Konusunu Oylayın.: Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır?
  1. 21.Haziran.2011, 14:18
    1
    Misafir

    Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır?






    Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır? Mumsema Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır Recep ayında hangi ibadetler yapılabilir açıklar mısınız ?


  2. 21.Haziran.2011, 14:18
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 21.Haziran.2011, 15:34
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    Cevap: Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır?




    Recep Ayının Fazileti ve Amelleri

    Recep, şaban ve ramazan ayları ibadet ve maneviyat olarak diğer aylara göre daha üstün bir şeref ve fazilete sahiptir.

    Hz. Resul-ü Ekrem’den (saa) nakledilen bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Recep Allah’ın büyük ayıdır. Hiçbir ay hürmet ve fazilette bu aya ulaşamaz. Bu ayda kafirlerle savaş haramdır. Şunu bilin ki recep Allah’ın ayı, şaban benim ayım, ve ramazan ümmetimin ayıdır. Kim recep ayının bir gününü oruç tutarsa, Allah’ın rızasını kazanmış olur. Allah’ın gazabı ondan uzaklaşır ve cehennem kapılarından birisi onun yüzüne kapanır”

    İmam Musa Kazım’dan (a.s) şöyle rivayet edilir: “Kim recepten birgün oruç tutarsa, cehennem ateşi bir yıllık mesafe ondan uzaklaşır. Kim üç gün oruç tutarsa, cennet ona farz olur”


    Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır


    İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir hadiste İmam (a.s) Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir:

    “Recep benim ümmetim için mağfiret dileme ayıdır. Bu ayda istiğfar edin (tevbe edin ve bağışlanma dileyin.) Zira Hak Teala, çok bağışlayan ve rahimdir. Recep ayına “Asabb” (dökülen) denir; zira bu ayda benim ümmetimin üzerine çok rahmet dökülür. O halde şu zikri çok söyleyin:

    “Esteğfirullahe ve es’eluhu’t-tevbe”

    “Allah’tan mağfiret ve tevbe diliyorum”

    İbn-i Babeveyh, Salim’den şöyle rivayet etmiştir:

    “Ben recep ayının sonuna bir kaç gün kala İmam Sadık’ın (as) yanına gitmiştim. Beni görür-görmez şöyle buyurdu:

    “Ey Salim! Bu ayda hiç oruç tuttun mu?” “Hayır vallahi” dedim “ey Resulullah’ın oğlu!” İmam (a.s) şöyle buyurdu: “O kadar sevap kaybetmişsin ki miktarını ancak Allah (c.c) bilir Bu, Allah’ın üstün kıldığı ve hürmetini yücelttiği bir aydır. Bu ayda oruç tutanları kendi ikram ve değerlendirmesine mazhar kılmayı kendisine farz kılmıştır Salim diyor ki ben: “Ey Resulullah’ın oğlu, eğer bu ayın kalan günlerini oruç tutarsam, bu ayda oruç tutanların sevabının bir kısmını elde etmiş olabilir miyim? diye sorduğumda şöyle buyurdu: “Ey Salim! Kim bu ayın sonundan bir gün oruç tutarsa, ölüm anındaki can çekişme ve rahatsızlıklardan, ölüm sonrasının dehşetinden ve kabir azabından kurtulur. Kim bu ayın sonundan iki gün oruç tutarsa, Sırat’tan kolaylıkla geçer ve kim bu ayın sonundan üç gün oruç tutarsa, kıyamet gününün büyük korkusu, dehşet ve zorluklarından kurtulur ve kendisine cehennem ateşinden kurtuluş beratı verilir.”


    Bu Ayda Oruç Tutamayanlar İçin Zikir


    Kısaca recep ayının orucuyla ilgili çok fazilet ve sevap nakledilmiştir. (Bazı mazeretlerden dolayı) recep ayının orucunu tutamayan birisi, her gün yüz defa şu zikri söylerse recep ayının orucunun sevabını (kısmen de olsa) idrak etmiş olur:

    “Subhan’el-İlah’il-celîl. Subhane men la yenbeğî’t-tesbîhu illa leh. Subhan’el-eazz’il-ekrem. Subhane men lebise’l-izze ve huve lehu ehl.”

    Anlamı: Münezzehtir yüce İlâh. Münezzehtir kendisinden başkasına tessbih ve takdis yakışmayan Münezzehtir en büyük izzet ve kerem sahibi Münezzehtir layık olduğu halde izzet libasını giyen –Allah-


    Bu Ayda Her Gün Namazlardan Sonra Okunan Dua


    Seyyid İbn-i Tavus, (r.a) Muhammed İbn-i Zekvan’dan (r.a) şöyle naklediyor: “İmam Cafer Sadık’a (a.s); “Canım sana feda olsun, işte Recep ayına girmiş bulunuyoruz; Allah’ın beni faydalandıracağı bir duayı bana öğretmenizi istiyorum” dedim İmam (a.s) yaz diye buyurdu:

    “Bismillahirrahmanirrahim”

    Recep ayının her gününde akşam, sabah, gece ve gündüz kıldığın namazların ardından şu duayı oku:


    “Ya men ercûhu li-kulli hayr; ve âmenu sehatehu inde kulli şerr. Ya men yu’ti’l-kesîre bi’l-galîl. Ya men yu’tî men seeleh. Ya men yu’tî men lem yes’elhu ve men lem ye’rifhu bi-mes’eletî iyyake cemîe hayr’id-dunya ve cemîe hayr’il-ahire, vasrif annî bi-mes’eletî iyyake cemîe şerr’id-dunya ve şerr’il-ahire. Feinnehu ğayru mengûsin ma e’teyte ve zidnî min fazlike ya kerîm”



    Ravi şöyle devam ediyor; sonra İmam (a.s) sol eliyle sakalını tuttuğu halde sağ işaret parmağını hareket ettirerek bu duayı okudu ve ardından şu cümleleri ekledi:

    “Ya ze’l-celâli ve’l-ikram. Ya ze’n-ne’mai ve’l-cûd. Ya ze’l-menni ve’t-tavl. Harrim şeybetî ale’n-nâr.”
    Anlamı:

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
    Ey her hayrını ümid ettiğim ve her kötülükte gazabından güvencede olmayı umduğum (rabbim)! Ey aza karşılık çok veren; ey rahmet ve şefkatinden dolayı isteyene de, istemeyene de veren. Sana yalvarıyorum, dünya ve ahiret hayrının hepsinden bana da nasip buyur. Bütün dünya ve ahiret şerrini benden uzaklaştır. Kendi fazl-u kereminden bana verdiğini artır ey Kerim (Allah)!

    Ey celal ve kerem sahibi, ey –sonsuz- nimetler ve cömertlik sahibi, ey bağış ve ihsan sahibi, şu beyaz sakalımı -cehennem- ateşine haram (yasak) kıl.

    Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar


    Birinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa İhlas okunur.


    İkinci gece: On rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa Kâfirun suresi okunur.


    Üçüncü gece: On rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Nasr suresi okunur.


    Dördüncü gece: Yüz rekât namaz kılınır. Birinci rekâtta Hamd suresinden sonra Felak suresi, ikinci rekâtta ise, Hamd’dan sonra Nas suresi okunur.


    Beşinci gece: Altı rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd suresinden sonra İhlas suresi okunur.


    Altıncı gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra yedi defa Ayet-el Kürsi okunur.


    Yedinci gece: Dört rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra, İhlas, Felak ve Nas sureleri üçer defa okunur ve namazdan sonra on defa salavat gönderilir ve on defa da “Subhanallahi ve’l-hamdulillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber.” denir.


    Sekizinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra İhlas, Kafirun, Felak ve Nas sureleri üçer defa okunur.


    Dokuzuncu gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Tekasur suresi okunur.


    Onuncu gece: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra üç defa İhlas suresi okunur.


    On birinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on iki defa Ayet-el Kürsi okunur.


    On ikinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa “Amen’er-resul” ayeti okunur.


    On üçüncü gece: On rekât namaz kılınır. Birinci rekâtta Hamd suresinden sonra Adiyat suresi, ikinci rekâtta ise, Hamd’dan sonra Tekasur suresi okunur.


    On dördüncü gece: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa İhlas suresi ve bir defa Kehf suresinin son ayeti okunur.


    On beşinci gece: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa İhlas suresi okunur.


    On altı ve on yedinci geceler: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa İhlas suresi okunur.


    On sekizinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra onar defa İhlas, Felak ve Nas suresi okunur.


    On dokuzuncu gece: Dört rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd on beşer defa Ayet-el Kürsi ve İhlas suresi okunur.


    Yirminci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Kadir suresi okunur.


    Yirmi birinci gece: Altı rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra onar defa Kevser ve İhlas suresi okunur.


    Yirmi ikinci gece: Sekiz rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd, yedi Kafirun suresi okunur ve namazdan sonra on defa salavat getirilip on defa “Esteğfirullah” söylenir.


    Yirmi üçüncü gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Duha suresi okunur.


    Yirmi dördüncü gece: Kırk rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’tan sonra bir defa İhlas suresi okunur.


    Yirmi beşinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Akşam ve Yatsı namazının arasında kılınan bu namazda her rekâtta Hamd’dan sonra bir İhlas suresi bir “Amener-Resulü” okunur.


    Yirmi altıncı gece: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra dört İhlas suresi okunur.


    Yirmi yedi, yirmi sekiz, yirmi dokuz ve otuzuncu geceler: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd onar defa ’lâ ve Kadir sureleri okunur.



  4. 21.Haziran.2011, 15:34
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    Recep Ayının Fazileti ve Amelleri

    Recep, şaban ve ramazan ayları ibadet ve maneviyat olarak diğer aylara göre daha üstün bir şeref ve fazilete sahiptir.

    Hz. Resul-ü Ekrem’den (saa) nakledilen bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Recep Allah’ın büyük ayıdır. Hiçbir ay hürmet ve fazilette bu aya ulaşamaz. Bu ayda kafirlerle savaş haramdır. Şunu bilin ki recep Allah’ın ayı, şaban benim ayım, ve ramazan ümmetimin ayıdır. Kim recep ayının bir gününü oruç tutarsa, Allah’ın rızasını kazanmış olur. Allah’ın gazabı ondan uzaklaşır ve cehennem kapılarından birisi onun yüzüne kapanır”

    İmam Musa Kazım’dan (a.s) şöyle rivayet edilir: “Kim recepten birgün oruç tutarsa, cehennem ateşi bir yıllık mesafe ondan uzaklaşır. Kim üç gün oruç tutarsa, cennet ona farz olur”


    Recep Ayı İstiğfar ve Tövbe Ayıdır


    İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir hadiste İmam (a.s) Resul-i Ekrem’den (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir:

    “Recep benim ümmetim için mağfiret dileme ayıdır. Bu ayda istiğfar edin (tevbe edin ve bağışlanma dileyin.) Zira Hak Teala, çok bağışlayan ve rahimdir. Recep ayına “Asabb” (dökülen) denir; zira bu ayda benim ümmetimin üzerine çok rahmet dökülür. O halde şu zikri çok söyleyin:

    “Esteğfirullahe ve es’eluhu’t-tevbe”

    “Allah’tan mağfiret ve tevbe diliyorum”

    İbn-i Babeveyh, Salim’den şöyle rivayet etmiştir:

    “Ben recep ayının sonuna bir kaç gün kala İmam Sadık’ın (as) yanına gitmiştim. Beni görür-görmez şöyle buyurdu:

    “Ey Salim! Bu ayda hiç oruç tuttun mu?” “Hayır vallahi” dedim “ey Resulullah’ın oğlu!” İmam (a.s) şöyle buyurdu: “O kadar sevap kaybetmişsin ki miktarını ancak Allah (c.c) bilir Bu, Allah’ın üstün kıldığı ve hürmetini yücelttiği bir aydır. Bu ayda oruç tutanları kendi ikram ve değerlendirmesine mazhar kılmayı kendisine farz kılmıştır Salim diyor ki ben: “Ey Resulullah’ın oğlu, eğer bu ayın kalan günlerini oruç tutarsam, bu ayda oruç tutanların sevabının bir kısmını elde etmiş olabilir miyim? diye sorduğumda şöyle buyurdu: “Ey Salim! Kim bu ayın sonundan bir gün oruç tutarsa, ölüm anındaki can çekişme ve rahatsızlıklardan, ölüm sonrasının dehşetinden ve kabir azabından kurtulur. Kim bu ayın sonundan iki gün oruç tutarsa, Sırat’tan kolaylıkla geçer ve kim bu ayın sonundan üç gün oruç tutarsa, kıyamet gününün büyük korkusu, dehşet ve zorluklarından kurtulur ve kendisine cehennem ateşinden kurtuluş beratı verilir.”


    Bu Ayda Oruç Tutamayanlar İçin Zikir


    Kısaca recep ayının orucuyla ilgili çok fazilet ve sevap nakledilmiştir. (Bazı mazeretlerden dolayı) recep ayının orucunu tutamayan birisi, her gün yüz defa şu zikri söylerse recep ayının orucunun sevabını (kısmen de olsa) idrak etmiş olur:

    “Subhan’el-İlah’il-celîl. Subhane men la yenbeğî’t-tesbîhu illa leh. Subhan’el-eazz’il-ekrem. Subhane men lebise’l-izze ve huve lehu ehl.”

    Anlamı: Münezzehtir yüce İlâh. Münezzehtir kendisinden başkasına tessbih ve takdis yakışmayan Münezzehtir en büyük izzet ve kerem sahibi Münezzehtir layık olduğu halde izzet libasını giyen –Allah-


    Bu Ayda Her Gün Namazlardan Sonra Okunan Dua


    Seyyid İbn-i Tavus, (r.a) Muhammed İbn-i Zekvan’dan (r.a) şöyle naklediyor: “İmam Cafer Sadık’a (a.s); “Canım sana feda olsun, işte Recep ayına girmiş bulunuyoruz; Allah’ın beni faydalandıracağı bir duayı bana öğretmenizi istiyorum” dedim İmam (a.s) yaz diye buyurdu:

    “Bismillahirrahmanirrahim”

    Recep ayının her gününde akşam, sabah, gece ve gündüz kıldığın namazların ardından şu duayı oku:


    “Ya men ercûhu li-kulli hayr; ve âmenu sehatehu inde kulli şerr. Ya men yu’ti’l-kesîre bi’l-galîl. Ya men yu’tî men seeleh. Ya men yu’tî men lem yes’elhu ve men lem ye’rifhu bi-mes’eletî iyyake cemîe hayr’id-dunya ve cemîe hayr’il-ahire, vasrif annî bi-mes’eletî iyyake cemîe şerr’id-dunya ve şerr’il-ahire. Feinnehu ğayru mengûsin ma e’teyte ve zidnî min fazlike ya kerîm”



    Ravi şöyle devam ediyor; sonra İmam (a.s) sol eliyle sakalını tuttuğu halde sağ işaret parmağını hareket ettirerek bu duayı okudu ve ardından şu cümleleri ekledi:

    “Ya ze’l-celâli ve’l-ikram. Ya ze’n-ne’mai ve’l-cûd. Ya ze’l-menni ve’t-tavl. Harrim şeybetî ale’n-nâr.”
    Anlamı:

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.
    Ey her hayrını ümid ettiğim ve her kötülükte gazabından güvencede olmayı umduğum (rabbim)! Ey aza karşılık çok veren; ey rahmet ve şefkatinden dolayı isteyene de, istemeyene de veren. Sana yalvarıyorum, dünya ve ahiret hayrının hepsinden bana da nasip buyur. Bütün dünya ve ahiret şerrini benden uzaklaştır. Kendi fazl-u kereminden bana verdiğini artır ey Kerim (Allah)!

    Ey celal ve kerem sahibi, ey –sonsuz- nimetler ve cömertlik sahibi, ey bağış ve ihsan sahibi, şu beyaz sakalımı -cehennem- ateşine haram (yasak) kıl.

    Recep Ayı Gecelerine Ait Namazlar


    Birinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa İhlas okunur.


    İkinci gece: On rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa Kâfirun suresi okunur.


    Üçüncü gece: On rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Nasr suresi okunur.


    Dördüncü gece: Yüz rekât namaz kılınır. Birinci rekâtta Hamd suresinden sonra Felak suresi, ikinci rekâtta ise, Hamd’dan sonra Nas suresi okunur.


    Beşinci gece: Altı rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd suresinden sonra İhlas suresi okunur.


    Altıncı gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra yedi defa Ayet-el Kürsi okunur.


    Yedinci gece: Dört rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra, İhlas, Felak ve Nas sureleri üçer defa okunur ve namazdan sonra on defa salavat gönderilir ve on defa da “Subhanallahi ve’l-hamdulillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber.” denir.


    Sekizinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra İhlas, Kafirun, Felak ve Nas sureleri üçer defa okunur.


    Dokuzuncu gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Tekasur suresi okunur.


    Onuncu gece: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra üç defa İhlas suresi okunur.


    On birinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on iki defa Ayet-el Kürsi okunur.


    On ikinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa “Amen’er-resul” ayeti okunur.


    On üçüncü gece: On rekât namaz kılınır. Birinci rekâtta Hamd suresinden sonra Adiyat suresi, ikinci rekâtta ise, Hamd’dan sonra Tekasur suresi okunur.


    On dördüncü gece: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra bir defa İhlas suresi ve bir defa Kehf suresinin son ayeti okunur.


    On beşinci gece: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa İhlas suresi okunur.


    On altı ve on yedinci geceler: Otuz rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra on defa İhlas suresi okunur.


    On sekizinci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra onar defa İhlas, Felak ve Nas suresi okunur.


    On dokuzuncu gece: Dört rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd on beşer defa Ayet-el Kürsi ve İhlas suresi okunur.


    Yirminci gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Kadir suresi okunur.


    Yirmi birinci gece: Altı rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra onar defa Kevser ve İhlas suresi okunur.


    Yirmi ikinci gece: Sekiz rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd, yedi Kafirun suresi okunur ve namazdan sonra on defa salavat getirilip on defa “Esteğfirullah” söylenir.


    Yirmi üçüncü gece: İki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra beş defa Duha suresi okunur.


    Yirmi dördüncü gece: Kırk rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’tan sonra bir defa İhlas suresi okunur.


    Yirmi beşinci gece: Yirmi rekât namaz kılınır. Akşam ve Yatsı namazının arasında kılınan bu namazda her rekâtta Hamd’dan sonra bir İhlas suresi bir “Amener-Resulü” okunur.


    Yirmi altıncı gece: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta Hamd’dan sonra dört İhlas suresi okunur.


    Yirmi yedi, yirmi sekiz, yirmi dokuz ve otuzuncu geceler: On iki rekât namaz kılınır. Her rekâtta bir Hamd onar defa ’lâ ve Kadir sureleri okunur.



  5. 21.Haziran.2011, 16:00
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Recep ayında ne gibi ibadetler yapılır?

    Receb, tazim ve saygı anlamına gelir, îslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya "sağır ay" denilmesi de sükûnet mevsimi olmasındandır.

    Receb ayına sağır denmesinin bir başka anlamı da şöyle ifade edilir: Bu ayın bereketi hürmetine, bu ayda işlenen günah ve hataları manen bu ay duymamakta, mü'minlerin sadece ibadet ve sevaplarına şahitlik etmektedir. Böylece Cenab-ı Hak mü'min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlamaktadır.

    İslâmiyet gelince de Receb ayına mahsus olan saygı devam ettirildi. Bilhassa Regaib ve Mi'rac gibi tecellilerle şereflendirildi.
    Resul-i Ekrem Efendimiz dualarında, "Allahım! Receb'i ve Şâban'ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan'a ulaştır" buyururlardı. (Camiü's-sağir, 2/90)

    Receb'e, "recm ayı" da denir. Buna göre, mü'minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanlar bu ayda taşlanır, kovulup uzaklaştırılır.
    Receb kelimesindeki "R" Allah'ın rahmetine, "C" Allah'ın cömertliğine ve yardımına, "B" ise Allah'ın birrine (iyilik ve ihsanına) işaret eder.
    Receb ayına "mutahhar" denmesinin sebebi, bu ayı oruçlu geçirenlerin günah ve hatalarından temizlenip paklanmasıdır. Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır.

    Receb ayı Hicrî ayların yedincisi ve Ramazan'dan iki ay öncesidir. Fazileti bakımından ayrı bir yeri vardır. Regaib ve Mi'rac gibi mübarek geceleri içinde bulundurması faziletini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, Kur'ân'da haram ayları olarak geçen dört aydan birisi olması, Müslüman kalblerdeki yerini bir kat daha daha artırmıştır.

    Receb ayı, "üç aylar" olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır. Bu aylara "çok sevaplı ibadet ayları" diyen Bediüzzaman, onların kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından, mü'minlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:

    "Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar."(Şualar, 416)
    Buna göre Receb ayında işlenen ibadet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin manevî ecri ve sevabı bire yüz verilmektedir. Bunun için mü'minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler.

    Bazı hikmet ehli âlimler Receb ayı hakkında şu yorumları getirmişlerdir:

    Receb eza ve cefâyı terk içindir, Şaban amel ve vefa içindir, Ramazan sıdk ve safa içindir.

    Receb tevbe ve pişmanlık ayıdır, Şaban muhabbet ayıdır, Ramazan kurbet (Allah'a yakınlık) ayıdır.

    Receb hürmet ayıdır, Şaban hizmet ayıdır, Ramazan nimet ayıdır.

    Receb ibadet ayıdır, Şaban dünyanın safasını terk etme ayıdır, Ramazan ibadetlerin mükafatını artıran aydır.

    Büyük tasavvuf ehli Zünnün Mısrî der ki:
    "Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer." (Aldürkadir Geylani, Üç aylar ve Faziletleri)
    Receb ayının diğer aylardan farklı bir ibadeti de oruçtur. Mümkün mertebe bu ayda daha fazla oruç tutulmaya çalışılır. Ebû Davudta, hiç ara vermeden devamlı surette oruç tutan bir zâta Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselamın bazı tavsiyelerden sonra şöyle buyurduğu rivayet edilir:

    "Haram aylarından bazısını tut, bazısını bırak, haram aylarda tut ve bırak, haram aylarda tut ve bırak." (Ebu Davut, Savm 54)
    Hadisin devamında ravî olan Sahabı şöyle demektedir:
    "Resulullah 'tut' dedikçe, üç parmağını yumdu, 'Bırak' deyince de üç parmağını bıraktı." Böylece Peygamberimizin o zata, "Üç gün tut, üç gün ara ver" dediği anlaşılıyordu.

    Bilindiği gibi haram ayları, "Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb" aylarıdır.
    Receb ayında devamlı olarak bir ay boyu oruç tutmanın uygun görülmeyişinin sebebi, Receb ve Şaban aylarının Ramazan ayına benzemesinden kaçınılmasıdır. Çünkü hiç kesintisiz bir ay boyunca oruç tutmak sadece Ramazan ayına mahsustur. Hattâ Receb ayında bir ay süresince oruç tutmanın mendup bile olmadığını söyleyen İmam Gazâlî ve İbni Kayyim el-Cevzî gibi müçtehidler, Ramazan ayına benzememesi için diğer aylardan farklı olarak Receb ayında devamlı bir ay boyu oruç tutmayı mekruh görürler. (İhya, 1/237; Zadu'l-mead, 2764)

    Diğer aylarda nasılsa, Receb ayında da ayın ortasında veya belli günlerinde, yahut üçer gün ara vermek suretiyle oruç tutulması tavsiye edilmektedir. Görüldüğü gibi Receb ayında tamamen oruçlu geçirme hususunda bir hadis ve rivayet yoktur. Üç ayları hiç ara vermeden tutmak sünnet ve müstehap da değildir, sadece sâlih zatların güzel bir âdetidir. Receb ayını tam olarak tutanlara "Tutma" denilmez, ama fıkhı olarak da hükmünü belirtmek gerekir.

    Bu arada Ramazan ayında bozmuş olduğu bir oruçtan dolayı kefaret orucu tutmak isteyenler için Receb ve Şaban ayı iyi bir fırsattır. Receb ayının birinci gününden itibaren hiç ara vermeden Şaban ayı da dahil olmak üzere iki ay üst üste oruç tutarsa tam bir kefaret borcunu ödemiş olur. Peşinden Ramazan ayının orucu da geleceğinden böylece üç ay boyu, bir gün dahi yemeden oruç tutmuş olur. Bu durumda oruç borcunu öderken aynı zamanda sevap hazinesini de doldurmuş ve geliştirmiş sayılır.

    Madem Receb ayı günahların affedildiği aydır. Bağışlanmanın yolunu ve istiğfarın nasıl yapıldığını bilmek gerekiyor. Rivayete göre şu istiğfar duasını Receb ayında yedi kere okuyan kimsenin günahları affolunmaktadır.


    "Estağfirullâhe'l-Azîme'llezî la ilahe illâ hû el-Hay-yü'1-Kayyûmu ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ-yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ."

    Mânâsı: "Hayat sahibi olan, her şeyi idare edip ayakta tutan, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tan mağfiret dilerim. Kendi nefsine zulmetmiş kulun tevbesi gibi Ona tevbe ederim. Öyle bir kul ki, kendi nefsi adına ne ölüme, ne hayata ve ne de tekrar dirilmeye sahip değildir." (Mecmuatü'l-ahzab, 1/599)

    Üç aylar birer dua ve niyaz mevsimidir. En güzel duaları başta sahabiler olmak üzere İslâm büyüklerinden öğreniyoruz. Hz. Ali'nin Receb ayında şu şekilde dua ettiği rivayet edillir:

    "Allahım, salat eyle Muhammed Aleyhissalâtü Vesselamın üzerine; hikmet yıldızları ve devamlı nimet ve ismet kaynağı ehl-i beytine.

    Allahım, beni her türlü kötülükten koru. Beni unutkan etme ve gaflet üzerinde bırakma. Sonumu da hasret ve pişmanlıkla bitirme. Benden razı ve hoşnut ol. Senin mağfiretin zalimler içindir, ben de nefsime zulmettim.

    Allahım, beni bağışla, beni bağışlamakla Sana bir zarar gelmez. Bana nimetlerini ihsan et, bana vermekle senin ihsanın azalmaz. Senin rahmetin geniş ve boldur. Hikmetlerin ise hoş ve güzeldir.

    Allahım, bana sıhhat ve afiyet ver. Güven ve huzur ihsan eyle. Şükür ve takvaya ulaştır.

    Allahım, Senden sabır ve doğruluk istiyorum. Bana işimde kolaylık ver. İşlerimi güçlükle gördürme. Aileme, çocuklarıma ve kardeşlerime iyilik ve ihsanda bulun. Onları mü'min ve Müslümanlardan kıl ve bu şekilde dünyadan ayrılmalarını nasip eyle."
    Bazı Selef büyükleri de Receb ayı gecelerinde şöyle dua etmişler:

    "Allahım, Sana mahzun gönlümle, isteklerini kabul buyurduğun dostlarının duası ile niyaz ediyorum. Zatına eriştirdiğin ve Senin rızanı isteyenlerin dili ile Senden talep ediyorum. Umarım Senin ululuğundan, Seni bileyim ve kulluk edeyim.

    Yâ Rab, bu gecenin rahmet ve bereketinden sevap ve mükâfatından beni nasiptar et.

    Allahım, kullarından istediğine, istediğini verirsin, kim Seni onlara ikram etmekten alıkoyabilir? Ben fakir ve âciz bir kulum. Fazl ve kereminden nimetlerini ümit ediyorum. Sana sığınırım ve ancak Senden yardım dilerim

    Yüce Mevlam, bu gece kullarına çok rahmet ve bereketini döker, saçarsın. Allahım, Sana yalvaran dilleri, Sana kalkan elleri boş çevirme. İyilik ve yardımınla faydalandır bizi. Nimetlerinle donat hepimizi.

    Allahım, salât eyle Muhammed ve evladına, eşlerine ve dostlarına, bitip tükenmeyen rahmet ve bereketinle. Yâ Rabbe'l-Âlemin!"



  6. 21.Haziran.2011, 16:00
    3
    Silent and lonely rains
    Receb, tazim ve saygı anlamına gelir, îslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya "sağır ay" denilmesi de sükûnet mevsimi olmasındandır.

    Receb ayına sağır denmesinin bir başka anlamı da şöyle ifade edilir: Bu ayın bereketi hürmetine, bu ayda işlenen günah ve hataları manen bu ay duymamakta, mü'minlerin sadece ibadet ve sevaplarına şahitlik etmektedir. Böylece Cenab-ı Hak mü'min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlamaktadır.

    İslâmiyet gelince de Receb ayına mahsus olan saygı devam ettirildi. Bilhassa Regaib ve Mi'rac gibi tecellilerle şereflendirildi.
    Resul-i Ekrem Efendimiz dualarında, "Allahım! Receb'i ve Şâban'ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan'a ulaştır" buyururlardı. (Camiü's-sağir, 2/90)

    Receb'e, "recm ayı" da denir. Buna göre, mü'minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanlar bu ayda taşlanır, kovulup uzaklaştırılır.
    Receb kelimesindeki "R" Allah'ın rahmetine, "C" Allah'ın cömertliğine ve yardımına, "B" ise Allah'ın birrine (iyilik ve ihsanına) işaret eder.
    Receb ayına "mutahhar" denmesinin sebebi, bu ayı oruçlu geçirenlerin günah ve hatalarından temizlenip paklanmasıdır. Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır.

    Receb ayı Hicrî ayların yedincisi ve Ramazan'dan iki ay öncesidir. Fazileti bakımından ayrı bir yeri vardır. Regaib ve Mi'rac gibi mübarek geceleri içinde bulundurması faziletini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, Kur'ân'da haram ayları olarak geçen dört aydan birisi olması, Müslüman kalblerdeki yerini bir kat daha daha artırmıştır.

    Receb ayı, "üç aylar" olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır. Bu aylara "çok sevaplı ibadet ayları" diyen Bediüzzaman, onların kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından, mü'minlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:

    "Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar."(Şualar, 416)
    Buna göre Receb ayında işlenen ibadet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin manevî ecri ve sevabı bire yüz verilmektedir. Bunun için mü'minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler.

    Bazı hikmet ehli âlimler Receb ayı hakkında şu yorumları getirmişlerdir:

    Receb eza ve cefâyı terk içindir, Şaban amel ve vefa içindir, Ramazan sıdk ve safa içindir.

    Receb tevbe ve pişmanlık ayıdır, Şaban muhabbet ayıdır, Ramazan kurbet (Allah'a yakınlık) ayıdır.

    Receb hürmet ayıdır, Şaban hizmet ayıdır, Ramazan nimet ayıdır.

    Receb ibadet ayıdır, Şaban dünyanın safasını terk etme ayıdır, Ramazan ibadetlerin mükafatını artıran aydır.

    Büyük tasavvuf ehli Zünnün Mısrî der ki:
    "Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer." (Aldürkadir Geylani, Üç aylar ve Faziletleri)
    Receb ayının diğer aylardan farklı bir ibadeti de oruçtur. Mümkün mertebe bu ayda daha fazla oruç tutulmaya çalışılır. Ebû Davudta, hiç ara vermeden devamlı surette oruç tutan bir zâta Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselamın bazı tavsiyelerden sonra şöyle buyurduğu rivayet edilir:

    "Haram aylarından bazısını tut, bazısını bırak, haram aylarda tut ve bırak, haram aylarda tut ve bırak." (Ebu Davut, Savm 54)
    Hadisin devamında ravî olan Sahabı şöyle demektedir:
    "Resulullah 'tut' dedikçe, üç parmağını yumdu, 'Bırak' deyince de üç parmağını bıraktı." Böylece Peygamberimizin o zata, "Üç gün tut, üç gün ara ver" dediği anlaşılıyordu.

    Bilindiği gibi haram ayları, "Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb" aylarıdır.
    Receb ayında devamlı olarak bir ay boyu oruç tutmanın uygun görülmeyişinin sebebi, Receb ve Şaban aylarının Ramazan ayına benzemesinden kaçınılmasıdır. Çünkü hiç kesintisiz bir ay boyunca oruç tutmak sadece Ramazan ayına mahsustur. Hattâ Receb ayında bir ay süresince oruç tutmanın mendup bile olmadığını söyleyen İmam Gazâlî ve İbni Kayyim el-Cevzî gibi müçtehidler, Ramazan ayına benzememesi için diğer aylardan farklı olarak Receb ayında devamlı bir ay boyu oruç tutmayı mekruh görürler. (İhya, 1/237; Zadu'l-mead, 2764)

    Diğer aylarda nasılsa, Receb ayında da ayın ortasında veya belli günlerinde, yahut üçer gün ara vermek suretiyle oruç tutulması tavsiye edilmektedir. Görüldüğü gibi Receb ayında tamamen oruçlu geçirme hususunda bir hadis ve rivayet yoktur. Üç ayları hiç ara vermeden tutmak sünnet ve müstehap da değildir, sadece sâlih zatların güzel bir âdetidir. Receb ayını tam olarak tutanlara "Tutma" denilmez, ama fıkhı olarak da hükmünü belirtmek gerekir.

    Bu arada Ramazan ayında bozmuş olduğu bir oruçtan dolayı kefaret orucu tutmak isteyenler için Receb ve Şaban ayı iyi bir fırsattır. Receb ayının birinci gününden itibaren hiç ara vermeden Şaban ayı da dahil olmak üzere iki ay üst üste oruç tutarsa tam bir kefaret borcunu ödemiş olur. Peşinden Ramazan ayının orucu da geleceğinden böylece üç ay boyu, bir gün dahi yemeden oruç tutmuş olur. Bu durumda oruç borcunu öderken aynı zamanda sevap hazinesini de doldurmuş ve geliştirmiş sayılır.

    Madem Receb ayı günahların affedildiği aydır. Bağışlanmanın yolunu ve istiğfarın nasıl yapıldığını bilmek gerekiyor. Rivayete göre şu istiğfar duasını Receb ayında yedi kere okuyan kimsenin günahları affolunmaktadır.


    "Estağfirullâhe'l-Azîme'llezî la ilahe illâ hû el-Hay-yü'1-Kayyûmu ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ-yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ."

    Mânâsı: "Hayat sahibi olan, her şeyi idare edip ayakta tutan, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tan mağfiret dilerim. Kendi nefsine zulmetmiş kulun tevbesi gibi Ona tevbe ederim. Öyle bir kul ki, kendi nefsi adına ne ölüme, ne hayata ve ne de tekrar dirilmeye sahip değildir." (Mecmuatü'l-ahzab, 1/599)

    Üç aylar birer dua ve niyaz mevsimidir. En güzel duaları başta sahabiler olmak üzere İslâm büyüklerinden öğreniyoruz. Hz. Ali'nin Receb ayında şu şekilde dua ettiği rivayet edillir:

    "Allahım, salat eyle Muhammed Aleyhissalâtü Vesselamın üzerine; hikmet yıldızları ve devamlı nimet ve ismet kaynağı ehl-i beytine.

    Allahım, beni her türlü kötülükten koru. Beni unutkan etme ve gaflet üzerinde bırakma. Sonumu da hasret ve pişmanlıkla bitirme. Benden razı ve hoşnut ol. Senin mağfiretin zalimler içindir, ben de nefsime zulmettim.

    Allahım, beni bağışla, beni bağışlamakla Sana bir zarar gelmez. Bana nimetlerini ihsan et, bana vermekle senin ihsanın azalmaz. Senin rahmetin geniş ve boldur. Hikmetlerin ise hoş ve güzeldir.

    Allahım, bana sıhhat ve afiyet ver. Güven ve huzur ihsan eyle. Şükür ve takvaya ulaştır.

    Allahım, Senden sabır ve doğruluk istiyorum. Bana işimde kolaylık ver. İşlerimi güçlükle gördürme. Aileme, çocuklarıma ve kardeşlerime iyilik ve ihsanda bulun. Onları mü'min ve Müslümanlardan kıl ve bu şekilde dünyadan ayrılmalarını nasip eyle."
    Bazı Selef büyükleri de Receb ayı gecelerinde şöyle dua etmişler:

    "Allahım, Sana mahzun gönlümle, isteklerini kabul buyurduğun dostlarının duası ile niyaz ediyorum. Zatına eriştirdiğin ve Senin rızanı isteyenlerin dili ile Senden talep ediyorum. Umarım Senin ululuğundan, Seni bileyim ve kulluk edeyim.

    Yâ Rab, bu gecenin rahmet ve bereketinden sevap ve mükâfatından beni nasiptar et.

    Allahım, kullarından istediğine, istediğini verirsin, kim Seni onlara ikram etmekten alıkoyabilir? Ben fakir ve âciz bir kulum. Fazl ve kereminden nimetlerini ümit ediyorum. Sana sığınırım ve ancak Senden yardım dilerim

    Yüce Mevlam, bu gece kullarına çok rahmet ve bereketini döker, saçarsın. Allahım, Sana yalvaran dilleri, Sana kalkan elleri boş çevirme. İyilik ve yardımınla faydalandır bizi. Nimetlerinle donat hepimizi.

    Allahım, salât eyle Muhammed ve evladına, eşlerine ve dostlarına, bitip tükenmeyen rahmet ve bereketinle. Yâ Rabbe'l-Âlemin!"






+ Yorum Gönder