Konusunu Oylayın.: Kubbe ne demektir aryıntılı bilgi verirmisiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kubbe ne demektir aryıntılı bilgi verirmisiniz?
  1. 27.Ekim.2011, 21:09
    1
    Misafir

    Kubbe ne demektir aryıntılı bilgi verirmisiniz?






    Kubbe ne demektir aryıntılı bilgi verirmisiniz? Mumsema Kubbe nedir kubbe ne demektir dinimizde kubbe hakkında bilgiler yazabilir misiniz


  2. 27.Ekim.2011, 21:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Ekim.2011, 21:19
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kubbe ne demektir aryıntılı bilgi verirmisiniz?




    Kubbe ne demek

    Yarımküre biçimli içi boş yapı örtüsü. Üstü kapalı veya fenerlidir. Kasnağa oturur. Kasnak köşe boşluklarındaki ağırlık pandantifle esas duvara aktarılır. Bir anakubbe, etrafında bağımlı yarım kubbeler ve çevresindeki küçük kubbelerle tamamlanır. Tuğla ve horasan harcıyla yapılır. 30/15/3 lük veya 30/30/3 lük tuğlalarla örülür.

    Kubbe Hakkında ayrıntılı bilgi

    Kubbe binaların üzerlerini örtmek için kullanılan mimari bir sistem. Daire veya dörtgen binaların üzerini örtmekte kullanılan kubbe, genellikle dini mimaride kullanılmakla beraber, sivil ve askeri binalarda da yer almaktadır.

    Kubbe inşasında başlıca iki metod vardır. Birincisi, kubbeyi ağırlıksız kabul edilerek yuvarlak plan şeması üstünde kürevi bir çatı olarak uygulamak. İkincisi, kubbeyi abanma ve destek hesaplarını da içine alarak gerçek mimari kaideleri içinde ele almaktır. Bu uygulamada önemli olan kareden daireye geçişte meydana gelen boşlukların doldurulmasıdır. Bu boşluklar, “tromplar” (küçük yarımküre), “pandantifler” (konkavüçgen) veya “Türk üçgenleri” denilen geometrik elemanlarla doldurulur.

    Kubbe mimarisi ilk olarak Mezopotamya’da görülür. M.Ö. 16 ve 13. asırlarda Ege bölgesindeki binalarda yer almaya başlayan kubbe, M.Ö. 1. yüzyılda Roma mimarisinde bir unsur olarak kullanılmaya başlandı. Ancak bu kubbeler mimariye yenilik getirmedi. Zamanla Bizans mimarisine kayan Roma sanatı, buna da daha rasyonel çözümler getiremedi.

    Kubbe mimarisinde zirveyeOsmanlı mimarları ulaşmıştır ve neoklasik dönem mimarisinde bile bu zirvenin üzerine çıkılamamıştır. Kubbenin yapılmasındaki ideal olan mekan bütünlüğünü temin etmekle, mimarideki son şeklini Osmanlı mimarları vermiştir. Abanma ve taşımadaki problemlere rasyonel çözümleri de Osmanlı mimarisi getirmiştir. Türk mimarisi, ana mekanda geometrik ve köşeli, üst yapıda kubbeye uygun olarak dairevi ve kürevi biçimleri anlayış içinde tatbik etmiş mekan içindeki dayanakları görünür hale getirdiği gibi dış payanda sistemi ile kubbe ağırlığını toprağa kadar götüren kademeli teşkilatı gerçekleştirmiştir. Osmanlı medeniyetinin merkeziyetçi dünya görüşüne uygun olarak, bu düşünce tarzı mimari karakterde de hakim hale getirilmiştir.

    Mimarimizde en üst noktayı teşkil eden Mimar Sinan, kubbe inşasında da bazı yenilikler getirmiştir. Erken devirdeki Türk üçgenleri ve bunu takib eden sarkıtlarla süslü pandiflerin yerine, kubbeye geçişte daha yumuşak olan trompları kullanmıştır. Klasik devir mimarisinin bir sentezi olan Mimar Sinan, mimarimizde mekanların simetrik olmasına yarayan kubbeyi aşılamaz bir unsur olarak Edirne Selimiye Camiinde başarıyla tatbik etmiştir. Selimiye’de, kubbe için en mühim problem olan abanma ve taşıma münasebeti ve bu münasebete dayanmayan ana mekanın yuvarlak unsurlarını tekrarlayan kubbe problemleri aynı anda halledilmiştir.

    Avrupa Ortaçağ mimarisinde mühim bir mimari unsur olarak görülmeyen kubbe, rönesansla birlikte ehemmiyet kazanmaya başlamıştır. Fakat bu yine de Avrupa mimarisinde mimari fonksiyonların simetri ekseni olacak tarzda hiç bir devirde binalarda kullanılmamıştır. Floransa’daki Santa Maria del Fiore kilisesinin kubbesi Avrupa mimarisinin kubbe anlayışına yeni bir şekil getirmiş ve bunun gelişmiş bir örneği olan Roma San Pietro Kilisesinin kubbesi, batı için nümune olmuştur.

    Neo-klasik mimaride kubbe sivil mimariye de tatbik edilmeye başlanmış, fakat kubbe inşa tekniğine bir yenilik getirememiştir. Daha sonra betonarme tekniği kubbe çatıyı düz çatıya çevirmiştir. Son zamanlarda yeni metodlar geniş boşlukların üzerini kapatmada kullanılmaya başlanmıştır.



  4. 27.Ekim.2011, 21:19
    2
    Silent and lonely rains



    Kubbe ne demek

    Yarımküre biçimli içi boş yapı örtüsü. Üstü kapalı veya fenerlidir. Kasnağa oturur. Kasnak köşe boşluklarındaki ağırlık pandantifle esas duvara aktarılır. Bir anakubbe, etrafında bağımlı yarım kubbeler ve çevresindeki küçük kubbelerle tamamlanır. Tuğla ve horasan harcıyla yapılır. 30/15/3 lük veya 30/30/3 lük tuğlalarla örülür.

    Kubbe Hakkında ayrıntılı bilgi

    Kubbe binaların üzerlerini örtmek için kullanılan mimari bir sistem. Daire veya dörtgen binaların üzerini örtmekte kullanılan kubbe, genellikle dini mimaride kullanılmakla beraber, sivil ve askeri binalarda da yer almaktadır.

    Kubbe inşasında başlıca iki metod vardır. Birincisi, kubbeyi ağırlıksız kabul edilerek yuvarlak plan şeması üstünde kürevi bir çatı olarak uygulamak. İkincisi, kubbeyi abanma ve destek hesaplarını da içine alarak gerçek mimari kaideleri içinde ele almaktır. Bu uygulamada önemli olan kareden daireye geçişte meydana gelen boşlukların doldurulmasıdır. Bu boşluklar, “tromplar” (küçük yarımküre), “pandantifler” (konkavüçgen) veya “Türk üçgenleri” denilen geometrik elemanlarla doldurulur.

    Kubbe mimarisi ilk olarak Mezopotamya’da görülür. M.Ö. 16 ve 13. asırlarda Ege bölgesindeki binalarda yer almaya başlayan kubbe, M.Ö. 1. yüzyılda Roma mimarisinde bir unsur olarak kullanılmaya başlandı. Ancak bu kubbeler mimariye yenilik getirmedi. Zamanla Bizans mimarisine kayan Roma sanatı, buna da daha rasyonel çözümler getiremedi.

    Kubbe mimarisinde zirveyeOsmanlı mimarları ulaşmıştır ve neoklasik dönem mimarisinde bile bu zirvenin üzerine çıkılamamıştır. Kubbenin yapılmasındaki ideal olan mekan bütünlüğünü temin etmekle, mimarideki son şeklini Osmanlı mimarları vermiştir. Abanma ve taşımadaki problemlere rasyonel çözümleri de Osmanlı mimarisi getirmiştir. Türk mimarisi, ana mekanda geometrik ve köşeli, üst yapıda kubbeye uygun olarak dairevi ve kürevi biçimleri anlayış içinde tatbik etmiş mekan içindeki dayanakları görünür hale getirdiği gibi dış payanda sistemi ile kubbe ağırlığını toprağa kadar götüren kademeli teşkilatı gerçekleştirmiştir. Osmanlı medeniyetinin merkeziyetçi dünya görüşüne uygun olarak, bu düşünce tarzı mimari karakterde de hakim hale getirilmiştir.

    Mimarimizde en üst noktayı teşkil eden Mimar Sinan, kubbe inşasında da bazı yenilikler getirmiştir. Erken devirdeki Türk üçgenleri ve bunu takib eden sarkıtlarla süslü pandiflerin yerine, kubbeye geçişte daha yumuşak olan trompları kullanmıştır. Klasik devir mimarisinin bir sentezi olan Mimar Sinan, mimarimizde mekanların simetrik olmasına yarayan kubbeyi aşılamaz bir unsur olarak Edirne Selimiye Camiinde başarıyla tatbik etmiştir. Selimiye’de, kubbe için en mühim problem olan abanma ve taşıma münasebeti ve bu münasebete dayanmayan ana mekanın yuvarlak unsurlarını tekrarlayan kubbe problemleri aynı anda halledilmiştir.

    Avrupa Ortaçağ mimarisinde mühim bir mimari unsur olarak görülmeyen kubbe, rönesansla birlikte ehemmiyet kazanmaya başlamıştır. Fakat bu yine de Avrupa mimarisinde mimari fonksiyonların simetri ekseni olacak tarzda hiç bir devirde binalarda kullanılmamıştır. Floransa’daki Santa Maria del Fiore kilisesinin kubbesi Avrupa mimarisinin kubbe anlayışına yeni bir şekil getirmiş ve bunun gelişmiş bir örneği olan Roma San Pietro Kilisesinin kubbesi, batı için nümune olmuştur.

    Neo-klasik mimaride kubbe sivil mimariye de tatbik edilmeye başlanmış, fakat kubbe inşa tekniğine bir yenilik getirememiştir. Daha sonra betonarme tekniği kubbe çatıyı düz çatıya çevirmiştir. Son zamanlarda yeni metodlar geniş boşlukların üzerini kapatmada kullanılmaya başlanmıştır.






+ Yorum Gönder