Konusunu Oylayın.: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zinadan hamile kalmak ve tevbe
  1. 08.Ağustos.2010, 13:04
    1
    Misafir

    Zinadan hamile kalmak ve tevbe






    Zinadan hamile kalmak ve tevbe Mumsema arkadaşlar iki sefer arayla zina yaptım ve iki seferde tövbe ettim şuan hamıleyım çok korkuyorum nasıl allahım yenıden benı affeder bılen varsa yazsın çok pişşmanım ve allahın gazabından çok korkuyorum


  2. 08.Ağustos.2010, 13:04
    1
    ZİYARETCİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ZİYARETCİ
    Misafir



    arkadaşlar iki sefer arayla zina yaptım ve iki seferde tövbe ettim şuan hamıleyım çok korkuyorum nasıl allahım yenıden benı affeder bılen varsa yazsın çok pişşmanım ve allahın gazabından çok korkuyorum


    Benzer Konular

    - Evlenmeden hamile kalmak günah mı?

    - Hanefi Mezhebinde Zinadan Hamile Kalan Kadınla Evlenmek Caiz mi?

    - Başkasının rahmiyle hamile kalmak caiz mi?

    - Bulunduğum ülkede çalışan hamile kadına fazladan ücret ödeniyor. para alabilmek için işe girip hamil

    - Emzirirken hamile kalmak

  3. 08.Ağustos.2010, 15:55
    2
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,422
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: zinadan hamile kalmak ve tevbe




    NASUH TÖVBESI


    Allahu Teala tövbenin fazileti konusunda kendilerini özel olarak muhatap aldığı müminlere şöyle emretmiştir:
    Ey iman edenler! Nasûh/samimi bir tövbe ile Allaha tövbe ediniz. Umulur ki Rabbiniz günahlarınızı örter ve sizi altlarından nehirler akan cennetlere koyar. [Tahrim 66/8.]

    Ayette geçen nasûh ifadesi samimiyet manasına gelen nush kökünden gelmektedir. Bu kelime Arapçada kullanılan feûl vezninde olup samimiyette çok ileri dereceyi ifade eder. Buna mübalağa sığası denir. Bu kelime nasûhan şeklinde de okunmuştur ki bu durumda masdar olmaktadır. Manası: Sırf Allah için tövbe ediniz demektir. Nasûh kelimesinin sırf, sade, yalın manasına gelen nısah kökünden türediği de söylenmiştir. Buna göre mana: Hiçbir şeye bağlı olmayan ve hiçbir şeyin de kendisine bağlı olmadığı, sırf Allah için olan bir tövbe ile tövbe ediniz, başka bir gaye gütmeyiniz, demektir. Bu da, hiçbir kötülüğe bulaşmadan istikametle taate devam etmek, imkan bulduğunda herhangi bir günaha girme düşüncesine sahip olmamak, şehvetini ve kalbî hislerini birleştirerek hevası için günah işlediği gibi, aynı günahı sırf Allah rızası için terk etmektir.
    Kul heva denen kötü arzulardan temiz bir kalp ile ve sünnete uygun güzel salih amelle Allahu Tealanın huzuruna geldiği zaman, kendisine güzel bir netice verilir. O zaman daha önceden kaçırdığı güzel hâli de elde eder. İşte bu, nasûh tövbesidir. Onu yapan kul, çokça tövbe eden, güzelce temizlenen ve Allahın sevgilisi olan birisidir. Bunlar Allah tarafından daha önce hakkında iyilikle hüküm verilen kimselerin hâl ve haberleridir. Kime Rabbi tarafından kendisini destekleyecek bir nimet (tevfik-i ilâhî) verilmişse, Allah onunla kulunu kötülüklere bulaşmaktan korur. Bu kimse Allahu Tealanın ayet-i kerimede:
    Hiç şüphesiz Allah, çokça tövbe edenlerle güzelce temizlenenleri sever [ Bakara 2/222.] hitabıyla kast ettiği kimsedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) de:
    Tövbe eden Allahın dostudur.[ Yüce Allahın tövbe den kimseyi seveceğini bildiren biraz fazlı lafızdaki bir hadis için bkz: Ahmed, Müsned, I, 86; Ebu Yala, Müsned, No: 483; Ebu Nuaym, Hilye, III, 209; Elbani, Daife, No: 95-96.]
    Gerçekten tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş kimse gibidir,[ İbn Mace, Zühd, 30; Beyhaki, Sünen, X, 154; Heysemî, Mecmau&z-Zevaid, X, 200; Elbani, Zaife, 615-616.] buyurmuştur.
    Hasan-i Basrîye, nasûh tövbesinin ne olduğu sorulunca, şöyle cevap vermiştir: O, kalp ile pişman olmak, dil ile istiğfar edip Allahtan affını istemek, azalarla günahları terk etmek ve içten bir daha günaha dönmemeye karar vermektir.
    Ebu Muhammed Sehl demiştir ki: Şu insanlara tövbeden daha gerekli bir şey ve tövbe ilmini bilmemelerinden dolayı daha şiddetli bir azap yoktur. Bugün insanlar tövbe ilmini bilmemektedirler.
    Yine o demiştir ki: Kim, tövbe farz değildir, derse, o kafirdir. (Onun bu sözüne razı olup tövbenin farz olmadığını düşünen de kafirdir.)
    Şu söz de Sehle ait: Gerçek tövbe eden, bir an ve bir nefes de olsa taatlarındaki gafletine tövbe eden kimsedir.
    Hz. Ali, tövbeyi terk etmeyi manevî körlük olarak görmüş, onu zanna tabi olmak ve zikri unutmakla bir arada ifade etmiş ve uzunca bir konuşmasının içinde şöyle söylemiştir:
    Kimin kalbi körelirse, Allahın zikrini unutur, zanna tabi olur, tövbe etmeden ve boyun bükmeden mağfiret olmayı ister.
    Samimi bir tövbenin farzı, günahı günah olarak kabul etmek, yapılan zulmü itiraf etmek, nefsin hevaî/kötü arzularına kızmak, onu kötü amellerdeki ısrarından vazgeçirmek, gücü yettiği kadar gıdasını/rızkını haramdan temizlemektir. Çünkü helal yemek salihlerin temel prensiplerindendir. Sonra da daha önceki günah ve isyanlara pişman olmaktır. Pişmanlığın hakikati ki eğer pişmanlık gerçek ise, kendisini pişman eden şeylerin benzerine bir daha dönmemektir.
    Tövbenin bir farzı da, istikamet üzere emre uymak ve yasak şeylerden kaçınmaktır. Gerçek istikamet, kulun ömründe daha önceki gibi sakat ve bozuk şeylere düşmemek, bütünüyle Allaha yönelmiş kimselerin yoluna tabi olmak, kendini eski haline döndürecek cahillerle arkadaş olmamak, sonra batılla meşgul olduğu günlerde ifsat ettiklerini düzeltmekle uğraşmak ve böylece tövbe edip bozuk halini ıslah eden salihlerden olmaya çalışmaktır. Hiç şüphesiz Allahu Teala iyilerin ecrini zayi etmediği gibi, bozguncuların amelini de (onlar tövbe etmediği sürece) düzeltmez.
    Tövbe edene gereken şeylerden birisi de, kötülüklerini iyiliklerle, iyiliklerini de daha güzelleriyle değiştirmektir. Tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allaha dönüşünün güzel ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden olması için böyle yapması zaruridir. Çünkü bu değişme dünyada olmaktadır. Kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir. Şu ayet-i kerime bunu göstermektedir:
    Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar, Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. [ Rad 13/11.]
    Demek ki, insanlar içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olacaktır.

    SELAM VE DUA ILE...
    alıntıdır


  4. 08.Ağustos.2010, 15:55
    2
    Hüvel Baki..



    NASUH TÖVBESI


    Allahu Teala tövbenin fazileti konusunda kendilerini özel olarak muhatap aldığı müminlere şöyle emretmiştir:
    Ey iman edenler! Nasûh/samimi bir tövbe ile Allaha tövbe ediniz. Umulur ki Rabbiniz günahlarınızı örter ve sizi altlarından nehirler akan cennetlere koyar. [Tahrim 66/8.]

    Ayette geçen nasûh ifadesi samimiyet manasına gelen nush kökünden gelmektedir. Bu kelime Arapçada kullanılan feûl vezninde olup samimiyette çok ileri dereceyi ifade eder. Buna mübalağa sığası denir. Bu kelime nasûhan şeklinde de okunmuştur ki bu durumda masdar olmaktadır. Manası: Sırf Allah için tövbe ediniz demektir. Nasûh kelimesinin sırf, sade, yalın manasına gelen nısah kökünden türediği de söylenmiştir. Buna göre mana: Hiçbir şeye bağlı olmayan ve hiçbir şeyin de kendisine bağlı olmadığı, sırf Allah için olan bir tövbe ile tövbe ediniz, başka bir gaye gütmeyiniz, demektir. Bu da, hiçbir kötülüğe bulaşmadan istikametle taate devam etmek, imkan bulduğunda herhangi bir günaha girme düşüncesine sahip olmamak, şehvetini ve kalbî hislerini birleştirerek hevası için günah işlediği gibi, aynı günahı sırf Allah rızası için terk etmektir.
    Kul heva denen kötü arzulardan temiz bir kalp ile ve sünnete uygun güzel salih amelle Allahu Tealanın huzuruna geldiği zaman, kendisine güzel bir netice verilir. O zaman daha önceden kaçırdığı güzel hâli de elde eder. İşte bu, nasûh tövbesidir. Onu yapan kul, çokça tövbe eden, güzelce temizlenen ve Allahın sevgilisi olan birisidir. Bunlar Allah tarafından daha önce hakkında iyilikle hüküm verilen kimselerin hâl ve haberleridir. Kime Rabbi tarafından kendisini destekleyecek bir nimet (tevfik-i ilâhî) verilmişse, Allah onunla kulunu kötülüklere bulaşmaktan korur. Bu kimse Allahu Tealanın ayet-i kerimede:
    Hiç şüphesiz Allah, çokça tövbe edenlerle güzelce temizlenenleri sever [ Bakara 2/222.] hitabıyla kast ettiği kimsedir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) de:
    Tövbe eden Allahın dostudur.[ Yüce Allahın tövbe den kimseyi seveceğini bildiren biraz fazlı lafızdaki bir hadis için bkz: Ahmed, Müsned, I, 86; Ebu Yala, Müsned, No: 483; Ebu Nuaym, Hilye, III, 209; Elbani, Daife, No: 95-96.]
    Gerçekten tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş kimse gibidir,[ İbn Mace, Zühd, 30; Beyhaki, Sünen, X, 154; Heysemî, Mecmau&z-Zevaid, X, 200; Elbani, Zaife, 615-616.] buyurmuştur.
    Hasan-i Basrîye, nasûh tövbesinin ne olduğu sorulunca, şöyle cevap vermiştir: O, kalp ile pişman olmak, dil ile istiğfar edip Allahtan affını istemek, azalarla günahları terk etmek ve içten bir daha günaha dönmemeye karar vermektir.
    Ebu Muhammed Sehl demiştir ki: Şu insanlara tövbeden daha gerekli bir şey ve tövbe ilmini bilmemelerinden dolayı daha şiddetli bir azap yoktur. Bugün insanlar tövbe ilmini bilmemektedirler.
    Yine o demiştir ki: Kim, tövbe farz değildir, derse, o kafirdir. (Onun bu sözüne razı olup tövbenin farz olmadığını düşünen de kafirdir.)
    Şu söz de Sehle ait: Gerçek tövbe eden, bir an ve bir nefes de olsa taatlarındaki gafletine tövbe eden kimsedir.
    Hz. Ali, tövbeyi terk etmeyi manevî körlük olarak görmüş, onu zanna tabi olmak ve zikri unutmakla bir arada ifade etmiş ve uzunca bir konuşmasının içinde şöyle söylemiştir:
    Kimin kalbi körelirse, Allahın zikrini unutur, zanna tabi olur, tövbe etmeden ve boyun bükmeden mağfiret olmayı ister.
    Samimi bir tövbenin farzı, günahı günah olarak kabul etmek, yapılan zulmü itiraf etmek, nefsin hevaî/kötü arzularına kızmak, onu kötü amellerdeki ısrarından vazgeçirmek, gücü yettiği kadar gıdasını/rızkını haramdan temizlemektir. Çünkü helal yemek salihlerin temel prensiplerindendir. Sonra da daha önceki günah ve isyanlara pişman olmaktır. Pişmanlığın hakikati ki eğer pişmanlık gerçek ise, kendisini pişman eden şeylerin benzerine bir daha dönmemektir.
    Tövbenin bir farzı da, istikamet üzere emre uymak ve yasak şeylerden kaçınmaktır. Gerçek istikamet, kulun ömründe daha önceki gibi sakat ve bozuk şeylere düşmemek, bütünüyle Allaha yönelmiş kimselerin yoluna tabi olmak, kendini eski haline döndürecek cahillerle arkadaş olmamak, sonra batılla meşgul olduğu günlerde ifsat ettiklerini düzeltmekle uğraşmak ve böylece tövbe edip bozuk halini ıslah eden salihlerden olmaya çalışmaktır. Hiç şüphesiz Allahu Teala iyilerin ecrini zayi etmediği gibi, bozguncuların amelini de (onlar tövbe etmediği sürece) düzeltmez.
    Tövbe edene gereken şeylerden birisi de, kötülüklerini iyiliklerle, iyiliklerini de daha güzelleriyle değiştirmektir. Tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allaha dönüşünün güzel ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden olması için böyle yapması zaruridir. Çünkü bu değişme dünyada olmaktadır. Kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir. Şu ayet-i kerime bunu göstermektedir:
    Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar, Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. [ Rad 13/11.]
    Demek ki, insanlar içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olacaktır.

    SELAM VE DUA ILE...
    alıntıdır


  5. 15.Mayıs.2017, 22:08
    3
    Misafir

    Yorum: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

    Evliyim zina yaptim ve Zinadan hamileyim bir gunah daha isleyip cocugumun canina kasdedip aldirmadim tovbemin yolu yokmudur rabbim tovbelerimi.affedermi ne yapmaliyim


  6. 15.Mayıs.2017, 22:08
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Evliyim zina yaptim ve Zinadan hamileyim bir gunah daha isleyip cocugumun canina kasdedip aldirmadim tovbemin yolu yokmudur rabbim tovbelerimi.affedermi ne yapmaliyim


  7. 16.Mayıs.2017, 00:39
    4
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,346
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

    Allah seni ıslah eylesin. Evet elbette tövbe edenin tövbesini Allah kabul eder. Ama o günaha asla bir kapı daha açmamak ve sonuna kadar kapatmaktır. Seni bu haramlara bulaştıran her türlü şeyi kesip atman yok etmen gerekir. ayrıca namaz ve ibadetlerini yerine getir. Ettiğin bu tövben sana ömür boyu yetmeli ve seni Allah'ın rızasına götürmelidir.


  8. 16.Mayıs.2017, 00:39
    4
    Yönetici
    Allah seni ıslah eylesin. Evet elbette tövbe edenin tövbesini Allah kabul eder. Ama o günaha asla bir kapı daha açmamak ve sonuna kadar kapatmaktır. Seni bu haramlara bulaştıran her türlü şeyi kesip atman yok etmen gerekir. ayrıca namaz ve ibadetlerini yerine getir. Ettiğin bu tövben sana ömür boyu yetmeli ve seni Allah'ın rızasına götürmelidir.


  9. 16.Mayıs.2017, 13:29
    5
    kucukfakih
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Nisan.2017
    Üye No: 111849
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

    Allah'ın rahmetinden ümit kesmek insana günah olarak yeter de artar.
    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    De ki:Ey kendi aleyhlerinde haddini aşmış kullarım.Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!Çünkü Allah,bütün günahları bağışlar.Şüphesiz ki O,çok bağışlayıcıdır,çok merhamet edicidir.(ZÜMER 53)


  10. 16.Mayıs.2017, 13:29
    5
    Allah'ın rahmetinden ümit kesmek insana günah olarak yeter de artar.
    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
    De ki:Ey kendi aleyhlerinde haddini aşmış kullarım.Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!Çünkü Allah,bütün günahları bağışlar.Şüphesiz ki O,çok bağışlayıcıdır,çok merhamet edicidir.(ZÜMER 53)


  11. 16.Mayıs.2017, 16:24
    6
    TövbeEdenKul
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mayıs.2017
    Üye No: 112137
    Mesaj Sayısı: 37
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

    ALLAHU TEALA Tövbe eden kulu sever..Tövbe et Ve bir daha o günaha dönme..ALLAH C.C Sizden Razı olur inşallah..


  12. 16.Mayıs.2017, 16:24
    6
    ALLAHU TEALA Tövbe eden kulu sever..Tövbe et Ve bir daha o günaha dönme..ALLAH C.C Sizden Razı olur inşallah..


  13. 01.Temmuz.2017, 11:24
    7
    Misafir

    Yorum: Zinadan hamile kalmak ve tevbe

    Allah kul hakiyla gelmeyin diyor kocandan helalik alman lazim kocanin arkasindan is yaptin ve istemedigi birsey yaptin allahu alem kul haki oliyor


  14. 01.Temmuz.2017, 11:24
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah kul hakiyla gelmeyin diyor kocandan helalik alman lazim kocanin arkasindan is yaptin ve istemedigi birsey yaptin allahu alem kul haki oliyor





+ Yorum Gönder