Konusunu Oylayın.: Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz mi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz mi
  1. 02.Haziran.2012, 21:35
    1
    Misafir

    Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz mi






    Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz mi Mumsema Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz midir?


  2. 02.Haziran.2012, 21:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Haziran.2012, 22:48
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak




    Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz midir?
    Sorunun DetayıBir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden dolayı tekrar çocuk sahibi olmak istemiyor. Bunun için de önlem (korunma hapları) alıyor. Bu haplar bayanın sağlığına olumsuz etkiler yapıyor. Bu sebepten dolayı kordon bağlatmak istiyor.Belirtilen sebeplerden dolayı kadının ya da erkeğin kordon bağlatmasında dinen herhangi bir sakınca var mıdır veyahut hangi şartlar aranıyor?


    ....
    "Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim." (Beyhakî, 7:81) "Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin" (Ebu Davud, Nikah, 2; İbn Mace, Nikah,1). hadis-i şeriflerinden evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

    Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği "azl"e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

    Ceninin oluşmaması için anaya zarar vermeden her hangi bir metoda baş vurmak caizdir. Yeter ki kökten döllenmeye son verecek bir metoda başvurulmasın.

    Cenin oluşmuş ise durum değişir. Gazali ve bir çok Maliki alimlerine göre ciddi bir mazeret olmadan ceninin ilk günlerinde de olsa kürtaj yapmak haramdır.

    Bazı İslâm hukukçularına göre de cenin üzerine 40 gün geçmeden evvel kürtaj yapılabilir. Çünkü hadis rivayetlerine göre 40, 42,veya 45 gün sonra cenine ruhun üfleniyor. (Müslim, Kader, 1, No: 2644; Müsned, 4/7, 3/397)

    Buna göre, hamile kalındıktan sonra 40 gün geçerse o artık ruh sahibi bir varlık olduğundan müdahale etmek caiz değildir. (bk. Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar 2/326)

    Bu müddeti geçtikten sonra kürtaj yaptırmak caiz değildir. Çünkü cenin bir insan hükmündedir. Bu hale gelmiş olan bir cenini düşürmek canlı bir insanı öldürmekle aynıdır.

    Bu hükümlere göre birleşme olduktan sonra doğum kontrolü için hap kullanıp birleşme gerçekleşmiş olan yumurtaların hayatına son vermek uygun değildir. Ruh üflenmediği için de bir insan öldürmek gibi değildir. Ancak; "Gazali ve bir çok Maliki alimlerine göre ciddi bir mazeret olmadan ceninin ilk günlerinde de olsa kürtaj yapmak haramdır" hükmüne göre ertesi gün hapının kullanılması uygun olmaz.

    Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle "tüplerin bağlanması" meselesine gelince;

    Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben sakıncalı bir metottur. Birçok yan tesiri vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Bazen anne adayının sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan hallerde kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Meselâ üçüncü sezaryen ameliyatlarından sonra bir yenisi anne için riskler taşıyorsa, batın yavrunun çıkarılması için hazır açılmışken tüpler bağlanarak kısırlaştırma yapılabilmektedir. (İnsan ve Cinsi Hayat, s. 100)

    Görüldüğü üzere, bu uygulama hem geçici, hem de herkes için her zaman değildir. Yani ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çaredir. Bu çeşit meselelerde tıp müsaade etmiyorsa, din de müsaade etmez. Çünkü dinin esaslarından birisi de neslin ve canın muhafazasıdır. Bunun için böyle bir zaruretle karşılaşınca tek doktorun kararından ziyade, tıbbî bir kurulun kararına itimat edilmelidir.


  4. 02.Haziran.2012, 22:48
    2
    Moderatör



    Ertesi gün hapı kullanmak veya Hamile kalmamak içi kordon (tüpleri) bağlatmak caiz midir?
    Sorunun DetayıBir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden dolayı tekrar çocuk sahibi olmak istemiyor. Bunun için de önlem (korunma hapları) alıyor. Bu haplar bayanın sağlığına olumsuz etkiler yapıyor. Bu sebepten dolayı kordon bağlatmak istiyor.Belirtilen sebeplerden dolayı kadının ya da erkeğin kordon bağlatmasında dinen herhangi bir sakınca var mıdır veyahut hangi şartlar aranıyor?


    ....
    "Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim." (Beyhakî, 7:81) "Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin" (Ebu Davud, Nikah, 2; İbn Mace, Nikah,1). hadis-i şeriflerinden evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

    Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği "azl"e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

    Ceninin oluşmaması için anaya zarar vermeden her hangi bir metoda baş vurmak caizdir. Yeter ki kökten döllenmeye son verecek bir metoda başvurulmasın.

    Cenin oluşmuş ise durum değişir. Gazali ve bir çok Maliki alimlerine göre ciddi bir mazeret olmadan ceninin ilk günlerinde de olsa kürtaj yapmak haramdır.

    Bazı İslâm hukukçularına göre de cenin üzerine 40 gün geçmeden evvel kürtaj yapılabilir. Çünkü hadis rivayetlerine göre 40, 42,veya 45 gün sonra cenine ruhun üfleniyor. (Müslim, Kader, 1, No: 2644; Müsned, 4/7, 3/397)

    Buna göre, hamile kalındıktan sonra 40 gün geçerse o artık ruh sahibi bir varlık olduğundan müdahale etmek caiz değildir. (bk. Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar 2/326)

    Bu müddeti geçtikten sonra kürtaj yaptırmak caiz değildir. Çünkü cenin bir insan hükmündedir. Bu hale gelmiş olan bir cenini düşürmek canlı bir insanı öldürmekle aynıdır.

    Bu hükümlere göre birleşme olduktan sonra doğum kontrolü için hap kullanıp birleşme gerçekleşmiş olan yumurtaların hayatına son vermek uygun değildir. Ruh üflenmediği için de bir insan öldürmek gibi değildir. Ancak; "Gazali ve bir çok Maliki alimlerine göre ciddi bir mazeret olmadan ceninin ilk günlerinde de olsa kürtaj yapmak haramdır" hükmüne göre ertesi gün hapının kullanılması uygun olmaz.

    Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle "tüplerin bağlanması" meselesine gelince;

    Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben sakıncalı bir metottur. Birçok yan tesiri vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Bazen anne adayının sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan hallerde kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Meselâ üçüncü sezaryen ameliyatlarından sonra bir yenisi anne için riskler taşıyorsa, batın yavrunun çıkarılması için hazır açılmışken tüpler bağlanarak kısırlaştırma yapılabilmektedir. (İnsan ve Cinsi Hayat, s. 100)

    Görüldüğü üzere, bu uygulama hem geçici, hem de herkes için her zaman değildir. Yani ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çaredir. Bu çeşit meselelerde tıp müsaade etmiyorsa, din de müsaade etmez. Çünkü dinin esaslarından birisi de neslin ve canın muhafazasıdır. Bunun için böyle bir zaruretle karşılaşınca tek doktorun kararından ziyade, tıbbî bir kurulun kararına itimat edilmelidir.





+ Yorum Gönder