Konusunu Oylayın.: Müslüman Kardeşler Örgütü hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Müslüman Kardeşler Örgütü hakkında bilgi
  1. 24.Nisan.2012, 13:03
    1
    Misafir

    Müslüman Kardeşler Örgütü hakkında bilgi






    Müslüman Kardeşler Örgütü hakkında bilgi Mumsema Müslüman Kardeşler Örgütü ile ilgili bilgiler lazım bana Müslüman Kardeşler Örgütü açıklayıcı bir şekilde anlatır mısınız ?


  2. 24.Nisan.2012, 13:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Müslüman Kardeşler Örgütü ile ilgili bilgiler lazım bana Müslüman Kardeşler Örgütü açıklayıcı bir şekilde anlatır mısınız ?


    Benzer Konular

    - Sudan Müslüman Kardeşler Hareketi

    - Suriye Müslüman Kardeşler Hareketi

    - Genç Birikim Dergisi / ''Uluslararası Hasan El-Benna ve Müslüman Kardeşler Sempozyumu'' 5-6 Mayıs’ta

    - Müslüman araplar hakkında bilgi

    - İlk 5 müslüman hakkında bilgi

  3. 25.Nisan.2012, 11:05
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Müslüman Kardeşler Örgütü hakkında bilgi




    Yirminci yüzyılın en başta gelen siyasal İslam hareketi olan Müslüman Kardeşler (İhvanü’l-Müslimin), bir ilkokul öğretmeni olan Hasan el-Benna tarafından 1928 yılında Mısır’ın İsmailiye şehrinde kuruldu. İslâm’ın bir din olmaktan öte modern anlamda bir siyasal ideoloji olarak ortaya çıkmasında öncü role sahip bu hareketin doğuş yeri Mısır’da kurulduğu günden bu yana siyasal süreçlere etki etmenin ötesinde İslâm dünyasının diğer pek çok bölgesindeki çağdaş İslâmî hareketler için de siyasal-ideolojik temel oluşturduğu söylenebilir.
    Hasan el-Benna 1906 yılında Nil deltasındaki El-Buheyre şehrinin Mahmudiye kasabasında doğdu. Babası, geçimini saatçilikle temin etmesinin yanında bir âlim de olan Ahmed b. Abdurrahman b. Muhammed el-Benna el-Saatî idi. El Saatî, Mısır’ın meşhur modern İslâm reformistlerinden Muhammed Abduh döneminde El Ezher’de öğrenciydi. O, Sünni-Hanbelî fıkıh mezhebinin kurucusu Ahmed b. Hanbel’in, Hz. Muhammed’in hadislerinin derlemesi olan ünlü eseri “Müsned”in yeni bir düzenlemesini kaleme almıştır. Bu eser, el-Benna’nın görüşlerinin biçimlenmesine etki eden en önemli kaynaklardan biri oldu. Onun katışıksız bir İslâmi hükümet ve İslâm hukukuna dayalı bir Müslüman toplum inşası vazeden öğretisi, Hanbelî fıkhının güçlü tesirini taşır. Bu, onu Vahhabilik’le de ideolojik anlamda etkileşime sokan bir nokta olup, buna yazı dizimizin ileriki bölümlerinde değinilecektir.

    Hasan el-Benna Müslüman Kardeşler’i 1928’de İsmailiye’de bir gençlik kulübü olarak kurdu. Ancak örgütün resmi statü kazanması 1929’da olmuştur. Başlangıçta sadece dinsel canlanmayı, ahlaki ve toplumsal reform gerçekleştirmeyi amaçlayan bir oluşum iken giderek siyasal-dinsel bir harekete dönüşmüş ve zamanla siyasal ton, tabii ki İslamî düsturlar temelinde, örgüte daha fazla hâkim olmuştur. İki kılıç arasına yerleştirilmiş Kur’an’dan oluşan örgüt amblemi, bu durumu oldukça iyi örnekler.
    Hareketin siyasallaşmasında 1936’da imzalanan İngiliz-Mısır karşılıklı savunma ve ittifak antlaşmasına karşı ülkede yükselen militan direnişin ve 1936-37’de Filistinli Arapların İngiliz manda yönetimine ve Siyonist genişlemeye karşı başlattıkları silahlı ayaklanmanın büyük etkisi olduğu söylenebilir.
    Her ne kadar kısa bir süre içerisinde Arap Ortadoğu’sunun diğer ülkelerine yayıldıysa da Müslüman Kardeşler, yapısal olarak oldukça merkeziyetçi bir karaktere sahipti. Yaşamı boyunca el-Benna gücü kendi elinde tutup topluluğun program ve politikalarını tek başına yürüttü. Sıra dışı kişilik özellikleri onu hayli karizmatik bir lider yapmıştır. Mısır’ın pek çok yerinde bulunup hayli deneyim edinmiş olduğu için ülkesinin özelliklerini ve insanlarının ruh halini gayet iyi bilen başarılı bir propagandistti.

    Dans, Tiyatro, İçki, Kumara Hayır!

    El-Benna başlangıçta kendi takipçileri arasından bazılarını seçerek misyoner ve propagandist olarak yetiştirdi ve mesajını yaymak üzere halkın arasına gönderdi. Onları yalnızca dinsel konularda değil, fakat Mısır’ın ulusal ve yerel meseleleri, Mısır dışında İslâm dünyasının genel durumu ve hâlihazırdaki İslâmi sorunlar hakkında da bilgili kılmaya dikkat etmiştir. Dansı, tiyatroya gitmeyi, içki içmeyi ve kumar oynamayı yasakladı; çünkü bunlar ona göre Batı etkisinin, hepsi de İslâm’a karşı olan tahripkâr ürünleriydi.
    Bununla birlikte o, hayranlıkla yaklaştığı modern teknolojinin araç gereçlerini propaganda toplantılarında kullanmaktan kaçınmamıştır. Geniş dinleyici kitlelerine modern mikrofonlarla seslenmekteydi. Hatta bu bakımdan kendisine hizmet sunan özel eğitilmiş bir teknisyen grubu mevcuttu.

    Paramiliter Kardeşler
    Örgütün tüm yürütme faaliyetleri Kahire’deki merkez ofisinden gerçekleştirilmekteydi. “Dar” (ev) denilen bu merkez, hem El Ezher’e hem de Kraliyet Sarayı’na çok yakın bir binaydı.
    Kahire dışında da her biri kendi mahalli karargâh ve büroları olan şubeler kurulmuştu. Her şubenin zorunlu olarak izlediği etkin bir çalışma programı olup bu programda şunlar yer almaktaydı: Cehaletle savaşıp okur-yazarlığı arttırmak için akşam okulları; hasta ve yardıma muhtaçlara yönelik sosyal iyileştirme çalışmaları; topluluk üyelerini (“İhvan”ı) sağlıklı ve güçlü tutmayı hedefleyen beden eğitimi düzenlemeleri; gizli eğitilen paramiliter bir erkek izci grubu ya da gezici birliğin her daim zinde tutulması…

    Okuldan Camiye, Camiden Şirkete Uzanış

    Genel olarak bakıldığında örgüt, eğitime ve kamu yararını gözeten faaliyetlere büyük önem vermiştir. Bu çerçevede hem erkekler hem de kızlar için ayrı ayrı ilk, orta ve teknik okullar, Kur’an öğreten özel din okulları ve sanayi merkezlerindeki işçiler için de özel teknik okullar açıldı.
    Bu eğitim faaliyetlerinin yanı sıra köylerde yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik faaliyetler de yürütüldü. Elektrifikasyon, yoksullar için yardım toplama, öksüz çocuklara yardım, cami yapımı, Müslüman Kardeşler tarafından sorumluluğu üstlenilen işlerin başlıcalarıydı. Toplanan paralar bankaya yatırılmakta ve tahvil, bono, hisse senedi şeklinde yatırıma dönüştürülmekteydi. Topluluğun yedi şirketi vardı. İlginç bir nokta, bu şirketlerin çalışanlarının da yatırım yapmalarına izin verilmesiydi.
    İsmailiye’de Hasan el-Benna etrafında toplanan ilk “Kardeşler”, genellikle eğitimsiz alt sınıflardan gelen insanlardı. Fakat Kahire’de örgüt, toplumun daha üst tabakalarıyla buluşma ve onları etkileme imkânı buldu. Bunlar arasında El Ezher’den azımsanmayacak miktarda öğrenci; memurlar ve diğer beyaz yakalı çalışanlar; işçiler; Mısır ordusundan subaylar ve askerler; fakat hepsinden önemlisi ülke nüfusunun kahir ekseriyetini oluşturan, doğası itibarıyla da dindar-muhafazakâr olan kırsal kesim ahalisi vardı.

    Baş Döndürücü Büyüme

    Sayısal olarak topluluğun büyüklüğüne yönelik güvenilir tahminlerde bulunmak kolay olmasa da genel olarak şu izleyen rakamlar üzerinde mutabakattan söz edilebilir: Hasan el-Benna, hareketi İsmailiye’de yalnızca altı kişi ile birlikte başlatmıştır. 1934 yılına kadar Mısır’da örgütün şube sayısı 50 civarındaydı. Fakat izleyen beş yılda şube sayısı on kat artarak 500’e fırladı. 1946’da el-Benna yaklaşık yarım milyon üye olduğunu iddia etti. 1950’lerin ilk yarısında örgütün etkin üye sayısının 1 milyondan fazla, şube sayısının da 1500 olduğu tahmin edilmiştir.
    Mısır dışında örgütün şubeleri ilkin 1937’de (dört şube ile) Suriye’de, sonra da (iki şube) Lübnan’da açıldı. Daha sonra Filistin, Ürdün ve Sudan’da şubeler açıldı. Hareket giderek Pakistan, güney Sudan ve Afrika gibi Arap toprakları dışında kalan bölgelere de nüfuz etmiştir.
    alıntı.





  4. 25.Nisan.2012, 11:05
    2
    Silent and lonely rains



    Yirminci yüzyılın en başta gelen siyasal İslam hareketi olan Müslüman Kardeşler (İhvanü’l-Müslimin), bir ilkokul öğretmeni olan Hasan el-Benna tarafından 1928 yılında Mısır’ın İsmailiye şehrinde kuruldu. İslâm’ın bir din olmaktan öte modern anlamda bir siyasal ideoloji olarak ortaya çıkmasında öncü role sahip bu hareketin doğuş yeri Mısır’da kurulduğu günden bu yana siyasal süreçlere etki etmenin ötesinde İslâm dünyasının diğer pek çok bölgesindeki çağdaş İslâmî hareketler için de siyasal-ideolojik temel oluşturduğu söylenebilir.
    Hasan el-Benna 1906 yılında Nil deltasındaki El-Buheyre şehrinin Mahmudiye kasabasında doğdu. Babası, geçimini saatçilikle temin etmesinin yanında bir âlim de olan Ahmed b. Abdurrahman b. Muhammed el-Benna el-Saatî idi. El Saatî, Mısır’ın meşhur modern İslâm reformistlerinden Muhammed Abduh döneminde El Ezher’de öğrenciydi. O, Sünni-Hanbelî fıkıh mezhebinin kurucusu Ahmed b. Hanbel’in, Hz. Muhammed’in hadislerinin derlemesi olan ünlü eseri “Müsned”in yeni bir düzenlemesini kaleme almıştır. Bu eser, el-Benna’nın görüşlerinin biçimlenmesine etki eden en önemli kaynaklardan biri oldu. Onun katışıksız bir İslâmi hükümet ve İslâm hukukuna dayalı bir Müslüman toplum inşası vazeden öğretisi, Hanbelî fıkhının güçlü tesirini taşır. Bu, onu Vahhabilik’le de ideolojik anlamda etkileşime sokan bir nokta olup, buna yazı dizimizin ileriki bölümlerinde değinilecektir.

    Hasan el-Benna Müslüman Kardeşler’i 1928’de İsmailiye’de bir gençlik kulübü olarak kurdu. Ancak örgütün resmi statü kazanması 1929’da olmuştur. Başlangıçta sadece dinsel canlanmayı, ahlaki ve toplumsal reform gerçekleştirmeyi amaçlayan bir oluşum iken giderek siyasal-dinsel bir harekete dönüşmüş ve zamanla siyasal ton, tabii ki İslamî düsturlar temelinde, örgüte daha fazla hâkim olmuştur. İki kılıç arasına yerleştirilmiş Kur’an’dan oluşan örgüt amblemi, bu durumu oldukça iyi örnekler.
    Hareketin siyasallaşmasında 1936’da imzalanan İngiliz-Mısır karşılıklı savunma ve ittifak antlaşmasına karşı ülkede yükselen militan direnişin ve 1936-37’de Filistinli Arapların İngiliz manda yönetimine ve Siyonist genişlemeye karşı başlattıkları silahlı ayaklanmanın büyük etkisi olduğu söylenebilir.
    Her ne kadar kısa bir süre içerisinde Arap Ortadoğu’sunun diğer ülkelerine yayıldıysa da Müslüman Kardeşler, yapısal olarak oldukça merkeziyetçi bir karaktere sahipti. Yaşamı boyunca el-Benna gücü kendi elinde tutup topluluğun program ve politikalarını tek başına yürüttü. Sıra dışı kişilik özellikleri onu hayli karizmatik bir lider yapmıştır. Mısır’ın pek çok yerinde bulunup hayli deneyim edinmiş olduğu için ülkesinin özelliklerini ve insanlarının ruh halini gayet iyi bilen başarılı bir propagandistti.

    Dans, Tiyatro, İçki, Kumara Hayır!

    El-Benna başlangıçta kendi takipçileri arasından bazılarını seçerek misyoner ve propagandist olarak yetiştirdi ve mesajını yaymak üzere halkın arasına gönderdi. Onları yalnızca dinsel konularda değil, fakat Mısır’ın ulusal ve yerel meseleleri, Mısır dışında İslâm dünyasının genel durumu ve hâlihazırdaki İslâmi sorunlar hakkında da bilgili kılmaya dikkat etmiştir. Dansı, tiyatroya gitmeyi, içki içmeyi ve kumar oynamayı yasakladı; çünkü bunlar ona göre Batı etkisinin, hepsi de İslâm’a karşı olan tahripkâr ürünleriydi.
    Bununla birlikte o, hayranlıkla yaklaştığı modern teknolojinin araç gereçlerini propaganda toplantılarında kullanmaktan kaçınmamıştır. Geniş dinleyici kitlelerine modern mikrofonlarla seslenmekteydi. Hatta bu bakımdan kendisine hizmet sunan özel eğitilmiş bir teknisyen grubu mevcuttu.

    Paramiliter Kardeşler
    Örgütün tüm yürütme faaliyetleri Kahire’deki merkez ofisinden gerçekleştirilmekteydi. “Dar” (ev) denilen bu merkez, hem El Ezher’e hem de Kraliyet Sarayı’na çok yakın bir binaydı.
    Kahire dışında da her biri kendi mahalli karargâh ve büroları olan şubeler kurulmuştu. Her şubenin zorunlu olarak izlediği etkin bir çalışma programı olup bu programda şunlar yer almaktaydı: Cehaletle savaşıp okur-yazarlığı arttırmak için akşam okulları; hasta ve yardıma muhtaçlara yönelik sosyal iyileştirme çalışmaları; topluluk üyelerini (“İhvan”ı) sağlıklı ve güçlü tutmayı hedefleyen beden eğitimi düzenlemeleri; gizli eğitilen paramiliter bir erkek izci grubu ya da gezici birliğin her daim zinde tutulması…

    Okuldan Camiye, Camiden Şirkete Uzanış

    Genel olarak bakıldığında örgüt, eğitime ve kamu yararını gözeten faaliyetlere büyük önem vermiştir. Bu çerçevede hem erkekler hem de kızlar için ayrı ayrı ilk, orta ve teknik okullar, Kur’an öğreten özel din okulları ve sanayi merkezlerindeki işçiler için de özel teknik okullar açıldı.
    Bu eğitim faaliyetlerinin yanı sıra köylerde yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik faaliyetler de yürütüldü. Elektrifikasyon, yoksullar için yardım toplama, öksüz çocuklara yardım, cami yapımı, Müslüman Kardeşler tarafından sorumluluğu üstlenilen işlerin başlıcalarıydı. Toplanan paralar bankaya yatırılmakta ve tahvil, bono, hisse senedi şeklinde yatırıma dönüştürülmekteydi. Topluluğun yedi şirketi vardı. İlginç bir nokta, bu şirketlerin çalışanlarının da yatırım yapmalarına izin verilmesiydi.
    İsmailiye’de Hasan el-Benna etrafında toplanan ilk “Kardeşler”, genellikle eğitimsiz alt sınıflardan gelen insanlardı. Fakat Kahire’de örgüt, toplumun daha üst tabakalarıyla buluşma ve onları etkileme imkânı buldu. Bunlar arasında El Ezher’den azımsanmayacak miktarda öğrenci; memurlar ve diğer beyaz yakalı çalışanlar; işçiler; Mısır ordusundan subaylar ve askerler; fakat hepsinden önemlisi ülke nüfusunun kahir ekseriyetini oluşturan, doğası itibarıyla da dindar-muhafazakâr olan kırsal kesim ahalisi vardı.

    Baş Döndürücü Büyüme

    Sayısal olarak topluluğun büyüklüğüne yönelik güvenilir tahminlerde bulunmak kolay olmasa da genel olarak şu izleyen rakamlar üzerinde mutabakattan söz edilebilir: Hasan el-Benna, hareketi İsmailiye’de yalnızca altı kişi ile birlikte başlatmıştır. 1934 yılına kadar Mısır’da örgütün şube sayısı 50 civarındaydı. Fakat izleyen beş yılda şube sayısı on kat artarak 500’e fırladı. 1946’da el-Benna yaklaşık yarım milyon üye olduğunu iddia etti. 1950’lerin ilk yarısında örgütün etkin üye sayısının 1 milyondan fazla, şube sayısının da 1500 olduğu tahmin edilmiştir.
    Mısır dışında örgütün şubeleri ilkin 1937’de (dört şube ile) Suriye’de, sonra da (iki şube) Lübnan’da açıldı. Daha sonra Filistin, Ürdün ve Sudan’da şubeler açıldı. Hareket giderek Pakistan, güney Sudan ve Afrika gibi Arap toprakları dışında kalan bölgelere de nüfuz etmiştir.
    alıntı.








+ Yorum Gönder