Konusunu Oylayın.: Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye
  1. 01.Temmuz.2011, 11:05
    1
    Misafir

    Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye






    Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye Mumsema Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye nedir Beraat Kandili hakkında hikayeler verir misiniz ?


  2. 01.Temmuz.2011, 11:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Temmuz.2011, 14:15
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye




    Mübarek Şaban-ı şerife ulaştık arkadaşlar.Herkese mübarek olsun
    S.A.V buyurmuşlardır ki"Recep Allah'ın ayı,Şaban benim ayımdır,ramazan ümmetin ayıdır"
    Şaban ayı ile ilgili çok hoşuma giden bir iki hadis ve kıssayı paylaşmak istedim. Beğenirseniz lütfen rep falan vermeyin.Allah razı olsun deyin yeter
    Enes İbni Malik(ra) rivayet etmiştir.”Allah Teala Hazretleri ARŞI A'LA nın altına nurdan bir yarattı ve sonra iki kanatlı bir melek yaratı ki"bir kanadı doğuda bir kanadı batıda,başı Arşı Alaya değiyor,ayakları 7 kat yerin altına uzanıyor.Her kim ki bena salavat getirirse Şaban ayında (“Allahümme salli ala Muhammed “ derse(bu kadar kısa yani)) Allahı Teala o meleğe nurdan yarattığı denize dalmasını emrediyor .Melek dalıyor o denize ve çıkınca silkeleniyor. Düşen her bir damlanın adedince Allah ı Teala hazretleri bir melek yaratır. Yaratılan her bir melek salavat getiren kul için kıyamet gününe kadar istiğfar eder..”Yarabbi bu salavat getiren kulunu bağışla bu salavat getiren kulunu bağışla” diye.
    Bir melek değil o kadar büyük meleğin üzerinden akan su damlaları kadar melekler istiğfar ederler.Ne büyük zenginlik bu ne kadar büyük rahmet. BU büyük ikramdan yaralanmak için süre bugün başladı.

    Sav buyurur."Şabanı şerifin diğer aylara olan üstünlüğü benim diğer peygamberlere olan üstünlüğü gibidir".Beraat gecesi var çünkü Şabanı şerifin içinde.

    Niçin Şaban ismi verilmiştir bu aya;Çünkü o ayda çok hayırlar vardır.Tövbe edenin tövbesi kabul olur istiyene verilir.af verilir,rızık verilir,ferahlık verilir.Çok hayırlar dağıtıldığı için Şaban ismi verilmiştir.Aa maalesef bu isim ile dalga geçilir.Şaban ismi ile dalga geçmemek lazımdır.
    Şaban isminde 5 harf vardır. Şın,ayn be,elif nun.Her bir harfin dalalet ettiği şeyler vardır. Her bir harfi için müslümanlara hediyeler vardır
    Şın;Şeref ve şefaat vardır
    Ayn; izzet ve keramet
    Be; İyilik
    Elif; İffet
    Nun;Nur verildi.
    Alıntı


  4. 02.Temmuz.2011, 14:15
    2
    Devamlı Üye



    Mübarek Şaban-ı şerife ulaştık arkadaşlar.Herkese mübarek olsun
    S.A.V buyurmuşlardır ki"Recep Allah'ın ayı,Şaban benim ayımdır,ramazan ümmetin ayıdır"
    Şaban ayı ile ilgili çok hoşuma giden bir iki hadis ve kıssayı paylaşmak istedim. Beğenirseniz lütfen rep falan vermeyin.Allah razı olsun deyin yeter
    Enes İbni Malik(ra) rivayet etmiştir.”Allah Teala Hazretleri ARŞI A'LA nın altına nurdan bir yarattı ve sonra iki kanatlı bir melek yaratı ki"bir kanadı doğuda bir kanadı batıda,başı Arşı Alaya değiyor,ayakları 7 kat yerin altına uzanıyor.Her kim ki bena salavat getirirse Şaban ayında (“Allahümme salli ala Muhammed “ derse(bu kadar kısa yani)) Allahı Teala o meleğe nurdan yarattığı denize dalmasını emrediyor .Melek dalıyor o denize ve çıkınca silkeleniyor. Düşen her bir damlanın adedince Allah ı Teala hazretleri bir melek yaratır. Yaratılan her bir melek salavat getiren kul için kıyamet gününe kadar istiğfar eder..”Yarabbi bu salavat getiren kulunu bağışla bu salavat getiren kulunu bağışla” diye.
    Bir melek değil o kadar büyük meleğin üzerinden akan su damlaları kadar melekler istiğfar ederler.Ne büyük zenginlik bu ne kadar büyük rahmet. BU büyük ikramdan yaralanmak için süre bugün başladı.

    Sav buyurur."Şabanı şerifin diğer aylara olan üstünlüğü benim diğer peygamberlere olan üstünlüğü gibidir".Beraat gecesi var çünkü Şabanı şerifin içinde.

    Niçin Şaban ismi verilmiştir bu aya;Çünkü o ayda çok hayırlar vardır.Tövbe edenin tövbesi kabul olur istiyene verilir.af verilir,rızık verilir,ferahlık verilir.Çok hayırlar dağıtıldığı için Şaban ismi verilmiştir.Aa maalesef bu isim ile dalga geçilir.Şaban ismi ile dalga geçmemek lazımdır.
    Şaban isminde 5 harf vardır. Şın,ayn be,elif nun.Her bir harfin dalalet ettiği şeyler vardır. Her bir harfi için müslümanlara hediyeler vardır
    Şın;Şeref ve şefaat vardır
    Ayn; izzet ve keramet
    Be; İyilik
    Elif; İffet
    Nun;Nur verildi.
    Alıntı


  5. 14.Mayıs.2013, 11:45
    3
    kaars
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1797
    Mesaj Sayısı: 384
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: Yeryüzü

    Cevap: Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye

    ŞABAN AYI HAKKINDA

    İlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü şenlendirdiği bu mübarek ay, mü'minler için en kârlı ve kazançlı fırsattır. Çünkü Şâban'ın değer ve kıymetini arttıran en önemli tarafı, diğer aylara göre (Ramazan hariç) yapılan her amelin ve ibadetin sevabının üç yüz kattan fazla oluşudur.(1)

    Diğer vakitlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz Cennet meyvesi vardır.

    Yine bu ihsan ve bağış ayı olan günlerde amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiğimiz ibadetler, her an şeytan ve nefsin fırlattığı gaflet, vesvese ve şüphe oklarına birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynağı olur. Çünkü farkında olmadan veya bir anlık gaflet sonunda işlediğimiz hatâ ve kusurların keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli şekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrıca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceğimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taşır.

    Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.
    "Şaban benim ayımdır."

    "Şaban günahları temizleyendir" buyurarak kadrini yüceltirdi.(2)

    Receb ayı geldiği zaman da "Allahım, Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl" buyururdu.(3)

    Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kudsiyetini dile getirmişlerdir.

    Peygamberimizin Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur'ân ayı olan Ramazan'dan dolayı idi. Hz. Enes'in rivayetine göre, Peygamberimizden sual ederler:

    "Ya Resulallah, Ramazan'dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır?"
    Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
    "Ramazan'ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şâban' da tutulan oruçtur" cevabını verirler.(4)

    Basta Hz. Âişe Validemiz olmak üzere Sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diğer günler, bilhassa Pazartesi ve Perşembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pekçok hikmetinden dolayı oruç ibadetini sıkça yapardı.
    Bu hususta Hz. Âişe'nin (r.a.) şöyle bir rivayeti vardır:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazı aylarda çok oruç tutardı. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Resulullahın Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Şaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduğu bir ay da görmedim"(5)


    Hz. Âişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:
    "Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir."(6)


    Yine Hz. Âişe, İbni Mâce'de geçen başka bir rivayetinde de, "O (Resul-i Ekrem) Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şâban'ı Ramazan'la birleştirirdi"(7) diyerek Peygamberimizin bu ayda daha çok oruç tuttuğunu ifade etmektedir.

    Bu iki rivayetten hadis âlimleri, Peygamberimizin bazı seneler Şâban'ın tamamını, bazı zamanlarda da çok günlerini oruçlu geçirdiği kanaatine varmışlardır. Zaten hadiste geçen "tamamı" mânâsına gelen "küll" kelimesi Arapçada çoğunluk mânâsında kullanılırdı.

    Bir kimse bir ayın çok günlerini oruçlu geçirirse, tamamını oruçlu geçirdiği ifadesi yer alırdı.
    Her iki rivayetten Şaban ayının tamamını oruçlu geçirmenin veya bir kısmında oruç tutmanın caiz olacağı hükmü çıkarılmaktadır.

    Şaban ayında oruç, namaz, sadaka gibi ibadetlerin ve diğer imâni ve İslâmî hizmetlerin fazla yapılmasının bir hikmeti de, devamında gelecek olan Ramazan ayı için zihnen, bedenen ve ruhen bir hazırlık ve alışkanlığa sebep olmasıdır. Çünkü bazı insanlar, "Nasıl olsa, Ramazan gelince daha çok ibadet ederiz" diye gaflet ve tembelliğe kapılabilirler. İşte Şâban'da yapılan ibadetler bu perdeyi yırtmaktadır.

    Bu hususa Peygamberimiz, Hz. Üsame bin Zeyd'in suâli üzerine işaret etmektedir. Hz. Üsame sorar:
    "Yâ Resulallah, Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmedim."
    Bunun üzerine Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar:
    "Receb ve Ramazan ayları arasında şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Alemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. Ben oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim."(8)

    Bu mübarek günleri değerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî yönden daha çok bereketli kılarsak, bu ayın feyzinden daha fazla istifade etmiş oluruz. Bu aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayıp sadece sünnettir. Peygamberimize uyarak sevap ve mükâfatına nail olmak için oruç tutmaya gayret ederiz.

    Cenab-ı Hak bizleri Şaban ayının nurundan ve feyzinden en azami mertebede istifade eden kullarından eylesin. Amin.

    Kaynaklar
    1) Şualar, s. 416.
    2) Keşfü’l Hafâ. 2:9
    3) Müsned, 1:259
    4) Tirmizı, Zekât: 28.
    5) Buhari, Savm: 51.
    6) Müslim. Sıyam: 177.
    7) İbni Mâce, Savm: 4.
    8) Nesei, Savm: 70.


  6. 14.Mayıs.2013, 11:45
    3
    Devamlı Üye
    ŞABAN AYI HAKKINDA

    İlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü şenlendirdiği bu mübarek ay, mü'minler için en kârlı ve kazançlı fırsattır. Çünkü Şâban'ın değer ve kıymetini arttıran en önemli tarafı, diğer aylara göre (Ramazan hariç) yapılan her amelin ve ibadetin sevabının üç yüz kattan fazla oluşudur.(1)

    Diğer vakitlerde kılınan bir rekât namazın sevabı on ise, Şaban ayında üç yüzden fazladır. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz Cennet meyvesi vardır.

    Yine bu ihsan ve bağış ayı olan günlerde amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiğimiz ibadetler, her an şeytan ve nefsin fırlattığı gaflet, vesvese ve şüphe oklarına birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynağı olur. Çünkü farkında olmadan veya bir anlık gaflet sonunda işlediğimiz hatâ ve kusurların keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli şekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrıca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceğimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taşır.

    Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diğer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardı.
    "Şaban benim ayımdır."

    "Şaban günahları temizleyendir" buyurarak kadrini yüceltirdi.(2)

    Receb ayı geldiği zaman da "Allahım, Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl" buyururdu.(3)

    Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kudsiyetini dile getirmişlerdir.

    Peygamberimizin Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur'ân ayı olan Ramazan'dan dolayı idi. Hz. Enes'in rivayetine göre, Peygamberimizden sual ederler:

    "Ya Resulallah, Ramazan'dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır?"
    Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,
    "Ramazan'ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şâban' da tutulan oruçtur" cevabını verirler.(4)

    Basta Hz. Âişe Validemiz olmak üzere Sahabilerin beyanına göre Peygamberimiz bazan Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diğer günler, bilhassa Pazartesi ve Perşembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pekçok hikmetinden dolayı oruç ibadetini sıkça yapardı.
    Bu hususta Hz. Âişe'nin (r.a.) şöyle bir rivayeti vardır:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazı aylarda çok oruç tutardı. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanırdık. Bazı aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadı derdik. Resulullahın Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan başka bir ayın orucunu tamamladığını görmedim. Şaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduğu bir ay da görmedim"(5)


    Hz. Âişe başka bir rivayetinde bu konuda şunları söyler:

    "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:
    "Amellerden gücünüzün yettiğini yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir."(6)


    Yine Hz. Âişe, İbni Mâce'de geçen başka bir rivayetinde de, "O (Resul-i Ekrem) Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şâban'ı Ramazan'la birleştirirdi"(7) diyerek Peygamberimizin bu ayda daha çok oruç tuttuğunu ifade etmektedir.

    Bu iki rivayetten hadis âlimleri, Peygamberimizin bazı seneler Şâban'ın tamamını, bazı zamanlarda da çok günlerini oruçlu geçirdiği kanaatine varmışlardır. Zaten hadiste geçen "tamamı" mânâsına gelen "küll" kelimesi Arapçada çoğunluk mânâsında kullanılırdı.

    Bir kimse bir ayın çok günlerini oruçlu geçirirse, tamamını oruçlu geçirdiği ifadesi yer alırdı.
    Her iki rivayetten Şaban ayının tamamını oruçlu geçirmenin veya bir kısmında oruç tutmanın caiz olacağı hükmü çıkarılmaktadır.

    Şaban ayında oruç, namaz, sadaka gibi ibadetlerin ve diğer imâni ve İslâmî hizmetlerin fazla yapılmasının bir hikmeti de, devamında gelecek olan Ramazan ayı için zihnen, bedenen ve ruhen bir hazırlık ve alışkanlığa sebep olmasıdır. Çünkü bazı insanlar, "Nasıl olsa, Ramazan gelince daha çok ibadet ederiz" diye gaflet ve tembelliğe kapılabilirler. İşte Şâban'da yapılan ibadetler bu perdeyi yırtmaktadır.

    Bu hususa Peygamberimiz, Hz. Üsame bin Zeyd'in suâli üzerine işaret etmektedir. Hz. Üsame sorar:
    "Yâ Resulallah, Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmedim."
    Bunun üzerine Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar:
    "Receb ve Ramazan ayları arasında şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Alemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. Ben oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim."(8)

    Bu mübarek günleri değerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî yönden daha çok bereketli kılarsak, bu ayın feyzinden daha fazla istifade etmiş oluruz. Bu aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayıp sadece sünnettir. Peygamberimize uyarak sevap ve mükâfatına nail olmak için oruç tutmaya gayret ederiz.

    Cenab-ı Hak bizleri Şaban ayının nurundan ve feyzinden en azami mertebede istifade eden kullarından eylesin. Amin.

    Kaynaklar
    1) Şualar, s. 416.
    2) Keşfü’l Hafâ. 2:9
    3) Müsned, 1:259
    4) Tirmizı, Zekât: 28.
    5) Buhari, Savm: 51.
    6) Müslim. Sıyam: 177.
    7) İbni Mâce, Savm: 4.
    8) Nesei, Savm: 70.


  7. 31.Mayıs.2014, 18:09
    4
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Şaban Ayı İle İlgili Kıssadan Hisse Hikaye

    şaban ayı ile ilgili kıssalar için sağolun


  8. 31.Mayıs.2014, 18:09
    4
    Devamlı Üye
    şaban ayı ile ilgili kıssalar için sağolun





+ Yorum Gönder