Konusunu Oylayın.: Hollanda Müslümanları hakkında bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hollanda Müslümanları hakkında bilgi
  1. 13.Eylül.2011, 22:12
    1
    Misafir

    Hollanda Müslümanları hakkında bilgi






    Hollanda Müslümanları hakkında bilgi Mumsema Hollanda Müslümanları hakkında kısaca eğitici bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 13.Eylül.2011, 22:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hollanda Müslümanları hakkında kısaca eğitici bilgiler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Hollanda manzaraları

    - Hollanda atasözleri

    - Avusturya Müslümanları hakkında bilgi

    - Almanya Müslümanları hakkında bilgi

    - Endülüs Müslümanları Hakkında

  3. 14.Eylül.2011, 17:30
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hollanda Müslümanları hakkında bilgi




    Hollanda Azınlıklar Bakanı van Boxtel, bir taraftan 'İstihbarat servislerinin desteğiyle bütün organizasyonları takip ederek Hollanda'nın düşmanlarını tespit etmek', diğer taraftan da 'uyumu sağlamak' hedeflerini ortaya koyarak Avrupa'daki meslektaşlarının da sempatisini toplamıştı. Bu hedeflere ulaşabilmek için "ilk etapta dört mahalli camide bazı radikal imamlar tarafından okunan hutbeler, ülke çapında yayın yapan televizyon kanallarına malzeme oldu, kasetleri ise gizli servis ifşa etti. Bir imam Bush'a ve Şaron'a meydan okuyordu, bir diğeri de Filistinliler'in terör saldırılarını övüyordu. Adli soruşturma başlatıldı. Hollanda Parlamentosu da fundemantalist grupların elinden fırsatları almak için İslami eğitim üzerinde durulmasını istedi." Buna göre Hollanda'da (ve Avrupa genelinde) camilerde imam ve hatiplik yapan müslümanlar, Bush'a ve Şaron'a meydan okudukları ve Filistinlilerin "terör" saldırılarını övdükleri zaman "radikal, Hollanda ve Avrupa'nın düşmanı" ilan ediliyorlar. Radikal, fundamentalist, gelişmemiş bir din mensubu ve Avrupa düşman olmanın diğer belirtileri de yazıya göre şöyle: "11 Eylül 2001'den sonra... Hollanda gizli servisleri, Hollanda topraklarında birçok fundamentalist kuruluşun hiçbir engelle karşılaşmadan büyüdüğünü fark ettiler. Açılan 33 okuldan 6 tanesi kapatıldı. aynı zamanda, birçok eşcinsel temsilcisi, seslerini yükseltmeye başladı. Bazı Faslılar tarafından homoseksüel bir ilkokul öğretmeni halk arasında tartaklanırken Hollanda toplumunda birçok Müslüman tarafından eşcinselliğe karşı iyi bir bakış açısının olmayışı, Hollanda toplumu tarafından çok ciddiye alındı. Rotterdam'dan imam Al-Moumni'nin eşcinselliği hastalık olarak görmesi ve eşcinselleri domuz olarak adlandırması polemiğin şiddetini artırdı. Suikasta maruz kalan, eşcinsellerin temsilcisi ve politikacı Pim Fortuyn, göç olayına çok katı kurallar getirmeyi hedefleyerek, İslam hakkında gelişmemiş bir din diye açıklamada bulundu. Partisi, geçen mayıs ayı seçimlerinde hayret verici bir başar sağlarken, Müslümanlar sorunuyla ilgili birçok insanı ikna ettiğinin de mesajları veriliyordu. İslamcılar aleyhine geniş bir çalışma başlatarak, Hollanda siyasi otoriteleri Müslümanlar'ın entegrasyonunu ilk etapta görüşmeye başladı."
    Görülüyor ki, Müslümanların Avrupa'da makbul olmaları, "İsrail'in zulmüne, Amerikanın bu zulmü desteklemesine ses çıkarmamalarına, yalnızca ses çıkarmamak değil, bunlar benimsemelerine, meşru görüp savunmalarına, İsrail'in yaptıklarını meşru savunma, Filistinlilerin yaptıklarını terör olarak kabul etmelerine, eşcinsellik hakkında kötü düşünmemelerine, eşcinsellere karşı iyi davranmalarına... bağlı. Avrupalılara göre Avrupa İslam'ı, böyle "müslümanların" İslam'ı olmalı, başka İslam anlayışlarına Avrupa'da hayat hakkı tanımamalıdır. Müslümanları böyle müslüman haline getirmek için de camiler (imamlar) ve Üniversite başta olmak üzere eğitim kurumlar devreye sokulmalıdır.

    "Hollanda'ya davet edilen imamlar için mecburi bilinçlendirme kurslar önerisi, Bakan van Boxtel rehberliğinde Entegrasyon Bakanlığı'nın düşünceleri arasında yer almaya başladı. Rotterdam İslam Üniversitesi de dahil olmak üzere birçok kuruluş bu konuda verebilecekleri hizmetleri ifade ettiler." ifadesinin de yer aldığı yazıya göre, "Üniversite Yönetim Kurulu Üyesi E. Öztüre hedeflerini, "İslam ve Modernizmi birleştirmek olarak" ifade etmiş. Dr. Saidi de, 'Zaman su gibidir. Müslümanların entegrasyonu gibi konular ilk etapta ele almak isteyen Hollanda hükümetinin, bizim gibi kuruluşlarla birlikte olmaya acil ihtiyacı vardır' demiş ve entegrasyon konusunda çok kararlı ve titiz oldukların dile getirmiş.
    Ben Hollanda'da bulunduğum bir tarihte, eşcinselliğin aleyhinde konuşan bir İmam'dan söz ediliyor ve İmam'ın işinin zor olduğu söyleniyordu. Ben bir konuşma yaparken, fazla bir değerlendirme yapmadan eşcinsel örneğini vermiştim, kurumun sorumlular sıkıntıya düştüler ve bir daha Hollanda'da, umuma açık konuşmalar yaparken eşcinsel kelimesini ağzıma almamamı rica ettiler.
    Bütün bunlardan çıkan sonuç şu oluyor: Batı'da müslümanlara tanınan özgürlük, onların Batı değerlerini benimsemeleri veya -en azından- bu değerlere aykırı konuşmamaları ve davranmamaları şartına bağlıdır.
    Gerek kurulacak olan temsil kurumu ve gerekse İslam Üniversitesi, yazıda iddia edildiği ve bazı mensuplarının sözleriyle desteklendiği gibi "İslam ile modernizmi birleştirecek" ve Avrupa'nın istediği mânada bir "uyumu/entegrasyonu sağlamada onlara yardımcı olacaklar mı?"
    Bu sorunun cevabını Rotterdam İslam Üniversitesi'nin ilan ettiği, internet adreslerine gönderdiği yazıda yer verilen "misyon"larına bakarak alabiliriz:
    - İslam'ın temel kaynakları olan Kur'an ve Sünnetten taviz vermeden, Hollanda gibi giderek artan kültürel farklılıkların bulunduğu modern bir toplumda yaşadığımızı unutmadan ilim öğrenmeyi teşvik etmek;
    - Adaleti netice veren iman kuvvetini dayanak alarak akademik kaliteyi yükseltme yolunda sosyal sorumluluğumuzu unutmamak;
    - İslami perspektifi esas alarak diyalog, harmoni ve barış içinde bir hayat sürdürebilmek için ilim öğretmek ve bilim üretmeye katkıda bulunmak;
    - Hollanda ve Müslüman topluluklar arasında uyumu temin edebilmek gayesiyle bilimin prensiplerini temel kabul eden model bir İslami Bilim Kuruluşu olmak;
    - Aklın nurunun müsbet bilimler, kalbin ışığının da dini ilimler olduğunu; öğrencinin ancak bu iki bilimi birleştirerek geleceğin semasında uçabileceğini, gelecek milenyumda bilimin ve hakkın hakim olacağını bilmek ve bunu bütün dünyaya göstermek.
    Benim bu misyon açıklamasından (açıklamada açık olmayan veya çelişen bazı hususlar bulunsa da) çıkardığım sonuç, Üniversite'nin Kur'an ve Sünnet'ten taviz vermeyeceği, ancak içinde yaşadığı toplumun huzur ve güvenini bozacak, toplum için problem oluşturacak davranışlardan da uzak duracağıdır. Üstü kapalı da olsa, Avrupa topluluklarının önüne İslam'ın ışığını tutma hedefinden bile söz edildiğini kabul edebiliriz.
    Avrupa'da olsunlar, totaliter veya laik-demokratik idareler altındaki İslam ülkelerinde olsunlar müslümanların da, onları sindirmek, asimile etmek, değiştirmek isteyen başka ideoloji ve kültür sahiplerinin de işleri zor. Bu zoru nisbeten kolaylaştırmanın yolu, insanlar zorla değiştirmeye kalkışmamak, hak ve özgürlüklere riayet etmek, çok kültürlü insan topluluklarına alışmaktır.



  4. 14.Eylül.2011, 17:30
    2
    Silent and lonely rains



    Hollanda Azınlıklar Bakanı van Boxtel, bir taraftan 'İstihbarat servislerinin desteğiyle bütün organizasyonları takip ederek Hollanda'nın düşmanlarını tespit etmek', diğer taraftan da 'uyumu sağlamak' hedeflerini ortaya koyarak Avrupa'daki meslektaşlarının da sempatisini toplamıştı. Bu hedeflere ulaşabilmek için "ilk etapta dört mahalli camide bazı radikal imamlar tarafından okunan hutbeler, ülke çapında yayın yapan televizyon kanallarına malzeme oldu, kasetleri ise gizli servis ifşa etti. Bir imam Bush'a ve Şaron'a meydan okuyordu, bir diğeri de Filistinliler'in terör saldırılarını övüyordu. Adli soruşturma başlatıldı. Hollanda Parlamentosu da fundemantalist grupların elinden fırsatları almak için İslami eğitim üzerinde durulmasını istedi." Buna göre Hollanda'da (ve Avrupa genelinde) camilerde imam ve hatiplik yapan müslümanlar, Bush'a ve Şaron'a meydan okudukları ve Filistinlilerin "terör" saldırılarını övdükleri zaman "radikal, Hollanda ve Avrupa'nın düşmanı" ilan ediliyorlar. Radikal, fundamentalist, gelişmemiş bir din mensubu ve Avrupa düşman olmanın diğer belirtileri de yazıya göre şöyle: "11 Eylül 2001'den sonra... Hollanda gizli servisleri, Hollanda topraklarında birçok fundamentalist kuruluşun hiçbir engelle karşılaşmadan büyüdüğünü fark ettiler. Açılan 33 okuldan 6 tanesi kapatıldı. aynı zamanda, birçok eşcinsel temsilcisi, seslerini yükseltmeye başladı. Bazı Faslılar tarafından homoseksüel bir ilkokul öğretmeni halk arasında tartaklanırken Hollanda toplumunda birçok Müslüman tarafından eşcinselliğe karşı iyi bir bakış açısının olmayışı, Hollanda toplumu tarafından çok ciddiye alındı. Rotterdam'dan imam Al-Moumni'nin eşcinselliği hastalık olarak görmesi ve eşcinselleri domuz olarak adlandırması polemiğin şiddetini artırdı. Suikasta maruz kalan, eşcinsellerin temsilcisi ve politikacı Pim Fortuyn, göç olayına çok katı kurallar getirmeyi hedefleyerek, İslam hakkında gelişmemiş bir din diye açıklamada bulundu. Partisi, geçen mayıs ayı seçimlerinde hayret verici bir başar sağlarken, Müslümanlar sorunuyla ilgili birçok insanı ikna ettiğinin de mesajları veriliyordu. İslamcılar aleyhine geniş bir çalışma başlatarak, Hollanda siyasi otoriteleri Müslümanlar'ın entegrasyonunu ilk etapta görüşmeye başladı."
    Görülüyor ki, Müslümanların Avrupa'da makbul olmaları, "İsrail'in zulmüne, Amerikanın bu zulmü desteklemesine ses çıkarmamalarına, yalnızca ses çıkarmamak değil, bunlar benimsemelerine, meşru görüp savunmalarına, İsrail'in yaptıklarını meşru savunma, Filistinlilerin yaptıklarını terör olarak kabul etmelerine, eşcinsellik hakkında kötü düşünmemelerine, eşcinsellere karşı iyi davranmalarına... bağlı. Avrupalılara göre Avrupa İslam'ı, böyle "müslümanların" İslam'ı olmalı, başka İslam anlayışlarına Avrupa'da hayat hakkı tanımamalıdır. Müslümanları böyle müslüman haline getirmek için de camiler (imamlar) ve Üniversite başta olmak üzere eğitim kurumlar devreye sokulmalıdır.

    "Hollanda'ya davet edilen imamlar için mecburi bilinçlendirme kurslar önerisi, Bakan van Boxtel rehberliğinde Entegrasyon Bakanlığı'nın düşünceleri arasında yer almaya başladı. Rotterdam İslam Üniversitesi de dahil olmak üzere birçok kuruluş bu konuda verebilecekleri hizmetleri ifade ettiler." ifadesinin de yer aldığı yazıya göre, "Üniversite Yönetim Kurulu Üyesi E. Öztüre hedeflerini, "İslam ve Modernizmi birleştirmek olarak" ifade etmiş. Dr. Saidi de, 'Zaman su gibidir. Müslümanların entegrasyonu gibi konular ilk etapta ele almak isteyen Hollanda hükümetinin, bizim gibi kuruluşlarla birlikte olmaya acil ihtiyacı vardır' demiş ve entegrasyon konusunda çok kararlı ve titiz oldukların dile getirmiş.
    Ben Hollanda'da bulunduğum bir tarihte, eşcinselliğin aleyhinde konuşan bir İmam'dan söz ediliyor ve İmam'ın işinin zor olduğu söyleniyordu. Ben bir konuşma yaparken, fazla bir değerlendirme yapmadan eşcinsel örneğini vermiştim, kurumun sorumlular sıkıntıya düştüler ve bir daha Hollanda'da, umuma açık konuşmalar yaparken eşcinsel kelimesini ağzıma almamamı rica ettiler.
    Bütün bunlardan çıkan sonuç şu oluyor: Batı'da müslümanlara tanınan özgürlük, onların Batı değerlerini benimsemeleri veya -en azından- bu değerlere aykırı konuşmamaları ve davranmamaları şartına bağlıdır.
    Gerek kurulacak olan temsil kurumu ve gerekse İslam Üniversitesi, yazıda iddia edildiği ve bazı mensuplarının sözleriyle desteklendiği gibi "İslam ile modernizmi birleştirecek" ve Avrupa'nın istediği mânada bir "uyumu/entegrasyonu sağlamada onlara yardımcı olacaklar mı?"
    Bu sorunun cevabını Rotterdam İslam Üniversitesi'nin ilan ettiği, internet adreslerine gönderdiği yazıda yer verilen "misyon"larına bakarak alabiliriz:
    - İslam'ın temel kaynakları olan Kur'an ve Sünnetten taviz vermeden, Hollanda gibi giderek artan kültürel farklılıkların bulunduğu modern bir toplumda yaşadığımızı unutmadan ilim öğrenmeyi teşvik etmek;
    - Adaleti netice veren iman kuvvetini dayanak alarak akademik kaliteyi yükseltme yolunda sosyal sorumluluğumuzu unutmamak;
    - İslami perspektifi esas alarak diyalog, harmoni ve barış içinde bir hayat sürdürebilmek için ilim öğretmek ve bilim üretmeye katkıda bulunmak;
    - Hollanda ve Müslüman topluluklar arasında uyumu temin edebilmek gayesiyle bilimin prensiplerini temel kabul eden model bir İslami Bilim Kuruluşu olmak;
    - Aklın nurunun müsbet bilimler, kalbin ışığının da dini ilimler olduğunu; öğrencinin ancak bu iki bilimi birleştirerek geleceğin semasında uçabileceğini, gelecek milenyumda bilimin ve hakkın hakim olacağını bilmek ve bunu bütün dünyaya göstermek.
    Benim bu misyon açıklamasından (açıklamada açık olmayan veya çelişen bazı hususlar bulunsa da) çıkardığım sonuç, Üniversite'nin Kur'an ve Sünnet'ten taviz vermeyeceği, ancak içinde yaşadığı toplumun huzur ve güvenini bozacak, toplum için problem oluşturacak davranışlardan da uzak duracağıdır. Üstü kapalı da olsa, Avrupa topluluklarının önüne İslam'ın ışığını tutma hedefinden bile söz edildiğini kabul edebiliriz.
    Avrupa'da olsunlar, totaliter veya laik-demokratik idareler altındaki İslam ülkelerinde olsunlar müslümanların da, onları sindirmek, asimile etmek, değiştirmek isteyen başka ideoloji ve kültür sahiplerinin de işleri zor. Bu zoru nisbeten kolaylaştırmanın yolu, insanlar zorla değiştirmeye kalkışmamak, hak ve özgürlüklere riayet etmek, çok kültürlü insan topluluklarına alışmaktır.






+ Yorum Gönder