Konusunu Oylayın.: Güzel ahlak ile ilgili bilgiler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Güzel ahlak ile ilgili bilgiler
  1. 04.Eylül.2012, 13:48
    1
    Misafir

    Güzel ahlak ile ilgili bilgiler






    Güzel ahlak ile ilgili bilgiler Mumsema Güzel ahlak nedir Güzel ahlak ne anlama gelmektedir Güzel ahlak ile ilgili bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 04.Eylül.2012, 13:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Güzel ahlak nedir Güzel ahlak ne anlama gelmektedir Güzel ahlak ile ilgili bilgiler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Güzel ahlak ile ilgili deyimler

    - Güzel ahlak ile ilgili yazılar

    - Çocuklara güzel ahlak ve dini bilgiler

    - Ahlak ile ilgili yazılar bilgiler

    - Güzel ahlak kuralları hakkında bilgiler

  3. 04.Eylül.2012, 15:31
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: güzel ahlak ile ilgili bilgiler




    ahlakın kuralları - güzel ahlaklı olmak - nasıl güzel ahlaklı olunur - müslümanlık ve güzel ahlak

    Her din kötülüğü yenmek, iyiliği egemen kılmak için gelir Bunun için bireylerin güzel ahlaklı olmalarını ister Bireyleri ahlaklı olan toplumlar da ahlaken yücelirler Bu bakımdan dindar olmak güzel ahlaklı olmayı gerekli kılar

    İslamiyet’in bütün buyrukları, öğütleri, insanın kötü davranışlardan kurtulmasını amaçlar Güzel huylarla bezenmek için kişinin içgüdülerine hakim olması gerekir Bunun yolu ise iradeyi güçlendirmektir İslam dini, insana, kendisini kolayca kontrol altına alabilmenin yollarını göstermiştir

    Güzel ahlaklı olabilmek için öncelikle kuvvetli bir imana sahip olmalı, özümüzle sözümüz bir olmalıdır Yalan söylememeli, olduğumuzdan farklı görünmeye çalışmamalıyız Bundan dolayı Kuran'da "Ey inananlar! Yapmadığınız şeyi niçin yaptığınızı söylüyorsunuz?" buyrulmaktadır Güzel ahlak Peygamberimizin ahlakıdır ''Güzel ahlak, insana verilen nimetlerin en iyisidir ''

    DİN, GÜZEL AHLAKLI OLMAMA NASIL KATKI SAĞLAR?

    Din, ahlaklı olmak yolunda bizi teşvik eder Çünkü dindar bir insan için ahlak kuralları aynı zamanda Allah'ın buyruklarıdır Bu sebepten dindar insan, ahlaki görevlerini yaparken aynı zamanda sevap da kazanır; ahlak kurallarını çiğnemesi halinde de günah işler Böylece din ahlaka kuvvetli bir yaptırım gücü sağlar

    Din aynı zamanda peygamber vasıtasıyla insanlara canlı, güzel ahlaklı bir insan örneği de gösterir insanlar güzel ahlaklı insanın nasıl olması gerektiğini peygamberlerin davranışlarından kolayca öğrenebilir Güzel ahlaklı olabilmek için her konuda peygamberimizi örnek almak, insana büyük bir kolaylık sağlar

    Üzerime Düşen Görevleri Yaparım
    Doğadaki her şey bir düzene göre yaratılmıştır ve hepsinin bir görevi vardır insan da aynı düzenin bir parçasıdır ve onun da görev ve sorumlulukları vardır insanın diğer varlıklardan üstün bir yanı bulunmaktadır Diğer varlıklar, insan gibi akıllı olmadıkları için, üzerlerine düşen görevleri içgüdüleri ile yapmaktadırlar insan ise,
    görevlerini aklını kullanarak yerine getirmektedir Güvenilir insan olabilmek için, üzerimize düşen görevlerimizi eksiksiz yerine getirmemiz gerekir Ben de görevlerimi her zaman eksiksiz yerine getirmeye çalışırım

    Verdiğim Sözde Dururum

    Güvenilir insan olmanın gereklerinden birisi de verilen sözde durmaktır Ben de
    her zaman verdiğim sözde durmaya çalışırım
    Dinimiz, verilen sözde durmaya çok önem vermiştir Bir antlaşma yaptığımız zaman ona uymamızı, bir söz verdiğimiz zaman gereğini yapmamızı emretmiştir Dinimizin en önemli amacı, insanların mutlu ve huzurlu olmalarını sağlamaktır
    Yüce Allah Kuranıkerim'de bu konuda: ''Verdiğiniz sözü yerine getirin Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir '' 2, ''Ey iman edenler! Yaptığınız sözleşmeleri yerine getirin!'' buyurmaktadır

    Emanete ihanet Etmem

    Emaneti korumak, insan olmanın bir gereğidir Kendilerine güven duyulan insanlar , emanetleri titizlikle korurlar Peygamberimiz emanete ihanet eden kişinin olgun bir insan olamayacağını bildirmek üzere;
    ''Bir Müslüman’a ihanet eden kişi, bizden değildir''4 buyurmuştur
    Toplumun huzur ve mutluluğu, insanlar arasındaki güven duygusunun varlığına bağlıdır Emanete ihanet eden, iki yüzlü davranan insanların oluşturduğu toplumda birlik ve beraberlikten söz edilemez

    Kötülüğe Yaklaşmam

    Dinin istediği gibi güvenilir bir insan olabilmek için her türlü kötülükten uzak durmalıyım Çünkü kötülük yapmayı alışkanlık haline getirilen insanlar, güvenilmeyen insanlardır
    Dinimizde iman esasları; insanı, iyilikleri işlemeye, kötülüklerden kaçınmaya ve görevlerini yerine getirmeye teşvik eder ibadetler ise; insanı ahlaken olgunlaştıran, kötülüklerden uzaklaştıran birer araç gibidir Çünkü ibadet ederek kötü arzuları yenmeye alışırız Böylece kötülüklerden uzaklaşırız

    Hiçbir Konuda Doğruluktan Ayrılmam

    Doğruluk, kişinin işine, sözüne ve düşüncesine yalan, yanlış, hile karıştırmaması demektir Bu anlamda doğruluk; insanın içi ile dışının, özü ile sözünün bir olması demektir Söyledikleriyle yapıp ettikleri arasındaki uyumun adı, kısaca doğruluktur
    Dinimiz her zaman doğru ve doğrudan yana olmamızı istemektedir Yalan söylemeyi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, iftira atmayı, yalan yere şahitlik etmeyi yasaklamaktadır
    Ben de hiçbir konuda doğruluktan ayrılmamaya çalışırım Yüce Allah'ın istediği gibi, kendisine güvenilen bir insan olmaya gayret ederim

    Kimsenin Arkasından Konuşmam

    insanların arkasından konuşmaya dinimizde gıybet adı verilir Gıybet insanların hoşlanmayacağı şeyleri arkalarından söylemektir Bu çok kötü bir huydur
    insanların arkasından konuşmak, iki yüzlü davranmaktır Arkasından konuştuğu insanın yüzüne bir şekilde davranır, arkasından başka bir şekilde davranır Bu ise doğruluktan ayrılmak demektir
    Kuranıkerim insanların arkasından konuşmayı kötü görmekte, tiksindirici bulmakta ve bundan sakınmamızı istemektedir Herkesin güvenini kazanmış olan peygamberimiz de hiç kimsenin arkasından konuşmamıştır Ben de insanların arkalarından konuşmamaya özen gösteririm Çünkü arkamdan konuşulmasını istemem

    Kıskançlıktan, Yalan ve İftiradan Kaçınırım

    Kıskançlık, insanı içten içe kemiren çok kötü bir huydur Kıskanç kişi aslında kendisini küçük düşürür, kendisine zarar verir Çünkü bu gibi insanlarla kimse dostluk ve arkadaşlık kurmak istemez Bu sebepten yalnız kalırlar Kıskançlık, insanları saldırgan yapar, kıskandığı kimseye çeşitli zararlar vermesine yol açar
    Kuranıkerim, kıskançlılığı reddeder Dinimiz, insanlar arasında sevgi ve saygıya dayalı bir kardeşlik ortamı oluşturmayı hedefler Kıskançlık, insanları birbirine düşürür, kardeşlik bağlarını zedeler Peygamberimiz:
    "Birbirinize hiddetlenmeyin, birbirinize haset edip kıskanmayın Birbirinize arka çevirmeyin Ey Allah’ın kullan, kardeş olun'' sözüyle kıskançlığın kötülüğüne açık bir şekilde işaret etmiştir
    Dinimiz, kişiye ve topluma bu kadar zararlı olan bir davranışa izin vermez Allah, insanları yalandan kaçınmaya ve doğru olmaya çağırmıştır Bunlarla ilgili olarak Kuran’da çok sayıda ayet vardır işte bunlardan iki örnek:
    '' Yalan sözden kaçının!''
    '' Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!''
    Yüce Allah, insanlardan doğru olmalarını, yalandan uzak durmalarını istemektedir insanın aleyhine bile olsa, doğruluk ve adaletten ayrılmamak gerekir Kuran bunu şu cümlelerle çok açık bir şekilde dile getirir
    ''Ey iman edenler! Kendinizin, ana, babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için doğruyu söyleyen şahitler olun ve haktan yana olup adaleti yerine getirmeye çalışın Hak ve adalet konularında heveslerinize uymayın''
    ''Peygamberimiz de doğruluğa sarılmayı emreder, yalanın kötülüğe, kötülüğün ise cehenneme götüreceğini bildirir '' Bu demektir ki insan, yalan söylemeyi alışkanlık haline getirirse kötülüklere yakın olur Bunun sonucunda da cezalandırılır
    iftira, kelime anlamıyla kasıtlı ve asılsız suç yükleme, kara çalma anlamına gelir; bu da bir kimseyi yapmadığı bir kötülükle suçlamak demektir iftira etmek, çok kötü bir davranıştır Ne insanlığa ne de Müslümanlığa sığar
    iftira edenler kötülüğe alet olurlar iftira etmek, aynı zamanda kul hakkı yemektir Kul hakkı yiyenler, mutlaka cezasını görürler Yani insanlara haksız yere kötülük edenler daha sonra yaptıklarının karşılığını bulurlar Ayrıca iftiracı kimselere asla güvenilmez Kuran iftirayı hoş görmediğini şu şekilde açıklar:
    "Mümin erkeklerle mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve bir günah yüklenmişlerdir ''

    Başkalarını Hor Görmem

    Başkalarını hor gören insanları kimse sevmez Toplumda sevilen, güvenilen insanlar, başkalarını hor görmeyen insanlardır Başkalarını hor gören kişiler, kendilerinde büyüklük gören insanlardır Bir insanın kendisini üstün görmesi başkalarını hor görmesini sebep olur Bu kaçınılması gereken bir kötülüktür
    Yüce Allah, başkalarını hor gören insanları sevmediğini şu şekilde bildirir: "insanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah,
    kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez ''

    Dinim, Kendini Geliştiren Bir İnsan Olmamı ister

    Dinin özü güzel ahlaktır Güzel ahlaklı olmak her zaman iyiliğe yönelmek, kötülüklerden kaçınmakla mümkün olur Güzel ahlak sahibi olan insanlar, güvenilir insanlardır Çünkü bu insanlardan kimseye bir zarar gelmez
    insanın güvenilir bir kişi olabilmesi için, alanıyla ilgili gelişmeleri izlemesi gerekir Gelişmeleri izlemeyen insanlar kendilerini geliştiremezler Kendilerini geliştiremeyen insanlar ise yaşadıkları çağa ayak uyduramazlar Yaşadıkları çağa ayak uyduramayan insanlar, çağın gerisinde kalırlar, çağdaşları arasında yer bulamazlar Sonuçta yok olup giderler Bu sebepten dinim benden, kendini geliştiren bir insan olmamı ister

    Allah, Öfkemizi Yenmemizi ister

    Öfke; engelleme, incinme ya da gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık halidir Çabuk öfkelenen, öfkesini yenemeyen insanlar, aşırılığa kaçarlar, saldırgan olurlar Saldırgan kişiler etrafındaki insanlara güven vermezler, kalıcı arkadaşlık ve dostluklar kuramazlar
    Allah peygamberimizi örnek almamızı istemiştir Onu örnek almamız, onun gibi öfkemizi yenmemiz, yumuşak huylu olmamız demektir Peygamberimiz, öfkesini yenen, yumuşak huylu olan insanı, baş pehlivanlardan daha güçlü bir insan olarak tanıtır: ''Güçlü insan; güreş meydanlarında başkalarını yenen değil, öfkelendiğinde kendine hakim olandır'' 1 buyurur


    Allah, Hatasından Dönmek isteyenlere Doğru Yolu Gösterir
    işlediği bir günah ya da suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar vermeye tövbe etmek denir Allah, samimi olarak tövbe eden herkesin günahını affeder Yeter ki insan, pişman olup af dilesin Bunun gibi yanılıp yanlış yola sapanlara Allah fırsat verir, hatalarını anlayıp af dilemeleri için açık kapı bırakır
    Allah, hatasından dönmek isteyenlere yardım eder, onlara doğruyu gösterir Fatiha suresinde Allah’ım Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin yoluna eriştir '' şeklinde dua etmemizi ister

    Zorluklarla Baş Etmesini Bilirim

    Dinimin istediği anlamda kendini geliştiren bir insan olabilmek için zorlukların üstesinden gelmem gerekir
    insan hayatta karşılaştığı zorluklarla, sıkıntılarla baş etmesini öğrenmelidir Karşılaştığı zorlukların üstesinden gelemeyen insanlar, başarılı olamazlar Başarılı olabilmek için karşılaştığımız olumsuzluklara karşı sabırlı olmamız gerekir
    Zorlukların üstesinden gelebilmek için başka insanlarla yardımlaşmak da gerekir Bundan dolayı başkalarıyla iş birliği yapamayan, yalnız kalan insanlar zarar görürler

    Zorluğu yenmenin yolu, onun üzerine gitmektir Bunun için insanın hem kendini yetiştirmesi hem de kendine güvenmesi gerekir Bir de insan kararlı ve azimli olmalıdır Zorluktan kaçanlar, başarılı olamazlar

    Davranışlarımda Doğru Bilgiye Dayanırım

    insanın bilinçli yaptığı her davranışı bir bilgiye dayanır Doğru davranışlarda bulunabilmek için her zaman doğru bilgilere sahip olmak gerekir
    Allah, bizim daima doğru bilgiye dayanmamızı ister Kötü niyetle uydurulan sözlere uymamayı tavsiye eder Çünkü doğru bilgiye dayanmayanlar , kolayca kötülük işleyebilirler Bu sebepten güvenilmez, günahkar (fasık) bir insanın getirdiği haberlerin aslını araştırmamızı istenir:

    ''Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize yanarsızın''

    Görgü Kurallarına Uyarım

    Görgü kuralları insan ilişkilerini düzenler, nerede nasıl davranılması gerektiğini öğretir Bunlar, toplumun iyi ve güzel kabul ettiği kurallardır Görgü kurallarının oluşmasında o toplumun dininin, ahlakının, gelenek ve göreneklerinin etkisi büyüktür

    Görgü kuralları, insanlar arası ilişkileri düzenler Bu sebepten çok çeşitli alanları kapsar Bunlar; misafirlik, yemek, yolculuk, kılık kıyafet ve konuşma ile ilgili kuralıları kapsayabilirler Bu konularda toplumunuz tarafından kabul edilmiş olan görgü kurallarını şu şekilde açıklayabiliriz:

    a Misafirlik

    Misafirlikte uyulması gereken bazı görgü kuralları vardır Misafirliğe gitmeden önceye ait görgü kurallarının bir kısmı şu şekilde ifade edilebilir: Gidilecek yere veya kişiye önceden haber vermek, temiz ve düzgün giyinmek, buyur edilmeden içeriye girmemek, kapıyı açana güler yüzle selam vermek
    Misafirlikte uyulması gereken görgü kuralları ise; gösterilen yere oturmak, güler yüzlü olmaya özen göstermek, yapılan ikramları geri çevirmemek ve beğenmezlik etmemek, ayrılırken teşekkür etmek, ev sahibini rahatsız etmemeye özen göstermek gibi kurallardır

    b Yemek Yerken
    Yemek yerken uyulması gereken görgü kurallarına "yemek yeme adabı'' da denilmektedir Yemeğe otururken eller yıkanmalı, yemeğe "besmele'' ile başlanmalı, ağza büyük Iokma alınmamalıdır Ağızda yemek varken konuşmamalıdır Yemekten kalkmadan önce Allah'a dua etmeli, yemekten sonra eller yıkanıp dişler fırçalanmalıdır

    c Yolculukta
    Yolculuğa çıkarken giyeceklerin temiz olmasına dikkat etmeliyiz Yolculuk uzun sürecekse yedek giysiler almalıyız Yolculuk sırasında başkalarını rahatsız edecek şekilde konuşup şakalaşmamalıyız Hasta, yaşlı ve çocuklu kadınlara yer vermeliyiz Başkalarını rahatsız edici kokular sürünmemeli, soğan, sarımsak gibi kokan şeyler yememeliyiz Sürücülerin dikkatini dağıtacak davranışlardan kaçınmalıyız

    d Kılık Kıyafette
    Kılık-kıyafette en önemli görgü kuralı, temiz ve ölçülü giyinmektir Allah, sevgili peygamberimizden, elbiselerinin temizliğine dikkat etmesini istemiştir
    Kılık-kıyafette temizlik yanında, düzgünlük ve sadelik de önemlidir iyi giyinmek pahalı giyinmek değil, temiz, sade ve uyumlu giyinmektir

    e Konuşmalarda
    Konuşma konusunda da uyulması gereken görgü kuralları vardır ''Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır'' atasözü, bu kurallardan birini dile getirmektedir insan, konuşmalarında tatlı dilli, güler yüzlü olmalıdır Kırıcı, sert ve anlaşılmaz konuşmalardan kaçınmalıdır
    Konuşma kurallarına uymak için başkalarının sözünü kesmemeli, söz istemeden konuşmaya başlamamalıyız Büyüklerle konuşurken saygılı olmalı, konuşmalarda gıybet ve dedikodu yapmamalıyız Övgü ve yergide ölçülü olmalı, kedimize söylenmesini istemediğimiz bir sözü başkalarına söylememeliyiz
    Konuşmayla ilgili bir atasözü, çok ölçülü ve dikkatli konuşmayı ister: ''Dil dokuz boğumdur, boğ boğ söyle!'' Yusuf Has Hacib, Kutadku Bilig adlı eserinde şöyle der: ''Başın süsü yüz, dilin süsü söz, yüzün süsü gözdür''

    Savurganlıktan Kaçınırım

    Kendimizi geliştiren bir insan olabilmemiz için, harcamalarımızda aşırılıktan kaçınıp ölçülü olmamız gerekir insanın malını mülkünü ve parasını ölçüsüzce, yerli yersiz harcamasına savurganlık denir Savurganlığın bir adı da israftır
    Savurganlık sadece malda, mülkte, parada yapılmaz Zaman ve sağlık savurganlığı da vardır Zamanını boşa harcayan kişi de zamanı israf eder Bunun gibi sağlığına dikkat etmeyen, içki, kumar ve benzeri alışkanlıklarla sağlığını bozan kimse de sağlığını israf eder
    Dinimiz malların korunması için savurganlığı yasaklar Savurganlığın zararı kişinin kendisi ile sınırlı kalmaz; aileye, çevreye ve topluma kadar uzanır Savurganlık, ülkeye ve ulusa zarar verebilecek boyutlara ulaşabilir Örnek olarak bilinçsizce ormanları tüketenler, ulusal serveti boşuna harcamış olurlar Ulusal serveti gelişi güzel harcayanlar, ulusu gelirsiz bırakırlar
    Kuranıkerim savurganlık yapmamızı şu şekilde yasaklar:
    "Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur açıkta kalırsın,


    MAUN SURESİNİ EZBERLEYELİM VE ANLAMINI ÖĞRENELİM

    Bismillahirrahmanirrahim
    ''Eraeytelllezi yükezzibü biddin Fezalikellezi yedü’ulyetim ve La yehuddu ala ta'amilmiskin Feveylun Iilmusallin ellezine hüm an salatihim sahun Ellezine hüm yüra'une ve yemneunel maun''

    ANLAMI
    "Ey Muhammed Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmağa yanaşmayan kimse işte odur Vay o namaz kılanların haline ki, onlar kıldıkları namazdan gafildirler, Onlar gösteriş yaparlar Onlar eğreti olarak bas" şeyleri dahi vermezler




    alıntı


  4. 04.Eylül.2012, 15:31
    2
    Devamlı Üye



    ahlakın kuralları - güzel ahlaklı olmak - nasıl güzel ahlaklı olunur - müslümanlık ve güzel ahlak

    Her din kötülüğü yenmek, iyiliği egemen kılmak için gelir Bunun için bireylerin güzel ahlaklı olmalarını ister Bireyleri ahlaklı olan toplumlar da ahlaken yücelirler Bu bakımdan dindar olmak güzel ahlaklı olmayı gerekli kılar

    İslamiyet’in bütün buyrukları, öğütleri, insanın kötü davranışlardan kurtulmasını amaçlar Güzel huylarla bezenmek için kişinin içgüdülerine hakim olması gerekir Bunun yolu ise iradeyi güçlendirmektir İslam dini, insana, kendisini kolayca kontrol altına alabilmenin yollarını göstermiştir

    Güzel ahlaklı olabilmek için öncelikle kuvvetli bir imana sahip olmalı, özümüzle sözümüz bir olmalıdır Yalan söylememeli, olduğumuzdan farklı görünmeye çalışmamalıyız Bundan dolayı Kuran'da "Ey inananlar! Yapmadığınız şeyi niçin yaptığınızı söylüyorsunuz?" buyrulmaktadır Güzel ahlak Peygamberimizin ahlakıdır ''Güzel ahlak, insana verilen nimetlerin en iyisidir ''

    DİN, GÜZEL AHLAKLI OLMAMA NASIL KATKI SAĞLAR?

    Din, ahlaklı olmak yolunda bizi teşvik eder Çünkü dindar bir insan için ahlak kuralları aynı zamanda Allah'ın buyruklarıdır Bu sebepten dindar insan, ahlaki görevlerini yaparken aynı zamanda sevap da kazanır; ahlak kurallarını çiğnemesi halinde de günah işler Böylece din ahlaka kuvvetli bir yaptırım gücü sağlar

    Din aynı zamanda peygamber vasıtasıyla insanlara canlı, güzel ahlaklı bir insan örneği de gösterir insanlar güzel ahlaklı insanın nasıl olması gerektiğini peygamberlerin davranışlarından kolayca öğrenebilir Güzel ahlaklı olabilmek için her konuda peygamberimizi örnek almak, insana büyük bir kolaylık sağlar

    Üzerime Düşen Görevleri Yaparım
    Doğadaki her şey bir düzene göre yaratılmıştır ve hepsinin bir görevi vardır insan da aynı düzenin bir parçasıdır ve onun da görev ve sorumlulukları vardır insanın diğer varlıklardan üstün bir yanı bulunmaktadır Diğer varlıklar, insan gibi akıllı olmadıkları için, üzerlerine düşen görevleri içgüdüleri ile yapmaktadırlar insan ise,
    görevlerini aklını kullanarak yerine getirmektedir Güvenilir insan olabilmek için, üzerimize düşen görevlerimizi eksiksiz yerine getirmemiz gerekir Ben de görevlerimi her zaman eksiksiz yerine getirmeye çalışırım

    Verdiğim Sözde Dururum

    Güvenilir insan olmanın gereklerinden birisi de verilen sözde durmaktır Ben de
    her zaman verdiğim sözde durmaya çalışırım
    Dinimiz, verilen sözde durmaya çok önem vermiştir Bir antlaşma yaptığımız zaman ona uymamızı, bir söz verdiğimiz zaman gereğini yapmamızı emretmiştir Dinimizin en önemli amacı, insanların mutlu ve huzurlu olmalarını sağlamaktır
    Yüce Allah Kuranıkerim'de bu konuda: ''Verdiğiniz sözü yerine getirin Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir '' 2, ''Ey iman edenler! Yaptığınız sözleşmeleri yerine getirin!'' buyurmaktadır

    Emanete ihanet Etmem

    Emaneti korumak, insan olmanın bir gereğidir Kendilerine güven duyulan insanlar , emanetleri titizlikle korurlar Peygamberimiz emanete ihanet eden kişinin olgun bir insan olamayacağını bildirmek üzere;
    ''Bir Müslüman’a ihanet eden kişi, bizden değildir''4 buyurmuştur
    Toplumun huzur ve mutluluğu, insanlar arasındaki güven duygusunun varlığına bağlıdır Emanete ihanet eden, iki yüzlü davranan insanların oluşturduğu toplumda birlik ve beraberlikten söz edilemez

    Kötülüğe Yaklaşmam

    Dinin istediği gibi güvenilir bir insan olabilmek için her türlü kötülükten uzak durmalıyım Çünkü kötülük yapmayı alışkanlık haline getirilen insanlar, güvenilmeyen insanlardır
    Dinimizde iman esasları; insanı, iyilikleri işlemeye, kötülüklerden kaçınmaya ve görevlerini yerine getirmeye teşvik eder ibadetler ise; insanı ahlaken olgunlaştıran, kötülüklerden uzaklaştıran birer araç gibidir Çünkü ibadet ederek kötü arzuları yenmeye alışırız Böylece kötülüklerden uzaklaşırız

    Hiçbir Konuda Doğruluktan Ayrılmam

    Doğruluk, kişinin işine, sözüne ve düşüncesine yalan, yanlış, hile karıştırmaması demektir Bu anlamda doğruluk; insanın içi ile dışının, özü ile sözünün bir olması demektir Söyledikleriyle yapıp ettikleri arasındaki uyumun adı, kısaca doğruluktur
    Dinimiz her zaman doğru ve doğrudan yana olmamızı istemektedir Yalan söylemeyi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, iftira atmayı, yalan yere şahitlik etmeyi yasaklamaktadır
    Ben de hiçbir konuda doğruluktan ayrılmamaya çalışırım Yüce Allah'ın istediği gibi, kendisine güvenilen bir insan olmaya gayret ederim

    Kimsenin Arkasından Konuşmam

    insanların arkasından konuşmaya dinimizde gıybet adı verilir Gıybet insanların hoşlanmayacağı şeyleri arkalarından söylemektir Bu çok kötü bir huydur
    insanların arkasından konuşmak, iki yüzlü davranmaktır Arkasından konuştuğu insanın yüzüne bir şekilde davranır, arkasından başka bir şekilde davranır Bu ise doğruluktan ayrılmak demektir
    Kuranıkerim insanların arkasından konuşmayı kötü görmekte, tiksindirici bulmakta ve bundan sakınmamızı istemektedir Herkesin güvenini kazanmış olan peygamberimiz de hiç kimsenin arkasından konuşmamıştır Ben de insanların arkalarından konuşmamaya özen gösteririm Çünkü arkamdan konuşulmasını istemem

    Kıskançlıktan, Yalan ve İftiradan Kaçınırım

    Kıskançlık, insanı içten içe kemiren çok kötü bir huydur Kıskanç kişi aslında kendisini küçük düşürür, kendisine zarar verir Çünkü bu gibi insanlarla kimse dostluk ve arkadaşlık kurmak istemez Bu sebepten yalnız kalırlar Kıskançlık, insanları saldırgan yapar, kıskandığı kimseye çeşitli zararlar vermesine yol açar
    Kuranıkerim, kıskançlılığı reddeder Dinimiz, insanlar arasında sevgi ve saygıya dayalı bir kardeşlik ortamı oluşturmayı hedefler Kıskançlık, insanları birbirine düşürür, kardeşlik bağlarını zedeler Peygamberimiz:
    "Birbirinize hiddetlenmeyin, birbirinize haset edip kıskanmayın Birbirinize arka çevirmeyin Ey Allah’ın kullan, kardeş olun'' sözüyle kıskançlığın kötülüğüne açık bir şekilde işaret etmiştir
    Dinimiz, kişiye ve topluma bu kadar zararlı olan bir davranışa izin vermez Allah, insanları yalandan kaçınmaya ve doğru olmaya çağırmıştır Bunlarla ilgili olarak Kuran’da çok sayıda ayet vardır işte bunlardan iki örnek:
    '' Yalan sözden kaçının!''
    '' Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!''
    Yüce Allah, insanlardan doğru olmalarını, yalandan uzak durmalarını istemektedir insanın aleyhine bile olsa, doğruluk ve adaletten ayrılmamak gerekir Kuran bunu şu cümlelerle çok açık bir şekilde dile getirir
    ''Ey iman edenler! Kendinizin, ana, babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için doğruyu söyleyen şahitler olun ve haktan yana olup adaleti yerine getirmeye çalışın Hak ve adalet konularında heveslerinize uymayın''
    ''Peygamberimiz de doğruluğa sarılmayı emreder, yalanın kötülüğe, kötülüğün ise cehenneme götüreceğini bildirir '' Bu demektir ki insan, yalan söylemeyi alışkanlık haline getirirse kötülüklere yakın olur Bunun sonucunda da cezalandırılır
    iftira, kelime anlamıyla kasıtlı ve asılsız suç yükleme, kara çalma anlamına gelir; bu da bir kimseyi yapmadığı bir kötülükle suçlamak demektir iftira etmek, çok kötü bir davranıştır Ne insanlığa ne de Müslümanlığa sığar
    iftira edenler kötülüğe alet olurlar iftira etmek, aynı zamanda kul hakkı yemektir Kul hakkı yiyenler, mutlaka cezasını görürler Yani insanlara haksız yere kötülük edenler daha sonra yaptıklarının karşılığını bulurlar Ayrıca iftiracı kimselere asla güvenilmez Kuran iftirayı hoş görmediğini şu şekilde açıklar:
    "Mümin erkeklerle mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve bir günah yüklenmişlerdir ''

    Başkalarını Hor Görmem

    Başkalarını hor gören insanları kimse sevmez Toplumda sevilen, güvenilen insanlar, başkalarını hor görmeyen insanlardır Başkalarını hor gören kişiler, kendilerinde büyüklük gören insanlardır Bir insanın kendisini üstün görmesi başkalarını hor görmesini sebep olur Bu kaçınılması gereken bir kötülüktür
    Yüce Allah, başkalarını hor gören insanları sevmediğini şu şekilde bildirir: "insanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah,
    kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez ''

    Dinim, Kendini Geliştiren Bir İnsan Olmamı ister

    Dinin özü güzel ahlaktır Güzel ahlaklı olmak her zaman iyiliğe yönelmek, kötülüklerden kaçınmakla mümkün olur Güzel ahlak sahibi olan insanlar, güvenilir insanlardır Çünkü bu insanlardan kimseye bir zarar gelmez
    insanın güvenilir bir kişi olabilmesi için, alanıyla ilgili gelişmeleri izlemesi gerekir Gelişmeleri izlemeyen insanlar kendilerini geliştiremezler Kendilerini geliştiremeyen insanlar ise yaşadıkları çağa ayak uyduramazlar Yaşadıkları çağa ayak uyduramayan insanlar, çağın gerisinde kalırlar, çağdaşları arasında yer bulamazlar Sonuçta yok olup giderler Bu sebepten dinim benden, kendini geliştiren bir insan olmamı ister

    Allah, Öfkemizi Yenmemizi ister

    Öfke; engelleme, incinme ya da gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık halidir Çabuk öfkelenen, öfkesini yenemeyen insanlar, aşırılığa kaçarlar, saldırgan olurlar Saldırgan kişiler etrafındaki insanlara güven vermezler, kalıcı arkadaşlık ve dostluklar kuramazlar
    Allah peygamberimizi örnek almamızı istemiştir Onu örnek almamız, onun gibi öfkemizi yenmemiz, yumuşak huylu olmamız demektir Peygamberimiz, öfkesini yenen, yumuşak huylu olan insanı, baş pehlivanlardan daha güçlü bir insan olarak tanıtır: ''Güçlü insan; güreş meydanlarında başkalarını yenen değil, öfkelendiğinde kendine hakim olandır'' 1 buyurur


    Allah, Hatasından Dönmek isteyenlere Doğru Yolu Gösterir
    işlediği bir günah ya da suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar vermeye tövbe etmek denir Allah, samimi olarak tövbe eden herkesin günahını affeder Yeter ki insan, pişman olup af dilesin Bunun gibi yanılıp yanlış yola sapanlara Allah fırsat verir, hatalarını anlayıp af dilemeleri için açık kapı bırakır
    Allah, hatasından dönmek isteyenlere yardım eder, onlara doğruyu gösterir Fatiha suresinde Allah’ım Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin yoluna eriştir '' şeklinde dua etmemizi ister

    Zorluklarla Baş Etmesini Bilirim

    Dinimin istediği anlamda kendini geliştiren bir insan olabilmek için zorlukların üstesinden gelmem gerekir
    insan hayatta karşılaştığı zorluklarla, sıkıntılarla baş etmesini öğrenmelidir Karşılaştığı zorlukların üstesinden gelemeyen insanlar, başarılı olamazlar Başarılı olabilmek için karşılaştığımız olumsuzluklara karşı sabırlı olmamız gerekir
    Zorlukların üstesinden gelebilmek için başka insanlarla yardımlaşmak da gerekir Bundan dolayı başkalarıyla iş birliği yapamayan, yalnız kalan insanlar zarar görürler

    Zorluğu yenmenin yolu, onun üzerine gitmektir Bunun için insanın hem kendini yetiştirmesi hem de kendine güvenmesi gerekir Bir de insan kararlı ve azimli olmalıdır Zorluktan kaçanlar, başarılı olamazlar

    Davranışlarımda Doğru Bilgiye Dayanırım

    insanın bilinçli yaptığı her davranışı bir bilgiye dayanır Doğru davranışlarda bulunabilmek için her zaman doğru bilgilere sahip olmak gerekir
    Allah, bizim daima doğru bilgiye dayanmamızı ister Kötü niyetle uydurulan sözlere uymamayı tavsiye eder Çünkü doğru bilgiye dayanmayanlar , kolayca kötülük işleyebilirler Bu sebepten güvenilmez, günahkar (fasık) bir insanın getirdiği haberlerin aslını araştırmamızı istenir:

    ''Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize yanarsızın''

    Görgü Kurallarına Uyarım

    Görgü kuralları insan ilişkilerini düzenler, nerede nasıl davranılması gerektiğini öğretir Bunlar, toplumun iyi ve güzel kabul ettiği kurallardır Görgü kurallarının oluşmasında o toplumun dininin, ahlakının, gelenek ve göreneklerinin etkisi büyüktür

    Görgü kuralları, insanlar arası ilişkileri düzenler Bu sebepten çok çeşitli alanları kapsar Bunlar; misafirlik, yemek, yolculuk, kılık kıyafet ve konuşma ile ilgili kuralıları kapsayabilirler Bu konularda toplumunuz tarafından kabul edilmiş olan görgü kurallarını şu şekilde açıklayabiliriz:

    a Misafirlik

    Misafirlikte uyulması gereken bazı görgü kuralları vardır Misafirliğe gitmeden önceye ait görgü kurallarının bir kısmı şu şekilde ifade edilebilir: Gidilecek yere veya kişiye önceden haber vermek, temiz ve düzgün giyinmek, buyur edilmeden içeriye girmemek, kapıyı açana güler yüzle selam vermek
    Misafirlikte uyulması gereken görgü kuralları ise; gösterilen yere oturmak, güler yüzlü olmaya özen göstermek, yapılan ikramları geri çevirmemek ve beğenmezlik etmemek, ayrılırken teşekkür etmek, ev sahibini rahatsız etmemeye özen göstermek gibi kurallardır

    b Yemek Yerken
    Yemek yerken uyulması gereken görgü kurallarına "yemek yeme adabı'' da denilmektedir Yemeğe otururken eller yıkanmalı, yemeğe "besmele'' ile başlanmalı, ağza büyük Iokma alınmamalıdır Ağızda yemek varken konuşmamalıdır Yemekten kalkmadan önce Allah'a dua etmeli, yemekten sonra eller yıkanıp dişler fırçalanmalıdır

    c Yolculukta
    Yolculuğa çıkarken giyeceklerin temiz olmasına dikkat etmeliyiz Yolculuk uzun sürecekse yedek giysiler almalıyız Yolculuk sırasında başkalarını rahatsız edecek şekilde konuşup şakalaşmamalıyız Hasta, yaşlı ve çocuklu kadınlara yer vermeliyiz Başkalarını rahatsız edici kokular sürünmemeli, soğan, sarımsak gibi kokan şeyler yememeliyiz Sürücülerin dikkatini dağıtacak davranışlardan kaçınmalıyız

    d Kılık Kıyafette
    Kılık-kıyafette en önemli görgü kuralı, temiz ve ölçülü giyinmektir Allah, sevgili peygamberimizden, elbiselerinin temizliğine dikkat etmesini istemiştir
    Kılık-kıyafette temizlik yanında, düzgünlük ve sadelik de önemlidir iyi giyinmek pahalı giyinmek değil, temiz, sade ve uyumlu giyinmektir

    e Konuşmalarda
    Konuşma konusunda da uyulması gereken görgü kuralları vardır ''Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır'' atasözü, bu kurallardan birini dile getirmektedir insan, konuşmalarında tatlı dilli, güler yüzlü olmalıdır Kırıcı, sert ve anlaşılmaz konuşmalardan kaçınmalıdır
    Konuşma kurallarına uymak için başkalarının sözünü kesmemeli, söz istemeden konuşmaya başlamamalıyız Büyüklerle konuşurken saygılı olmalı, konuşmalarda gıybet ve dedikodu yapmamalıyız Övgü ve yergide ölçülü olmalı, kedimize söylenmesini istemediğimiz bir sözü başkalarına söylememeliyiz
    Konuşmayla ilgili bir atasözü, çok ölçülü ve dikkatli konuşmayı ister: ''Dil dokuz boğumdur, boğ boğ söyle!'' Yusuf Has Hacib, Kutadku Bilig adlı eserinde şöyle der: ''Başın süsü yüz, dilin süsü söz, yüzün süsü gözdür''

    Savurganlıktan Kaçınırım

    Kendimizi geliştiren bir insan olabilmemiz için, harcamalarımızda aşırılıktan kaçınıp ölçülü olmamız gerekir insanın malını mülkünü ve parasını ölçüsüzce, yerli yersiz harcamasına savurganlık denir Savurganlığın bir adı da israftır
    Savurganlık sadece malda, mülkte, parada yapılmaz Zaman ve sağlık savurganlığı da vardır Zamanını boşa harcayan kişi de zamanı israf eder Bunun gibi sağlığına dikkat etmeyen, içki, kumar ve benzeri alışkanlıklarla sağlığını bozan kimse de sağlığını israf eder
    Dinimiz malların korunması için savurganlığı yasaklar Savurganlığın zararı kişinin kendisi ile sınırlı kalmaz; aileye, çevreye ve topluma kadar uzanır Savurganlık, ülkeye ve ulusa zarar verebilecek boyutlara ulaşabilir Örnek olarak bilinçsizce ormanları tüketenler, ulusal serveti boşuna harcamış olurlar Ulusal serveti gelişi güzel harcayanlar, ulusu gelirsiz bırakırlar
    Kuranıkerim savurganlık yapmamızı şu şekilde yasaklar:
    "Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur açıkta kalırsın,


    MAUN SURESİNİ EZBERLEYELİM VE ANLAMINI ÖĞRENELİM

    Bismillahirrahmanirrahim
    ''Eraeytelllezi yükezzibü biddin Fezalikellezi yedü’ulyetim ve La yehuddu ala ta'amilmiskin Feveylun Iilmusallin ellezine hüm an salatihim sahun Ellezine hüm yüra'une ve yemneunel maun''

    ANLAMI
    "Ey Muhammed Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmağa yanaşmayan kimse işte odur Vay o namaz kılanların haline ki, onlar kıldıkları namazdan gafildirler, Onlar gösteriş yaparlar Onlar eğreti olarak bas" şeyleri dahi vermezler




    alıntı





+ Yorum Gönder