Konusunu Oylayın.: Dar'ül Erkam hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Dar'ül Erkam hakkında bilgi
  1. 23.Ocak.2013, 19:12
    1
    Misafir

    Dar'ül Erkam hakkında bilgi






    Dar'ül Erkam hakkında bilgi Mumsema Dar'ül Erkam nedir, Dar'ül Erkam hakkında bilgiler ışığında bir yazı örneği yazar mısınız ?


  2. 23.Ocak.2013, 19:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Dar'ül Erkam nedir, Dar'ül Erkam hakkında bilgiler ışığında bir yazı örneği yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Darül-erkam ne demek?

    - Erkam bin ebi'l erkam hayatı

    - Erkam bin Erkam Kimdir?

    - Erkam Bin Ebi'l-Erkam hakkında ansiklopedik bilgi

    - ERKAM BİN EBİ'L ERKAM - Evi ilk vakıf olan sahâbî

  3. 23.Ocak.2013, 19:52
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Dar'ül Erkam hakkında bilgi




    Dar'ül Erkam hakkında bilgi

    Dar'ül Erkam nedir, Dar'ül Erkam hakkında bilgi

    Darülerkam, Hz. Peygamber'in bi'setin ilk yıllarında Mekke'de İslâmiyet'i tebliğ ettiği evdir.

    İslâm tarihinde Dârülislâm diye de bilinen bu ev, ilk müslümanlardan Erkam b. Ebü'l-Erkam el-Mahzûmiye aitti. Mekkeli müşriklerin giderek artan zulüm ve baskıları yüzünden Hz. Peygamber Mescid-i Haram içinde Safa tepesinin eteklerinde bulunan bu evi kendine ikametgâh olarak seçti. Burada bir yandan ashâb-ı kirama dinî bilgiler öğretirken bir yandan da ilâhî gerçeği arayan insanları İslâm'a davet ediyor, onlara Kur'ân-ı Kerîm okuyor ve onlarla birlikte namaz kılıyordu.

    Hz. Peygamber'in bu evdeki faaliyetlerinin sonucunda birçok kimse müslüman olmuş, Ömer de İslâmiyet'i burada kabul etmişti. İslâm'a davet için bu evin seçilmesinde, Kabe'nin haremine dahil oluşu, hac ve umre için Mekkeliler'le ve dışarıdan gelen pek çok kimse ile dikkati çekmeden temas kolaylığı sağlaması gibi hususlar göz önüne alınmıştır.

    Hz. Peygamber'in önderliğindeki müslümanlar, işkence ve baskı ortamında bu evi kendilerine merkez yaptılar ve geceleri orada buluşmaya başladılar. Orada yeni din öğreniliyor; yeni gelen ayetler ezberleniyor; namaz kılınıyor; evinden kovulan, aç kalan, işkenceye uğrayan müslümanlara kanat geriliyordu.

    Hz. Peygamber'in Dârülerkam'da oturmaya başlaması ilk müslümanların İslâmiyet'i kabul tarihlerine bir esas teşkil etmiş, sahâbîlerin müslüman oluşları, Resûlullah'in Dârülerkam'a girmesinden önce veya sonra şeklinde tarihlendirilmiştir.

    Hz. Peygamber'in Dârülerkam'a geliş tarihi nübüvvetin 4. yılı olarak kabul edilirse de bu doğru değildir. Erkam b. Ebü'l-Erkam'ın İlk müslümanlar arasında yer almasından dolayı bu tarihi bi'setin 1. yılı, hatta bu yılın ilk ayları olarak kabul etmek gerekir. Hz. Peygamber, nübüvvetin 6. yılı Zilhicce ayında Ömer'in müslüman olmasından sonra Dârülerkam'dan ayrılmıştır. (bk. TDV. İslam Ansiklopedisi, Darülerkam md.)

    Tarih boyunca birçok defa tamir gören Dârülerkam III. Murad tarafından mescid olarak yenilendi (999/1590) Suudi Arabistan Krallığı'nca Harem-i şerif için yapılan çevre düzenlemesi sırasında Dârülerkam yıkılarak arsası Harem arsasına katılmıştır.

    İslam`ın ilk tebliğ döneminde Mekke şehrindeki İslami eğitim ve öğretim bu evle sınırlı kalmamış, pek çok evde sahabeler tarafından yürütülmüştür. Nitekim Said İbn Zeyd`in Hz. Ömer`in kız kardeşi Fatıma bint el-Hattab`a ve kocası İbn` Amr`a Kur`an öğretmek üzere evde bulunduğu sırada Hz. Ömer oraya gelmişti. Hadise Hz. Ömer`in evde kardeşini dövmesi ve eniştesini tartaklaması, sonra da Said İbn Zeyd`in gizlendiği yerden çıkarak Kur`an`ın önemini zikretmesi hadisesi, Mekke döneminde eğitim ve öğretimin evlerde sürdürüldüğüne dair belirgin bir örnektir.

    Evlerin mektep vazifesi için kullanıldığına Medine döneminde de rastlamaktayız. Hz. Peygamber, hicretten önce istek üzerine, Medineli Müslümanlara dini anlatmak, Kur`an`ı öğretmek için Mus`ab İbn Umeyr`i Medine`ye göndermiş, Mus`ab da Medineli Müslümanların evlerinde onlara dersler vermiş ve onları eğitmiştir. Bunların dışında bazı evlerin ise “Darülkurra” olarak tanındığını ve bu evlerin sadece Kur`an eğitimine hasredildiğini görmekteyiz.

    Peygamber Efendimiz, hicretten sonra Medine`ye varışını müteakip bir arsa satın alarak bugünkü Mescid-i Nebevi`yi inşa etmiş, bitişiğine de “Suffa” adıyla İslam tarihinde eğitim ve öğretim müessesesi olarak tanınmış olan ve bir mektep, bir üniversite işlevi gören güzide binayı yaptırmıştır. Bu bina gündüzleri bir okul şeklinde kullanılıp, geceleri ise barınacak yeri olmayanlar için bir yatakhane vazifesi görmüştür. Bir de buna ek olarak Resulullah`ın, zevcelerine tahsis olunmuş bir-kaç odadan ibaret ayrı bir kısım inşa edilmiştir.


  4. 23.Ocak.2013, 19:52
    2
    Moderatör



    Dar'ül Erkam hakkında bilgi

    Dar'ül Erkam nedir, Dar'ül Erkam hakkında bilgi

    Darülerkam, Hz. Peygamber'in bi'setin ilk yıllarında Mekke'de İslâmiyet'i tebliğ ettiği evdir.

    İslâm tarihinde Dârülislâm diye de bilinen bu ev, ilk müslümanlardan Erkam b. Ebü'l-Erkam el-Mahzûmiye aitti. Mekkeli müşriklerin giderek artan zulüm ve baskıları yüzünden Hz. Peygamber Mescid-i Haram içinde Safa tepesinin eteklerinde bulunan bu evi kendine ikametgâh olarak seçti. Burada bir yandan ashâb-ı kirama dinî bilgiler öğretirken bir yandan da ilâhî gerçeği arayan insanları İslâm'a davet ediyor, onlara Kur'ân-ı Kerîm okuyor ve onlarla birlikte namaz kılıyordu.

    Hz. Peygamber'in bu evdeki faaliyetlerinin sonucunda birçok kimse müslüman olmuş, Ömer de İslâmiyet'i burada kabul etmişti. İslâm'a davet için bu evin seçilmesinde, Kabe'nin haremine dahil oluşu, hac ve umre için Mekkeliler'le ve dışarıdan gelen pek çok kimse ile dikkati çekmeden temas kolaylığı sağlaması gibi hususlar göz önüne alınmıştır.

    Hz. Peygamber'in önderliğindeki müslümanlar, işkence ve baskı ortamında bu evi kendilerine merkez yaptılar ve geceleri orada buluşmaya başladılar. Orada yeni din öğreniliyor; yeni gelen ayetler ezberleniyor; namaz kılınıyor; evinden kovulan, aç kalan, işkenceye uğrayan müslümanlara kanat geriliyordu.

    Hz. Peygamber'in Dârülerkam'da oturmaya başlaması ilk müslümanların İslâmiyet'i kabul tarihlerine bir esas teşkil etmiş, sahâbîlerin müslüman oluşları, Resûlullah'in Dârülerkam'a girmesinden önce veya sonra şeklinde tarihlendirilmiştir.

    Hz. Peygamber'in Dârülerkam'a geliş tarihi nübüvvetin 4. yılı olarak kabul edilirse de bu doğru değildir. Erkam b. Ebü'l-Erkam'ın İlk müslümanlar arasında yer almasından dolayı bu tarihi bi'setin 1. yılı, hatta bu yılın ilk ayları olarak kabul etmek gerekir. Hz. Peygamber, nübüvvetin 6. yılı Zilhicce ayında Ömer'in müslüman olmasından sonra Dârülerkam'dan ayrılmıştır. (bk. TDV. İslam Ansiklopedisi, Darülerkam md.)

    Tarih boyunca birçok defa tamir gören Dârülerkam III. Murad tarafından mescid olarak yenilendi (999/1590) Suudi Arabistan Krallığı'nca Harem-i şerif için yapılan çevre düzenlemesi sırasında Dârülerkam yıkılarak arsası Harem arsasına katılmıştır.

    İslam`ın ilk tebliğ döneminde Mekke şehrindeki İslami eğitim ve öğretim bu evle sınırlı kalmamış, pek çok evde sahabeler tarafından yürütülmüştür. Nitekim Said İbn Zeyd`in Hz. Ömer`in kız kardeşi Fatıma bint el-Hattab`a ve kocası İbn` Amr`a Kur`an öğretmek üzere evde bulunduğu sırada Hz. Ömer oraya gelmişti. Hadise Hz. Ömer`in evde kardeşini dövmesi ve eniştesini tartaklaması, sonra da Said İbn Zeyd`in gizlendiği yerden çıkarak Kur`an`ın önemini zikretmesi hadisesi, Mekke döneminde eğitim ve öğretimin evlerde sürdürüldüğüne dair belirgin bir örnektir.

    Evlerin mektep vazifesi için kullanıldığına Medine döneminde de rastlamaktayız. Hz. Peygamber, hicretten önce istek üzerine, Medineli Müslümanlara dini anlatmak, Kur`an`ı öğretmek için Mus`ab İbn Umeyr`i Medine`ye göndermiş, Mus`ab da Medineli Müslümanların evlerinde onlara dersler vermiş ve onları eğitmiştir. Bunların dışında bazı evlerin ise “Darülkurra” olarak tanındığını ve bu evlerin sadece Kur`an eğitimine hasredildiğini görmekteyiz.

    Peygamber Efendimiz, hicretten sonra Medine`ye varışını müteakip bir arsa satın alarak bugünkü Mescid-i Nebevi`yi inşa etmiş, bitişiğine de “Suffa” adıyla İslam tarihinde eğitim ve öğretim müessesesi olarak tanınmış olan ve bir mektep, bir üniversite işlevi gören güzide binayı yaptırmıştır. Bu bina gündüzleri bir okul şeklinde kullanılıp, geceleri ise barınacak yeri olmayanlar için bir yatakhane vazifesi görmüştür. Bir de buna ek olarak Resulullah`ın, zevcelerine tahsis olunmuş bir-kaç odadan ibaret ayrı bir kısım inşa edilmiştir.





+ Yorum Gönder