Konusunu Oylayın.: Şaban Ayı Duaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şaban Ayı Duaları
  1. 20.Haziran.2011, 06:02
    1
    Misafir

    Şaban Ayı Duaları






    Şaban Ayı Duaları Mumsema Şaban Ayı Dualarına ihtiyacım var bana Şaban Ayında okunabilecek dualara örnekler verir misiniz ?


  2. 20.Haziran.2011, 06:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Haziran.2011, 11:04
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Şaban Ayı Duaları




    Şaban Ayının Bütün Günlerinde Yapılan Ameller

    1- Her gün yetmiş defa şu zikri söylemek

    "Esteğfirullahe ve es'eluh'ut-tevbe." Yani, Allah'tan bağışlanma diler ve O'ndan tövbemi kabul etmesini dilerim.

    2- Yine yetmiş defa şu şekilde Allah'tan mağfiret dilemek:

    "Esteğfirullahellezî la ilahe illa huve'r-rahman'ur-rahim, el-hayy'ul-gayyûm ve etûbu ileyh."

    Anlamı: Allah'tan bağışlanma dilerim. O'ndan başka ilâh yoktur. O esirgeyen ve bağışlayandır. Diri ve kayyumdur ve ben O'ndan tövbe diliyorum.

    Evet bu ayda hergün yetmiş defa istiğfar eden kimse diğer aylarda yetmişbin defa istiğfar etmiş gibidir.

    3- Bu ayda yarım hurmayla'da olsa (gücü yetmiyenler için) sadaka vermek; bunu yapan kimsenin cesedini Allah (cehennem) ateşine haram kılar. İmam Sadık'tan (a.s) rivayet edilen bir hadiste İmam'a (a.s) Receb ayının orucu hakkında sorulduğunda; Neden Şa'ban'ın orucundan gafilsiniz? buyurdu. Ravi; "Ey Resulullah'ın (s.a.a) oğlu Şa'bandan birgün oruç tutan'ın sevabı nedir diye sorunca; Cennettir, vallahi" buyurdu. Ravi tekrar; şaban ayında yapılan en faziletli amel nedir? diye sordu. İmam (a.s) şöyle buyurdu: Sadaka ve mağfiret dilemektir. Kim şaban ayında bir sadaka verirse Allah-u Teala onu siz deve yavrusunu büyüttüğünüz gibi büyütür ve bilahere kıyamet gününde Uhut dağı kadar büyümüş bir halde sahibine verilir.

    4- Şa'ban'ın her perşembe günü iki rekât namaz kılarak, her rekatında bir defa Fatiha ve yüz defa İhlas suresini okumak; Namazı bitirdikten sonra'da yüz defa Resulullah'a (s.a.a) ve ehl-i Beyt'ine (a.s) selevat getirmek. Bunu yapan kimsenin. Allah, dini ve dünyevi hacetlerini yerine getirir. Şa'ban'ın Perşembe günlerinin orucu'da müstehaptır. Bir hadiste şöyle rivayet edilmiştir. Şabanın her perşembe günü gökler süslenir ve melekler şöyle dua ederler; "Ey Mabudumuz, bu günü oruç tutanı bağışla ve duasını kabul et." Yine Nebevi bir hadiste şöyle geçer; Şa'ban'ın Pazartesi ve Perşembe günlerini oruç tutan kimsenin, Allah, yirmi dünyevi ve yirmi Uhrevi hacetini yerine getirir."

    5- Bu ayda Muhammed (s.a.a) ve Ehlibeyti'ne (a.s) çokca salavat getirmek.

    6- İbn-i Haleveyh'in rivayetine göre Hz. Ali (a.s) ve diğer Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s) şaban ayında okudukları ve "Münacat-ı Şabaniye" diye meşhur olan şu münacatı okumak:

    Anlamı: Allah'ım! Muhammet ve Ehlibeyt'ine rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir, seni seslediğimde çağrımı duy, sana yalvarıp yakardığımda bana bak. Ben sana doğru yönelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum. İçimde olanı biliyorsun, ihtiyacımdan haberdar ve kalbimdekine vakıfsın. Dönüşüm ve döneceğim yer, söylemek istediğim söz, dile getirmek istediğim ihtiyaç ve akıbetim umduklarım sana gizli değildir. Ey Sahibim! Senin takdir ve hükmün, ömrümün sonuna dek benden vuku bulacak ve her şeyde, zahir ve batınımda caridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının değil, senin elindedir.

    Allah'ım! Rızkımı sen vermezsen kim verir! Eğer bana, yardım etmeyerek yalnız bırakırsan, kim yardım eder!

    Allah'ım! Gazabından ve azabından sana sığınırım.

    Allah'ım! Ben rahmetine layık olmasam da, sen geniş fazlın ve rahmetinle bana bağışta bulunmaya layıksın.

    Allah'ım! -Sanki kıyamet kopmuş da- yalnız başıma huzurunda durmuş gibiyim, sana olan güzel tevekkülüm bana gölge etmiş, kerem ve ihsanına layık olanı yapmışsın ve affınla günahlarımı örtmüşsün.

    Allah'ım! Beni bağışlarsan ne güzel, zaten bağışlamaya senden daha layık olan kim var? Eğer ecelim gelip çatmış olurda amelim beni sana yaklaştırmamışsa, günahlarımı itiraf etmeyi affına vesile kılıyorum.

    Allah'ım! Nefsime yönelmekle kendime zulmettim, eğer beni affetmezsen yazıklar olsun bana!

    Allah'ım! Bu güne kadar ihsanını benden esirgemedin, ölümle başlayan hayatımda da kesme.

    Allah'ım! Öldükten sonra bana hüsn-ü nazarından nasıl keserim ümidimi, oysa ki sen hayatımda iyilikten başka bir şey yapmadın bana.

    Allah'ım! Sana yakışır şekilde işlerimi yoluna koy ve cehalet bataklığına batmış bir günahkara kendi lütuf ve fazlın ile merhamet eyle.

    Allah'ım! Dünyada birçok günahlarımı gizli tuttun, ahirette onları gizli tutmana da muhtacım.

    Allah'ım! Günahlarımı salih kullarına açmayarak lütfettin bana; öyleyse kıyamet günü bütün kulların karşısında rüsva etme beni.

    Allah'ım! Bağışın arzumu çoğalttı; affın ise amelimden daha üstündür. Allah'ım! Kullarının arasında hükmettiğin gün, huzuruna çıkmakla beni mesrur eyle.

    Allah'ım! Senden özür dilemem, mazeritinin kabul olmasından müstağni olmayan -çaresiz- kimsenin özür dilemesidir. Öyleyse, ey günahkarların kendisinden özür dilediği en keremli zat, mazeretimi kabul buyur.

    Allah'ım! Hacetimi reddetme, dileğimi boşa çıkarma, lütuf ve kereminden ümidimi kesme.

    Allah'ım! Eğer aşağılığımı isteseydin beni hidayet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin beni kurtarmazdın.

    Allah'ım! Senden isteyerek ömrümü tükettiğim ihtiyacımı reddeceğini hiç sanmıyorum.

    Allah'ım! Hamd sanadır daima, ezelden ebede. Artar eksilmez; sevdiğin ve razı olduğun gibi. Allah'ım! Eğer suçumdan ötürü beni alıkoyarsan affına, günahlarımdan ötürü ise alıkoyarsan mağfiretine sarılırım. Eğer beni ateşe atar isen, "Seni seviyorum!" diye haykırırım ateş ehline.

    Allah'ım! Nasıl ayrılayım huzurundan mahrum ve nasipsiz? Oysaki lütfünle bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri döndürmeni güzelce ummaktayım.

    Allah'ım Ömrümü gaflet pisliğinde tükettim, gençliğimi de senden uzak kalma sarhoşluğuyla geçirdim.

    Allah'ım! Verdiğin nimetle mağrur olduğum ve gazabına doğru gittiğim günlerde gaflet uykusundan uyanamadım.

    Allah'ım! Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum, huzurunda durmuş ve kereminle sana tevessül etmiş bulunuyorum.

    Allah'ım! Kulun olarak huzurunda, hayamın azlığından yaptığım kötü amellerimden sıyrılarak sana yöneliyor ve senden af talep ediyorum; çünkü af, senin kerem ve lütfünün özelliğidir.

    Allah'ım! Beni muhabbetin için uyarmadan önce sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir gücüm yoktu. -Muhabbet ışığın kalbimde yandıktan sonra ise- nasıl olmamı istediysem öyle oldum; beni kerem ve lütfüne dahil ettiğinden ve kalbimi senden gaflet etme kirlerinden temizlendiğinden dolayı sana şükrediyorum.

    Allah'ım! Ey aldanandan uzak olmayan yakın! Ey mükafatını ümit edenden esirgemeyen cömert! Kendisini çağırdığında sana icabet eden ve yardımınla amele sevk ettiğinde sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana bak.

    Mabudum! İştiyakla sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu sana yükselen bir dil ve değeri, sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bana bağışla.

    Allah'ım! Seninle tanınan, şöhretsiz; sana sığınan, zelil; ve kendisine teveccüh ettiğin kimse de başkalarına köle olmaz.

    Allah'ım! Senin yoluna yönelen aydınlanır ve sana sığınan korunur; ey mevlam, ben sana sığındım; rahmetine olan ümidimi kereminin güzelliğinden kesmedim.

    Allah'ım! Eğer hatalarım beni, senin yanında düşürüp zelil etmişse o halde beni, sana olan hüsn-ü tevekkülümle affet. –Sana gönül bağladığım için beni bağışla.

    Allah'ım! Eğer günahlarım beni, lütfünün güzelliklerinden uzaklaştırmışsa, şüphesiz şefkatinin güzelliğine olan yakinim beni -sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni uyutmuşsa, değerli nimetlerini tanımak beni uyandırmıştır.

    -Allah'ım! Eğer beni büyük -azabın ateşe çekiyorsa, büyük mükafatın da beni cennete doğru çekiyor.

    Allah'ım! Öyleyse senin -rızana kavuşmak için istiyorum ve sana yalvarıp niyaz ediyorum; senden Muhammed ve Ehlibeyti'-ne rahmet etmeni ve beni, daima seni anan, ahdini bozmayan, sana şükretmekten gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı istiyorum.

    Allah'ım! Beni, seni tanımam, senden gayrisinden yüz çevirmem için izzetinin güzel nuruna kavuştur; ey celal ve ikram sahibi Allah.

    Ve Allah, Resulü Muhammed'e ve onun tertemiz Ehlibeyt'ine salat ve çokça selâm eylesin.

    Bu Bütün imamlarımıza mensub yüce ve derin manaları içeren bir münacaattır, ve huzur-i kalp hasıl olan her zamanda okunması iyidir.



  4. 20.Haziran.2011, 11:04
    2
    Silent and lonely rains



    Şaban Ayının Bütün Günlerinde Yapılan Ameller

    1- Her gün yetmiş defa şu zikri söylemek

    "Esteğfirullahe ve es'eluh'ut-tevbe." Yani, Allah'tan bağışlanma diler ve O'ndan tövbemi kabul etmesini dilerim.

    2- Yine yetmiş defa şu şekilde Allah'tan mağfiret dilemek:

    "Esteğfirullahellezî la ilahe illa huve'r-rahman'ur-rahim, el-hayy'ul-gayyûm ve etûbu ileyh."

    Anlamı: Allah'tan bağışlanma dilerim. O'ndan başka ilâh yoktur. O esirgeyen ve bağışlayandır. Diri ve kayyumdur ve ben O'ndan tövbe diliyorum.

    Evet bu ayda hergün yetmiş defa istiğfar eden kimse diğer aylarda yetmişbin defa istiğfar etmiş gibidir.

    3- Bu ayda yarım hurmayla'da olsa (gücü yetmiyenler için) sadaka vermek; bunu yapan kimsenin cesedini Allah (cehennem) ateşine haram kılar. İmam Sadık'tan (a.s) rivayet edilen bir hadiste İmam'a (a.s) Receb ayının orucu hakkında sorulduğunda; Neden Şa'ban'ın orucundan gafilsiniz? buyurdu. Ravi; "Ey Resulullah'ın (s.a.a) oğlu Şa'bandan birgün oruç tutan'ın sevabı nedir diye sorunca; Cennettir, vallahi" buyurdu. Ravi tekrar; şaban ayında yapılan en faziletli amel nedir? diye sordu. İmam (a.s) şöyle buyurdu: Sadaka ve mağfiret dilemektir. Kim şaban ayında bir sadaka verirse Allah-u Teala onu siz deve yavrusunu büyüttüğünüz gibi büyütür ve bilahere kıyamet gününde Uhut dağı kadar büyümüş bir halde sahibine verilir.

    4- Şa'ban'ın her perşembe günü iki rekât namaz kılarak, her rekatında bir defa Fatiha ve yüz defa İhlas suresini okumak; Namazı bitirdikten sonra'da yüz defa Resulullah'a (s.a.a) ve ehl-i Beyt'ine (a.s) selevat getirmek. Bunu yapan kimsenin. Allah, dini ve dünyevi hacetlerini yerine getirir. Şa'ban'ın Perşembe günlerinin orucu'da müstehaptır. Bir hadiste şöyle rivayet edilmiştir. Şabanın her perşembe günü gökler süslenir ve melekler şöyle dua ederler; "Ey Mabudumuz, bu günü oruç tutanı bağışla ve duasını kabul et." Yine Nebevi bir hadiste şöyle geçer; Şa'ban'ın Pazartesi ve Perşembe günlerini oruç tutan kimsenin, Allah, yirmi dünyevi ve yirmi Uhrevi hacetini yerine getirir."

    5- Bu ayda Muhammed (s.a.a) ve Ehlibeyti'ne (a.s) çokca salavat getirmek.

    6- İbn-i Haleveyh'in rivayetine göre Hz. Ali (a.s) ve diğer Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s) şaban ayında okudukları ve "Münacat-ı Şabaniye" diye meşhur olan şu münacatı okumak:

    Anlamı: Allah'ım! Muhammet ve Ehlibeyt'ine rahmet eyle ve seni çağırdığımda duamı icabete eriştir, seni seslediğimde çağrımı duy, sana yalvarıp yakardığımda bana bak. Ben sana doğru yönelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmuşum. İçimde olanı biliyorsun, ihtiyacımdan haberdar ve kalbimdekine vakıfsın. Dönüşüm ve döneceğim yer, söylemek istediğim söz, dile getirmek istediğim ihtiyaç ve akıbetim umduklarım sana gizli değildir. Ey Sahibim! Senin takdir ve hükmün, ömrümün sonuna dek benden vuku bulacak ve her şeyde, zahir ve batınımda caridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının değil, senin elindedir.

    Allah'ım! Rızkımı sen vermezsen kim verir! Eğer bana, yardım etmeyerek yalnız bırakırsan, kim yardım eder!

    Allah'ım! Gazabından ve azabından sana sığınırım.

    Allah'ım! Ben rahmetine layık olmasam da, sen geniş fazlın ve rahmetinle bana bağışta bulunmaya layıksın.

    Allah'ım! -Sanki kıyamet kopmuş da- yalnız başıma huzurunda durmuş gibiyim, sana olan güzel tevekkülüm bana gölge etmiş, kerem ve ihsanına layık olanı yapmışsın ve affınla günahlarımı örtmüşsün.

    Allah'ım! Beni bağışlarsan ne güzel, zaten bağışlamaya senden daha layık olan kim var? Eğer ecelim gelip çatmış olurda amelim beni sana yaklaştırmamışsa, günahlarımı itiraf etmeyi affına vesile kılıyorum.

    Allah'ım! Nefsime yönelmekle kendime zulmettim, eğer beni affetmezsen yazıklar olsun bana!

    Allah'ım! Bu güne kadar ihsanını benden esirgemedin, ölümle başlayan hayatımda da kesme.

    Allah'ım! Öldükten sonra bana hüsn-ü nazarından nasıl keserim ümidimi, oysa ki sen hayatımda iyilikten başka bir şey yapmadın bana.

    Allah'ım! Sana yakışır şekilde işlerimi yoluna koy ve cehalet bataklığına batmış bir günahkara kendi lütuf ve fazlın ile merhamet eyle.

    Allah'ım! Dünyada birçok günahlarımı gizli tuttun, ahirette onları gizli tutmana da muhtacım.

    Allah'ım! Günahlarımı salih kullarına açmayarak lütfettin bana; öyleyse kıyamet günü bütün kulların karşısında rüsva etme beni.

    Allah'ım! Bağışın arzumu çoğalttı; affın ise amelimden daha üstündür. Allah'ım! Kullarının arasında hükmettiğin gün, huzuruna çıkmakla beni mesrur eyle.

    Allah'ım! Senden özür dilemem, mazeritinin kabul olmasından müstağni olmayan -çaresiz- kimsenin özür dilemesidir. Öyleyse, ey günahkarların kendisinden özür dilediği en keremli zat, mazeretimi kabul buyur.

    Allah'ım! Hacetimi reddetme, dileğimi boşa çıkarma, lütuf ve kereminden ümidimi kesme.

    Allah'ım! Eğer aşağılığımı isteseydin beni hidayet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin beni kurtarmazdın.

    Allah'ım! Senden isteyerek ömrümü tükettiğim ihtiyacımı reddeceğini hiç sanmıyorum.

    Allah'ım! Hamd sanadır daima, ezelden ebede. Artar eksilmez; sevdiğin ve razı olduğun gibi. Allah'ım! Eğer suçumdan ötürü beni alıkoyarsan affına, günahlarımdan ötürü ise alıkoyarsan mağfiretine sarılırım. Eğer beni ateşe atar isen, "Seni seviyorum!" diye haykırırım ateş ehline.

    Allah'ım! Nasıl ayrılayım huzurundan mahrum ve nasipsiz? Oysaki lütfünle bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri döndürmeni güzelce ummaktayım.

    Allah'ım Ömrümü gaflet pisliğinde tükettim, gençliğimi de senden uzak kalma sarhoşluğuyla geçirdim.

    Allah'ım! Verdiğin nimetle mağrur olduğum ve gazabına doğru gittiğim günlerde gaflet uykusundan uyanamadım.

    Allah'ım! Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum, huzurunda durmuş ve kereminle sana tevessül etmiş bulunuyorum.

    Allah'ım! Kulun olarak huzurunda, hayamın azlığından yaptığım kötü amellerimden sıyrılarak sana yöneliyor ve senden af talep ediyorum; çünkü af, senin kerem ve lütfünün özelliğidir.

    Allah'ım! Beni muhabbetin için uyarmadan önce sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir gücüm yoktu. -Muhabbet ışığın kalbimde yandıktan sonra ise- nasıl olmamı istediysem öyle oldum; beni kerem ve lütfüne dahil ettiğinden ve kalbimi senden gaflet etme kirlerinden temizlendiğinden dolayı sana şükrediyorum.

    Allah'ım! Ey aldanandan uzak olmayan yakın! Ey mükafatını ümit edenden esirgemeyen cömert! Kendisini çağırdığında sana icabet eden ve yardımınla amele sevk ettiğinde sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana bak.

    Mabudum! İştiyakla sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu sana yükselen bir dil ve değeri, sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bana bağışla.

    Allah'ım! Seninle tanınan, şöhretsiz; sana sığınan, zelil; ve kendisine teveccüh ettiğin kimse de başkalarına köle olmaz.

    Allah'ım! Senin yoluna yönelen aydınlanır ve sana sığınan korunur; ey mevlam, ben sana sığındım; rahmetine olan ümidimi kereminin güzelliğinden kesmedim.

    Allah'ım! Eğer hatalarım beni, senin yanında düşürüp zelil etmişse o halde beni, sana olan hüsn-ü tevekkülümle affet. –Sana gönül bağladığım için beni bağışla.

    Allah'ım! Eğer günahlarım beni, lütfünün güzelliklerinden uzaklaştırmışsa, şüphesiz şefkatinin güzelliğine olan yakinim beni -sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni uyutmuşsa, değerli nimetlerini tanımak beni uyandırmıştır.

    -Allah'ım! Eğer beni büyük -azabın ateşe çekiyorsa, büyük mükafatın da beni cennete doğru çekiyor.

    Allah'ım! Öyleyse senin -rızana kavuşmak için istiyorum ve sana yalvarıp niyaz ediyorum; senden Muhammed ve Ehlibeyti'-ne rahmet etmeni ve beni, daima seni anan, ahdini bozmayan, sana şükretmekten gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı istiyorum.

    Allah'ım! Beni, seni tanımam, senden gayrisinden yüz çevirmem için izzetinin güzel nuruna kavuştur; ey celal ve ikram sahibi Allah.

    Ve Allah, Resulü Muhammed'e ve onun tertemiz Ehlibeyt'ine salat ve çokça selâm eylesin.

    Bu Bütün imamlarımıza mensub yüce ve derin manaları içeren bir münacaattır, ve huzur-i kalp hasıl olan her zamanda okunması iyidir.






+ Yorum Gönder