Konusunu Oylayın.: Alim ve Cahil arasındaki bilgi farkı nedir? Ne kadardır?

5 üzerinden 3.50 | Toplam : 4 kişi
Alim ve Cahil arasındaki bilgi farkı nedir? Ne kadardır?
  1. 06.Aralık.2012, 23:17
    1
    Misafir

    Alim ve Cahil arasındaki bilgi farkı nedir? Ne kadardır?

  2. 02.Ocak.2013, 01:53
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Alim ve Cahil arasındaki bilgi farkı nedir? Ne kadardır?




    Alim-Cahil
    “Alimle et sohbet alırsın mertebe. Cahille et sohbet dönersin merkebe. Cahille çıkma yola gelir başa türlü bela”
    “Cahil dostun olacağına alim düşmanın olsun”
    “Alimin uykusu cahilin ibadetinden efdaldir.”
    “Tek bir alim, şeytana karşı bin zahitten daha mukavimdir.”
    “Bilgi kuvvettir. Aklı ve ruhu gereksiz korkulardan, aşağılık duygusundan ve kuruntulardan arıttığı için kuvvettir.”


    Alim günahı telafi edecek bilgiye sahiptir. Zaafı, gafleti ve bir anlık öfkesi sonucu her hangi bir fenalığa düşmüşse bile Rabbine karşı duymuş olduğu haşyetten dolayı hemen kendini toplar, düzeltir ve bağışlama diler. Bununla da kalmayıp hemen bir iyilik yapar bilir ki iyilikler kötülükleri giderir.

    Günahı bile bile sürdürmez. Hele Allah adına bir delile dayanmadan konuşmaz. Bilgisi olmayan şeyin ardına düşmez (bkz, 7/33, 16/116, 17/36)

    Cahil ise cesur olur. Bilmediğinin düşmanıdır. Bu bakımdan cürmü büyüktür, kendini düzeltmez, af dilemez, daha çok öfke ve kinini büyütür (kan davası vs.). işte bu bakımdan güzel işlere yönelme eğiliminden mahrumdur.
    Cahile söz anlatmak deveye hendek atlatmak kadar zordur. Onlar cehalet ve aptallık içinde ne yaptıklarını bilmezler. Boş söze müşteridirler, geçici menfaatleri olmadıkça söze kulak vermezler. Ön yargı, taassup, zan ve yalan onların azığıdır.
    İşte, nice kendini bilmez müslümanım diyenler öyle çok ki bunun hazin manzaralarını görmekteyiz.
    Geçmiş asıra şanlı imzalar atan ecdadın torunları, cehaletin düşürdüğü sefahat içerisindeler.


    Ben müslümanım dediği halde bir çok insan ilim ibadetinden o kadar uzaktalar ki, düşünüp de “Rabbimiz bizden ne istiyor, bizi insanlığın şeref ve haysiyetine ulaştıran değerler nelerdir” diye araştırmıyorlar. Batıla uydukları kadar İslama uymuyorlar. Kendilerini şuna buna beğendirmeye çalışıyorlar da; Allah’a beğendirmenin yollarını aramıyorlar. Bilseler ki şu dört şey müslümanlar için bedbahtlık eseridir. Cahillik, tembellik, bayağılık ve düşüncesizliktir. En kötü fakirlik cehalet, en faydalı zenginlik akıl, en efdal ibadet tefekkürdür. Bir kelamı kibarda; “Ya öğrenci, ya öğretici, ya da dinleyici ol, dördüncüsü olma sonra bedbahtlardan olursun” denilmiştir. Duyu ve melekelerini Rabbini razı etme yolunda kullanmak zorundadırlar. Zanna ve taklide dayalı yönelişler makbuliyet arzetmediği gibi insanı yönde sürüklediği gibi atılda bırakır. “Bilenlerle bilmeyenler bir olmaz” 39/9

    Onun için o yüce resul öğüdünde “Beşikten mezara kadar ilim tahsilini” önermiştir.
    İlim, kendisine yaklaşanı, yaklaşabildiği kadar aziz; uzaklaşanı da uzaklaştığı nisbette zelil eden insan için var edilmiş büyük bir güçtür.
    Her fenalığın hatta küfrün ve şirkin başı bilgisizliktir.
    İnsanlar kendilerine ait dünyevi meselelerini çözmek için uğraşır çare ararda; hem ukbasını hem de dünyasını selamete erdirecek dinini öğrenmeye gayret göstermez.
    Herkes hem kendisinin hem de çocuğunun iyi bir meslek sahibi olmasını isterde, iyi bir müslüman olmayı düşünmez. Oysa iyi bir müslüman aynı zamanda iyi bir elemanda olur. Bunun içinde dinini öğrenmek zorundadır. Buna bigane kalanlar dinlerinin sahibi değillerdir.
    Hakikatten uzak yaşamaya razı olmak, bilgisizliğe boyun eğmek müslümanlar için çok tehlikeli bir haldir. Bu fenalığa dikkat çeken o kadar çok ayet var ki, bilfiil müşahedelerimizle beraber: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırm” 2/67 “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim”11/46 “Sakın ha cahillerden olma” 6/35 “İnsanlardan kimi Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanın peşine düşer” 22/3 “İlmi hakikati dikkate almadan hevasına uyanlar zalimlerin ta kendileridir” 2/145 “İlimde derinleşmiş olanlar, namaz kılanlar ve zekat verenler... İşte onlara büyük mükafatlar vardır” 4/162
    İman ilim edinmeyi gerektirir. İlim farz bir ibadettir; onsuz işler değersiz kalır. İlimsizlik zulmettir, ölümdür 8/24, felakettir 8/25. “Bilgisizce keyfi hayat sürdürenler zalimdir” 30/29
    Ebu Hanife’ye göre, cahilane yapılan çok amel, ilim ile yapılan bir işin azda olsa yüceliğine erişemez.
    Dinleyip de sözün en güzeline uyanlar müjdelenmişlerdir39/18.
    “Allah’a teslimiyet gösterenler, doğruyu arayanlar ve ona uyanlardır 72/14. şüphesiz ki bu söz (Kur’an) muttakiler için öğüttür. İmanı olan öğütten istifade eder, Allah’ın kendilerine emrettiği hususlarda ona karşı gelmez.
    Bunun için Rabblerinin adıyla okurlar. Bilirler ki okumayan insan azar. Okudukça Rablerinin nihayetsiz kerem sahibi olduğunu görürler. Okudukça gelişir, ufukları açılır, kendine bahşedilen ikramları bir bir tesbit ettikçe Allah’a karşı derin bir saygıyla kulluğa yönelirler.
    Evet, “Rabbinin makamına varmaktan korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırana gelince şüphesiz onların barınağı cennettir.” Naziat/40-41
    Demek ki değerli okuyucu kardeşlerim, okuyarak imani hakikatleri kavramak insana yüce bir ahlak ve mevki kazandırır. Onlarda Allah ve resulünün sözü her şeyden üstündür. Bunun için Allah’ın dinini yüceltmek ve üstün kılmak için cihad eder.
    Selam Allah’a sığınıp saygı duyan, yalan ve kötü amelden sakınanlara olsun.


    Sağ üst köşe yerleşecek:
    "Cehalet ve cehaletten kaynaklanan cesaret en büyük düşmanınızdır."
    İnsanlık için bir zalim vardır o da cehalet!..


    Sol alt köşeye yerleşecek:
    İlim asla iflas etmez. İlim bize hakikati yahut,hiç olmazsa zekamızca anlaşılması mümkün münasebetleri öğretmeyi vaad etti.
    Güzellikleri,iyilikleri yaşamak için okumak bir ayrıcalıktır.


    Sayfa ortasına yerleşecek:
    "Cahillik karanlığında kabahat işleyenler cehaletin suçluları olsada;asıl suçlu olanlar cehalet karanlığını muhafazaya sebep olanlardır. Madem cehalet karanlığı,kabahatin işlenmesini icabettiriyor,o halde ilim terbiyesini halka vermeyenler büyük bir kabahat işliyor demektir." Sefiller

    Semra KÜRÜN



    1.Cahilin Kavgası Âlimdir, Âlimin Davâsı Allah’tır.


    2.Cahil Kibirlidir, Âlim Tevâzû Sahibidir.

    3.Cahil Sözle Yetinir, Âlim Harekete Geçirir.

    4.Cahil Hevâsının Esiridir, Âlim Delile Tâbidir.

    5.Cahil Her konuda Konuşur, Âlim Bildiği Konuda Fikir Sahibidir.

    6.Cahil İnsanların Harâbı için Çalışır, Âlim Toplumun Islâhı İçin Uğraşır.

    7.Cahil Ezâ Çekmekten Öfke Duyar, Âlim Cefâ Karşısında Sabreder.

    8.Cahil “Herşeyi Biliyorum” der, Âlim “Bilmediklerim de Var” der.

    9.Cahil Meselelere Sû-i Zan ile Bakar, Âlim İnsanlara Hüsn-ü Zan Besler.

    10.Cahil İnsanların Beğenisini Toplamanın Derdinde, Âlim Allahın Rızasını Kazanmanın Peşinde.


  3. 02.Ocak.2013, 01:53
    2
    Silent and lonely rains



    Alim-Cahil
    “Alimle et sohbet alırsın mertebe. Cahille et sohbet dönersin merkebe. Cahille çıkma yola gelir başa türlü bela”
    “Cahil dostun olacağına alim düşmanın olsun”
    “Alimin uykusu cahilin ibadetinden efdaldir.”
    “Tek bir alim, şeytana karşı bin zahitten daha mukavimdir.”
    “Bilgi kuvvettir. Aklı ve ruhu gereksiz korkulardan, aşağılık duygusundan ve kuruntulardan arıttığı için kuvvettir.”


    Alim günahı telafi edecek bilgiye sahiptir. Zaafı, gafleti ve bir anlık öfkesi sonucu her hangi bir fenalığa düşmüşse bile Rabbine karşı duymuş olduğu haşyetten dolayı hemen kendini toplar, düzeltir ve bağışlama diler. Bununla da kalmayıp hemen bir iyilik yapar bilir ki iyilikler kötülükleri giderir.

    Günahı bile bile sürdürmez. Hele Allah adına bir delile dayanmadan konuşmaz. Bilgisi olmayan şeyin ardına düşmez (bkz, 7/33, 16/116, 17/36)

    Cahil ise cesur olur. Bilmediğinin düşmanıdır. Bu bakımdan cürmü büyüktür, kendini düzeltmez, af dilemez, daha çok öfke ve kinini büyütür (kan davası vs.). işte bu bakımdan güzel işlere yönelme eğiliminden mahrumdur.
    Cahile söz anlatmak deveye hendek atlatmak kadar zordur. Onlar cehalet ve aptallık içinde ne yaptıklarını bilmezler. Boş söze müşteridirler, geçici menfaatleri olmadıkça söze kulak vermezler. Ön yargı, taassup, zan ve yalan onların azığıdır.
    İşte, nice kendini bilmez müslümanım diyenler öyle çok ki bunun hazin manzaralarını görmekteyiz.
    Geçmiş asıra şanlı imzalar atan ecdadın torunları, cehaletin düşürdüğü sefahat içerisindeler.


    Ben müslümanım dediği halde bir çok insan ilim ibadetinden o kadar uzaktalar ki, düşünüp de “Rabbimiz bizden ne istiyor, bizi insanlığın şeref ve haysiyetine ulaştıran değerler nelerdir” diye araştırmıyorlar. Batıla uydukları kadar İslama uymuyorlar. Kendilerini şuna buna beğendirmeye çalışıyorlar da; Allah’a beğendirmenin yollarını aramıyorlar. Bilseler ki şu dört şey müslümanlar için bedbahtlık eseridir. Cahillik, tembellik, bayağılık ve düşüncesizliktir. En kötü fakirlik cehalet, en faydalı zenginlik akıl, en efdal ibadet tefekkürdür. Bir kelamı kibarda; “Ya öğrenci, ya öğretici, ya da dinleyici ol, dördüncüsü olma sonra bedbahtlardan olursun” denilmiştir. Duyu ve melekelerini Rabbini razı etme yolunda kullanmak zorundadırlar. Zanna ve taklide dayalı yönelişler makbuliyet arzetmediği gibi insanı yönde sürüklediği gibi atılda bırakır. “Bilenlerle bilmeyenler bir olmaz” 39/9

    Onun için o yüce resul öğüdünde “Beşikten mezara kadar ilim tahsilini” önermiştir.
    İlim, kendisine yaklaşanı, yaklaşabildiği kadar aziz; uzaklaşanı da uzaklaştığı nisbette zelil eden insan için var edilmiş büyük bir güçtür.
    Her fenalığın hatta küfrün ve şirkin başı bilgisizliktir.
    İnsanlar kendilerine ait dünyevi meselelerini çözmek için uğraşır çare ararda; hem ukbasını hem de dünyasını selamete erdirecek dinini öğrenmeye gayret göstermez.
    Herkes hem kendisinin hem de çocuğunun iyi bir meslek sahibi olmasını isterde, iyi bir müslüman olmayı düşünmez. Oysa iyi bir müslüman aynı zamanda iyi bir elemanda olur. Bunun içinde dinini öğrenmek zorundadır. Buna bigane kalanlar dinlerinin sahibi değillerdir.
    Hakikatten uzak yaşamaya razı olmak, bilgisizliğe boyun eğmek müslümanlar için çok tehlikeli bir haldir. Bu fenalığa dikkat çeken o kadar çok ayet var ki, bilfiil müşahedelerimizle beraber: “Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırm” 2/67 “Sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim”11/46 “Sakın ha cahillerden olma” 6/35 “İnsanlardan kimi Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanın peşine düşer” 22/3 “İlmi hakikati dikkate almadan hevasına uyanlar zalimlerin ta kendileridir” 2/145 “İlimde derinleşmiş olanlar, namaz kılanlar ve zekat verenler... İşte onlara büyük mükafatlar vardır” 4/162
    İman ilim edinmeyi gerektirir. İlim farz bir ibadettir; onsuz işler değersiz kalır. İlimsizlik zulmettir, ölümdür 8/24, felakettir 8/25. “Bilgisizce keyfi hayat sürdürenler zalimdir” 30/29
    Ebu Hanife’ye göre, cahilane yapılan çok amel, ilim ile yapılan bir işin azda olsa yüceliğine erişemez.
    Dinleyip de sözün en güzeline uyanlar müjdelenmişlerdir39/18.
    “Allah’a teslimiyet gösterenler, doğruyu arayanlar ve ona uyanlardır 72/14. şüphesiz ki bu söz (Kur’an) muttakiler için öğüttür. İmanı olan öğütten istifade eder, Allah’ın kendilerine emrettiği hususlarda ona karşı gelmez.
    Bunun için Rabblerinin adıyla okurlar. Bilirler ki okumayan insan azar. Okudukça Rablerinin nihayetsiz kerem sahibi olduğunu görürler. Okudukça gelişir, ufukları açılır, kendine bahşedilen ikramları bir bir tesbit ettikçe Allah’a karşı derin bir saygıyla kulluğa yönelirler.
    Evet, “Rabbinin makamına varmaktan korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırana gelince şüphesiz onların barınağı cennettir.” Naziat/40-41
    Demek ki değerli okuyucu kardeşlerim, okuyarak imani hakikatleri kavramak insana yüce bir ahlak ve mevki kazandırır. Onlarda Allah ve resulünün sözü her şeyden üstündür. Bunun için Allah’ın dinini yüceltmek ve üstün kılmak için cihad eder.
    Selam Allah’a sığınıp saygı duyan, yalan ve kötü amelden sakınanlara olsun.


    Sağ üst köşe yerleşecek:
    "Cehalet ve cehaletten kaynaklanan cesaret en büyük düşmanınızdır."
    İnsanlık için bir zalim vardır o da cehalet!..


    Sol alt köşeye yerleşecek:
    İlim asla iflas etmez. İlim bize hakikati yahut,hiç olmazsa zekamızca anlaşılması mümkün münasebetleri öğretmeyi vaad etti.
    Güzellikleri,iyilikleri yaşamak için okumak bir ayrıcalıktır.


    Sayfa ortasına yerleşecek:
    "Cahillik karanlığında kabahat işleyenler cehaletin suçluları olsada;asıl suçlu olanlar cehalet karanlığını muhafazaya sebep olanlardır. Madem cehalet karanlığı,kabahatin işlenmesini icabettiriyor,o halde ilim terbiyesini halka vermeyenler büyük bir kabahat işliyor demektir." Sefiller

    Semra KÜRÜN



    1.Cahilin Kavgası Âlimdir, Âlimin Davâsı Allah’tır.


    2.Cahil Kibirlidir, Âlim Tevâzû Sahibidir.

    3.Cahil Sözle Yetinir, Âlim Harekete Geçirir.

    4.Cahil Hevâsının Esiridir, Âlim Delile Tâbidir.

    5.Cahil Her konuda Konuşur, Âlim Bildiği Konuda Fikir Sahibidir.

    6.Cahil İnsanların Harâbı için Çalışır, Âlim Toplumun Islâhı İçin Uğraşır.

    7.Cahil Ezâ Çekmekten Öfke Duyar, Âlim Cefâ Karşısında Sabreder.

    8.Cahil “Herşeyi Biliyorum” der, Âlim “Bilmediklerim de Var” der.

    9.Cahil Meselelere Sû-i Zan ile Bakar, Âlim İnsanlara Hüsn-ü Zan Besler.

    10.Cahil İnsanların Beğenisini Toplamanın Derdinde, Âlim Allahın Rızasını Kazanmanın Peşinde.





+ Yorum Gönder