Konusunu Oylayın.: Helal lokma hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Helal lokma hakkında bilgi
  1. 02.Haziran.2013, 08:04
    1
    Misafir

    Helal lokma hakkında bilgi






    Helal lokma hakkında bilgi Mumsema Helal lokma nedir Helal lokma ne anlama gelmektedir Helal lokma ile ilgili bir yazı yazar mısınız ?


  2. 02.Haziran.2013, 08:04
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Helal lokma nedir Helal lokma ne anlama gelmektedir Helal lokma ile ilgili bir yazı yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Helal kazanç helal lokma (cuma hutbesi)

    - Helal lokma hakkında mevlanın sözleri

    - Helal lokma hakkında hutbe

    - Helal lokma hakkında ayet

    - Helal lokma hakkında hadis

  3. 02.Haziran.2013, 16:07
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Helal lokma hakkında bilgi




    Helal lokma hakkında bilgi



    Rasulullah s.a.v. Efendimiz hadis-i şeriflerinde “helal”i ve “ilim”i arayıp bulmak her müslümana farzdır, buyurmuşlardır. İlmin hakikati Allah Tealâ’yı, O’nun alemlerin yaratıcısı olduğunu, ahirette kullarını hesaba çekeceğini bilmektir. Bu bilgi günahlardan pişman olup tövbe etmeye vesile olur. Tövbede sabit kalmak için ilim ve amel-i salih birbirinden ayrılmayan unsurlardır. Dervişin elinde ilim, kalbinde iman ve takva olmalıdır.
    Rızkın helali olmadan da tövbede sabit kalınamaz. Bu hususta insanların birbirine yardımcı olması gerekir. İnsanlar arasında hukukun temini ve iyi ilişkilerin kurulması, birbirlerini aldatmamaları, birbirlerine zulmetmemeleri ve birbirlerinin helal rızkına yardımcı olmaları ile mümkündür. Yoksa gerek ilim, gerek ibadet haram üzerine kurulursa, kıraç bir tarla gibi bir miktar çalı çırpı yetişmesine sebep olur ama verim olmaz. Halbuki Rasulullah s.a.v.: “Bir kimse kırk gün helal yemeye devam ederse yüce Allah kalbini nurlandırır. Hikmet kaynakları kalbinden taşar diline gelir.” buyurmuşlardır.
    Helal yemek, yeme içme ve giyinmeyle ilgilidir. Haramlardan sakınmak ise binlerce günahı terk etmeye bağlıdır. Bu asırda aklımıza hayalimize gelmeyen çeşitli günahlar vardır. Şeytanın bu konuda hileleri çok büyük olup, Adem Aleyhisselam’a secde etmeyen kovulmuş Azazil, evladını toplayarak Ümmet-i Muhammed’i baştan çıkarma yollarını hazırlamıştır. “Madem peygamberleri hürmetine Allah onları kolaylıkla bağışlıyor, biz de onlara yollarını zorlaştıralım” diyerek haram işleri helal gösterme belasını insanlara sarmıştır. Böylece insanlar helal sandıkları haram işlerden dolayı tövbe de etmeyecekler ve günahlar âdet halini alacaktır. Bu yüzden yeme içme, evlilik, akrabalık ve benzeri birçok işte haram ve şüpheli işler meşru zannedilmektedir.
    Hz. Sa’d r.a. Rasulullah s.a.v. Efendimiz’den “duası makbul bir kişi” olması için dua rica etti. Efendimiz şöyle buyurdular:
    – “Tertemiz helal şeyler ye, duan kabul olur.”
    Yine bir hadis-i şeriflerinde Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyuruyorlar ki: “Nice toz toprak içinde, saçı başı dağınık yollara düşen kimse var ki, yediği de giydiği de haramdır. Bu haliyle elini açar, ‘Ya Rabbi, şu şu isteklerimi yerine getir!’ der. Öyle bir kimsenin duası nasıl olsun da makbul olsun!”
    Bir başka hadis-i şeriflerinde de şöyle buyuruyorlar: “Yüce Allah Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya bir melek yerleştirdi. Bu melek hemen her gün oradan şöyle seslenir: ‘Haram yiyen kimsenin ne sarfı ne adli kabul edilir’”. “Sarf” kelimesi ile anlatılmak istenen farz ibadetler, “adl” kelimesi ile de sünnet ve nafile ibadetlerdir. Yani haram yiyen kimsenin farz, sünnet ve nafile ibadetleri kabul edilmez.
    İşin başı yeme içmeye dayanıyor. Bu asırda kurşun sıkılmış bir hayvanın kesilmesinden faiz karışmış lokmaya kadar pek çok karışık mesele vardır.
    Bir kimse on kuruşa bir elbise satın alsa, on kuruşun bir kuruşu haram olsa, bu elbise ile kıldığı namaz makbul olmaz. Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyurmuşlardır ki:
    – “İbadet on bölümden ibarettir. Dokuz bölümü rızıkta ve yaşayışta helali aramaktır.”



  4. 02.Haziran.2013, 16:07
    2
    Devamlı Üye



    Helal lokma hakkında bilgi



    Rasulullah s.a.v. Efendimiz hadis-i şeriflerinde “helal”i ve “ilim”i arayıp bulmak her müslümana farzdır, buyurmuşlardır. İlmin hakikati Allah Tealâ’yı, O’nun alemlerin yaratıcısı olduğunu, ahirette kullarını hesaba çekeceğini bilmektir. Bu bilgi günahlardan pişman olup tövbe etmeye vesile olur. Tövbede sabit kalmak için ilim ve amel-i salih birbirinden ayrılmayan unsurlardır. Dervişin elinde ilim, kalbinde iman ve takva olmalıdır.
    Rızkın helali olmadan da tövbede sabit kalınamaz. Bu hususta insanların birbirine yardımcı olması gerekir. İnsanlar arasında hukukun temini ve iyi ilişkilerin kurulması, birbirlerini aldatmamaları, birbirlerine zulmetmemeleri ve birbirlerinin helal rızkına yardımcı olmaları ile mümkündür. Yoksa gerek ilim, gerek ibadet haram üzerine kurulursa, kıraç bir tarla gibi bir miktar çalı çırpı yetişmesine sebep olur ama verim olmaz. Halbuki Rasulullah s.a.v.: “Bir kimse kırk gün helal yemeye devam ederse yüce Allah kalbini nurlandırır. Hikmet kaynakları kalbinden taşar diline gelir.” buyurmuşlardır.
    Helal yemek, yeme içme ve giyinmeyle ilgilidir. Haramlardan sakınmak ise binlerce günahı terk etmeye bağlıdır. Bu asırda aklımıza hayalimize gelmeyen çeşitli günahlar vardır. Şeytanın bu konuda hileleri çok büyük olup, Adem Aleyhisselam’a secde etmeyen kovulmuş Azazil, evladını toplayarak Ümmet-i Muhammed’i baştan çıkarma yollarını hazırlamıştır. “Madem peygamberleri hürmetine Allah onları kolaylıkla bağışlıyor, biz de onlara yollarını zorlaştıralım” diyerek haram işleri helal gösterme belasını insanlara sarmıştır. Böylece insanlar helal sandıkları haram işlerden dolayı tövbe de etmeyecekler ve günahlar âdet halini alacaktır. Bu yüzden yeme içme, evlilik, akrabalık ve benzeri birçok işte haram ve şüpheli işler meşru zannedilmektedir.
    Hz. Sa’d r.a. Rasulullah s.a.v. Efendimiz’den “duası makbul bir kişi” olması için dua rica etti. Efendimiz şöyle buyurdular:
    – “Tertemiz helal şeyler ye, duan kabul olur.”
    Yine bir hadis-i şeriflerinde Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyuruyorlar ki: “Nice toz toprak içinde, saçı başı dağınık yollara düşen kimse var ki, yediği de giydiği de haramdır. Bu haliyle elini açar, ‘Ya Rabbi, şu şu isteklerimi yerine getir!’ der. Öyle bir kimsenin duası nasıl olsun da makbul olsun!”
    Bir başka hadis-i şeriflerinde de şöyle buyuruyorlar: “Yüce Allah Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya bir melek yerleştirdi. Bu melek hemen her gün oradan şöyle seslenir: ‘Haram yiyen kimsenin ne sarfı ne adli kabul edilir’”. “Sarf” kelimesi ile anlatılmak istenen farz ibadetler, “adl” kelimesi ile de sünnet ve nafile ibadetlerdir. Yani haram yiyen kimsenin farz, sünnet ve nafile ibadetleri kabul edilmez.
    İşin başı yeme içmeye dayanıyor. Bu asırda kurşun sıkılmış bir hayvanın kesilmesinden faiz karışmış lokmaya kadar pek çok karışık mesele vardır.
    Bir kimse on kuruşa bir elbise satın alsa, on kuruşun bir kuruşu haram olsa, bu elbise ile kıldığı namaz makbul olmaz. Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyurmuşlardır ki:
    – “İbadet on bölümden ibarettir. Dokuz bölümü rızıkta ve yaşayışta helali aramaktır.”






+ Yorum Gönder