Konusunu Oylayın.: Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi
  1. 02.Mart.2013, 02:41
    1
    Misafir

    Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi






    Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi Mumsema Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi veriniz ? Dinimizde lut kavmi hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 02.Mart.2013, 02:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi veriniz ? Dinimizde lut kavmi hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Bu Bana Verilen Bir Ceza mı?

    - Hud kavmine verilen ceza hakkında bilgi

    - Firavun ve adamlarına verilen ceza hakkında bilgi

    - Nuh kavmine verilen ceza hakkında bilgi

    - Semud kavmine verilen ceza hakkında bilgi

  3. 07.Mart.2013, 13:36
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Lut kavmine verilen ceza hakkında bilgi




    Lut Kavminin Helak Oluşu

    Lut kavmi; genellikle lutîlikle, erkek erkeğe tatmin yolunu seçmekle meşhur olmuştur. Hz. Lut Peygamber’ in tüm ikazlarına rağmen bu işten vazgeçmemişlerdir. Konunun özetini Kur’an-ı Kerimden takip edelim.

    Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı suretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut, kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşerilerinin bu gençleri taciz edeceğinden korkarak, onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı. Misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, Bugün çok çetin bir gün olacak!dedi.

    Bu arada, şehre gelen yabancıların Lut’un evinde misafir olduğunu haber alan kavmi, sapık arzularının kamçılamasıyla, adeta kudurmuş bir halde koşarak Lut’un kapısına dayandılar. Gerçi öteden beri böyle çirkinlikler yapmayı adet haline getirmişlerdi.

    Lut, “Ey kavmim!” dedi, “İşte kızlarım; onlarla evlenip meşru ve doğal yollarla arzularınızı tatmin etmeniz, sizin için erkeklere yönelmekten çok daha temizdir. Öyleyse, Cenab-ı Allah’tan korkun da misafirlerime tacizde bulunarak beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?”

    Buna karşılık onlar, (Sen de gayet iyi bilirsin ki, bizim senin kızlarında gözümüz yok. Zira kadınlarla ilgilenmiyoruz biz. Sen aslında bizim ne istediğimizi pekala bilirsin!) dediler.

    Bu azgın topluluk karşısında tamamen çaresiz kalan Lut Peygamber (Ah, keşke size karşı koyabilecek gücüm olsaydı yahut şerrinizden korunabileceğim sağlam bir kaleye sığınabilseydim!) dedi. Şehre sonradan yerleşen bir yabancı olduğu için, kendisini savunacak kabile desteğinden yoksundu. İşte, Lut Peygamber [a.s.]’in üzüntüsü doruk noktasına ulaşmıştı ki:

    Sonunda melekler gerçek kimliklerini ortaya koyarak, [Ey Lut!] dediler, (Bizler Rabb’inin elçileriyiz. Artık korkmana, üzülmene gerek yok! Zira onlar senin kılına bile dokunamazlar! Zaten kısa bir zaman sonra hepsi helak edilecektir! Bunun için, gecenin bir vaktinde ailenle birlikte şehri terk etmek üzere yola çık.

    İçinizden hiç kimse kafirlerle birlikte olma özlemiyle geriye dönüp bakmasın! Ancak karın hariç; zira o, zalimlerin yanında kalmayı tercih edecek. Bu yüzden de, onların başına gelecek olan azap, onun da başına gelecek. Onların helak edilme zamanı sabah vaktidir; sabah vakti de yakındır, değil mi?)

    Ve nihayet Sodom şehri için helak emrimiz gelince, Lut Peygamberi ve ailesini oradan çıkardık, sonra korkunç bir sarsıntıyla oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine, ateşte pişip sertleşmiş kızgın taşları sağanak sağanak yağdırdık.

    O taşlar, öyle tesadüfen yağmadı onların başına. Aksine her bir taş, Rabb’inin katında işaretlenmiş ve zalimleri cezalandırmak için özellikle gönderilmişti. Ve siz ey insanlar! Kendinizi benzer bir felaketten uzak sanmayın! Zira bu tür cezalar, zalimlerden hiç de uzak değildir. Allah zaman zaman bela ve musibetler göndererek insanları uyaracaktır. [Hud, 11/77-83; Kısa tefsirli Kur’an meali].

    Bu ümmetin kavimlerinin bütün bütün helak olmaması, Peygamber Efendimiz [s.a.v.]’in yaptığı ve kabul olmuş duasının bir sonucudur. Bununla beraber, ahir zamandaki artan kötülüğe paralel olarak Yüce Allah’ın gazabını gösteren felaketler de çok artmıştır.Bugün, seller,depremler, tusunamiler,tufanlar, hortumlar, kasırgaların helak ettiği insan sayısı, eski kavimlerin kat kat üstündedir.

    Ancak, eski kavimlerde olduğu gibi, bugün de bu musibetleri tesadüflere vererek, normal birer doğa olayı diyerek işin içinden çıktığını zannedenler var. (Deprem Allah’ın bir uyarısıdır) diyenler ceza görmüşse, bunun altında yatan sebep, olan felaketi, suç ve ceza ilişkisinden uzaklaştırıp, tesadüflere havale etme gayretlerinin varlığıdır.



  4. 07.Mart.2013, 13:36
    2
    Moderatör



    Lut Kavminin Helak Oluşu

    Lut kavmi; genellikle lutîlikle, erkek erkeğe tatmin yolunu seçmekle meşhur olmuştur. Hz. Lut Peygamber’ in tüm ikazlarına rağmen bu işten vazgeçmemişlerdir. Konunun özetini Kur’an-ı Kerimden takip edelim.

    Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı suretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut, kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşerilerinin bu gençleri taciz edeceğinden korkarak, onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı. Misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, Bugün çok çetin bir gün olacak!dedi.

    Bu arada, şehre gelen yabancıların Lut’un evinde misafir olduğunu haber alan kavmi, sapık arzularının kamçılamasıyla, adeta kudurmuş bir halde koşarak Lut’un kapısına dayandılar. Gerçi öteden beri böyle çirkinlikler yapmayı adet haline getirmişlerdi.

    Lut, “Ey kavmim!” dedi, “İşte kızlarım; onlarla evlenip meşru ve doğal yollarla arzularınızı tatmin etmeniz, sizin için erkeklere yönelmekten çok daha temizdir. Öyleyse, Cenab-ı Allah’tan korkun da misafirlerime tacizde bulunarak beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?”

    Buna karşılık onlar, (Sen de gayet iyi bilirsin ki, bizim senin kızlarında gözümüz yok. Zira kadınlarla ilgilenmiyoruz biz. Sen aslında bizim ne istediğimizi pekala bilirsin!) dediler.

    Bu azgın topluluk karşısında tamamen çaresiz kalan Lut Peygamber (Ah, keşke size karşı koyabilecek gücüm olsaydı yahut şerrinizden korunabileceğim sağlam bir kaleye sığınabilseydim!) dedi. Şehre sonradan yerleşen bir yabancı olduğu için, kendisini savunacak kabile desteğinden yoksundu. İşte, Lut Peygamber [a.s.]’in üzüntüsü doruk noktasına ulaşmıştı ki:

    Sonunda melekler gerçek kimliklerini ortaya koyarak, [Ey Lut!] dediler, (Bizler Rabb’inin elçileriyiz. Artık korkmana, üzülmene gerek yok! Zira onlar senin kılına bile dokunamazlar! Zaten kısa bir zaman sonra hepsi helak edilecektir! Bunun için, gecenin bir vaktinde ailenle birlikte şehri terk etmek üzere yola çık.

    İçinizden hiç kimse kafirlerle birlikte olma özlemiyle geriye dönüp bakmasın! Ancak karın hariç; zira o, zalimlerin yanında kalmayı tercih edecek. Bu yüzden de, onların başına gelecek olan azap, onun da başına gelecek. Onların helak edilme zamanı sabah vaktidir; sabah vakti de yakındır, değil mi?)

    Ve nihayet Sodom şehri için helak emrimiz gelince, Lut Peygamberi ve ailesini oradan çıkardık, sonra korkunç bir sarsıntıyla oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine, ateşte pişip sertleşmiş kızgın taşları sağanak sağanak yağdırdık.

    O taşlar, öyle tesadüfen yağmadı onların başına. Aksine her bir taş, Rabb’inin katında işaretlenmiş ve zalimleri cezalandırmak için özellikle gönderilmişti. Ve siz ey insanlar! Kendinizi benzer bir felaketten uzak sanmayın! Zira bu tür cezalar, zalimlerden hiç de uzak değildir. Allah zaman zaman bela ve musibetler göndererek insanları uyaracaktır. [Hud, 11/77-83; Kısa tefsirli Kur’an meali].

    Bu ümmetin kavimlerinin bütün bütün helak olmaması, Peygamber Efendimiz [s.a.v.]’in yaptığı ve kabul olmuş duasının bir sonucudur. Bununla beraber, ahir zamandaki artan kötülüğe paralel olarak Yüce Allah’ın gazabını gösteren felaketler de çok artmıştır.Bugün, seller,depremler, tusunamiler,tufanlar, hortumlar, kasırgaların helak ettiği insan sayısı, eski kavimlerin kat kat üstündedir.

    Ancak, eski kavimlerde olduğu gibi, bugün de bu musibetleri tesadüflere vererek, normal birer doğa olayı diyerek işin içinden çıktığını zannedenler var. (Deprem Allah’ın bir uyarısıdır) diyenler ceza görmüşse, bunun altında yatan sebep, olan felaketi, suç ve ceza ilişkisinden uzaklaştırıp, tesadüflere havale etme gayretlerinin varlığıdır.






+ Yorum Gönder