Konusunu Oylayın.: Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi
Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler
  1. 11.Kasım.2009, 19:42
    1
    Misafir

    Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler






    Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler Mumsema arapça 11.sınıf öğrencisiyim. sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler veren bir site adresi istiyorum çok acil


  2. 11.Kasım.2009, 19:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    arapça 11.sınıf öğrencisiyim. sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler veren bir site adresi istiyorum çok acil


    Benzer Konular

    - Arapca fiil cümlesi

    - Arapça Fiil Cümlesi Testi

    - Arapça Haber Cümlesi çeşitleri

    - Fiil cümlesi isim cümlesi şibih cümlesi

    - İsim cümlesi Haber Mübteda

  3. 12.Kasım.2009, 00:02
    2
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,544
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 325
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler




    internette arapça bilgiler en çok bu adreste : Arapça Dökümanlar


  4. 12.Kasım.2009, 00:02
    2
    erimeye devam...



    internette arapça bilgiler en çok bu adreste : Arapça Dökümanlar


  5. 28.Eylül.2016, 19:29
    3
    azra
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2008
    Üye No: 25614
    Mesaj Sayısı: 207
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Yorum: Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler

    arapça mübteda haber, arapça isim cümlesi

    MÜBTED – HABER

    İsim cümlesinin, isimle başlayan ve isimden sonra bazen fiille devam eden cümlelere dendiğini daha önce görmüştük. İsim cümlesinin içinde bazen fiil yer almayabilir. Yani bu cümle sadece iki veya daha fazla isimden de oluşabilir.

    Nasıl fiil cümlesinin öğelerine fiil + fâil + mef’ûl deniyorsa isim cümlesinin öğelerine de mübtedâ + haber denir.

    Mübtedâ genellikle cümlenin başında bulunur. Özel isim ya da zamir, işaret sıfatı v.b. gibi mebnî (harekesi değişmeyen) kelime değilse başına اَلْ takısı alır. Son harfinin harekesi de elif ve yâ (ا ى) gibi illetli harf değilse ötre olur.



    جَيِّدٌ.

    اَلْقَلَمُ

    Kalem iyidir.

    جَمِيلٌ.

    اَلْوَلَدُ

    Çocuk güzeldir.


    Haber

    Mübtedâ



    Haber

    Mübtedâ





    Haber kendisiyle hüküm verilen cümle parçasıdır. Tercüme olarak “..dir, ..dır, ..tür, ..tur” takısı verilir. “..güzeldir, küçüktür” gibi. Bundan dolayı “Küllü dırdırın; haber” tabiri; cümlede her …dir veya …dırla biten kelimenin haber olduğuna işaret eder.

    Örnek cümlede görüldüğü gibi mübtedâ marife, haber nekre olur. Mübtedâ ile haber arasında müzekkerlik-müenneslik, teklik-ikilik-çokluk bakımından uyum vardır. Yani mübtedâ müzekkerse haber de müzekker olur. Mübtedâ müennes ise haber de son harfin harekesini üstün yapıp yanına kapalı tâ (tâ-i merbuta ة) getirilmek suretiyle müennes yapılır. Mübtedâ tesniye ya da cemi ise haber de kaide gereği tesniye veya cemi yapılır. Örnekler:



    اَلْقَلَمُ طَويِلٌ.

    Kalem uzundur.


    اَلصُّورَةُ قَبيِحَةٌ.

    Resim çirkindir.


    اَلْبَيْتُ كَبيِرٌ.

    Ev büyüktür.


    اَلْبَيْتاَنِ كَبيِراَنِ.

    İki ev büyüktür[1].


    اَلْمُدَرِّسُ غاَئِبٌ.

    Öğretmen gâibtir (yoktur).


    اَلْمُدَرِّسُونَ غاَئِبُونَ.

    Öğretmenler yoktur[2].


    اَلصَّفُّ واَسِعٌ.

    Sınıf geniştir.


    اَلسَّياَّرَةُ جَديِدَةٌ.

    Araba yenidir.


    Özel isimler, zaten belirli oldukları için başlarına harf-i tarif almazlar. Allah kelimesi de özel isim olduğu için başına ayrıca ( اَلْ) takısı almaz.



    اَللَّهُ واَحِدٌ.

    Allah birdir.


    أَحْمَدُ مُدَرِّسٌ.

    Ahmet öğretmendir.


    فاَطِمَةُ مُدَرِّسَةٌ.

    Fatıma öğretmendir.


    زَيْنَبُ جَمِيلَةٌ.

    Zeynep güzeldir.


    خاَلِدٌ نَشِيطٌ.

    Halit çalışkandır.


    Zamirler ismin yerini tutan kelimelerdir. Mübtedâ oldukları takdirde özel isme işaret ettikleri için başlarına اَلْ takısı almazlar. Mebnî olmaları dolayısıyla da son harflerinin harekesi değişmez. Mahallen merfû (ötre) olur.


    شَاعِرٌ.

    أَنَا

    Ben şairim.


    Haber

    Mübtedâ






    هِيَ عاَئِلَةٌ.

    O bir ailedir.


    هُوَ صاَدِقٌ وَ أَميِنٌ.

    O doğru ve emindir.


    أَنْتِ مُمَرِّضَةٌ.

    Sen hemşiresin.


    هُوَ مُحَمَّدٌ.

    O Muhammed’dir.


    Aynı şekilde sonuna tenvin almayan (gayr-i munsarif) özel isimler, haber diye sonu ötre tenvin yapılmaz.



    هِيَ فاَطِمَةُ.

    O Fâtıma’dır.


    *Mübtedâ bu cümlelerde görüldüğü üzere munfasıl (ayrı) zamir halinde geldiği gibi, isimle birleşmiş muttasıl zamirli bir kelimeyle de gelebilir. Görüldüğü gibi mübtedâ marife olarak gelmektedir. Başında harf-i tarif olmadığı halde zamirler ve işaret isimleri belli bir varlığa delalet ettikleri için marifedirler. Sonuna zamir birleşmiş isimler de zaten marife olduklarından başlarına harf-i tarif (اََل) almazlar:



    قَلَمُهاَ صَغِيرٌ.

    (Onun) kalemi küçüktür.


    بَيْتُناَ جَمِيلٌ.

    Evimiz güzeldir.


    واَلِدُهُ كَرِيمٌ.

    (Onun) babası cömerttir.


    أُمُّكِ جَمِيلَةٌ.

    Annen güzeldir.


    حَدِيقَتُهُمْ واَسِعَةٌ

    Bahçeleri geniştir.


    Sonuna muttasıl zamir alan isimler aynı şekilde haber diye ötre tenvin değil, sadece ötre hareke alırlar:



    هَذِهِ صَديِقَتُكِ.

    Bu senin arkadaşındır.


    هَذِهِ صَديِقَتُهاَ.

    Bu onun arkadaşıdır.


    صَدِيقَتُكَ جَمِيلَةٌ.

    Arkadaşın güzeldir.


    Not:

    اَلْوَلَدُ رَكِبَ الْحِصاَنَ. Çocuk ata bindi.

    Haber Mübtedâ

    Bu cümlede de görüldüğü gibi; fâil isim olarak başa geldiğinden cümle; isim cümlesidir. İsim cümlesi olduğu için artık öğelerini fâil-fiil-mef’ûl şeklinde değil, mübtedâ-haber şeklinde söyleriz. Cümlenin öznesi mübtedâdır ve haberi de bir fiil cümlesidir.

    FAkıldan çıkarılmaması gereken husus; isim cümlesinin öğeleriyle fiil cümlesinin öğelerini birbirine karıştırmamaktır. Meseleyi özetleyecek olursak cümleler şu kelime parçalarından oluşur:

    İsim Cümlesi:

    Mübtedâ+ Haber اَلْوَلَدُ رَكِبَ الْحِصاَنَ. → Çocuk ata bindi.

    Haber Mübtedâ

    Fiil Cümlesi:

    Fiil+ Fâil+ Mef’ûl الْوَلَدُ الْحِصاَنَ. رَكِبَ → Çocuk ata bindi.

    Meful Fâil Fiil

    Gramerde her cansız çoğul tek bir müennes hükmündedir. Yani cansız varlıklar ya da hayvanlarda, kelimenin müfredi müzekker olsa bile çoğul yapıldığında tek bir müennese uygulanan kaide uygulanır. Örnekler:



    كِتاَبٌ kitap (müfredi müzekker)

    كُتُبٌ kitaplar


    زَهْرَةٌ çiçek (müfredi müennes)

    زُهُورٌ çiçekler


  6. 28.Eylül.2016, 19:29
    3
    Devamlı Üye
    arapça mübteda haber, arapça isim cümlesi

    MÜBTED – HABER

    İsim cümlesinin, isimle başlayan ve isimden sonra bazen fiille devam eden cümlelere dendiğini daha önce görmüştük. İsim cümlesinin içinde bazen fiil yer almayabilir. Yani bu cümle sadece iki veya daha fazla isimden de oluşabilir.

    Nasıl fiil cümlesinin öğelerine fiil + fâil + mef’ûl deniyorsa isim cümlesinin öğelerine de mübtedâ + haber denir.

    Mübtedâ genellikle cümlenin başında bulunur. Özel isim ya da zamir, işaret sıfatı v.b. gibi mebnî (harekesi değişmeyen) kelime değilse başına اَلْ takısı alır. Son harfinin harekesi de elif ve yâ (ا ى) gibi illetli harf değilse ötre olur.



    جَيِّدٌ.

    اَلْقَلَمُ

    Kalem iyidir.

    جَمِيلٌ.

    اَلْوَلَدُ

    Çocuk güzeldir.


    Haber

    Mübtedâ



    Haber

    Mübtedâ





    Haber kendisiyle hüküm verilen cümle parçasıdır. Tercüme olarak “..dir, ..dır, ..tür, ..tur” takısı verilir. “..güzeldir, küçüktür” gibi. Bundan dolayı “Küllü dırdırın; haber” tabiri; cümlede her …dir veya …dırla biten kelimenin haber olduğuna işaret eder.

    Örnek cümlede görüldüğü gibi mübtedâ marife, haber nekre olur. Mübtedâ ile haber arasında müzekkerlik-müenneslik, teklik-ikilik-çokluk bakımından uyum vardır. Yani mübtedâ müzekkerse haber de müzekker olur. Mübtedâ müennes ise haber de son harfin harekesini üstün yapıp yanına kapalı tâ (tâ-i merbuta ة) getirilmek suretiyle müennes yapılır. Mübtedâ tesniye ya da cemi ise haber de kaide gereği tesniye veya cemi yapılır. Örnekler:



    اَلْقَلَمُ طَويِلٌ.

    Kalem uzundur.


    اَلصُّورَةُ قَبيِحَةٌ.

    Resim çirkindir.


    اَلْبَيْتُ كَبيِرٌ.

    Ev büyüktür.


    اَلْبَيْتاَنِ كَبيِراَنِ.

    İki ev büyüktür[1].


    اَلْمُدَرِّسُ غاَئِبٌ.

    Öğretmen gâibtir (yoktur).


    اَلْمُدَرِّسُونَ غاَئِبُونَ.

    Öğretmenler yoktur[2].


    اَلصَّفُّ واَسِعٌ.

    Sınıf geniştir.


    اَلسَّياَّرَةُ جَديِدَةٌ.

    Araba yenidir.


    Özel isimler, zaten belirli oldukları için başlarına harf-i tarif almazlar. Allah kelimesi de özel isim olduğu için başına ayrıca ( اَلْ) takısı almaz.



    اَللَّهُ واَحِدٌ.

    Allah birdir.


    أَحْمَدُ مُدَرِّسٌ.

    Ahmet öğretmendir.


    فاَطِمَةُ مُدَرِّسَةٌ.

    Fatıma öğretmendir.


    زَيْنَبُ جَمِيلَةٌ.

    Zeynep güzeldir.


    خاَلِدٌ نَشِيطٌ.

    Halit çalışkandır.


    Zamirler ismin yerini tutan kelimelerdir. Mübtedâ oldukları takdirde özel isme işaret ettikleri için başlarına اَلْ takısı almazlar. Mebnî olmaları dolayısıyla da son harflerinin harekesi değişmez. Mahallen merfû (ötre) olur.


    شَاعِرٌ.

    أَنَا

    Ben şairim.


    Haber

    Mübtedâ






    هِيَ عاَئِلَةٌ.

    O bir ailedir.


    هُوَ صاَدِقٌ وَ أَميِنٌ.

    O doğru ve emindir.


    أَنْتِ مُمَرِّضَةٌ.

    Sen hemşiresin.


    هُوَ مُحَمَّدٌ.

    O Muhammed’dir.


    Aynı şekilde sonuna tenvin almayan (gayr-i munsarif) özel isimler, haber diye sonu ötre tenvin yapılmaz.



    هِيَ فاَطِمَةُ.

    O Fâtıma’dır.


    *Mübtedâ bu cümlelerde görüldüğü üzere munfasıl (ayrı) zamir halinde geldiği gibi, isimle birleşmiş muttasıl zamirli bir kelimeyle de gelebilir. Görüldüğü gibi mübtedâ marife olarak gelmektedir. Başında harf-i tarif olmadığı halde zamirler ve işaret isimleri belli bir varlığa delalet ettikleri için marifedirler. Sonuna zamir birleşmiş isimler de zaten marife olduklarından başlarına harf-i tarif (اََل) almazlar:



    قَلَمُهاَ صَغِيرٌ.

    (Onun) kalemi küçüktür.


    بَيْتُناَ جَمِيلٌ.

    Evimiz güzeldir.


    واَلِدُهُ كَرِيمٌ.

    (Onun) babası cömerttir.


    أُمُّكِ جَمِيلَةٌ.

    Annen güzeldir.


    حَدِيقَتُهُمْ واَسِعَةٌ

    Bahçeleri geniştir.


    Sonuna muttasıl zamir alan isimler aynı şekilde haber diye ötre tenvin değil, sadece ötre hareke alırlar:



    هَذِهِ صَديِقَتُكِ.

    Bu senin arkadaşındır.


    هَذِهِ صَديِقَتُهاَ.

    Bu onun arkadaşıdır.


    صَدِيقَتُكَ جَمِيلَةٌ.

    Arkadaşın güzeldir.


    Not:

    اَلْوَلَدُ رَكِبَ الْحِصاَنَ. Çocuk ata bindi.

    Haber Mübtedâ

    Bu cümlede de görüldüğü gibi; fâil isim olarak başa geldiğinden cümle; isim cümlesidir. İsim cümlesi olduğu için artık öğelerini fâil-fiil-mef’ûl şeklinde değil, mübtedâ-haber şeklinde söyleriz. Cümlenin öznesi mübtedâdır ve haberi de bir fiil cümlesidir.

    FAkıldan çıkarılmaması gereken husus; isim cümlesinin öğeleriyle fiil cümlesinin öğelerini birbirine karıştırmamaktır. Meseleyi özetleyecek olursak cümleler şu kelime parçalarından oluşur:

    İsim Cümlesi:

    Mübtedâ+ Haber اَلْوَلَدُ رَكِبَ الْحِصاَنَ. → Çocuk ata bindi.

    Haber Mübtedâ

    Fiil Cümlesi:

    Fiil+ Fâil+ Mef’ûl الْوَلَدُ الْحِصاَنَ. رَكِبَ → Çocuk ata bindi.

    Meful Fâil Fiil

    Gramerde her cansız çoğul tek bir müennes hükmündedir. Yani cansız varlıklar ya da hayvanlarda, kelimenin müfredi müzekker olsa bile çoğul yapıldığında tek bir müennese uygulanan kaide uygulanır. Örnekler:



    كِتاَبٌ kitap (müfredi müzekker)

    كُتُبٌ kitaplar


    زَهْرَةٌ çiçek (müfredi müennes)

    زُهُورٌ çiçekler


  7. 28.Eylül.2016, 19:35
    4
    azra
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2008
    Üye No: 25614
    Mesaj Sayısı: 207
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Yorum: Arapça sarf nahif-haber mübteda-isim cümlesi fiil cümlesi ve bunun gibi gremel bilgiler

    Fiil Cümleleri


    Fiil : Eylem, iş

    Özne (Fail) : Eylemi yapan kişi

    Nesne (Mef’ul) : Eylemin üzerinde gerçekleşen ikinci isim.

    Örneğin; Ahmet elmayı yedi. Yemek --> Fiil, Ahmet --> Özne, Elma --> Nesne



    Fiil cümlesi kurulurken başa fiil getirilir. Fiilden hemen sonra fail gelir. Failden sonra Mef’ul gelir.

    Mef’ul(Nesne) + Fail(Özne) + Fiil <-- Fiil cümlesi



    Failin son harfinin harekesi ‘Ötre’dir (merfu'dur).

    Mef’ul’un son harfinin harekesi ise ‘Üstün’dür (mensup'tur). Ancak isim ek alırsa son hareke ‘Esre’ olur.

    كَتَبَ مُحَمَّدٌ الرِسَالَةَ : Muhammed mektup yazdı.

    شَرِبَ عَلِىٌّ الشَاىَ : Ali çayı içti.

    أكَلَ الوَلَدُ التُّفاحَةَ : Çocuk elmayı yedi.





    Kim, Ne, Nerede, Ne Zaman

    Genel olarak bir fiil cümlesindeki kelimeler "Eylem, Kim, Ne, Nerede, Ne Zaman" kalıbında sıralanır.

    كَتَبَ مُحَمَّدٌ الرِّسَالَةَ فى المَدْرَسَةِ صَباحً : Yazdı Muhammed mektup okulda sabahleyin --> Muhammed sabahleyin okulda mektubu yazdı.

    Bu cümlede ‘errisâlete’ bir mef’ul (nesne) dir. Aynı şekilde ‘medreseti’ de bir mef’uldur. ‘errisâlete’ bir ek almamış ve son harfi ‘üstün’ harekesi almıştır. ‘medreseti’ ise ‘fi’ ekini aldığından son harfinin harekesi ‘esre’ olmuştur.

    Bir cümlede, iki mef’ul var ise ek almayan bu cümlede olduğu gibi önce yeralır.

    Bir cümlede, ‘Nerede’ ve ‘Ne Zaman’ sorularının cevabı varsa önce ‘Nerede’ sorusunun cevabı, sonra ‘Ne Zaman’ sorusunun cevabı yerleştirilir. Diğer bir ifade ile zaman her zaman cümlenin sonuna yerleştirilir.





    Fiil, Özne Sırası

    Bir cümlede önce özne sonra fiil gelirse; fiil çoğul olarak kullanılır.

    الطُلابُ ذَھَبُوا إلى المَلعَبِ : Öğrenciler (müzekker) oyun parkına gittiler.

    الطَالِباتُ ذَھَبْنَ إلى المَكْتَبَةِ : Öğrenciler (müennes) kütüphaneye gittiler.

    Önce fiil, sonra özne gelirse; fiil tekil olarak kullanılır.

    ذَھَبَ الطُلابُ إلى المَلْعَبِ : Öğrenciler (müzekker) oyun parkına gittiler.

    ذَھَبَتْ الطالِباتُ إلى المَكْتَبَةِ : Öğrenciler (müennes) kütüphaneye gittiler.

    Bu durum hem mazi hem de muzari fiil cümleleri için geçerlidir.

    خَرَجَ الطُلابُ وَذَھَبُوا : Öğrenciler çıktılar ve gittiler.

    قَرَأ الطُلابُ وكَتَبُوا : Öğrenciler okudular ve yazdılar.





    Te'kid

    Pekiştirme amaçlı cümlede kullanılan kelimelerin son harfinin harekesi mef'ul ile aynı olur.

    خَضَرَ الطُلابُ كُلُّھُم : Öğrencilerin hepsi geldi.

    سَأَلْتُ الطُلابَ كُلَّھُم : Öğrencilerin hepsine sordum.

    سَلَّمْتُ على الطُلابِ كُلِّھُم : Öğrencilerin hepsine selam verdim.





    Atıf

    Aynı hükme (fiile) bağlanan kelimelerin son harfinin harekesi fail ile aynı olur.

    خَرَجَ حامِدٌ وصَدِيقُهُ : Hamit ve arkadaşı çıktılar.

    طَلَبَ المُدِيرُ حامِدًا وصَدِيقَهُ : Müdür Hamit ve arkadaşını çağırdı.

    أَيْنَ كُتُبُ حامِدٍ وصَدِيقِهِ : Hamit ve arkadaşının kitapları nerededir?





    Bedel

    Kendinden önce gelen kelimenin yerini tutan (kullanılan) kelimelerin son harfinin harekesi aynı olur.

    أَنَجَحَ أَخُوكَ ھاشِمٌ؟ : Kardeşin Haşim sınavı geçti mi? (Dikkat! Haşim'in kardeşi şeklinde isim tamlaması değil.)

    أَعْرِفُ أَخَاكَ ھاشِمًا : Kardeşin Haşim'i tanıyorum.

    أَيْنَ غُرْفَةُ أَخِيكَ ھاشِمٍ؟ : Kardeşin Haşim'in odası nerede?


  8. 28.Eylül.2016, 19:35
    4
    Devamlı Üye
    Fiil Cümleleri


    Fiil : Eylem, iş

    Özne (Fail) : Eylemi yapan kişi

    Nesne (Mef’ul) : Eylemin üzerinde gerçekleşen ikinci isim.

    Örneğin; Ahmet elmayı yedi. Yemek --> Fiil, Ahmet --> Özne, Elma --> Nesne



    Fiil cümlesi kurulurken başa fiil getirilir. Fiilden hemen sonra fail gelir. Failden sonra Mef’ul gelir.

    Mef’ul(Nesne) + Fail(Özne) + Fiil <-- Fiil cümlesi



    Failin son harfinin harekesi ‘Ötre’dir (merfu'dur).

    Mef’ul’un son harfinin harekesi ise ‘Üstün’dür (mensup'tur). Ancak isim ek alırsa son hareke ‘Esre’ olur.

    كَتَبَ مُحَمَّدٌ الرِسَالَةَ : Muhammed mektup yazdı.

    شَرِبَ عَلِىٌّ الشَاىَ : Ali çayı içti.

    أكَلَ الوَلَدُ التُّفاحَةَ : Çocuk elmayı yedi.





    Kim, Ne, Nerede, Ne Zaman

    Genel olarak bir fiil cümlesindeki kelimeler "Eylem, Kim, Ne, Nerede, Ne Zaman" kalıbında sıralanır.

    كَتَبَ مُحَمَّدٌ الرِّسَالَةَ فى المَدْرَسَةِ صَباحً : Yazdı Muhammed mektup okulda sabahleyin --> Muhammed sabahleyin okulda mektubu yazdı.

    Bu cümlede ‘errisâlete’ bir mef’ul (nesne) dir. Aynı şekilde ‘medreseti’ de bir mef’uldur. ‘errisâlete’ bir ek almamış ve son harfi ‘üstün’ harekesi almıştır. ‘medreseti’ ise ‘fi’ ekini aldığından son harfinin harekesi ‘esre’ olmuştur.

    Bir cümlede, iki mef’ul var ise ek almayan bu cümlede olduğu gibi önce yeralır.

    Bir cümlede, ‘Nerede’ ve ‘Ne Zaman’ sorularının cevabı varsa önce ‘Nerede’ sorusunun cevabı, sonra ‘Ne Zaman’ sorusunun cevabı yerleştirilir. Diğer bir ifade ile zaman her zaman cümlenin sonuna yerleştirilir.





    Fiil, Özne Sırası

    Bir cümlede önce özne sonra fiil gelirse; fiil çoğul olarak kullanılır.

    الطُلابُ ذَھَبُوا إلى المَلعَبِ : Öğrenciler (müzekker) oyun parkına gittiler.

    الطَالِباتُ ذَھَبْنَ إلى المَكْتَبَةِ : Öğrenciler (müennes) kütüphaneye gittiler.

    Önce fiil, sonra özne gelirse; fiil tekil olarak kullanılır.

    ذَھَبَ الطُلابُ إلى المَلْعَبِ : Öğrenciler (müzekker) oyun parkına gittiler.

    ذَھَبَتْ الطالِباتُ إلى المَكْتَبَةِ : Öğrenciler (müennes) kütüphaneye gittiler.

    Bu durum hem mazi hem de muzari fiil cümleleri için geçerlidir.

    خَرَجَ الطُلابُ وَذَھَبُوا : Öğrenciler çıktılar ve gittiler.

    قَرَأ الطُلابُ وكَتَبُوا : Öğrenciler okudular ve yazdılar.





    Te'kid

    Pekiştirme amaçlı cümlede kullanılan kelimelerin son harfinin harekesi mef'ul ile aynı olur.

    خَضَرَ الطُلابُ كُلُّھُم : Öğrencilerin hepsi geldi.

    سَأَلْتُ الطُلابَ كُلَّھُم : Öğrencilerin hepsine sordum.

    سَلَّمْتُ على الطُلابِ كُلِّھُم : Öğrencilerin hepsine selam verdim.





    Atıf

    Aynı hükme (fiile) bağlanan kelimelerin son harfinin harekesi fail ile aynı olur.

    خَرَجَ حامِدٌ وصَدِيقُهُ : Hamit ve arkadaşı çıktılar.

    طَلَبَ المُدِيرُ حامِدًا وصَدِيقَهُ : Müdür Hamit ve arkadaşını çağırdı.

    أَيْنَ كُتُبُ حامِدٍ وصَدِيقِهِ : Hamit ve arkadaşının kitapları nerededir?





    Bedel

    Kendinden önce gelen kelimenin yerini tutan (kullanılan) kelimelerin son harfinin harekesi aynı olur.

    أَنَجَحَ أَخُوكَ ھاشِمٌ؟ : Kardeşin Haşim sınavı geçti mi? (Dikkat! Haşim'in kardeşi şeklinde isim tamlaması değil.)

    أَعْرِفُ أَخَاكَ ھاشِمًا : Kardeşin Haşim'i tanıyorum.

    أَيْنَ غُرْفَةُ أَخِيكَ ھاشِمٍ؟ : Kardeşin Haşim'in odası nerede?





+ Yorum Gönder