Konusunu Oylayın.: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 12 kişi
40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)
  1. 12.Temmuz.2008, 00:05
    1
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,598
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 69
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)






    40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması) Mumsema
    40 Hadis MSN Nicki (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)


    BESMELEYLE BAŞLAYALIM İNŞA'ALLAH
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    İÇİNİZDEN KİM BENİM KIRK HADİSİMİ ÖĞRENİR VE TAŞIR İSE( YAŞAMINDA UYGULAR İSE) KIYAMET GÜNÜ SALİH KİŞİLER İLE HAŞROLUNACAKTIR


    40 HADİS



    1
    اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi
    Müslim, İmân, 95



    2
    اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
    İslâm, güzel ahlâktır
    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225



    3
    مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez
    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16



    4
    يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6



    5
    إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür
    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6



    6
    اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
    Tirmizî, İlm, 14



    7
    لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63



    8
    اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran
    Tirmizî, Birr, 55



    9
    إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur
    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334



    10
    اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
    İman, yetmiş küsur derecedir En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır Haya da imandandır
    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58



    11
    مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun Bu da imanın en zayıf derecesidir
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248



    12
    عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz
    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12



    13
    لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur
    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31



    14
    لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz
    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71



    15
    اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58




    16
    لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız
    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56



    17
    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8



    18
    لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz
    Buhârî, Edeb, 57, 58



    19
    إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe ***ürür İyilik de cennete ***ürür Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır Yalancılık kötüye ***ürür Kötülük de cehenneme ***ürür Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır
    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104



    20
    لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme
    Tirmizî, Birr, 58



    21
    تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır
    Tirmizî, Birr, 36



    22
    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakarAma o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar
    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
    Ahmed b Hanbel, 2/285, 539



    23
    رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır
    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir
    Tirmizî, Birr, 3



    24
    ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası
    İbn Mâce, Dua, 11



    25
    مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez
    Tirmizî, Birr, 33



    26
    خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır
    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50



    27
    لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
    göstermeyen bizden değildir
    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66



    28
    كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur
    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42



    29
    اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının Onlar nelerdir ya Resulullah dediler Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu
    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144



    30
    مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun
    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75



    31
    مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
    Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim
    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141



    32
    اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir
    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78



    33
    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
    Her insan hata eder
    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir
    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30



    34
    عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur
    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61



    35
    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
    Bizi aldatan bizden değildir
    Müslim, Îmân, 164



    36
    لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler
    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79



    37
    أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
    İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz
    İbn Mâce, Ruhûn, 4



    38
    مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10



    39
    إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur Dikkat edin! O, kalptir
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107



    40
    اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



  2. 12.Temmuz.2008, 00:05
    1
    Aciz Kul



    40 Hadis MSN Nicki (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)


    BESMELEYLE BAŞLAYALIM İNŞA'ALLAH
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    İÇİNİZDEN KİM BENİM KIRK HADİSİMİ ÖĞRENİR VE TAŞIR İSE( YAŞAMINDA UYGULAR İSE) KIYAMET GÜNÜ SALİH KİŞİLER İLE HAŞROLUNACAKTIR


    40 HADİS



    1
    اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi
    Müslim, İmân, 95



    2
    اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
    İslâm, güzel ahlâktır
    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225



    3
    مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez
    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16



    4
    يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6



    5
    إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür
    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6



    6
    اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
    Tirmizî, İlm, 14



    7
    لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63



    8
    اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran
    Tirmizî, Birr, 55



    9
    إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur
    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334



    10
    اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
    İman, yetmiş küsur derecedir En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır Haya da imandandır
    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58



    11
    مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun Bu da imanın en zayıf derecesidir
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248



    12
    عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz
    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12



    13
    لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur
    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31



    14
    لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz
    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71



    15
    اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58




    16
    لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız
    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56



    17
    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8



    18
    لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz
    Buhârî, Edeb, 57, 58



    19
    إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe ***ürür İyilik de cennete ***ürür Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır Yalancılık kötüye ***ürür Kötülük de cehenneme ***ürür Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır
    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104



    20
    لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme
    Tirmizî, Birr, 58



    21
    تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır
    Tirmizî, Birr, 36



    22
    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakarAma o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar
    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
    Ahmed b Hanbel, 2/285, 539



    23
    رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır
    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir
    Tirmizî, Birr, 3



    24
    ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası
    İbn Mâce, Dua, 11



    25
    مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez
    Tirmizî, Birr, 33



    26
    خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır
    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50



    27
    لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
    göstermeyen bizden değildir
    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66



    28
    كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur
    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42



    29
    اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının Onlar nelerdir ya Resulullah dediler Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu
    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144



    30
    مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun
    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75



    31
    مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
    Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim
    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141



    32
    اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir
    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78



    33
    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
    Her insan hata eder
    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir
    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30



    34
    عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur
    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61



    35
    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
    Bizi aldatan bizden değildir
    Müslim, Îmân, 164



    36
    لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler
    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79



    37
    أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
    İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz
    İbn Mâce, Ruhûn, 4



    38
    مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10



    39
    إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur Dikkat edin! O, kalptir
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107



    40
    اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



    Benzer Konular

    - 40hadis türkçe ve arapça ve açıklaması

    - Hikmetli bir söz (türkçe arapça ve açıklaması)

    - Arapça Yazılı Hadis Kitabı Arıyorum - Arapça hadis kaynakları

    - Msn için Arapça Hadis Nickleri ve Türkçe meali.!

    - Arapça MSN Nickleri

  3. 17.Temmuz.2008, 09:56
    2
    Yusuf
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 1,563
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 27

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)




    çok güzel Allah razı olsun rana



  4. 17.Temmuz.2008, 09:56
    2
    Devamlı Üye



    çok güzel Allah razı olsun rana



  5. 20.Eylül.2008, 18:47
    3
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,598
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 69
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    Rabbim sizlerden de razi olsun Yusuf ve ßaran


  6. 20.Eylül.2008, 18:47
    3
    Aciz Kul
    Rabbim sizlerden de razi olsun Yusuf ve ßaran


  7. 27.Ocak.2009, 22:49
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,324
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 333
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    boş sözleri yazacağımıza hem biz hadis okuyalım hemde karşı tarafa okutmuş olalım Allah (cc) razı olsun


  8. 27.Ocak.2009, 22:49
    4
    Moderatör
    boş sözleri yazacağımıza hem biz hadis okuyalım hemde karşı tarafa okutmuş olalım Allah (cc) razı olsun


  9. 01.Mart.2009, 20:57
    5
    bolton1984
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mart.2009
    Üye No: 47097
    Mesaj Sayısı: 2
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 33

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    kardeşlerim bu nicleri msn de kullanmak için nasıl kaydediyoruz bilgi verirseniz mutmain olurum inşallah şimdiden hepinizden rabbim razı olsun inşallah


  10. 01.Mart.2009, 20:57
    5
    bolton1984 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    kardeşlerim bu nicleri msn de kullanmak için nasıl kaydediyoruz bilgi verirseniz mutmain olurum inşallah şimdiden hepinizden rabbim razı olsun inşallah


  11. 09.Mayıs.2009, 23:44
    6
    H@RB!KIZ
    GöNüL DoSTu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24331
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: forumacil

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

    İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)

    Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)


  12. 09.Mayıs.2009, 23:44
    6
    GöNüL DoSTu
    Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

    İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)

    Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)


  13. 24.Temmuz.2009, 01:03
    7
    ***AZRA***
    cadı aSya xD

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Temmuz.2009
    Üye No: 49184
    Mesaj Sayısı: 223
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: Kova'nın Dibinde

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    Allah cc razı olsun


  14. 24.Temmuz.2009, 01:03
    7
    cadı aSya xD
    Allah cc razı olsun


  15. 26.Ağustos.2009, 22:30
    8
    elif_f
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2009
    Üye No: 51108
    Mesaj Sayısı: 51
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    çok güzel ALLAH razı olsun...


  16. 26.Ağustos.2009, 22:30
    8
    Devamlı Üye
    çok güzel ALLAH razı olsun...


  17. 10.Kasım.2009, 05:18
    9
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,598
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 69
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    amin cümlemizden razi olsun kardesler


  18. 10.Kasım.2009, 05:18
    9
    Aciz Kul
    amin cümlemizden razi olsun kardesler


  19. 16.Ağustos.2014, 14:54
    10
    Misafir

    Cevap: --->: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    hiç beğenmedim sebep sanki kimse öğrenmesin diye yazı karekterini en kötüyü seçmissiniz suat yeşil


  20. 16.Ağustos.2014, 14:54
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    hiç beğenmedim sebep sanki kimse öğrenmesin diye yazı karekterini en kötüyü seçmissiniz suat yeşil


  21. 01.Aralık.2016, 18:43
    11
    Misafir

    Yorum: 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    rabbim sen bizi kötülüklerden korudu'ya benim bir kötülüğüm varsa bu kötülüğümü kabul et yarabbim sahra evelek


  22. 01.Aralık.2016, 18:43
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    rabbim sen bizi kötülüklerden korudu'ya benim bir kötülüğüm varsa bu kötülüğümü kabul et yarabbim sahra evelek





+ Yorum Gönder