylaşalım. Bu gece maddiyatımızı paylaşalım. Bizde olanları olmayanla ulaştıralım. Huzur evlerinde bizleri bekleyenler var. Hastanelerde bizleri hasretle bekleyenler var. Çocuk esirgeme kurumlarında başının okşanmasını bekleyen yetimlerimiz, kimsesizlerimiz var. Yapmış olduğu bir hata yüzünden cezaevlerinde, ıslahhanelerde olanlarımız var. Onlara gidelim. Sevgimizi, muhabbetimizi uzatalım. Bu dünyada Sevgiden mahrum olan hiçbir kimse kalmasın bu gece. Onları Allah’ı hatırlatalım. Yardım edenlerin en hayırlısının ve en güzelinin Allah olduğunu unutmayalım unutturmayalım. Başımıza hiçbir şey gelmez demeyelim. Başına sıkıntı gelmişlere el uzatalım gönül açalım. Merhamet edelim ki merhamete nail olalım.

    Allah merhametlidir merhamet edeni sever. Herkese merhamet edelim. Allah affedicidir affedenleri sever. Affedelim. Küslüğü bir kenara bırakalım artık. Allah şükredenlerin maddi ve maneviyatını çoğaltır, bize iyilik de bulunanlara teşekkür edelim. Allah kusurları bağışlar, hatalarımız için insanlardan özür dileyelim.

    Namaz dinin direğidir. Direklerimizden bazıları eksik kalmış olabilir. Bu gecede dinimizin direği olan namazı çoğaltalım. Geçmişte kılamadıklarımızı kılmaya çalışalım. Kötülükten arınmanın yolu namaz iledir. Bu geceden istifade etmek namaz iledir. Hayatı anlamlandırmanın en temel yolu namaz iledir.

    Yüce Rabbim Beraat kandilinizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin. Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.

    Bu temenniler ile mübarek Beraat Kandilinizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim.

    Allah’a emanet olsun. Geceniz hayırla, kalbiniz imanla, gönlünüz O’nun ve Rasulullah’ın sevgisiyle, mideniz helal lokmayla dolsun.



    Ahmet Ünal

    Uzman Vaiz



    --------------------------------------------------------------------------------


    [1] Dini Kavramlar Sözlüğü, DİB Yayınları, “Beraet” md.


    [2] İbn Mace, İkame, 191


    [3] Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 67


    [4] Ali İmran, 3/133-135


    [5] Ahzab, 33/56



  10. 08.Haziran.2014, 11:07
    5
    Moderatör
    Beraat kandili vaazları

    Yüce Yaratanımızın bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye, günahların bolca bağışlandığı, hatalar ve kusurlar için bağışlanma dileyenler için affın sağanak sağanak yağdığı yeni bir fırsat gecesine Beraat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize O’nun Ehli Beytine ve Ashabına salat ve selam ediyoruz.

    Üç aylar denen ve inananlar için nice mükafatların tezahür ettiği bir zaman diliminin tam ortasında bulunuyoruz. Bu gece üç ayların tam orta gecesi. Bu gece Üç ayların ikincisi olan Şabanın 15. gecesi. Bu gece Beraat gecesi. Bu gece kurtuluş gecesi. Bu gece mağfiret gecesi. Bu gece af dileyenlerin günahı ne kadar çok olursa olsun, İsterse binlerce koyunun üzerlerinde bulunan tüyler kadar bile olsa affedildiği gece. Bu gece Rızık isteyenler için rızkın bolca verildiği gece. Bu gece dua etmek isteyenler için duaların ret olunmadığı bir gece. Bu gece dertleri olanlar için dertlerine şifa gecesi. Bu gece gönüllerin gecesi.

    Beraat, sözlükte “bir borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulma; temize çıkmak; uzak olmak; ilişkiyi kesmek” gibi anlamlara gelmektedir. Berâet gecesi, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup, halk arasında berat gecesi de denmektedir. Berâet gecesi, Müslümanlarca kutsal sayılan, rahmet ve mağfiret gecesi, mü’minlerin dualarının kabul, günahlarının af olduğu bir zaman dilimidir.[1]

    Sevgili Peygamberimizin hadislerinde bu gecenin önemine vurgu yapılmaktadır. İlgili hadisler şöyledir.

    “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!”

    “Allâh Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”

    “Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.”[2]

    Beraat gecesi Müslümanlar için önemli gecelerden birisidir. Bu gece mübarektir. Çünkü feyiz ve bereket insanlara gönderilir. Bu gece rahmettir. Çünkü bu gece hayrı isteyenin hayra kavuştuğu gecedir. Bu gece Beraattır. Çünkü günahlar bu gecede affedilmiş ve temizlenmiştir. Bu gece Şefkattir. Çünkü Allah’ın kullarına karşı şefkatiyle bu gece nice insanlar kirden temize çıkacaktır. Bu gece müjdedir. Çünkü Beraat kandili Ramazanın müjdecisidir.

    Bu gecede şu kulların arasında isek hemen bu hal ve vaziyeti terk edelim. Dualarımızın makbul olması, günahlarımızın af edilmesi, bu gecenin feyiz ve bereketinden tam olarak istifade etmek için kendimizde bu yaşantı şekillerinden birisi var ise hemen terk etme yolunu benimseyelim. Hata yapılmış olabilir. Aşağıda sayacağımız bir hadise başımızda olabilir. Ama vazgeçersek hatamız silinecek bu gece unutmayalım. Sevgili Peygamberimizin hadislerinde zikrettiği bu insanlar şunlardır.

    1-Allah'a şirk koşanlar.
    2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.
    3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.
    4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar
    5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler
    6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar
    7- Gururlu ve kibirli olanlar
    8-Akrabalarla ilişkileri kesenler.

    Üç aylar ve bu aylardaki geceler diğer aylardan ve diğer gecelerden daha faziletlidir. Ahiret hayatının ebedi olduğunu hatırlarsak eğer bu gecelere daha bir ehemmiyet vereceğiz. Bu dünyadan ayrıldıktan sonra bir daha dönüş yok. Ne kadar ah etsek de, ne kadar üzülsek de ve ne kadar pişman olsak da bu hayata veda ettikten sonra dönüşümüz yoktur. Bu sebeple Beraat gecesinde gerçek beraatımızı gerçekleştirmek için ahiret hayatını –hayatımızın hiçbir zamanında unutmayacağımız gibi- bu gecede unutmayalım. Küçük hesapların peşine, geçici dünyanın aldatıcı sevgilerine takılmayalım. Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şerifini sizlerle paylaşmak isterim.

    الكَيِّس مَنْ دَانَ نَفْسَهُ ، وَعَمِلَ لِما بَعْدَ الْموْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَه هَواهَا ، وتمَنَّى عَلَى اللَّهِ الأماني

    “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini duygularına tâbi kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören) dır”[3]

    Ömür çok kısa. Göz açıp kapanıncaya kadar geçmektedir. Hayat her an sona erebilmektedir. Geçen sene beraber olduğumuz, kendisiyle muhabbet edip gülüp eğlendiğimiz nice insanlar aramızdan ayrıldı. Bizlerde bir gün sevdiklerimizden, bu dünyadan ayrılıp gideceğiz. Hiçbir insan dünya hayatında baki değildir. Ölümle bitecek olan bu kısa dünya hayatında yapmış olduğumuz şeyler ahiret yaşantımızı belirleyecektir. İşte bu gecelerin önemi ölüm akla geldikçe bir kat daha artmaktadır. Çünkü bu geceler fırsat gecesidir. Günahlarımız için nasuh tövbesi edebilirsek ve bir daha yaptığımız hatalara dönmez isek, Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşar isek Rabbimizin bizlere nice müjdeleri vardır. Allah-u Teala bir ayette şöyle buyurmaktadır.

    وَسَارِعُواْ إِلَى مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ {} الَّذِينَ يُنفِقُونَ فِي السَّرَّاء وَالضَّرَّاء وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ {} وَالَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَاحِشَةً أَوْ ظَلَمُواْ أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُواْ اللّهَ فَاسْتَغْفَرُواْ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ وَلَمْ يُصِرُّواْ عَلَى مَا فَعَلُواْ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    “Rabbinizin bağışına, genişliği gökler ile yer arası kadar olan ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar (:müttekîler, takva sahipleri) için hazırlanmış bulunan cennete koşun. Onlar, bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler ve insanları affedenlerdir. Allah, iyi davrananları sever. Yine onlar, çirkin (fâhişe:günah) bir iş yaptıkları, yahut kendilerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işlediklerinde (günahta) ısrar etmeyenlerdir.”[4]

    Kandil geceleri günahlarla kararmış gönüllerimize Rahmet kandillerinin yandığı gecelerdir. Kandil geceleri İlahi ışığın hayatımızı aydınlattığı gecelerdir. Kandil geceleri günahlarımızdan arınmamız vesilesi ile manen ışıldadığımız gecelerdir. Kandil geceleri dualarımızın çokça makbul olması vesilesi ile hayatımıza yeni bir güneşin doğduğu gecelerdir. Bu gecelerden haberdar olalım. Bu gecelerin feyiz ve bereketinden azami şekilde istifade etmeye çalışalım. Paslanan kalplerimizi bu gecelerin hürmetine aydınlatmaya çalışalım. İlahi rahmetin kapanmadığı kapılardan içeri girelim. En Sevgilinin hürmetine Rabbimizin sevdiği kullar olmaya gayret edelim. Razı olunan ve razı olduğumuz bir hayatı yaşamak elimizdedir. Dünya ve ahiret huzuru bizi beklemektedir. Yeter ki unutmayalım. Yeter ki uyumayalım. Manevi uykudan kalkalım. Kalplerimizin gözünü açalım. Yüzümüzü Rabbimize, O’nun dinine, O’nun kitabına ve O’nun Peygamberine dönelim. Hiç beklenmediğimiz anda yardımlar gelecektir. Sıkıntılarımız anında hafifleyecektir. Maddi ve manevi hastalıklarımız şifa bulacaktır. Dünyamız ve ahretimiz pür nur olacaktır.



    Bu gecelere has ibadetler teşekkül etmek doğru değildir. Ancak bu gecelerin feyiz ve bereketinden istifade etme yolları da elbette gözetilmelidir. Öncelikle şu hususu vurgulamak isterim. Şaban ayı Peygamberimizin ayıdır. Bu ayda ve özellikle bu gecede Sevgililer Sevgilisine salat ve selam getirelim. Yüce Rabbimizi bir ayette şöyle buyurmaktadır.



    إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا



    “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”[5]

    Tövbe ve istiğfarda bulunalım. Çünkü bu gecede Rabbimizin Efendimizin diliyle bizlere müjdesi var. Bu müjdeden yararlanmak için günahlarımıza, isyanlarımıza ve hatalarımıza tövbe edelim, bağışlanma dileyelim. Çünkü Yüce Allah tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.

    Bir rivayette Kur’an-ı Kerim’in dünya semasına toptan indirildiği gecedir Beraat gecesi. Bu gecede Kuran-ı Kerimi bizlerde gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Sadece kendimiz için değil okuduklarımızdan hasıl olan sevabı ise geçmişlerimize göndermeyi de ihmal etmemeliyiz. Çünkü Kur’an-ı Kerime yaşayanlar kadar ölmüş olanların da ihtiyaçları vardır.

    Efendimiz bu gecede dua edenin duasının kabul olacağını müjdelemektedir. Bu gecede dua etmek de yapacağımız ibadetlerden olmalıdır. Dua ibadettir. Yapıldığı anda ibadet yapılmış sevabı alınmasının yanı sıra kişinin istekleri Yaratan tarafından kendisine verilir. Dua Allah’ı Rab olarak bilmektir. Çünkü el açan el açılandan acizdir. Dua acizliğin ifadesidir. İsteyen istediği şeyin acizidir. İnsan olarak ihtiyaç duyup da istemeyeceğimiz ne vardır ki. İnsan olarak muhtaç olmadığımız ne var ki bu dünyada. Bu sebeple asıl istenmesi gerekenden Allah’ımızdan bu gece çokça isteyelim. Günahı istemeyelim, yanlışa meyletmeyelim. Güzel olanı, kendimize, sevdiklerimize ve bütün insanlara hayır getirecek şeyleri isteyelim. Sadece kendimiz için değil, ailemiz, milletimiz, bütün Müslüman kardeşlerimiz ve insanlık için isteyelim.

    Zikir kışa dönmüş kalplerimizi bahara çevirir. Zikir ölmüş ruhlara hayat verir. Allah’ı zikretmek insanın bitmek tükenmez bilmeyen isteklerini bitirir. Zikir bir avuç topraktan başka doymayacak olan nefsimizi doyurur. Zikir ruhu teskin eder. Zikir kemal yolunun anahtarıdır. Zikir arifliğe doğru yol almaktır… Bu gecede zikir bizlere güzellikler katacaktır. Tatmin olmayan kalbimizi tatmin edecektir. Bu gecede Rabbimizi zikretmeyi unutmayalım.

    Sevinç tek taraflı değildir. Mutluluk tek başına kişiye gerçek güzelliği getirmemektedir. Paylaşmak asıldır. Bir ekmek paylaşıldığı zaman tatlıdır. Bir sevgi paylaşıldığı zaman artar. Bu gece mutluluğumuzu paylaşalım. Bu gece maddiyatımızı paylaşalım. Bizde olanları olmayanla ulaştıralım. Huzur evlerinde bizleri bekleyenler var. Hastanelerde bizleri hasretle bekleyenler var. Çocuk esirgeme kurumlarında başının okşanmasını bekleyen yetimlerimiz, kimsesizlerimiz var. Yapmış olduğu bir hata yüzünden cezaevlerinde, ıslahhanelerde olanlarımız var. Onlara gidelim. Sevgimizi, muhabbetimizi uzatalım. Bu dünyada Sevgiden mahrum olan hiçbir kimse kalmasın bu gece. Onları Allah’ı hatırlatalım. Yardım edenlerin en hayırlısının ve en güzelinin Allah olduğunu unutmayalım unutturmayalım. Başımıza hiçbir şey gelmez demeyelim. Başına sıkıntı gelmişlere el uzatalım gönül açalım. Merhamet edelim ki merhamete nail olalım.

    Allah merhametlidir merhamet edeni sever. Herkese merhamet edelim. Allah affedicidir affedenleri sever. Affedelim. Küslüğü bir kenara bırakalım artık. Allah şükredenlerin maddi ve maneviyatını çoğaltır, bize iyilik de bulunanlara teşekkür edelim. Allah kusurları bağışlar, hatalarımız için insanlardan özür dileyelim.

    Namaz dinin direğidir. Direklerimizden bazıları eksik kalmış olabilir. Bu gecede dinimizin direği olan namazı çoğaltalım. Geçmişte kılamadıklarımızı kılmaya çalışalım. Kötülükten arınmanın yolu namaz iledir. Bu geceden istifade etmek namaz iledir. Hayatı anlamlandırmanın en temel yolu namaz iledir.

    Yüce Rabbim Beraat kandilinizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin. Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ve borçlu olan kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.

    Bu temenniler ile mübarek Beraat Kandilinizi tebrik eder, Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ederim.

    Allah’a emanet olsun. Geceniz hayırla, kalbiniz imanla, gönlünüz O’nun ve Rasulullah’ın sevgisiyle, mideniz helal lokmayla dolsun.



    Ahmet Ünal

    Uzman Vaiz



    --------------------------------------------------------------------------------


    [1] Dini Kavramlar Sözlüğü, DİB Yayınları, “Beraet” md.


    [2] İbn Mace, İkame, 191


    [3] Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 67


    [4] Ali İmran, 3/133-135


    [5] Ahzab, 33/56






+ Yorum Gönder