Konusunu Oylayın.: Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler
  1. 18.Kasım.2012, 18:36
    1
    Misafir

    Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler






    Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler Mumsema Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler verir misiniz ?


  2. 18.Kasım.2012, 18:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Kasım.2012, 05:20
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kur'ân-ı Kerim'de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler




    Geçici dünya hayatımız için yaptırmayı arzu ettiğimiz evimizin semtini ve plânınıuzun uzadıya düşünür dururuz. Coğrafya kitaplarını alır, sadece kendi yurdu­muzu tanımaya çalışmakla kalmaz, ta Amerika'yı, Avustralya'yı öğrenmeye, tanımaya kalkarız. Bunun gerekli olduğuna da inanırız. Pekiyi ya ebedi yurdumuz olan cenneti? Cenneti ta­nımaya, Avusturalya'yı tanımaktan daha mı azihtiyacımız vardır? Bir zamanlar, bu konu beni iyice düşündürmüştü. Elime bir coğrafya kitabı aldım, bir memleketi açtım; o memleketle ilgili büyük başlıkları bir kâğıda yazdım, sonra Kur'ân-ı Kerîm'i açtım, il­gili âyetleri aramaya koyuldum. Şu sonuçlara vardım:1. Cennetin yüzölçümü ve sınırları: Âl-i İmran Sûresi'nin 123 ve Hadîd Sûresi'nin 21. âyetlerinde bu konuda bilgi verilmektedir. Yalnız bu âyetlerde cennetin sadece eni, genişliği, gökler ile yer birbirine eklendiği zaman nasıl bir alan meydana gelirse işte o kadardır ve Cennet hâlihazırda Cenâb-ı Mevlâmız tarafından yaratılmış olup içinde ebedî kalacak sahipleri için bekletilmektedir. 2. Cennetin iklimi: Dehr Sûresi'nin 13. âyetinde anlatılıyor. Bu âyete göre, Cennette ne yakıcı bir güneş, ne de üşütücü, dondurucu bir zemheri soğuğu vardır. Cennetin ik­limi, ruhu ve bedeni okşayan pek hoş bir iklimdir. Ra'd Sûresi'nin 35. âyetinde, Cennette devamlı bir gölgenin, huzur verici bir serinliğin mevcudiyeti de bildirilmekte­dir.3. Cennetin akar suları ve pınarları: Muhammed Sûresi'nin 10. âyetinde haber veriliyor. Cennetin, berrak tatlı su, süt, şurup ve bal şeklinde akan dört büyük nehri vardır. Muhtelif âyet­lerde de Cennet anlatılırken, "altından(aralarından) ırmaklar akan" ifâdesine sık sık rastlanıyor. Birçok âyete göre Cennet, sanki şarıl şarıl suların aktığı yeşillikler diyarıdır. Namazlarda sık sık okuduğumuz "İnnâ A'taynâ" ya ad olan "Kevser" Cennetin büyük havuzunun da adı­dır. Yalnız bu kelime nehir olarak da açıklanmıştır. Hamdi Yazır merhum, "Kevser" ke­limesi için "Cennete mahsûs bir nehir adıdır ki, Cennetin bütün ırmakları ondan mey­dana gelir." şeklindeki bir tefsiri naklediyor. Cennette ayrıca kaynak sularından da bahsediliyor. "Ayn" ve bunun çoğulu olan "Uyun" ve "Mein" kelimeleri Cennetteki gözeleri ve kaynak sularını ifâde eder. Demek, güzelim yeşilliklerin arasından yayla suları gibi berrak soğuk sular çıkmakta, yeşillikli, çiçek kokulu dağları insana hatırlatmaktadır. Ayrıca bu sular, Cennet ehli tarafından ne tarafa istenirse o tarafa doğru fışkırtılabilmektedir. Dehr Sûresi'nin 6. âyetinde şöyle buyruluyor: "bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler, istedikleri yere de, fışkırtarak akıtırlar."Kur'ân'ı Kerîm'de, Cennet sularının bazı özellikleri ve güzelliklerinden de bahsolunmuştur. Meselâ Dehr Sûresi'nin 17. ve 18. ayetlerinde. "Orada, zencefil karışık bir kâse ile içirilirler. O pınara "Selsebil", (tatlı su) denir. Bu suların insana serin­lik ve hoş bir lezzet veren bir nevi baharata benzer katkıları vardır. Mutaffifûn Sûresi'nde "Rahîk-ı Mahtûm" denen bir cins şurubdan bahis vardır ki, özel kaplar içinde ve ağzı mühürlü olup, bu suretle tertemiz bir vaziyette sahibine sunulmaktadır. Bu şurubun son içiminde ise lezzetle beraber, misk kokusu vardır. Dil bu lezzeti tadar­ken, koku alma duygumuz da onunla birlikte misk kokusu ile mest olacaktır.Cennetin su kapları da muhtelif sûrelerde tasvir buyrulmuştur. Meselâ Gaşiye Sûresi'nin 14. âyetinde, "orada -yanlarına- konulmuş kadehler vardır"; Nebe' Sûresi'nin 34. âyetinde "Dolu dolu kadehler var" buyrulurken; Dehr Sûresi'nde şu açıklamalar yer alıyor: "İyiler karışımı kâfur olan bir kadehten içerler." Bu sûrenin 15. ve 16. âyetlerinde bu kaplardan şöyle bahis var: "Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır. Gümüşten kaplar ki, onları türlü ölçü ve biçimlere koymuşlardır."4. Cennette yiyecek ve giyecekler: Cennette gıda maddesi olarak hep şuruplar, özel lezzeti olan sular ve meyvelerden başka, ekmek gibi gıdalardan bahis yoktur. Yalnız Vakıa Sûresi'nde Cennetlilerin canları­nın çektiği kuş etinin bile mevcudiyeti anlatılmıştır. Elmalılı Hamdi Yazır, Cennetle il­gili bu âyetleri tefsir ederken; cennette yenilecek, içilecek şeylerin beslenmek için değil de lezzet almak için olduğunu açıklıyor. Kuran-ı Kerim’in bütününe serpiştirilmiş olarak üzüm, hurma, nar, muz, kiraz, et ve kuş eti gibi nimetler geçmektedirler. Kur’ân’ı Kerîm'de cennette giyim eşyası olarak "sûndüs" denen ince ipek ve "istebrak" denen kalın ipek geçiyor. Bu kelimeler bazı âyetlerde "yeşil" sıfatı ile nitelendi­rilmiş, "yeşil ipek" şeklinde, bazı âyetlerde de "harir" sadece ipek olarak zikredilmiş bulunmak­tadır.5. Cennet Evleri: Kur'ân'ı Kerim'de Cennet evleri, birer köşk, birer saray, birer villâ, birer malikâne şeklinde tasvir olunmaktadır. Bu binalar en güzel en şen yerlere ku­rulmuşlardır. Yerleri ve yapıları birbirlerinin ihtişamı ve güzelliklerini arttırmaktadır. Cennet köşkleri hakkında bigi edinmek için şu âyetlerin tefsirlerini okumalıyız: (Furkan, 75; Zümcr, 20; Ankebut, 58; Sebe, 37; Tevbe, 24,72).Yine Tecrîd-i Sarih Tercümesinin 9. cildinde 1341 numaralı hadîsi şerîfte, Peygamber Efendimizin rüyasında Cennette Hz. Ömer'e ait bir köşkü gördüğünü haber verdiği bildirilmektedir. Kur'ân'ı Kerîm'de cennet köşklerinin tefrişi, yani sergilendirilmesi ve döşenmesihakkında da bilgi verilmektedir. Cennet tasvirleri arasında yer alan "erâik" kelimesi, gelin-güveyin zifaf odası için hazırlanmış, süslenmiş koltukları ifâde eder. “Fürûş” keli­mesi, döşekler demektir. Bu döşeklerin tasviri de yapılmış; içlerinin kalın atlasdan ol­duğu ifâde edilmiştir. Gâşiye Sûresi'nin 13, 15, 16. âyetlerinde, dekorasyonu meydana getiren malzemeler şöyle tamamlanıyor: "Orada yükseltilmiş tahtlar, dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır." Cennet köşkleri ile ilgili olarak Riyâzu-s Sâlihîn'in 2. cildinden 632 ve 711 no’lu hadisleri okuyup üzerlerinde düşünmemiz de faydalı olacaktır.


  4. 24.Kasım.2012, 05:20
    2
    Editör



    Geçici dünya hayatımız için yaptırmayı arzu ettiğimiz evimizin semtini ve plânınıuzun uzadıya düşünür dururuz. Coğrafya kitaplarını alır, sadece kendi yurdu­muzu tanımaya çalışmakla kalmaz, ta Amerika'yı, Avustralya'yı öğrenmeye, tanımaya kalkarız. Bunun gerekli olduğuna da inanırız. Pekiyi ya ebedi yurdumuz olan cenneti? Cenneti ta­nımaya, Avusturalya'yı tanımaktan daha mı azihtiyacımız vardır? Bir zamanlar, bu konu beni iyice düşündürmüştü. Elime bir coğrafya kitabı aldım, bir memleketi açtım; o memleketle ilgili büyük başlıkları bir kâğıda yazdım, sonra Kur'ân-ı Kerîm'i açtım, il­gili âyetleri aramaya koyuldum. Şu sonuçlara vardım:1. Cennetin yüzölçümü ve sınırları: Âl-i İmran Sûresi'nin 123 ve Hadîd Sûresi'nin 21. âyetlerinde bu konuda bilgi verilmektedir. Yalnız bu âyetlerde cennetin sadece eni, genişliği, gökler ile yer birbirine eklendiği zaman nasıl bir alan meydana gelirse işte o kadardır ve Cennet hâlihazırda Cenâb-ı Mevlâmız tarafından yaratılmış olup içinde ebedî kalacak sahipleri için bekletilmektedir. 2. Cennetin iklimi: Dehr Sûresi'nin 13. âyetinde anlatılıyor. Bu âyete göre, Cennette ne yakıcı bir güneş, ne de üşütücü, dondurucu bir zemheri soğuğu vardır. Cennetin ik­limi, ruhu ve bedeni okşayan pek hoş bir iklimdir. Ra'd Sûresi'nin 35. âyetinde, Cennette devamlı bir gölgenin, huzur verici bir serinliğin mevcudiyeti de bildirilmekte­dir.3. Cennetin akar suları ve pınarları: Muhammed Sûresi'nin 10. âyetinde haber veriliyor. Cennetin, berrak tatlı su, süt, şurup ve bal şeklinde akan dört büyük nehri vardır. Muhtelif âyet­lerde de Cennet anlatılırken, "altından(aralarından) ırmaklar akan" ifâdesine sık sık rastlanıyor. Birçok âyete göre Cennet, sanki şarıl şarıl suların aktığı yeşillikler diyarıdır. Namazlarda sık sık okuduğumuz "İnnâ A'taynâ" ya ad olan "Kevser" Cennetin büyük havuzunun da adı­dır. Yalnız bu kelime nehir olarak da açıklanmıştır. Hamdi Yazır merhum, "Kevser" ke­limesi için "Cennete mahsûs bir nehir adıdır ki, Cennetin bütün ırmakları ondan mey­dana gelir." şeklindeki bir tefsiri naklediyor. Cennette ayrıca kaynak sularından da bahsediliyor. "Ayn" ve bunun çoğulu olan "Uyun" ve "Mein" kelimeleri Cennetteki gözeleri ve kaynak sularını ifâde eder. Demek, güzelim yeşilliklerin arasından yayla suları gibi berrak soğuk sular çıkmakta, yeşillikli, çiçek kokulu dağları insana hatırlatmaktadır. Ayrıca bu sular, Cennet ehli tarafından ne tarafa istenirse o tarafa doğru fışkırtılabilmektedir. Dehr Sûresi'nin 6. âyetinde şöyle buyruluyor: "bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler, istedikleri yere de, fışkırtarak akıtırlar."Kur'ân'ı Kerîm'de, Cennet sularının bazı özellikleri ve güzelliklerinden de bahsolunmuştur. Meselâ Dehr Sûresi'nin 17. ve 18. ayetlerinde. "Orada, zencefil karışık bir kâse ile içirilirler. O pınara "Selsebil", (tatlı su) denir. Bu suların insana serin­lik ve hoş bir lezzet veren bir nevi baharata benzer katkıları vardır. Mutaffifûn Sûresi'nde "Rahîk-ı Mahtûm" denen bir cins şurubdan bahis vardır ki, özel kaplar içinde ve ağzı mühürlü olup, bu suretle tertemiz bir vaziyette sahibine sunulmaktadır. Bu şurubun son içiminde ise lezzetle beraber, misk kokusu vardır. Dil bu lezzeti tadar­ken, koku alma duygumuz da onunla birlikte misk kokusu ile mest olacaktır.Cennetin su kapları da muhtelif sûrelerde tasvir buyrulmuştur. Meselâ Gaşiye Sûresi'nin 14. âyetinde, "orada -yanlarına- konulmuş kadehler vardır"; Nebe' Sûresi'nin 34. âyetinde "Dolu dolu kadehler var" buyrulurken; Dehr Sûresi'nde şu açıklamalar yer alıyor: "İyiler karışımı kâfur olan bir kadehten içerler." Bu sûrenin 15. ve 16. âyetlerinde bu kaplardan şöyle bahis var: "Yanlarında gümüşten kaplar, billur kupalar dolaştırılır. Gümüşten kaplar ki, onları türlü ölçü ve biçimlere koymuşlardır."4. Cennette yiyecek ve giyecekler: Cennette gıda maddesi olarak hep şuruplar, özel lezzeti olan sular ve meyvelerden başka, ekmek gibi gıdalardan bahis yoktur. Yalnız Vakıa Sûresi'nde Cennetlilerin canları­nın çektiği kuş etinin bile mevcudiyeti anlatılmıştır. Elmalılı Hamdi Yazır, Cennetle il­gili bu âyetleri tefsir ederken; cennette yenilecek, içilecek şeylerin beslenmek için değil de lezzet almak için olduğunu açıklıyor. Kuran-ı Kerim’in bütününe serpiştirilmiş olarak üzüm, hurma, nar, muz, kiraz, et ve kuş eti gibi nimetler geçmektedirler. Kur’ân’ı Kerîm'de cennette giyim eşyası olarak "sûndüs" denen ince ipek ve "istebrak" denen kalın ipek geçiyor. Bu kelimeler bazı âyetlerde "yeşil" sıfatı ile nitelendi­rilmiş, "yeşil ipek" şeklinde, bazı âyetlerde de "harir" sadece ipek olarak zikredilmiş bulunmak­tadır.5. Cennet Evleri: Kur'ân'ı Kerim'de Cennet evleri, birer köşk, birer saray, birer villâ, birer malikâne şeklinde tasvir olunmaktadır. Bu binalar en güzel en şen yerlere ku­rulmuşlardır. Yerleri ve yapıları birbirlerinin ihtişamı ve güzelliklerini arttırmaktadır. Cennet köşkleri hakkında bigi edinmek için şu âyetlerin tefsirlerini okumalıyız: (Furkan, 75; Zümcr, 20; Ankebut, 58; Sebe, 37; Tevbe, 24,72).Yine Tecrîd-i Sarih Tercümesinin 9. cildinde 1341 numaralı hadîsi şerîfte, Peygamber Efendimizin rüyasında Cennette Hz. Ömer'e ait bir köşkü gördüğünü haber verdiği bildirilmektedir. Kur'ân'ı Kerîm'de cennet köşklerinin tefrişi, yani sergilendirilmesi ve döşenmesihakkında da bilgi verilmektedir. Cennet tasvirleri arasında yer alan "erâik" kelimesi, gelin-güveyin zifaf odası için hazırlanmış, süslenmiş koltukları ifâde eder. “Fürûş” keli­mesi, döşekler demektir. Bu döşeklerin tasviri de yapılmış; içlerinin kalın atlasdan ol­duğu ifâde edilmiştir. Gâşiye Sûresi'nin 13, 15, 16. âyetlerinde, dekorasyonu meydana getiren malzemeler şöyle tamamlanıyor: "Orada yükseltilmiş tahtlar, dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır." Cennet köşkleri ile ilgili olarak Riyâzu-s Sâlihîn'in 2. cildinden 632 ve 711 no’lu hadisleri okuyup üzerlerinde düşünmemiz de faydalı olacaktır.





+ Yorum Gönder