Konusunu Oylayın.: Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi
  1. 13.Mart.2012, 01:03
    1
    Misafir

    Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi






    Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi Mumsema Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi arıyorum bana Hızıriyye tarikatı hakkında bilgiler toplayarak yardımcı olur musunuz ?


  2. 13.Mart.2012, 01:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 29.Mart.2012, 15:30
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Hızıriyye tarikatı hakkında bilgi




    Kardeş böyle bir tarikatın hakkında fazla bil yer almamak tadır. Tarikatın kurucusu hakkında bilgiler

    12. Asırda Fas'ta yaşayan Şeyh Abdulaziz Debbağ hazretleri hakkında bilgi verebilir misiniz?


    Abdülazîz b. Mes'ûd b. Ahmed ed-Debbâş el-Hasenî el-Bekrî (ö. 1132/1720), Hızıriyye tarikatının kurucusu olarak kabul edilen Faslı mutasavvıftır. 1090'da (1679) Fas'ta doğdu. Görüş ve düşüncelerinin nakledildiği el-İbrîz adlı eserde devrinin gavs'ı olarak tanı­tılmasına rağmen hayatı hakkında ye­terli bilgi yoktur. Kaynaklar ona nisbet edilen bu eseri zikretmekle yetinirler.
    Kendisiyle Receb 1125'te (1713) tanış­tığını, şeyhinin o sıralarda otuz beş ya­şında olduğunu söyleyen müridi ve el-İbrîz'in derleyicisi Ahmed b. Mübarek (ö, 1156/1743), onu eşi bulunmayan ta­sarruf sahibi bir velî olarak anmasına, Allah, Kur'an, kâinat ve insan hakkında söylediği her sözü mutlaka kabul edil­mesi gereken ilâhî bir sır gibi göster­meye çalışmasına karşılık, hayatının ana çizgileri konusunda doyurucu bilgi vermez. Meselâ, adı geçen eserde şey­hinin henüz kırk bir yaşını tamamlamadan öldüğünü birkaç defa tekrarlama­sına rağmen ölüm tarihi ve sebebinden hiç bahsetmez.
    Bununla beraber bizzat Debbâğ, el-İbrîz'de kendisinin Hz. Peygamber'in rüyadaki emirleri üzerine gerçekleşen bir evliliğin meyvesi oldu­ğunu söyler ve büyük bir velî olacağının doğumundan çok önce haber verildiği­ne dikkat çeker; Hz. Hasan soyundan olduğunu, âlim ve tasavvufa ilgi duyan bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1679'da dünyaya geldiğini, 1699'da annesini kaybedince babasının ikinci defa evlen­diğini anlatır. Ayrıca soyunun ve tarikat silsilesinin Hz. Ebû Bekir'e dayandığını, dolayısıyla Sünnî ve Sıddîkî olduğunu, onun sırlarının vârisi bulunduğunu be­lirtir. İlk şeyhi Hızır'ın yanı sıra on Sıddîk şeyhten feyz aldığını, annesini kay­bettiği yıl, daha sonra evleneceği kadının ve ondan doğacak iki oğlu ile kızı­nın kendisine açık bir şekilde gösteril­diklerini ve her şeyin gördüğü gibi gerçekleştiğini ifade eder.

    Ahmed b. Mübârek'in, onun hem “Ümmî” bir zat olduğunu sık sık tekrar­laması, hem de bütün âlemlere, dillere, geçmişe, içinde yaşanılan zamana ve geleceğe ait bilmediği ve bilemeyeceği hiçbir şeyin bulunmadığını ilâve etmesi, gerçeği ifadeden çok, onu tam anlamıy­la bir “İnsân-ı kâmil” olarak takdim et­me gayretiyle açıklanabilir. Çünkü el-İbrîz'in muhtevasından Abdülazîz ed-Debbâğ'ın hadis, tefsir, fıkıh ve kelâm İlimlerini iyi bildiği, mükemmel bir ta­savvuf kültürüne sahip bulunduğu, Bâyezîd-i Bistâmî, Hallâc, Hakîm-i Tirmîzî, Gazzâlî, İbnül-Arabî, İbnü'l-Fârız ve benzerlerinin nübüvvet, velayet, keşf ve varlık hakkındaki görüşlerini okudu­ğu anlaşılmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Abdülaziz Debbağ md.)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 29.Mart.2012, 15:30
    2
    Moderatör



    Kardeş böyle bir tarikatın hakkında fazla bil yer almamak tadır. Tarikatın kurucusu hakkında bilgiler

    12. Asırda Fas'ta yaşayan Şeyh Abdulaziz Debbağ hazretleri hakkında bilgi verebilir misiniz?


    Abdülazîz b. Mes'ûd b. Ahmed ed-Debbâş el-Hasenî el-Bekrî (ö. 1132/1720), Hızıriyye tarikatının kurucusu olarak kabul edilen Faslı mutasavvıftır. 1090'da (1679) Fas'ta doğdu. Görüş ve düşüncelerinin nakledildiği el-İbrîz adlı eserde devrinin gavs'ı olarak tanı­tılmasına rağmen hayatı hakkında ye­terli bilgi yoktur. Kaynaklar ona nisbet edilen bu eseri zikretmekle yetinirler.
    Kendisiyle Receb 1125'te (1713) tanış­tığını, şeyhinin o sıralarda otuz beş ya­şında olduğunu söyleyen müridi ve el-İbrîz'in derleyicisi Ahmed b. Mübarek (ö, 1156/1743), onu eşi bulunmayan ta­sarruf sahibi bir velî olarak anmasına, Allah, Kur'an, kâinat ve insan hakkında söylediği her sözü mutlaka kabul edil­mesi gereken ilâhî bir sır gibi göster­meye çalışmasına karşılık, hayatının ana çizgileri konusunda doyurucu bilgi vermez. Meselâ, adı geçen eserde şey­hinin henüz kırk bir yaşını tamamlamadan öldüğünü birkaç defa tekrarlama­sına rağmen ölüm tarihi ve sebebinden hiç bahsetmez.
    Bununla beraber bizzat Debbâğ, el-İbrîz'de kendisinin Hz. Peygamber'in rüyadaki emirleri üzerine gerçekleşen bir evliliğin meyvesi oldu­ğunu söyler ve büyük bir velî olacağının doğumundan çok önce haber verildiği­ne dikkat çeker; Hz. Hasan soyundan olduğunu, âlim ve tasavvufa ilgi duyan bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1679'da dünyaya geldiğini, 1699'da annesini kaybedince babasının ikinci defa evlen­diğini anlatır. Ayrıca soyunun ve tarikat silsilesinin Hz. Ebû Bekir'e dayandığını, dolayısıyla Sünnî ve Sıddîkî olduğunu, onun sırlarının vârisi bulunduğunu be­lirtir. İlk şeyhi Hızır'ın yanı sıra on Sıddîk şeyhten feyz aldığını, annesini kay­bettiği yıl, daha sonra evleneceği kadının ve ondan doğacak iki oğlu ile kızı­nın kendisine açık bir şekilde gösteril­diklerini ve her şeyin gördüğü gibi gerçekleştiğini ifade eder.

    Ahmed b. Mübârek'in, onun hem “Ümmî” bir zat olduğunu sık sık tekrar­laması, hem de bütün âlemlere, dillere, geçmişe, içinde yaşanılan zamana ve geleceğe ait bilmediği ve bilemeyeceği hiçbir şeyin bulunmadığını ilâve etmesi, gerçeği ifadeden çok, onu tam anlamıy­la bir “İnsân-ı kâmil” olarak takdim et­me gayretiyle açıklanabilir. Çünkü el-İbrîz'in muhtevasından Abdülazîz ed-Debbâğ'ın hadis, tefsir, fıkıh ve kelâm İlimlerini iyi bildiği, mükemmel bir ta­savvuf kültürüne sahip bulunduğu, Bâyezîd-i Bistâmî, Hallâc, Hakîm-i Tirmîzî, Gazzâlî, İbnül-Arabî, İbnü'l-Fârız ve benzerlerinin nübüvvet, velayet, keşf ve varlık hakkındaki görüşlerini okudu­ğu anlaşılmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Abdülaziz Debbağ md.)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder