Konusunu Oylayın.: Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz?
  1. 12.Eylül.2011, 17:44
    1
    Misafir

    Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz?






    Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz? Mumsema Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz?


  2. 12.Eylül.2011, 17:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 12.Eylül.2011, 17:50
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Abdülaziz Debbağ hakkında bilgi verebilir misiniz?




    Abdülazîz b. Mes'ûd b. Ahmed ed-Debbâş el-Hasenî el-Bekrî (ö. 1132/1720), Hızıriyye tarikatının kurucusu olarak kabul edilen Faslı mutasavvıftır. 1090'da (1679) Fas'ta doğdu. Görüş ve düşüncelerinin nakledildiği el-İbrîz adlı eserde devrinin gavs'ı olarak tanı­tılmasına rağmen hayatı hakkında ye­terli bilgi yoktur. Kaynaklar ona nisbet edilen bu eseri zikretmekle yetinirler.
    Kendisiyle Receb 1125'te (1713) tanış­tığını, şeyhinin o sıralarda otuz beş ya­şında olduğunu söyleyen müridi ve el-İbrîz'in derleyicisi Ahmed b. Mübarek (ö, 1156/1743), onu eşi bulunmayan ta­sarruf sahibi bir velî olarak anmasına, Allah, Kur'an, kâinat ve insan hakkında söylediği her sözü mutlaka kabul edil­mesi gereken ilâhî bir sır gibi göster­meye çalışmasına karşılık, hayatının ana çizgileri konusunda doyurucu bilgi vermez. Meselâ, adı geçen eserde şey­hinin henüz kırk bir yaşını tamamlamadan öldüğünü birkaç defa tekrarlama­sına rağmen ölüm tarihi ve sebebinden hiç bahsetmez.
    Bununla beraber bizzat Debbâğ, el-İbrîz'de kendisinin Hz. Peygamber'in rüyadaki emirleri üzerine gerçekleşen bir evliliğin meyvesi oldu­ğunu söyler ve büyük bir velî olacağının doğumundan çok önce haber verildiği­ne dikkat çeker; Hz. Hasan soyundan olduğunu, âlim ve tasavvufa ilgi duyan bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1679'da dünyaya geldiğini, 1699'da annesini kaybedince babasının ikinci defa evlen­diğini anlatır. Ayrıca soyunun ve tarikat silsilesinin Hz. Ebû Bekir'e dayandığını, dolayısıyla Sünnî ve Sıddîkî olduğunu, onun sırlarının vârisi bulunduğunu be­lirtir. İlk şeyhi Hızır'ın yanı sıra on Sıddîk şeyhten feyz aldığını, annesini kay­bettiği yıl, daha sonra evleneceği kadının ve ondan doğacak iki oğlu ile kızı­nın kendisine açık bir şekilde gösteril­diklerini ve her şeyin gördüğü gibi gerçekleştiğini ifade eder.

    Ahmed b. Mübârek'in, onun hem “Ümmî” bir zat olduğunu sık sık tekrar­laması, hem de bütün âlemlere, dillere, geçmişe, içinde yaşanılan zamana ve geleceğe ait bilmediği ve bilemeyeceği hiçbir şeyin bulunmadığını ilâve etmesi, gerçeği ifadeden çok, onu tam anlamıy­la bir “İnsân-ı kâmil” olarak takdim et­me gayretiyle açıklanabilir. Çünkü el-İbrîz'in muhtevasından Abdülazîz ed-Debbâğ'ın hadis, tefsir, fıkıh ve kelâm İlimlerini iyi bildiği, mükemmel bir ta­savvuf kültürüne sahip bulunduğu, Bâyezîd-i Bistâmî, Hallâc, Hakîm-i Tirmîzî, Gazzâlî, İbnül-Arabî, İbnü'l-Fârız ve benzerlerinin nübüvvet, velayet, keşf ve varlık hakkındaki görüşlerini okudu­ğu anlaşılmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Abdülaziz Debbağ md.)



  4. 12.Eylül.2011, 17:50
    2
    Editör



    Abdülazîz b. Mes'ûd b. Ahmed ed-Debbâş el-Hasenî el-Bekrî (ö. 1132/1720), Hızıriyye tarikatının kurucusu olarak kabul edilen Faslı mutasavvıftır. 1090'da (1679) Fas'ta doğdu. Görüş ve düşüncelerinin nakledildiği el-İbrîz adlı eserde devrinin gavs'ı olarak tanı­tılmasına rağmen hayatı hakkında ye­terli bilgi yoktur. Kaynaklar ona nisbet edilen bu eseri zikretmekle yetinirler.
    Kendisiyle Receb 1125'te (1713) tanış­tığını, şeyhinin o sıralarda otuz beş ya­şında olduğunu söyleyen müridi ve el-İbrîz'in derleyicisi Ahmed b. Mübarek (ö, 1156/1743), onu eşi bulunmayan ta­sarruf sahibi bir velî olarak anmasına, Allah, Kur'an, kâinat ve insan hakkında söylediği her sözü mutlaka kabul edil­mesi gereken ilâhî bir sır gibi göster­meye çalışmasına karşılık, hayatının ana çizgileri konusunda doyurucu bilgi vermez. Meselâ, adı geçen eserde şey­hinin henüz kırk bir yaşını tamamlamadan öldüğünü birkaç defa tekrarlama­sına rağmen ölüm tarihi ve sebebinden hiç bahsetmez.
    Bununla beraber bizzat Debbâğ, el-İbrîz'de kendisinin Hz. Peygamber'in rüyadaki emirleri üzerine gerçekleşen bir evliliğin meyvesi oldu­ğunu söyler ve büyük bir velî olacağının doğumundan çok önce haber verildiği­ne dikkat çeker; Hz. Hasan soyundan olduğunu, âlim ve tasavvufa ilgi duyan bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1679'da dünyaya geldiğini, 1699'da annesini kaybedince babasının ikinci defa evlen­diğini anlatır. Ayrıca soyunun ve tarikat silsilesinin Hz. Ebû Bekir'e dayandığını, dolayısıyla Sünnî ve Sıddîkî olduğunu, onun sırlarının vârisi bulunduğunu be­lirtir. İlk şeyhi Hızır'ın yanı sıra on Sıddîk şeyhten feyz aldığını, annesini kay­bettiği yıl, daha sonra evleneceği kadının ve ondan doğacak iki oğlu ile kızı­nın kendisine açık bir şekilde gösteril­diklerini ve her şeyin gördüğü gibi gerçekleştiğini ifade eder.

    Ahmed b. Mübârek'in, onun hem “Ümmî” bir zat olduğunu sık sık tekrar­laması, hem de bütün âlemlere, dillere, geçmişe, içinde yaşanılan zamana ve geleceğe ait bilmediği ve bilemeyeceği hiçbir şeyin bulunmadığını ilâve etmesi, gerçeği ifadeden çok, onu tam anlamıy­la bir “İnsân-ı kâmil” olarak takdim et­me gayretiyle açıklanabilir. Çünkü el-İbrîz'in muhtevasından Abdülazîz ed-Debbâğ'ın hadis, tefsir, fıkıh ve kelâm İlimlerini iyi bildiği, mükemmel bir ta­savvuf kültürüne sahip bulunduğu, Bâyezîd-i Bistâmî, Hallâc, Hakîm-i Tirmîzî, Gazzâlî, İbnül-Arabî, İbnü'l-Fârız ve benzerlerinin nübüvvet, velayet, keşf ve varlık hakkındaki görüşlerini okudu­ğu anlaşılmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Abdülaziz Debbağ md.)






+ Yorum Gönder