Konusunu Oylayın.: Msn arapca nickler ve anlamları

5 üzerinden | Toplam: 0 kişi oyladı.

Msn arapca nickler ve anlamları
  1. 02.Eylül.2007, 00:02
    1
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,360
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Msn arapca nickler ve anlamları






    Msn arapca nickler ve anlamları Mumsema msn arapca nickler


    Beslemeyle başlayalım İnşallah

    بِسْــــــــــــــــــــــمِاﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم

    İçinden Kim benim Kırk hadisimi öğrenir ve Taşır ise(yaşamında uygular ise)öğrenirse kıyamet günü salih kişiler ile haşrolunacaktır.

    40 HADİS

    1
    اَلدِّينُالنَّصِيحَةُقُلْنَا: لِمَنْ )يَارَسُولَاللَّهِ؟( قَالَ: لِلَّهِوَلِكِتَابِهِوَلِرَسُولِهِوَلأئِمَّةِالْمُسْلِمِينَوَعَامَّتِهِمْ

    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, K
    itabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

    Müslim, İmân, 95.

    2
    اَلإِسْلاَمُحُسْنُالْخُلُقِ

    İslâm, güzel ahlâktır.

    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

    3
    مَنْلاَيَرْحَمِالنَّاسَلاَيَرْحَمْهُاللَّهُ

    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.

    4
    يَسِّرُواوَلاَتُعَسِّرُواوَبَشِّرُواوَلاَتُنَفِّرُوا

    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

    Buhârî, İlm, 12; Müslim,
    Cihâd, 6.

    5
    إنَّمِمَّاأدْرَكَالنَّاسُمِنْكَلاَمِالنُّبُوَّةِ:

    إذَالَمْتَسْتَحِفَاصْنَعْمَاشِئْتَ

    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb
    , 6.

    6
    اَلدَّالُّعَلىَالْخَيْرِكَفَاعِلِهِ

    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

    Tirmizî, İlm, 14.

    7
    لاَيُلْدَغُاْلمُؤْمِنُمِنْجُحْرٍمَرَّتَيْنِ

    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

    Buhârî, Edeb, 8
    3; Müslim, Zühd, 63.

    8
    اِتَّقِاللَّهَحَـيْثُمَاكُنْتَوَأتْبِـعِالسَّـيِّـئَةَالْحَسَنَةَتَمْحُهَا

    وَخَالِقِالنَّاسَبِخُلُقٍحَسَنٍ

    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsi
    n. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

    Tirmizî, Birr, 55.

    9
    إنَّاللَّهَتَعَالىيُحِبُّإذَاعَمِلَأحَدُكُمْعَمَلاًأنْيُتْقِنَهُ

    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

    Taberânî,
    el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.

    10
    اَلإِيمَانُبِضْعٌوَسَبْعُونَشُعْبَةًأفْضَلُهَاقَوْلُلاَإِلهَإِلاَّاللَّهُوَأدْنَاهَاإِمَاطَةُاْلأذَىعَنِالطَّرِيقِوَالْحَيَاءُشُعْبَةٌمِنَاْلإِيـمَانِ

    İman, yetmiş küsur dere
    cedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.

    11
    مَنْرَأَىمِنْكُمْمُنْكَرًافَلْيُغَيِّرْهُبِيَدِهِفَإِنْلَمْيَسْتَطِـعْفَبِلِسَانِهِفَإِنْلَمْيَسْتَطِـعْفَبِقَلْبِهِوَذَلِكَأضْعَفُاْلإِيـمَانِ

    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun.
    Bu da imanın en zayıf derecesidir.

    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.

    12
    عَيْنَانِلاَتَمَسُّهُمَاالنَّارُ: عَيْنٌبَـكَتْمِنْخَشْيَةِاللَّهِوَعَيْنٌ

    بَاتَتْتَحْرُسُفِيسَبِيلِاللَّهِ

    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz:
    Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.

    13
    لاَضَرَرَوَلاَضِرَارَ

    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.

    14
    لاَيُؤْمِنُأحَدُكُمْحَتَّىيُحِبَّلأخِيهِمَايُحِبُّلِنَفْسِهِ

    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.

    15
    اَلْمُسْلِمُأخُوالْمُسْلِمِلاَيَظْلِمُهُوَلاَيُسْلِمُهُمَنْكَانَفِيحَاجَةِأخِيهِكَانَاللَّهُفِيحَاجَتِهِوَمَنْفَرَّجَعَنْمُسْلِمٍكُرْبَةًفَرَّجَاللَّهُعَنْهُبِهَاكُرْبَةًمِنْكُرَبِيَوْمِالْقِيَامَةِوَمَنْسَتَرَمُسْلِمًاسَتَرَهُاللَّهُيَوْمَالْقِيَامَةِ

    Müslüman müslüm
    anın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.


    16
    لاَتَدْخُلُونَالْجَنَّةَحَتَّىتُؤْمِنُواوَلاَتُؤْمِنُواحَتَّىتَحَابُّوا

    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birb
    irinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.

    17
    اَلْمُسْلِمُمَنْسَلِمَالنَّاسُمِنْلِسَانِهِوَيَدِهِ

    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

    Tirmizî, Îmân,
    12; Nesâî, Îmân, 8.

    18
    لاَتَبَاغَضُواوَلاَتَحَاسَدُواوَلاَتَدَابَرُواوَكُونُواعِبَادَاللَّهِإخْوَانًا

    وَلاَيَحِلُّلِمُسْلِمٍأنْيَهْجُرَأخَاهُفَوْقَثَلاَثِةِاَيَّامٍ

    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka
    çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

    Buhârî, Edeb, 57, 58.

    19
    إنَّالصِّدْقَيَهْدِيإلَىالْبِرِّوَإنَّالْبِرَّيَهْدِيإلَىالْجَنَّةِوَإنَّالرَّجُلَلَيَصْدُقُحَتَّىيُكْتَبَعِنْدَاللَّهِصِدِّيقًاوَإنَّالْكَذِبَيَهْدِيإلَىالْفُجُورِوَإنَّالْفُجُورَيَهْدِيإلَىالنَّارِوَإنَّالرَّجُلَلَيَـكْذِبُحَتَّىيُكْتَبَعِنْدَاللَّهِكَذَّابًا

    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cenne
    te götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

    20
    لاَتُمَارِأخَاكَوَلاَتُمَازِحْهُوَلاَتَعِدْهُمَوْعِدَةًفَتُخْلِفَهُ

    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

    Tirmizî, Birr, 58.

    21
    تَبَسُّمُكَفِيوَجْهِأخِيكَلَكَصَدَقَةٌوَأمْرُكَبِالْمَعْرُوفِوَنَهْيُكَعَنِالْمُنْكَرِصَدَقَةٌوَإِرْشَادُكَالرَّجُلَفِيأرْضِالضَّلاَلِلَكَصَدَقَةٌوَإِمَاطَتُكَالْحَجَرَوَالشَّوْكَوَالْعَظْمَعَنِالطَّرِيقِلَكَصَدَقَةٌ

    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sad
    akadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

    Tirmizî, Birr, 36.

    22
    إِنَّاللَّهَلاَيَنْظُرُإِلَىصُوَرِكُمْوَأمْوَالِكُمْوَلـكِنْيَنْظُرُإِلَىقُلُوبِكُمْوَأعْمَالِكُمْ

    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;

    Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.

    23
    رِضَىالرَّبِّفيرِضَىالْـوَالِدِوَسَخَطُالرَّبِّفيسَخَطِالْـوَالِدِ

    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.

    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

    Tirmizî, Birr, 3.

    24
    ثَلاَثُدَعَوَاتٍيُسْتَجَابُلَهُنَّلاَشَكَّفِيهِنَّ:

    دَعْوَةُالْمَظْلُومِ،وَدَعْوَةُالْمُسَافِرِ،وَدَعْوَةُالْوَالِدِلِوَلَدِهِ

    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

    İbn Mâce, Dua, 11.

    25
    مَانَحَلَوَالِدٌوَلَدًامِنْنَحْلٍأَفْضَلَمِنْأدَبٍحَسَنٍ

    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir

    hediye veremez.

    Tirmizî, Birr, 33.

    26
    خِيَارُكُمْخِيَارُكُمْلِنِسَائِهِمْ

    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh,
    50.

    27
    لَيْسمِنَّامَنْلَمْيَرْحَمْصَغِيرَنَاوَيُوَقِّرْكَبِيرَنَا

    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı

    göstermeyen bizden değildir.

    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.

    28
    كَافِلُالْيَتِيمِلَهُأوْلِغَيْرِهِأنَاوَهُوَكَهَاتَيْنِفيِالْجَنَّةِوَأشَارَبِالسَّبَّابَةِوَالْوُسْطَى

    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle
    yanyanayız” buyurmuştur.

    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

    29
    اِجْتَنِبُواالسَّبْعَالْمُوبِقَاتِقَالُوايَارَسُولَللهِوَمَاهُنَّقَالَ: اَلشِّرْكُبِاللَّهِوَالسِّحْرُوَقَتْلُالنَّفْسِالَّتِيحَرَّمَاللَّهُإلاَّبِالْحَقِّوَأكْلُالرِّبَاوَأكْلُمَالِاْليَتِيمِوَالتَّوَلِّييَوْمَالزَّحْفِوَقَذْفُالْمُحْصَنَاتِالْغَافِلاَتِالْمُؤْمِنَاتِ

    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’
    ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.

    30
    مَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلاَيُؤْذِجَارَهُوَمَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلْيُكْرِمْضَيْفَهُوَمَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلْيَقُلْخَيْرًاأوْلِيَصْمُتْ

    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret g
    ününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

    31
    مَازَالَجِبْرِيلُيُوصِينِيبِالْجَارِحَتَّىظَنَنْتُأنَّهُسَيُوَرِّثُهُ

    Cebrâil b
    ana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;

    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

    32
    اَلسَّاعِيعَلَىالأرْمَلَةِوَالْمِسْكِينِكَالْمُجَاهِدِفِيسَبِيلِاللَّهِ

    أوِالْقَائِمِاللَّيْلَالصَّائِمِالنَّهَارَ

    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden

    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle

    geçiren kimse gibidir.

    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;

    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî,
    Zekât, 78.

    33
    كُلُّابْنِآدَمَخَطَّاءٌوَخَيْرُالْخَطَّائِينَالتَّوَّابُونَ

    Her insan hata eder.

    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.

    34
    عَجَبًالأمْرِالْمُؤْمِنِإِنَّأمْرَهُكُلَّهُخَيْرٌوَلَيْسذَاكَلأحَدٍإِلاَّلِلْمُؤْمِنِ: إِنْأصَابَتْهُسَرَّاءُشَـكَرَفَـكَانَخَيْرًالَهُوَإِنْأصَابَتْهُضَرَّاءُصَبَرَفَـكَانَخَيْرًالَهُ

    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir gen
    işliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.

    35
    مَنْغَشَّـنَافَلَيْسمِنَّا

    Bizi aldatan bizden değildir.

    Müsl
    im, Îmân, 164.

    36
    لاَيَدْخُلُالْجَنَّةَنَمَّامٌ

    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)

    cennete giremezler.

    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.

    37
    أعْطُواالأجِيرَأجْرَهُقَبْلَأنْيَجِفَّعَرَقُهُ

    İşçiye ücretini, (alnını
    n) teri kurumadan veriniz.

    İbn Mâce, Ruhûn, 4.

    38
    مَامِنْمُسْلِمٍيَغْرِسُغَرْسًاأوْيَزْرَعُزَرْعًافَيَـأكُلُمِنْهُ

    طَيْرٌأوْإِنْسَانٌأوْبَهِيمَةٌإِلاَّكَانَلَهُبِهِصَدَقَةٌ

    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, ha
    yvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.

    39
    إِنَّفِيالْجَسَدِمُضْغَةًإِذَاصَلَحَتْصَلَحَالْجَسَدُكُلُّهُ

    وَإِذَافَسَدَتْفَسَدَالْجَسَدُكُلُّهُألاَوَهِيَالْقَلْبُ

    İnsan
    da bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

    40
    اِتَّقُوااللَّهَرَبَّـكُمْوَصَلُّواخَمْسَـكُمْوَصُومُواشَهْرَكُمْوَأدُّوازَكَاةَأمْوَالِكُمْوَأطِيعُواذَاأمْرِكُمْتَدْخُلُواجَنَّةَرَبِّـكُمْ

    Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetin
    e girersiniz.

    Tirmizî, Cum’a, 80.





  2. 02.Eylül.2007, 00:02
    1
    Moderatör



    msn arapca nickler


    Beslemeyle başlayalım İnşallah

    بِسْــــــــــــــــــــــمِاﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم

    İçinden Kim benim Kırk hadisimi öğrenir ve Taşır ise(yaşamında uygular ise)öğrenirse kıyamet günü salih kişiler ile haşrolunacaktır.

    40 HADİS

    1
    اَلدِّينُالنَّصِيحَةُقُلْنَا: لِمَنْ )يَارَسُولَاللَّهِ؟( قَالَ: لِلَّهِوَلِكِتَابِهِوَلِرَسُولِهِوَلأئِمَّةِالْمُسْلِمِينَوَعَامَّتِهِمْ

    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, K
    itabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

    Müslim, İmân, 95.

    2
    اَلإِسْلاَمُحُسْنُالْخُلُقِ

    İslâm, güzel ahlâktır.

    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

    3
    مَنْلاَيَرْحَمِالنَّاسَلاَيَرْحَمْهُاللَّهُ

    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.

    4
    يَسِّرُواوَلاَتُعَسِّرُواوَبَشِّرُواوَلاَتُنَفِّرُوا

    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

    Buhârî, İlm, 12; Müslim,
    Cihâd, 6.

    5
    إنَّمِمَّاأدْرَكَالنَّاسُمِنْكَلاَمِالنُّبُوَّةِ:

    إذَالَمْتَسْتَحِفَاصْنَعْمَاشِئْتَ

    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb
    , 6.

    6
    اَلدَّالُّعَلىَالْخَيْرِكَفَاعِلِهِ

    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

    Tirmizî, İlm, 14.

    7
    لاَيُلْدَغُاْلمُؤْمِنُمِنْجُحْرٍمَرَّتَيْنِ

    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

    Buhârî, Edeb, 8
    3; Müslim, Zühd, 63.

    8
    اِتَّقِاللَّهَحَـيْثُمَاكُنْتَوَأتْبِـعِالسَّـيِّـئَةَالْحَسَنَةَتَمْحُهَا

    وَخَالِقِالنَّاسَبِخُلُقٍحَسَنٍ

    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsi
    n. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

    Tirmizî, Birr, 55.

    9
    إنَّاللَّهَتَعَالىيُحِبُّإذَاعَمِلَأحَدُكُمْعَمَلاًأنْيُتْقِنَهُ

    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

    Taberânî,
    el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.

    10
    اَلإِيمَانُبِضْعٌوَسَبْعُونَشُعْبَةًأفْضَلُهَاقَوْلُلاَإِلهَإِلاَّاللَّهُوَأدْنَاهَاإِمَاطَةُاْلأذَىعَنِالطَّرِيقِوَالْحَيَاءُشُعْبَةٌمِنَاْلإِيـمَانِ

    İman, yetmiş küsur dere
    cedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.

    11
    مَنْرَأَىمِنْكُمْمُنْكَرًافَلْيُغَيِّرْهُبِيَدِهِفَإِنْلَمْيَسْتَطِـعْفَبِلِسَانِهِفَإِنْلَمْيَسْتَطِـعْفَبِقَلْبِهِوَذَلِكَأضْعَفُاْلإِيـمَانِ

    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun.
    Bu da imanın en zayıf derecesidir.

    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.

    12
    عَيْنَانِلاَتَمَسُّهُمَاالنَّارُ: عَيْنٌبَـكَتْمِنْخَشْيَةِاللَّهِوَعَيْنٌ

    بَاتَتْتَحْرُسُفِيسَبِيلِاللَّهِ

    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz:
    Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.

    13
    لاَضَرَرَوَلاَضِرَارَ

    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.

    14
    لاَيُؤْمِنُأحَدُكُمْحَتَّىيُحِبَّلأخِيهِمَايُحِبُّلِنَفْسِهِ

    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.

    15
    اَلْمُسْلِمُأخُوالْمُسْلِمِلاَيَظْلِمُهُوَلاَيُسْلِمُهُمَنْكَانَفِيحَاجَةِأخِيهِكَانَاللَّهُفِيحَاجَتِهِوَمَنْفَرَّجَعَنْمُسْلِمٍكُرْبَةًفَرَّجَاللَّهُعَنْهُبِهَاكُرْبَةًمِنْكُرَبِيَوْمِالْقِيَامَةِوَمَنْسَتَرَمُسْلِمًاسَتَرَهُاللَّهُيَوْمَالْقِيَامَةِ

    Müslüman müslüm
    anın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.


    16
    لاَتَدْخُلُونَالْجَنَّةَحَتَّىتُؤْمِنُواوَلاَتُؤْمِنُواحَتَّىتَحَابُّوا

    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birb
    irinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.

    17
    اَلْمُسْلِمُمَنْسَلِمَالنَّاسُمِنْلِسَانِهِوَيَدِهِ

    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

    Tirmizî, Îmân,
    12; Nesâî, Îmân, 8.

    18
    لاَتَبَاغَضُواوَلاَتَحَاسَدُواوَلاَتَدَابَرُواوَكُونُواعِبَادَاللَّهِإخْوَانًا

    وَلاَيَحِلُّلِمُسْلِمٍأنْيَهْجُرَأخَاهُفَوْقَثَلاَثِةِاَيَّامٍ

    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka
    çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

    Buhârî, Edeb, 57, 58.

    19
    إنَّالصِّدْقَيَهْدِيإلَىالْبِرِّوَإنَّالْبِرَّيَهْدِيإلَىالْجَنَّةِوَإنَّالرَّجُلَلَيَصْدُقُحَتَّىيُكْتَبَعِنْدَاللَّهِصِدِّيقًاوَإنَّالْكَذِبَيَهْدِيإلَىالْفُجُورِوَإنَّالْفُجُورَيَهْدِيإلَىالنَّارِوَإنَّالرَّجُلَلَيَـكْذِبُحَتَّىيُكْتَبَعِنْدَاللَّهِكَذَّابًا

    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cenne
    te götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

    20
    لاَتُمَارِأخَاكَوَلاَتُمَازِحْهُوَلاَتَعِدْهُمَوْعِدَةًفَتُخْلِفَهُ

    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

    Tirmizî, Birr, 58.

    21
    تَبَسُّمُكَفِيوَجْهِأخِيكَلَكَصَدَقَةٌوَأمْرُكَبِالْمَعْرُوفِوَنَهْيُكَعَنِالْمُنْكَرِصَدَقَةٌوَإِرْشَادُكَالرَّجُلَفِيأرْضِالضَّلاَلِلَكَصَدَقَةٌوَإِمَاطَتُكَالْحَجَرَوَالشَّوْكَوَالْعَظْمَعَنِالطَّرِيقِلَكَصَدَقَةٌ

    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sad
    akadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

    Tirmizî, Birr, 36.

    22
    إِنَّاللَّهَلاَيَنْظُرُإِلَىصُوَرِكُمْوَأمْوَالِكُمْوَلـكِنْيَنْظُرُإِلَىقُلُوبِكُمْوَأعْمَالِكُمْ

    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;

    Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.

    23
    رِضَىالرَّبِّفيرِضَىالْـوَالِدِوَسَخَطُالرَّبِّفيسَخَطِالْـوَالِدِ

    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.

    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

    Tirmizî, Birr, 3.

    24
    ثَلاَثُدَعَوَاتٍيُسْتَجَابُلَهُنَّلاَشَكَّفِيهِنَّ:

    دَعْوَةُالْمَظْلُومِ،وَدَعْوَةُالْمُسَافِرِ،وَدَعْوَةُالْوَالِدِلِوَلَدِهِ

    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.

    İbn Mâce, Dua, 11.

    25
    مَانَحَلَوَالِدٌوَلَدًامِنْنَحْلٍأَفْضَلَمِنْأدَبٍحَسَنٍ

    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir

    hediye veremez.

    Tirmizî, Birr, 33.

    26
    خِيَارُكُمْخِيَارُكُمْلِنِسَائِهِمْ

    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh,
    50.

    27
    لَيْسمِنَّامَنْلَمْيَرْحَمْصَغِيرَنَاوَيُوَقِّرْكَبِيرَنَا

    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı

    göstermeyen bizden değildir.

    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.

    28
    كَافِلُالْيَتِيمِلَهُأوْلِغَيْرِهِأنَاوَهُوَكَهَاتَيْنِفيِالْجَنَّةِوَأشَارَبِالسَّبَّابَةِوَالْوُسْطَى

    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle
    yanyanayız” buyurmuştur.

    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

    29
    اِجْتَنِبُواالسَّبْعَالْمُوبِقَاتِقَالُوايَارَسُولَللهِوَمَاهُنَّقَالَ: اَلشِّرْكُبِاللَّهِوَالسِّحْرُوَقَتْلُالنَّفْسِالَّتِيحَرَّمَاللَّهُإلاَّبِالْحَقِّوَأكْلُالرِّبَاوَأكْلُمَالِاْليَتِيمِوَالتَّوَلِّييَوْمَالزَّحْفِوَقَذْفُالْمُحْصَنَاتِالْغَافِلاَتِالْمُؤْمِنَاتِ

    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’
    ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.

    30
    مَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلاَيُؤْذِجَارَهُوَمَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلْيُكْرِمْضَيْفَهُوَمَنْكَانَيُؤْمِنُبِاللَّهِوَالْيَوْمِالآخِرِفَلْيَقُلْخَيْرًاأوْلِيَصْمُتْ

    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret g
    ününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

    31
    مَازَالَجِبْرِيلُيُوصِينِيبِالْجَارِحَتَّىظَنَنْتُأنَّهُسَيُوَرِّثُهُ

    Cebrâil b
    ana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;

    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

    32
    اَلسَّاعِيعَلَىالأرْمَلَةِوَالْمِسْكِينِكَالْمُجَاهِدِفِيسَبِيلِاللَّهِ

    أوِالْقَائِمِاللَّيْلَالصَّائِمِالنَّهَارَ

    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden

    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle

    geçiren kimse gibidir.

    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;

    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî,
    Zekât, 78.

    33
    كُلُّابْنِآدَمَخَطَّاءٌوَخَيْرُالْخَطَّائِينَالتَّوَّابُونَ

    Her insan hata eder.

    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.

    34
    عَجَبًالأمْرِالْمُؤْمِنِإِنَّأمْرَهُكُلَّهُخَيْرٌوَلَيْسذَاكَلأحَدٍإِلاَّلِلْمُؤْمِنِ: إِنْأصَابَتْهُسَرَّاءُشَـكَرَفَـكَانَخَيْرًالَهُوَإِنْأصَابَتْهُضَرَّاءُصَبَرَفَـكَانَخَيْرًالَهُ

    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir gen
    işliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.

    35
    مَنْغَشَّـنَافَلَيْسمِنَّا

    Bizi aldatan bizden değildir.

    Müsl
    im, Îmân, 164.

    36
    لاَيَدْخُلُالْجَنَّةَنَمَّامٌ

    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)

    cennete giremezler.

    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.

    37
    أعْطُواالأجِيرَأجْرَهُقَبْلَأنْيَجِفَّعَرَقُهُ

    İşçiye ücretini, (alnını
    n) teri kurumadan veriniz.

    İbn Mâce, Ruhûn, 4.

    38
    مَامِنْمُسْلِمٍيَغْرِسُغَرْسًاأوْيَزْرَعُزَرْعًافَيَـأكُلُمِنْهُ

    طَيْرٌأوْإِنْسَانٌأوْبَهِيمَةٌإِلاَّكَانَلَهُبِهِصَدَقَةٌ

    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, ha
    yvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.

    39
    إِنَّفِيالْجَسَدِمُضْغَةًإِذَاصَلَحَتْصَلَحَالْجَسَدُكُلُّهُ

    وَإِذَافَسَدَتْفَسَدَالْجَسَدُكُلُّهُألاَوَهِيَالْقَلْبُ

    İnsan
    da bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

    40
    اِتَّقُوااللَّهَرَبَّـكُمْوَصَلُّواخَمْسَـكُمْوَصُومُواشَهْرَكُمْوَأدُّوازَكَاةَأمْوَالِكُمْوَأطِيعُواذَاأمْرِكُمْتَدْخُلُواجَنَّةَرَبِّـكُمْ

    Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetin
    e girersiniz.

    Tirmizî, Cum’a, 80.





    Benzer Konular

    - Arapça harfler ve anlamları

    - Arapça hac hadisleri ve anlamları

    - Arapça hac ayetleri ve anlamları

    - İslami Nickler - Dini Nickler - Güzel Sözler - Msn Nickleri -

    - Arapça öyküler ve anlamları

  3. 02.Eylül.2007, 11:04
    2
    yolcu_
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Temmuz.2007
    Üye No: 1495
    Mesaj Sayısı: 145
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 27

    --->: msn arapca nickler




    hepsi çok güzel ellerine saglık ve bunuda alıyorum hakkını helal et


    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.



  4. 02.Eylül.2007, 11:04
    2
    yolcu_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    hepsi çok güzel ellerine saglık ve bunuda alıyorum hakkını helal et


    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.



  5. 10.Temmuz.2008, 09:54
    3
    beyaz gelincik
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Ağustos.2007
    Üye No: 2184
    Mesaj Sayısı: 71
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: mardin

    --->: msn arapca nickler

    Allah razı olsun Şema abla

    bu da benim katkım olsun.

    Kelime-i tevhit
    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    Eşhadu en la ilahe illallah ve eşhadu en muhammeden resulullah

    Allahu ekber
    الله اكبر


  6. 10.Temmuz.2008, 09:54
    3
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun Şema abla

    bu da benim katkım olsun.

    Kelime-i tevhit
    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    Eşhadu en la ilahe illallah ve eşhadu en muhammeden resulullah

    Allahu ekber
    الله اكبر


  7. 10.Temmuz.2008, 10:05
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,360
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: msn arapca nickler

    beyaz gelincik Nickli Üyeden Alıntı
    Allah razı olsun Şema abla

    bu da benim katkım olsun.

    Kelime-i tevhit
    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    Eşhadu en la ilahe illallah ve eşhadu en muhammeden resulullah

    Allahu ekber
    الله اكبر
    Allah senden de razı olsun beyaz gelincik ama abla değil abi



  8. 10.Temmuz.2008, 10:05
    4
    Moderatör
    beyaz gelincik Nickli Üyeden Alıntı
    Allah razı olsun Şema abla

    bu da benim katkım olsun.

    Kelime-i tevhit
    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    Eşhadu en la ilahe illallah ve eşhadu en muhammeden resulullah

    Allahu ekber
    الله اكبر
    Allah senden de razı olsun beyaz gelincik ama abla değil abi



  9. 10.Temmuz.2008, 12:05
    5
    şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Aralık.2007
    Üye No: 5730
    Mesaj Sayısı: 1,144
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 18
    Yaş: 30

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    ALLAH razı olsun şem'a kardeşim ellerine sağlık...


  10. 10.Temmuz.2008, 12:05
    5
    ...MüPteLaNıM...
    ALLAH razı olsun şem'a kardeşim ellerine sağlık...


  11. 11.Temmuz.2008, 00:14
    6
    _ fuzuli
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mart.2008
    Üye No: 12385
    Mesaj Sayısı: 199
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    Allahu ekber ne güzel


  12. 11.Temmuz.2008, 00:14
    6
    Devamlı Üye
    Allahu ekber ne güzel


  13. 11.Temmuz.2008, 20:38
    7
    yunus-emre
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Haziran.2008
    Üye No: 22360
    Mesaj Sayısı: 62
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: almanya

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    msn arapca nickler ve anlamları

    allah c.c. razı oLsun. Ellerine, yüreğine sağlik Kardeş.


  14. 11.Temmuz.2008, 20:38
    7
    Devamlı Üye
    msn arapca nickler ve anlamları

    allah c.c. razı oLsun. Ellerine, yüreğine sağlik Kardeş.


  15. 17.Ocak.2009, 00:56
    8
    H@RB!KIZ
    GöNüL DoSTu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24331
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: forumacil

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    * اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْadan veriniz.
    İbn Mâce, Ruhûn, 4.
    * مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.
    * إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    * اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



  16. 17.Ocak.2009, 00:56
    8
    GöNüL DoSTu
    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    * اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْadan veriniz.
    İbn Mâce, Ruhûn, 4.
    * مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.
    * إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    * اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



  17. 09.Mayıs.2009, 23:47
    9
    H@RB!KIZ
    GöNüL DoSTu

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24331
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: forumacil

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    * اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.



  18. 09.Mayıs.2009, 23:47
    9
    GöNüL DoSTu
    * اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.



  19. 10.Haziran.2009, 13:05
    10
    halil akyaz
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Haziran.2009
    Üye No: 48750
    Mesaj Sayısı: 577
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: kula bela gelmez hak yazmayınca.hakda bela yazmaz kul azmayınca

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    ismim halil daha yeniyim bu kulvarı nasıl kullanacağımı henüz bilemiyorum şimdilik dost için dost olanlara selam olsun


  20. 10.Haziran.2009, 13:05
    10
    Seyirci Üye
    ismim halil daha yeniyim bu kulvarı nasıl kullanacağımı henüz bilemiyorum şimdilik dost için dost olanlara selam olsun


  21. 24.Temmuz.2009, 01:02
    11
    ***AZRA***
    cadı aSya xD

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Temmuz.2009
    Üye No: 49184
    Mesaj Sayısı: 224
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: Kova'nın Dibinde

    --->: msn arapca nickler ve anlamları

    allah c.c razı olsun emeğine sağlık süperler:D


  22. 24.Temmuz.2009, 01:02
    11
    cadı aSya xD
    allah c.c razı olsun emeğine sağlık süperler:D


  23. 12.Nisan.2011, 13:19
    12
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,465
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    Cevap: msn arapca nickler ve anlamları

    كُلُّابْنِآدَمَخَطَّاءٌوَخَيْرُالْخَطَّائِينَالتَّ وَّابُونَ

    Her insan hata eder.

    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30
    .

    güzel paylaşım için Allah c.c. razı olsun



  24. 12.Nisan.2011, 13:19
    12
    Hüvel Baki..
    كُلُّابْنِآدَمَخَطَّاءٌوَخَيْرُالْخَطَّائِينَالتَّ وَّابُونَ

    Her insan hata eder.

    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30
    .

    güzel paylaşım için Allah c.c. razı olsun






+ Yorum Gönder