Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi
  1. 21.Şubat.2012, 14:29
    1
    Misafir

    Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi






    Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi Mumsema Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bana eğitici ve ayrıntılı bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 21.Şubat.2012, 14:29
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 21.Şubat.2012, 14:31
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,643
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamberimizin Evlilik Hayatı hakkında bilgi




    Peygamberimizin Evlilik Hayatı
    Peygamberimiz, henüz yirmibeş yaşında bulunuyordu. Daha İlâhî vahy gelmemişti. Hazreti Hadîce ile evlendi. (596).
    Hadîce, zengin, güzel, asalet sahibi bir Mekkeli, otuzdokuz veya kırk yaşlarına yaklaşmış, şeref ve haysiyyet sahibi bir dul kadındı. Mekke'nin hâkimi, Kâ'benin muhafızı bulunan Kureyş kabilesinden ve Esedoğulları kolundandı. (Babası: Esedin oğlu Huveylid idi)... Soyu, Rasûl-i Ekrem'in soyu ile "Kusayy" da birleşmektedir. Evvelce, iki defa evlenmiş ise de zevclerini kaybetmiş, bunlardan iki oğlu ile bir kızı kalmıştı (96). Tahsili vardı. Yüksek ahlâkı yüzünden, müslümanlıktan önce: Tâhire, sonra da: Hadîcetülkübrâ vasıflarını kazanmıştı.
    Dul iken kendisini Mekke'nin ileri gelenlerinden çok isteyenler olmuş, fakat, gözü tutmadığı için, hiçbiriyle evlenmeğe yanaşmamıştı. Yalnız güvendiği şahıslara sermaye verir, kendisine ortak yapar, servetini artırırdı.
    Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- de küçüktenberi ticaretle uğraşırdı. Kendisini, diğer Mekkeli gençler gibi, ticaret hayatına hâmî amcası Ebûtâlib alıştırmıştı. Hattâ, Rasûl-i Ekremin bu hayatta birkaç ticaret arkadaşı bile vardı. "Ticaret için, Yemene, Basraya ve Suriyeye birkaç defa seferleri olmuştu." (97).
    Hazreti Hadîce, Rasûl-i Ekrem'in ticaretle uğraştığını duymuş, Onun ticaret işlerinde gösterdiği doğruluğunu ve "El-Emîn" vasfını öğrenmiş, Ona da sermaye teklif etmiş, hattâ kabûl ettiği takdirde, başkalarına verdiği his-senin iki mislini bile vereceğini teklifine eklemişti. Bu suretle, Rasûlullah da Hadîce'nin ortakları arasına girmişti.
    İngiliz yazarı John Davenport'a göre, "Hazreti Muhammed, üç sene onun namına Şam vesair yerlere gitmişti."(98).
    Hazreti Peygamber, Hadîce'nin ticaret kervaniyle Suriye'ye ikinci defa gittiği zaman, yanında Hadîce'nin kölesi Meysere vardı. Bunu, Rasûl-i Ekrem'e hizmet için, Hadîce vermişti. Arablarla Yunanlılar arasında ticaret mübadelesi merkezi bulunan (Havranın da merkezi olan) Busrâya vardı. Mallarını burada satarak geri döndü. Bu ticaret münasebetiyle Hadîce, fazla kâr bile elde etmişti. Ancak, bu seferiyle Rasûl-i Ekremin muamelelerinde namuskârane hareketini gördü. Faziletini anladı. Beden ve rûh bakımından da insanların en güzeli Hazreti Muhammed'i candan sevdi. Yüksek ahlâkına hayran oldu. Onunla evlenmeyi içten gelen bir arzu ile istedi. Araya (Nefîse bint-i Münye gibi) vasıtalar girdi. Evlenmeleri kararlaştı.
    İmam Suheylî'nin tahkikatına göre, Hazreti Hadîce'nin babası: Esed oğlu Huveylid, Ficâr savaşından önce vefat etmişti. Fakat amcası, Esedoğlu Amr sağdı. Nikâh meclisi, Hadîce'nin evinde toplandı. Rasûl-i Ekrem de amcalarıyla birlikte mecliste bulundu. Ebûtâlib, bir hutbe irad etti. (Yani nikâh talebinde bulundu). Hadîce'nin amcası Amr (veya amcâzadesi Varaka ibn-i Nevfel), bu talebe muvafakat cevabı verdi (99). Nikâhı bizzat Ebûtâlib kıydı. Kureyşin uluları da şahid oldu. (Nikâhlık) olarak Hadîce'ye beşyüz altın verildi. Rasûli Ekrem'in ilk zevcesi Hadîce oldu.
    Hazreti Hadîce'den, Peygamberimizin iki oğlu Kasım, Abdullah; (Tayyib, Tâhir) ile dört kızı, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Külsüm, Fâtıma olmak üzere altı çocuğu doğdu. ilk çocuğu Kasım idi. Arab âdeti üzere, Hazreti Muhammed'e Ebülkasım (Kasımın babası) denildi. En büyük kızı Zeyneb, en küçük kızı da Fâtıma idi. Hazreti Fâtıma, babasının en sevgilisiydi. Peygamberimize, kırk yaşında ilk vahy geldiği sene doğmuştu (100).
    Peygarnberimizin diğer bir zevcesi (İslâm’a giren Mısırlı nikâhlısı) Mâriye'den de İbrâhim adında üçüncü bir oğlu daha olmuştu. İbrâhim vefat ettiği zaman Rasûl-i Ekrem, altmışüç yaşında bulunuyordu: (7 Ocak 632).

    Rasûl-i Ekrem, erkek çocuklarını küçük yaşlarındayken kaybetmiş, kızları da kendisinden evvel vefat etmişlerdi. Yalnız Fâtımâ Hazreti Peygamberden sonra, altı ay daha yaşadı. Rasûlullahın sülâlesini yaşatan Hazreti Fâtıma oldu. Kızlarından Zeyneb, Rabîa oğlu Ebul'Âs (teyzesinin oğlu) ile, Rukayye ile Ümmü Külsüm, Hazreti Osman ile, Fâtıma da Hazreti Alî ile evlenmişlerdi. Beşinci Halife: Hazreti Hasan ile Hüseyin, Hazreti Alî'nin oğullarındandı. Hazreti Osman, önce Rukayye ile evlenmiş, onun ölümü üzerine Ümmü Külsüm ile evlenmiş, arka arkaya Rasûl-i Ekrem'in iki kızını almış olduğu için, kendisine: Zinnûreyn (iki nûr sahibi) denilmişti.
    İlk zevcesi Hazreti Hadîce, Rasûl-i Ekremi derin bir sevgi ile severdi. Peygamberlikten önceki hayatında da ve peygamberlik devrinde de o büyük insana, maddîve mânevi, pek büyük yardımlarda bulundu. Yüksek rûhlu bir kadın olduğunu gösterdi.
    Evlendikten sonra, Rasûl-i Ekrem, Hadîce'nin malıyla, bir müddet daha ticaret hayatında kaldı. Büyük kazançlar elde etti. Gerek kendisi ve gerek amcası Abbas, Mekke'nin en ileri gelen zenginleri sırasına geçti. Hattâ, hâmî amcası Ebûtâlib'e yardım için, onun küçük oğlu Alî'yi kendi himayesine aldı. Büyük oğlu Ca'fer'i de Abbâs'a verdi.
    Hazreti Hadîce ile yirmibeş yıl mes'ud bir hayat yaşadı. İnsanlara örnek olabilecek bir aile tipi gösterdi. Peygamberimiz, Hazreti Hadîce'den son derece memnundu. Sağlığında, Hadîce'nin üstüne başka bir kadınla evlenmedi. Halbuki, o devirde, Medenî sayılan dünyada da, Arab yarımadasında da çok evlenmek âdetâ yaygın bir haldeydi. Hattâ, Hazreti Peygambere de bu geleneğe göre, teklifler bile yapılmıştı. Fakat, Rasûl-i Ekrem, yirmibeş yaşından Hadîce'nin vefatına ve ondan sonra. 53 yaşına kadar, tek zevceli olarak yaşadı.
    Batılı müelliflerin ve onların mesleklerine ayak uydurmuş bulunan yazarlarımızın dillerine doladıkları "çok evlenme problemi" ise, Hazreti Peygamberin elliüç yaşından ve Mekke hicretinden sonra görüldü. Gençlik devresini, Mekke'de tek zevceyle geçiren Rasûl-i Ekrem'in yaşlılık devresinde, hicretten sonra, Medine hayatında "çok zevce" almasında birtakım "siyasî, sosyal ve dînî" çok mühim ve yüksek maksatlar göze çarpmaktadır. Pey-gamberimizin hayatını tarafsız olarak inceleyen her ilim adamı, bu hakîkati bulmakta ve görmekte asla güçlük çekmez (101)..


    (96) Hazret-i Hadîcenın ilk zevci. Mahzûmoğullarından: Âbıd oğlu Atık. ikinci zevci de, Abdüdaaroğullarının ortağı: Nebaşoğlu Ebû Hâle idi.
    (97) Asr-ı Saâdet, C 1, S: 208
    (98) Hazreti Muhammed ve Kur'ân-ı Kerîm, S: 24
    (99) Sîretülhalebî, C: 1. S: 154, Abdurrahim Zapsu, Büyük İslâm Tarihi, C: 2, S: 48 (100) Heykel Paşadan tercüme ettiği. Hazreti Muhammed Mustafâ adındaki eserin 112 nci sahifesınde. mütercim notunda, Ömer Fiıza Doğrul: Hazreti Hadîce'nın yaşı üzerinde duruyor, bilhassa, Hazreti Fâtımeyi doğurduğu zaman, 55 yaşında bulunması icap attığını ileri sürüyor, bu yaşın, Ara-bistanda çocuk doğurma yaşı sayılamayacağı üzerınde dikkatı çekıyor
    (101) ileride, sıra gelince, "Müslümanlıkta Kadının Mevkii ve Peygamberimizin Zevceleri" hakkında fazla bilgi verilecektir.



  4. 21.Şubat.2012, 14:31
    2
    Moderatör



    Peygamberimizin Evlilik Hayatı
    Peygamberimiz, henüz yirmibeş yaşında bulunuyordu. Daha İlâhî vahy gelmemişti. Hazreti Hadîce ile evlendi. (596).
    Hadîce, zengin, güzel, asalet sahibi bir Mekkeli, otuzdokuz veya kırk yaşlarına yaklaşmış, şeref ve haysiyyet sahibi bir dul kadındı. Mekke'nin hâkimi, Kâ'benin muhafızı bulunan Kureyş kabilesinden ve Esedoğulları kolundandı. (Babası: Esedin oğlu Huveylid idi)... Soyu, Rasûl-i Ekrem'in soyu ile "Kusayy" da birleşmektedir. Evvelce, iki defa evlenmiş ise de zevclerini kaybetmiş, bunlardan iki oğlu ile bir kızı kalmıştı (96). Tahsili vardı. Yüksek ahlâkı yüzünden, müslümanlıktan önce: Tâhire, sonra da: Hadîcetülkübrâ vasıflarını kazanmıştı.
    Dul iken kendisini Mekke'nin ileri gelenlerinden çok isteyenler olmuş, fakat, gözü tutmadığı için, hiçbiriyle evlenmeğe yanaşmamıştı. Yalnız güvendiği şahıslara sermaye verir, kendisine ortak yapar, servetini artırırdı.
    Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- de küçüktenberi ticaretle uğraşırdı. Kendisini, diğer Mekkeli gençler gibi, ticaret hayatına hâmî amcası Ebûtâlib alıştırmıştı. Hattâ, Rasûl-i Ekremin bu hayatta birkaç ticaret arkadaşı bile vardı. "Ticaret için, Yemene, Basraya ve Suriyeye birkaç defa seferleri olmuştu." (97).
    Hazreti Hadîce, Rasûl-i Ekrem'in ticaretle uğraştığını duymuş, Onun ticaret işlerinde gösterdiği doğruluğunu ve "El-Emîn" vasfını öğrenmiş, Ona da sermaye teklif etmiş, hattâ kabûl ettiği takdirde, başkalarına verdiği his-senin iki mislini bile vereceğini teklifine eklemişti. Bu suretle, Rasûlullah da Hadîce'nin ortakları arasına girmişti.
    İngiliz yazarı John Davenport'a göre, "Hazreti Muhammed, üç sene onun namına Şam vesair yerlere gitmişti."(98).
    Hazreti Peygamber, Hadîce'nin ticaret kervaniyle Suriye'ye ikinci defa gittiği zaman, yanında Hadîce'nin kölesi Meysere vardı. Bunu, Rasûl-i Ekrem'e hizmet için, Hadîce vermişti. Arablarla Yunanlılar arasında ticaret mübadelesi merkezi bulunan (Havranın da merkezi olan) Busrâya vardı. Mallarını burada satarak geri döndü. Bu ticaret münasebetiyle Hadîce, fazla kâr bile elde etmişti. Ancak, bu seferiyle Rasûl-i Ekremin muamelelerinde namuskârane hareketini gördü. Faziletini anladı. Beden ve rûh bakımından da insanların en güzeli Hazreti Muhammed'i candan sevdi. Yüksek ahlâkına hayran oldu. Onunla evlenmeyi içten gelen bir arzu ile istedi. Araya (Nefîse bint-i Münye gibi) vasıtalar girdi. Evlenmeleri kararlaştı.
    İmam Suheylî'nin tahkikatına göre, Hazreti Hadîce'nin babası: Esed oğlu Huveylid, Ficâr savaşından önce vefat etmişti. Fakat amcası, Esedoğlu Amr sağdı. Nikâh meclisi, Hadîce'nin evinde toplandı. Rasûl-i Ekrem de amcalarıyla birlikte mecliste bulundu. Ebûtâlib, bir hutbe irad etti. (Yani nikâh talebinde bulundu). Hadîce'nin amcası Amr (veya amcâzadesi Varaka ibn-i Nevfel), bu talebe muvafakat cevabı verdi (99). Nikâhı bizzat Ebûtâlib kıydı. Kureyşin uluları da şahid oldu. (Nikâhlık) olarak Hadîce'ye beşyüz altın verildi. Rasûli Ekrem'in ilk zevcesi Hadîce oldu.
    Hazreti Hadîce'den, Peygamberimizin iki oğlu Kasım, Abdullah; (Tayyib, Tâhir) ile dört kızı, Zeyneb, Rukayye, Ümmü Külsüm, Fâtıma olmak üzere altı çocuğu doğdu. ilk çocuğu Kasım idi. Arab âdeti üzere, Hazreti Muhammed'e Ebülkasım (Kasımın babası) denildi. En büyük kızı Zeyneb, en küçük kızı da Fâtıma idi. Hazreti Fâtıma, babasının en sevgilisiydi. Peygamberimize, kırk yaşında ilk vahy geldiği sene doğmuştu (100).
    Peygarnberimizin diğer bir zevcesi (İslâm’a giren Mısırlı nikâhlısı) Mâriye'den de İbrâhim adında üçüncü bir oğlu daha olmuştu. İbrâhim vefat ettiği zaman Rasûl-i Ekrem, altmışüç yaşında bulunuyordu: (7 Ocak 632).

    Rasûl-i Ekrem, erkek çocuklarını küçük yaşlarındayken kaybetmiş, kızları da kendisinden evvel vefat etmişlerdi. Yalnız Fâtımâ Hazreti Peygamberden sonra, altı ay daha yaşadı. Rasûlullahın sülâlesini yaşatan Hazreti Fâtıma oldu. Kızlarından Zeyneb, Rabîa oğlu Ebul'Âs (teyzesinin oğlu) ile, Rukayye ile Ümmü Külsüm, Hazreti Osman ile, Fâtıma da Hazreti Alî ile evlenmişlerdi. Beşinci Halife: Hazreti Hasan ile Hüseyin, Hazreti Alî'nin oğullarındandı. Hazreti Osman, önce Rukayye ile evlenmiş, onun ölümü üzerine Ümmü Külsüm ile evlenmiş, arka arkaya Rasûl-i Ekrem'in iki kızını almış olduğu için, kendisine: Zinnûreyn (iki nûr sahibi) denilmişti.
    İlk zevcesi Hazreti Hadîce, Rasûl-i Ekremi derin bir sevgi ile severdi. Peygamberlikten önceki hayatında da ve peygamberlik devrinde de o büyük insana, maddîve mânevi, pek büyük yardımlarda bulundu. Yüksek rûhlu bir kadın olduğunu gösterdi.
    Evlendikten sonra, Rasûl-i Ekrem, Hadîce'nin malıyla, bir müddet daha ticaret hayatında kaldı. Büyük kazançlar elde etti. Gerek kendisi ve gerek amcası Abbas, Mekke'nin en ileri gelen zenginleri sırasına geçti. Hattâ, hâmî amcası Ebûtâlib'e yardım için, onun küçük oğlu Alî'yi kendi himayesine aldı. Büyük oğlu Ca'fer'i de Abbâs'a verdi.
    Hazreti Hadîce ile yirmibeş yıl mes'ud bir hayat yaşadı. İnsanlara örnek olabilecek bir aile tipi gösterdi. Peygamberimiz, Hazreti Hadîce'den son derece memnundu. Sağlığında, Hadîce'nin üstüne başka bir kadınla evlenmedi. Halbuki, o devirde, Medenî sayılan dünyada da, Arab yarımadasında da çok evlenmek âdetâ yaygın bir haldeydi. Hattâ, Hazreti Peygambere de bu geleneğe göre, teklifler bile yapılmıştı. Fakat, Rasûl-i Ekrem, yirmibeş yaşından Hadîce'nin vefatına ve ondan sonra. 53 yaşına kadar, tek zevceli olarak yaşadı.
    Batılı müelliflerin ve onların mesleklerine ayak uydurmuş bulunan yazarlarımızın dillerine doladıkları "çok evlenme problemi" ise, Hazreti Peygamberin elliüç yaşından ve Mekke hicretinden sonra görüldü. Gençlik devresini, Mekke'de tek zevceyle geçiren Rasûl-i Ekrem'in yaşlılık devresinde, hicretten sonra, Medine hayatında "çok zevce" almasında birtakım "siyasî, sosyal ve dînî" çok mühim ve yüksek maksatlar göze çarpmaktadır. Pey-gamberimizin hayatını tarafsız olarak inceleyen her ilim adamı, bu hakîkati bulmakta ve görmekte asla güçlük çekmez (101)..


    (96) Hazret-i Hadîcenın ilk zevci. Mahzûmoğullarından: Âbıd oğlu Atık. ikinci zevci de, Abdüdaaroğullarının ortağı: Nebaşoğlu Ebû Hâle idi.
    (97) Asr-ı Saâdet, C 1, S: 208
    (98) Hazreti Muhammed ve Kur'ân-ı Kerîm, S: 24
    (99) Sîretülhalebî, C: 1. S: 154, Abdurrahim Zapsu, Büyük İslâm Tarihi, C: 2, S: 48 (100) Heykel Paşadan tercüme ettiği. Hazreti Muhammed Mustafâ adındaki eserin 112 nci sahifesınde. mütercim notunda, Ömer Fiıza Doğrul: Hazreti Hadîce'nın yaşı üzerinde duruyor, bilhassa, Hazreti Fâtımeyi doğurduğu zaman, 55 yaşında bulunması icap attığını ileri sürüyor, bu yaşın, Ara-bistanda çocuk doğurma yaşı sayılamayacağı üzerınde dikkatı çekıyor
    (101) ileride, sıra gelince, "Müslümanlıkta Kadının Mevkii ve Peygamberimizin Zevceleri" hakkında fazla bilgi verilecektir.






+ Yorum Gönder