Konusunu Oylayın.: İsra – mirac ve düşündürdükleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İsra – mirac ve düşündürdükleri
  1. 26.Haziran.2011, 16:38
    1
    Misafir

    İsra – mirac ve düşündürdükleri






    İsra – mirac ve düşündürdükleri Mumsema Isra Mirac ve düşündürdükleri hakkında eğitici bir yazıya ihtiyacım var bana bilgi verir misiniz ?


  2. 26.Haziran.2011, 17:24
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Isra – mirac ve düşündürdükleri




    Isra – mirac ve düşündürdükleri

    AZİZ MÜ’MİNLER!
    Temel konusu “nimet ve karşılığında şükür olan” İsra süresinin başında bu olaydan bahsedilmiş olması çok manidardır. Her birimizin kendi Miracını gerçekleştirebilmesi için kendi miracımızın zeminini hazırlayacak şartlar İsra süresinde anlatılmaktadır. Mirac bizler için beşerilikten insaniliğe yükselişi anlatır. İç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder. İşte bunun yolu İsra süresinde anlatılmaktadır. 111 ayetlik sürenin ilk 40 ayetinden alabileceğimiz bazı dersleri hatırlatmak istiyorum.
    Süre, İsra olayından bahseden ilk ve tek ayetten sonra İsrailoğullarının Yahudileşme sürecinden bahseder ve sizler onlar gibi olmayın mesajını verir. Allah Musa (a.s)a bir kitap indirdi o kitapta hidayet vardı. İnsanların bir kısmı daveti kökten reddetti. Firavun bu sebepten helak edildi. İsrailoğulları başta daveti kabul etti, ardından saptı. Allah onlardan nimetine şükürle karşılık vermesini istedi. Onlarsa saptılar ve fesat çıkardılar. Azgınlık edip Allah’ın şeriatını çalışmaz hale getirdiler. Allah onlara buna karşılık düşmanlarını musallat etti. İşte şimdi Allah İsra mucizesiyle mükerrem kıldığı kulu Muhammed’e bu Kur’an-ı Kerim’i indirmiştir. Sizlere Muhammed (a.s)ı Resul olarak göndermem bir nimettir. Ey dinini bütün dinlere galip getireceğim, Beytül Makdisi ve çevresini kendilerine vereceğim ümmet! Bu nimetlere karşı nankörlük etme. Yoksa sonun Firavunun sonu gibi, İsrailoğullarının sonu gibi olur; denmiş gibidir.
    İsrailoğullarınınkine benzer ifsad ve azgınlıklar ve buna bağlı olarak çok azı hariç Allah’ın şeriatını işletmeme gibi olaylar bu ümmetin de başına gelmiştir. Allah onların başına önce Moğolları ve Haçlıları, daha sonra batılı emperyalistleri, koministleri ve Yahudileri musallat etti. Şimdi Müslümanların öz vatanında küfrün musallat kılındığını ve dışarıdaki kâfirlerin de hepsinin üzerimize çullandıklarını görmüyor musunuz? Şu anda Beyti Makdis elimizden gitmiş bulunuyor. Bir Mirac gecesine daha esaret altında bir Kudüs ile girmek ne demek biliyor musunuz?
    Bu ümmetin nankörlüğü
    Hz. Muhammed(s.a.s)’in büyüklüğünü bilmemesi Allah’ın şeriatına bağlılık göstermemesi, kitabına bağlılık göstermeme bütünüyle İslam’a girmemesi, şeytanın adımlarını takip etmesiyle oldu.
    Allah’ın emir ve hükümlerini küçümseyenleri
    İrtidad ile olabildiğine övünenleri
    Allah’ın şeriatına düşmanlıkta yarışanları
    Şehvetinin peşine takılıp gidenleri gören kişi neden müstemleke durumuna düştüğümüze hayret etmez.
    Hayır, sahipleri birbirine sırt çevirdiklerini aralarındaki ilişkileri kesip, birbirini kıskandıklarını, kalplerinin paramparça olduğunu, hatta birbirine düşmanlık ettiklerini gören kişi neden düşman tasallutu altında olduğumuzu garip karşılamaz.
    Bu ümmetin önünde başka bir seçenek yoktur. Ya Tevbe ve istiğfar edip bir ve kahhar olan Allah’ın hidayetine geri dönecek yahut helak olup gidecek. İşte İsra v e Miraç’tan ve isra suresinden çıkaracağımız ilk ders budur.
    AZİZ MÜ’MİNLER!

    Allah israiloğulları tarihinden ders ve ibret alınması gerektiğini açıkladıktan sonra çok önemli ana hususlara dikkatimizi çekiyor. Bunlar
    • Müslümanlar doğru yolu ancak Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla bulabilecekler. (İsra:9.ayet)
    • Her insanın kendinden sorumlu olduğu (İsra: 13–15 ayet)
    • Toplumların çöküş ve yıkılışının başlara bağlı olduğu (İsra: 16.ayet)
    • Dünya –ahiret dengesinin çok iyi kurulması gerektiği hakikatine dikkatimizi çekiyor. (İsra: 18–20)
    Arkasından üzerinde İslam toplumunun ve İslam medeniyetinin kurulup yükseldiği 12 dini ve ahlaki buyruklar sayılıyor. (İsra: 22–40)
    Tesbihle başlayan süre hamd ve tekbir emriyle sona ermektedir.
    “Hamd, çocuk edinmeyen, mülk te ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur: de ve O’nu tekbir ile yücelt.” (İsra: 111)
    Güce ilçe müftlğ


  3. 26.Haziran.2011, 17:24
    2
    Silent and lonely rains



    Isra – mirac ve düşündürdükleri

    AZİZ MÜ’MİNLER!
    Temel konusu “nimet ve karşılığında şükür olan” İsra süresinin başında bu olaydan bahsedilmiş olması çok manidardır. Her birimizin kendi Miracını gerçekleştirebilmesi için kendi miracımızın zeminini hazırlayacak şartlar İsra süresinde anlatılmaktadır. Mirac bizler için beşerilikten insaniliğe yükselişi anlatır. İç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder. İşte bunun yolu İsra süresinde anlatılmaktadır. 111 ayetlik sürenin ilk 40 ayetinden alabileceğimiz bazı dersleri hatırlatmak istiyorum.
    Süre, İsra olayından bahseden ilk ve tek ayetten sonra İsrailoğullarının Yahudileşme sürecinden bahseder ve sizler onlar gibi olmayın mesajını verir. Allah Musa (a.s)a bir kitap indirdi o kitapta hidayet vardı. İnsanların bir kısmı daveti kökten reddetti. Firavun bu sebepten helak edildi. İsrailoğulları başta daveti kabul etti, ardından saptı. Allah onlardan nimetine şükürle karşılık vermesini istedi. Onlarsa saptılar ve fesat çıkardılar. Azgınlık edip Allah’ın şeriatını çalışmaz hale getirdiler. Allah onlara buna karşılık düşmanlarını musallat etti. İşte şimdi Allah İsra mucizesiyle mükerrem kıldığı kulu Muhammed’e bu Kur’an-ı Kerim’i indirmiştir. Sizlere Muhammed (a.s)ı Resul olarak göndermem bir nimettir. Ey dinini bütün dinlere galip getireceğim, Beytül Makdisi ve çevresini kendilerine vereceğim ümmet! Bu nimetlere karşı nankörlük etme. Yoksa sonun Firavunun sonu gibi, İsrailoğullarının sonu gibi olur; denmiş gibidir.
    İsrailoğullarınınkine benzer ifsad ve azgınlıklar ve buna bağlı olarak çok azı hariç Allah’ın şeriatını işletmeme gibi olaylar bu ümmetin de başına gelmiştir. Allah onların başına önce Moğolları ve Haçlıları, daha sonra batılı emperyalistleri, koministleri ve Yahudileri musallat etti. Şimdi Müslümanların öz vatanında küfrün musallat kılındığını ve dışarıdaki kâfirlerin de hepsinin üzerimize çullandıklarını görmüyor musunuz? Şu anda Beyti Makdis elimizden gitmiş bulunuyor. Bir Mirac gecesine daha esaret altında bir Kudüs ile girmek ne demek biliyor musunuz?
    Bu ümmetin nankörlüğü
    Hz. Muhammed(s.a.s)’in büyüklüğünü bilmemesi Allah’ın şeriatına bağlılık göstermemesi, kitabına bağlılık göstermeme bütünüyle İslam’a girmemesi, şeytanın adımlarını takip etmesiyle oldu.
    Allah’ın emir ve hükümlerini küçümseyenleri
    İrtidad ile olabildiğine övünenleri
    Allah’ın şeriatına düşmanlıkta yarışanları
    Şehvetinin peşine takılıp gidenleri gören kişi neden müstemleke durumuna düştüğümüze hayret etmez.
    Hayır, sahipleri birbirine sırt çevirdiklerini aralarındaki ilişkileri kesip, birbirini kıskandıklarını, kalplerinin paramparça olduğunu, hatta birbirine düşmanlık ettiklerini gören kişi neden düşman tasallutu altında olduğumuzu garip karşılamaz.
    Bu ümmetin önünde başka bir seçenek yoktur. Ya Tevbe ve istiğfar edip bir ve kahhar olan Allah’ın hidayetine geri dönecek yahut helak olup gidecek. İşte İsra v e Miraç’tan ve isra suresinden çıkaracağımız ilk ders budur.
    AZİZ MÜ’MİNLER!

    Allah israiloğulları tarihinden ders ve ibret alınması gerektiğini açıkladıktan sonra çok önemli ana hususlara dikkatimizi çekiyor. Bunlar
    • Müslümanlar doğru yolu ancak Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla bulabilecekler. (İsra:9.ayet)
    • Her insanın kendinden sorumlu olduğu (İsra: 13–15 ayet)
    • Toplumların çöküş ve yıkılışının başlara bağlı olduğu (İsra: 16.ayet)
    • Dünya –ahiret dengesinin çok iyi kurulması gerektiği hakikatine dikkatimizi çekiyor. (İsra: 18–20)
    Arkasından üzerinde İslam toplumunun ve İslam medeniyetinin kurulup yükseldiği 12 dini ve ahlaki buyruklar sayılıyor. (İsra: 22–40)
    Tesbihle başlayan süre hamd ve tekbir emriyle sona ermektedir.
    “Hamd, çocuk edinmeyen, mülk te ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur: de ve O’nu tekbir ile yücelt.” (İsra: 111)
    Güce ilçe müftlğ





+ Yorum Gönder