Konusunu Oylayın.: Haccın cinayetleri hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Haccın cinayetleri hakkında bilgi
  1. 06.Eylül.2012, 14:41
    1
    Misafir

    Haccın cinayetleri hakkında bilgi






    Haccın cinayetleri hakkında bilgi Mumsema Haccın cinayetleri hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz Haccın cinayetleri nedir ?


  2. 06.Eylül.2012, 14:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Eylül.2012, 16:03
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: haccın cinayetleri hakkında bilgi




    HAC VE UMRENÎN CÎNAYETLERÎ

    l. Genel Bilgiler

    1. Cinayet nedir
    ?

    Hac veya umrede, vacip olan menasikten birinin mazeretsiz terk edilmesi, zamanında yapılmaması veya ihramlı iken yasak olan fiil ve davranışların yapılmasına "cinayet' denilir.

    Hac ve umre'de, işlenen bu cinayetler cezayı gerektirir. Bunun için işlenen fiilin cinayet olduğunu bilip bilmemek arasında fark olmadığı gibi, kasten veya yanılma ile, hatırında iken veya unutarak, isteyerek veya zorla (baskı altında), uyanıkken veya uyku halinde, ayık veya bayılmış halde iken yapmak arasında da fark yoktur. Ancak bunların kasten yapılması günahtır. Ceza (kefaret) ödedikten başka, tevbe ve istiğfar da gerekir. (l) İrşadü's-sarî, 199
    Kıran haccında, ihram yasakları ile ilgili cinayetlerden dolayı, biri umrenin, biri de haccın ihramı olmak üzere, her bir cinayet için iki ceza ödenir. Umre tavafının abdestsiz yapılması gibi sadece umreyi; yahut remy-i cimar veya veda tavafının terk edilmesi gibi sadece haccı ilgilendiren vaciplerden birinin terkiyle ilgili cinayetler sebebiyle ise tek ceza ödenir.

    2. Cezanın (Kefaretin) Çeşitleri

    İşlenen cinayetin durumuna göre, söz konusu cezalar şunlardır:
    1) Hac veya umre'nin kazası (Hac veya umrenin fasit olması);
    2) Bedene (Deve veya sığır kesmek);
    3) Dem (Koyun veya keçi kesmek);
    4) Sadaka (Fıtır sadakası mikdarı bağış);
    5) Tasadduk (Mikdarı belirsiz bağış, fıtır sadakasından az da olabilir);
    6) Oruç;
    7) Bedelini ödeme.

    3. Ceza ve Kefaretin Eda Zamanı

    İşlenen bir cinayetin cezasını eda için belirli bir zaman yoktur. İster hac esnasında ister daha sonra, ömrün sonuna kadar, her ne zaman yapılırsa, eda edilmiş sayılır. Çünkü bütün kefaretler terahî üzere vaciptir. Ancak, işlenen cinayetin hacda meydana getirdiği kusuru bir an önce gidermek efdaldir. Ölümüne kadar geciktirip, ifa etmeden vefat eden, günahkar olur; ölürken, mîrasçılarına vasiyet etmesi gerekir. Vasiyet etmemişse, mîrasçıların teberru olarak yapmaları da caizdir.

    4. Ceza veya Kefaretin Eda Edileceği Yer

    Sayılan cezalardan, oruç, sadaka ve bedelini ödeme cezalarının edası için belirli bir yer yoktur. İstenen yer ve zamanda eda edilebilir. Ceza kurbanları ise, diğer "hedylerde olduğu gibi, ancak "Harem bölgesi" içinde kesilir. Gerek sadakaların, gerekse ceza kurbanlarının, Harem bölgesi fakirlerine verilmesi veya yedirilmesi şart değildir. Her fakire verilebilir.
    Şimdi bu cezalardan, her birini gerektiren cinayetleri görelim:

    ll. Cinayetler ve Cezaları

    1. Hac veya Umre'yi Bozup Kazasını Gerektiren Cinayetler
    1) Hac için ihrama girdikten sonra, henüz Arafat vakfesini yapmadan cinsî ilişkide bulunmak.(2)
    (2) İhramlı iken, cinsî ilişki haramdır. Hac için ihrama giren kimse:
    a) Arafat vakfesinden önce cinsî ilişkide bulunursa, bütün mezheplere göre, haccı fasit olur; kazası gerekir.
    b) Arafat'ta vakfe yaptıktan sonra, fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan münasebette bulunursa. Hanefî mezhebinde "bedene" (deve veya sığır kesmek) gerekir. Diğer üç mezhepte, Arafat vakfesinden sonra fakat ilk tehallülden önce cinsî ilişkide bulunan kimselerin de hacları fasit olur;
    hem kaza, hem de bedene gerekir.
    c) Tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra, fakat henüz ziyaret tavafını yapmadan cinsî ilişkide bulunursa, Hanefî mezhebinde dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Şafiî ve Hanbelîlere göre de ilk tehallülden sonra, fakat ziyaret tavafından önce cinsî ilişkiden dolayı dem gerekir; Malikîlere göre ise bu durumda da bedene gerekir. Ancak bütün mezheplere göre. ilk tehallüden sonraki cinsî ilişkiden dolayı, hac fasit olmaz.

    Arafat vakfesinden önce, cinsî ilişkide bulunan kimsenin haccı fasit olur. Bu kişinin:
    a) Fasit olan bu haccı, bırakmayıp tamamlaması;
    b) Bozduğu bu haccı sonraki yıllardan birinde kaza etmesi (İsterse bozulan hac nafile olsun);
    c) Kaza haccında, bozulan hacdaki cinayeti sebebiyle bir dem (koyun veya keçi kesmesi);
    Gerekir.

    2) Umre için ihrama girdikten sonra, tavafın dört şavtını tamamlamadan cinsî ilişkide bulunmak (3)
    (3) Hanefî mezhebinde, umre tavafının dört şavtını tamamladıktan sonra cinsî ilşkide bulunan kimsenin umresi fasit olmaz; dem gerekir. Malikî mezhebinde, umresinin sa'yini tamamlamadan; Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde ise, sa'yden sonra tıraş olup ihramdan çıkmadan cinsî ilişkide bulunan kişinin umresi fasit olur. (Fethu'l-kadîr, 2/241; el-Haccu ve'l-umre, 148)
    Umre tavafının dört şavtını tamamlamadan cinsî ilişkide bulunan kimsenin umresi fasit olur. Bu kimsenin:
    a) Bozulan bu umreyi bırakmayıp tamamlaması;
    b) İşlediği cinayet sebebiyle bir dem (koyun veya keçi) kesmesi;
    c) Bozulan bu umreyi uygun bir zamanda kaza etmesi gerekir.

    2. Bedene (deve veya sığır kesmek) Gerektiren Cinayetler
    1) Arafat vakfesinden sonra, fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önce cinsî ilişkide bulunmak.
    2) Ziyaret tavafını cünüp olarak yapmak(4) Hanımların hayız ve nifas" halleri de cünüplük hükmündedir.(5)

    (4) Tavafın abdestli olarak yapılması Hanefî mezhebinde vaciptir.
    a) Ziyaret tavafının cünüb halde yapılmasından, bedene (deve veya sığır kesmek); abdestsiz yapılmasından dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir.
    b) Veda ve kudüm tavaflarının cünüp halde yapıimasından dem (koyun veya keçi kesmek); abdestsiz yapılmasından (fıtır sadakası mikdarı) sadaka vermek gerekir. Nafile tavaflannda da hüküm böyledir.
    c) Umre tavafının cünüp veya abdestsiz halde (hadesli olarak) yapılmasından dolayı dem (koyun veya keçi kesmek)gerekir.
    Cünüp veya abdestsiz halde yapılan tavaf, (hangi tavaf olursa olsun) abdestli olarak yeniden yapılırsa, ceza (keffaret) düşer. Cünüp halde yapılan tavafın, temiz olarak yeniden yapılması vadptir. Abdestsiz yapılan tavafın iadesi ise menduptur.

    (5) Henüz ziyaret tavafını yapmadan ay halini gören ve kafilesinin (arkadaşlarının) ayrılması sebebiyle, temizleninceye kadar Mekke'de bekleyemeyen hanımlar, hayızlı ve nifaslı halde ziyaret tavafını yaparlarsa. Hanefî mezhebinde farz eda edilmiş olur. Ancak keffaret olarak bedene (deve veya sığır kesmek) gerekir. İmkan bulur da temiz olarak tavafı iade edelerse ceza düşer.

    3. Dem (koyun veya keçi kesmek) Gerektiren Cinayetler
    Bunlar:

    1) Haccın vaciplerinden birini terk etmek veya zamanında yapmamakla ilgili cinayetler;
    2) İhram yasaklarına uymamakla ilgili cinayetler olmak üzere iki kısıma ayrılırlar.
    a. Haccın Vaciplerinden Birini Terk Etmek veya Zamanında Yapmamakla İlgili Cinayetler
    Terk edilmesini veya geciktirilmesini caiz kılan muteber bir özür olmadıkça, haccın vaciplerinden birinin terk edilmesi veya geciktirilmesi cezayı gerektirir. Bir vacibin kullar tarafından olmayan, semavî bir engel sebebiyle terkedilmesi veya gecikmesinden dolayı ceza gerekmez(6)
    (6) Hastalık, yaşlılık gibi bir sebeple, tavaf ve sa'y'in yürüyerek yapılmaması, kadınların hayız ve nifas denilen özel halleri dolayısıyla ziyaret tavafını bayram günlerinden sonraya bırakmaları ve gerekirse veda tavafını terk etmeleri, izdiham korkusu ile yaşlıların ve kadınların Müzdelife vakfesini terk etmeleri gibi.
    Vaciplerin terk edilmesi veya zamanında yapılmaması ile ilgili cinayetler şunlardır:
    1) Mîkatı ihramsız geçmek. Hac veya umre menasikinden henüz bir şey yapmadan mîkat sınırına dönülerek ihrama girilirse, ceza düşer.
    2) Sa'yin tamamını veya çoğunu (dört veya
    daha çok şavtını) terk etmek veya özürsüz yürüyerek yapmamak.
    3) Müzdelife vakfesini Özürsüz terk etmek. Hastalık, yaşlılık ve izdiham gibi bir mazeret sebebiyle Müzdelife'de vakfe yapamayanlara bir şey gerekmez.
    4) Şeytan taşlama (remy-i cimar) nın tamamını terk etmek veya bir günde atılması gereken taşların yandan çoğunu süresi içinde atmamak.
    Yandan çoğu atıldığı taktirde, eksik bırakılan her bir taş için sakada vermek gerekir.
    5) Ziyaret veya umre tavafının son üç şavtını veya sadece birini yapmamak.
    6) Afakî olanlar, veda tavafının tamamını veya çoğunu (dört veya daha çok şavtını) yapmamak.
    7) Farz ve vacib (ziyaret, umre ve veda) tavaflarda setr-i avrete uymamak.
    Ziyaret veya umre tavafını abdestsiz; umre, veda veya kudüm tavaflarını cünüp halde yapmak(7) (Hanefî Mezhebi dışındaki üç mezhepte, abdestsiz olarak yapılan tavaf batıldır; onlara göre, hadesten taharet, tavafın sıhhat şartıdır.)

    (7) Umre tavafını cünüp olarak yapan ve sa'y edip tıraş olarak ihramdan çıkan kimse, Mekke'den ayrılmadan tavaf ve sa'yi iade ederse, bir ceza gerekmez. İade etmeden memleketine dönerse, dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Sa'yin de iade edilmesi, muteber bir tavaftan sonra yapılmamış olmasındandır.
    9) Arefe günü, Arafat Bölgesi'nden güneş batmadan önce ayrılmak.
    10) Belirli zaman ve yerde yapılması gereken menasiki, yerinde ve zamanında yapmamak. (Ebu Hanife'ye göre ziyaret tavafını bayram günlerinden sonra yapmak, tıraşı Harem Bölgesi dışında veya bayram günlerinden sonra olmak gibi.)
    11) Sıra ile yapılması vacip olan menasikte, tertibe uymamak. (Kurban bayramının ilk günü, Akabe cemresine taş atmak, kurban kesmek ve tıraş olmak arasında tertibe uymak, Ebu Hanîfe'ye göre vaciptir.)

    b. İhram Yasaklarına Uymamakla İlgili Cinayetler

    1) Bir defada ve aynı yerde olmak şartı ile vücüdun veya bir uzvun tamamına güzel koku sürünmek. Baş, yüz ve eller, herbiri ayrı uzuvdur.
    Çeşitli uzuvlara değişik zamanlarda veya ayrı ayrı yerlerde koku sürülürse, her biri için ayrı ceza gerekir.
    Bir uzvun tamamına değil de, sadece bir kısmına koku sürülürse, sadaka vermek gerekir.
    Bedene sürülen kokudan ceza gerekmesi için, kokunun devamı şart değildir; sürülmesi yeterlidir.
    Koku İhrama sürüldüğü takdirde, sürülen yerin eni, boyu birer karıştan çok olup, etkisi bir gündüz veya gece süresince devam ederse dem (koyun veya keçi kesmek); sürüldüğü yer bir karıştan az veya kokusu bir gündüz yahut gece süresinden daha az devam ederse sadaka vermek gerekir.
    Ceza ödendikten sonra koku yıkanıp giderilmez de devam ederse, yeniden ceza gerekir.

    2) Uzuvlardan birine yağ sürmek veya süs için kına gibi bir şeyle boyamak.

    Saç veya sakal gibi bir uzvunu, süslenmek için yağlamak, saçına biryantin sürmek veya kına gibi bir şeyle boyamak, cezayı gerektirir.
    Tedavî için sürülen ilaç, merhem veya kokusuz yağlar için birşey gerekmez.

    3) Bir gündüz veya gece süresince, elbise, çorap veya topukları kapalı ayakkabı giymek, başı ve yüzü örtmek.
    Eğer bunlar, bir gündüz veya gece süresinden daha az bir zaman giyilir veya örtülürse, sadaka vermek yeterlidir(

    ( Şafiî ve Hanbelîlere göre, ceza için, belirli bir süre geçmesi gerekmez. Malikîlere göre ise, giyilen şey soğuk veya sıcaktan koruyorsa, kısa bir süre de giyilse ceza gerekir. Giyilen şey, soğuk ve sıcaktan korumayan çok ince bir elbise de olsa, bir tam gün giyilirse, yine ceza gerekir.

    4) Saçını, sakalını veya vücüdunun başka bir uzvunu tıraş etmek,
    Saç veya sakalın dörtte birini yahut daha çoğunu tıraş olmak, saçlarını kestirmek, yahut ense tıraşı olmak dem (koyun veya keçi kesmek) gerektirir. Vücüdun diğer uzuvlarından birinin tamamen tıraş edilmesinin hükmü de aynıdır.
    Saç veya sakalın yahut başka bir uzvun dörtte birinden azının tıraş edilmesi sadaka vermeyi gerektirir.
    Bıyıklar ise, sakalın dörtte biri ile karşılaştırılır. Sakalın dörtte biri dem (koyun veya keçi kesmek) gerektirdiğine göre, koyun veya keçi bedelinden, kesilen bıyıklar için takdir edilecek mikdar tasadduk edilir.

    5) Bir defada ve aynı yerde olmak şartı ile bütün tırnaklan veya bir el yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesmek.
    El veya ayaklardan her birinin tırnaklan değişik zamanlarda veya ayrı ayrı yerde kesilirse, her bir kesiş için ayrı ceza gerekir. Bir el veya ayaktaki tırnakların tamamı değil de, bir kısmı kesilirse, her biri için sadaka vermek gerekir. Ayrı el ve ayaklardan olmak şartiyle, kesilen tırnakların sayısı beşten çok olsa da, hüküm aynıdır. Sözgelimi, el ve ayakların her birinden dörder tırnak (toplam 16 tırnak) kesilse, her biri için sadaka kifayet eder(9)
    (9) Eğer verilecek sadakaların toplamı, bir koyun veya keçi değerinden fazla ise, dilerse keffaret olarak kurban keser, dilerse her tırnak için sadaka verir.
    Kendiliğinden kopan veya kırılan tırnaklar için bir şey gerekmez.

    6) İlk tehallülden (yani tıraş olduktan) sonra, fakat henüz ziyaret tavafını yapmadan cinsî ilişkide bulunmak.

    7) İhramlı iken, eşini şehvetle öpmek, şehvetle tutmak, okşamak, oynaşmak... gibi cinsî ilişkiye yol açan davranışlarda bulunmak. (İster inzal olsun, ister olmasın.)(10)
    (10) Malikîlere göre inzal olursa hac fasit olur; diğer mezheplerde inzal olsa da hac fasit olmaz.
    Şehvetle bakmak veya düşünmekle, inzal bile olsa bir ceza gerekmez (11)
    (11) Şafiî Mezhebinde de hüküm aynıdır. Malikîlere göre bu gibi davranışlar lezzet kasdı ile iradî olarak yapılır ve inzal oluncaya kadar devam edilirse hac fasit olur; lezzet olmaksızın, bakmak veya düşünmek sonucu inzal olursa hac fasit olmaz; fakat bedene gerekir.
    Hanbelîlere göre ise baktıktan sonra gözünü çevirdiği halde inzal olursa dem; İnzal oluncaya kadar bakmaya devam ederse bedene gerekir.

    c. İhram Yasaklarına Özür Sebebiyle Uymamak

    İhram yasaklarına uymamakla ilgili cinayetler, bir zaruret ve mazeret sebebiyle de işlenmiş olsalar, bunların cezalan düşmez. Ancak kasdî olmayan semavî bir özür sebebiyle bu yasaklardan birini yapan kişi muhayyerdir (12)
    (12) "... Sizden her kim hasta olur veya başından eziyeti bulunup (tıraş olursa), ona oruç ve sadaka veya kurbandan ibaret fidye gerekir..." (Bakara Süresi, ayet: 196).
    a) Ya, Haram bölgesinde dilediği zaman bir dem (koyun veya keçi) keser.
    b) Veya istediği yerde peş peşe yahut aralıklı olarak üç gün oruç tutar.
    c) Yahut da altı fakiri akşamlı sabahlı bir gün, veya bir fakiri altı gün doyurur. Yahut da altı fakire fıtır sadakası miktarı bağışta bulunur. Bu fakirlerin Harem bölgesinden olmaları şart değildir.(13)

    4. Fıtır Sadakası Kadar Tasadduk Gerektiren Cinayetler

    1) Vücuttan bir uzvun tamamına değil, bir kısmına güzel koku veya yağ sürmek,

    2) Saç veya sakalın yahut başka bir uzvun dörtte birinden daha az kısmını tıraş etmek,

    3) Bir el veya ayağın tırnaklarından bir kısmını (beşten azını) kesmek, veya bir el yahut ayağın tırnaklannın tamamını ayrı ayrı yerlerde, yahut
    değişik zamanlarda kesmek. Ancak her bir tırnak için ayrı ceza gerekir.

    4) Başı bir gündüz veya bir gece süresinden daha kısa bir zaman örtülü tutmak.

    (13) Mazeretten dolayı ihram yasaklarına uymamakla meydana gelen cinayetlerde muhayyerlik, Hanefîlere göre mazeretin semavî oluşuna bağlıdır. İnsanlar tarafından meydana getirilen durumlarda, muhayyerlik söz konusu değildir Söz gelimi, ihramlı bir kimseyi, uyurken (haberi olmadan) başka bir ihramlı tıraş etse, tıraş edene sakada; tıraş edilene dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Hidaye, İnaye, Fethu'l-kadîr, 2/232) Diğer üç mezhepte, semavî olmayan mazeretlerden dolayı da muhayyerlik vardır. (el-Haccu ve'I-umre, 133)

    5) Elbise, yahut topukları kapatan ayakkabıları; bir gündüz veya gece süresinden daha kısa bir zaman giymiş olarak durmak.

    6) Kudüm veya veda tavafını abdestsiz olarak yapmak. (Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhepte, abdestsiz olarak yapılan tavaf, batıldır.)

    7) Veda tavafının veya sa'yin dördüncü şavttan sonraki şavtlarını eksik bırakmak veya özürsüz yürüyerek yapmamak. Eksik kalan her şavt için ayrı ceza gerekir (Kudüm tavafında eksik şavtlar için ceza gerekmez; istiğfar gerekir.)

    Cemrelere eksik taş atmak. Eksik kalan her taş için ayrı ceza gerekir.

    9) Başkasını tıraş etmek. Bu kimse ister ihramlı, ister ihramsız olsun. Ancak başkasına elbise giydirmek veya koku sürmekten bir şey gerekmez.

    10) Üçten çok haşere, bit ve çekirge vs. öldürmek/14)

    5. Miktarı Belirsiz Tasaddukta Bulunmayı Gerektiren Cinayetler

    1) Üç adetten az haşere, bit veya çekirge öl
    dürmek. Üçten çok olursa, sadaka vermek gerekir.
    (14) Şafiî Mezhebinde bit ve benzeri haşereleri öldürmekten dolayı tasadduk vacip değil, müstehaptır. (el-Haccu ve'l-umre, 138).

    2) İhramsız kişinin tırnak veya bıyığını kesmek.

    3) Vücudundan kıl koparmak.

    6. Bedelini Ödemeyi Gerektiren Cinayetler:

    Bedelini ödemeyi gerektiren cinayetler:
    1) Karada yaşayan av hayvanlarıyla ilgili cinayetler,

    2) Harem bölgesinin avlan ve bitkileri ile ilgili cinayetler,
    Olmak üzere iki kısma ayrılır.

    a. Karada Yaşayan Av Hayvanlarıyla İlgili Cinayetler

    İster kasden, ister yanılma ile, bilmeyerek veya unutarak olsun, ihramlı iken karada yaşayan av hayvanlarını avlamak, avlayanlara yardımcı olmak veya yaralamak, kanadını kırmak, tüylerinin yolmak, yumurtalarını almak... gibi davranışlarla bu hayvanlara zarar vermek haramdır;ceza gerektirir.
    Hanefî Mezhebine göre, avlanan bir hayvan sebebiyle ödenecek keffaretin miktarını tayin için bu hayvanın öldürüldüğü yerdeki kıymeti, adil iki kişi tarafından takdir olunur (15) Cinayeti işleyen kimse takdir edilen bu kıymeti;
    (15) Hanefîler dışındaki diğer üç mezhepte av hayvanları, benzeri olanlar ve olmayanlar diye iki kısma ayrılır. Benzeri olanların benzerleri, Harem bölgesinde kesilir, veya bedeli Harem bölgesinde tasadduk edilir, yahutta takdir edilen bedelden her bir fıtır sadakası miktarı için bir gün olmak üzere oruç tutulur. Malikîlere göre, Harem bölgesinin değil;avın yapıldığı bölgenin yoksullarına tasadduk edilir. Benzeri olmayanların ise kendi kıymetlerine itibar edilir. Yaban eşeği, sığıra; deve kuşu, deveye; ceylan, keçiye;
    tavşan, oğlağa benzetilmiştir.

    a) Dilerse, her birine bir fıtır sadakası miktarından daha az ve daha çok olmamak üzere, istediği yerde fakirlere dağıtır.

    b) Dilerse, her fıtır sadakası mikdarı için bir gün oruç tutar. Fıtır sadakasından daha az bir miktar artarsa, isterse bu mikdarı tasadduk eder; isterse, onun için de bir gün oruç tutar. Bir fıtır sadakasını iki ayrı fakire vermek veya bir kaç sadaka miktarını toptan bir fakire vermek caiz değildir.

    c) Dilerse, (takdir edilen kıymetle hedy satın alınabilirse) Harem bölgesinde bir hedy keser. Bu durumda takdir edilen kıymet, hedy değerinden fazla da olsa, artan miktarın tasadduk edilmesi gerekmez.
    Fil, aslan gibi etleri yenmeyen hayvanlara, koyun ve keçi bedelinden daha çok kıymet takdir edilmez. Eti yenenlerin kıymetleri ise koyun veya keçi bedelinden daha çok olabilir.
    Av hayvanı ölmemiş, fakat yaralanmak, ayağı veya kanadı kırılmak, tüyleri yolunmak gibi herhangi bir zarara uğramışsa, sağlam durumu ile ayıplı durumu arasındaki kıymet farkı takdir edilir.

    Hayvana verilen zarar, kendini savunamayacak duruma sokmuşsa, ölü hükmünde tutulup tamamının kıymeti takdir edilir.
    Verilen zarar, iyileştikten sonra hayvanda her hangi bir eser bırakmazsa ceza ödemek gerekmez.

    b. Harem Bölgesinin Avları ve Bitkileriyle İlgili Cinayetler

    Harem bölgesiyle ilgili yasaklar ve cinayetler, sadece ihramlı kimseler için değildir. Bu bölgenin avının avlanması, kendiliğinden biten ve kurumuş olmayan bitkilerinin (ağaç ve otlarının) kesilmesi veya koparılması, ihramlı olsun, olmasın, herkes için haramdır.

    Harem Bölgesi'nin avını avlayan kişinin kıymetini tasadduk etmesi gerekir. Bunun yerine oruç tutmak caiz olmaz (16)
    (16) Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhepte ise. Harem bölgesi avını avlayan kişi, ihramsız da olsa. ihramlı kişinin kara avı için ödemesi gereken fidyeyi öder.
    Bu bölgede kendiliğinden bitmiş, insanlar tarafından ekilip dikilen cinsten olmayan ağaç ve bitkileri kesen veya koparan kimsenin, bunların bedelini tasadduk etmesi gerekir. Ancak bunları sahibi keserse, ceza gerekmez.
    İnsanlar tarafından ekilip dikilen veya insanların ekip diktiği cinsten olan ağaç ve bitkilerin koparılmasından dolayı bir ceza gerekmez.
    alıntı



  4. 06.Eylül.2012, 16:03
    2
    Silent and lonely rains



    HAC VE UMRENÎN CÎNAYETLERÎ

    l. Genel Bilgiler

    1. Cinayet nedir
    ?

    Hac veya umrede, vacip olan menasikten birinin mazeretsiz terk edilmesi, zamanında yapılmaması veya ihramlı iken yasak olan fiil ve davranışların yapılmasına "cinayet' denilir.

    Hac ve umre'de, işlenen bu cinayetler cezayı gerektirir. Bunun için işlenen fiilin cinayet olduğunu bilip bilmemek arasında fark olmadığı gibi, kasten veya yanılma ile, hatırında iken veya unutarak, isteyerek veya zorla (baskı altında), uyanıkken veya uyku halinde, ayık veya bayılmış halde iken yapmak arasında da fark yoktur. Ancak bunların kasten yapılması günahtır. Ceza (kefaret) ödedikten başka, tevbe ve istiğfar da gerekir. (l) İrşadü's-sarî, 199
    Kıran haccında, ihram yasakları ile ilgili cinayetlerden dolayı, biri umrenin, biri de haccın ihramı olmak üzere, her bir cinayet için iki ceza ödenir. Umre tavafının abdestsiz yapılması gibi sadece umreyi; yahut remy-i cimar veya veda tavafının terk edilmesi gibi sadece haccı ilgilendiren vaciplerden birinin terkiyle ilgili cinayetler sebebiyle ise tek ceza ödenir.

    2. Cezanın (Kefaretin) Çeşitleri

    İşlenen cinayetin durumuna göre, söz konusu cezalar şunlardır:
    1) Hac veya umre'nin kazası (Hac veya umrenin fasit olması);
    2) Bedene (Deve veya sığır kesmek);
    3) Dem (Koyun veya keçi kesmek);
    4) Sadaka (Fıtır sadakası mikdarı bağış);
    5) Tasadduk (Mikdarı belirsiz bağış, fıtır sadakasından az da olabilir);
    6) Oruç;
    7) Bedelini ödeme.

    3. Ceza ve Kefaretin Eda Zamanı

    İşlenen bir cinayetin cezasını eda için belirli bir zaman yoktur. İster hac esnasında ister daha sonra, ömrün sonuna kadar, her ne zaman yapılırsa, eda edilmiş sayılır. Çünkü bütün kefaretler terahî üzere vaciptir. Ancak, işlenen cinayetin hacda meydana getirdiği kusuru bir an önce gidermek efdaldir. Ölümüne kadar geciktirip, ifa etmeden vefat eden, günahkar olur; ölürken, mîrasçılarına vasiyet etmesi gerekir. Vasiyet etmemişse, mîrasçıların teberru olarak yapmaları da caizdir.

    4. Ceza veya Kefaretin Eda Edileceği Yer

    Sayılan cezalardan, oruç, sadaka ve bedelini ödeme cezalarının edası için belirli bir yer yoktur. İstenen yer ve zamanda eda edilebilir. Ceza kurbanları ise, diğer "hedylerde olduğu gibi, ancak "Harem bölgesi" içinde kesilir. Gerek sadakaların, gerekse ceza kurbanlarının, Harem bölgesi fakirlerine verilmesi veya yedirilmesi şart değildir. Her fakire verilebilir.
    Şimdi bu cezalardan, her birini gerektiren cinayetleri görelim:

    ll. Cinayetler ve Cezaları

    1. Hac veya Umre'yi Bozup Kazasını Gerektiren Cinayetler
    1) Hac için ihrama girdikten sonra, henüz Arafat vakfesini yapmadan cinsî ilişkide bulunmak.(2)
    (2) İhramlı iken, cinsî ilişki haramdır. Hac için ihrama giren kimse:
    a) Arafat vakfesinden önce cinsî ilişkide bulunursa, bütün mezheplere göre, haccı fasit olur; kazası gerekir.
    b) Arafat'ta vakfe yaptıktan sonra, fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan münasebette bulunursa. Hanefî mezhebinde "bedene" (deve veya sığır kesmek) gerekir. Diğer üç mezhepte, Arafat vakfesinden sonra fakat ilk tehallülden önce cinsî ilişkide bulunan kimselerin de hacları fasit olur;
    hem kaza, hem de bedene gerekir.
    c) Tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra, fakat henüz ziyaret tavafını yapmadan cinsî ilişkide bulunursa, Hanefî mezhebinde dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Şafiî ve Hanbelîlere göre de ilk tehallülden sonra, fakat ziyaret tavafından önce cinsî ilişkiden dolayı dem gerekir; Malikîlere göre ise bu durumda da bedene gerekir. Ancak bütün mezheplere göre. ilk tehallüden sonraki cinsî ilişkiden dolayı, hac fasit olmaz.

    Arafat vakfesinden önce, cinsî ilişkide bulunan kimsenin haccı fasit olur. Bu kişinin:
    a) Fasit olan bu haccı, bırakmayıp tamamlaması;
    b) Bozduğu bu haccı sonraki yıllardan birinde kaza etmesi (İsterse bozulan hac nafile olsun);
    c) Kaza haccında, bozulan hacdaki cinayeti sebebiyle bir dem (koyun veya keçi kesmesi);
    Gerekir.

    2) Umre için ihrama girdikten sonra, tavafın dört şavtını tamamlamadan cinsî ilişkide bulunmak (3)
    (3) Hanefî mezhebinde, umre tavafının dört şavtını tamamladıktan sonra cinsî ilşkide bulunan kimsenin umresi fasit olmaz; dem gerekir. Malikî mezhebinde, umresinin sa'yini tamamlamadan; Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde ise, sa'yden sonra tıraş olup ihramdan çıkmadan cinsî ilişkide bulunan kişinin umresi fasit olur. (Fethu'l-kadîr, 2/241; el-Haccu ve'l-umre, 148)
    Umre tavafının dört şavtını tamamlamadan cinsî ilişkide bulunan kimsenin umresi fasit olur. Bu kimsenin:
    a) Bozulan bu umreyi bırakmayıp tamamlaması;
    b) İşlediği cinayet sebebiyle bir dem (koyun veya keçi) kesmesi;
    c) Bozulan bu umreyi uygun bir zamanda kaza etmesi gerekir.

    2. Bedene (deve veya sığır kesmek) Gerektiren Cinayetler
    1) Arafat vakfesinden sonra, fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan önce cinsî ilişkide bulunmak.
    2) Ziyaret tavafını cünüp olarak yapmak(4) Hanımların hayız ve nifas" halleri de cünüplük hükmündedir.(5)

    (4) Tavafın abdestli olarak yapılması Hanefî mezhebinde vaciptir.
    a) Ziyaret tavafının cünüb halde yapılmasından, bedene (deve veya sığır kesmek); abdestsiz yapılmasından dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir.
    b) Veda ve kudüm tavaflarının cünüp halde yapıimasından dem (koyun veya keçi kesmek); abdestsiz yapılmasından (fıtır sadakası mikdarı) sadaka vermek gerekir. Nafile tavaflannda da hüküm böyledir.
    c) Umre tavafının cünüp veya abdestsiz halde (hadesli olarak) yapılmasından dolayı dem (koyun veya keçi kesmek)gerekir.
    Cünüp veya abdestsiz halde yapılan tavaf, (hangi tavaf olursa olsun) abdestli olarak yeniden yapılırsa, ceza (keffaret) düşer. Cünüp halde yapılan tavafın, temiz olarak yeniden yapılması vadptir. Abdestsiz yapılan tavafın iadesi ise menduptur.

    (5) Henüz ziyaret tavafını yapmadan ay halini gören ve kafilesinin (arkadaşlarının) ayrılması sebebiyle, temizleninceye kadar Mekke'de bekleyemeyen hanımlar, hayızlı ve nifaslı halde ziyaret tavafını yaparlarsa. Hanefî mezhebinde farz eda edilmiş olur. Ancak keffaret olarak bedene (deve veya sığır kesmek) gerekir. İmkan bulur da temiz olarak tavafı iade edelerse ceza düşer.

    3. Dem (koyun veya keçi kesmek) Gerektiren Cinayetler
    Bunlar:

    1) Haccın vaciplerinden birini terk etmek veya zamanında yapmamakla ilgili cinayetler;
    2) İhram yasaklarına uymamakla ilgili cinayetler olmak üzere iki kısıma ayrılırlar.
    a. Haccın Vaciplerinden Birini Terk Etmek veya Zamanında Yapmamakla İlgili Cinayetler
    Terk edilmesini veya geciktirilmesini caiz kılan muteber bir özür olmadıkça, haccın vaciplerinden birinin terk edilmesi veya geciktirilmesi cezayı gerektirir. Bir vacibin kullar tarafından olmayan, semavî bir engel sebebiyle terkedilmesi veya gecikmesinden dolayı ceza gerekmez(6)
    (6) Hastalık, yaşlılık gibi bir sebeple, tavaf ve sa'y'in yürüyerek yapılmaması, kadınların hayız ve nifas denilen özel halleri dolayısıyla ziyaret tavafını bayram günlerinden sonraya bırakmaları ve gerekirse veda tavafını terk etmeleri, izdiham korkusu ile yaşlıların ve kadınların Müzdelife vakfesini terk etmeleri gibi.
    Vaciplerin terk edilmesi veya zamanında yapılmaması ile ilgili cinayetler şunlardır:
    1) Mîkatı ihramsız geçmek. Hac veya umre menasikinden henüz bir şey yapmadan mîkat sınırına dönülerek ihrama girilirse, ceza düşer.
    2) Sa'yin tamamını veya çoğunu (dört veya
    daha çok şavtını) terk etmek veya özürsüz yürüyerek yapmamak.
    3) Müzdelife vakfesini Özürsüz terk etmek. Hastalık, yaşlılık ve izdiham gibi bir mazeret sebebiyle Müzdelife'de vakfe yapamayanlara bir şey gerekmez.
    4) Şeytan taşlama (remy-i cimar) nın tamamını terk etmek veya bir günde atılması gereken taşların yandan çoğunu süresi içinde atmamak.
    Yandan çoğu atıldığı taktirde, eksik bırakılan her bir taş için sakada vermek gerekir.
    5) Ziyaret veya umre tavafının son üç şavtını veya sadece birini yapmamak.
    6) Afakî olanlar, veda tavafının tamamını veya çoğunu (dört veya daha çok şavtını) yapmamak.
    7) Farz ve vacib (ziyaret, umre ve veda) tavaflarda setr-i avrete uymamak.
    Ziyaret veya umre tavafını abdestsiz; umre, veda veya kudüm tavaflarını cünüp halde yapmak(7) (Hanefî Mezhebi dışındaki üç mezhepte, abdestsiz olarak yapılan tavaf batıldır; onlara göre, hadesten taharet, tavafın sıhhat şartıdır.)

    (7) Umre tavafını cünüp olarak yapan ve sa'y edip tıraş olarak ihramdan çıkan kimse, Mekke'den ayrılmadan tavaf ve sa'yi iade ederse, bir ceza gerekmez. İade etmeden memleketine dönerse, dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Sa'yin de iade edilmesi, muteber bir tavaftan sonra yapılmamış olmasındandır.
    9) Arefe günü, Arafat Bölgesi'nden güneş batmadan önce ayrılmak.
    10) Belirli zaman ve yerde yapılması gereken menasiki, yerinde ve zamanında yapmamak. (Ebu Hanife'ye göre ziyaret tavafını bayram günlerinden sonra yapmak, tıraşı Harem Bölgesi dışında veya bayram günlerinden sonra olmak gibi.)
    11) Sıra ile yapılması vacip olan menasikte, tertibe uymamak. (Kurban bayramının ilk günü, Akabe cemresine taş atmak, kurban kesmek ve tıraş olmak arasında tertibe uymak, Ebu Hanîfe'ye göre vaciptir.)

    b. İhram Yasaklarına Uymamakla İlgili Cinayetler

    1) Bir defada ve aynı yerde olmak şartı ile vücüdun veya bir uzvun tamamına güzel koku sürünmek. Baş, yüz ve eller, herbiri ayrı uzuvdur.
    Çeşitli uzuvlara değişik zamanlarda veya ayrı ayrı yerlerde koku sürülürse, her biri için ayrı ceza gerekir.
    Bir uzvun tamamına değil de, sadece bir kısmına koku sürülürse, sadaka vermek gerekir.
    Bedene sürülen kokudan ceza gerekmesi için, kokunun devamı şart değildir; sürülmesi yeterlidir.
    Koku İhrama sürüldüğü takdirde, sürülen yerin eni, boyu birer karıştan çok olup, etkisi bir gündüz veya gece süresince devam ederse dem (koyun veya keçi kesmek); sürüldüğü yer bir karıştan az veya kokusu bir gündüz yahut gece süresinden daha az devam ederse sadaka vermek gerekir.
    Ceza ödendikten sonra koku yıkanıp giderilmez de devam ederse, yeniden ceza gerekir.

    2) Uzuvlardan birine yağ sürmek veya süs için kına gibi bir şeyle boyamak.

    Saç veya sakal gibi bir uzvunu, süslenmek için yağlamak, saçına biryantin sürmek veya kına gibi bir şeyle boyamak, cezayı gerektirir.
    Tedavî için sürülen ilaç, merhem veya kokusuz yağlar için birşey gerekmez.

    3) Bir gündüz veya gece süresince, elbise, çorap veya topukları kapalı ayakkabı giymek, başı ve yüzü örtmek.
    Eğer bunlar, bir gündüz veya gece süresinden daha az bir zaman giyilir veya örtülürse, sadaka vermek yeterlidir(

    ( Şafiî ve Hanbelîlere göre, ceza için, belirli bir süre geçmesi gerekmez. Malikîlere göre ise, giyilen şey soğuk veya sıcaktan koruyorsa, kısa bir süre de giyilse ceza gerekir. Giyilen şey, soğuk ve sıcaktan korumayan çok ince bir elbise de olsa, bir tam gün giyilirse, yine ceza gerekir.

    4) Saçını, sakalını veya vücüdunun başka bir uzvunu tıraş etmek,
    Saç veya sakalın dörtte birini yahut daha çoğunu tıraş olmak, saçlarını kestirmek, yahut ense tıraşı olmak dem (koyun veya keçi kesmek) gerektirir. Vücüdun diğer uzuvlarından birinin tamamen tıraş edilmesinin hükmü de aynıdır.
    Saç veya sakalın yahut başka bir uzvun dörtte birinden azının tıraş edilmesi sadaka vermeyi gerektirir.
    Bıyıklar ise, sakalın dörtte biri ile karşılaştırılır. Sakalın dörtte biri dem (koyun veya keçi kesmek) gerektirdiğine göre, koyun veya keçi bedelinden, kesilen bıyıklar için takdir edilecek mikdar tasadduk edilir.

    5) Bir defada ve aynı yerde olmak şartı ile bütün tırnaklan veya bir el yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesmek.
    El veya ayaklardan her birinin tırnaklan değişik zamanlarda veya ayrı ayrı yerde kesilirse, her bir kesiş için ayrı ceza gerekir. Bir el veya ayaktaki tırnakların tamamı değil de, bir kısmı kesilirse, her biri için sadaka vermek gerekir. Ayrı el ve ayaklardan olmak şartiyle, kesilen tırnakların sayısı beşten çok olsa da, hüküm aynıdır. Sözgelimi, el ve ayakların her birinden dörder tırnak (toplam 16 tırnak) kesilse, her biri için sadaka kifayet eder(9)
    (9) Eğer verilecek sadakaların toplamı, bir koyun veya keçi değerinden fazla ise, dilerse keffaret olarak kurban keser, dilerse her tırnak için sadaka verir.
    Kendiliğinden kopan veya kırılan tırnaklar için bir şey gerekmez.

    6) İlk tehallülden (yani tıraş olduktan) sonra, fakat henüz ziyaret tavafını yapmadan cinsî ilişkide bulunmak.

    7) İhramlı iken, eşini şehvetle öpmek, şehvetle tutmak, okşamak, oynaşmak... gibi cinsî ilişkiye yol açan davranışlarda bulunmak. (İster inzal olsun, ister olmasın.)(10)
    (10) Malikîlere göre inzal olursa hac fasit olur; diğer mezheplerde inzal olsa da hac fasit olmaz.
    Şehvetle bakmak veya düşünmekle, inzal bile olsa bir ceza gerekmez (11)
    (11) Şafiî Mezhebinde de hüküm aynıdır. Malikîlere göre bu gibi davranışlar lezzet kasdı ile iradî olarak yapılır ve inzal oluncaya kadar devam edilirse hac fasit olur; lezzet olmaksızın, bakmak veya düşünmek sonucu inzal olursa hac fasit olmaz; fakat bedene gerekir.
    Hanbelîlere göre ise baktıktan sonra gözünü çevirdiği halde inzal olursa dem; İnzal oluncaya kadar bakmaya devam ederse bedene gerekir.

    c. İhram Yasaklarına Özür Sebebiyle Uymamak

    İhram yasaklarına uymamakla ilgili cinayetler, bir zaruret ve mazeret sebebiyle de işlenmiş olsalar, bunların cezalan düşmez. Ancak kasdî olmayan semavî bir özür sebebiyle bu yasaklardan birini yapan kişi muhayyerdir (12)
    (12) "... Sizden her kim hasta olur veya başından eziyeti bulunup (tıraş olursa), ona oruç ve sadaka veya kurbandan ibaret fidye gerekir..." (Bakara Süresi, ayet: 196).
    a) Ya, Haram bölgesinde dilediği zaman bir dem (koyun veya keçi) keser.
    b) Veya istediği yerde peş peşe yahut aralıklı olarak üç gün oruç tutar.
    c) Yahut da altı fakiri akşamlı sabahlı bir gün, veya bir fakiri altı gün doyurur. Yahut da altı fakire fıtır sadakası miktarı bağışta bulunur. Bu fakirlerin Harem bölgesinden olmaları şart değildir.(13)

    4. Fıtır Sadakası Kadar Tasadduk Gerektiren Cinayetler

    1) Vücuttan bir uzvun tamamına değil, bir kısmına güzel koku veya yağ sürmek,

    2) Saç veya sakalın yahut başka bir uzvun dörtte birinden daha az kısmını tıraş etmek,

    3) Bir el veya ayağın tırnaklarından bir kısmını (beşten azını) kesmek, veya bir el yahut ayağın tırnaklannın tamamını ayrı ayrı yerlerde, yahut
    değişik zamanlarda kesmek. Ancak her bir tırnak için ayrı ceza gerekir.

    4) Başı bir gündüz veya bir gece süresinden daha kısa bir zaman örtülü tutmak.

    (13) Mazeretten dolayı ihram yasaklarına uymamakla meydana gelen cinayetlerde muhayyerlik, Hanefîlere göre mazeretin semavî oluşuna bağlıdır. İnsanlar tarafından meydana getirilen durumlarda, muhayyerlik söz konusu değildir Söz gelimi, ihramlı bir kimseyi, uyurken (haberi olmadan) başka bir ihramlı tıraş etse, tıraş edene sakada; tıraş edilene dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Hidaye, İnaye, Fethu'l-kadîr, 2/232) Diğer üç mezhepte, semavî olmayan mazeretlerden dolayı da muhayyerlik vardır. (el-Haccu ve'I-umre, 133)

    5) Elbise, yahut topukları kapatan ayakkabıları; bir gündüz veya gece süresinden daha kısa bir zaman giymiş olarak durmak.

    6) Kudüm veya veda tavafını abdestsiz olarak yapmak. (Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhepte, abdestsiz olarak yapılan tavaf, batıldır.)

    7) Veda tavafının veya sa'yin dördüncü şavttan sonraki şavtlarını eksik bırakmak veya özürsüz yürüyerek yapmamak. Eksik kalan her şavt için ayrı ceza gerekir (Kudüm tavafında eksik şavtlar için ceza gerekmez; istiğfar gerekir.)

    Cemrelere eksik taş atmak. Eksik kalan her taş için ayrı ceza gerekir.

    9) Başkasını tıraş etmek. Bu kimse ister ihramlı, ister ihramsız olsun. Ancak başkasına elbise giydirmek veya koku sürmekten bir şey gerekmez.

    10) Üçten çok haşere, bit ve çekirge vs. öldürmek/14)

    5. Miktarı Belirsiz Tasaddukta Bulunmayı Gerektiren Cinayetler

    1) Üç adetten az haşere, bit veya çekirge öl
    dürmek. Üçten çok olursa, sadaka vermek gerekir.
    (14) Şafiî Mezhebinde bit ve benzeri haşereleri öldürmekten dolayı tasadduk vacip değil, müstehaptır. (el-Haccu ve'l-umre, 138).

    2) İhramsız kişinin tırnak veya bıyığını kesmek.

    3) Vücudundan kıl koparmak.

    6. Bedelini Ödemeyi Gerektiren Cinayetler:

    Bedelini ödemeyi gerektiren cinayetler:
    1) Karada yaşayan av hayvanlarıyla ilgili cinayetler,

    2) Harem bölgesinin avlan ve bitkileri ile ilgili cinayetler,
    Olmak üzere iki kısma ayrılır.

    a. Karada Yaşayan Av Hayvanlarıyla İlgili Cinayetler

    İster kasden, ister yanılma ile, bilmeyerek veya unutarak olsun, ihramlı iken karada yaşayan av hayvanlarını avlamak, avlayanlara yardımcı olmak veya yaralamak, kanadını kırmak, tüylerinin yolmak, yumurtalarını almak... gibi davranışlarla bu hayvanlara zarar vermek haramdır;ceza gerektirir.
    Hanefî Mezhebine göre, avlanan bir hayvan sebebiyle ödenecek keffaretin miktarını tayin için bu hayvanın öldürüldüğü yerdeki kıymeti, adil iki kişi tarafından takdir olunur (15) Cinayeti işleyen kimse takdir edilen bu kıymeti;
    (15) Hanefîler dışındaki diğer üç mezhepte av hayvanları, benzeri olanlar ve olmayanlar diye iki kısma ayrılır. Benzeri olanların benzerleri, Harem bölgesinde kesilir, veya bedeli Harem bölgesinde tasadduk edilir, yahutta takdir edilen bedelden her bir fıtır sadakası miktarı için bir gün olmak üzere oruç tutulur. Malikîlere göre, Harem bölgesinin değil;avın yapıldığı bölgenin yoksullarına tasadduk edilir. Benzeri olmayanların ise kendi kıymetlerine itibar edilir. Yaban eşeği, sığıra; deve kuşu, deveye; ceylan, keçiye;
    tavşan, oğlağa benzetilmiştir.

    a) Dilerse, her birine bir fıtır sadakası miktarından daha az ve daha çok olmamak üzere, istediği yerde fakirlere dağıtır.

    b) Dilerse, her fıtır sadakası mikdarı için bir gün oruç tutar. Fıtır sadakasından daha az bir miktar artarsa, isterse bu mikdarı tasadduk eder; isterse, onun için de bir gün oruç tutar. Bir fıtır sadakasını iki ayrı fakire vermek veya bir kaç sadaka miktarını toptan bir fakire vermek caiz değildir.

    c) Dilerse, (takdir edilen kıymetle hedy satın alınabilirse) Harem bölgesinde bir hedy keser. Bu durumda takdir edilen kıymet, hedy değerinden fazla da olsa, artan miktarın tasadduk edilmesi gerekmez.
    Fil, aslan gibi etleri yenmeyen hayvanlara, koyun ve keçi bedelinden daha çok kıymet takdir edilmez. Eti yenenlerin kıymetleri ise koyun veya keçi bedelinden daha çok olabilir.
    Av hayvanı ölmemiş, fakat yaralanmak, ayağı veya kanadı kırılmak, tüyleri yolunmak gibi herhangi bir zarara uğramışsa, sağlam durumu ile ayıplı durumu arasındaki kıymet farkı takdir edilir.

    Hayvana verilen zarar, kendini savunamayacak duruma sokmuşsa, ölü hükmünde tutulup tamamının kıymeti takdir edilir.
    Verilen zarar, iyileştikten sonra hayvanda her hangi bir eser bırakmazsa ceza ödemek gerekmez.

    b. Harem Bölgesinin Avları ve Bitkileriyle İlgili Cinayetler

    Harem bölgesiyle ilgili yasaklar ve cinayetler, sadece ihramlı kimseler için değildir. Bu bölgenin avının avlanması, kendiliğinden biten ve kurumuş olmayan bitkilerinin (ağaç ve otlarının) kesilmesi veya koparılması, ihramlı olsun, olmasın, herkes için haramdır.

    Harem Bölgesi'nin avını avlayan kişinin kıymetini tasadduk etmesi gerekir. Bunun yerine oruç tutmak caiz olmaz (16)
    (16) Hanefî mezhebi dışındaki üç mezhepte ise. Harem bölgesi avını avlayan kişi, ihramsız da olsa. ihramlı kişinin kara avı için ödemesi gereken fidyeyi öder.
    Bu bölgede kendiliğinden bitmiş, insanlar tarafından ekilip dikilen cinsten olmayan ağaç ve bitkileri kesen veya koparan kimsenin, bunların bedelini tasadduk etmesi gerekir. Ancak bunları sahibi keserse, ceza gerekmez.
    İnsanlar tarafından ekilip dikilen veya insanların ekip diktiği cinsten olan ağaç ve bitkilerin koparılmasından dolayı bir ceza gerekmez.
    alıntı






+ Yorum Gönder