Konusunu Oylayın.: Mevlid kandili önemi nedir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mevlid kandili önemi nedir
  1. 11.Şubat.2011, 04:19
    1
    Misafir

    Mevlid kandili önemi nedir






    Mevlid kandili önemi nedir Mumsema Mevlid kandili önemi nedir Mevlit kandili hakkında önemi açıklayan bir yazı yazar mısınız ?


  2. 11.Şubat.2011, 04:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Mevlid kandili önemi nedir Mevlit kandili hakkında önemi açıklayan bir yazı yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Mevlid kandili nedir ne zaman kutlanır?

    - Kısaca Mevlid kandili nedir?

    - Mevlid kandili kısaca nedir

    - Mevlid kandili anlamı nedir?

    - Berat Kandili'nin önemi nedir?

  3. 11.Şubat.2011, 11:26
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Mevlid kandili önemi nedir




    MEVLİD KANDİLİ VE PEYGAMBERİMİZİN DOĞUMU
    Enbiya:107

    Muhterem Müminler!
    Dün gece mevlid kandilini ifa ve idrak ettik. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’ in ay takvimine göre doğduğu gecedir. Peygamberimiz, kameri aylardan Rabiul-evvel ayının 12. pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya geldi. Bu tarih miladi takvime göre 571 yılı nisan ayının 20’sine rastlamaktadır. Babası Abdullah’ı doğmadan iki ay önce, annesi Amine’yide 6 yaşında kaybeden peygamberimiz, yetim ve öksüz olarak büyüdü. 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib’in yanında kalan peygamberimiz onun vefatından sonra evleninceye kadar amcası Ebu Talib’in yanında kaldı.

    Aziz Cemaat!
    Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum insanlık tarihinin en önemli olaylarındandır. Onu dünyaya geldiği dönemde insanlar, her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuştu. İyilik ve güzellik adına ne varsa terk edilmişti. Kadınlar esir muamelesi görüyor bir eşya gibi elden ele dolaştırılıyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada huzur, can, mal ve namus güvenliği kalmamıştı. Cihanın ıslahı, insanlığın kurtuluşu bir peygambere muhtaçtı. Artık gözler Tevrat ve İncil de geleceği müjdelenen ahir zaman peygamberine çevrilmişti.

    Değerli Müminler’
    Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s) böyle bir zamanda dünyaya geldi. Doğduğu gecenin sabahı nurlu bir sabah oldu. İnsanlık için yepyeni bir gün başlamış, aydınlık bir devir açılmıştı. Peygamberimizin gönderilişi Yüce Allah’ın insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.




    Bu husus Kur’an-ı Kerim de şöyle ifade ediliyor: “İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar önceleri apaçık bir sapıklık içindeydiler.”(1) Kur’an-ı Kerim’ in ifadesiyle O, alemlerin rabbinden “Alemlere rahmet olarak gönderildi.”(2)

    Aziz Cemaat!
    Hz. Peygamber 23 yıllık peygamberlik döneminde putperestliğin yerine tevhidi, zulmün yerine adaleti, düşmanlığın yerine kardeşliği, sürtüşmenin yerine dayanışmayı getirmiştir. Asr-ı cahiliyyeyi Asr-ı saadete dönüştürmüştür. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”(3) buyuran Hz. Peygamberin güzel ahlakla yoğrulmuş hayatını araştırmaya, ondan yararlanmaya her zaman olduğu gibi bugünde ihtiyacımız vardır. Peygamberimizin doğumunu anarken yalnız mevlid okumak ilahiler söylemek, ikramda bulunmak yeterli değildir. Asıl maksadın O’nun evrensel risaletini, yüksek ahlakını, doğruluğunu, hoşgörüsünü, affediciliğini hatırlamak ve bunları hayatımıza uygulamaktır. Yüce Allah’ın sevgisine, bağışlamasına, rızasına ermenin yolu Hz. Peygamberin yolundan gitmektir. Bu konuda Yüce Allah: “(Ey Muhammed) De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”(4) diye buyurmaktadır.
    Milletimiz, İslam ve insanlık alemine huzur ve saadet getirecek nice kandillere kavuşmamız dileğiyle Cumanız mübarek olsun Mevlid kandilinin milletimize İslam alemine hayır ve huzur getirmesini, insanlığında hidayete nail olmasına vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim.
    Mehmet SALTIK
    1)Al-i İmran:164
    2)Enbiya suresi:107
    3)A.Bin Hanbel C.2 S.381
    4)Al-i İmran:31


  4. 11.Şubat.2011, 11:26
    2
    Silent and lonely rains



    MEVLİD KANDİLİ VE PEYGAMBERİMİZİN DOĞUMU
    Enbiya:107

    Muhterem Müminler!
    Dün gece mevlid kandilini ifa ve idrak ettik. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’ in ay takvimine göre doğduğu gecedir. Peygamberimiz, kameri aylardan Rabiul-evvel ayının 12. pazartesi gecesi Mekke’de dünyaya geldi. Bu tarih miladi takvime göre 571 yılı nisan ayının 20’sine rastlamaktadır. Babası Abdullah’ı doğmadan iki ay önce, annesi Amine’yide 6 yaşında kaybeden peygamberimiz, yetim ve öksüz olarak büyüdü. 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib’in yanında kalan peygamberimiz onun vefatından sonra evleninceye kadar amcası Ebu Talib’in yanında kaldı.

    Aziz Cemaat!
    Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan bu kutlu doğum insanlık tarihinin en önemli olaylarındandır. Onu dünyaya geldiği dönemde insanlar, her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuştu. İyilik ve güzellik adına ne varsa terk edilmişti. Kadınlar esir muamelesi görüyor bir eşya gibi elden ele dolaştırılıyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Dünyada huzur, can, mal ve namus güvenliği kalmamıştı. Cihanın ıslahı, insanlığın kurtuluşu bir peygambere muhtaçtı. Artık gözler Tevrat ve İncil de geleceği müjdelenen ahir zaman peygamberine çevrilmişti.

    Değerli Müminler’
    Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s) böyle bir zamanda dünyaya geldi. Doğduğu gecenin sabahı nurlu bir sabah oldu. İnsanlık için yepyeni bir gün başlamış, aydınlık bir devir açılmıştı. Peygamberimizin gönderilişi Yüce Allah’ın insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.




    Bu husus Kur’an-ı Kerim de şöyle ifade ediliyor: “İçlerinden kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki onlar önceleri apaçık bir sapıklık içindeydiler.”(1) Kur’an-ı Kerim’ in ifadesiyle O, alemlerin rabbinden “Alemlere rahmet olarak gönderildi.”(2)

    Aziz Cemaat!
    Hz. Peygamber 23 yıllık peygamberlik döneminde putperestliğin yerine tevhidi, zulmün yerine adaleti, düşmanlığın yerine kardeşliği, sürtüşmenin yerine dayanışmayı getirmiştir. Asr-ı cahiliyyeyi Asr-ı saadete dönüştürmüştür. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”(3) buyuran Hz. Peygamberin güzel ahlakla yoğrulmuş hayatını araştırmaya, ondan yararlanmaya her zaman olduğu gibi bugünde ihtiyacımız vardır. Peygamberimizin doğumunu anarken yalnız mevlid okumak ilahiler söylemek, ikramda bulunmak yeterli değildir. Asıl maksadın O’nun evrensel risaletini, yüksek ahlakını, doğruluğunu, hoşgörüsünü, affediciliğini hatırlamak ve bunları hayatımıza uygulamaktır. Yüce Allah’ın sevgisine, bağışlamasına, rızasına ermenin yolu Hz. Peygamberin yolundan gitmektir. Bu konuda Yüce Allah: “(Ey Muhammed) De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”(4) diye buyurmaktadır.
    Milletimiz, İslam ve insanlık alemine huzur ve saadet getirecek nice kandillere kavuşmamız dileğiyle Cumanız mübarek olsun Mevlid kandilinin milletimize İslam alemine hayır ve huzur getirmesini, insanlığında hidayete nail olmasına vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim.
    Mehmet SALTIK
    1)Al-i İmran:164
    2)Enbiya suresi:107
    3)A.Bin Hanbel C.2 S.381
    4)Al-i İmran:31


  5. 29.Aralık.2014, 19:49
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Mevlid kandili önemi nedir

    Mevlid kandilinin önemi nedir? kısaca
    Mevlit kandili önemi

    İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır'da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)'ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi.

    Sünnî müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî'nin eniştesi ve Erbil atabeği Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil'e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.

    Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke'de de mevlid merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).

    Mekke ve Medine'den sonra mevlid merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.



  6. 29.Aralık.2014, 19:49
    3
    Moderatör
    Mevlid kandilinin önemi nedir? kısaca
    Mevlit kandili önemi

    İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır'da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)'ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi.

    Sünnî müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî'nin eniştesi ve Erbil atabeği Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil'e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.

    Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke'de de mevlid merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).

    Mekke ve Medine'den sonra mevlid merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.






+ Yorum Gönder