Konusunu Oylayın.: Yemin Ne Demektir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Yemin Ne Demektir?
  1. 07.Mart.2010, 23:38
    1
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,434
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Yemin Ne Demektir?






    Yemin Ne Demektir? Mumsema DİNİ KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ :..

    YEMÎN NEDİR ? KISACA


    Sözlükte "kuvvet, sağ taraf, sağ el, and içmek, kasem" gibi anlamlara gelen yemîn, dinî bir kavram olarak, bir kimsenin Allah'ın adını veya sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir. Yemîn, sözü kuvvetlendirmesi ve yalan yere yemînin büyük günah olması sebebiyle mahkemelerde başka bir delil bulunmadığında delil olarak kabul edilmiştir. (bk. Nükûl) Bunun dışında köle azât etme ve boşamaya bağlı olarak yapılan ve bazı fıkhî sonuçlar doğuran sözlere de yemîn denilmiştir.

    Sözün kuvvetlendirilmesi için Allah'ın adı veya sıfatı anılarak yapılan yemin üç çeşittir: Yemîn-i lağv, yemîn-i gamûs ve yemîn-i mün'akide.

    Yemîn-i lağv; bir şeyin öyle olduğu zannedilerek veya ağız alışkanlığıyla yapılan yemîndir. Kişinin birini görmediği halde gördüğünü zannederek "vallahi gördüm" demesi böyledir. Ayrıca sözünü kuvvetlendirme niyeti bulunmaksızın, yemîn kastı olmaksızın yemîn sözlerini söylemek de yemîn-i lağv olarak kabul edilmiştir. Bu şekilde yapılan yeminden dolayı keffaret gerekmez. Kur'ân-ı Kerîm'de, kasıtsız olarak ağızdan çıkıveren yeminlerden dolayı sorumlu tutulmayacağı bildirilmiştir (Bakara, 2/225; Mâide, 5/89). Bununla birlikte, ağız alışkanlığıyla konuşurken ikide bir yemîn edenlerin bu alışkanlıklarından vaz geçmek için çalışmaları gerekir.

    Yemîn-i gamûs; geçmiş zamanda meydana gelmeyen bir işin olduğuna veya yapılan bir şeyin olmadığına bilerek yalan yere yemîn etmektir. Bu yemîn büyük günah olup, sahibini günaha daldırdığı için bu isim verilmiştir. Bilerek ve Allah'ın adını anarak yalan yere yapılan yemînin bağışlanması için keffaret yeterli olmadığından; keffâret vacip kılınmamıştır. Gamûs yemîni yapan kimsenin gerçekten pişman olarak ve bir daha böyle bir hataya düşmemek üzere Allah'tan af dilemesi gerekir. Yalan yere yaptığı yemîn sebebiyle başkasının hakkının zayi olmasına sebep oldu ise, bu zararı tazmîn edip onlardan helâllik istemelidir.

    Yemîn-i mün'akide; mümkün olan ve geleceğe ait bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yapılan yemîndir. Bir kimsenin şu işi yapacağım veya "yapmayacağım" diye yemîn etmesi böyledir. Yemînin sahih olması için yemîn edenin akıllı, buluğ çağına erişmiş ve Müslüman olması gerekir. Ayrıca bu sözüyle yemîni kastetmiş olmalıdır. Bunun yanında yemînin Allah'ın isimlerinden biriyle veya O'nun sıfatlarıyla yapılmış olması gerekir. Allah ve sıfatları dışında başka şeylere yapılan yemîn, bu yemîn kapsamına girmez.

    Bu yemîn ileride yapılacak bir işe Allah'ın şahit tutulması olduğundan, yerine getirilmelidir. Yerine getirilmemesi halinde yemîn bozulmuş olur; keffâret ödenmesi gerekir. Yemînin keffâreti ise, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da köle azât etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün peşpeşe oruç tutar. Yüce Allah, "Allah sizi kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yemînlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kastettiği yemînlerden dolayı sorumlu tutar. Yemînin keffâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle azât etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yemîninizin keffâreti budur. Yemîn ettiğinizde yemînlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allah size böylece âyetlerini açıklıyor." buyurmaktadır (Mâide, 5/89).

    Farz veya vacip olan bir şeyi yapmamaya; haram ve günah olan bir şeyi yapmaya edilen yemînin yerine getirilmeyip keffâret verilmesi gerekir. Mendûb olan bir şeyi yapmamaya veya mekrûh olan bir şeyi yapmaya yemîn eden kimsenin yemînini bozup keffâret vermesi daha uygundur. Mubah konularda yapılan yemînlerde ise, yemînin bozulmaması gerekir. Şayet yemînini bozar ise keffâret vermesi gerekir. Yeminin bilerek veya unutarak ya da baskı altında bozulması arasında fark yoktur; keffâret verilmesi gerekir.
    (KAYNAK DIYANET)


  2. 07.Mart.2010, 23:38
    1
    Moderatör



    DİNİ KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ :..

    YEMÎN NEDİR ? KISACA


    Sözlükte "kuvvet, sağ taraf, sağ el, and içmek, kasem" gibi anlamlara gelen yemîn, dinî bir kavram olarak, bir kimsenin Allah'ın adını veya sıfatını zikrederek sözünü kuvvetlendirmesi demektir. Yemîn, sözü kuvvetlendirmesi ve yalan yere yemînin büyük günah olması sebebiyle mahkemelerde başka bir delil bulunmadığında delil olarak kabul edilmiştir. (bk. Nükûl) Bunun dışında köle azât etme ve boşamaya bağlı olarak yapılan ve bazı fıkhî sonuçlar doğuran sözlere de yemîn denilmiştir.

    Sözün kuvvetlendirilmesi için Allah'ın adı veya sıfatı anılarak yapılan yemin üç çeşittir: Yemîn-i lağv, yemîn-i gamûs ve yemîn-i mün'akide.

    Yemîn-i lağv; bir şeyin öyle olduğu zannedilerek veya ağız alışkanlığıyla yapılan yemîndir. Kişinin birini görmediği halde gördüğünü zannederek "vallahi gördüm" demesi böyledir. Ayrıca sözünü kuvvetlendirme niyeti bulunmaksızın, yemîn kastı olmaksızın yemîn sözlerini söylemek de yemîn-i lağv olarak kabul edilmiştir. Bu şekilde yapılan yeminden dolayı keffaret gerekmez. Kur'ân-ı Kerîm'de, kasıtsız olarak ağızdan çıkıveren yeminlerden dolayı sorumlu tutulmayacağı bildirilmiştir (Bakara, 2/225; Mâide, 5/89). Bununla birlikte, ağız alışkanlığıyla konuşurken ikide bir yemîn edenlerin bu alışkanlıklarından vaz geçmek için çalışmaları gerekir.

    Yemîn-i gamûs; geçmiş zamanda meydana gelmeyen bir işin olduğuna veya yapılan bir şeyin olmadığına bilerek yalan yere yemîn etmektir. Bu yemîn büyük günah olup, sahibini günaha daldırdığı için bu isim verilmiştir. Bilerek ve Allah'ın adını anarak yalan yere yapılan yemînin bağışlanması için keffaret yeterli olmadığından; keffâret vacip kılınmamıştır. Gamûs yemîni yapan kimsenin gerçekten pişman olarak ve bir daha böyle bir hataya düşmemek üzere Allah'tan af dilemesi gerekir. Yalan yere yaptığı yemîn sebebiyle başkasının hakkının zayi olmasına sebep oldu ise, bu zararı tazmîn edip onlardan helâllik istemelidir.

    Yemîn-i mün'akide; mümkün olan ve geleceğe ait bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yapılan yemîndir. Bir kimsenin şu işi yapacağım veya "yapmayacağım" diye yemîn etmesi böyledir. Yemînin sahih olması için yemîn edenin akıllı, buluğ çağına erişmiş ve Müslüman olması gerekir. Ayrıca bu sözüyle yemîni kastetmiş olmalıdır. Bunun yanında yemînin Allah'ın isimlerinden biriyle veya O'nun sıfatlarıyla yapılmış olması gerekir. Allah ve sıfatları dışında başka şeylere yapılan yemîn, bu yemîn kapsamına girmez.

    Bu yemîn ileride yapılacak bir işe Allah'ın şahit tutulması olduğundan, yerine getirilmelidir. Yerine getirilmemesi halinde yemîn bozulmuş olur; keffâret ödenmesi gerekir. Yemînin keffâreti ise, on fakiri doyurmak veya giydirmek ya da köle azât etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün peşpeşe oruç tutar. Yüce Allah, "Allah sizi kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yemînlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kastettiği yemînlerden dolayı sorumlu tutar. Yemînin keffâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle azât etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalıdır; yemîninizin keffâreti budur. Yemîn ettiğinizde yemînlerinizi tutun. Şükredesiniz diye Allah size böylece âyetlerini açıklıyor." buyurmaktadır (Mâide, 5/89).

    Farz veya vacip olan bir şeyi yapmamaya; haram ve günah olan bir şeyi yapmaya edilen yemînin yerine getirilmeyip keffâret verilmesi gerekir. Mendûb olan bir şeyi yapmamaya veya mekrûh olan bir şeyi yapmaya yemîn eden kimsenin yemînini bozup keffâret vermesi daha uygundur. Mubah konularda yapılan yemînlerde ise, yemînin bozulmaması gerekir. Şayet yemînini bozar ise keffâret vermesi gerekir. Yeminin bilerek veya unutarak ya da baskı altında bozulması arasında fark yoktur; keffâret verilmesi gerekir.
    (KAYNAK DIYANET)

  3. 05.Nisan.2010, 00:00
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,999
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 339
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    İslamda Yemin Ne Demektir?




    eyballah Melle

    Yemin Nedir? Kısaca Yemin Kavramı


    Yemin, lügatte, kuvvet manasına gelir. Dindeki manası ise, bir işi yapmak veya yapmamak hususunda iddiayı kuvvetlendirmek için ya Allah'a kasem edilerek veya talak (boşanma) gibi birşey'e bağlayarak yapılan akid demektir.

    Mesela: "Vallahi filan işi yaptım veya yapmadım" şeklinde yapılan yemin, Allah'a kasem suretiyle yemindir.

    "Şu işi yaparsam karım boş olsun" deme ise, boşamaya bağlı yemin çeşididir.

    Yemin edene halif denir. Yeminini tutmaya berr, yeminini tutan kimseyede barr adı verilir. Yemini bozmaya veya yalan yere yemin etmeye ise hins; böyle olan kimseye de hanis denilir.

    Allah'a Kasem Şeklinde Yapılan Yeminin Çeşitleri Nelerdir?

    Kasem şeklinde yapılan yeminler üçe ayrılır:

    1 - Yemin-i lağv,

    2 - Yemin-i gamus,

    3 - Yemin-i mün'akide.

    Yemin-i Lağv Nedir?

    Yanlışlıkla veya doğru zannıyla yalan yere yapılan yemindir. Bir kimsenin borcunu ödemediği halde ödediğini zannederek "vallahi ödedim" diye yemin etmesi gibi. Bu nevi yeminden dolayı yemin sebebine keffaret gerekmez. Allah'ın afvı ve bağışlaması umulur.

    Ağızdan yemin kastedilmeksizin yanlışlıkla irade dışı çıkan vallahi sözü de bu yemin kısmına girer.

    Yemin-i Gamus Nedir?

    Bile bile yalan yere yapılan yemindir. Borcunu ödemediğini bilen kimsenin, bile bile, ödedim diye yemin etmesi gibi...

    Bu gibi yalan yeminler çok büyük günahtır. Böyle yalan yere yapılan yeminlerin, yurtları viran ve yalancıları da mahv u perişan edeceği rivayetlerde vardır. Bunun bağışlanması için keffaret yoktur. Çünkü ortada kasdi bir durum vardır. Ancak tevbe istiğfar etmek, hakkı zayi olan varsa ondan da helallık almak gerekir.

    İmam-ı Şafii'ye göre keffaret de gerekir.

    Yemin-i Mün'akide Nedir?

    Mümkün olan ve geleceğe ait bulunan bir şey hususunda yapılan yemindir. "Vallahi yarın borcumu ödeyeceğim" demek gibi...

    Böyle bir yemine riayet vacibdir. Ancak riayet edildiğinde umumun zararı söz konusu ise, o takdirde yemine riayet edilmez, bozulur, sonradan keffareti verilir ve ayrıca Allah'tan da af dilenir.

    Mesela: Bir kimse borcunu vermemeğe yemin etse, bu yemine riayet etmek değil, etmemek vacibdir. Bu sebeble yemin bozulur. Keffareti verilir.

    * Birden fazla yemin edilip bozulunca her yemin için ayrı bir keffaret gerekir mi?

    Evet, yeminin sayısı artarsa, keffaretin sayısı da ona orantılı olarak artar. Yeminleri ayrı yerde söylemiş olmak bile, bu hükmü değiştirmez.

    Fakat İmam-ı Muhammed'e göre, yemin keffaretleri çoğalınca bir tek keffaretle hepsinden kurtulunmuş olur. Fakihlerin çoğu bu görüşü tercih ederler..
    Kaynak : Sorularla İslamiyet


  4. 05.Nisan.2010, 00:00
    2
    Moderatör



    eyballah Melle

    Yemin Nedir? Kısaca Yemin Kavramı


    Yemin, lügatte, kuvvet manasına gelir. Dindeki manası ise, bir işi yapmak veya yapmamak hususunda iddiayı kuvvetlendirmek için ya Allah'a kasem edilerek veya talak (boşanma) gibi birşey'e bağlayarak yapılan akid demektir.

    Mesela: "Vallahi filan işi yaptım veya yapmadım" şeklinde yapılan yemin, Allah'a kasem suretiyle yemindir.

    "Şu işi yaparsam karım boş olsun" deme ise, boşamaya bağlı yemin çeşididir.

    Yemin edene halif denir. Yeminini tutmaya berr, yeminini tutan kimseyede barr adı verilir. Yemini bozmaya veya yalan yere yemin etmeye ise hins; böyle olan kimseye de hanis denilir.

    Allah'a Kasem Şeklinde Yapılan Yeminin Çeşitleri Nelerdir?

    Kasem şeklinde yapılan yeminler üçe ayrılır:

    1 - Yemin-i lağv,

    2 - Yemin-i gamus,

    3 - Yemin-i mün'akide.

    Yemin-i Lağv Nedir?

    Yanlışlıkla veya doğru zannıyla yalan yere yapılan yemindir. Bir kimsenin borcunu ödemediği halde ödediğini zannederek "vallahi ödedim" diye yemin etmesi gibi. Bu nevi yeminden dolayı yemin sebebine keffaret gerekmez. Allah'ın afvı ve bağışlaması umulur.

    Ağızdan yemin kastedilmeksizin yanlışlıkla irade dışı çıkan vallahi sözü de bu yemin kısmına girer.

    Yemin-i Gamus Nedir?

    Bile bile yalan yere yapılan yemindir. Borcunu ödemediğini bilen kimsenin, bile bile, ödedim diye yemin etmesi gibi...

    Bu gibi yalan yeminler çok büyük günahtır. Böyle yalan yere yapılan yeminlerin, yurtları viran ve yalancıları da mahv u perişan edeceği rivayetlerde vardır. Bunun bağışlanması için keffaret yoktur. Çünkü ortada kasdi bir durum vardır. Ancak tevbe istiğfar etmek, hakkı zayi olan varsa ondan da helallık almak gerekir.

    İmam-ı Şafii'ye göre keffaret de gerekir.

    Yemin-i Mün'akide Nedir?

    Mümkün olan ve geleceğe ait bulunan bir şey hususunda yapılan yemindir. "Vallahi yarın borcumu ödeyeceğim" demek gibi...

    Böyle bir yemine riayet vacibdir. Ancak riayet edildiğinde umumun zararı söz konusu ise, o takdirde yemine riayet edilmez, bozulur, sonradan keffareti verilir ve ayrıca Allah'tan da af dilenir.

    Mesela: Bir kimse borcunu vermemeğe yemin etse, bu yemine riayet etmek değil, etmemek vacibdir. Bu sebeble yemin bozulur. Keffareti verilir.

    * Birden fazla yemin edilip bozulunca her yemin için ayrı bir keffaret gerekir mi?

    Evet, yeminin sayısı artarsa, keffaretin sayısı da ona orantılı olarak artar. Yeminleri ayrı yerde söylemiş olmak bile, bu hükmü değiştirmez.

    Fakat İmam-ı Muhammed'e göre, yemin keffaretleri çoğalınca bir tek keffaretle hepsinden kurtulunmuş olur. Fakihlerin çoğu bu görüşü tercih ederler..
    Kaynak : Sorularla İslamiyet

  5. 21.Haziran.2012, 19:35
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,434
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Yemin Ne Demektir?

    Sözlükte "yemin" kavramının anlamı ne demek?

    Yemin kelimesinin kısaca anlamı: Ant demektir


  6. 21.Haziran.2012, 19:35
    3
    Moderatör
    Sözlükte "yemin" kavramının anlamı ne demek?

    Yemin kelimesinin kısaca anlamı: Ant demektir

  7. 25.Şubat.2014, 17:48
    4
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,763
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Yemin Ne Demektir?

    yemin ne demektir, Kısaca yemin nedir

    Yemin'in Islam'daki yeri

    Sag el; bereket; güç, kuvvet ve güzel mevki, yaralayici; kisinin bir haberi kuvvetlendirmek veya bir isi yapip yapmamak hususundaki azim ve iddiaya güç vermek için Allah'a kasem ya da bosama ve köle azadi gibi bir seye baglamak suretiyle akit etmesi anlaminda bir fikih terimi.

    Yemin daha çok Allah'in isimleri veya zâtî sifatlarindan birisi anilarak yapilan kasem için kullanilir. Talâka veya köle âzadina bagli olanlarin yemin olup almadigi tartismalidir (Kasânî, Bedâiu's-Sanâi,III, 2).

    Kasem ve hilf kelimeleri arasinda nüanslar olmakla birlikte "yemin" ile es anlamli olarak kullanilmaktadirlar (Kâsânî, a.yer; Lisânu'l Arab, XIII, 462). Türkçe'de bazan yemin yerine "and içmek" tabirinin kullanildigi görülmektedir.

    Bu mefhumun, kelimenin anlami ile irtibati; yeminin söze güç kuvvet katmasi ve yeminlesenlerin sag ellerini birbirlerine vurmalaridir (Mevsilî, el-ihtiyâr, IV, 45).

    Yemin, akitlerde ve husûmetlerde sözü te'kid için mesrudur. Mesrûtiyeti Kur'ân-i Kerîm ve Sünnetle sabittir. Kur'ân'in bir çok sûresi degisik cisimler üzerine yapilan yeminlerle baslar. Tin, sems, Fecr sûreleri bu kabildendir. Bakara sûresinin 225. ve Mâide sûresinin 89. âyetinde Allah Teâlâ'nin, yemin-i lagv sebebiyle kullarini mülahaza etmeyecegi bildirilmektedir. Yine Mâide sûresinin 89. âyetinde sorumluluk getiren yeminin mûn'akide yemini oldugu ifade edilmekte, yeminlere riayet emedilmekte ve yeminini bozanlarin nasil keffaret ödeyecekleri beyan edilmektedir. Bunlarin yanisira; Nahl (16) 38, 92, 94; Âlu imran (3) 77; Mâide (5) 53, 108; En'am (6) 109; Tevbe (9) 12,13; Nur (24) 53; Fatir (35) 42; Mücâdele (58) 16; Münafikûn (63) 2; âyetleri de yeminin mesrûtiyetinin Kur'ân'dan delilleridir.

    Hz. Peygamber bir hadisinde ümmetine, babalar ve putlar adina yemin etmemelerini, yemin edeceklerse Allah adina yemin etmelerini ya da hiç yemin etmemelerini emretmistir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 7; Tirmizî, Nuzur, 8).

    Rasûlüllah bizzat kendisi de yemin etmistir. Onun yemin ederken en çok kullandigi tabirlerden birisi: "Nefsime veya Muhammed'in nefsine sahip olana yemin ederim ki. "dir (Örnek olarak bkz. ibn Mâce, Keffaret 1; Ahmed b. Hanbel, a.g.e., IV, 16).


  8. 25.Şubat.2014, 17:48
    4
    Üye
    yemin ne demektir, Kısaca yemin nedir

    Yemin'in Islam'daki yeri

    Sag el; bereket; güç, kuvvet ve güzel mevki, yaralayici; kisinin bir haberi kuvvetlendirmek veya bir isi yapip yapmamak hususundaki azim ve iddiaya güç vermek için Allah'a kasem ya da bosama ve köle azadi gibi bir seye baglamak suretiyle akit etmesi anlaminda bir fikih terimi.

    Yemin daha çok Allah'in isimleri veya zâtî sifatlarindan birisi anilarak yapilan kasem için kullanilir. Talâka veya köle âzadina bagli olanlarin yemin olup almadigi tartismalidir (Kasânî, Bedâiu's-Sanâi,III, 2).

    Kasem ve hilf kelimeleri arasinda nüanslar olmakla birlikte "yemin" ile es anlamli olarak kullanilmaktadirlar (Kâsânî, a.yer; Lisânu'l Arab, XIII, 462). Türkçe'de bazan yemin yerine "and içmek" tabirinin kullanildigi görülmektedir.

    Bu mefhumun, kelimenin anlami ile irtibati; yeminin söze güç kuvvet katmasi ve yeminlesenlerin sag ellerini birbirlerine vurmalaridir (Mevsilî, el-ihtiyâr, IV, 45).

    Yemin, akitlerde ve husûmetlerde sözü te'kid için mesrudur. Mesrûtiyeti Kur'ân-i Kerîm ve Sünnetle sabittir. Kur'ân'in bir çok sûresi degisik cisimler üzerine yapilan yeminlerle baslar. Tin, sems, Fecr sûreleri bu kabildendir. Bakara sûresinin 225. ve Mâide sûresinin 89. âyetinde Allah Teâlâ'nin, yemin-i lagv sebebiyle kullarini mülahaza etmeyecegi bildirilmektedir. Yine Mâide sûresinin 89. âyetinde sorumluluk getiren yeminin mûn'akide yemini oldugu ifade edilmekte, yeminlere riayet emedilmekte ve yeminini bozanlarin nasil keffaret ödeyecekleri beyan edilmektedir. Bunlarin yanisira; Nahl (16) 38, 92, 94; Âlu imran (3) 77; Mâide (5) 53, 108; En'am (6) 109; Tevbe (9) 12,13; Nur (24) 53; Fatir (35) 42; Mücâdele (58) 16; Münafikûn (63) 2; âyetleri de yeminin mesrûtiyetinin Kur'ân'dan delilleridir.

    Hz. Peygamber bir hadisinde ümmetine, babalar ve putlar adina yemin etmemelerini, yemin edeceklerse Allah adina yemin etmelerini ya da hiç yemin etmemelerini emretmistir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 7; Tirmizî, Nuzur, 8).

    Rasûlüllah bizzat kendisi de yemin etmistir. Onun yemin ederken en çok kullandigi tabirlerden birisi: "Nefsime veya Muhammed'in nefsine sahip olana yemin ederim ki. "dir (Örnek olarak bkz. ibn Mâce, Keffaret 1; Ahmed b. Hanbel, a.g.e., IV, 16).

  9. 26.Ekim.2015, 04:31
    5
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,306
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Yemin Ne Demektir?

    Yemin nedir,* Yemin ne anlama gelir? Kısaca
    Yemin, bir sözü pekiştirmek için Allah adı veya sıfatlarını kullanarak and içmektir.


  10. 26.Ekim.2015, 04:31
    5
    Moderatör
    Yemin nedir,* Yemin ne anlama gelir? Kısaca
    Yemin, bir sözü pekiştirmek için Allah adı veya sıfatlarını kullanarak and içmektir.

  11. 11.Aralık.2016, 04:10
    6
    Misafir

    Yorum: Yemin Ne Demektir?

    Bu böyle değilse şöyle olsun demek yemin midir? Eğer yeminse içimizden etmişsek sahih olmaz mı?

    Bu böyle değilse şöyle olsun demek yeişn mi içimizden demişsek sahih olur mu

    Bu böyle ise/değilse böyle olsun demek yemin mi
    2.içimşzdn ettiğimiz hiçbir yemin mi sahih olmaz?


  12. 11.Aralık.2016, 04:10
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bu böyle değilse şöyle olsun demek yemin midir? Eğer yeminse içimizden etmişsek sahih olmaz mı?

    Bu böyle değilse şöyle olsun demek yeişn mi içimizden demişsek sahih olur mu

    Bu böyle ise/değilse böyle olsun demek yemin mi
    2.içimşzdn ettiğimiz hiçbir yemin mi sahih olmaz?

  13. 11.Aralık.2016, 21:12
    7
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,885
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Yorum: Yemin Ne Demektir?

    Allah adını veya sıfatını bir de YEMİN kelimesini kullanmadığınız sürece yemin geçerli değildir.


  14. 11.Aralık.2016, 21:12
    7
    Üye
    Allah adını veya sıfatını bir de YEMİN kelimesini kullanmadığınız sürece yemin geçerli değildir.




+ Yorum Gönder