Konusunu Oylayın.: Hanbeli mezhebine göre seferilikte cem-i takdim, cem-i tehir hakkında bilgi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hanbeli mezhebine göre seferilikte cem-i takdim, cem-i tehir hakkında bilgi verir misiniz?
  1. 13.Eylül.2011, 06:45
    1
    Misafir

    Hanbeli mezhebine göre seferilikte cem-i takdim, cem-i tehir hakkında bilgi verir misiniz?

  2. 13.Eylül.2011, 13:27
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Hanbeli mezhebine göre seferilikte cem-i takdim, cem-i tehir hakkında bilgi verir misiniz?




    Hanbelilere göre;
    Öğleyle ikindiyi veya akşamla yatsıyı öne alarak veya sona bırakarak anılan şekilde cemedip birleştirmek mübahtır. Yapılmaması ise daha faziletlidir. Arafat’ta öğleyle ikindiyi cem-i takdîm şeklinde, Müzdelife’de de yatsıyla birlikte akşamı cem-i te’hîr şeklinde bir arada kılmak sünnet olur. Cemedişin mübah olması için, namaz kılmakta olan kişinin sefer mesafesinin, namazı kısaltmayı gerekli kılan bir sefer mesafesi olması gerekir. Veya hasta halde olup cemederek kılamadığı takdirde, meşakkat ve zorlukla karşılaşma ihtimâli, ya da emzikli veya istihâzeli bir kadın olmalıdır. Bunların da her namaz anında temizlenmeleri ve abdest almaları zor olduğundan, zorlukları bertaraf etmek için cem yaparak iki namazı bir arada kılmaları caiz olur. Meselâ kendisinde sürekli sidik akıntısı bulunan özürlü kimseler de istihâzeli kadın gibi iki namazı bir arada cemederek kılabilirler. Her namaz için suyla abdest alamayan veya teyemmüm edemeyen kimseler de, namazların ikisini bir arada kılabilirler. Âmâ kimselerle yer altında çalışmakta olan işçiler gibi, namaz vaktinin (girip çıktığını) bilmekten âciz kalanlar da cem yapabilirler. İki namazı bir arada kılmadığı takdirde canına, malına, ırzına veya geçim vâsıtasına zarar geleceğinden korkan kimseler de cem yapabilirler. Ki bu da, işlerinin başından ayrılmaları imkânsız olan işçiler için bir toleranstır.
    Bütün bunlar, öğleyle ikindi veya akşamla yatsı namazlarını cem-i takdîm veya te’hîr şeklinde kılmayı mübah kılan durumlardır. Bunların yanısıra akşamla yatsı namazları kar, dolu, soğuk, çamur, şiddetli ve soğuk rüzgâr, elbiseleri ıslatan ve meşakkate yol açan yağmur gibi sebeplerden ötürü birleştirilerek kılınabilirler. Bu durumdaki kişinin mescide giden yolunun üstünde tavan da olsa, cemi evinde de yapsa, mescidde de yapsa hüküm değişmez. Erdemli olan, cem-i takdîm ve te’hîrden hangisi daha kolaysa onu yapmaktır. Eğer ikisi de aynı olursa daha iyisi olan, cem-i te’hîr yapmaktır. Cem-i takdîm veya te’hîrin faziletli olabilmesi için iki namaz arasındaki tertibe riâyet edilmelidir. Unutkanlık, bu şartı düşürmez. Sadece cem-i takdimin sahîh olması için dört şartın tahakkuku gerekir:
    1. Cemetmeye, birinci namazın iftitah tekbiri esnasında niyet etmelidir.
    2. İki namaz arasında fasıla bulunmamalıdır. Ancak hafif şekilde abdest alıp kamet getirecek kadar bir fasıla konulursa bunun bir sakıncası olmaz. Ama aralarında, vakit namazına bağlı bir nafile namaz kılınırsa bu takdirde iki namazın cemedilişi sahîh olmaz.
    3. Her iki namazın iftitah tekbiri esnasında ve birinci namazın selâmı esnasında, cemi mübah kılan özrün mevcûd olması gerekir.
    4. Bu özür, ikinci namazın tamamlanışına kadar devam etmelidir. Sadece cem-i tehîr için gerekli olan iki sıhhat şartı vardır:
    1. Cemetmeye birinci namazın vakti içindeyken niyet edilmelidir. Ancak vakit dar olursa bu takdirde ikinci namazı öne alarak birinciyle cemetmek caiz olmaz.
    2. Cemi mubah kılan özür, birinci namazın vaktinde yapılan cem niyetinden itibaren ikinci namazın vakti girinceye kadar baki kalmalıdır.
    (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı)


  3. 13.Eylül.2011, 13:27
    2
    Devamlı Üye



    Hanbelilere göre;
    Öğleyle ikindiyi veya akşamla yatsıyı öne alarak veya sona bırakarak anılan şekilde cemedip birleştirmek mübahtır. Yapılmaması ise daha faziletlidir. Arafat’ta öğleyle ikindiyi cem-i takdîm şeklinde, Müzdelife’de de yatsıyla birlikte akşamı cem-i te’hîr şeklinde bir arada kılmak sünnet olur. Cemedişin mübah olması için, namaz kılmakta olan kişinin sefer mesafesinin, namazı kısaltmayı gerekli kılan bir sefer mesafesi olması gerekir. Veya hasta halde olup cemederek kılamadığı takdirde, meşakkat ve zorlukla karşılaşma ihtimâli, ya da emzikli veya istihâzeli bir kadın olmalıdır. Bunların da her namaz anında temizlenmeleri ve abdest almaları zor olduğundan, zorlukları bertaraf etmek için cem yaparak iki namazı bir arada kılmaları caiz olur. Meselâ kendisinde sürekli sidik akıntısı bulunan özürlü kimseler de istihâzeli kadın gibi iki namazı bir arada cemederek kılabilirler. Her namaz için suyla abdest alamayan veya teyemmüm edemeyen kimseler de, namazların ikisini bir arada kılabilirler. Âmâ kimselerle yer altında çalışmakta olan işçiler gibi, namaz vaktinin (girip çıktığını) bilmekten âciz kalanlar da cem yapabilirler. İki namazı bir arada kılmadığı takdirde canına, malına, ırzına veya geçim vâsıtasına zarar geleceğinden korkan kimseler de cem yapabilirler. Ki bu da, işlerinin başından ayrılmaları imkânsız olan işçiler için bir toleranstır.
    Bütün bunlar, öğleyle ikindi veya akşamla yatsı namazlarını cem-i takdîm veya te’hîr şeklinde kılmayı mübah kılan durumlardır. Bunların yanısıra akşamla yatsı namazları kar, dolu, soğuk, çamur, şiddetli ve soğuk rüzgâr, elbiseleri ıslatan ve meşakkate yol açan yağmur gibi sebeplerden ötürü birleştirilerek kılınabilirler. Bu durumdaki kişinin mescide giden yolunun üstünde tavan da olsa, cemi evinde de yapsa, mescidde de yapsa hüküm değişmez. Erdemli olan, cem-i takdîm ve te’hîrden hangisi daha kolaysa onu yapmaktır. Eğer ikisi de aynı olursa daha iyisi olan, cem-i te’hîr yapmaktır. Cem-i takdîm veya te’hîrin faziletli olabilmesi için iki namaz arasındaki tertibe riâyet edilmelidir. Unutkanlık, bu şartı düşürmez. Sadece cem-i takdimin sahîh olması için dört şartın tahakkuku gerekir:
    1. Cemetmeye, birinci namazın iftitah tekbiri esnasında niyet etmelidir.
    2. İki namaz arasında fasıla bulunmamalıdır. Ancak hafif şekilde abdest alıp kamet getirecek kadar bir fasıla konulursa bunun bir sakıncası olmaz. Ama aralarında, vakit namazına bağlı bir nafile namaz kılınırsa bu takdirde iki namazın cemedilişi sahîh olmaz.
    3. Her iki namazın iftitah tekbiri esnasında ve birinci namazın selâmı esnasında, cemi mübah kılan özrün mevcûd olması gerekir.
    4. Bu özür, ikinci namazın tamamlanışına kadar devam etmelidir. Sadece cem-i tehîr için gerekli olan iki sıhhat şartı vardır:
    1. Cemetmeye birinci namazın vakti içindeyken niyet edilmelidir. Ancak vakit dar olursa bu takdirde ikinci namazı öne alarak birinciyle cemetmek caiz olmaz.
    2. Cemi mubah kılan özür, birinci namazın vaktinde yapılan cem niyetinden itibaren ikinci namazın vakti girinceye kadar baki kalmalıdır.
    (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı)





+ Yorum Gönder