Konusunu Oylayın.: Rızık ve tevekkül hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Rızık ve tevekkül hakkında bilgi
  1. 06.Şubat.2013, 14:16
    1
    Misafir

    Rızık ve tevekkül hakkında bilgi






    Rızık ve tevekkül hakkında bilgi Mumsema Rızık ve tevekkül nedir Rızık ve tevekkül ne anlama gelmektedir Rızık ve tevekkül ile ilgili bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 06.Şubat.2013, 14:16
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Rızık ve tevekkül nedir Rızık ve tevekkül ne anlama gelmektedir Rızık ve tevekkül ile ilgili bilgiler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Günümüz şartlarında rızık temini hakkında bilgi verir misiniz?

    - Tevekkül hakkında bilgi

    - Rızık ve Tevekkül

    - Rızık ve tevekkül nedir

    - Rızık ve gelecek endişesi taşımak, tevekkül etmek?

  3. 08.Şubat.2013, 21:15
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: rızık ve tevekkül




    Rızık ve gelecek endişesi taşımak, tevekkül etmek ile ilgili bilgi

    Helal dairesinde çalışmak ibadettir. Sebeplere uygun hareket etmek ise bir açıdan duadır. Ancak bu çalışma sonunda verilenleri de Allah'ın bir ihsanı ve ikramı olarak bilmek gerekir. Bu iki ölçüye uymayan düşünce ve çalışma ise yanlıştır. Bu nedenle aç kalırım endişesi doğru değildir. Çalışmak bizden, muvaffakiyet Allah'tandır, anlayışıyla hareket etmeliyiz.

    Elbette geleceğimizi de düşünmeliyiz. Ama bu endişe boyutunda ve Allahın rahmetine güvenmemek anlamında olmamalıdır. Dünyadaki geleceğimize verdiğimiz değerden daha fazlasını, ahireteki geleceğimize de ayırmamız gerekir.

    Dieğr taraftan Tevekkül çalışmamak değidlir. Tevekkül, sebeplere teşebbüs ettikten ve gerekli bütün tedbirleri aldıktan sonra, Cenab-ı Hakk’ın verdiği neticeye razı olmaktır. Böyle bir insan huzurlu yaşar, maişet noktasında endişeye kapılarak ruhuna elem çektirmez, Peygamberimizin şu
    hadis-i şerifi ona büyük bir ümit kaynağı olur: “Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır.”

    Tevekkül hiçbir zaman çalışmayı, sebeplere teşebbüs etmeyi men etmez. Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’de: “Doğrusu, insan için kendi çalışmasından (gayretinin neticesinden) başka bir şey yoktur” (Necm Sûresi, 39) buyurmuştur.

    Bir adam Peygamberimize (a.s.m.) gelerek, “Ben devemi salı vererek mi tevekkül edeyim, yoksa bağlayarak mı?” demiştir. Efendimiz ise, “Deveni bağla sonra tevekkül et” (Tirmizi, Kıyamet, 60) buyurmuş, böylece tevekkülün ölçüsünü en güzel şekilde ortaya koymuştur.



  4. 08.Şubat.2013, 21:15
    2
    Moderatör



    Rızık ve gelecek endişesi taşımak, tevekkül etmek ile ilgili bilgi

    Helal dairesinde çalışmak ibadettir. Sebeplere uygun hareket etmek ise bir açıdan duadır. Ancak bu çalışma sonunda verilenleri de Allah'ın bir ihsanı ve ikramı olarak bilmek gerekir. Bu iki ölçüye uymayan düşünce ve çalışma ise yanlıştır. Bu nedenle aç kalırım endişesi doğru değildir. Çalışmak bizden, muvaffakiyet Allah'tandır, anlayışıyla hareket etmeliyiz.

    Elbette geleceğimizi de düşünmeliyiz. Ama bu endişe boyutunda ve Allahın rahmetine güvenmemek anlamında olmamalıdır. Dünyadaki geleceğimize verdiğimiz değerden daha fazlasını, ahireteki geleceğimize de ayırmamız gerekir.

    Dieğr taraftan Tevekkül çalışmamak değidlir. Tevekkül, sebeplere teşebbüs ettikten ve gerekli bütün tedbirleri aldıktan sonra, Cenab-ı Hakk’ın verdiği neticeye razı olmaktır. Böyle bir insan huzurlu yaşar, maişet noktasında endişeye kapılarak ruhuna elem çektirmez, Peygamberimizin şu
    hadis-i şerifi ona büyük bir ümit kaynağı olur: “Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül ederseniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırır.”

    Tevekkül hiçbir zaman çalışmayı, sebeplere teşebbüs etmeyi men etmez. Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’de: “Doğrusu, insan için kendi çalışmasından (gayretinin neticesinden) başka bir şey yoktur” (Necm Sûresi, 39) buyurmuştur.

    Bir adam Peygamberimize (a.s.m.) gelerek, “Ben devemi salı vererek mi tevekkül edeyim, yoksa bağlayarak mı?” demiştir. Efendimiz ise, “Deveni bağla sonra tevekkül et” (Tirmizi, Kıyamet, 60) buyurmuş, böylece tevekkülün ölçüsünü en güzel şekilde ortaya koymuştur.






+ Yorum Gönder