Konusunu Oylayın.: Adetli kadının göbek ile diz kapağı arasından faydalanmak caiz mi?

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 2 kişi
Adetli kadının göbek ile diz kapağı arasından faydalanmak caiz mi?
  1. 08.Mart.2012, 10:18
    1
    Misafir

    Adetli kadının göbek ile diz kapağı arasından faydalanmak caiz mi?

  2. 09.Mart.2012, 00:11
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Adetli kadının göbek ile diz kapağı arasından faydalanmak caiz mi?




    Âdet görme, yani hayız, kadını erkekten ayıran özelliklerden birisidir. O, anormal ve çirkin bir olay değil, normal ve kadının yaratılışının gereği olan doğal bir olaydır. İslâm'ın çıkış sırasında câhiliye devri Arapları âdetli kadına arkadan, Hristiyanlar önden ilişkide bulunurlardı. Yahudiler ve Mecusîler ise, böyle bir kadından uzak durular, hatta temizlendikten sonra da bir hafta süreyle onlarla bir arada kalmazlar, birlikte yiyip, içmezlerdi (Müslim, Hayız, 6; Ebû Dâvûd, tahâre, 102, Nikâh, 46; Faruk Beşer, Hanımlara Özel İlmihal, İstanbul 1989, s. 154, vd).

    İslâm, kadına rûhî ve fizyolojik sıkıntı veren ve onu küçük düşüren bu alışkanlıkları yasaklayarak koruyucu bazı hükümler getirdi. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:
    "Ey Muhammed, sana kadınların hayız halinden sorarlar. De ki: O, kadına eziyet veren bir haldir. Hayız halindeyken kadınlardan uzaklaşın ve temizleninceye kadar da onlara yaklaşmayın. Temizlendikten sonra onlara Allah'ın emrettiği yerden yaklaşın." (Bakara;2/222).
    Hadiste ise şöyle buyurulur:
    "Bu hayız, Allah'ın Âdem (a.s)'in kızlarına yazdığı bir şeydir." (Buhârî, Hayz, 1,7, Edâhî, 3, 10; Müslim, Hacc,119,120; Ebû Dâvud, Menâsik, 23).
    Âdet gören kadından tamamen uzak mı kalınacağını soranlara Allah elçisi şu cevabı vermiştir:
    "(Âdet gören kadınla) Cinsel ilişki dışındaki şeyler, normal zamanlardaki gibi yapılabilir." (Müslim, Hayz" 16; Nesaî, Tahâret, 18; İbn Mâce, Taharet, 12).
    Kur'ân da, âdetten "pislik" olarak değil, "eziyet" olarak söz edilmiş, bununla, sıkıntıda bulunan hayızlı kadın korunmak istenmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber (asm)'in eşleriyle dizkapağı ve göbek arası dışındaki normal ilişkilerini sürdürdüğü bilinmektedir (bk. Buhârî, Hayz, 5, Tahâret,175; Dârimî, Tahâret,108).
    Âdetli kadının temiz olmayan yönü sadece âdet kanıdır. Onun tükrüğü ve teri pis değildir. Pişirdiği yenir ve yemek artığı da temizdir. Hz. Âişe (ra)'den (ö. 57/676) şöyle dediği nakledilmektedir:
    "Allah elçisinin isteği üzerine, ben adetli iken kucağıma yaslanır, Kur'ân okurdu." (Buhârî, Hayz, 2, 3; Müslîm, Hav,15; Nesâî, Tahâret, 173, 174).
    "Adetli iken, kemikli eti ısırır, sonra O'na verirdim. Alır ve benim ısırdığım yerden ısırırdı. Yine âdetli iken su içtiğim kabı O'na verirdim, alır ve ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi." (Müslim Hayz, 14). (Hamdi DÖNDÜREN)
    Hayızlı veya nifaslı kadınla kocasının cinsel ilişkide bulunması ya da göbek ile diz arası kısımla oynaşması haramdır. Bu yasak Kur'an-ı Kerim'de de yer almaktadır.
    "Aybaşı halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın." (Bakara, 2/222)
    Bu hükmün diğer bir gerekçesi ise Peygamber (asm)'in "Ay başı iken hanımımdan bana helal olan nedir?" diye soran Abdullah b. Sa'd'e: "İzarın üstü sana helaldir." (Ebu Davud) demesidir. İzarın altından faydalanmak cimaya davet eder. Numan b. Beşir'den gelen ve Buhari ve Müslimde yer alan haber dolayısıyla haram kılınmıştır. Orada şöyle denilmektedir: "Her kim yasak bölgenin çevresinde dolaşacak olursa, ona düşme ihtimali de yüksektir."
    Burada geçen "izar" ise vucudun belden aşağısını örten kısımdır ki bu da göbek ile diz kapağı arasındaki kısımdır. Bunun dışındaki kısımlardan erkeklik organı ile yahut, öpmek, sarılmak, dokunmak ve buna benzer davranışlarla yararlanmak caizdir. (Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi)
    Ancak İmam Muhammed, "Kan gelen yerden sakınılması şartı ile her taraftan faydalanılması helaldir." demiştir. İmamı-ı Şafi'de bu görüştedir. Bu durumda kan gelen yerin örtülü olması, açık olmaması lazım. Bunu yapan kimselerin de kendilerinden emin olması gerekir.
    (Rauf Pehlivan, Büyük Kadın İlmihali, Gonca Yayınevi, 1993)
    S.İslamiyet


  3. 09.Mart.2012, 00:11
    2
    Moderatör



    Âdet görme, yani hayız, kadını erkekten ayıran özelliklerden birisidir. O, anormal ve çirkin bir olay değil, normal ve kadının yaratılışının gereği olan doğal bir olaydır. İslâm'ın çıkış sırasında câhiliye devri Arapları âdetli kadına arkadan, Hristiyanlar önden ilişkide bulunurlardı. Yahudiler ve Mecusîler ise, böyle bir kadından uzak durular, hatta temizlendikten sonra da bir hafta süreyle onlarla bir arada kalmazlar, birlikte yiyip, içmezlerdi (Müslim, Hayız, 6; Ebû Dâvûd, tahâre, 102, Nikâh, 46; Faruk Beşer, Hanımlara Özel İlmihal, İstanbul 1989, s. 154, vd).

    İslâm, kadına rûhî ve fizyolojik sıkıntı veren ve onu küçük düşüren bu alışkanlıkları yasaklayarak koruyucu bazı hükümler getirdi. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:
    "Ey Muhammed, sana kadınların hayız halinden sorarlar. De ki: O, kadına eziyet veren bir haldir. Hayız halindeyken kadınlardan uzaklaşın ve temizleninceye kadar da onlara yaklaşmayın. Temizlendikten sonra onlara Allah'ın emrettiği yerden yaklaşın." (Bakara;2/222).
    Hadiste ise şöyle buyurulur:
    "Bu hayız, Allah'ın Âdem (a.s)'in kızlarına yazdığı bir şeydir." (Buhârî, Hayz, 1,7, Edâhî, 3, 10; Müslim, Hacc,119,120; Ebû Dâvud, Menâsik, 23).
    Âdet gören kadından tamamen uzak mı kalınacağını soranlara Allah elçisi şu cevabı vermiştir:
    "(Âdet gören kadınla) Cinsel ilişki dışındaki şeyler, normal zamanlardaki gibi yapılabilir." (Müslim, Hayz" 16; Nesaî, Tahâret, 18; İbn Mâce, Taharet, 12).
    Kur'ân da, âdetten "pislik" olarak değil, "eziyet" olarak söz edilmiş, bununla, sıkıntıda bulunan hayızlı kadın korunmak istenmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber (asm)'in eşleriyle dizkapağı ve göbek arası dışındaki normal ilişkilerini sürdürdüğü bilinmektedir (bk. Buhârî, Hayz, 5, Tahâret,175; Dârimî, Tahâret,108).
    Âdetli kadının temiz olmayan yönü sadece âdet kanıdır. Onun tükrüğü ve teri pis değildir. Pişirdiği yenir ve yemek artığı da temizdir. Hz. Âişe (ra)'den (ö. 57/676) şöyle dediği nakledilmektedir:
    "Allah elçisinin isteği üzerine, ben adetli iken kucağıma yaslanır, Kur'ân okurdu." (Buhârî, Hayz, 2, 3; Müslîm, Hav,15; Nesâî, Tahâret, 173, 174).
    "Adetli iken, kemikli eti ısırır, sonra O'na verirdim. Alır ve benim ısırdığım yerden ısırırdı. Yine âdetli iken su içtiğim kabı O'na verirdim, alır ve ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi." (Müslim Hayz, 14). (Hamdi DÖNDÜREN)
    Hayızlı veya nifaslı kadınla kocasının cinsel ilişkide bulunması ya da göbek ile diz arası kısımla oynaşması haramdır. Bu yasak Kur'an-ı Kerim'de de yer almaktadır.
    "Aybaşı halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın." (Bakara, 2/222)
    Bu hükmün diğer bir gerekçesi ise Peygamber (asm)'in "Ay başı iken hanımımdan bana helal olan nedir?" diye soran Abdullah b. Sa'd'e: "İzarın üstü sana helaldir." (Ebu Davud) demesidir. İzarın altından faydalanmak cimaya davet eder. Numan b. Beşir'den gelen ve Buhari ve Müslimde yer alan haber dolayısıyla haram kılınmıştır. Orada şöyle denilmektedir: "Her kim yasak bölgenin çevresinde dolaşacak olursa, ona düşme ihtimali de yüksektir."
    Burada geçen "izar" ise vucudun belden aşağısını örten kısımdır ki bu da göbek ile diz kapağı arasındaki kısımdır. Bunun dışındaki kısımlardan erkeklik organı ile yahut, öpmek, sarılmak, dokunmak ve buna benzer davranışlarla yararlanmak caizdir. (Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi)
    Ancak İmam Muhammed, "Kan gelen yerden sakınılması şartı ile her taraftan faydalanılması helaldir." demiştir. İmamı-ı Şafi'de bu görüştedir. Bu durumda kan gelen yerin örtülü olması, açık olmaması lazım. Bunu yapan kimselerin de kendilerinden emin olması gerekir.
    (Rauf Pehlivan, Büyük Kadın İlmihali, Gonca Yayınevi, 1993)
    S.İslamiyet





+ Yorum Gönder