Konusunu Oylayın.: Hz. Şit (as) hkkında bilgi verirmisiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Şit (as) hkkında bilgi verirmisiniz?
  1. 10.Eylül.2011, 12:24
    1
    Misafir

    Hz. Şit (as) hkkında bilgi verirmisiniz?






    Hz. Şit (as) hkkında bilgi verirmisiniz? Mumsema H z. Ş T (A.S.) kimdir H z. Ş T (A.S.) hkkında bilgi verir misiniz?


  2. 10.Eylül.2011, 12:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 10.Eylül.2011, 19:04
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Şit (as) hkkında bilgi verirmisiniz?




    Şit Aleyhisselâmın babası, Âdem Aleyhisselâm, annesi de, Hz. Havvâ'dır.(1)

    Âdem Aleyhisselâmın oğlu Kabil, kardeşi Hâbil'i kıskanarak öldürdükten beş yıl sonra(2), Şit (Hibetullâh) Aleyhisselâm (3) doğdu.

    Cebrail Aleyhisselâm, Hz. Havva'ya: "Allah, bunu (Şit'i), sana, Hâbil'in yerine verdi" dedi.(4) (Hibetullâh)a: Arabça’da Şes, Süryancada Şas, İbrancada Şis denir.(5) Şit Aleyhisselâm, doğunca, Âdem Aleyhisselâm da: "Bu, Hibetullâh'dır (Allah'ın Hibesidir) demiş ve Hâbil'den dolayı yemin etmiştir.(6)

    Alınlardan Alınlara Geçen Peygamberlik Nuru:

    Hz. Havva, Şit'e hâmile olunca, alnında parıldamağa başlayan Nûr, Şit'i doğurduğu zaman, onun alnına geçmişti.

    Âdem Aleyhisselâm, bundan, Şit'in kendisinden sonra, yerini tutacağını anlamıştı.(7)

    Şit Aleyhisselâmın alnında parlayan Peygamberlik Nûr'u, zevcesine, oğlu Enuş doğduğu zaman da, Enuş'un alnına, ondan da, oğlu Kaynan'ın alnına geçmiş, asırlar boyunca, alından alına geçmiş durmuş ve nihayet, Abdulmuttalibden Abdullâh'a, ondan da, Muhammed Aleyhissalatü vesselâma geçip son temelli sahibinde karar kılmıştır.(8)

    Şit Aleyhisselâmın Bazı Faziletleri Ve Peygamberliği:

    Şit Aleyhisselâm; Âdem Aleyhisselâmın oğullarının en ulusu, en üstünü, Âdem Aleyhisselâma, en sevgilisi ve ona, en çok benzeyeni idi.(9)

    Âdem Aleyhisselâm; vefatından on bir gün önce (10), Şit Aleyhisselâma:

    "Ey oğulcuğum! Sen, benden sonra, Halîfem'sin!" diyerek vazifesini takva üzere yürütmesini tavsiye etti.(11)

    Onu, bir vasiyetname ile yerine vekil bıraktı.(12)

    Bunu, Kabil'den ve Kabil oğullarından gizli tutmasını, ona emretti.(13)

    Gece ve gündüz saatlerini ve her mahlukun, Allâh’a, hangi saatlerde, ne gibi ibadetler yaptıklarını bildirdi. Vuku bulacak Tufan hakkında da, bilgi verdi.(14)

    Âdem Aleyhisselâm; Kabil oğullarının zina ve içkiye düştüklerini, bozulduklarını görünce de, Şit Aleyhisselâmın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.(15)

    Yüce Allah; Âdem Aleyhisselâma, yirmi bir(16), Şit Aleyhisselâma da, yirmi dokuz sahife indirip(17) Şit Aleyhisselâmı, bu elliyi bulan sahifelere göre (18) hareket ve amel etmekle mükellef kıldı.(19)

    Yüce Allah'ın; Âlâ sûresinin on sekizinci âyetinde andığı Suhufu Ûlâ, Hibetullâh Şit b.Âdem Aleyhisselâm ile İdris Aleyhisselâm'a indirilmiş olan sahifelerdi.(20)

    Peygamberlik, din, ibâdet ve Yüce Allah'ın Hak ve şeriatlarına göre hareket, Şit Aleyhisselâm'da ve oğullarında bulundu.

    Şit Aleyhisselâmın yurdu, dağın başında; Kabil oğullarının yurdu ise, vadinin altında idi.(21)

    Şit Aleyhisselâm; Allah'ı, takdis ve tenzihden geri durmaz, kavmine de; Allah'ın buyruklarına karşı sakınmalarını, Allah'ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve dâima iyi işler işlemelerini emrederdi.

    Bunun için, Şit oğulları ve kadınları arasında ne düşmanlık, ne kıskançlık olur, ne kin tutulur, ne suçlama yapılır, ne yalan söylenir, ne de, boş yere yemin edilirdi.

    Onlardan, her hangi biri, yemin etmek istediği zaman, ancak: "Hâbil'in kanı üzerine yemin olsun ki!" derdi.(22)

    Âdem Aleyhisselâm'dan sonra, oğullarından, Kabe'nin onarımını ilk defa, taşla ve çamurla yapan da, Şit Aleyhisselâm idi.(23)

    Şit Aleyhisselâm; vefat edinceye kadar, Mekke'de kalmaktan Hacc ve Umre yapmaktan geri durmadı.(24)

    Şit Aleyhisselâmın Vefatı:

    Şit Aleyhisselâm; vefat edeceği sırada, yerine oğlu Enuş'u bırakıp ona; Âdem Aleyhisselâmın, tâbut içindeki cesedini, korumasını, Allah'ın buyruklarını yerine getirmesini ve kavmine de, bunu ve Allah'a güzelce ibâdet etmelerini emretmesini istedi.Oğullarına bereket duası yaptı.

    Oturdukları mukaddes dağdan inmemeleri, çocuklarının da, oradan inmelerine engel olmalarını ve lanetlenmiş Kabil'in çocuklarıyla düşüp kalkmamaları hakkında da, Hâbil'in kanı üzerine and verdi. Sonra, vefat etti.(25) Ona ve gönderilen bütün peygamberlere selâm olsun!

    Şit Aleyhisselâm, vefat ettiği zaman, dokuz yüz on iki yaşında idi.(26) İdris Aleyhisselâm da, o zaman yirmi yaşında bulunuyordu.(27)

    Şit Aleyhisselâmın oğlu Enuş, babasının cesedini özel ağaç zamkı ile ve darçın gibi kokan ağacın kokusu ile kokuladı.(28)

    Şit Aleyhisselâmın cenaze namazını; oğulları, oğullarının oğulları ile kızları ve kızlarının oğulları gelip kıldılar.(29)

    Rivayete göre: Şit Aleyhisselâm da, Mekke dağlarından Ebû Kubeys dağındaki mağaraya gömülen Ebeveyninin yanına gömülmüştür.(30)

    Ahlâk kitapları, Hz. Âdem (as)’in, vefatından önce oğlu Şît’e ve dolayısıyla bütün insanlığa beş maddelik mühim bir öğütte bulunduğunu kaydederler. Ders ve ibret dolu bu nasihatlar şöyledir:

    "— Ey Şît! Oğullarına söyle:

    1. Dünyadan ayrılmayacaklarmış gibi bakmasınlar. Buradan bir gün göçüp gideceklerini düşünsünler.

    2. İnsanlara söyle, hiç kimsenin sözünü düşünmeden kabul etmesinler. Biraz düşünüp doğruluk derecesini incelesinler.

    3. Oğulların yapacakları işin sonunu iyi düşünsünler... Eğer ben yasak ağacın meyvesinden yerken, bu işin sonunu düşünseydim, başıma gelen gelmeyecekti...

    4. Bir işe başlarken içinde o işe ait bir endişe ve isteksizlik olursa, işi tekrar düşünüp, yeniden tetkik etsinler.

    5. Doğruluk derecesini kesin olarak bilemedikleri işlerde de bilenlere sorsunlar. Dürüstlüğüne inandıkları kimselerle yaptıkları istişare neticesinde, varacakları karara göre hareket etsinler.

    Eğer ben meleklere başvurup işimin sonunu onlarla konuşup karara bağlasaydım, başıma gelenlere katlanmak zorunda kalmayacaktım." (31)

    Dipnotlar:

    1. İbn.İshak, İbn Hişam-Sîre c.1,s.3.
    2. Taberî-Tarih c.1,s.76.
    3. İkiz olarak değil, yalnız olarak (Mir Hâvend-Ravzatussafa. Terceme s.115)
    4. İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.37.
    5. İbn.Sa'd-Tabakat c.1, s.37, Taberi-Tarih c.1,s.76, İbn.Asâkir-Tarih c.6,s,354
    6. Belâzürî-Ensabüleşraf c.1, s.3
    7. Mes'ûdî-Murûcuzzeheb c.1, s.37
    8. Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1, s.38-39
    9. İbn.Kuteybe-Maarif s.10, Yâkubî-Tarih c.1,s.7, Mir Hâvend-Ravzat Terceme s.115
    10. Taberî-Tarih c.1,s.79, Salebî-Arâis s.47, ibn.Esîr-Kâmil c.1,s.49
    11. İbn.Asâkir-Tarih c.6,s.359
    12. Taberî-Tarih c.1,5.79, Mesûdî-Murucuzzeheb c.1,s.49
    13. Taberî-Tarih c.1,s.79, Sâlebî-Arâis s.47, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.49
    14. Taberî-Tarih c.1 ,s.76.
    15. İbn.Sa'd Tabakat c.1,s.39.
    16. On sahife indirildiği rivayeti de vardır. (Taberî-Tarih c. 1 ,s. 161, Ebû Nuaym-Hilyetülevliya c. 1 ,s. 167, Zemahşerî-Keşşaf c.4, s.245.
    17. Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1,s.40.
    18. İbn.Kuteybe-Maarif s.10,.
    19. Taberî-Tarih c.l,s.81, İbn Esîr-Kâmil c.1,s.54
    20. Taberî-Tarih c.1,s.86
    21. Mes'ûdî-Ahbaruzzeman s.86
    22. Yâkubî-Tarih c.1,s.8
    23. İbn Kuteybe-Maarif, s.10.
    24. Taberî-Tarih c.1,s.81.
    25. Yâkubî-Tarih, c.1,s.8
    26. Ibn.Kuteybe-Maarif s.10.
    27. İbn Asâkir-Tarih c.6,s.359-360
    28. İbn Asâkir-Tarih c.6,s.260
    29- Yâkubî-Tarih c.1,s.8.
    30- Zehebî'den naklen Ebüttayıb-Şifâülgaram c.1,s.442
    31- bk. Ahmed Şahin, Esas Nokta
    (M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/69-70



  4. 10.Eylül.2011, 19:04
    2
    Silent and lonely rains



    Şit Aleyhisselâmın babası, Âdem Aleyhisselâm, annesi de, Hz. Havvâ'dır.(1)

    Âdem Aleyhisselâmın oğlu Kabil, kardeşi Hâbil'i kıskanarak öldürdükten beş yıl sonra(2), Şit (Hibetullâh) Aleyhisselâm (3) doğdu.

    Cebrail Aleyhisselâm, Hz. Havva'ya: "Allah, bunu (Şit'i), sana, Hâbil'in yerine verdi" dedi.(4) (Hibetullâh)a: Arabça’da Şes, Süryancada Şas, İbrancada Şis denir.(5) Şit Aleyhisselâm, doğunca, Âdem Aleyhisselâm da: "Bu, Hibetullâh'dır (Allah'ın Hibesidir) demiş ve Hâbil'den dolayı yemin etmiştir.(6)

    Alınlardan Alınlara Geçen Peygamberlik Nuru:

    Hz. Havva, Şit'e hâmile olunca, alnında parıldamağa başlayan Nûr, Şit'i doğurduğu zaman, onun alnına geçmişti.

    Âdem Aleyhisselâm, bundan, Şit'in kendisinden sonra, yerini tutacağını anlamıştı.(7)

    Şit Aleyhisselâmın alnında parlayan Peygamberlik Nûr'u, zevcesine, oğlu Enuş doğduğu zaman da, Enuş'un alnına, ondan da, oğlu Kaynan'ın alnına geçmiş, asırlar boyunca, alından alına geçmiş durmuş ve nihayet, Abdulmuttalibden Abdullâh'a, ondan da, Muhammed Aleyhissalatü vesselâma geçip son temelli sahibinde karar kılmıştır.(8)

    Şit Aleyhisselâmın Bazı Faziletleri Ve Peygamberliği:

    Şit Aleyhisselâm; Âdem Aleyhisselâmın oğullarının en ulusu, en üstünü, Âdem Aleyhisselâma, en sevgilisi ve ona, en çok benzeyeni idi.(9)

    Âdem Aleyhisselâm; vefatından on bir gün önce (10), Şit Aleyhisselâma:

    "Ey oğulcuğum! Sen, benden sonra, Halîfem'sin!" diyerek vazifesini takva üzere yürütmesini tavsiye etti.(11)

    Onu, bir vasiyetname ile yerine vekil bıraktı.(12)

    Bunu, Kabil'den ve Kabil oğullarından gizli tutmasını, ona emretti.(13)

    Gece ve gündüz saatlerini ve her mahlukun, Allâh’a, hangi saatlerde, ne gibi ibadetler yaptıklarını bildirdi. Vuku bulacak Tufan hakkında da, bilgi verdi.(14)

    Âdem Aleyhisselâm; Kabil oğullarının zina ve içkiye düştüklerini, bozulduklarını görünce de, Şit Aleyhisselâmın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.(15)

    Yüce Allah; Âdem Aleyhisselâma, yirmi bir(16), Şit Aleyhisselâma da, yirmi dokuz sahife indirip(17) Şit Aleyhisselâmı, bu elliyi bulan sahifelere göre (18) hareket ve amel etmekle mükellef kıldı.(19)

    Yüce Allah'ın; Âlâ sûresinin on sekizinci âyetinde andığı Suhufu Ûlâ, Hibetullâh Şit b.Âdem Aleyhisselâm ile İdris Aleyhisselâm'a indirilmiş olan sahifelerdi.(20)

    Peygamberlik, din, ibâdet ve Yüce Allah'ın Hak ve şeriatlarına göre hareket, Şit Aleyhisselâm'da ve oğullarında bulundu.

    Şit Aleyhisselâmın yurdu, dağın başında; Kabil oğullarının yurdu ise, vadinin altında idi.(21)

    Şit Aleyhisselâm; Allah'ı, takdis ve tenzihden geri durmaz, kavmine de; Allah'ın buyruklarına karşı sakınmalarını, Allah'ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve dâima iyi işler işlemelerini emrederdi.

    Bunun için, Şit oğulları ve kadınları arasında ne düşmanlık, ne kıskançlık olur, ne kin tutulur, ne suçlama yapılır, ne yalan söylenir, ne de, boş yere yemin edilirdi.

    Onlardan, her hangi biri, yemin etmek istediği zaman, ancak: "Hâbil'in kanı üzerine yemin olsun ki!" derdi.(22)

    Âdem Aleyhisselâm'dan sonra, oğullarından, Kabe'nin onarımını ilk defa, taşla ve çamurla yapan da, Şit Aleyhisselâm idi.(23)

    Şit Aleyhisselâm; vefat edinceye kadar, Mekke'de kalmaktan Hacc ve Umre yapmaktan geri durmadı.(24)

    Şit Aleyhisselâmın Vefatı:

    Şit Aleyhisselâm; vefat edeceği sırada, yerine oğlu Enuş'u bırakıp ona; Âdem Aleyhisselâmın, tâbut içindeki cesedini, korumasını, Allah'ın buyruklarını yerine getirmesini ve kavmine de, bunu ve Allah'a güzelce ibâdet etmelerini emretmesini istedi.Oğullarına bereket duası yaptı.

    Oturdukları mukaddes dağdan inmemeleri, çocuklarının da, oradan inmelerine engel olmalarını ve lanetlenmiş Kabil'in çocuklarıyla düşüp kalkmamaları hakkında da, Hâbil'in kanı üzerine and verdi. Sonra, vefat etti.(25) Ona ve gönderilen bütün peygamberlere selâm olsun!

    Şit Aleyhisselâm, vefat ettiği zaman, dokuz yüz on iki yaşında idi.(26) İdris Aleyhisselâm da, o zaman yirmi yaşında bulunuyordu.(27)

    Şit Aleyhisselâmın oğlu Enuş, babasının cesedini özel ağaç zamkı ile ve darçın gibi kokan ağacın kokusu ile kokuladı.(28)

    Şit Aleyhisselâmın cenaze namazını; oğulları, oğullarının oğulları ile kızları ve kızlarının oğulları gelip kıldılar.(29)

    Rivayete göre: Şit Aleyhisselâm da, Mekke dağlarından Ebû Kubeys dağındaki mağaraya gömülen Ebeveyninin yanına gömülmüştür.(30)

    Ahlâk kitapları, Hz. Âdem (as)’in, vefatından önce oğlu Şît’e ve dolayısıyla bütün insanlığa beş maddelik mühim bir öğütte bulunduğunu kaydederler. Ders ve ibret dolu bu nasihatlar şöyledir:

    "— Ey Şît! Oğullarına söyle:

    1. Dünyadan ayrılmayacaklarmış gibi bakmasınlar. Buradan bir gün göçüp gideceklerini düşünsünler.

    2. İnsanlara söyle, hiç kimsenin sözünü düşünmeden kabul etmesinler. Biraz düşünüp doğruluk derecesini incelesinler.

    3. Oğulların yapacakları işin sonunu iyi düşünsünler... Eğer ben yasak ağacın meyvesinden yerken, bu işin sonunu düşünseydim, başıma gelen gelmeyecekti...

    4. Bir işe başlarken içinde o işe ait bir endişe ve isteksizlik olursa, işi tekrar düşünüp, yeniden tetkik etsinler.

    5. Doğruluk derecesini kesin olarak bilemedikleri işlerde de bilenlere sorsunlar. Dürüstlüğüne inandıkları kimselerle yaptıkları istişare neticesinde, varacakları karara göre hareket etsinler.

    Eğer ben meleklere başvurup işimin sonunu onlarla konuşup karara bağlasaydım, başıma gelenlere katlanmak zorunda kalmayacaktım." (31)

    Dipnotlar:

    1. İbn.İshak, İbn Hişam-Sîre c.1,s.3.
    2. Taberî-Tarih c.1,s.76.
    3. İkiz olarak değil, yalnız olarak (Mir Hâvend-Ravzatussafa. Terceme s.115)
    4. İbn.Sa'd-Tabakat c.1,s.37.
    5. İbn.Sa'd-Tabakat c.1, s.37, Taberi-Tarih c.1,s.76, İbn.Asâkir-Tarih c.6,s,354
    6. Belâzürî-Ensabüleşraf c.1, s.3
    7. Mes'ûdî-Murûcuzzeheb c.1, s.37
    8. Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1, s.38-39
    9. İbn.Kuteybe-Maarif s.10, Yâkubî-Tarih c.1,s.7, Mir Hâvend-Ravzat Terceme s.115
    10. Taberî-Tarih c.1,s.79, Salebî-Arâis s.47, ibn.Esîr-Kâmil c.1,s.49
    11. İbn.Asâkir-Tarih c.6,s.359
    12. Taberî-Tarih c.1,5.79, Mesûdî-Murucuzzeheb c.1,s.49
    13. Taberî-Tarih c.1,s.79, Sâlebî-Arâis s.47, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.49
    14. Taberî-Tarih c.1 ,s.76.
    15. İbn.Sa'd Tabakat c.1,s.39.
    16. On sahife indirildiği rivayeti de vardır. (Taberî-Tarih c. 1 ,s. 161, Ebû Nuaym-Hilyetülevliya c. 1 ,s. 167, Zemahşerî-Keşşaf c.4, s.245.
    17. Mes'ûdî-Murucuzzeheb c.1,s.40.
    18. İbn.Kuteybe-Maarif s.10,.
    19. Taberî-Tarih c.l,s.81, İbn Esîr-Kâmil c.1,s.54
    20. Taberî-Tarih c.1,s.86
    21. Mes'ûdî-Ahbaruzzeman s.86
    22. Yâkubî-Tarih c.1,s.8
    23. İbn Kuteybe-Maarif, s.10.
    24. Taberî-Tarih c.1,s.81.
    25. Yâkubî-Tarih, c.1,s.8
    26. Ibn.Kuteybe-Maarif s.10.
    27. İbn Asâkir-Tarih c.6,s.359-360
    28. İbn Asâkir-Tarih c.6,s.260
    29- Yâkubî-Tarih c.1,s.8.
    30- Zehebî'den naklen Ebüttayıb-Şifâülgaram c.1,s.442
    31- bk. Ahmed Şahin, Esas Nokta
    (M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/69-70






+ Yorum Gönder